logo
05 ŞUBAT 2026

Küreselleşme, Vahşi Kapitalizmin Yeni Maskesi mi?

13.10.2001 00:00:00
Küresel Devlerin Vahşi Oyunu

ABD'YE SALDIRININ KAYNA?I KÜRESEL REKABET

ABD'nin kurguladığı düzenin dışında duran Irak, Afganistan, Küba ve Kuzey Kore gibi ülkeler ABD'nin siyasal-askeri ve askeri cüssesine oranla cüce bile sayılmazlar.

Dün değindiğimiz üzere ABD'nin kurguladığı düzenin içinde bulunduğu halde gizliden gizliye bu düzene meydan okuyan Çin, Almanya ve Japonya gibi devler vardır. İlginçtir ABD de devlerin bu meydan okumasına karşılık göstere göstere cücelere vurmaktadır. Adeta devlere karşı da bir güç gösterisinde bulunmaktadır. ABD Afganistan'da masum sivilleri öldürerek "Büyük Ağa-Bey"liği hak edecek bileğe ve zekaya sahip olduğunu kanıtlamak için uğraşmaktadır.

STRATEJİ MERKEZİ STRATFOR, ALMANYA'YI GÖSTERİYOR

Kapitalizmin beynine yapılan saldırı sonrasında ABD'nin yaşadığı panik ve ABD'nin saldırı 3. Dünya Savaşı'nın ilanı olarak değerlendirmesi önemli ölçüde sözkonusu ölümcül küresel rekabetle ilgisi nedeniyledir. Nitekim Amerika'daki birçok strateji enstitüsü söz konusu eylemin ancak gelişmiş bir ülkenin gücüne dayanılarak yapılabileceğini tesbit etmektedir. Örneğin Strateji merkezi Stratfor'un analizi de bu yönde.

Stratfor kurucusu ve başkanı George Friedman 'bu devlet desteğinin Irak, Afganistan ve İran tarafından sağlanmasının mümkün olmadığını' söylüyor. Bu ülkelerin başta CIA olmak üzere pek çok istihbarat örgütü tarafından gözetim altında tutulduğunu belirten Friedman'ın tezi daha çok güçlü devletlerin istihbarat servislerini işaret ediyor.

19 Eylül'de Reuters Haber Ajansı da geçtiği bir haberde, Almanya'nın 11 Eylül saldırganları için bir merkez olduğunu yazması epey dikkat çekici.

Stratfor, ABD içindeki işbirlikçi odaklara da dikkat çekiyor. Zaten içerden işbirlikçi olmadan böyle bir saldırının gerçekleştiğini düşünmek oldukça safdillik olur.

ABD içindeki, Amerikan yaşam biçimine şiddetle düşman olan hatırı sayılır nicelik ve nitelikte gruplar vardır. Bunun için sondan geriye doğru gidersek ilk elde Oklahama'daki saldırı tek başına düzenleyen Körfez Savaşı'nda görev yapan eski asker Timoti'yi, Bombacı Profesörü ve Mesihçi radikal hıristiyan tarikatları sayabiliriz.

EMEKLİ GENELKURMAY BAŞKANI GÜREŞ'E GÖRE BİN LADİN HİKAYE

Geçen hafta sonu TRT GAP'ta bir programa konuk olan Emekli Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş ve Uluslararası ilişkiler profesörü Hasan Köni de bu kanaati savunmaktadır.

Emekli Genelkurmay Başkanı Güreş'e göre söz konusu saldırı ancak gelişmiş bir ülkenin genelkurmayınca tasarlanabilecek ve uygulanabilecek çapta bir eylemdir; Bin Ladin hikaye.

Güreş Paşa, ayrıca Bin Ladin'i Rusya'ya karşı konumlandıran ülkenin ABD olduğunu, Taliban'ı Pakistan aracılığı ile iktidara getirenin yine ABD olduğunu bu nedenle ABD'nin Taliban'ın ve Bin Ladin'in genetik şifrelerini dahi bildiğini belirtiyordu.

Güreş Paşa, ABD'nin saldırıyı fırsat bilerek stratejik hedeflerini kontrol ve kuşatma altına aldığının da altını çiziyordu. Üniversite yıllarından hocamız olan Uluslararası ilişkiler profesörü Hasan Köni'nin de Güreş Paşa'nın görüşlerini tümüyle paylaştığını da not edelim.

