logo
24 HAZİRAN 2026

Kronik hastalıkların en önemli sebebi yanlış beslenme

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hamit Çelik, su diyeti tedavisiyle, kısmi açlıkla hastaların vücut kapasitesi kadar beslenmesi sağlanarak kronik hastalıkları tedavi edilebildiğini söyledi. Çelik, "Bu tedavi kalıcı olarak kilo vermeleri destekleniyor" dedi

10.01.2024 09:24:00
İHA
Kronik hastalıkların en önemli sebebi yanlış beslenme
Kronik hastalıkların en önemli sebebi yanlış beslenme
Türk Kardiyolog Dr. Hamit Çelik, 2020 yılında uyguladığı beslenme modeli ile pek çok kronik hastalıkta ve bağışıklık hastalıklarında önemli sonuçlar almayı başardığı yeni bir tedavi modeli geliştirdini söyledi. 23 bin hastada uyguladığı ve 'Su Diyeti Tedavisi' adını verdiği yöntemde, kısmi açlıkla hastaların vücut kapasitesi kadar beslenmesi sağlanarak kronik hastalıkları tedavi edilebildiğini söyleyen Çelik, "Bu tedavi kalıcı olarak kilo vermeleri destekleniyor" dedi.

Su diyeti tedavisi yöntemini geliştirme nedenlerini anlatan Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hamit Çelik, 'Kardiyoloji polikliniğine gelen hastaların çoğu ileri yaş hastalar olup, çok sayıda kronik hastalıkları da bulunmaktadır.

Çok sayıda ilaç kullanan bu hastaların, kullanılan ilaçlara rağmen hatta düzenli beslenmeye rağmen semptomlarının iyileşmemesi beni bu konuda araştırma yapmaya teşvik etti. Dolayısıyla kısmi açlığın sağlığımız üzerindeki faydalarını baz alarak bir beslenme formülü geliştirdim.

Bol su ve tek öğün beslenmenin olduğu bu formülde, hastaların kronik hastalıklarında gerileme, ilaçları bırakma hatta tamamen iyileşme geliştiğini gördüm. 2020 yılında geliştirdiğim yöntemi yaklaşık 23 bin hastam uyguladı. Bunların büyük bir kısmı ilaca veda etti ve kalıcı olarak zayıflamayı başardı' dedi.


'Yanlış beslenme kronik hastalıklara neden oluyor'


Kronik hastalıkların nedenlerine değinen Dr. Çelik, 'Aslında kronik hastalıkların nedeni çocuklukla gençlikten başlayarak 30-35 yaşlarına kadar vücutta birikmiş çöpler, toksinler, ağır metaller, artık maddeler, parazitler, mantar toksinleri ve vücudun kapasitesinin üzerinde beslenmesi sonucudur. Dolayısıyla kronik hastalıkların asıl tedavisi altta yatan nedeni temizlemeye yöneliktir.

İşte altta yatan neden de bu toksinler, çöpler, parazitler, mantarlardır. Bunlar temizlendiği zaman kronik hastalıklar da ortadan kalkar. Günümüzde kronik hastalıkların tedavisinde ilaç verilir, takviye verilir, durmadan tetkik istenir. Bazı durumlarda hastalar doktor doktor, hastane hastane gezmek zorunda kalır.

Oysa ki, vücut en az 30 gün aç bırakıldığı zaman üçüncü gün itibarıyla vücudun otofaj sistemi devreye girer ve vücutta o güne kadar birikmiş olan toksinler ve ağır metaller parçalanarak, 3 günden 25 güne kadar vücuttan yüzde 90 oranında temizlenir. Dolayısıyla vücutta bulunan bu çöp yığınları temizlendiği için kronik hastalıkların nedeni de ortadan kalkmış olur. Bu sayede kronik hastalıklar da yok olmuş olur. Kronik hastalıklar olmadığı için de kişiler ilaçlardan kurtulmuş olur' diyerek bilgi verdi.


