logo
19 EKİM 2026

Kuran’ı hakkıyla anlamak

Allah’ın eşref-i mahluk olarak yaratıp, tezyin ettiği insan, üzerine yüklenen sorumlulukların gereğini yerine getirmekle mükelleftir. Bu sorumlulukların en büyüğü iman etmesidir

19.10.2026 00:25:00
Haber Merkezi
 
Kuran’ı hakkıyla anlamak
Kuran’ı hakkıyla anlamak
Allah'ın eşref-i mahluk olarak yaratıp, tezyin ettiği insan, üzerine yüklenen sorumlulukların gereğini yerine getirmekle mükelleftir. Bu sorumlulukların en büyüğü iman etmesidir.

Bir insanın, Allah'ın yegâne kurtuluş ipi olarak gönderdiği İslam'dan, O'nun peygamberi olan Hz. Muhammed'den (s.a.a.) ve kitabı Kur'an'dan nasiplenmesinin yolu iman etmesinden geçer.

Ne derece inanıyorsanız o, Kur'an deryasından o nispette etkilenirsiniz. Mesela, yarasanın güneşi görmesi mümkün değildir. Dolayısıyla, güneşin bu durumda bir eksikliği yoktur.

Bir insan düşünün; kapamış perdeyi, çekmiş, girmiş odasının içerisine; dışarıda dünya ışıl ışıl, her taraf aydınlık; o diyor ki: "Ben karanlıkta kaldım!" Evet, doğru, sen karanlıkta kaldın. Ama kainat karanlıkta değil. Bir oda içerisinde kalan insanın güneşten şikayet etmesi akla uygun değildir.







Şimdi gelelim asıl anlatmak istediğimiz hususa...

Biz, eğer imanımızı takviye eder, güçlendirirsek, arif-i billah olanların (en azından) sohbetlerinde bulunursak, bakış tarzımız çok değişir. Olayları anlama ve yorumlama kabiliyetimiz gelişir.

Kâmil bir zât, talebesinin bir tanesine, "Evladım! Yusuf sûresini oku ve de gel" demiş.

Çünkü talebe hocasına şu soruyu sormuş: "Efendim! Kur'an'da olmayan bir şey yok. Ama ben mü'minin ruhunun bedeninden yağdan kıl çeker gibi çıktığı hususunu bulamadım. Hadiste var ama Kur'an'da yok."

"Öyle mi?" diyor hocası, "Sen git, Yusuf sûresini oku, öyle gel." Gidiyor, okuyor talebe. "Aradığını buldun mu?" diyor hocası. "Hayır!" diyor talebe. İkinci defa, "Git, oku!" diyor hocası. Gidiyor, okuyor. "Buldun mu?" Yine, "Hayır!" diyor talebe. Üçüncü defa "Git, oku!" diyor.

Neticede, "Efendim, buldum" diyor talebe sevinçle. "Nerede buldun?" diyor hocası. "Hz. Yusuf, kadınlar topluluğuna girdiği zaman onun cemâlini müşahade eden kadınlar parmaklarını kestiler de, o güzelliği müşahade, acılarını onlara hissettirmedi, duyurmadı. Anladım ki son nefeste mü'min Allah'ın cemâlini müşahade ederse, ruhunun bedenden çıkışını duymaz. O'nunla meşgul olur" diyor. "Aferin" diyor hocası, "Şimdi okudun ve buldun..."

Tabii olayın temeli Kur'an'ı okumak. Ama nasıl? Bu gözle, bu sevda ile...







Allah ile bağ kurmak

Askerken biz, annemizden, babamızdan, aile efradından mektup alırdık. Biz askerliği 28 yaşında yaptık. O yaşta, ailesinin durumundan haberdar olmak istiyor insan. Çoluk-çocuk sahibisin çünkü.

"Ne yapıyorlar, ne ediyorlar?" diye merak ediyor, haberdar olmak istiyorsun. Mesela hanımın yazıyor: "Nasılsın? İyi misin? Çocuklar da çok iyi. Atlıyor, zıplıyorlar. Hiç merak etme!" Yazdığı sadece bu.

Ama sen okuyorsun, duygulanıyorsun. Hiçbir şikayet yok ortada. Bir mektup da sen yazıyorsun. İşte, "Anneciğim ben şöyleyim. Hiç merak etme. Sabah şunu yaptık. Öğlede bunu yaptık. Akşam şunu yaptık. Arkadaşlarla eğleniyoruz" diyorsun.

