logo
08 AĞUSTOS 2026

Kuran’ın Yahudilere bakışı

23.08.2024 00:00:00
 

İnsanlık tarihi boyunca Yüce Allah, insanoğluna başta kendini tanıtmak olmak üzere her alanda insanlığın ve mahlukatın işleyişini ve nasıl işleyeceğini, bu işleyişin sekteye uğratılmaması gerektiğini, uğratanların dünya ve ahiretteki durumlarının ne olacağını öğretmek için istisnasız her kavme, millete peygamberlerini göndermiştir. İlk peygamber Hz. Adem'dir (a.s.).

Allah tarafından gönderilen peygamberlerden bazılarına sahifeler, bazılarına ise kitaplar verilmiştir. 

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) son peygamber olarak ve de her peygamberin müjdesini verdiği alemlere rahmet olarak ve de bütün insanlığa gönderilmesi nedeniyle diğer peygamberlerden farklıdır.

Kuran-ı Kerim'de aynı şekilde kendinden önceki bütün ilahi kitapların hükmünü ortadan kaldıran ve kıyamete kadar güncel olan ilahi kitaptır, kitabımızdır.

Kuran-ı Kerim'in neredeyse üçte birinde başta Yahudi ve Hıristiyanlar olmak üzere Hz. Peygamber'den önceki peygamberlerin ve kavimlerin kıssaları anlatılır.

Yüce Allah'ın verdiği görevler, o görevleri halkına tebliğ eden peygamberler ve halkların peygamberlerine verdiği tepkiler, peygamberlerinden sonra yaptıkları, kısaca her şeyleri örneklendirir. 

"Neden?" sorusunun cevabı açıktır: Ders alın ve yanlışa düşmeyin.

Kuran'da en çok örneklendirilen kavim İsrailoğullarıdır. Yüzlerce ayette bu kavme gönderilen peygamberler, verilen ilahi ayrıcalıklar, ilahi nimet ve yardımlara karşı bu kavmin, bizzat Allah'a, peygamberlerine ihaneti ve verilen nimetleri inkarlarıdır. 

Kuran-ı Kerim ayetlerinden bu kavmin karakterini şu kısa başlıklarla özetlemek mümkündür:

Allah'a eş koşma, inkâr, üstünlük taslama, yalanlama, yalancılık, cinayet, döneklik, korkaklık, zillet, hıyanet, fitne, nifak, bozgunculuk, haksızlık, isyankarlık, delalet, ihtilaf, kıskançlık, katı yüreklilik, dünya hırsı, cehalet, beyinsizlik,  sözü değiştirme (tebdîl ve tahrif), Hakkı gizleme, gazap ve lânet. (En doğruyu Allah bilir.)

Bu ilahi vurgular tarihi gerçeklerle sabittir ve bugün bir kez daha tezahür etmektedir.

Bu noktada yüzlerce ayetten bazılarını hatırlayalım:

"Andolsun ki biz, İsrailoğullarından sağlam söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Her ne zaman onlara hoşlarına gitmeyen hükümlerle bir peygamber gelmişse; bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler." (Mâide, 70)

"Bir zamanlar biz İsrâiloğullarından şöyle söz almıştık: 'Yalnızca Allah'a kulluk edin, ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik yapın. İnsanlarla güzel konuşun. Namazı kılın, zekâtı verin!' Sonra pek az kısmınız hariç döndünüz, hâlâ da yüz çevirip duruyorsunuz." (Bakara, 83)

"Bir zamanlar da sizden: 'Birbirinizin kanlarını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız.' diye söz almıştık. Sonra da bunu kabul etmiş, (bu ikrarınıza) şâhit de olmuştunuz." (Bakara, 84)

"Bu misakı kabul eden sizler yine birbirinizi öldürüyor, aranızdan bir zümreyi yurtlarından çıkarıyor, onlara karşı günah ve düşmanlıkta birleşiyorsunuz. Eğer esir düşüp gelirlerse (kurtulmaları için) fidyelerini veriyorsunuz. Oysa onları yurtlarından çıkarmak size haram kılınmıştır." (Bakara, 85)

"Allah'ın ayetlerini inkâr edenlere, haksız yere peygamberlerini öldürenlere ve insanlardan adâleti emredenleri öldürenlere elem verici bir azabı müjdele! Onların yaptıkları dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Onların hiçbir yardımcıları da yoktur." (Âl-i imran, 21-22)

"Yahudiler, 'Allah'ın eli bağlıdır' dediler. Böyle dediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın! Lânet olsun onlara! 

Hayır! Allah'ın eli açıktır, dilediği gibi sarf eder. Andolsun ki Rabb'inden sana indirilenler, onlardan çoğunun azgınlığını ve küfrünü artırır. 

