logo
13 EKİM 2026

Kurtuluşun Anahtarı

09.09.2001 00:00:00
 
Yağmur, çamur, sıcak, soğuk, gece, gündüz demeden Anadolu'yu karış karış dolaşan kuvay-ı milliye kadrosu, Yalovalılarla gerçekleştirdiği buluşmada, Türkiye'deki siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel krizlerden 24 saatte nasıl çıkılacağını gösteren reçeteler sundu. Farkında bile olmadığımız hazinelerden istifadenin anahtarını gösterdi

İSTANBUL (YENİ MESAJ)- 7 Nisan'da, Trabzon'da 60 bin kişinin katıldığı mitingle başlayan, 20 Mayıs'ta İstanbul'da Çağlayan ve 10 Haziran'da Ankara'da Tandoğan meydanını yüzbinlerin katılımıyla ayyıldızlı bayrakla gelincik tarlasına dönüştüren kuvay-ı milliye hareketinin, ayağında demir çarık önderiyle il il Anadolu'yu karış karış dolaşarak esnaf, sanayici, işadamı, bürokrat, siyasetçilerle biraraya gelme toplantıları bütün hızı ve coşkusuyla devam ediyor. Bu çerçevedeki son toplantıya deprem bölgesindeki illerimizden Yalova ev sahipliği yaptı. Bardaktan boşanırcasına yağan yağmura rağmen Yalova meydanındaki güzide bir restaurantı tıklım tıklım dolduran Yalovalılar, kuvay-ı milliye kadrosu ve önderi Prof. Dr. Haydar Baş ile biraraya gelmenin mutluluğunu yaşadılar. Ülkenin içinde bulunduğu krizden de öte çöküşe "dur" diyecek bir kadronun varlığına ve somut çözüm önerilerine tanık olunca da gelecek için umutla doldular. Ve kuvay-ı milliye kadrosu ile mimarını ayakta alkışladılar.

ÇARE İNSANIN İMARINDAN GEÇMEKTE

Kuvay-ı milliye kadrosunun Yalovalılarla buluşma toplantısında bir konuşma yapan Prof. Dr. Haydar Baş, iki yıl önce meydana gelen deprem münasebetiyle dar-ı bekaya irtihal eden Yalovalılara Allah'tan sağanak sağanak rahmet, yakınlarına da başsağlığı diledikten sonra, "Yalova, merhum Atatürk'ün de gönlündeki mübarek bir yerdir. Onun gönlünde olan milletin ve elbette ki bizim gönlümüzdedir" diyerek, Türkiye'nin problemini teşhis ile meseleye girdi. Prof. Dr. Haydar Baş, ülkemizin hastalığının teşhisini şöyle koydu:

"Ülkemizde çok problem var ama asıl problem bizim insanımızdadır. İnsanımızın maddesi de hastalanmış, manası da hastalanmış durumdadır. İnsanımız dengesini kaybetmiştir. Bir manada insanımız çürümüştür. Onun için onu nereye koyuyorsan hayırlı bir netice alamıyorsun. Allıyorsun, pulluyorsun, gayret gösteriyorsun, siyaset meydanına götürüyorsun, bir de bakıyorsun fos çıkıyor. İktisadi, hukuki sahada değerlendiriyorsunuz, yine istediğiniz neticeyi alamıyorsunuz. Kısaca bu tohumu hangi toprağa atarsanız atın, çürük olduğu için netice vermiyor. O halde insanımızı kendi yararına, milletinin yararına, hak hesabına kazanmadıktan sonra yapacağımız bütün işler yok olmaya mahkumdur."

TÜRK KİMLİ?İ BİR ŞEREFTİR

Bu teşhiste herkesin ittifak etmesi gerektiğini, tedavinin de bu teşhisin beraberinde geleceğini belirten Prof. Dr. Haydar Baş, bu çürük tohumu ıslah etmenin yolunun da Türk milli eğitiminden, yediden yetmişe milli bir duruşla kazanmaktan geçtiğini söyleyerek şöyle devam etti:

