logo
16 NİSAN 2026

Kralkızı Barajı: Türkiye’nin enerji politikaları açısından önemli bir yapı

Kralkızı Barajı, Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan, enerji üretimi ve su yönetimi açısından stratejik öneme sahip bir hidroelektrik yapıdır

17.11.2025 00:20:00
Hasan Gündoğdu
Kralkızı Barajı: Türkiye’nin enerji politikaları açısından önemli bir yapı
Kralkızı Barajı: Türkiye’nin enerji politikaları açısından önemli bir yapı
Kralkızı Barajı, Türkiye'nin Diyarbakır ilinde, Dicle Nehri'nin önemli kollarından biri olan Maden Çayı üzerinde inşa edilmiştir.
 
Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında değerlendirilen bu baraj, bölgenin enerji ihtiyacını karşılamanın yanı sıra su kaynaklarının yönetimi ve tarımsal sulama açısından da kritik bir işleve sahiptir.

 

Teknik özellikler

 
Barajın inşasına 1985 yılında başlanmış ve 1997 yılında tamamlanmıştır. Yapım maliyeti yaklaşık 31 milyon Türk lirası olarak kaydedilmiştir. Kralkızı Barajı, kaya dolgu tipi bir barajdır ve gövde hacmi 15.172.000 m³'tür. Barajın yüksekliği 126 metre olup, oluşturduğu göl alanı 57,5 km²'dir.
 
Baraj gölünün toplam su hacmi 1.919 hm³'tür. Kurulu gücü 90 MW civarında olup, yıllık ortalama enerji üretimi 146 GWh'dir. Bu üretim kapasitesi, yaklaşık 30.000 kişinin yıllık elektrik ihtiyacını karşılayabilecek düzeydedir.


 

Konum ve hidrolojik yapı

 
Kralkızı Barajı, Diyarbakır il merkezine 81 km, Dicle ilçesine ise 6 km mesafede konumlanmıştır. Barajın beslenme kaynağı olan Maden Çayı, Dicle Nehri'ne bağlanarak bölgenin su rejimini şekillendirmektedir. Bu konum, barajın hem enerji üretimi hem de taşkın kontrolü açısından stratejik bir noktada yer aldığını göstermektedir.


 

İşletme ve yönetim

 
Baraj, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından işletilmektedir. Elektrik üretimi ise Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) tarafından yürütülmektedir. Bu kamu işletmeleri, barajın sürdürülebilirliği ve verimliliği açısından teknik denetim ve bakım faaliyetlerini düzenli olarak gerçekleştirmektedir.


 

Çevresel ve sosyoekonomik etkiler

 
Kralkızı Barajı'nın inşası, bölgedeki mikroklimayı ve ekosistemleri etkilemiştir. Göl alanının oluşmasıyla birlikte yerel fauna ve flora üzerinde değişimler gözlemlenmiştir. Ayrıca, barajın çevresindeki yerleşim yerlerinde tarımsal üretim artmış, sulama olanakları genişlemiştir.
 
Ancak barajın olası yıkımı veya yapısal sorunları, taşkın riski ve çevresel felaketlere yol açabilir. Dicle Üniversitesi tarafından yapılan bir çalışmada, barajın yıkılması durumunda oluşabilecek taşkın senaryoları analiz edilmiştir ve bu tür yapıların mühendislik açısından titizlikle denetlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
 
Kralkızı Barajı, Türkiye'nin enerji politikaları ve su yönetimi stratejileri açısından önemli bir yapı olarak öne çıkmaktadır. Teknik kapasitesi, bölgesel kalkınmaya katkısı ve çevresel etkileriyle birlikte, bu barajın sürdürülebilir işletimi ve bilimsel denetimi, gelecekteki su krizlerinin önlenmesinde kilit rol oynayacaktır.

Cani intihar etmemiş, ölüm nedeni farklı

Kahramanmaraş'ta okulda yaşanan kan donduran saldırı sırasında bir kahramanlık hikayesi yaşandığı ortaya çıktı. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nde aşçı olarak çalışan ve çocukları da aynı okulda öğrenim gören babanın silah seslerini duyar duymaz okula koşarak, saldırgana müdahale ettiği ortaya çıktı

16.04.2026 16:51:00
İhlas Haber Ajansı
Cani intihar etmemiş, ölüm nedeni farklı
Cani intihar etmemiş, ölüm nedeni farklı
Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda öğrenci İsa Aras Mersinli'nin silahlı saldırı düzenlemesi sonucu 1'i öğretmen, 9'u öğrenci 10 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi de yaralanmıştı. Meydana gelen saldırıyla ilgili yeni bir gelişme ortaya çıktı. Olay günü evinde olan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nde görevli aşçı Necmeddin Bekçi'nin duyduğu silah ve bağırma sesleri üzerine arka kapıdan okula girerek, saldırgana müdahale ettiği öğrenildi. Çocukları da aynı okulda öğrenim gören Bekçi'nin İsa Aras Mersinli'nin kaçmasına engel olmaya çalıştığı ortaya çıktı.