Annen okuyor bunu ve ağlıyor. Ağlayacak ne var? Ortada bir iletişim var. Ne iletişimi? Anne ile evlat veya koca ile karı o iletişimi satırlar üzerinde kurduğu için duygu alışverişine girmişler. Bir kağıt ona vesile oluyor. Bir mektup ona vesile oluyor.

Bu örneklerde olduğu gibi insan da, inandığı Allah ile, Kur'an okuyarak, ibadet ederek alaka kurarsa, okuduğu Kur'an'dan anladığı, yaptığı ibadetten aldığı zevk-i mânevî çok farklı olur.







Onun feyzi, onun muhab-beti çok daha başka bir aleme, bir lahuti aleme seni taşır. O zaman Kur'an-ı Kerim'i okuduğunun farkında olursun. Canlı bir örnek daha vererek ne demek istediğimizi açıklayalım:

Mesleğimiz gereği Kur'an'la ilgimiz sürekli; gerek okuyarak, gerek dinleyerek, gerekse ayetler üzerinde yaptığımız çalışmalar nedeniyle Kur'an'la içiçeyiz. Ama babam rahmetlinin kabri başında okunan Kur'an'ı ben hiç unutamam.

Bizim memleketimizde meşhur Ali Haydar Hafız vardı. Büyük bir zâttı. Babamı da çok severdi. Cenazeye geldi. "Elif Lam Mim. Zalike'l kitabu la- reybe fih..."i okudu. Öyle bir okudu ki, ben sanki ilk defa duyuyorum.

Aslında hoca her zamanki gibi okuyor. Ama ben o duygu dünyasını ilk defa o zaman yakaladım. Tabiri caizse, o dünyaya ilk defa o anda girdim. Rahmetli annemin cenazesinde de bu hali yaşadım. Evladım Fâtıma'yı defnederken de bu hali yaşadım. Kısaca, insanın kalp âlemi açılıp imanı güçlendiğinde, Kur'an'dan aldığı muhabbet anlatılmaz, dile gelmez bir hâl alıyor.

Onun için her insanın Kur'an'dan anladığı bir olmaz. Her insanın Kur'an'ı yaşayışı da bir olmaz. O zaman diyeceğiz ki ölçü olarak; herkes imanı ve yakınlığı nispetinde O'ndan feyz alır, muhabbet alır.







Kur'an'ı en iyi yaşayan Resûlullah'tır

Konu buraya gelmişken, hatırlatmamız gereken önemli bir husus var. Kur'an ortaya bir model getirmiştir. Eğer sahih bir imanımız var ise, onu hazme kafi ise, hangi zamanda yaşadığımızın bir önemi yoktur. Bize düşen Allah'ın Kur'an'da anlattığı modeli örnek almak ve hayatımıza geçirmektir.

Kur'an'da bir model tarif ediliyor. O, bir insan istiyor, bir toplum istiyor.

Kur'an bir mükemmel örnek çizdi, ortaya koydu; Allah'ın Sevgilisi Muhammed Mustafa (s.a.a.), Ehl-i Beyt'i ve O'na tâbi olanlar...

O'nun sabrı, O'nun kanaati, O'nun tevekkülü, O'nun tefekkürü, O'nun iz'anı, O'nun imanı, O'nun ihlası, O'nun yardımı, O'nun insanlarla münasebeti, davranışı, düşmana karşı tavrı, hareketi... Kısaca, hayatımızın tamamında uyacağımız örnek Fahr-i Kainat Efendimizdir (s.a.a.); Kur'an bunu anlatıyor.

Bu konu tabii ki çok derin ve teferruatlı bir konudur. Biz, işin özünü hatırlatmakla kifayet edeceğiz. Müslüman olarak ölçümüz bellidir. O da, Allah'ın Kitabında çizilen ölçüler çerçevesinde yaşamaktır.

Bu ölçüleri mükemmel mânâda yaşayan yegane insan Hz. Muhammed'dir (s.a.a.). Daha sonra O'nun tertemiz Ehl-i Beyt'i ortaya koydukları hayatla kendilerinden sonrakilere örnek olmuşlardır.

Ahir zamanı bütün alametleriyle yaşadığımız günümüzde, bizi bâtıla sürükleyecek pek çok unsurla sarmalandığımız bu süreçte, mutlak örneğimiz Hz. Muhammed'e (s.a.a.) ve Ehl-i Beyt'ine sarılmak kurtuluşumuzun yegane çaresidir.

