logo
24 ŞUBAT 2026


Kosova teşekkürü, İsveç uyarısı

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, "Türkiye'nin Kosova'daki NATO varlığına ilave birlik gönderme kararı için müteşekkirim. Türkiye çabalara öncülük ediyor." dedi.

04.06.2023 18:28:00
Anadolu Ajansı
Kosova teşekkürü, İsveç uyarısı
Kosova teşekkürü, İsveç uyarısı
Stoltenberg, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmenin ardından basın toplantısında konuştu.

Erdoğan'la yeni kabinesinden üyelerin katılımıyla oldukça verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirten Stoltenberg, Türkiye'nin son derece önemli ve değerli bir NATO müttefiki olduğunu ve ittifaka kritik katkılar sağladığını ifade etti.

Stoltenberg, Türkiye'nin katkısının son olarak Kosova'da barışı koruma misyonuna sağlanan birlikleri kapsadığına değinerek, bu katkıların halihazırda gerilimlerin yükseldiği durumda son derece önem arz ettiğini vurguladı.

Kosova teşekkürü

Türkiye'ye Kuzey Kosova'ya katkıda bulunduğu ve birlikler gönderdiği için teşekkür eden Stoltenberg, "Türkiye, aynı zamanda Irak'ın kuvvetlerinin NATO kapsamındaki eğitimine de destek sağlamaktadır. Önceden tanımlanmış kuvvetlerini, NATO'nun Macaristan'daki çok uluslu muharebe grubuna tanımlamıştır. Türkiye, aynı zamanda Ukrayna'ya güçlü destek vermektedir. Bu, aynı zamanda Karadeniz'deki tahıl girişiminde (Türkiye'nin) liderliğini de kapsamaktadır." diye konuştu.

Stoltenberg, Türkiye'ye son olarak birkaç ay önce korkunç yıkıma neden olan depreme yönelik dayanışma göstermek için geldiğini hatırlatarak, bu süreçte NATO'nun depreme yönelik müdahalelere büyük katkı verdiğini ve bunun binlerce insana geçici barınak sağlanmasını da kapsadığını dile getirdi.

Görüşmelerinde Erdoğan'ı yeniden seçilmesinden dolayı tebrik eden Stoltenberg, seçimlerdeki yüksek katılımdan dolayı da Türk milletine takdir ve saygılarını sunduğunu söyledi

"Türkiye'nin meşru güvenlik endişeleri var"

Stoltenberg, Erdoğan ile gelecek ay yapılacak Vilnius Zirvesi'nde gündeme alınacak konularda görüş alışverişinde bulunduklarını anlatarak, NATO'nun Ukrayna'ya güçlü desteğini, caydırıcılık ve savunmanın daha da güçlendirilmesi için atılması gereken adımları, Kosova'daki NATO varlığının önemini ve terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle olan mücadelelerini ele aldıklarını ifade etti.
İsveç'in NATO üyeliğine yönelik sürecini de ele aldıklarını kaydeden Stoltenberg, Türkiye'nin meşru güvenlik endişeleri olduğunun ve hiçbir müttefikin daha fazla terörist saldırıya maruz kalmadığının da altını çizdi.

Stoltenberg, İsveç'in kayda değer ve somut adımlar attığını öne sürerek, "(İsveç) Türkiye'nin endişelerini karşılamak istemektedir. Bunlar, İsveç anayasasının değiştirilmesini, silah ambargosunun sonlandırılmasını, PKK dahil terörizmle mücadelede işbirliğinin artırılmasını kapsamaktadır." dedi.

Stoltenberg, İsveç'in taahhütlerini tamamladığını savundu.

 "Gösterileri yapanlar, İsveç'in NATO üyeliğine engel olmaya çalışıyor"

Aynı zamanda Türkiye ve NATO'ya karşı İsveç'te yapılan gösterilerin zorluklar yarattığının farkında olduklarını aktaran Stoltenberg, toplanma ve ifade özgürlüğünün demokratik toplumların temel değerleri arasında olduğunu, korunması ve gözetilmesi gerektiğini dile getirdi.

Stoltenberg, bu gösterilerin neden yapıldığının da hatırlanması gerektiğine dikkati çekerek, "Bu gösterileri organize edenler İsveç'in NATO'ya katılmasına engel olmaya çalışmaktadır. Aynı zamanda İsveç'in Türkiye'nin yaptığı terörizmle mücadele işbirliğini de baltalamak istemektedir. Bu aynı zamanda NATO'yu zayıflatmaktadırlar. Onlara başarmaları için izin vermemeliyiz." ifadelerini kullandı.
Türkiye, Finlandiya ve İsveç'in geçen sene düzenlenen NATO Madrid Zirvesi'nde, iki ülkenin NATO üyeliğinin yolunu açan üçlü bir anlaşma imzaladığını anımsatan Stoltenberg, bu anlaşma uyarınca kurulan daimi müşterek mekanizmanın özellikle terörizmle mücadelede önemli bir rolü olduğunu söyledi.