"Batının kendine mahsus bir insan modeli vardır. Mesela Fransız delikanlısının modeli İngilizinkine benzemez. İngiliz modeli bir delikanlı İtalyan'a hiç benzemez. Nüans farklarıyla da olsa hepsinin birbirinden ayrı yanları vardır. Onun için Avrupalıya bir millet demek de çok zordur. Ama onları bir mefkure etrafında birleştiren bir teslis akaidi olduğu için de o katı kuralların verdiği bir birliktelik vardır. Bu birliktelik zaman zaman bu aziz milletin karşısına çıkmıştır. Haçlı seferleri bunun en bariz örneklerinden bir tanesidir. Demek istediğim her milletin kendine has bir insan modeli vardır. Fakat bu millet, delikanlısını, hanımefendisini neye göre yetiştireceğini bilmiyor. Onun için oğullarımız, kızlarımız, kendinden başka her şeye benziyor. Bu kimlik modeli olmayınca, siyasetçi, aydın vs, 'Bizden adam olmaz. İngiliz gibi olmak lazım. Politikada, Amerikasız iş mi olur?' demeye başlıyorlar. Ben şahsen bu sözlere taaccüp ediyorum. Ben, Türk oğlu Türk'üm. Benim üstüme, ne akıl, ne zekâ, ne fikir vardır. Ben aynı zamanda Kürdüm, Lazım, Çerkezim, Boşnağım. Ama benim üst kimliğim Türk kültürüdür. Karadeniz'e gidip, 'selamün aleyküm' deyip kapıyı çaldığımızda, ev sahibi, 'hoş geldiniz' der. Buyur eder. Oturtur. Yedirir. İçirir. Kayseri'ye, İzmir'e gidin, aynı karşılamayı görürsünüz. Demek ki benim adetim, örfüm, geleneğim, Türkte de, Lazda da, Kürtte de, Çerkezde de, Arapta da aynıdır. O halde bunlar, bir millet değil de nedir? Ama bizi bir birimize düşürmek isteyenler var. Bunların oyunlarına gelirsek Allah belamızı verir. Biz, üst kimliğimiz, Türk kimliğimiz ile anılıyoruz. Bu bir şereftir. Tarihte hiç bir millet yoktur ki bizim kadar adil, haysiyetli, şerefli, merhametli, yardımsever, sabır ehli, kanaat ehli olsun. İşte en güzel vasfımız olan bu güzellikleri elimizden aldılar. Doğudaki farklı, Batıdaki farklı, Güneydeki farklı, dediler. Ayıkmaz isek bütün musibetler kapıdan teker teker girer ve hiç bir güç buna mani olamaz."

KRİZDEN ÇIKIŞIN ANAHTARI

Memleketi içinde bulunduğu ekonomik krizden kurtarmaya muktedir olup bundan hiç kimsenin şüphesinin olmaması gerektiğini, bu konudaki tezlerinin dünya çapında tezler olduğu için Batılının kendine 20'yi aşkın ödül vermeye mecbur kaldığını belirterek konuşmasını sürdüren Prof. Dr. Baş, kurtuluşun anahtarının elimizde olduğunu rahmetli babası ile arasındaki bir anekdotu aktararak ve merhum Atatürk döneminden örnekler vererek şöyle anlattı:

"Rahmetli babam hasta oldu. Doktor, 'Haydar Bey! Dikkat et. Bu hastalarda tansiyon birden yükselir. Felç olur. Perhizine dikkat etsin' dedi. Ben de babamla anlaşma yaptım. 'Sakın dediğimin dışında yemek yeme' dedim. Bir gün 'Oğlum. Ben ne yaptım biliyor musun? Ben kebap yedim' dedi. Baktım ki morali yıkılacak. 'İyi ki yedin. Benim listede de bugün kebap vardı. Ama bugün rastladı. Sonra rastlamayabilir. Sakın benden habersiz yeme' dedim. O heyecanla eve gittik. Anahtar arıyor. Ben de arıyorum. Ama bulamıyoruz. En az on dakika aradık. En sonunda 'Anahtar elimde imiş' dedi. Türkiye'nin çözümü elimizdedir. Anahtar elimizdedir. Bu milletin her şeyi kaynaktır. Ama milli bir duruş lazımdır."