"Amacım onun kaçmasını ve başkalarına zarar vermesini önlemekti"

İfadesinde yaşananları anlatan Bekçi, saldırganın uzun saçlı, kapüşonlu ve iri yapılı biri olduğunu belirtti. Şahsın kurtulmaya çalıştığını söyleyen Bekçi, kaçmasını engellemek için hamle yaptığını ifade ederek, "Amacım onun kaçmasını ve başkalarına zarar vermesini önlemekti" dedi.

Bekçi'nin bazı velilerin öfkeyle Mersinli'ye saldırdığını ancak kontrolü kaybetmeden çocuğu etkisiz hale getirmeye çalıştığını söylediği de öğrenildi. Bekçi'nin saldırganın etkisiz hale getirilmesinin ardından diğer velilerle birlikte yaralı öğrencilere yardım etmeye çalıştığı öğrenildi. Bekçi'nin okuldaki kızının ise silah seslerini duyması üzere tuvalette saklanarak hayatta kalmayı başardığı belirtildi.

Silahlı suçların yüzde 85'i 'kayıtsız' silahlarla işleniyor

Kayseri'de silah satışı yapan işletme sahibi Taha Tayfun Bağcı, silahla işlenen suçların yüzde 85'inin kayıtsız silahlarla yapıldığını söyleyerek, "Yüzde 85'lik kayıt dışı kitle ile mücadele verilmesi lazım" dedi

16.04.2026 13:45:00 / Güncelleme: 16.04.2026 13:48:35
İHA
Silahlı suçların yüzde 85'i 'kayıtsız' silahlarla işleniyor
Silahlı suçların yüzde 85'i 'kayıtsız' silahlarla işleniyor
İçişleri Bakanlığı'nca yayınlanan raporda silahlı suçların yüzde 15'lik kısmının ruhsatlı olduğunu ve bunun da yüzde 90'ının ruhsat sahibi dışında işlendiğini söyleyen Taha Tayfun Bağcı, "Ülkemizde son günlerde üzücü olaylar ve hadiseler meydana gelmeye başladı. Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah rahmet eylesin diyorum. Yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Burada asıl sıkıntı silaha erişimden ziyade kayıtsız silaha erişim konusu. Silahları kayıtlı ve kayıtsız olarak değerlendirmek doğru olacaktır. Çünkü İçişleri Bakanlığı'nın bizlere 2021 yılında sunmuş olduğu raporda bu durum bariz bir şekilde ortada. İşlenen silahlı suçların yüzde 85'i kayıtsız silahlarla ve geri kalanı da kayıtlı silahlarla işleniyor. Bu yüzde 15'lik kesimin yüzde 90'ının da silah sahibi dışında işlendiği açıklanmıştı. Aslında yaşadığımız son 2 olay da bunu doğrular nitelikte. Olaylara baktığımızda kullanılan pompalı tüfek Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında yasaklanmış bir model. Yani yüzde 100 kayıtsız bir model. Emniyet yetkililerimiz zaten gerekli incelemeleri yapacaktır. Diğer kullanılan tabancalar da ruhsat sahibi dışında bir şahsın kullanmış olduğu öğrendiğimiz kadarıyla da babasına ait silahların kullanıldığı görünüyor. Bu da bakanlığın raporunu doğrular nitelikte aslında" dedi.



Bağcı, yüzde 85 olan kayıt dışı kitle ile mücadele edilmesi gerektiğini söyleyerek, "Burada yapılması gereken yüzde 85'lik ruhsatsız kitle ile önce mücadele verilmesi lazım. Bununla ilgili devletimizin çalışmaları illa ki vardır lakin sahadaki yansımalarını da analiz edip sektör temsilcileri, sivil toplum örgütleri ile bir araya gelip ciddi bir yönetmelik düzenlemesi yapılması da aşikardır. Çünkü baktığınız zaman silahlı suçlarla mücadele anlamında kaçak ve kayıtsız silah birçok operasyonda ele geçiriliyor. Yani bu yüzde 85'lik raporun her geçen gün artma riski ile karşı karşıya olma durumumuz var. Öncelikle kayıtsız silahla mücadelemiz daha sonra da sahadan kopuk olmayan kararlarla devam etmeliyiz. Daha sonra da kayıtlı silah sahiplerinin silahlarını muhafaza ile ilgili evlerinde yapması gereken önlemlerle ilgili de çalışma yapılması lazım. Bununla ilgili de kasa olabilir, sorumluluk sahibi olabilmesi için cezai yaptırımlar olabilir çeşitli çalışmalar ve görüşmeler yapılarak yönetmelikleştirilmesi lazım. Bunların ciddi bir etkisi olacaktır" ifadelerini kullandı.



Çocukların oyunlarda istedikleri silahları almaktan da etkilendiğini söyleyen Bağcı, "Bir evlat babası olarak ailelere de buradan seslenmek istiyorum. Sosyal medyada açıp baktığınız zaman herkesin dizilerden, filmlerden gördüğü birbirine zarar veren videolar mevcut. Oyunlara girdiğiniz zaman birbirlerini öldüren oyunlar mevcut. Akademik çalışmalara bakıldığında özellikle yurtdışında bireysel silahlanma alanında o yaş grubundaki çocukların ölümsüzlük duygusunu tattığını iddia eden akademisyenler var. Yani çocuk 10 defa bir oyunda ölüyor. İstediği silahı gidip alıyor ve burada tekrardan yaşama geri dönüyor. Bu da çocuklarda bir zaman sonra farklı bir psikolojiye yok açıyor ve sanki hayatın gerçek manası buymuş gibi oluyor. Yaşanan 2 okul saldırısı da bunu gösteriyor. Aslında bir oyunu yaşıyor çocuk orada" dedi.

