logo
03 TEMMUZ 2026

Konya Ovası’ndan dünyaya acil alarm: Obruklar

Anadolu’nun tahıl ambarı olarak bilinen Konya Ovası başta olmak üzere, dünyanın pek çok bölgesinde yeryüzü adeta sessizce çöküyor

03.07.2026 00:53:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Konya Ovası’ndan dünyaya acil alarm: Obruklar
Konya Ovası’ndan dünyaya acil alarm: Obruklar
Anadolu'nun tahıl ambarı olarak bilinen Konya Ovası başta olmak üzere, dünyanın pek çok bölgesinde yeryüzü adeta sessizce çöküyor.

Son yıllarda sayıları hızla artan, derinlikleri onlarca metreyi bulan devasa çukurlar, yani obruklar, doğanın insan eliyle bozulan dengesine karşı verdiği en sert tepkilerden biri haline geldi.

Uzmanlar, ürkütücü boyutlara ulaşan bu jeolojik hareketliliğin arkasındaki temel nedenin, yerkürenin derinliklerindeki su kaynaklarının hoyratça tüketilmesi olduğunu vurguluyor.

Peki, gözümüzden uzak olan yer altı sularının azalması, nasıl oluyor da bastığımız toprağın ayaklarımızın altından kayıp gitmesine yol açıyor?







1. Doğal Dengeden Yapay Felakete: Obruk Nasıl Oluşur?

Kireçtaşı, alçıtaşı ve dolomite gibi kolay eriyebilen kayaçların bulunduğu karstik bölgelerde, yağmur sularının toprağa sızarak yer altındaki çatlakları genişletmesi ve zamanla devasa mağaralar oluşturması doğal bir süreçtir. Normal şartlarda bu yer altı boşlukları, yüksek basınçlı yer altı suları tarafından doldurulur. Su, tavanı yukarı doğru iterek adeta bir kolon görevi görür ve toprağın çökmesini engeller.

Ancak tarımsal sulama, endüstriyel kullanım ve iklim krizinin getirdiği kuraklık sebebiyle bu yer altı suları hızla çekildiğinde, mağaranın tavanını tutan o devasa "su kolonları" ortadan kalkar. Üstteki toprak tabakasının ağırlığını taşıyamayan tavan, büyük bir gürültüyle yerin dibine çöker. Sonuç: Saniyeler içinde açılan, onlarca metre derinliğindeki ölümcül obruklar.







2. Kontrolsüz Sondajlar ve Tarımsal Sulama Hatası

Obruk oluşumlarının son yıllarda geometrik bir hızla artmasının arkasında, doğaya karşı girişilen aşırı su tüketimi yatıyor. Kuraklığın vurduğu tarım bölgelerinde çiftçiler, ürünlerini yetiştirebilmek için yasal ya da kaçak binlerce derin su kuyusu (sondaj) açıyor.

Yer altı su seviyesi her yıl metrelerce aşağıya düşerken, statik denge tamamen bozuluyor. Eskiden sadece kırsal ve boş arazilerde görülen bu çökmeler; artık tarım arazilerinin ortasında, karayollarının kenarlarında ve hatta yerleşim yerlerinin çok yakınında meydana gelmeye başladı. Bu durum, obrukları sadece jeolojik bir olay olmaktan çıkarıp, doğrudan can ve mal güvenliğini tehdit eden bir afet boyutuna taşıyor.







3. "Görünmeyen Tehlike" Karşısında Alınması Gereken Önlemler

Uzmanlar, obruk oluşumlarını tamamen durdurmanın mümkün olmadığını ancak insan eliyle tetiklenen bu süreci yavaşlatmanın acil yolları olduğunu belirtiyor:

Ürün Deseninin Değiştirilmesi: Kurak ve obruk riski yüksek bölgelerde çok fazla su tüketen mısır, yonca ve şeker pancarı gibi ürünlerin yerine, az su isteyen baklagiller veya kuraklığa dayanıklı alternatif bitkiler teşvik edilmelidir.







Vahşi Sulamanın Yasaklanması: Salma sulama gibi su kaynaklarını tüketen yöntemler tamamen terk edilmeli; damlama ve akıllı sulama sistemlerine zorunlu geçiş sağlanmalıdır.

Sıkı Sondaj Denetimi: Yasa dışı yer altı suyu kullanımının önüne geçilmeli, yatakların beslenme ve harcanma dengesi yapay zeka ve uydu sistemleriyle anlık olarak izlenmelidir.

Risk Haritaları ve Erken Uyarı: Mikro-bölgeleme çalışmalarıyla obruk riski taşıyan alanlar önceden tespit edilmeli, buralarda yapılaşmaya ve kontrolsüz tarıma izin verilmemelidir.







Sonuç: Geleceğimizi Yutan Boşluklar

Obruklar, sadece toprağın çökmesi değil; yer altı su yönetimindeki iflasın, doğanın sunduğu kaynakları limitsiz zannetmenin acı bir faturasıdır. Yerin altındaki suyu tamamen tükettiğimizde, sadece susuz kalmakla yetinmeyeceğiz; üzerinde yaşayacak, tarım yapacak bir toprak parçası da bulamayacağız. Unutulmamalıdır ki, şeffaf ve bilimsel bir su politikası yürütülmediği müddetçe, doğa kendi dengesini insanoğlunun yaşam alanlarını yutarak kurmaya devam edecektir.