Stoltenberg, Erdoğan'la görüşmelerinde daimi müşterek mekanizmanın 12 Haziran haftasında tekrar bir araya gelmesinde mutabık kaldıklarını dile getirdi.

NATO'ya üyeliğin İsveç'i daha güçlü yapacağını ve aynı zamanda NATO ve Türkiye'yi de daha güçlü hale getireceğinin altını çizen Stoltenberg, İsveç'in NATO'ya üyelik katılım sürecinin bir an önce tamamlanmasını görmeyi arzu ettiğini söyledi.

 "İsveç NATO'ya daha çok yaklaştı"

Stoltenberg, 11-12 Temmuz'da düzenlenmesi planlanan Vilnius'taki NATO zirvesine İsveç'in üye olarak katılım sağlayıp sağlayamayacağı hakkındaki soruya, "Bence bunun çoktan zamanı geldi. Tüm müttefikler bildiğiniz üzere Madrid'de kritik kararlar aldı. Türkiye'de bu kararlara katılarak İsveç'i ve Finlandiya'yı üyeliğe davet etti. Bu karardan beri bildiğiniz üzere Finlandiya bu ittifaka üye oldu." yanıtını verdi.

İsveç'in NATO'ya daha çok yaklaştığını vurgulayan Stoltenberg, İsveç'in silah ihracatında artık çok daha rahat bir rejim uyguladığını ve anayasasını değiştirdiğini dile getirerek, "Türkiye'ye yönelik ambargoları kaldırdı. Dolayısıyla artık gelinen noktada Türkiye'ye İsveç'ten silah ihracatı yapılması herhangi bir müttefike yapılan ihracattan farksız bir işlem halini aldı. Dolayısıyla İsveç, Finlandiya ve Türkiye artık çok daha yakın bir şekilde çalışıyorlar ve bu da bizi mutlu ediyor.' dedi.

"Türkiye'nin Kosova'daki NATO varlığına ilave birlik gönderme kararı için müteşekkirim"

Kosova'da son günlerde yaşanan olaylar hakkında konuşan Stoltenberg, 'Bu tamamen provoke edilmeksizin gerçekleştirilen saldırılar maalesef KFOR (NATO'nun Kosova'daki Barış Gücü) askerlerini ve barışı tehlikeye atmakta. KFOR ve NATO ilgili tüm NATO ve Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararları uyarınca tarafsız bir şekilde Kosova'nın tüm vatandaşlarını koruyacak şekilde faaliyetlerine devam edecektir.' diye konuştu.

'Türkiye'nin Kosova'daki NATO varlığına ilave birlik gönderme kararı için müteşekkirim. Türkiye bu çabalara öncülük ediyor." ifadelerini kullanan Stoltenberg, Priştine ve Belgrad'ı sorumlu davranmaya davet ederek, üzerlerine düşen adımların atılmasını beklediğini aktardı.
Stoltenberg, 'Halihazırda barışa ulaşmak için tek seçenek olarak gördüğümüz AB kolaylaştırıcılığındaki diyaloğa da angajmanları sürdürmelerini arzu ediyoruz." dedi. AA

Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?


 
Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1’inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor.

24.02.2026 01:41:00
MURAT ÇORBACI
 Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?
 Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?

Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1'inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor. Zorbalık; fiziksel şiddet, dışlama, alay etme, küçük düşürme, tehdit, sosyal medyada ifşa ve dijital taciz gibi farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, zorbalık karşısında uzun açıklama yapmanın ya da tartışmaya girmenin çoğu kez işe yaramadığına işaret ederek, "Aksine zorbanın ilgisini artırır. Kararlı bir beden dili ve göz temasıyla 'Bunu istemiyorum', 'Dur' ya da 'Bana böyle seslenmeni istemiyorum' gibi kısa ve net cümleyle sınır koymak, oradan uzaklaşıp bir yetişkine (öğretmen, okul idaresi) başvurmak ve aileye anlatmak en etkili yöntemdir. Yardım istemenin 'şikayet' değil, güvenlik talebi olduğu çocuğa öğretilmelidir" dedi. Psikiyatri Uzmanı Dr. Sancak "Zorbalık sadece mağdur ve zorba arasında değildir; izleyiciler de sürecin parçasıdır" derken, sözlerine şöyle devam ediyor: "Çocuğunuza şunu öğretin: "Birine yapılan haksızlığa sessiz kalmak, o davranışı güçlendirebilir. Oysa, zorbalığa maruz kalan arkadaşının yanına oturmak, öğretmene haber vermek, "Bence sana yapılan bu davranış doğru değil" demek bile zorbalığı azaltabilir."

