logo
23 HAZİRAN 2026

Kruvaziyerde hantavirüs kâbusu

Atlantik’in ortasında lüks kruvaziyer MV Hondius, hantavirüs salgınıyla tam bir kâbusa dönüştü. Üç yolcu hayatını kaybederken 149’dan fazla kişi karantinada mahsur kaldı. Kemirgen kaynaklı ölümcül virüs okyanus tatilini dehşete çevirdi

05.05.2026 11:51:00
Eyüp Kabil
Kruvaziyerde hantavirüs kâbusu
Kruvaziyerde hantavirüs kâbusu
Atlantik Okyanusu'nun ortasında, lüks bir kutup keşif gemisi MV Hondius, beklenmedik bir sağlık krizinin merkezine dönüştü. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından doğrulanan hantavirüs salgını, üç kişinin ölümüne yol açtı; gemideki 149'dan fazla yolcu ve mürettebat hâlâ karantinada bekliyor.






Arjantin'den Cape Verde'ye uzanan kâbus

MV Hondius, Hollanda bandıralı Oceanwide Expeditions'a ait bir ekspedisyon gemisi. 1 Nisan 2026'da Arjantin'in Ushuaia limanından yola çıkan gemi, Atlantik'in uzak bölgelerini keşfeden bir rota izliyordu. 17'si ABD'li yaklaşık 150 yolcu ve 70 civarı mürettebatla dolu gemi, Nisan ayının ortalarından itibaren ilk vakaları bildirdi.

İlk belirtiler 6-28 Nisan arasında ortaya çıktı: Yüksek ateş, kas ağrıları, baş ağrısı ve hızla ilerleyen solunum sıkıntısı. Gemideki ilk ölüm 11 Nisan'da yaşandı. 70'li yaşlarındaki Hollandalı bir erkek yolcu gemide hayatını kaybetti. Eşi ise 26 Nisan'da Güney Afrika'da Johannesburg'da öldü. Üçüncü kurban, Alman uyruklu bir yolcu oldu ve 2 Mayıs'ta hayatını kaybetti. DSÖ, toplamda iki doğrulanmış ve beş şüpheli hantavirüs vakası bildirdi. Bunlardan biri 69 yaşındaki İngiliz yolcunun yoğun bakımda kaldığı Güney Afrika'daki hastanede teyit edildi. İki mürettebat da acil tıbbi müdahale bekliyor.

Geminin Yeşil Burun Adaları (Cape Verde) açıklarında demirlemesiyle kriz zirveye çıktı. Cape Verde yetkilileri, enfeksiyon riski nedeniyle kimsenin karaya çıkmasına izin vermedi. Yerel bir tıbbi ekip gemiye gönderildi ancak yolcular ve mürettebat hâlâ gemide mahsur durumda.






Hantavirüs nedir? Nadir ama ölümcül bir tehdit

Hantavirüs, kemirgenler (fare, sıçan) tarafından taşınan bir virüs ailesi. İnsanlara genellikle hayvanların idrarı, dışkısı veya tükürüğüyle temas yoluyla bulaşır. Yeni Dünya hantavirüsleri (özellikle Güney Amerika'da görülen türler) hantavirüs pulmoner sendromuna (HPS) yol açar; bu da akciğerlerde ani yetmezlik ve şoka neden olur. Ölüm oranı yüzde 38'e kadar çıkabiliyor. Kişiden kişiye bulaşma çok nadir olsa da kapalı ortamlarda risk artar.

Gemideki salgının kaynağı henüz tam olarak aydınlatılmadı. Uzmanlar, geminin önceki seferlerinde veya Arjantin limanında kemirgen istilası olabileceğini, virüsün gemi depoları veya havalandırma sistemleri üzerinden yayıldığını düşünüyor. Hantavirüsün okyanus kruvaziyerlerinde görülmesi son derece nadir; genellikle kırsal veya ormanlık alanlarla ilişkilendirilir.