'Asla gelişigüzel uygulanmamalıdır'


Su diyeti tedavisi yönteminin kullanım periyoduna değinen Dr. Çelik, 'Su diyeti yöntemi, en az 30 gün, 60 gün, 90 gün olmak üzere bazen de 120 güne kadar uygulanan bir programdır. Bu program tamamlandıktan sonra da hastalar en az 3 ay koruma diyeti şeklinde takip edilir. Sadece kronik hastalıklara yönelik tedavi 30 gündür eğer hem kilo hem de kronik hastalıklara yönelik uygulanacaksa kişiye göre 60 - 90 - 120 günlük programlar uygulanır.

Su diyetinin aslında amacı vücuda kapasitesi kadar beslenme alışkanlığı kazandırmaktır. Bu alışkanlığın aşılması ve vücudun kapasitesinden fazla beslenmesi durumunda kişilerin 2 yılda bir 30 günlük su diyeti yöntemi uygulanması önerilir. Bu diyet kesinlikle internetten gelişigüzel bilgilerle değil, mutlaka doktor kontrolünde uygulanmalıdır. Bu bir tedavi protokolüdür ve süreç ciddiyetle hekim tarafından takip edilmelidir.

Su diyeti ile tedavinin üçüncü gününden itibaren vücudun otofaj sistemi devreye girdiği için, vücuttaki birikmiş olan çöpleri, toksinleri, ağır metalleri, artık maddeleri parçalayıp dışarı atar. Bu reaksiyonlar yaklaşık 25 gün kadar devam eder. Bu toksin atılımı sırasında oluşacak yan etkiler vardır. Mide bulantısı, tansiyon düşüklüğü, şeker düşüklüğü, halsizlik, öksürük, deride lezyonların çıkması gibi yan etkiler görülebilir.

Bunlar geçicidir, kısa sürelidir diyetin devamını etkilemez. Ancak hastalar bu toksin atılımı sırasında mutlaka hekimden destek almalılardır. Aksi halde aşırı toksin atılımına bağlı olarak organlarda sıkıntı yaşanabilir. Bu yüzden asla gelişigüzel bir şekilde hastanın kendi başına uygulayabileceği yöntem değildir' şeklinde konuştu.


Kimlere uygulanabilir, kimlere uygulanamaz'


Su diyeti tedavisinin uygulanabileceği ve uygulanmasının sakıncalı olabileceği grupları ayrıntılı bir şekilde anlatan Dr. Çelik, 'Su diyeti tedavisi; boyu kadar kilosu olanlar (160 cm boy - en az 60 kilo gibi), zayıf olmayanlar, kronik hastalığı bulunanlar, epilepsi, Parkinson, kanser, diyabet, her türlü baş ağrısı, migren, sinüzit, alerji, gastrit, reflü, karın şişkinliği, tansiyon, kolesterol, Fibromiyalji, romatizma, romatoid artrit, kas eklem ağrısı, varis, kalp damar hastalıkları, kalp damarlarından bypass olmuş hastalar, stentli hastalar, kalp yetmezliği olanlar, huzursuz bacak sendromu, tiroid hastalıkları, göz hastalıkları, insülin direnci, mantar, egzama, dermatit, cilt lekeleri, lipödem, yağ bezeleri, kemoterapi alan, insülin kullanan hastalar gibi çok sayıda hastalığı bulunan kişilerde kullanılabilir. Su diyeti tedavisi zayıf olanlar, demans hastaları ve evre 4 kanser hastaları uygulanamaz' ifadelerini kullandı.


'Vücut kapasitesi kadar beslenmeyi öğrendiğinde verilen kilo da kalıcı oluyor'


Su diyeti tedavisinin kalıcı kilo verme üzerindeki etkilerine de değinen Dr. Çelik, 'Kilo verme işi beyinde bitmelidir. Yeme içme olayı vücudun ihtiyacından çok, psikolojiktir. Siz duygusal bilinçaltındaki acıkma duygusunu yok etmediğiniz sürece asla verdiğiniz kilolar kalıcı olmaz. Diyet yaparsınız verirsiniz, bıraktığınızda ise hızlıca geriye 2-3 kat daha fazla kilo alırsınız. Spor yaparsınız verirsiniz, sporu bıraktığınız zaman hızlıca 3 kat kilo alırsınız.