Çocuğunuzda bu 7 belirti varsa!

Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, çocuklarda akran zorbalığına maruz kalındığına işaret eden, ailelerin dikkat etmesi gereken 7 önemli belirtiyi şöyle sıraladı:
• Okula gitmek istememe, karın ağrısı veya baş ağrısı şikayetlerinde artış
• Ani içe kapanma, odasına çekilme, depresif duygudurum, özgüven kaybı, kaygı bozukluğu
• Eşyalarının kaybolması ya da zarar görmesi
• Telefonunu saklama, sosyal medya kullanımında ani değişim
• Uyku düzeninde bozulma
• Beslenmesinde normal olmayan davranışlar, aşırı yeme ya da hiç yememe
• Ders başarısında düşüş.


Zorbalık yapan çocuğa ailesi nasıl yaklaşmalı?

Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak şöyle dedi: "En önemli nokta, davranışının yanlış olduğunu çok net ifade etmek ama çocuğu 'kötü' olarak etiketlememektir. 'Sen kötüsün' değil, 'Bu yaptığın kabul edilemez' denilmelidir. Bu çocukların bir kısmı empati becerisi zayıf, dürtü kontrolünde zorlanan ya da kendisi de farklı şekillerde zorlanmış çocuklardır. Bu nedenle sebebini anlamak önemlidir. Sadece nasihatle değil, tutarlı sınırlar konularak ve empati eğitimiyle çocuğa davranışının karşı tarafta nasıl bir etki yarattığı gösterilmeli, alternatif davranış yolları öğretilmeli ve tekrar etmemesi için somut bir plan uygulanmalıdır. Okulla işbirliği yapılmalı, gerekirse profesyonel destek alınmalıdır."

Almanlar artık Alanya'da ölüyor


 
Alanya'da yerleşik Alman evinde ölü bulundu. İlçede yaşayanların yüzde 10'unu yabancılar oluşturuyor. Almanlar, Ruslar ve Ukraynalıların ardından 3. sırada geliyor. İlçede 78 ülkeden insan ikamet ediyor!

24.02.2026 01:23:00
ÖNDER YILMAZ
 Almanlar artık Alanya'da ölüyor
 Almanlar artık Alanya'da ölüyor

Antalya'nın Alanya ilçesinde yaşayan 78 yaşındaki Alman uyruklu kişi, evinde ölü bulundu.
Cumhuriyet Mahallesi'nde ikamet eden Wolfgang Brendel'den (78) haber alamayan arkadaşları, eve gittiklerinde kapının açılmaması üzerine durumu İlçe Emniyet Müdürlüğüne bildirdi.

Eve çilingir yardımıyla giren polis ekibi, Brendel'ı salonda hareketsiz halde buldu.
Sağlık ekibinin yaptığı incelemede hayatını kaybettiği belirlenen Brendel'in cenazesi Alanya Belediye Mezarlığı'nın morguna götürüldü.

Nüfusun yüzde 10'u yabancı

Alanya'da yaklaşık 36 bin 500 yabancı yaşıyor. Yaşamak için Türkiye'yi tercih eden yabancı uyrukluların en yoğun olduğu kentlerden birisi Alanya'da ilçe nüfusunun yüzde 10'unu 78 ülkeden yerleşik yabancı oluşturuyor. 36 bin 465 yerleşik yabancı ülke vatandaşı arasında ilk sırada 11 bin 720 ile Rus vatandaşları bulunurken, ikinci sırada 5 bin 52 ile Ukrayna, üçüncü sırada 3 bin 902 ile Alman, dördüncü sırada ise 2 bin 421 ile Kazakistan vatandaşları yer alıyor.