PROF DR HAYDAR BAŞ: SALDIRININ KAYNA?I KÜRESEL REKABET

Yeni Mesaj okurları strateji enstitülerinin bile Bin Ladin'i çoktan olayın faili ilan ederken ilk günlerden itibaren Prof Dr Haydar Baş'ın küresel rekabete dayanan açıklama modelini ısrarla vurguladığını hatırlayacaktır. Yandaki kutudan Üstad'ın saldırının ertesi günü yazdığı ve 13 Eylül'de çıkan yazısıı okuyabilirsiniz.

11 Eylül saldırısı bağlamında küresel devler arasındaki dengelerin ve denklemlerin yetkin bir değerlendirmesin öğrenmek için yine Üstad'ın Yeni Mesaj'daki Perşembe günkü başyazısı yeniden okunmalıdır. (Prof Dr Haydar Baş, Büyük Oyun, 11 Ekim 2001)

MAHİR KAYNAK: BU EYLEMDE İNSAN UNSURU KULLANILMADI

Prof Dr Mahir Kaynak da olayı küresel rekabet çerçevesinde ele alıyor: "Dünyada devletlere de yön veren birtakım yapılanmalar var ve bu yapılanmalar yalnızca bir devletin vatandaşlarından ibaret olmayabilir. Bir konsorsiyum yapmış, devletleri aşan bir güçtür bu. Devletlerin ülkeleri yönetmediğini farkettiğimde derin devlet diye bir kavram uydurmuştum. Aslında kastettiğim şey buydu. Burada saldırgan olarak sunulan kişilerin ulusal kökenleri de önemli değildir. Benim söylediğim kavram ABD'nin dünyayı bir bütün olarak idaresinden rahatsız olan güç merkezini karşılıyor. Ben bu eylemin istihbarat örgütlerinin dikkatinden kaçmasına da ihtimal vermiyorum. Yüz kişilik bir organizasyon tespit edilir, kaldı ki ben bu eylemde insan unsurunun kullanılmadığını düşünüyorum, elektronik etkileşimlerle gerçekleştirildi."

HOLLYWOOD DA BÖYLE BİR SENARYO YAZAMAMIŞTI

Amerika'nın yaşadığı paniğin ikinci bir sebebi ise muhtemelen en az yüz kişinin organizasyonu ile gerçekleştilen bu eylem hakkında CIA'nın önceden hiç bir bilgi alamamış olmasıdır. Hadi bunu geçelim ABD açısından bundan da kötüsü CIA'nın önceden hazırladığı böyle bir senaryo yoktur. İlginçtir hayalgücünde sınır tanımadığı söylenen Hollywood da böyle bir senaryo yazamamıştı.

Böylece yeni dünya düzeni, şok bir biçimde düzensizlikle yüzleşmişti.

Depremin Üçüncü Yılında Vicdana Davet

6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı yaklaşırken, Ali Can’dan toplumsal hafızaya ve ortak vicdana seslenen güçlü bir çağrı geldi. Yapılan önerilerde, anma gününün yalnızca bir tarih değil; ortak bir yas ve yüzleşme anına dönüşmesi gerektiği vurgulandı

05.02.2026 00:12:00
Haber Merkezi
Depremin Üçüncü Yılında Vicdana Davet
Depremin Üçüncü Yılında Vicdana Davet
Felaketin Saatinde Ortak Sessizlik
Depremin yaşandığı 04.17.35'te, 6 Şubat 2026 Cuma günü Türkiye genelinde eş zamanlı bir duruş çağrısı yapıldı. O dakikalarda hayatın durması, seslerin susması ve kayıpların hatırlanması istendi.
Sessiz Yas Alanları
Depremden etkilenen illerde açık alanlarda kurulacak sembolik yas kürsüleri ile vatandaşların kayıplarını anması, duygularını sessizlikle paylaşması ve dayanışmayı görünür kılması amaçlanıyor.
Eğlenceye Ara
6 Şubat günü müzikli ve eğlence içerikli etkinliklerin durdurulması çağrısında bulunulurken, yasla eğlencenin yan yana gelemeyeceği vurgulandı.
Enkaz Altındaki Bekleyişi Hissetmek
Anma günü için sembolik olarak uyumamak, yemek yememek ve su içmemek gibi ritüeller önerildi. Bu yaklaşımın, enkaz altında yaşam mücadelesi verenlerin çaresizliğine toplumsal bir yakınlık kurmayı hedeflediği belirtildi.