Allah imanımızı güçlendirsin! Kur'an'ı ve Zâtını ay- ne'l-yakin, hakke'l-yakin mertebesinde anlamayı bizlere nasip etsin!" (Prof. Dr. Haydar Baş, İcmal Dergisi Ocak 2012)

Bakırköy'de LNG yüklü tanker yan yattı: Yol trafiğe kapatıldı

İstanbul Bakırköy'de virajı alamayan LNG yüklü tankerin devrilmesi sonucu sürücü yaralandı. Tankerin dolu olması nedeniyle çevrede güvenlik önlemleri alınırken, yol trafiğe kapatıldı

17.10.2026 11:57:00
İHA
 
Bakırköy'de LNG yüklü tanker yan yattı: Yol trafiğe kapatıldı
Bakırköy'de LNG yüklü tanker yan yattı: Yol trafiğe kapatıldı
Kaza, sabah saatlerinde Bakırköy Yeni Havaalanı Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, LNG yüklü tanker, sürücüsünün virajı alamaması sonucu devrilerek yan yattı.






Kazada tanker sürücüsü yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Tankerin dolu olması nedeniyle çevrede güvenlik önlemleri alındı.
Kaza nedeniyle yol trafiğe kapatıldı. Polis ekipleri, bölgede trafik güvenliğini sağlamak amacıyla tedbir aldı.








Ekiplerin olay yerindeki çalışmaları sürüyor.

Siirt'te gıda zehirlenmesi şüphesi: Hastaneye kaldırılanların sayısı 88'e yükseldi

Siirt'in Kurtalan ilçesinde gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırılan kişi sayısı 88'e yükseldi. Rahatsızlanan kişilerin büyük çoğunluğunun öğrenci olduğu öğrenilirken, olayla ilgili işletme sahibi gözaltına alındı

17.10.2026 11:51:00
İHA
 
Siirt'te gıda zehirlenmesi şüphesi: Hastaneye kaldırılanların sayısı 88'e yükseldi
Siirt'te gıda zehirlenmesi şüphesi: Hastaneye kaldırılanların sayısı 88'e yükseldi
Edinilen bilgilere göre, Kurtalan ilçesine bağlı Kayabağlar beldesinde gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye başvuranların sayısında artış yaşandı. Konuya ilişkin Kurtalan Kaymakamlığından yapılan açıklamada, gıda zehirlenmesi şüphesiyle sağlık kuruluşlarına başvuran kişi sayısının 88'e ulaştığı bildirildi.






Açıklamada, başvuran kişilerden 77'sinin öğrenci, 11'inin ise sivil vatandaş olduğu belirtilerek, "55 kişiye ayakta tedavi uygulanmış, 33 kişi ise hastanede yatarak tedavi altına alınmıştır. İlk incelemelerde, rahatsızlanan kişilerin bir kısmının Kayabağlar beldesinde faaliyet gösteren bir işletmeden alınan tavuk dürümü tükettiği belirlenmiştir. Tavuk dürümlerin bir kısmının okul kantininden paketli olarak, bir kısmının ise doğrudan işletmeden satın alındığı öğrenilmiştir" ifadelerine yer verildi.








İşletme sahibi gözaltında

Olayın kesin nedeninin belirlenmesi amacıyla numunelerin alındığı vurgulanan açıklamada, başlatılan adli soruşturma kapsamında ilgili işletme sahibinin gözaltına alındığı kaydedildi. İlgili sağlık kuruluşlarında vatandaşların muayene, tedavi ve takip işlemlerinin titizlikle yürütüldüğü, sürecin kurumlar arası koordinasyonla takip edildiği ve gelişmeler hakkında kamuoyunun bilgilendirileceği belirtildi.

Özenle paketlenmiş kutulardan cephanelik çıktı

Konya'da uygulama noktasında şüphe üzerine durdurulan iki araçta paketlenmiş kutular içerisinde 163 ruhsatsız tabanca ve 2 bin 458 adet silah parçası ele geçirildi. Olayla ilgili gözaltına alınan 6 şüpheliden 5'i tutuklandı

17.10.2026 11:41:00
İHA
 
Özenle paketlenmiş kutulardan cephanelik çıktı
Özenle paketlenmiş kutulardan cephanelik çıktı
Edinilen bilgiye göre, Konya İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, silah kaçakçılarına yönelik çalışma yürüttü. Uygulama noktasında farklı günlerde şüphe üzerine durdurulan farklı araçta arama yapıldı. Aramalarda kutular içerisinde paketlenmiş tabancalar ve çok sayıda silah parçası bulundu.