"1923 ila 1938 yılları arası, merhum Atatürk'ün dönemini hatırlayalım. Bir toplu iğne dahi yoktu. Öyle bir tavır koydu ki İngiliz'i, Fransız'ı adam etti. Delikanlı gibi devlet adamlığı yaptı. Türk'ü dünya tanıdı. Uşaklık yapmadı. Baş eğmedi. Dimdik durdu. 'Yediden yetmişe herkes çalışacak' dedi. Şimdi biz, bunu terk ettik. Kredi, borç almak, bir faziletmiş gibi takdim ediliyor. Ondan sonra da milletin karşısına geçiyorlar, göğüslerini gere gere anlatıyorlar. Hiç kimse de 'sen ne diyorsun?' demiyor. O günün şartlarında, öyle bir çalışma oldu ki duyun-u umumiyeden kalan borçlar ödendi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti uçak imal etti. 1938 yılında, Belçika'ya ihraç ettik. Ankara Mamak'ta merhumun talimatıyla gaz maskesi fabrikası kuruldu. 2. Dünya Savaşında gaz maskesinin tamamını dünyaya biz ihraç ettik. Aynı anlayış bugüne kadar devam etmiş olsaydı, atom başlıklı füzeyi Türkiye Cumhuriyeti yapabilir miydi, yapamaz mıydı? Şimdi ise 'IMF diyecek ben yapacağım' diyorlar. IMF, hiç bir zaman bizim için hayırlı rüya görmez."

KANA İHTİYACI OLANDAN KAN ALMAYA KALKILIRSA

Mevcut uygulamalarla enflasyonu düşürmenin mümkün olmadığını, Türkiye'de yaşananın maliyet enflasyonu olmasına rağmen talep enflasyonu reçetesi uygulandığını, kana muhtaç vücuttan kan almak suretiyle insanı ölüme mahkum etme misali, ekonomideki kan sayılan paranın piyasadan çekilmesi gibi büyük bir yanlış yapıldığını söyleyen Prof. Dr. Baş, enflasyondan kurtuluşun, vergileri, hammadde-enerji girdilerini, kredi faizlerini vs. düşürmekten, ülkenin sırtındaki 60 milyar dolarlık faiz yükünü kaldırmaktan ve kuyudatta olmayan 30 milyar dolarlık gelir karşılığı emisyon hacmini genişletmekten geçtiğinin altını çizerek şunları söyledi:" ' Elimizde kaynak yok ki bu maliyetleri düşürelim' denilirse, 'Hortumlamaya nasıl buluyorsan buna da bulacaksın' derim. Faiz giderlerini sıfırladığın, emisyonu genişlettiğin zaman herkesin cebi para ile dolar. Türkiye para cennetine döner. Ama o yapıldığı zaman bazı patronlar var ki bugünkü gibi zengin olamazlar. Bazıları var ki bugünkü gibi hortumlayamazlar. Sırf o beyefendilerin keyfi yerine gelsin diye maalesef bu işlerin önü kapalı olur. Bilmediklerinden dolayı değil işte birkaç kişinin keyfi yerinde olsun diye bütün bu işler ihmal edilir."

HAZİNEDEN İSTİFADE

ETMENİN SIRRI

Tarım, hayvancılık, ormancılık, denizcilik, madencilik alanında Türkiye'nin çok ciddi kaynakları olduğunu, 2 trilyon dolarlık altın, 750 milyar dolarlık bor rezervimiz bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Baş, "Buna rağmen biz, öyle bir duruma geldik ki, mağaranın içine girip, hazineye garkolup da, şifresi 'açıl susam açıl'ı unutan haramiler gibiyiz" dedi. Prof. Dr. Haydar Baş, bu hazinelerden istifade etmemizin en önemli şartının birlik ve beraberlik olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

"Bütün bunları yapabilmemiz için birlik ve beraberlik şarttır. Bir ailede bile karı ile koca, çocuk ile baba arasında kavga olduğu zaman huzur olmaz. Bir millet, bir devlet de büyük bir ailedir. Her gün kavganın anlamı nedir? Buna dur demenin zamanı geldi, geçti. Bu birliği Fuzuli Leyla vü Mecnun hikayesinde şöyle sembolize eder: Mecnun Leyla'ya aşıktır. Durumu Leyla'ya iletirler. O da, 'Madem beni bu kadar seviyor. Kolunu kessin bana göndersin' der. Mecnun'a istek iletilir. Tam kolunu keseceği zaman vazgeçer. 'Bende Leyla'ya verecek kol yok' der. Mecnun'un bu tavrı Leyla'ya iletildiğinde bu kez üzülen Leyla olur. 'Hani beni çok seviyordu. Bir kolunu bile benden esirgedi' der. Haber Mecnun'a gelince, 'Ben Leyla'dan kolumu esirgemedim. Tam keseceğim zaman bir de baktım ki kol Leyla'nın kolu. Kimin kolunu kesip kime göndereyim?' cevabını verir. İşte biz birbirimizde böyle fani olmalıyız. Bu sırrı yakaladığımız zaman, yani ben, 'bu kol Yalovalının koludur' dediğim, Yalovalı da aynı şekilde cevap verdiği aşamayacağımız hiç bir problem olmaz."

