logo
08 AĞUSTOS 2026

Küreselleşen dünyanın ortak krizi!

Ekonomik istikrarsızlıklar, göç dalgaları ve geleneksel siyasete olan güvenin sarsılmasıyla birlikte ‘popülizm’, dünya genelinde seçim meydanlarının ve hükümet politikalarının merkezine yerleşti

09.06.2026 21:52:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Küreselleşen dünyanın ortak krizi!
Küreselleşen dünyanın ortak krizi!
Ekonomik istikrarsızlıklar, göç dalgaları ve geleneksel siyasete olan güvenin sarsılmasıyla birlikte 'popülizm', dünya genelinde seçim meydanlarının ve hükümet politikalarının merkezine yerleşti.

Latince halk anlamına gelen 'populus' kelimesinden türeyen bu kavram, günümüzde hem demokrasinin eksiklerini haykıran gür bir ses hem de kitleleri peşinden sürükleyen manipülatif bir siyasal enstrüman olarak kutuplaştırıcı bir tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Siyaset bilimcileri ve sosyologları ikiye bölen popülizmin anatomisi, işleyiş mekanizmaları ve yarattığı küresel etkiler:







POPÜLİZMİN TEMEL FORMÜLÜ: TEMİZ HALK VE YOZLAŞMIŞ ELİTLER

Popülizm, toplumu birbirine zıt iki homojen gruba ayırarak siyaset üretir. Bir tarafta toplumun hakkı yenmiş, saf ve erdemli 'asıl halkı'; diğer tarafta ise kendi çıkarlarını koruyan bencil, yozlaşmış ve halktan kopuk 'elitler' (siyasetçiler, bürokratlar, büyük medya ve sermaye sahipleri) yer alır.

Popülist lider, kendisini bu yozlaşmış sisteme karşı halkın tek gerçek temsilcisi ve 'sesi' olarak konumlandırır.







Birinci Bakış Açısı: Demokrasinin Sigortası ve 'Halkın Gerçek Sesi'

Popülizmi olumlu bir mercekle değerlendiren uzmanlara göre bu akım, demokrasinin tıkandığı yerlerde bir düzeltme mekanizması işlevi görür:

Göz Ardı Edilenlerin Temsili: Yerleşik siyasi partilerin unuttuğu, ekonomik olarak ezilen veya kültürel olarak dışlanmış hisseden geniş kitlelerin taleplerini siyasetin merkezine taşır.

Katılımı Artırma: Siyasetten umudunu kesmiş seçmeni yeniden sandığa çekerek demokratik katılımı ve dinamizmi canlandırır.

Elitlere Uyarı: Statükoya meydan okuyarak, yönetici sınıfa halkın taleplerine kulak tıkama lükslerinin olmadığını sert bir şekilde hatırlatır.







İkinci Bakış Açısı: Demokrasiyi Kemiren 'Tehlikeli Bir Siyasal Araç'

Eleştirmenlere göre ise popülizm, toplumsal öfkeleri ve korkuları sömüren, uzun vadede demokratik kurumları felç eden pragmatik bir taktikten ibarettir:

Kutuplaşma ve Düşmanlaştırma: "Biz ve onlar" söylemiyle toplumsal fay hatlarını derinleştirir. Kendisinden olmayan herkesi (muhalefeti, bağımsız yargıyı, özgür medyayı) halkın düşmanı ilan eder.

Kurumların Aşınması: Güçler ayrılığı ilkesini, denetleme ve dengeleme mekanizmalarını bürokratik engeller olarak görür. Gücü tek bir liderin elinde toplamaya meyillidir.

Gerçekçi Olmayan Çözümler: Karmaşık sosyo-ekonomik sorunlara (enflasyon, işsizlik, küresel göç gibi) rasyonel politikalar yerine; kitlelerin hoşuna gidecek, uygulaması imkansız ama kulağa hoş gelen yüzeysel ve hamasi çözümler sunar.







SAĞ VE SOL POPÜLİZM: KİM, NEYİ HEDEFLİYOR?

Popülizm tek bir ideolojiye ait değildir; her rengin üzerine giyebileceği esnek bir "ince ideoloji" olarak tanımlanır:

Sağ Popülizm: Genellikle kültürel kimlik, milliyetçilik ve göçmen karşıtlığı üzerinden yükselir. "Halkı" tehdit eden unsurları dışarıda arar.

