HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 HAZİRAN 2021, ÇARŞAMBA

Köylülükten kurtulma

18.06.2001 00:00:00
Tarım sektörünü bitirenler, şimdi "köylülükten kurtulma" kampanyası açtılar. Düşünmeden, araştırmadan konuşmaya alışık olan bir çok kişi, bu kampanyaya gözü kapalı olarak katılıyor. Neymiş efendim? Türkiye'de nüfusun yüzde 40'ı köylerde yaşıyor ve tarımla uğraşıyormuş. Bu nüfusu azaltmazsak, köylülükten kurtulamayız, köylülükten kurtulmayınca da, kalkınamayız. O halde çözüm kendiliğinden ortaya çıkıyor. Kalkınmak için köylülükten kurtulmak şart. İddia bu. İster katılın, ister katılmayın, yüksek makamlarda olanlar, bunu yüksek sesle ifade ediyorlar.

Çok fazla araştırma yapmadan, bu iddia üzerinde bir nebze olsun düşünelim. İddia sahiplerinin dediği gibi, köylerdeki nüfusu yüzde 40'dan ilk seferde yüzde 20'lere düşürsek ne olur? Hiç merak etmeye gerek yok. Örnek, gözümüzün önündedir. Güneydoğuda boşalan köylerin nüfusu şehirleri doldurdu. Bu nüfus, yüzde kaç oranında katkı sağladı? Madem ki kalkınmaya katkı sağlıyor, neden 'köye dönüş projesi' hazırlanıyor. Evet, şehirleşme kalkınmanın bir göstergesidir. Buna itiraz etmiyoruz. Ama şehirleşme, köyleri şehire taşıyarak, göç ettirerek olmaz ki. Biz, şehirleşelim derken, şehirleri köyleştirdik. Gecekondular, yeni deyimle varoşlar, işte bu anlayışın eseridir. Bu konuda da tersine gittik. Çünkü başka ülkeler, köyleri kasaba, kasabaları şehir yaparak şehirleştiler. Şehirleşmekten maksat bu ise, ona kimse hayır demez.

Köylerimizde tarım üretiminin verimsiz yapıldığı bir gerçektir. Ama öyle de olsa, az veya çok, yine bir üretim yapılıyor. Köylülerimiz, hiç olmazsa, kendi üretip, kendi tüketiyor. Şehre göç edince ne olacak? Sanki şehirde yaşayan herkese iş ve aş imkanı sağlanıyor. Sanki şehirde herkes huzur ve refah içinde. Hayır öyle değil. Aslında köylerdeki fakirler, şehirdekilerden daha şanslıdır. Çünkü köylerde, yardımlaşma ve dayanışma şehire nazaran çok daha kuvvetlidir. Bundan dolayı köyler, sosyal patlamayı önleyen sığınaklar gibi görev yapmaktadırlar.

"Köylerde verimsiz üretim yapılıyor, köylerin nüfusunu azaltalım" diyenler, bir de şuna cevap versinler: "Verimli üretim ki, nerede yapıyor? Dahası devlet, verimli çalışıyor mu?" Kamran İnan'ın "Çarpık Gidiş" adlı çalışmasında belirttiği gibi, "Devletin 125 bin makam arabası, 162 bin resmi telefonu var. Bürokrasi 152 gün tatil yapıyor. Her sene 15 bin memur sözde görev ile yurtdışı seyahete çıkarak 70 milyon dolar harcıyor". Böyle bir ülkede, köylülerin verimsiz üretimden ve köylülükten kurtulmaktan söz etmek, abesle iştigaldir.

Ekonomik kriz dolayısıyla köylere dönüş başladı. Şehirde dara düşenler dededen babadan kalma köyüne dönüyor. Bence, bunu teşvik edilmesi ve desteklenmesi gerekirken, "köylerdi boşaltalım, nüfusu azaltalım" demek, felakete ve sosyal patlamaya davetiye çıkarmak demektir. Bunu gündeme getirenler, hangi akla hizmet ediyorlar, anlamak mümkün değil.

Türkiye'nin en büyük sorunlarından biri de istidamdır. Köyleri boşaltmakla, istihdam sorunu daha çok artar. Böyle bir iş, sadece işsizler ordusunun ve problemlerin sayısını artırır. Halbuki işlenecek toprağı olan ülkeler, verimliliğe bakmadan işsizlerini tarımda istihdam etmektedirler. Çünkü istihdamın sadece ekonomik boyutu yoktur. Ondan daha önemlisi sosyal boyuttur. Onun için "boş duran şeytana çalışır" demişler. Gerçekten de öyle. Boş duran insanının kendini kötülükten koruması kolay kolay mümkün olmuyor. Bundan dolayı bazı sosyal bilimciler, ihtiyacı olmayanların bile çalışmalarını tavsiye etmektedirler. Hal böyle iken biz köylülükten kurtulalım" kampanyası açıyor ve bu yolla kalkınmayı amaçlıyoruz. Çok yanlış. Duyduklarımıza göre değil, Türkiye'nin gerçeklerine göre konuşalım, daha isabetli olur. Böyle yapmazsak komik duruma düşeriz.
 
M. Hilmi Yıldırım / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.