DEVLETİ KÜÇÜLTME TUZA?I

"Birlik derken, bir kurumumuzun, Türk Silahlı Kuvvetlerinin üzerinde çok fitneler, dedikodular çıkartılıyor. Bize, 'devleti küçültün, orduyu küçültün" telkin ediyorlar. Amerika dendiği zaman hatıra Pentagon gelir. Pentagon'un, ABD silahlı kuvvetlerinin 1 trilyon dolar bütçesi var. Bizde ise bu bütçe 10-12 milyar dolar civarında. Onun için Amerikalı geliyor, eli cebinde, ukala ukala seninle konuşuyor. Arkasındaki silahlı kuvvetleri çok güçlü de ondan konuşuyor. Biz de elimizi cebimize koyarak hakikaten delikanlı gibi durmak istiyorsak, bizi güçlü kılacak o iradeyi güçlü tutmamız lazımdır. Milletleri güldüren silahlı kuvvetleridir. Bize, 'Devleti küçültün' diyorlar. Ama, Amerika'da kamu harcamaları bütçenin % 40'dır. İngiltere'de bu oran % 45, Fransa'da % 40, Almanya'da % 40'dır. Türkiye'de ise % 25. Devleti küçültmek demek ne demektir? 'Askeri gücünü, emniyet güçlerini zayıflatacaksın' demektir. Devleti içte ve dışta koruyan, huzurunu, mutluluğunu temin eden güçleri zayıflatacaksın, diyorlar. Halbuki bizde devlet babadır. Devlet babayı çok daha güçlü hale getirmek lazımdır. Dikkat ederseniz devlet ile milleti, sivil ile askeri karşı karşıya getirmeye çalışan iradeler var. Burada kim kârlı çıkar? Millet kârlı çıkmaz. Onun için biz ölsek de kalsak da bu kurumlarla bir ve beraber olmamız gerekiyor. Eğer bu anlayışla hareket edersek aramızdaki problemlerin tamamı çözülür."

Trafik faciasına neden olan iki sürücü tutuklandı

Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu'nda 11 kişinin hayatını kaybettiği, 27 kişinin yaralandığı feci tur otobüsü kazasında hukuki süreç başladı. Bilirkişi raporu otoyoldaki korkunç ihmali gözler önüne sererken, otobüs şoförü ve çekici sürücüsü çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi

12.10.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Trafik faciasına neden olan iki sürücü tutuklandı
Trafik faciasına neden olan iki sürücü tutuklandı
Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu'nun Akhisar geçişinde yaşanan ve tüm Türkiye'yi yasa boğan feci trafik kazasının ardından yürütülen adli soruşturmada sıcak gelişmeler yaşandı.

11 vatandaşı hayattan koparan, 27 kişinin ise yaralanmasına neden olan tur otobüsü katliamına ilişkin gözaltına alınan sürücüler, Akhisar Adliyesi'ne sevk edildi. Nöbetçi hakimlikçe sorgulanan otobüs şoförü M.A. ve arkadan çarpan çekicinin sürücüsü H.K. tutuklandı. Otobüsün yedek şoförü ve aynı zamanda sahibi olan M.Y. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Bilirkişi raporu ihmali belgeledi

Kazanın ardından Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çok yönlü soruşturmada, olay yerinde yapılan incelemeler ve ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntüleri doğrultusunda ön bilirkişi raporu hazırlandı. Hazırlanan rapor, otoyollarda asla yapılmaması gereken ölümcül kural ihlallerini bir bir deşifre etti.