Epstein Türkiye'den kimseyi kaçırdı mı? UCİM Hukuk Müşaviri Yeşim Aydın Sağra anlattı

UCİM Hukuk Müşaviri Yeşim Aydın Sağra, uzun süredir takip edilen Epstein belgelerine ilişkin önemli açıklamalar yaptı

04.02.2026 21:00:00
Ahmet Turan Yiğit
Epstein Türkiye'den kimseyi kaçırdı mı? UCİM Hukuk Müşaviri Yeşim Aydın Sağra anlattı
Epstein Türkiye'den kimseyi kaçırdı mı? UCİM Hukuk Müşaviri Yeşim Aydın Sağra anlattı
UCİM Hukuk Müşaviri Yeşim Aydın Sağra, uzun süredir takip edilen Epstein belgelerine ilişkin önemli açıklamalar yaptı.
ABD'de yıllar önce başlayan ve uluslararası boyuta taşınan çocuk istismarı soruşturmasının, Türkiye'yi ilgilendiren olası bağlantıları UCİM Hukuk Müşaviri Yeşim Aydın Sağra tarafından ortaya konuldu.

UCİM Hukuk Müşaviri Yeşim Aydın Sağra'nın konuşmasını izleyin:

İzmir'de 38 milyonluk kooperatif vurgunu: 13 gözaltı

İzmir'de jandarma ekiplerince tarımsal kalkınma kooperatiflerine yönelik düzenlenen 'zimmet' ve 'nitelikli dolandırıcılık' operasyonunda, 38 milyon 500 bin TL'lik yolsuzluk yaptıkları iddiasıyla haklarında yakalama kararı bulunan 14 şüpheliden 13'ü gözaltına alındı

04.02.2026 17:49:00
İHA
İzmir'de 38 milyonluk kooperatif vurgunu: 13 gözaltı
İzmir'de 38 milyonluk kooperatif vurgunu: 13 gözaltı
Kiraz Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Kiraz ilçesinde faaliyet gösteren 2 adet tarımsal kalkınma kooperatifine yönelik soruşturma başlattı. 'Zimmet', 'güveni kötüye kullanma' ve 'nitelikli dolandırıcılık' suçlamaları kapsamında yürütülen çalışma neticesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı müfettişlerinin denetim raporları ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri incelendi.

Yapılan incelemelerde, 2020-2024 yılları arasında yaklaşık 38 milyon 500 bin TL'lik kamu zararı ve yolsuzluk yapıldığı tespit edildi. Elde edilen delillerin ardından harekete geçen jandarma ekipleri, bugün saat 07.00'de İzmir'in Kiraz ve Ödemiş ilçeleri ile Aydın'ın Nazilli ilçesinde belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Operasyon kapsamında, haklarında yakalama kararı bulunan 14 şüpheliden 13'ü yakalanarak gözaltına alındı.

Şüphelilerin Kiraz İlçe Jandarma Komutanlığı'ndaki adli işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.

Oyuncu Ufuk Özkan'a organ nakli yapıldı

Uzun süredir karaciğer yetmezliği ile mücadele eden Ufuk Özkan’ın organ nakli gerçekleşti. Özkan'ın ameliyatı 11 saat sürdü

04.02.2026 14:47:00
AA
Oyuncu Ufuk Özkan'a organ nakli yapıldı
Oyuncu Ufuk Özkan'a organ nakli yapıldı
Uzun süredir karaciğer yetmezliği nedeniyle tedavi gören oyuncu Ufuk Özkan'a organ nakli yapıldı.

Medipol Sağlık Grubu Organ Nakli Bölümünden yapılan açıklamaya göre, doktorlar, Özkan'ın 11 saat süren zorlu bir ameliyat geçirdiğini, karaciğer naklinin başarıyla tamamlandığını ve sanatçının durumunun iyi olduğunu belirtti.

Görüntü yönetmeni Salih Kıvırcık'ın Özkan'a donör olduğu nakil ameliyatını, Prof. Dr. Murat Dayangaç, Prof. Dr. Onur Yaprak ve Doç. Dr. Cenk Şimşek'ten oluşan ekip gerçekleştirdi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Yaprak, "Türkiye'nin dört gözle beklediği ameliyatı bugün gerçekleştirdik. Ameliyat sırasında beklenmeyen herhangi bir komplikasyonla karşılaşmadık." bilgisini verdi.