Biz, onların aralarına kıyamet gününe kadar düşmanlık ve kin saldık. Ne zaman savaş için bir ateş tutuştursalar Allah, onu söndürür. Onlar yeryüzünde durmadan fesat çıkarmaya koşarlar. Şüphesiz ki Allah fesat çıkaranları sevmez." (Mâide, 64)

"Onlar, ellerinin yapıp öne sürdüğü işlerden dolayı ölümü asla istemezler." (Bakara, 95)

"Yemin olsun ki sen, onları yaşamaya karşı diğer insanlardan, hatta müşriklerden de daha düşkün ve hırslı görürsün. Onlardan her biri, ömrünün bin yıl olmasını ister." (Bakara, 96)

"Onlar, Allah'tan bir gazaba uğramışlardır." (Âl-i imrân, 112)

"Onlara alçaklık damgası vurulmuştur." (Bakara, 61)

"O, murdarlığı akıllarını kullanmayanlara verir." (Yunus, 100)

"Artık onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar murdardır." (Tevbe, 95)

"Bunlar, Allah'ın lânetlediği kimselerdir. Allah'ın rahmetinden uzaklaştırdığı (lânetli) kimseye gerçek bir yardımcı bulamazsın." (Nisâ, 52)

"İnkârları yüzünden Allah, onlara lânet etmiştir." (Nisâ, 46)

"İsrâiloğullarından küfre sapanlar hem Dâvut'un hem de Meryem oğlu İsa'nın diliyle lânetlenmişlerdir." (Mâide, 78)

"(Musa dedi ki:) Aramızdaki beyinsizlerin yaptıklarından ötürü bizi helâk eder misin Allah'ım?" (A'raf, 155)

"İçinizden cumartesi günü azgınlık edip haddi aşanları elbette biliyorsunuz. Biz, onlara 'aşağılık maymunlar olunuz!' demiştik." (Bakara, 65)

"Onlar, Allah'ın lânetlediği, gazap ettiği, içlerinden maymunlar ve domuzlar yaptığı kimselerle Tağut'a tapanlardır." (Mâide, 60)

"Onların içinde öylesi var ki, ona bir dinar versen, tepesine dikilmedikçe onu sana ödemez." (Âl-i imran, 75)

"Yoksa onların mülkten bir payı mı var? Eğer öyle olsaydı, insanlara bir çekirdek zerresi bile vermezlerdi." (Nisâ, 53)

"Onlar yeryüzünde durmadan fesat çıkarmaya koşarlar." (Maide, 64)

"İçlerinden pek azı hariç, onlardan daima hainlik görürsün!" (Maide, 13)

"'Kitap ehli olmayan Arapların ve sair kimselerin (hakkını yemekten dolayı) üzerimize bir sorumluluk yoktur' derler." (Âl-i İmran, 75)

"'Biz, Allah'ın oğulları ve sevgilileriyiz' (derler.)" (Maide, 18)

"İnsanlar içerisinde, mü'minlere en şiddetli düşman olarak Yahudileri bulursun." (Maide, 82)

"Onlar size fenalık etmekten geri kalmazlar." (Âl-i İmran, 118)

"Size sıkıntı verecek şeyleri isteyip dururlar." (Âl-i İmran, 118)

"Öfkeleri ağızlarından taşmaktadır." (Âl-i İmran, 118)

"Kalplerinin gizledikleri ise daha büyüktür." (Âl-i İmran, 118)

"Onlar, Allah'tan bir gazaba uğramışlardır." (Âl-i İmran, 112)

"Onlara alçaklık damgası vurulmuştur." (Bakara, 61; Âl-i İmran, 112)

"Onlar durmadan yalana kulak verirler. Sana gelmeyen bir başka topluluk lehine kulak verip casusluk yaparlar. Kelimeleri yerlerinden tahrif ederek değiştirirler. 'Bu (değişik şekliyle) size verilirse alın, verilmezse sakının!' derler." (Maide, 41)

"Kitabı elleriyle yazıp da, sonra onu az bir pahaya satmak için, 'Bu Allah katındandır' diyenlerin vay haline! Ellerinin yazdıklarından ötürü vay haline onların! Kazandıkları vebalden ötürü vay haline onların!" (Bakara, 79)

"Sen onların dinlerine uymadıkça ne Yahudiler ne de Hristiyanlar asla senden hoşnut olmazlar." (Bakara, 120)

"Ey iman edenler! Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o onlardan olur. Şüphesiz Allah, zalim kavmi doğru yola iletmez." (Maide, 51)

Son söz: Onları kim dost edindi, "Onlara ihtiyacımız var" dedi, müttefik, stratejik olarak ilan etti?

 
 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.