Bilirkişi raporuna göre, kazanın asıl nedeni otobüs şoförünün yaptığı akılalmaz hata oldu. Tur otobüsü sürücüsü M.A.'nın, otoyol üzerindeki kavşağı kaçırdığı, hatasını telafi etmek amacıyla otoyolda geri manevra yapmaya çalıştığı belirlendi. Hızlı akan otoyol trafiğinde devasa otobüsle geri geri gitmeye çalışan M.A.'nın, kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu rapora yansıdı.

Çekici sürücüsü hız sınırını aşmış

Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise arkadan çarpan çekiciye ait veriler oldu. Tutuklanan çekici sürücüsü H.K.'nin, otoyol standartlarının ve görüş mesafesinin getirdiği hız sınırlarına uymadığı, yasal limitlerin üzerinde seyrettiği tespit edildi.

Otoyolda geri manevra yapan otobüsü fark etmesine rağmen yüksek hızı nedeniyle zamanında duramayan çekici sürücüsü de kazanın boyutunun büyümesinde kusurlu bulundu.

Soruşturma derinleşiyor

Kazada yaralanan 27 kişinin bölgedeki çeşitli hastanelerde tedavileri devam ederken, otopsi işlemleri tamamlanan 11 kişinin cenazeleri memleketlerine gönderildi.

Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı yetkilileri, otoyollardaki bu tür ağır kural ihlallerine karşı denetimlerin ve cezai yaptırımların en üst düzeyde uygulanacağını belirtti. Akhisar Başsavcılığı, kazayla ilgili geniş çaplı soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.

Terör örgütü PKK, Irak'ın kuzeyindeki 4 kampı boşalttı

Güvenlik kaynakları, terör örgütü PKK/KCK'nın Irak'ın kuzeyindeki Metina'nın Baze bölgesinde bulunan 4 barınma alanını 8 Ekim'de boşalttığını bildirdi

 

12.10.2026 16:10:00
Anadolu Ajansı
 
Terör örgütü PKK, Irak'ın kuzeyindeki 4 kampı boşalttı
Terör örgütü PKK, Irak'ın kuzeyindeki 4 kampı boşalttı

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, bölgedeki istikrarın sağlanması ve Türk-Kürt kardeşliğinin güçlendirilmesi amacıyla başlatılan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" vizyonu, kararlı ve tavizsiz bir şekilde sürdürülüyor.

Yürütülen bu çok boyutlu süreç, Türkiye'nin geleceği adına tarihi bir dönüm noktası teşkil ediyor.

PKK/KCK, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi'nin parçası olarak, Türkiye'nin güvenliği açısından çatışma riski bulunan barınma alanlarının boşaltılmasına yönelik sürdürülen çalışmalar kapsamında Irak'ın kuzeyinde Metina'nın Baze bölgesinde bulunan Hebat, Yajk, Sabri ve Sason barınma alanlarını 8 Ekim'de boşalttı.

Yaşanan bu gelişme, sürecin kararlılıkla devam ettiğinin bir göstergesi oldu.

PKK/KCK'nın tüm alanlardaki faaliyetlerinin sonlandırılması akabinde sürecin ilerleyen aşamalarında yasadan yararlanarak Türkiye'ye geri dönecek örgüt mensupları ile toplumsal uzlaşı sağlanması bekleniyor.

Eğitim, ekonomi gibi pek çok alanda yürütülecek bütünleşik programlarla PKK/KCK mensuplarının toplumla entegrasyonunun sağlanması hedefleniyor.

Söz konusu gelişmelerle Türkiye'nin iç barışının kalıcı olarak tesis edilmesinin sürdürüleceği belirtiliyor.

Güvenlik kaynakları, sürecin başarıya ulaşmasıyla Türk-Kürt kardeşliği temelinde toplumun tüm kesimlerinin el ele vererek, birlikte barış ve huzur içinde Türkiye'nin her köşesinde yaşamasının amaçlandığını belirtti.

Kaynaklar, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi ve bölgedeki istikrarın güçlendirilmesi misyonu çerçevesinde atılan her adımın milletin hak ettiği huzur dolu yarınların müjdecisi olacağını vurguladı. 