Yunanistan'ın Edirne Konsolosluğu önüne siyah çelenk


Kamerya Arnavutlarına yönelik katliamın 82. yılı dolayısıyla, Yunanistan'ın Edirne Konsolosluğu önüne siyah çelenk bırakıldı.

27.06.2026 13:48:00
AA
 
 Yunanistan'ın Edirne Konsolosluğu önüne siyah çelenk
 Yunanistan'ın Edirne Konsolosluğu önüne siyah çelenk

Kamerya Arnavutlarına yönelik katliamın 82. yılı dolayısıyla, Yunanistan'ın Edirne Konsolosluğu önüne siyah çelenk bırakıldı. Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu öncülüğünde bir araya gelen sivil toplum kuruluşları üyeleri, konsolosluk önünde toplandı. Ellerinde Türk bayrakları taşıyan grup, konsolosluk önüne üzerinde "Çamerya katliamını unutmadık, unutturmayacağız" yazılı siyah çelenk bıraktı.







Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Genel Sekreteri İsmail Kocaköse, yaptığı açıklamada, Yunanistan'ın 1944-1945 döneminde Çamerya Arnavutlarına yönelik yaşanan olaylarla ilgili sorumluluğuyla yüzleşmesi gerektiğini söyledi. Kocaköse, kendini medeniyetin beşiği olarak tanımlayan Yunanistan'ın geçmişiyle yüzleşemediğini belirterek, "Bu dönemde 2 bin 900 erkek, 214 kadın ve 96 çocuk öldürülmüş, 745 kadına tecavüz edilmiş, 68 köyde 5 bin 800 ev yakılmış, göçe zorlanan binlerce insan da yollarda hayatını kaybetmiştir" ifadelerini kullandı.






Yunanistan'da "Türk" kelimesi yasak

Yunanistan'ın bugün de Batı Trakya Türklerinin Lozan Barış Antlaşması ile güvence altına alınan eğitim, inanç ve örgütlenme haklarını ihlal etmeyi sürdürdüğünü dile getiren Kocaköse, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 27 Mart 2008 tarihli kararına rağmen, adında "Türk" kelimesi bulunan derneklerin haklarının yıllardır fiilen tanınmadığını aktardı.
Kocaköse, "Türkiye aleyhine yürütülen nefret söylemleri ve seçim dönemlerinde komşuluk ilişkilerini zedeleyen politikalar iki halk arasındaki tarihi dostluğa zarar vermektedir. Türk ve Yunan halkları düşman değildir. Yunan siyasetçilerini insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne uygun davranmaya davet ediyoruz. Yaptığınız katliamları unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi.

Türkiye'nin en şanslı öğrencisi


 
Konya'da bir öğretmeni bulunan okulun tek öğrencisi karne heyecanı yaşadı. Birebir özel ders almak belki şans olarak değerlendirilebilir ancak bu yaşlarda arkadaşsız kalmak büyük şanssızlık!

27.06.2026 12:05:00 / Güncelleme: 27.06.2026 12:12:05
AA
 
Türkiye'nin en şanslı öğrencisi
Türkiye'nin en şanslı öğrencisi

Konya'nın Ilgın ilçesine bağlı Gökçeyurt Mahallesi'nde, tek öğretmenli ilkokulun tek öğrencisi İlayda Kozlu karne sevinci yaşadı. 2025-2026 eğitim öğretim yılını başarıyla tamamlayan Şehit Mustafa Kozlu İlkokulu 3. sınıf öğrencisi İlayda Kozlu, karnesini okulun tek öğretmeni Muhammed Bağ'dan aldı.
Kozlu, karnesini aldığı sırada büyük sevinç yaşadı.







Azimli bir öğrenci

Okulun öğretmeni Muhammed Bağ, "bir öğretmen bir öğrenci" olarak yeni eğitim öğretim yılına başlamanın farklı bir deneyim olduğunu söyledi.







İlayda'nın sevecenliği ve derslere olan ilgisinin okula her gün istekle gelmesine neden olduğunu belirten Bağ, şunları kaydetti:
"İlayda'ya öğretmenlik süreci, benim için de bir öğrenme süreci oldu. İkinci dönemi dolu dolu geçirdik. Hem ben hem İlayda çok farklı deneyimler kazandık. Sosyal medya sayesinde tüm Türkiye İlayda'nın arkadaşı oldu. Kendisi de bunun farkında. Bu da İlayda'ya çok büyük bir özgüven aşıladı. Derslerinde gösterdiği azim ve kararlılık ile başarı zaten kaçınılmazdı. Neredeyse hiç devamsızlık yapmadı. Derslerinde de başarılı bir öğrenciydi. Hatta bugün 'okul devam etsin, tatil olmasın' dedi. Karnesini alırken büyük sevinç yaşadı. İkimiz için de ömür boyu unutulmayacak bir sene oldu. Hayatı boyunca iletişimde kalacağımızı düşünüyorum. Yolu, bahtı hep açık olsun. Hayat ona hep güzellik getirsin."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.