Aynı durum cerrahi uygulamalar sonrası için de geçerli. Su diyeti tedavisi ile kalıcı olarak kilo verebilmek için de 90 günlük bir program uygulamak gerekir. Çünkü beyin ve vücut açlığı ancak öğrenir. Psikolojik açlık bu sürede yavaş yavaş yok olur. Acıkma hissi yok olur.

Tatlı veya benzeri besinlere karşı bağımlılık azalır ve zamanla yok olur. Bu şekilde kişi az yemeyi öğrenir, vücudun kapasitesi kadar beslenmeyi öğrenir. Bu sayede aslında kendi bedenini eğiterek kişi kendi kendine kalıcı olarak kilo vermiş olur.

Tedavisini yaptığımız 23 bin hastanın neredeyse tamamı kilo verdi ve bu kilolarını hala korumaktadırlar. Su diyeti tedavisi ile 30 günde yaklaşık 10-12 kilo, 60 günde 18-20 kilo, 90 günde 25-30 kiloya yakın kilo verdi hastalarımız. Ancak kilo oranı yükseldikçe daha fazla kilo da verilir. Yani eğer kilosu 150, boyu 1.80 ise bu kişi 90 günde yaklaşık 45 ya da 50 kilo verebilir.' dedi.


'Sağlıklı bir hayat için açlık her zaman şifadır'


Vücudun aç kalmasının bedenimiz ve sağlığımız üzerindeki etkilerine de değinen Dr. Hamit Çelik sözlerine şöyle devam etti: "Vücudun aç kalması şundan dolayı çok önemlidir. Günlük yediğimiz besinlerin tamamı sindirilir, depolanmaz.

Bağışıklık sistemi daha güçlüdür. Vücutta birikmiş besin olmadığından dolayı ileride depolanacak besin de yoktur dolayısı ile depolanıp da kullanılmayan ve bozulmaya meyilli besin de olmaz. Kişinin organlarının ömrü artar, organ yetmezliği oluşmaz ve kişinin ömrü uzamış olur. Sağlıklı bir hayat için açlık her zaman şifadır unutulmamalıdır.

Su Diyeti Tedavisi sonrası hastaların en çok dikkat etmesi gereken vücudun kapasitesi kadar beslenmeleri ve o kapasitenin üzerine çıkmamalarıdır. Bunun için de günde tek öğün beslenmek yeterlidir.

Bir kişi tek öğün beslendiği zaman vücudun otofaj sistemi yaklaşık 23 saat boyunca çalışır, aktif haldedir ve vücutta birikmiş olan fazla besinleri, toksinleri artık maddeleri, mikropları da parçalar atar ve dolayısıyla ileride kişi hasta olmaz ve kilo almaz."


'Bu bir tedavi yöntemidir, başka su diyetleri ya da su oruçları ile karıştırılmamalıdır'


Dr. Hamit Çelik, geliştirdiği yöntemin bir tedavi şekli olduğunu ve diğer su diyetleri ile karıştırılmaması gerektiğinin altını çizdi. Çelik, 'Su diyeti tedavisinin alternatifleri yoktur. Çünkü bu bir diyet programından ziyade bir tedavi yöntemidir. Sosyal medyada da yaygın olarak gördüğümüz su oruçları ile hiçbir ilgisi yoktur. 2 günlük, 3 günlük yalnız su ve sıvı diyetleri sağlık açısından faydalı olabilir ama kilo açısından çok zararlı. 2-3 günde 2 kilo verilir ancak bırakıldığı anda bir iki gün içerisinde kişi verdiği o kilonun iki katını geri alır, iştahı daha çok artar.' dedi.