Beylikdüzü'nde tır garajı kundaklandı: 4 araç küle döndü

İstanbul Beylikdüzü'ndeki bir tır garajı, kimliği belirsiz 3 şahıs tarafından kundaklandı. Olayda 4 araç küle dönerken şahısların araçlara yanıcı madde dökerek ateşe verdiği anlar kameraya yansıdı

12.10.2026 13:43:00 / Güncelleme: 12.10.2026 13:45:44
İHA
 
Beylikdüzü'nde tır garajı kundaklandı: 4 araç küle döndü
Beylikdüzü'nde tır garajı kundaklandı: 4 araç küle döndü
Olay, sabah saatlerinde Beylikdüzü Marmara Mahallesi'ndeki bir tır garajında yaşandı. Çok sayıda tırın alev alev yandığını gören vatandaşlar durumu 112 Acil Servis ekiplerine bildirdi.

Gökyüzüne yükselen dumanlar çevre ilçelerden de görülürken, adrese gelen itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen yangında 4 tır kullanılamaz hale geldi.

Olayın ardından inceleme başlatan polis ekipleri yangının kundaklama dolayısıyla çıktığını tespit etti.



Tır garajına araçla gelen 3 şahsın, yanlarında getirdikleri yanıcı maddeyi araçlara dökerek ateşe verdiği öğrenildi.

Olayın ardından araçla kaçan şahısları ise yakalamak için polis ekipleri çalışma başlattı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, son 8 ayda uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve organize suç örgütlerine yönelik soruşturmalarda 32 bin 882 kişinin tutuklandığını açıkladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Şubat-Eylül döneminde 81 ilde yürütülen uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve organize suç örgütlerine yönelik soruşturmaların bilançosunu açıkladı

11.10.2026 22:33:00
Haber Merkezi
 
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, son 8 ayda uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve organize suç örgütlerine yönelik soruşturmalarda 32 bin 882 kişinin tutuklandığını açıkladı
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, son 8 ayda uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve organize suç örgütlerine yönelik soruşturmalarda 32 bin 882 kişinin tutuklandığını açıkladı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Şubat-Eylül döneminde 81 ilde yürütülen uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve organize suç örgütlerine yönelik soruşturmaların bilançosunu açıkladı.

8 ayda 81 ilde 7 bin 818 operasyon gerçekleştirildiğini kaydeden Gürlek, milyarlarca liralık suç varlığına el konulduğunu belirtti.

Gürlek, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde; milletimizin huzurunu, güvenliğini ve geleceğini tehdit eden uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve yeni nesil suç örgütlerine karşı mücadelemizi ülkemizin dört bir yanında kararlılıkla sürdürüyoruz." dedi. 

32 BİN 882 BİN KİŞİ TUTUKLANDI

Şubat-Eylül 2026 döneminde yürütülen adli soruşturmalar kapsamında ⁠7 bin 818 operasyon gerçekleştirildi. ⁠70 bin 853 şüpheli hakkında adli işlem yapılırken, 32 bin 882 şüpheli tutuklandı, 15 bin 826 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı.

MİLYARLARCA LİRALIK SUÇ VARLIĞINA EL KONULDU

Suç örgütlerinin yalnızca faaliyetlerine değil, finansal kaynaklarına ve malvarlıklarına da müdahale edildi. Mali incelemelerde ayrıca 2,54 trilyon TL, 9,08 milyar dolar ve 3,49 milyon euroluk işlem hacmi tespit edildi.

Soruşturmalar neticesinde, piyasa değeri 30 milyar TL'yi aşan uyuşturucu madde ele geçirildi. ⁠1,4 milyar TL, 17 milyon euro ve 1,7 milyon doların üzerinde nakit para ele geçirildi.

⁠9 bin 30 taşınmaz, bin 556 araç ve 22 deniz taşıtına el konuldu. ⁠803 şirket ve işletmeye adli işlem gerçekleştirildi. ⁠38 bin 58 banka ve kripto hesabı hakkında dondurma, bloke konuldu. 28 bin 245 yasa dışı bahis-kumar sitesi ve yeni nesil suç örgütü hesaplarına yönelik erişim engeli getirildi.

Bakan Gürlek, suç ve suçluyla mücadelenin aynı azim ve kararlılıkla sürdürüleceği mesajını verdi.

Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor

Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor. Çocuk hesaplarında bağımlılığa yol açan sonsuz kaydırma ve art arta gösterim olmayacak

11.10.2026 18:05:00 / Güncelleme: 11.10.2026 18:40:23
Haber Merkezi
 
 Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor
 Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor
Sosyal ağlarda çocukların korunmasına yönelik devrim niteliğindeki düzenleme yürürlüğe giriyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından hazırlanan "Sosyal Ağ Sağlayıcı Tarafından Çocuklara Özgü Ayrıştırılmış Hizmet Sunulmasına ve Yaş Doğrulamaya İlişkin Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlanarak ilan edildi.