2 bin 963 silah parçası ele geçirildi

Araçlarda yapılan aramalarda toplam 163 ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Ayrıca birleştirildiğinde 99 ruhsatsız tabanca oluşturabilecek 99 alt gövde, 100 üst sürgü, 100 yiv ve seti bulunan namlu, 101 icra yayı ve mili ile 2 bin 458 tabanca parçası bulundu.








5 şüpheli tutuklandı

Operasyonda yakalanan 6 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edildi. Şüphelilerden 5'i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.






6,2 milyarlık para trafiğinde 29 şüpheli tutuklandı

Yasa dışı bahis ve kumar sitelerine para transferlerine aracılık ettikleri iddia edilen şüphelilere yönelik 16 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 34 şüpheliden 29'u tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelilerin hesaplarında 2023-2025 yılları arasında 6 milyar 235 milyon 761 bin 905 liralık para hareketi tespit edildi

17.10.2026 01:00:00
İHA
 
6,2 milyarlık para trafiğinde 29 şüpheli tutuklandı
6,2 milyarlık para trafiğinde 29 şüpheli tutuklandı
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7258 Sayılı Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığının raporu doğrultusunda bazı şahısların kişisel ve şirket hesapları üzerinden yasa dışı bahis ve kumar siteleriyle bağlantılı para transferlerine aracılık ettikleri belirlendi.








Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen mali analiz ve incelemelerde, aralarında ortaklık bağı bulunmayan 11 şirketin sahibi olduğu belirlenen 36 şüpheli tespit edildi. Şüphelilerin 2023-2025 yılları arasındaki kişisel ve şirket hesap hareketlerinin incelenmesi sonucunda 722 bin 235 işlemde toplam 6 milyar 235 milyon 761 bin 905 liralık para hareketi olduğu ortaya çıkarıldı.









Soruşturma kapsamında Kocaeli, İstanbul, İzmir, Antalya, Aydın, Bursa, Bingöl, Diyarbakır, Erzurum, Karaman, Karabük, Samsun, Mardin, Muş, Uşak ve Hakkari'de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyalin yanı sıra 5 gram esrar ve 120 fişek ele geçirildi. Operasyonda 34 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 







Şüphelilerden birinin ceza infaz kurumunda bulunduğu, birinin ise yurt dışında olduğu tespit edildi. Firari durumda bulunan şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürerken, adliyeye sevk edilen şüphelilerden 29'u tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Basın İlan Kurumu, yazılı basının dijital dönüşümünü çalıştayda masaya yatırdı

“Yazılı Basının Dijital Dönüşümü: Adaptasyon, Entegrasyon ve Sürdürülebilir Model Önerileri Çalıştayı”, farklı disiplinlerden çok sayıda akademisyenin katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Abdulkadir Çay, dijital dönüşümün editoryal sorumluluktan ekonomik sürdürülebilirliğe uzanan çok boyutlu bir süreç olduğunu vurguladı

13.10.2026 10:23:00
Haber Merkezi
 
Basın İlan Kurumu, yazılı basının dijital dönüşümünü çalıştayda masaya yatırdı
Basın İlan Kurumu, yazılı basının dijital dönüşümünü çalıştayda masaya yatırdı
Medya ekosisteminin dijitalleşmeyle birlikte hızlı ve çok katmanlı bir dönüşüm yaşadığını belirten BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay, gazeteciliğin matbu yayıncılığın sınırlarını aşarak hız, veri, etkileşim ve çoklu platform kullanımı ekseninde yeni bir evreye geçtiğini ifade etti.

"Dijital dönüşüm, basılı sayfaları dijital ortama taşımaktan ibaret değildir"

Okurların habere erişim alışkanlıklarındaki değişime ve dijital platformların giderek artan etkisine değinen Çay, uluslararası araştırmalarda da bu dönüşümü destekleyen verilerin ortaya çıktığını kaydetti. Genel Müdür Çay, dünya genelinde sosyal medya ve video ağlarının çevrim içi habere erişimde ilk kez haber kuruluşlarının kendi internet siteleri ve uygulamalarının önüne geçtiğini; çevrim içi haber videosunu haftalık olarak tüketenlerin oranının ise yüzde 77'ye ulaştığını aktardı.

Haberin okura ulaşmasında algoritmaların, içerik akışlarının ve tavsiye sistemlerinin belirleyici rolüne dikkat çeken Çay, dijital yayıncılıkta görünürlüğün artık yalnızca haberin içeriği ve yayımlandığı mecrayla sınırlı olmadığını vurguladı.

