Sayın başbakan, zaman zaman hiddetlendiğinde, rakiplerine meydan okuması gerektiğinde en yüksek perdeden haykırır; "biz bakkal değil devlet yönetiyoruz devlet devlet".Meğerse tersi doğruymuş, bakkal ciddiyetinde devlet yönetiyormuşlar.Tıpkı kumsalda oynayan çocuklar gibi.Kumsalda oynayan çocuklar bile, "burası benim evim, burası benim yolum, benim yoluma ev yapamazsın" diyerek inatlaşırlar, hatta bazen kavgaya dahi tutuşurlar.On bir seneden beri yönettiği ülkede paralel devlet oluştuğunu, ülkenin ordusuna kumpas kurulduğunu hem kendisi hem de danışmanları on bir senenin sonunda öğreniyorlar.Bakkal yönetmek bile bundan daha bir ciddiyet, daha bir dikkat istemez mi?Orduya kumpas kurulurken, kumpasa göz yumdu isen, hele bakalım işin sonu nereye varacak deyip bekledi isen bu nasıl devlet yönetmektir, bu nasıl yönetim anlayışıdır? Yok haberimiz olmadı, saman altından su yürütmüşler, sızmışlar diyorsan, bu durumda da devlet adamlığınız, yönetimdeki ciddiyetiniz tartışılmaz mı?Bu durumda "biz bakkal değil devlet yönetiyoruz devlet" şeklindeki haykırışlarınız bir nutuktan ibaret kalmaz mı?Şimdi Türk milleti geriye dönüp bakıyor ve on bir yıllık icraatları, atılan adımları, atılan imzaları, yapılan anlaşmaları zihninden bir bir geçiriyor ve diyor ki "orduya kumpas kurdular" meselesindeki dikkatsizlik, ciddiyetsizlik ya bütün yıllara hakim ise o zaman ne olacak?Bu işi ta başından beri planlayan küresel güçlerin ifadesi ile "Türk ordusunu kafesleyen " davalara yeniden bakılacak, yeniden yargılamalar olacak, iyi güzel de diğer zararlar nasıl telafi edilecek?Kumsalda oynayan çocuklar gibi yönetilen devlette yapılan özelleştirmeler, dağıtılan maden ruhsatları, satılan vatan toprakları, el değiştiren servetler? Bütün bunlar ne olacak?Belki de bu yıllar içinde çalınan sınav sorularından da sizin haberiniz yok, paralel devletin yaptığı, yaptırdığı tayinlerden, yaptığı atamalarda da sizin haberiniz yok!Bu nasıl devlet yönetmek Allah aşkına?
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Saçmalamalarda çıta yükseliyor / 05.02.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026
- Garibanlar / 25.01.2026
- Oylar garibandan koylar kimlere? / 24.01.2026
- Kaldıysa ağızlarda diş kalanı da sıfırlayacak bu gidiş / 23.01.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026
- Garibanlar / 25.01.2026
- Oylar garibandan koylar kimlere? / 24.01.2026
- Kaldıysa ağızlarda diş kalanı da sıfırlayacak bu gidiş / 23.01.2026
























