Kocaeli'de bir ilkokulda taciz skandalı: 1 çalışan tutuklandı

Kocaeli'nin Çayırova ilçesinde 2 ilkokul öğrencisini taciz ettiği öne sürülen okul çalışanı tutuklandı

16.04.2026 13:06:00 / Güncelleme: 16.04.2026 13:09:03
İHA
Kocaeli'de bir ilkokulda taciz skandalı: 1 çalışan tutuklandı
Kocaeli'de bir ilkokulda taciz skandalı: 1 çalışan tutuklandı
Edinilen bilgiye göre, ilçedeki bir ilkokulda kapı görevlisi olarak çalışan M.Y.'nin (70), okulda eğitim gören 3. sınıf öğrencisi 2 kız öğrenciye tacizde bulunduğu iddia edildi. Öğrencilerin durumu anlatması üzerine aileler, emniyete giderek şüpheli hakkında şikayetçi oldu.



Şikayet üzerine inceleme başlatan ve okulun güvenlik kamerası kayıtlarını mercek altına alan polis ekipleri, şüpheli M.Y.'yi gözaltına aldı. Süreç kapsamında mağdur çocukların pedagog eşliğinde ifadelerine başvuruldu.



Çocukların, şüphelinin kendilerine uygunsuz sorular yönelttiği, zaman zaman vücutlarına dokunduğu ve para verdiğini beyan ettikleri öğrenildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Gebze Adliyesine sevk edilen zanlı, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Babanın ifadesi ortaya çıktı

Kahramanmaraş'taki okul saldırganının babasının ifadesi ortaya çıktı. Son dönemde oğlunun silahlara ilgisi başladığını belirten baba, oğlunun isteği üzerine onu poligona götürdüğünü söyledi

16.04.2026 13:04:00
Haber Merkezi
Babanın ifadesi ortaya çıktı
Babanın ifadesi ortaya çıktı
Kahramanmaraş'ta Ayser Çalık Ortaokulu'nda silahlı saldırı düzenleyen 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli'nin gözaltına alınan babası, 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Uğur Mersinli'nin ifadesi ortaya çıktı.

Uğur Mersinli ifadesinde, oğlunun tipik ergenlik dönemi ve sınav kaynaklı stresler yaşadığını belirtti. Bu nedenle oğlunu emniyetteki psikolog arkadaşlara götürdüğünü, ancak psikologların "olumsuz bir durum olmadığını, oğlunun çok zeki olduğunu" söylediklerini aktardı.

Mersinli, yaklaşık 2 aydır evlerinin yakınındaki özel bir uzman psikoloğa İsa Aras'ı götürdüğünü belirterek, psikoloğun "oğlunun topluma uyum noktasında problem yaşayabileceğini, biraz takip edilmesi gerektiğini ve ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebileceğini" ifade ettiğini kaydetti.

Baba, yaklaşık 1 ay önce oğlunun kendisine "arkadaşlarının silahla atış yaptığını, ne zaman kendisine de yaptıracağını" sorduğunu anlattı. Aynı dönemde işten gelip silahı kısa süreliğine yatak odasındaki şifoniyerin üzerine bıraktığını, oğlunun silahı eline almaya yeltendiğini gördüğünü ve kendisine kızdığını dile getirdi.

Silahlara merakı olduğunu fark ettiği için oğluna "silah kültürümüzden" bahsettiğini, silahın "namus" olarak adlandırıldığını anlattığını ve emekli olduğunda silahlardan birini kendisine bırakacağını söylediğini belirtti.

Uğur Mersinli, pazartesi günü emniyet poligonuna giderek kendi silahıyla atış yaptığını, oğluna da birkaç el atış yaptırdığını ifade etti. O sırada oğluna karşıdaki hedefi göstererek "silahın rastgele kullanılmayacağını, hedef alınarak atış yapılması gerektiğini" söylediğini aktardı.

Atış sırasında oğlunun fotoğraflarını ve videolarını çektiğini, amacının hatıra olarak saklamak ve hevesini köreltmek olduğunu belirten Mersinli, bu görüntüleri daha sonra WhatsApp üzerinden İsa Aras'a gönderdiğini kaydetti.

Baba, oğlunun interaktif (konuşmalı-çevrimiçi) oyunlar oynadığını, odasına girdiğinde ise her şeyi kapattığını ve kendilerine bir şey göstermek istemediğini söyledi. Bu nedenle bugüne kadar olumsuz bir durum tespit edemediklerini ifade etti.

Uğur Mersinli, soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. Saldırıda 1 öğretmen ve 8 öğrenci olmak üzere toplam 9 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi de yaralanmıştı.

Siverek'teki okul saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 20'ye yükseldi

Şanlıurfa Valiliği, Siverek ilçesinde 2 gün önce meydana gelen okul saldırısıyla ilgili 20 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Yaralıların durumuyla ilgili de bilgi veren valilik, 9 yaralıdan 8'nin durumunun iyi olduğunu, bir öğrencinin ise hayati tehlikesi bulunduğunu bildirdi

16.04.2026 13:03:00
İHA
Siverek'teki okul saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 20'ye yükseldi
Siverek'teki okul saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 20'ye yükseldi
Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 14 Nisan'da meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin gözaltına alınan şüpheli sayısı 20'ye yükseldi. Şüphelilerin işlemleri devam ediyor.