Kurumun görev alanında faaliyet gösteren iki binin üzerindeki süreli yayını da dikkate alarak dijital dönüşümün basın sektörü açısından güncel bir mesele olduğuna işaret eden Çay, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Dijital dönüşüm, yalnızca bir internet sitesi kurmak ya da basılı sayfaları dijital ortama taşımaktan ibaret değildir. Asıl üzerinde durmamız gereken husus, gazeteciliğin köklü üretim, doğrulama ve dağıtım zincirini yeni şartlara nasıl uyarlayacağımız ve bu dönüşümü kurumsal yapıya nasıl entegre edeceğimizdir.

Dijital dönüşümü; üretim biçimlerinden iş akışlarına, insan kaynağından teknik altyapıya, okurla kurulan ilişkiden gelir modellerine kadar basının bütün yapısını etkileyen çok boyutlu bir süreç olarak değerlendiriyoruz."

Haberlerin arama motorları, sosyal ağlar, video platformları ve farklı dijital arayüzler üzerinden dolaşıma girmesinin yayıncılara daha geniş kitlelere ulaşma imkânı sağladığını belirten Çay, bu durumun platformlara bağımlılık, dijital görünürlük ve okurla doğrudan ilişki kurma gibi yeni meseleleri de beraberinde getirdiğini ifade etti.

Yapay zekâ destekli bilgi erişiminin dönüşüme yeni bir boyut kazandırdığına dikkat çeken Çay, kullanıcıların arama motorlarında bağlantı aramak yerine yapay zekâ destekli sistemlerden doğrudan yanıt alma eğiliminin arttığını kaydetti.






"Akademik bilgi ile saha tecrübesinin buluşmasını istiyoruz"

Dijital dönüşümün ortaya çıkardığı ihtiyaçların yalnızca mevcut uygulamalar üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmayacağına işaret eden Çay, üniversitelerle iş birliğinin bu açıdan önemli bir rol üstlendiğini belirtti.

Kurum olarak çeşitli üniversitelerle iş birliği protokolleri imzaladıklarını hatırlatan Çay, temel amaçlarının akademik bilgi ve birikimi sahaya aktarmak, sahada edinilen tecrübelerin ve karşılaşılan sorunların da akademik çalışmalara katkı sağlamasını temin etmek olduğunu ifade etti.

Çalıştayın bu iş birliğini güçlendirmesini beklediklerini belirten Çay, akademisyenlerin bilgi ve birikimlerinden yararlanarak hem akademiye hem de basın sektörüne katkı sağlayacak sonuçlar elde etmeyi arzu ettiklerini dile getirdi.

Genel Müdür Çay, Basın İlan Kurumu ve SETA Vakfı iş birliğiyle gerçekleştirilen çalıştayın hem Kuruma hem de basın sektörüne fayda sağlayacağına inandıklarını kaydetti.






Akademisyenler sürdürülebilir model önerilerini değerlendirdi

Genel Müdür Çay'ın açılış konuşmasının ardından çalıştay oturumlarına geçildi. Prof. Dr. Faruk Taşçı'nın başkanlığında iki oturum hâlinde gerçekleştirilen çalıştayda akademisyenler, basın kuruluşlarının dijitalleşme sürecinde karşılaştıkları adaptasyon ve entegrasyon sorunları ile uygulanabilir ve sürdürülebilir model önerilerini ele aldı.

Oturumlarda yapay zekâ teknolojilerinin temel gazetecilik ilkelerine uygun biçimde kullanılması, bu sistemlerin mevcut yayın mekanizmalarına entegrasyonu ve dijital süreçlerin takibi için dinamik bir ölçüm modeli geliştirilmesinin gerekliliği vurgulandı.

Dezenformasyonla mücadelede teyit mekanizmalarıyla iş birliğinin artırılması, gazetecilik alanında bağımsız bir mesleki yeterlilik yapısının oluşturulması, iletişim fakülteleriyle müfredat uyumunun sağlanması ve yerel medyanın niş habercilik alanlarında bölgesel güç birlikleri oluşturması da öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.






"Basılı gazeteciliğin varlığını sürdürmesi bir güvenlik meselesidir"

Çalıştayda dile getirilen görüşleri değerlendiren BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay, dijital platformların artan nüfuzuna karşı basılı yayıncılığın varlığını sürdürmesinin bir güvenlik ve çeşitlilik meselesi olduğuna dikkat çekti. Yayıncılık sektörünü yaşatma ve destekleme yaklaşımının altını çizen Çay, statik değerlendirme yöntemleri yerine nitelikli haberciliği ve okur kitlesini öne çıkaran, teşvik odaklı, teknik ve dinamik sistemlere geçilmesinin önemini vurguladı.

