logo
24 HAZİRAN 2026

Küreselleşen dünyanın ortak krizi!

Ekonomik istikrarsızlıklar, göç dalgaları ve geleneksel siyasete olan güvenin sarsılmasıyla birlikte ‘popülizm’, dünya genelinde seçim meydanlarının ve hükümet politikalarının merkezine yerleşti

09.06.2026 21:52:00
Abdülkadir Gündoğdu
Küreselleşen dünyanın ortak krizi!
Küreselleşen dünyanın ortak krizi!
Ekonomik istikrarsızlıklar, göç dalgaları ve geleneksel siyasete olan güvenin sarsılmasıyla birlikte 'popülizm', dünya genelinde seçim meydanlarının ve hükümet politikalarının merkezine yerleşti.

Latince halk anlamına gelen 'populus' kelimesinden türeyen bu kavram, günümüzde hem demokrasinin eksiklerini haykıran gür bir ses hem de kitleleri peşinden sürükleyen manipülatif bir siyasal enstrüman olarak kutuplaştırıcı bir tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Siyaset bilimcileri ve sosyologları ikiye bölen popülizmin anatomisi, işleyiş mekanizmaları ve yarattığı küresel etkiler:







POPÜLİZMİN TEMEL FORMÜLÜ: TEMİZ HALK VE YOZLAŞMIŞ ELİTLER

Popülizm, toplumu birbirine zıt iki homojen gruba ayırarak siyaset üretir. Bir tarafta toplumun hakkı yenmiş, saf ve erdemli 'asıl halkı'; diğer tarafta ise kendi çıkarlarını koruyan bencil, yozlaşmış ve halktan kopuk 'elitler' (siyasetçiler, bürokratlar, büyük medya ve sermaye sahipleri) yer alır.

Popülist lider, kendisini bu yozlaşmış sisteme karşı halkın tek gerçek temsilcisi ve 'sesi' olarak konumlandırır.







Birinci Bakış Açısı: Demokrasinin Sigortası ve 'Halkın Gerçek Sesi'

Popülizmi olumlu bir mercekle değerlendiren uzmanlara göre bu akım, demokrasinin tıkandığı yerlerde bir düzeltme mekanizması işlevi görür:

Göz Ardı Edilenlerin Temsili: Yerleşik siyasi partilerin unuttuğu, ekonomik olarak ezilen veya kültürel olarak dışlanmış hisseden geniş kitlelerin taleplerini siyasetin merkezine taşır.

Katılımı Artırma: Siyasetten umudunu kesmiş seçmeni yeniden sandığa çekerek demokratik katılımı ve dinamizmi canlandırır.

Elitlere Uyarı: Statükoya meydan okuyarak, yönetici sınıfa halkın taleplerine kulak tıkama lükslerinin olmadığını sert bir şekilde hatırlatır.







İkinci Bakış Açısı: Demokrasiyi Kemiren 'Tehlikeli Bir Siyasal Araç'

Eleştirmenlere göre ise popülizm, toplumsal öfkeleri ve korkuları sömüren, uzun vadede demokratik kurumları felç eden pragmatik bir taktikten ibarettir:

Kutuplaşma ve Düşmanlaştırma: "Biz ve onlar" söylemiyle toplumsal fay hatlarını derinleştirir. Kendisinden olmayan herkesi (muhalefeti, bağımsız yargıyı, özgür medyayı) halkın düşmanı ilan eder.

Kurumların Aşınması: Güçler ayrılığı ilkesini, denetleme ve dengeleme mekanizmalarını bürokratik engeller olarak görür. Gücü tek bir liderin elinde toplamaya meyillidir.

Gerçekçi Olmayan Çözümler: Karmaşık sosyo-ekonomik sorunlara (enflasyon, işsizlik, küresel göç gibi) rasyonel politikalar yerine; kitlelerin hoşuna gidecek, uygulaması imkansız ama kulağa hoş gelen yüzeysel ve hamasi çözümler sunar.







SAĞ VE SOL POPÜLİZM: KİM, NEYİ HEDEFLİYOR?