Valilikten konuya ilişkin yapılan açıklamada, saldırının 'örgütsel bağlantısı bulunmadığı' vurgulandı ve "Meydana gelen olayın münferit olarak gelişen bir hadise olduğu görülmekte olup terör ve örgütsel nitelikte bağlantısı bulunduğuna ilişkin bir bilgi ve bulguya ulaşılmamıştır" ifadeleri yer aldı.

Yaralılardan 1'inin durumu ağır

İl merkezlerinde tedavileri devam eden 9 yaralıdan 8'nin durumunun iyi olduğu, bir öğrencinin ise hayati tehlikesi bulunduğu aktarılan açıklamada, "14.04.2026 Salı günü Siverek İlçemizdeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde gerçekleşen menfur silahlı saldırı olayı ile ilgili adli ve idari soruşturma süreçleri kapsamlı olarak ve titizlikle sürdürülmektedir. Söz konusu olayla ilgili olarak 20 kişi gözaltına alınmış olup adli işlemleri devam etmektedir. Meydana gelen olayın münferit olarak gelişen bir hadise olduğu görülmekte olup terör ve örgütsel nitelikte bağlantısı bulunduğuna ilişkin bir bilgi ve bulguya ulaşılmamıştır. Başlatılan idari soruşturma kapsamında görevlendirilen Bakanlık Müfettişleri çalışmalarını sürdürmektedir. İl merkezinde bulunan hastanelerde tedavileri devam etmekte olan 9 kişiden 8 yaralımızın sağlık durumları iyidir. Bir öğrencimizin ise hayati tehlikesi bulunmakla birlikte sürekli iyileşme göstermektedir. Olayın bütün yönleriyle aydınlatılması için titizlikle yürütülen çalışmalar ilgili bütün kurum ve kuruluşlarla iş birliği içerisinde yakından takip edilmektedir" denildi.

Katliamı önceden planlamış

14 yaşındaki İsa Aras Mersinli’nin bilgisayarında 11 Nisan 2026 tarihli ‘yakın dönemde büyük eylem’ notu bulundu. Saldırgan okulu kana bulamadan 4 gün önce katliamı planlamış

16.04.2026 10:34:00
Haber Merkezi
Katliamı önceden planlamış
Katliamı önceden planlamış
Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda dün meydana gelen silahlı saldırıda 14 yaşındaki 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli, babasına ait 5 tabanca ve 7 şarjörle iki sınıfa girerek rastgele ateş açtı. Saldırıda 8 öğrenci ve 1 öğretmen olmak üzere 9 kişi hayatını kaybetti, 6'sı ağır toplam 13 kişi yaralandı. Saldırgan, olay yerinde intihar etti. Soruşturma kapsamında dijital materyaller incelenirken, olayın önceden planlandığı belirlendi.

Saldırıyı 11 Nisan'da planladığı anlaşıldı

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açıklamasına göre, saldırganın evinde ele geçirilen bilgisayar ve cep telefonu kayıtlarında kritik bulgulara ulaşıldı. İncelemelerde, İsa Aras Mersinli'nin bilgisayarında 11 Nisan 2026 tarihli bir belgeye rastlandı. Bu belgede, "yakın dönemde büyük bir eylem gerçekleştireceğine" dair ifadeler yer alıyor. Savcılık, telefon ve bilgisayar kayıtlarının detaylı incelemesine devam ediyor. İlk bulgular, olayın terör bağlantısı taşımadığını ve bireysel bir saldırı olduğunu gösteriyor.

Ayrıca saldırganın WhatsApp profil fotoğrafında, 2014 yılında ABD'de 6 kişiyi öldüren Elliot Rodger'a ait görseller kullandığı tespit edildi. Bu detay, soruşturmada "ilham kaynağı" olarak değerlendiriliyor.

Aileye yönelik soruşturma 

Soruşturma kapsamında 3 cumhuriyet başsavcıvekili ve 4 savcı görevlendirildi. Saldırganın babası Uğur Mersinli (1. Sınıf Emniyet Müdürü, Polis Başmüfettişi, eski Diyarbakır İstihbarat Şube Müdürü), dün gözaltına alındı. İkametinde ve aracında dijital materyallere el konuldu. Uğur Mersinli aynı gün adliyeye sevk edilerek tutuklandı. Ardından annesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Peyman Pınar Mersinli de gözaltına alındı. Anne ve babanın emniyetteki işlemleri sürüyor; silahların evde muhafaza edilmesindeki olası ihmaller derinlemesine araştırılıyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü, olay yeri incelemelerinin tamamlandığını, kamera kayıtları ve tüm delillerin titizlikle değerlendirildiğini açıkladı. Eğitim ve öğretime Kahramanmaraş'ta 2 gün ara verildi.