Yönetmelikle birlikte sosyal ağ sağlayıcılarının sunduğu hizmetlere erişimde yaş doğrulaması, 15 yaşını doldurmuş çocuklara yönelik özel hizmet modelleri ve ebeveyn denetim mekanizmalarına ilişkin esaslar netleşti.

Yeni düzenlemeye göre sosyal ağ sağlayıcıları, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hiçbir şekilde hizmet sunamayacak. Hesap açılış talepleri sırasında yaş doğrulaması yapılacak ve 15 yaşın altında kaldığı tespit edilen çocukların üyelik talepleri doğrudan reddedilecek.

DOĞRULAMA E-DEVLET ÜZERİNDEN YAPILACAK
Sosyal ağlarda yaş beyanındaki manipülasyonların önüne geçmek amacıyla yaş doğrulama süreçleri e-Devlet Kapısı entegrasyonuyla yürütülecek. Kullanıcılar hesap oluştururken e-Devlet üzerinden üretilecek "yaş doğrulama belirteci" ile yaşlarını kanıtlayacak. Kimlik tespiti yerine yalnızca yaş eşiğinin doğrulanmasını sağlayacak bu yöntemde kişisel verilerin korunması esas alınacak.

15-18 YAŞ ARASINA "KORUMALI HESAP" DÖNEMİ
15 yaşını doldurmuş çocuk kullanıcılar için ise "ayrıştırılmış hizmet" modeli uygulanacak. Çocukların zihinsel ve duygusal gelişimlerini korumayı hedefleyen bu model kapsamında şu tedbirler varsayılan olarak devreye girecek:

Gizli profil: Çocuklara ait hesaplar varsayılan olarak gizli tutulacak.

Kısıtlı iletişim: Çocuklar yalnızca takip ettikleri hesaplardan doğrudan mesaj alabilecek.

Canlı yayın ve reklam yasağı: Çocuk hesaplarından canlı yayın açılmasına ve kişiselleştirilmiş reklam gösterilmesine izin verilmeyecek.

Listeler gizlenecek: Diğer kullanıcılar, çocuk hesaplarının takipçi ve takip edilen listelerini göremeyecek.

EBEVEYNLERE TAM KONTROL YETKİSİ
Yönetmelik, sosyal platformlara ebeveyn denetim araçları sunma zorunluluğu da getiriyor. Anne ve babalar, çocuklarının hesap ayarlarını uzaktan kontrol edebilecek, günlük kullanım sürelerine sınır koyabilecek ve uygulama içi ücretli işlemleri onaya bağlayabilecek.

MEVCUT HESAPLAR İÇİN 31 MART 2027 SON TARİH
1 Kasım itibarıyla yürürlüğe girecek olan yönetmelik kapsamında platformlara uyum süreci tanındı. Sosyal ağ sağlayıcılarının, mevcut kullanıcıların yaş doğrulama işlemlerini 31 Mart 2027 tarihine kadar tamamlaması gerekecek. Bu tarihe kadar yaşının 15'in altında olduğu belirlenen ya da doğrulama yapmayan kullanıcıların hesapları tamamen kapatılacak.

Özgür Özel Bursa'da çiftçilere seslendi: "Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız, Bursalı çiftçilerin yüzü gülecek"

Bursa'da çiftçilere hitap eden Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Size ant olsun ki yüzünüzü güldüreceğim. Allah'ın izniyle Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız. Bursa'daki çiftçilerin hepsinin yüzünü güldüreceğiz. Bursa sanayide hak ettiği yere gelecek. Bursa'nın emekçisi hak ettiği emeğinin karşılığını alacak" dedi