Gazeteci Fatih Ergin, İmam Hatiplerden deist ve ateist yetişiyor diyerek, bunun Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey olduğunu söyledi

Gazeteci Fatih Ergin, İmam Hatiplerden deist ve ateist yetişiyor diyerek, bunun Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey olduğunu söyledi

23.02.2026 15:41:00
Ahmet Turan Yiğit
Gazeteci Fatih Ergin, İmam Hatiplerden deist ve ateist yetişiyor diyerek, bunun Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey olduğunu söyledi
Gazeteci Fatih Ergin, İmam Hatiplerden deist ve ateist yetişiyor diyerek, bunun Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey olduğunu söyledi
Gazeteci Fatih Ergin, İmam Hatiplerden deist ve ateist yetişiyor diyerek, bunun Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey olduğunu söyledi.
Fatih Ergin, "Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey oldu. İmam hatiplerden de ateist yetişiyor. Evet. Siz normal okulları müfredatınızla bu dizi etkinliklerinizle bir medreseye çevirmeye çalışırken sizin açtığınız
imam hatiplerde deist ve ateistler yetişiyor. Yani bizim millet olarak İslam'la bir derdimiz yok. Ama İslam adına öne çıkan insanların liyakatlı olmadıklarını görüyoruz" dedi.

Gazeteci Fatih Ergin'in konuşmasını izleyin:

Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı

Sivas'ta kar sularının hızla erimesiyle Kızılırmak'ın debisi yükseldi

23.02.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.02.2026 14:04:10
İHA
Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı
Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı
Kentte ısınan havayla birlikte kar sularının erimesi şehrin birçok noktasında derelerin taşmasına yol açtı. Eriyen karların oluşturduğu yoğun akış, Türkiye'nin en uzun nehri olan Kızılırmak'ın debisini de önemli ölçüde yükseltti.



Bölgedeki vatandaşlar, ırmak debisinin bu kadar arttığına daha önce şahit olmadıklarını belirtti.



Yıllardır Sivas'ta yaşayan Necati Başara, "Son 15 yıldır böyle bir manzara görmedik. Debi çok yüksek, su oldukça bol. Su tarlalara ve bitkilere büyük fayda sağlıyor. Suyun değeri kesinlikle hafife alınmamalı" dedi.

Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı

Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı. İSKİ’nin verilerine göre kent genelindeki baraj doluluk oranı yüzde 43,14’e ulaştı

23.02.2026 12:58:00
İHA
Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı
Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı
İstanbul'daki barajlarda su seviyesi yükselmeye devam ediyor. İSKİ'nin Şubat 2026 verilerine göre kent genelindeki baraj doluluk oranı yüzde 43,14'e ulaştı.  

İSKİ verilerine göre, Aralık 2025'te yüzde 18,54 olan doluluk oranı Ocak 2026'da yüzde 28,24'e yükselirken, Şubat ayında yüzde 43,14 olarak ölçüldü. Şubat 2026 verilerine göre İstanbul'da en düşük doluluk oranı yüzde 26,98 ile Sazlıdere Barajı'nda kaydedilirken, en yüksek doluluk oranı ise yüzde 90,21 ile Elmalı Barajı'nda ölçüldü.

Kentin önemli su kaynaklarından biri olan Ömerli Barajı'nda ise Şubat ayı doluluk oranı yüzde 59,23 olarak belirlendi. Yağışların etkisiyle su seviyesi yükselen baraj havadan görüntülendi.

Türkler yeniden Viyana kapılarına dayandı! Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde dikkat çeken notlar

Prof. Dr. Haydar Baş'ın Modeli Viyana Teknik Üniversitesinde konuşuldu. Kongrede, değerli akademisyenler ve sektör uzmanları sunumlar yaptı

22.02.2026 11:30:00
Ahmet Turan Yiğit
Türkler yeniden Viyana kapılarına dayandı! Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde dikkat çeken notlar
Türkler yeniden Viyana kapılarına dayandı! Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde dikkat çeken notlar
Viyana'da 7-8 Şubat 2026 tarihinde gerçekleşen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde önemli açıklamalar ve değerlendirmeler oldu.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın Modeli Viyana Teknik Üniversitesinde konuşuldu. Kongrede, değerli akademisyenler ve sektör uzmanları sunumlar yaptı.

Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nden dikkat çeken açıklamaları izleyin:

"Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi

"Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi

22.02.2026 00:10:00
Ahmet Turan Yiğit
 "Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi
 "Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi
Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Süheyl Batum, "mutlak butlan" iddiaları ve Cumhuriyet Halk Partisi içindeki olası gelişmelere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Akın Gürlek Mutlak Butlan için mi Adalet Bakanı oldu? CHP'ye Kılıçdaroğlu operasyonu mu geliyor? gibi sorulara yanıt veren Prof. Dr. Süheyl Batum, Türkiye'de "mutlak butlan" kararının hukuken mümkün olup olmadığını, mahkemeler ve seçim süreçleri üzerinden yaşanan tartışmaları,
olası bir yargı kararının CHP yönetimini nasıl etkileyebileceğini, böyle bir kararın Türkiye'de seçim güvenliği ve hukuk devleti açısından ne anlama geleceğini değerlendirdi.
Batum, olası bir butlan kararının sadece parti içi dengeleri değil, seçim sistemine duyulan güveni de etkileyebileceğini ifade etti.

Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

"PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı

"PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı

22.02.2026 00:06:00
Ahmet Turan Yiğit
 "PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı
 "PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı
"PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı.
Yücetürk, "Türkiye'de bir demokrasi sorunu var. Hukuk sorunu var. Evet doğru ve bunun uygulanma problemi var. Yani anayasada, yasalarda aslında çok büyük bir eksiklik yok. Yani çokça
eleştirilen o darbe anayasasında bile birçok demokratik hak ve özgürlük orada düzenlenmiş. Ama siz buna uymazsanız, uygulamada bunlara uymazsanız, o zaman ortaya bir demokrasi meselesi çıkıyor. Yani kayyum uygulamasını, aslında daha önceden şöyle bir uygulama vardı Türkiye'de. Bir
belediye başkanı suç işlerse eğer bu suç görevden el çektirilmesini gerektiren yoğunlukta, açık delilleri olan bir suçsa o kişi yerine belediye meclislerinden seçimle birileri geliyordu. Ne
yaptılar bunu? kaldırdılar. İşte terör kapsamındaki belediye başkanlarının görevden alınması halinde
oraya kayyum atadılar. Peki ne yaptılar? Bunu 2014'ten sonra kalıcılaştırdılar" dedi.

Hukukçu Bülent Yücetürk'ün konuşmasını izleyin:

Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı

Karabük'ün Safranbolu ilçesinde bir otelde çıkan yangında mahsur kalan 8 kişi itfaiye ekiplerince kurtarıldı

21.02.2026 18:19:00 / Güncelleme: 21.02.2026 18:24:01
İHA
Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı
Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı
Olay, Yeni Mahalle Ünsal Tülbentçi Sokak üzerinde bulunan bir otelde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, otelin zemin katında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede yoğun dumanın binayı sarması üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezine bildirildi.



İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye, AFAD ve 112 Acil Servis ekipleri sevk edildi. Oteli saran duman nedeniyle içeride mahsur kalan 8 kişi, itfaiye ekipleri tarafından merdiven yardımıyla bulundukları yerden çıkarıldı.



Dumandan etkilenen 1 kişi ise tedbir amacıyla hastaneye kaldırıldı.



Yangın, ekiplerin hızlı müdahalesi sonucu kontrol altına alınarak söndürülürken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Meriç Nehri'nden taşan sular yaşam alanlarına kadar ulaştı

Yatağından taşan Meriç Nehri suları, Edirne'nin Küplü beldesinde yaşam alanlarının yaklaşık 25 metre yakınına kadar ulaştı. Bölgede yaşanan taşkın sonrası suyun yerleşim alanlarına yaklaşması endişe ediliyor

21.02.2026 18:14:00 / Güncelleme: 21.02.2026 18:20:02
İHA
Meriç Nehri'nden taşan sular yaşam alanlarına kadar ulaştı
Meriç Nehri'nden taşan sular yaşam alanlarına kadar ulaştı
Bölgede son günlerde etkili olan yağışların yanı sıra Bulgaristan'daki baraj kapaklarının açılmasıyla nehre bırakılan suyun da debiyi artırdığı değerlendiriliyor. En son 2018 yılında yaşanan taşkın ardından artan su yükü, Meriç Nehri'nde taşkın riskini yükseltti.



Meriç ilçesine bağlı Küplü beldesi Belediye Başkanı Gökmen Altay, taşkınla ilgili yaptığı açıklamada, nehirdeki debinin 1.350 metreküp/saniye seviyesine çıktığını belirtti. Altay, "Devlet Su İşleri verilerine göre 1350 metreküp/saniye olan su miktarı yaşam alanlarımıza kadar geldi. Meriç Nehri kenarında bulunan menfezlerden açılan su buralara kadar ulaştı. Yerleşim yerimize yaklaşık 25 metreye kadar geldi" dedi.




Pompa istasyonu uyarısı



Bölgede suyun tahliyesi için kurulan istasyonun çalışmadığını ifade eden Altay, durumun ciddi risk oluşturduğunu vurguladı. Altay, "Gelen suyun atılması için yapılan su istasyonunun çalışmaması büyük tehlike oluşturuyor. Yağışlar bu şekilde devam eder ve bu istasyon çalışmaz ise tehlike daha da büyüyecektir. Yetkililere buradan sesleniyorum" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.