İstanbul'da, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki saldırılarla ilgili provokatif paylaşımlara soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da meydana gelen olaylara ilişkin kamuoyunda korku ve panik yaratmaya yönelik yapılan paylaşımlarla ilgili resen soruşturma başlatıldığını bildirdi

16.04.2026 01:28:00 / Güncelleme: 16.04.2026 06:48:31
AA / Haber Merkezi
İstanbul'da, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki saldırılarla ilgili provokatif paylaşımlara soruşturma
İstanbul'da, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki saldırılarla ilgili provokatif paylaşımlara soruşturma

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, bazı basın-yayın organları ile sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden yayımlanan haber ve paylaşımlardaki, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa illerinde meydana gelen saldırılara ilişkin kamuoyunda endişe, korku ve panik yaratmaya yönelik içeriklerin yakından takip edildiği belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Söz konusu içerik ve paylaşımlarda elim hadiselerin faillerini övücü ifadeler kullanıldığı, farklı eğitim kurumlarında suç işlemeye tahrik edici yönlendirmelerde bulunulduğu ve kamu düzenini açık ve yakın şekilde tehlikeye düşürebilecek mahiyette paylaşımlar yapıldığı, ayrıca yetkili kurum ve kuruluşlarca yapılan resmi açıklamalar dışında, halk arasında korku ve panik yaratmak saikiyle gerçeğe aykırı ve dezenformasyon içerikli bilgilerin bilinçli şekilde dolaşıma sokulduğu belirlenmiştir. Bu kapsamda, söz konusu içerikleri oluşturan, yayan veya aracılık eden kişi ve hesapların tespiti amacıyla ilgili kolluk birimleriyle koordinasyon içerisinde yürütülen inceleme ve 'sanal devriye' faaliyetleri aralıksız devam etmekte olup, suç teşkil eden paylaşımlar hakkında gözaltı ve arama işlemleri dahil gerekli tüm adli işlemler derhal ve kararlılıkla uygulanacaktır."

Belirtilen eylemler bakımından Türk Ceza Kanunu'nun 213, 214, 215 ve 217/A ("halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit", "suç işlemeye tahrik", "suçu ve suçluyu övme" ve "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma") maddeleri kapsamında ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesi uyarınca resen soruşturma başlatıldığına işaret edilen açıklamada, soruşturma işlemlerinin titizlikle ve çok yönlü şekilde sürdürüldüğü vurgulandı.

Şanlıurfa'da okula düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin 16 şüpheli gözaltına alındı

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ndeki silahlı saldırıya ilişkin 16 şüphelinin gözaltına alındığını bildirdi.

EGM'nin NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"14 Nisan günü Şanlıurfa ili Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde meydana gelen silahlı saldırı olayına ilişkin yürütülen çalışmalar kapsamında 16 şüpheli gözaltına alınmıştır. Şüphelilere yönelik işlemler sürdürülmektedir." 

Provokatif paylaşımlarda bulunan 66 URL adresi için erişimin engellenmesi talebinde bulunuldu

Kahramanmaraş'taki silahlı saldırının ardından, Telegram üzerinden provokatif paylaşımlarda bulunan 66 URL adresi hakkında içerik çıkarılması ve erişimin engellenmesi talebinde bulunuldu.

Alınan bilgiye göre, Kahramanmaraş'ta bir okulda meydana gelen silahlı saldırı anına ilişkin görüntüleri Telegram üzerinden yaydığı tespit edilen hesaplar hakkında adli süreç başlatıldı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar ile Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yapılan incelemelerde, özellikle Telegram üzerinden saldırıya ait görüntülerin paylaşıldığı ve provokatif içeriklerin dolaşıma sokulduğu belirlendi.

Bu kapsamda, kamu düzenini korumak ve söz konusu içeriklerin yayılmasını engellemek amacıyla 66 URL adresi hakkında içerik çıkarılması ve erişimin engellenmesi talebinde bulunuldu.

Ayrıca yaklaşık 100 bin üyesi bulunan ve saldırıya ilişkin görüntülerin paylaşıldığı tespit edilen "C31K" adlı Telegram grubu kapatıldı.

Provokatif paylaşımlar yaptığı tespit edilen kullanıcılar hakkında da adli işlem başlatıldığı, soruşturmanın çok yönlü sürdürüldüğü öğrenildi. 

DMM, Kahramanmaraş'taki silahlı saldırı sonucu kayıp çocukların olduğu iddialarını yalanladı

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), Kahramanmaraş'ta bir okulda gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucu kayıp çocukların olduğu iddialarını yalanladı.

DMM'nin NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Kahramanmaraş'ta meydana gelen üzücü hadiseyi istismar ederek, sosyal medya üzerinden yayılmaya çalışılan 'saldırı sonucu kayıp çocuklar var' iddiaları asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu paylaşımlar, toplumun hassasiyetlerini hedef alarak kaos, korku ve panik iklimi oluşturmayı, kamu kurumlarımızın itibarını zedelemeyi ve devletimize olan güveni sarsmayı amaçlayan planlı birer algı operasyonudur. Vatandaşlarımızın, birliğimizi hedef alan bu tür provokatif psikolojik harp içeriklerine itibar etmemeleri, yalnızca resmi makamlar tarafından yapılan açıklamaları dikkate almaları önemle rica olunur." 