Popülizm tek bir ideolojiye ait değildir; her rengin üzerine giyebileceği esnek bir "ince ideoloji" olarak tanımlanır:

Sağ Popülizm: Genellikle kültürel kimlik, milliyetçilik ve göçmen karşıtlığı üzerinden yükselir. "Halkı" tehdit eden unsurları dışarıda arar.

Sol Popülizm: Ekonomik eşitsizlikler, kemer sıkma politikaları ve finans kapitalizminin adaletsizlikleri üzerinden şekillenir. Hedef tahtasına bankaları, çok uluslu şirketleri ve oligarkları oturtur.







DEMOKRASİNİN AYNASI VE GELECEĞİN SINAVI

Popülizm, günümüz küresel siyasetinde ne tek başına mutlak bir kurtarıcı ne de basit bir aldatmacadır. O, aslında yerleşik demokratik sistemlerin, ekonomik adaletsizliklerin ve temsil krizlerinin su yüzüne çıkardığı kaçınılmaz bir semptomdur.

Eğer geleneksel siyaset halkın feryadını, geçim sıkıntısını ve dışlanmışlık hissini görmezden gelmeye devam ederse; popülizm kitlelerin sığınacağı tek liman olmaya devam edecektir.







Ancak karmaşık dünya sorunlarına rasyonel politikalar yerine sadece öfke, kutuplaşma ve hamasetle yaklaşan popülist liderler, uzun vadede demokratik kurumları ve toplumsal barışı aşındırma riski taşımaktadır.

Popülizm demokrasinin bir düşmanı değil, onun eksiklerini gösteren kusurlu bir aynasıdır. Geleceğin dünyasında kalıcı istikrar; ne halktan kopuk teknokrat elitlerin yönetiminde ne de kurumları hiçe sayan öfkeli dalgalarda yatmaktadır.

Gerçek çözüm; halkın sesini duyan ama hukukun üstünlüğünü ve rasyonel aklı koruyan, yenilenmiş kapsayıcı bir demokratik anlayışın inşa edilmesidir.

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı

Antalya'nın Korkuteli ilçesinde 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 9 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın 12'nci duruşmasında savcı, tutuksuz yargılanan sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mütalaaya karşı savunma yapan sanık, "Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" dedi

17.06.2026 12:01:00
İHA
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Kaza, 16 Haziran 2023 tarihinde Korkuteli-Elmalı yolu Beğiş Yaylası Öküzgözü mevkiinde meydana geldi. Erhan Deniz yönetimindeki 07 YBN 01 plakalı otomobil, emniyet şeridinde bulunan Muharrem Ertör yönetimindeki 07 L 9456 plakalı araca arkadan çarptı. Kazada Muharrem Ertör olay yerinde hayatını kaybetti.






Aynı araçta bulunan Gülten Ertör (59), Berra Türkmen (8), Kübra Türkmen (34), Beyza Türkmen (4), Abdullah Türkmen (34) ile 07 YBN 01 plakalı otomobilin sürücüsü Erhan Deniz ve araçta yolcu olarak bulunan Sudenaz Deniz (13), Dürdane Deniz (8), Veli Deniz (10), Emine Deniz (35) ve Hatice Nur Deniz yaralandı. Durumu ağır olan Gülten Ertör ile torunu Berra Türkmen, sevk edildikleri hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaralılar Elmalı Devlet Hastanesi ve Korkuteli Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınırken, yaşamını yitiren Muharrem Ertör'ün cenazesi otopsi işlemleri için Korkuteli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Tedavisinin ardından otomobil sürücüsü Erhan Deniz, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.








Taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması talep edildi

Olayın ardından hakkında "taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma" suçundan iddianame hazırlanan Erhan Deniz'in yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 12'nci duruşmaya tutuksuz sanık Erhan Deniz, mağdurlar Abdullah Türkmen, Kübra Türkmen, Rasim Ertör ve taraf avukatları katıldı.








Müştekiler sanığın cezalandırılmasını talep ederken, Cumhuriyet savcısı ise sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılması yönünde mütalaa verdi.

Sanık Erhan Deniz, mütalaaya karşı yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Atılı suçları kabul etmiyorum. Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" ifadelerini kullandı.








Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.