Kimi zaman biz bir ihtiyaçtan dolayı davet ediyoruz dostlarımızı, kimi zaman "çat kapı" dostlar ziyaretimize kendiliğinden geliyor. Yakın zamanda yine "çat kapı" eski amma kendisini hep merak ettiğim bir dost çıkageldi. Duygulandım.Efor sarf edemediğim için üzülüyorum. Niye konuşamadığımı anlatsam halimden şikâyet olacak, anlatmasam, gelişine sevinmemişim gibi bir ortam oluşacak.Dedik ki, "Sen konuş, biz dinleyelim". Birkaç dakika susarak halleştik. Birkaç dakika konuşarak dertleştik.Söz döndü dolaştı ülkenin gündemine geldi.Öyle bir geldi ki? Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın Gaziantep konuşmasında dikkatimizi çektiği:"Adalet Bakanı, istifa eden 4 bakan ile savcılığın gönderdiği fezlekeleri elinin tersiyle itti. Bunlar Anayasa'ya aykırı hallerdir. Benim asıl tuhafıma giden ise, vatandaşlarımız çok ciddi bir şekilde duyarsızlaştı."Hal ile birebir karşılaşıverdik?Ben, "Yetim hakkı yeniyor" diyorum, dostumun cevabı şu oluyor:"-Hesabını Allah'a versinler!"Ben:"-Toplumu kutuplaştırıyor, geriyor, ülke düşman kamplar haline getiriliyor, kardeş kardeşi kıracak" diyorum.Dostum:"-Hesabını Allah'a versinler!"Diyor?Ben:"-Zinayı, domuz etini serbest bıraktılar"Diyorum?Dostum:"-Hesabını Allah'a versinler"Diyor?Nefesim daraldı, dudaklarım morarmaya başladı. Bu kardeşimiz birkaç yaş bizden küçük olmasına rağmen sakalı göğsünde bir kardeşimiz.Biliyorum, bağlı olduğu tarikat gereği günde en az on bin Kelime-i Tevhit tesbihatı var?Dinimiz "adalet" dini?Sünneti Seniye, çalanın, çırpanın, devlet adına hediye kabul edenin, zalimin hesabını bu dünyada görecek türlü cezaları vazetmiş bir Sünneti Seniye?Peygamberimiz, "Kızım Fatıma da çalsa bileğini keserim" diyen bir Peygamber?Bütün bunları bilen bu ehli tarik kardeşimiz bir, "Hesabını Allah'a versin"dir tutturmuş gidiyor.İnsan kulaklarına inanamıyor?O zaman bu tesbihatlar yanı başında açlıktan ölen bir çocuğa bir tas çorba vermeyi yahut yetimi tokatlayan bir adamın elinden o yetimi kurtarmayı değil de, "Karnını Allah doyursun, tokatların cezasını Allah versin" tespihatları olmuyor mu?!Birisi gelse bu kardeşimizin evini soysa polisi mi arar yoksa " Hırsızın cezasını Allah versin" der, yatıp yatağına mışıl mışıl uyur mu?Bu zihniyete göre mahkemelere gerek yok. Hukuk fakültelerine, savcılara, hâkimlere, avukatlara, polise, jandarmaya gerek yok?Bunun ucu "devlete gerek yok"a kadar varıyor?Yeri gelince Fransa'daki dansa, "Benim milletime de sıçrar" diyerek tokat indiren Kanuni ile övüneceksin, kendi ülkende zinanın ve domuz etinin serbest bırakılması hesabının görülmesini, tutacak Allah'a havale edeceksin?Ne oldu bize böyle?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Hasan Demir / diğer yazıları
- Artık yeter! / 02.11.2015
- Artık yeter! / 28.09.2015
- Sandıktan ne çıkacak! / 21.09.2015
- Böyle milliyetçilik olur mu? / 12.09.2015
- AKP başımıza neler getirecek! / 11.09.2015
- Şehit ve gaziden korkanlar! / 07.09.2015
- Kripto Ermeniler! / 29.08.2015
- Atatürk sandıktan çıkmadı! / 24.08.2015
- Bu ne biçim üslup böyle! / 22.08.2015
- Asalet nerede? / 16.08.2015
- Artık yeter! / 28.09.2015
- Sandıktan ne çıkacak! / 21.09.2015
- Böyle milliyetçilik olur mu? / 12.09.2015
- AKP başımıza neler getirecek! / 11.09.2015
- Şehit ve gaziden korkanlar! / 07.09.2015
- Kripto Ermeniler! / 29.08.2015
- Atatürk sandıktan çıkmadı! / 24.08.2015
- Bu ne biçim üslup böyle! / 22.08.2015
- Asalet nerede? / 16.08.2015



























































