Sektör paydaşlarının ortak hareket etme kültürünü geliştirmesi ve akreditasyon süreçlerinin sağlıklı bir veri tabanı üzerinden yürütülmesi gerektiğini de ifade eden Çay, çalıştaya katılan akademisyenlere ve katkı sunan tüm katılımcılara teşekkür etti.

Bugün tamamlanan çalıştayın sonunda, akademisyenlerin sunacağı bildiriler ve çözüm önerileri doğrultusunda yazılı basının geleceğine ve sektörün sürdürülebilirliğine ışık tutması hedeflenen bir sonuç bildirgesi hazırlanacak ve Basın İlan Kurumunun resmî internet sitesinden kamuoyuyla paylaşılacak.

Antalya-Isparta Karayolunda yolcu midibüsü devrildi: 1'i ağır 17 yaralı

Antalya-Isparta karayolunda yolcu midibüs devrilmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında 17 kişi yaralandı. Yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu bildirildi

12.10.2026 13:55:00
İHA
 
Antalya-Isparta Karayolunda yolcu midibüsü devrildi: 1'i ağır 17 yaralı
Antalya-Isparta Karayolunda yolcu midibüsü devrildi: 1'i ağır 17 yaralı
Antalya-Isparta karayolunda yolcu midibüsünün devrilmesi sonucu trafik kazası meydana geldi. Kazanın ardından olay yerine ekipler sevk edilerek yaralılara müdahalede bulunuldu.






Antalya Valiliği tarafından yapılan açıklamada, ilk belirlemelere göre araçta bulunan 23 yolcudan 17'sinin yaralandığı, yaralılardan birinin sağlık durumunun ağır olduğu belirtildi. Olay yerine sevk edilen ekiplerin yaralılara yönelik gerekli müdahaleleri sürdürdüğü ifade edildi.

Açıklamada, kazayla ilgili gelişmelerin yakından takip edildiği ve kamuoyunun süreç hakkında bilgilendirileceği kaydedildi.









Olay yerine gelen Antalya Valisi Hulusi Şahin, kazayla ilgili ekiplerden bilgi aldı. Gazetecilere kısa bir açıklama yapan Şahin, "Yaralılarımızın durumu ağır değil, bu da bizim için en büyük teselli" dedi.

Öte yandan, midibüsün Tekirdağ Çerkezköy'den 23 yolcuyla çıktığı, Antalya'ya 25 km mesafe kala kaza geçirdiği öğrenildi.

Silifke'de sağanak sele dönüştü: Araçlar su içinde kaldı

Mersin'in Silifke ilçesinde etkili olan sağanak yağış, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağışın şiddetini artırmasıyla birlikte yollarda su birikintileri oluştu. Bazı bölgelerde yollar adeta göle dönerken, seyir halindeki küçük araçlar sel sularında ilerlemekte güçlük çekti ve bazı araçlar su birikintilerinde mahsur kaldı

12.10.2026 13:50:00
İHA
 
Silifke'de sağanak sele dönüştü: Araçlar su içinde kaldı
Silifke'de sağanak sele dönüştü: Araçlar su içinde kaldı
Hastane yolu ulaşıma kapandı

Aşırı yağış nedeniyle Silifke Devlet Hastanesi yolunda da ulaşım aksadı. Yolun suyla dolması üzerine araç geçişleri zorlaşırken, özellikle küçük araçlar ilerlemekte güçlük çekti. Büyük araçlar ise su birikintilerinin içerisinden kontrollü şekilde geçmeye çalıştı.






Yaşanan olumsuzluklar üzerine trafik polisleri bölgede önlem alarak sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyardı. Sel sularında mahsur kalan araçların kurtarılması için de çalışma yapıldı.









Mahsur kalan araçlar çekicilerle çıkarıldı

Yollarda biriken su nedeniyle araçlarında mahsur kalan sürücüler, kendi imkanlarıyla ilerleyemeyince yardım bekledi. Su içerisinde kalan bazı araçlar, olay yerine çağrılan çekicilerin yardımıyla bulundukları yerden çıkarıldı.








Sağanağın etkili olduğu bölgelerde ulaşımda aksamalar yaşanırken, sürücülerin suyla kaplanan yollarda dikkatli olmaları gerektiği belirtildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.