Gemide panik ve karantina var

Yolcular arasında panik hakim. Gemide kalanlar, belirtiler gösteren kişilerle aynı ortamı paylaşmanın korkusuyla yaşıyor. Oceanwide Expeditions'tan yapılan açıklamada, "Yolcuların güvenliği önceliğimiz; tüm protokoller uygulanıyor" denildi. Ancak gemideki 149 yolcudan bazıları, "Biz burada unutulduk" diye isyan ediyor.

Güney Afrika Sağlık Bakanlığı ve DSÖ, detaylı laboratuvar testleri ve gemideki kemirgen incelemesini sürdürüyor. İkinci bir hantavirüs vakasının da teyit edilmesiyle soruşturma genişletildi.






Neden bir kruvaziyer?

Kruvaziyer gemileri genellikle norovirüs veya grip salgınlarıyla anılır; hantavirüs gibi rodent kaynaklı bir virüsün burada patlak vermesi şaşırtıcı. Enfeksiyon uzmanları, geminin kutup ekspedisyon rotasının (Arjantin'den Atlantik'e) fare popülasyonu açısından riskli olabileceğini belirtiyor. Bir uzman, "Gemilerde yiyecek stokları ve nemli ortamlar kemirgenleri çeker; virüs bir kez girdiyse yayılması kolay olur" diyor.

DSÖ, "Kişiden kişiye bulaş riski düşük olsa da" diyerek temkinli davranıyor. Cape Verde ve Güney Afrika makamları, geminin tahliyesi için uluslararası koordinasyon sağlıyor.

Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













‘Şişman diyetisyen’ dediler


 
 
İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nde görev yapan Diyetisyen Dilara Demirkan, 97 kilodan 61 kiloya düştü. “Sen bu halinle diyetisyen olamazsın” sözlerine inat 16 ayda 36 kilo veren Demirkan, bugün hastalarının ilham kaynağı oldu.

16.06.2026 00:05:00 / Güncelleme: 16.06.2026 00:12:14
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
‘Şişman diyetisyen’ dediler
‘Şişman diyetisyen’ dediler

İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, çocukluk yıllarından beri mücadele ettiği fazla kilolarından 16 ayda kurtuldu. 97 kiloyla başladığı yolculukta 36 kilo vererek 61 kiloya düşen Demirkan, bir zamanlar kendisine yöneltilen "Sen bu halinle diyetisyen olamazsın" sözlerini bugün başarı hikayesine dönüştürdü. Hastalarının artık "Ama burada şişman bir diyetisyen vardı" diyerek şaşkınlık yaşadığını söyleyen Demirkan, sağlıklı kilo vermenin sırrının sabır, disiplin ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarında saklı olduğunu anlattı.







"Sen diyetisyen olamazsın" diyenler oldu

Fazla kilolarla küçük yaşlarda tanışan Demirkan, yıllarca diyet yapıp bıraktığını anlattı. Çocukluğundan beri kilo problemi yaşadığını belirten Demirkan, "Her yaz diyetisyene gider, birkaç ay diyet yapardım. Ancak kış geldiğinde eski beslenme düzenime geri dönerdim. Bu döngü yıllarca sürdü. Üniversite yıllarında önce gıda teknolojisi eğitimi aldım. Babamın yıllardır diyetisyenlere para ödediğini görünce kendi kendime 'Seni bu dertten kurtaracağım' dedim ve Beslenme ve Diyetetik bölümünü tercih ettim. Ancak bu kararıma çevremden olumsuz tepkiler geldi. 'Kelin ilacı olsa başına sürer', 'Sen diyetisyen olamazsın' diyenler oldu" ifadelerini kullandı.