'Olumlu etkilerinin yüksek olduğu hastalıklar'


Su diyeti tedavisinin olumlu etkilerinin yüksek olduğu rahatsızlıkları da sıralayan Dr. Hamit Çelik, 'Migren, her türlü baş ağrısı, kronik sinüzit, horlama, uyku apnesi, astım bronşit, öksürük, nefes darlığı, kalp yetmezliği, kalp damar hastalıkları, tansiyon, reflü, geğirme, gastrit, karın şişkinliği, kabızlık, ishal, Fibromiyalji, romatizma, romatoid artrit, kas eklem ağrıları, huzursuz bacak sendromu, topuk dikeni, varis, tip 2 diyabet, kolesterol trigliserit yüksekliği, polikistik over sendromu, idrar yolu enfeksiyonu, adet düzensizliği, erken menopoz, egzama, alerji, ürtiker dermatit, sivilce, cilt lekeleri, yağ bezeleri, lipodem, lenf ödem, tiroid hastalıkları, göz hastalıkları, kuru göz, göz Tansiyonu gibi pek çok hastalığın olumlu anlamda gerilediğini ya da tamamen tedavi olduğunu gördük.' dedi.

Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı

Yapay zekadan fiziksel dünyaya geçiş hızlanırken, bu yılın parlayan yıldızları kanser aşıları, kuantum simülasyonları ve sıfır elektrikle soğutma sağlayan malzemeler oldu

24.06.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl merakla beklenen ve geleceği şekillendirecek olan "Top 10 Emerging Technologies" (2026'nın En Önemli 10 Gelişen Teknolojisi) raporunu yayımladı. Frontiers iş birliğiyle yapay zeka analizleri kullanılarak hazırlanan rapor, teknoloji yarışının artık sadece yazılım ve sohbet botlarından ibaret olmadığını; doğrudan sağlık, enerji, altyapı ve gıda gibi fiziksel alanlara kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2026 yılı, laboratuvarda geliştirilen teorik buluşların küresel ölçekte ticari ve kitlesel üretime geçtiği kritik bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçiyor.


Sağlıkta devrim: Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları


Raporda en çok dikkat çeken unsurların başında sağlık sektöründeki dönüşüm geliyor. Tek tip kanser tedavisi dönemi, yerini hastanın kendi tümör hücrelerine göre tasarlanan kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşılarına bırakıyor.

Çalışma Prensibi: Hastanın tümör dokusu dizilenerek benzersiz mutasyonlar ve proteinler tespit ediliyor.

Bağışıklık Eğitimi: Tespit edilen bu işaretlere özel üretilen mRNA aşısı, hastanın kendi bağışıklık sistemine kanserli hücreleri bulup yok etmeyi öğretiyor.

Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi.

İlaç keşif süreçlerinde ise Kuantum Simülasyonları devreye giriyor. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. IBM ve Moderna ortaklığında yürütülen protein katlanması simülasyonları, yeni ilaçların laboratuvar süreçlerini yıllardan günlere indirmeyi başardı.


İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği


2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Pasif radyatif soğutma malzemeleri, üzerlerine gelen güneş ışığını doğrudan atmosferin dışına, uzay boşluğuna geri yansıtarak binaların hiç elektrik harcamadan serin kalmasını sağlıyor.

Enerji ve çevre başlıklarında öne çıkan diğer kritik teknolojiler ise şu şekilde devrim yaratıyor:

Doğrudan Lityum Çıkarımı (DLE): Geleneksel buharlaştırma havuzları yerine, tuz düzlüklerinden birkaç saat içinde batarya kalitesinde lityum üreterek elektrikli araç devrimini hızlandırıyor.

PFAS İmhası: Doğada asla yok olmadığı için "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerini zararsız bileşenlere ayırarak içme sularını temizliyor.

Hassas Fermentasyon: Genetik olarak programlanmış mikroplar yardımıyla, hayvancılığa ihtiyaç duymadan tanklarda gıda bileşenleri ve ilaç ham maddeleri üretiyor.


Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi


Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. WEF raporu, gelecekteki kuantum saldırılarına karşı dijital dünyayı koruyacak olan Kafes Tabanlı Kriptografi (Lattice-based cryptography) teknolojisini yılın en stratejik güvenlik hamlesi olarak ilan etti.

Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. Teknoloji halihazırda Apple'ın iMessage gibi küresel platformlarında aktif olarak kullanılmaya başlanmış durumda.


"Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş"


Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor. 2026 yılı, insanlığın gıda güvensizliği, iklim değişikliği ve tedavisi olmayan hastalıklar karşısında teknolojiyi en somut şekilde sahaya sürdüğü yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.