İçişleri Bakanlığından Kahramanmaraş'taki silahlı saldırıya ilişkin açıklama

İçişleri Bakanlığı, saat 09.00'da düzenlenecek değerlendirme toplantısında, okulların ve çevresinin güvenliğine yönelik tedbirlerin bütün boyutlarıyla ele alınacağını, gerekli adımların süratle hayata geçirileceğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Kahramanmaraş'ta bir okulda meydana gelen silahlı saldırının herkesin yüreğini dağladığı ifade edildi.

Olayın ilk anından itibaren devletin tüm kurumlarıyla sahada olduğu belirtilen açıklamada, sürecin, güvenlik, adli, idari ve eğitim boyutlarıyla çok yönlü ve titizlikle yürütüldüğü vurgulandı.

İçişleri Bakanlığı olarak mülkiye ve polis başmüfettişlerinin görevlendirildiği anımsatılan açıklamada, adli sürecin Adalet Bakanlığı koordinasyonunda hassasiyetle sürdürüldüğü, Milli Eğitim Bakanlığınca 4 başmüfettişle idari inceleme sürecinin başlatıldığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca saldırıdan etkilenenlerin ve ailelerinin rehabilitasyon süreçlerinin titizlikle yürütüleceği kaydedildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Sabah saat 09.00'da valilerimiz, il emniyet müdürlerimiz, il jandarma komutanlarımız ve il milli eğitim müdürlerimizle bir araya gelerek geniş kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştireceğiz. Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin'in katılımıyla gerçekleştireceğimiz bu toplantıda, okullarımızın ve çevresinin güvenliğine yönelik tedbirleri bütün boyutlarıyla ele alacak, gerekli adımları süratle hayata geçireceğiz. Evlatlarımızın huzur ve güven içinde eğitim alması en temel önceliğimizdir. Bu doğrultuda ilgili tüm bakanlıklarımız ve kurumlarımızla güçlü bir koordinasyon içerisinde çalışmaktayız.

Bu acı hadise üzerinden provokasyon üretmeye, milletimizin acısını istismar etmeye, suçu ve suçluyu övmeye, dezenformasyon yaymaya çalışanlar hakkında da gerekli işlemler kararlılıkla yürütülmektedir. Siber Suçlar, İstihbarat, Güvenlik ve Asayiş Daire Başkanlıklarımız tüm birimleriyle azami gayret göstermektedir. Okullarımızdaki güvenlik tedbirleri artırılmıştır. Sosyal medyada siber devriye çalışmalarımız kesintisiz bir şekilde büyük bir titizlikle yürütülmektedir. Devletimiz güçlüdür. Kurumlarımız eş güdüm içindedir."

Açıklamada, saldırıda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, ailelerine, eğitim camiası ve Türk milletine başsağlığı, yaralılara ise acil şifalar temenni edildi. 


 

Okul saldırılarına Hüseyin Baş'tan tepki

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa okul saldırılarına tepki gösterdi. Baş mesajında, "Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul katliamları asayiş meselesi değil, aile bağları çözülen, değerleri törpülenen, amaçsız gençlerin yarattığı derin toplumsal çöküşün acı yansımasıdır" ifadelerini kullandı 

15.04.2026 16:43:00
Haber Merkezi
Okul saldırılarına Hüseyin Baş'tan tepki
Okul saldırılarına Hüseyin Baş'tan tepki
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayşe Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen silahlı saldırı ile bir gün önce Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde yaşanan benzer olaya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Baş, olayları "yalnızca birer asayiş sorunu" olarak görmediğini vurgulayarak, bunların uzun süredir göz ardı edilen derin bir toplumsal çözülmenin yansıması olduğunu belirtti.

Baş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan elim hadiseler yalnızca birer asayiş sorunu değil uzun süredir göz ardı edilen derin bir toplumsal çözülmenin yansımasıdır. Aile bağlarının zayıfladığı, gençlerin ekranlara hapsedildiği, üretimden ve anlam arayışından uzaklaştırıldığı bir ortamda; mesleksiz, amaçsız ve kimlik bunalımı yaşayan bir neslin ortaya çıkması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu tablo sistemsel bir ihmalin sonucudur.

Milli ve manevi değerleriyle bağı zayıflatılan, aidiyet duygusu törpülenen ve sistemin getirdiği şartlar altında yönsüzlüğe itilen gençlerimiz, sağlıklı bir gelecek inşa etmekte zorlanmaktadır. Bu bir ilerleme değil; aksine toplumsal hafızanın ve insan kaynağımızın aşınmasıdır.

Unutulmamalıdır ki hiçbir çocuk umutsuz, hiçbir genç değersiz doğmaz. Ancak onları hayata hazırlaması gereken eğitim, aile ve sosyal yapı zayıflatıldığında ortaya çıkan boşluk, telafisi güç sonuçlara yol açmaktadır.

Bu nedenle yapılması gereken meseleyi ideolojik tartışmalara hapsetmek değil, aksine aileyi güçlendiren, eğitimi nitelikli ve anlamlı kılan, gençlere hedef ve sorumluluk kazandıran bütüncül politikaları hayata geçirmektir.