Sol Popülizm: Ekonomik eşitsizlikler, kemer sıkma politikaları ve finans kapitalizminin adaletsizlikleri üzerinden şekillenir. Hedef tahtasına bankaları, çok uluslu şirketleri ve oligarkları oturtur.







DEMOKRASİNİN AYNASI VE GELECEĞİN SINAVI

Popülizm, günümüz küresel siyasetinde ne tek başına mutlak bir kurtarıcı ne de basit bir aldatmacadır. O, aslında yerleşik demokratik sistemlerin, ekonomik adaletsizliklerin ve temsil krizlerinin su yüzüne çıkardığı kaçınılmaz bir semptomdur.

Eğer geleneksel siyaset halkın feryadını, geçim sıkıntısını ve dışlanmışlık hissini görmezden gelmeye devam ederse; popülizm kitlelerin sığınacağı tek liman olmaya devam edecektir.







Ancak karmaşık dünya sorunlarına rasyonel politikalar yerine sadece öfke, kutuplaşma ve hamasetle yaklaşan popülist liderler, uzun vadede demokratik kurumları ve toplumsal barışı aşındırma riski taşımaktadır.

Popülizm demokrasinin bir düşmanı değil, onun eksiklerini gösteren kusurlu bir aynasıdır. Geleceğin dünyasında kalıcı istikrar; ne halktan kopuk teknokrat elitlerin yönetiminde ne de kurumları hiçe sayan öfkeli dalgalarda yatmaktadır.

Gerçek çözüm; halkın sesini duyan ama hukukun üstünlüğünü ve rasyonel aklı koruyan, yenilenmiş kapsayıcı bir demokratik anlayışın inşa edilmesidir.

Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama

Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı

03.08.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı. Şüphelinin ifadesinde cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdüğü öğrenilirken, olayla ilgili gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 15 şüpheliden 13'ü tutuklandı.






Olay, 24 Temmuz'da merkez Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi 13362. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Reyhan Acar (24) sokakta bir kişinin tabancayla açtığı ateş sonucu kanlar içerisinde yere yığılırken, saldırgan olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Acar, ambulansla kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti aydınlatmak için yaklaşık 750 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü mercek altına aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda saldırıyı Bilal F.'nin (24) gerçekleştirdiği belirlendi. Şüphelinin eşi Öykü F. (22) ile birlikte İstanbul'a kaçtığını tespit eden ekipler, soruşturmayı derinleştirdi. Çalışmalarda Bilal F.'nin kaçmasına ve saklanmasına yardım ettiği öne sürülen 13 kişinin kimliği de belirlendi.







Yunanistan'a kaçma planı başarısız oldu

Yapılan araştırmalarda Bilal F. ile eşi Öykü F.'nin Edirne'ye giderek Yunanistan'a kaçmayı planladığı tespit edildi. Ancak polis uygulamasını fark eden şüphelilerin ayçiçeği tarlasına kaçarak izlerini kaybettirdiği, bir gece burada saklandıktan sonra yeniden İstanbul'a döndükleri öğrenildi.







Yakalanmamak için 3 saatte bir adres değiştirdi, petshopta yakalandı

Cinayet dedektifleri, şüphelilerin İstanbul Bahçeşehir'de bir sitede saklandığını belirledi. Özel Harekat polislerinin de desteğiyle düzenlenen operasyonda Öykü F. sitenin bahçesinde yakalanırken, Bilal F. adreste bulunamadı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, zanlının yakalanmamak için yaklaşık 3 saatte bir adres değiştirdiğini belirledi. İzini süren polis, Bilal F.'yi siteye yakın bir petshopta saklanırken yakalayarak gözaltına aldı.

Bilal F.'nin yakalanmasının ardından harekete geçen ekipler, şüphelinin Adana'dan kaçmasına ve İstanbul'da saklanmasına yardım ettiği belirlenen 13 kişiyi de eş zamanlı operasyonlarla gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Fırat T.'nin cinayet suçundan 39 yıl, Şeyhmus Y.'nin ise yine cinayet suçundan 37 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı öğrenildi.









Cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdü

Emniyetteki sorgusunda Bilal F.'nin "Reyhan ile ilişkimiz vardı. Başkasıyla görüştüğünü düşündüğüm için kıskançlık krizine girdim. Bu nedenle saldırıyı gerçekleştirdim" dediği öne sürüldü.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Bilal F. ve eşi Öykü F. ile birlikte 15 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan Bilal F. ve 12 şüpheli tutuklanırken, Bilal F.'nin eşi Öykü F. ile 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.