97 kiloyla başlayan dönüşüm

Uzun yıllar kilosunu çok önemsemediğini söyleyen Demirkan, sağlık sorunlarının ortaya çıkmasıyla birlikte yaşamında köklü bir değişiklik yapmaya karar verdiğini belirterek, "Tiroidle ilgili bazı sağlık sorunları yaşamaya başladım. Bir aile düğünü öncesinde kardeşimle birlikte diyet yapmaya karar verdik. Başlangıçta küçük adımlarla ilerledik, ancak zamanla bu süreç bir yaşam değişikliğine dönüştü. 97 kiloyla başladığım yolculukta yaklaşık 16-17 ayın sonunda 61 kiloya düştüm. Eski hastalarım geldiğinde beni tanımakta zorlanıyor ve 'Ama burada şişman bir diyetisyen vardı' diyorlar. Ben de 'Evet, o bendim' diye yanıt veriyorum. Ardından büyük bir şaşkınlıkla 'Nasıl yaptınız?' diye soruyorlar" dedi.







Salçalı makarna için ağlayarak uyudu

Kilo verme sürecinde birçok kişinin kendisine ameliyat ya da zayıflama iğnesi kullanıp kullanmadığını sorduğunu belirten Demirkan, başarısının arkasında yalnızca sağlıklı beslenme ve düzenli spor olduğunu söyledi. Demirkan, "Ne mide ameliyatı oldum ne mide balonu yaptırdım ne de zayıflama iğnesi kullandım. Kendi hazırladığım beslenme programına sadık kaldım ve düzenli olarak spor yaptım. Bir gece sadece salçalı makarna yemek istediğim için ağlayarak uyudum. Evde makarna da yoğurt da vardı. İstesem kalkıp yiyebilirdim. Ama kendime bir söz vermiştim. Yemedim ve uyudum. Ertesi sabah programıma kaldığım yerden devam ettim. 'Artık yapamıyorum' dediğim çok zaman oldu. Ancak ailem, arkadaşlarım ve doktor meslektaşlarım bana sürekli destek verdi. Bazen insanın yanında kendisine inanan insanların olması her şeyden daha önemli" dedi.







Diyetisyen sadece kilo verdirmez

Toplumda diyetisyenlik mesleğinin çoğu zaman yalnızca kilo verme ile ilişkilendirildiğini belirten Demirkan, hastanede çok farklı sağlık sorunları bulunan hastalara da hizmet verdiklerini vurguladı. Demirkan, "Diyetisyen denince insanların aklına ilk olarak zayıflamak geliyor. Oysa biz sadece kilo vermek isteyen kişilerle çalışmıyoruz. Diyabet, kolesterol ve gut hastalarının yanı sıra nöroloji ve yoğun bakım servislerinde tedavi gören hastalara da beslenme desteği sağlıyoruz. Bizim görevimiz yalnızca kilo verdirmek değil, bireylere sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları kazandırmak" dedi.







Kilo vermek değil, korumak zor

Bugün artık "diyet" sürecinden çok "koruma" döneminde olduğunu söyleyen Demirkan, asıl mücadelenin verilen kiloları koruyabilmek olduğunu vurguladı. Demirkan, "İnsanlar hedef kiloya ulaştıklarında sürecin bittiğini düşünüyor. Oysa asıl süreç bundan sonra başlıyor. Ben bugün dikkat etmeyi bıraksam verdiğim kiloların önemli bir kısmını geri alabilirim. Ameliyat, mide balonu ya da zayıflama iğnesi kullanan kişiler için de durum farklı değil; beslenme düzeni değiştirilmediği sürece verilen kilolar geri dönebiliyor. Önemli olan sürdürülebilir bir yaşam tarzı oluşturmak. Diyet ve spor, emek isteyen ama süreklilik gerektiren süreçlerdir. Uzun süre çaba gösterilir, ancak bırakıldığında geri dönüşler başlayabilir. Bu nedenle önemli olan kısa süreli diyetler değil, ömür boyu sürdürülebilecek sağlıklı alışkanlıklar kazanmaktır. Benim bu süreçte öğrendiğim en önemli şey de bu oldu" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.