Toplum olarak bu sessiz aşınmayı görmezden gelemeyiz. Her geçen gün bir gencimizi daha kaybetme riskiyle karşı karşıyayız. Artık bu gidişata dur demek zorundayız. Daha güçlü bir gelecek için kökleriyle barışık, değerleriyle donanmış ve üretken bireyler yetiştiren bir anlayışı yeniden inşa etmek mecburiyetindeyiz."

Olayın detayları

Kahramanmaraş'taki saldırıda, aynı okulda öğrenim gören 8. sınıf öğrencisi olduğu belirtilen saldırganın 5 silah ve 7 şarjörle okula girdiği, olayda 1 öğretmen ile 3 öğrencinin hayatını kaybettiği, 20 kişinin de yaralandığı açıklandı. Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, saldırganın babasının eski emniyet personeli olduğunu belirterek soruşturmanın sürdüğünü duyurdu. Öğrenciler panik sırasında camdan atlayarak kaçmaya çalıştı.

Olay, bir gün önce Şanlıurfa Siverek'te bir lisede yaşanan ve 16 yaralının olduğu silahlı saldırının hemen ardından geldi. Her iki olay da eğitim camiasında ve toplumda büyük üzüntü ve tepki yarattı.

Hüseyin Baş'ın açıklaması, yaşanan trajedileri salt güvenlik meselesi olmanın ötesinde, gençlerin eğitimi, aile yapısı ve toplumsal değerler açısından ele almasıyla dikkat çekti.

Kahramanmaraş'ta okula silahlı saldırı

Şanlıurfa’daki okul saldırısının şokunu henüz atlatamamışken bugün bir acı haber de Kahramanmaraş’tan geldi

15.04.2026 14:42:00
Haber Merkezi
Kahramanmaraş'ta okula silahlı saldırı
Kahramanmaraş'ta okula silahlı saldırı
Şanlıurfa'daki okul saldırısının şokunu henüz atlatamamışken bugün bir acı haber de Kahramanmaraş'tan geldi.

Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, okuldaki silahlı saldırıda biri öğretmen 4 kişinin hayatını kaybettiğini, 20 kişinin yaralandığını açıkladı.

Edinilen bilgilere göre öğle saatlerinde okul binasına giren bir şahıs, henüz bilinmeyen bir nedenle çevreye ateş açmaya başladı.



Görgü tanıklarının ifadelerine göre saldırgan, önce okul bahçesinde havaya ateş açtıktan sonra bina içerisine yönelerek saldırısına devam etti.

Silah seslerinin duyulması üzerine bölgeye çok sayıda ambulans, polis ve Özel Harekat ekipleri sevk edildi.

Öğrenci ve öğretmenler güvenlik önlemleri eşliğinde hızla tahliye edilirken, saldırının haberini alan aileler okul önünde büyük panik yaşadı.

İkinci Okul Saldırısı Şoku

Bu saldırı, bir gün önce Şanlıurfa'nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde yaşanan ve 16 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırının hemen ardından gerçekleşti. Üst üste gelen bu olaylar, okul güvenliği konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Yetkililer, saldırganın kimliği ve olayın nedenine ilişkin soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü, yaralıların çevre hastanelere sevk edilerek tedavi altına alındığını bildirdi.

BTP, Kurucu Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı andı: 'Dünyada Milli Ekonomi Modeli değişimi yaşanıyor'

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), Kurucu Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı, vefatının 6. yılında anmaya devam ediyor. Türkiye genelinde ve yurt dışında yapılan anma programlarının İstanbul ayağı ise Cevahir Kongre Merkezi'nde düzenlendi. Programa BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da katıldı. BTP lideri Baş, yaptığı konuşmada, "Dünyada Milli Ekonomi Modeli değişimi yaşanıyor. Haydar Hoca emperyalizmin bedavadan para kazanma düzenini yıktı" dedi

15.04.2026 13:13:00 / Güncelleme: 15.04.2026 13:17:16
Haber Merkezi
BTP, Kurucu Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı andı: 'Dünyada Milli Ekonomi Modeli değişimi yaşanıyor'
BTP, Kurucu Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı andı: 'Dünyada Milli Ekonomi Modeli değişimi yaşanıyor'
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Kurucu Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı, vefatının 6. yılında anmaya devam ediyor.

Türkiye genelinde ve yurt dışında yapılan anma programlarının İstanbul ayağı ise Cevahir Kongre Merkezi'nde düzenlendi.

Programa BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da katıldı.

Saygı duruşu, istiklal marşı ve Kuran-ı Kerim ile başlayan anma programı şiirlerle devam etti. Prof. Dr. Haydar Baş'ın anlatıldığı sinevizyonun ardından kürsüye Hüseyin Baş geldi.



"Prof. Dr. Haydar Baş bütün bir hayatını vatan mücadelesi, millet mücadelesi, devlet mücadelesi ve iman mücadelesi olarak sürdürmüş bir insan" diyen Hüseyin Baş İran savaşı üzerine de değerlendirmelerde bulundu.

Hüseyin Baş konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Bugün dünya bir kırılımın, bir değişimin eşiğinde. Nedir o değişim diye baktığınızda o değişimin temelini oluşturan hatta o değişimi hayata geçiren fikri ortaya koyan Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli. Bu değişim yaşanırken durum ABD için öyle bir dayanılmaz noktaya geldi ki fiilen savaşın içinde olmak zorunda oldu. Haydar Hoca hep 'ABD'yi yıktım' derdi, aslında O'nun yıktığı şey sadece ABD değildi. Haydar Hoca'nın yıktığı şey aynen 1915'te Çanakkale'de Atatürk'ün yıktığı şey olan  emperyalizmin ta kendisiydi.