Yaprak, Özkan'ın bu geceyi yoğun bakımda geçireceğini belirterek, "Yarın uyandırma aşamasını deneyeceğiz. Her şey yolunda giderse yüksek ihtimalle yarın ekstübe etmeyi planlıyoruz. Normal şartlarda yoğun bakımda kalış süresi 1 ya da 2 gün oluyor. Hastanede yatış süresi ise genellikle 2 ila 3 hafta arasında değişiyor." ifadelerini kullandı.

Yaklaşık 3 yıldır Özkan'ın sağlık sürecini yakından takip ettiklerini aktaran Yaprak, şunları kaydetti:

"Bu süreçte kendisinin ne kadar çok sevildiğini hem bizlere hem de ailesine ulaşan mesajlar sayesinde yakından hissettik. Ameliyat sürecinde dualarıyla yanımızda olan tüm sevenlerine teşekkür ediyoruz. Dualarını çok yakınımızda hissederek bu süreci yürüttük. Onlar da iyi ki varlar. Sevenlerinin gözü aydın olsun."

Prof. Dr. Dayangaç ise "Tüm cerrahi ekibimizle hem verici hem de alıcı ameliyatını başarılı bir şekilde gerçekleştirdik. Zorlu bir ameliyattı. Yaklaşık 10-11 saat süren yorucu bir operasyon oldu. Anestezi süreci ve cerrahi aşamalarla birlikte uzun sürmesini beklediğimiz bir ameliyattı. Çünkü hastamız daha önce cerrahi işlemler geçirmişti. Ancak tüm süreci son derece başarılı biçimde tamamladık ve sonuçtan oldukça mutluyuz." açıklamasını yaptı.

Aziz İhsan Aktaş davasında 6'ıncı gün

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davanın görülmesine bugün 6'ıncı gününde devam ediliyor

04.02.2026 14:10:00
İhlas Haber Ajansı
Aziz İhsan Aktaş davasında 6'ıncı gün
Aziz İhsan Aktaş davasında 6'ıncı gün
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında görevinden uzaklaştırılan tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, tutuklu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen duruşmaya bir kısım tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan 578 sayfalık iddianamede, Beşiktaş, Avcılar ve Esenyurt belediyeleri ile İstanbul Asfalt Fabrikaları Sanayi Ticaret A.Ş., İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü 'suçtan zarar gören' sıfatıyla yer aldı. Ayrıca, aralarında örgüt lideri olduğu öne sürülen Aziz İhsan Aktaş, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın da bulunduğu 200 kişi 'şüpheli' sıfatıyla, 19 kişi ise 'mağdur' sıfatıyla yer aldı.

Aktaş, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında tahliye edilmişti

Soruşturma kapsamında sanık Aziz İhsan Aktaş, 30 Nisan 2025 ve 11 Mayıs 2025 tarihlerinde ek ifade vermişti. Aktaş, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığı gerekçesiyle 4 Haziran 2025 tarihinde ise 'konutu terk etmemek' şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla tahliye edilmişti.

Örgüt liderine 450 yıla kadar hapis talebi

Hazırlanan iddianamede, şüpheli Aziz İhsan Aktaş'ın 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 42 kez 'ihaleye fesat karıştırma', 4 kez 'edimin ifasına fesat karıştırma', 5 kez 'resmi belgede sahtecilik', 21 kez 'özel belgede sahtecilik', 'kamu kurum kuruluşlarının zararına dolandırıcılık', 10 kez 'rüşvet verme', 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' ve 'gerçeğe aykırı fatura düzenleme' suçlarından toplamda 187 yıldan 450 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Utku Caner Çaykara'nın 2 kez 'ihaleye fesat karıştırma' ve 'rüşvet alma' suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilen iddianamede, Ahmet Özer için 2 kez 'ihaleye fesat karıştırma' ve 2 kez 'özel belgede sahtecilik' suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Sanıklar Oya Tekin, Kadir Aydar, Zeydan Karalar ve Abdurrahman Tutdere için 'rüşvet alma' suçundan 4'er yıldan 12'şer yıla kadar hapis cezası talep edilirken, şüpheli Rıza Akpolat'ın ise 'suç örgütüne üye olma', 26 kez 'ihaleye fesat karıştırma', 3 kez 'resmi belgede sahtecilik', 19 kez 'özel belgede sahtecilik', 'kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 4 kez 'rüşvet alma', 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' ve 'haksız mal edinme' suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.