"Haydar Hoca emperyalizmin bedavadan para kazanma düzenini yıktı"

Emperyalizm 80 yıldır dünyada bir yöntem buldu değerli arkadaşlar. Bu yöntem elindeki kağıdı yeşile boyayıp, bütün dünyaya ihraç edip bütün dünyanın emeğini ve üretimini bedavaya satın alma yöntemiydi. Bunu yaparken de kimsenin çıtı çıkmasın diye yanına bir ordu yerleştirdi. Babam, "ABD'nin parasıyla ordusu birbirini ayakta tutan iki ayak. Bunların birisi yıkılırsa diğeri kalmayacak"derdi. İşte Haydar Hoca bir model ortaya koydu ve bu modelde, 'Devletler Amerikan dolarıyla değil kendi para birimleriyle ticaret yapmalı'  dedi. Şimdi İran'ın Hürmüz Boğazı'nda verdiği mücadelenin, Amerika'nın bu kadar vahşi bir şekilde İsrail'le birlikte İran'a saldırmasının sebebinin ne olduğunu anladınız mı? İşin hakikatinde oradan geçen petrolün ticaretinin Amerikan dolarıyla değil ülkelerin kendi para birimleriyle yapılması var. İşte Haydar Hoca'nın yıktığı düzen emperyalizmin bedavadan para kazanma düzeniydi.



"Müslümanların karşı karşıya getirilmesinin önüne geçmek için 'Ortak payda Ehl-i Beyt' dedi"

Haydar Baş sadece bunu mu yaptı? Hayır! Az önce de izlediniz. O konuşma 2016 yılında Nevşehir'de Hacı Bektaş-ı Veli'nin kalbinde yapılan konuşmadır. Orada, 'İslam dünyasını birbirine düşürerek kavga ettirmek gibi korkunç bir niyeti gördük ve arkadaşlarımızla yola düştük' diyor.

Haydar Hoca bunu gördüğü gün ortaya bir şey koydu ve 'Tevhidin yani birliğin merkezi Ehl-i Beyttir' dedi. İran savaşı ilk başladığında Türkiye'de bazı fitneci ve dış mihraklara hizmet eden odaklar hemen harekete geçtiler. Bunlar öyle aşağılık ifadeler kullandılar. İran'daki Müslümanlar için, 'Onlar Şii, onlar öldürülebilir' noktasına varıncaya kadar ileri gittiler. İşte Haydar Hoca insanlığın sömürülmesine karşı Milli Ekonomi Modelini ortaya koyduğu gibi Müslümanların karşı karşıya getirilmesinin önüne geçmek için de Ehl-i Beyt'i ortaya koydu. O, Sünni dünyadan çıkmış biri olarak 12 imamın hayatını tek tek inceleyip kaleme almış tek ilim insanı. Başka bir örneği yok.



"Hem yürek ister, hem akıl ister, hem de büyük bir feraset ister"

Prof. Dr. Haydar Baş, 'Türkiye zifiri bir karanlığa girmiştir. Bu zifiri karanlıktan Türkiye'yi çıkaracak tek parti Bağımsız Türkiye Partisi'dir, başkası da yoktur'  derdi. O yüzden üzerimizde çok büyük sorumluluk var, çok büyük bir mecburiyetle bildiklerimizi, davamızı, inandıklarımızı yaşamak, anlamak ve anlatmak zorundayız arkadaşlar. Yıl 2015'te Türkiye'de AKP'nin bir telden, MHP'nin bir telden, HDP'nin bir telden çaldığı bir ortamda çıkıp 'AKP, MHP ve DEM Partisi (o günkü adıyla HDP) bir araya gelecek, Türkiye'yi bölünme senaryolarını hayata geçirecek' demek hem yürek ister, hem akıl ister, hem de büyük bir feraset ister.



"Sanat camiasının ilgisizliğine sitem"

Ben sanatı ve sanatçıyı çok sever ve saygı duyarım. Yakın çevrem, eşim, ailem de bilir sanata olan ilgimi, asla küçümsemek istemem ama bir şiir yazdı diye devlet törenleriyle anılan insanlar, bir şarkı yaptı, bir filmde oynadı diye devletin andığı insanlar bütün bir millete kutup yıldızı olmuş Haydar Hoca'yı unutarak geçiyorlar. Bu vefasızlığın hesabını da gün gelecek Türk milleti soracak.

"BTP'nin derdi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bağımsızlığıdır"

Türk siyaseti iki yüzlüdür. Bir yüzü sefa, bir yüzü cefa içerir. Bağımsız Türkiye Partisi Prof. Dr. Haydar Baş'la birlikte kurulduğu günden bugüne siyasetin cefasına talip olmuştur. Kurulduğu günden bugüne cefa çeken bir siyaset Türkiye'de görülmemiştir. BTP için maksat vatanın birliği, milletin birliği, devletin bölünmez bütünlüğü, üniter yapısı.  Bizim için bundan başka bir şey yok. BTP'nin derdi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bağımsızlığıdır."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.