11.10.2026 17:37:00
İhlas Haber Ajansı
 
Özgür Özel Bursa'da çiftçilere seslendi: "Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız, Bursalı çiftçilerin yüzü gülecek"
Özgür Özel Bursa'da çiftçilere seslendi: "Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız, Bursalı çiftçilerin yüzü gülecek"
Bursa'da çiftçilere hitap eden Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Size ant olsun ki yüzünüzü güldüreceğim. Allah'ın izniyle Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız. Bursa'daki çiftçilerin hepsinin yüzünü güldüreceğiz. Bursa sanayide hak ettiği yere gelecek. Bursa'nın emekçisi hak ettiği emeğinin karşılığını alacak" dedi.
Bursa'da çiftçilerle bir araya gelen Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, tarım sektöründe üretim maliyetlerinin arttığını söyledi. Üzüm fiyatları ile mazot maliyetlerini karşılaştıran Özel, çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığını savundu. Özel, "Geçen yıl mazotun 50 lira, bu yıl ise 98 lira iken Çağrışan karası üzümünün hasat maliyeti kilogram başına yaklaşık 12 liraya tekabül ediyor. Taşıma ve diğer giderler de hesaba katıldığında üreticinin maliyeti 25 lirayı buluyor. Toplamda 25 lira maliyeti olan üzümü çiftçiden 25 liraya almaya kalkıyorlar. O yüzden burada geçinmek mümkün değil" ifadelerini kullandı.

"Sıfır faizli kredilerin olduğu alım garantili yeni tarım dönemi başlatmak durumundayız"
Tarımda yeni bir destekleme modeline ihtiyaç olduğunu savunan Özel, sözleşmeli üretimin kamu güvencesiyle yürütülmesi gerektiğini söyledi. Özel, "Devletin soğuk hava deposuyla, lisanslı alım anlaşmalarıyla ürünlerin alınması, depolanması, ihracatı, tahsilatı, size ödenmesiyle, kasa satacağını bildiğiniz ürünü, nerede üreteceğinizi bildiğiniz için ipoteğe karşılık değil, gelecek seneki ürününün karşılığında sana işletme sermayesi sağlayan düşük faizli, gerektiğinde sıfır faizli kredilerin olduğu alım garantili yeni tarım dönemi başlatmak durumundayız" dedi. Başkan Özel konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Şu anda dünyanın en mühim konularından bir tanesi veri güvenliği ve gıda güvenliğidir. Bütün dünya veri güvenliğine, yani ortadaki bilginin güvende tutulmasına ve gıda güvenliğine çalışıyor. Türkiye gıda güvenliği açısından ketin ürettiği için, toprağının verimini kendi yapacağı için, kullanılacak kimyasal ya da bitkisel bir takım yardımcı elementlerin üretimi denetimi kendinde olacağı için, pazarlamasını kendi yapacağı için gıda güvenliği konusunda özgüveni en yüksek ülkelerden biri olmayı başardı. Bütün dünyanın en çok peşinde koşacağı ürünleri üreten büyükte olmaya. Finlandiya'da böyle bir şey üretebilir misin' Finlandiya'daki ürünü, doğru yatırımla oradaki cep telefonunu Bursa'da üretirsin. Ama Allah vergisi bu güzel inciri, bu güzel üzümü, kokulu kavunları, kokulu mercimeği, şeftaliyi, kestanenizi bu dünyanın başka yerinde üretmek mümkün değil. Bunlar stratejik ürünler. Bu ürünlerin sahibi olan bu şehirlere doğru destekleme yapıldığında, doğru yönlendirme yapıldığında çok büyük imkanlar var."

"Tarım toprakları heba edilmeyecek"
Yeni Parti'nin genel başkanı olarak tarladan geldiğini belirten Özel, "Ben pamuk tarlasından geliyorum. Ben 12 yaşında traktörün üzerinde iş yapmaktan geliyorum. Ben akşam damda hayvanın pisliğini temizlemekten geliyorum. Ben süt sağmaktan geliyorum. Ben tarlada alın teri döken insanların emini biliyorum. Size ant olsun ki yüzünüzü güldüreceğim. Allah'ın izniyle Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız. Bursa'daki çiftçilerin hepsinin yüzünü güldüreceğiz. Bursa sanayide hak ettiği yere gelecek. Bursa'nın emekçisi hak ettiği emeğinin karşılığını alacak. Bursa'nın sanayisini öncelerken tarımı geride bırakılmayacak. Tarım toprakları heba edilmeyecek. Bursa çiftçisinin emeği sömürülmeyecek. Bursa'nın yüzü gülecek. Köyünüze bugün ana muhalefet partisinin genel başkanı lideri olarak geldim. İnşallah bir daha geldiğimizde iktidar partisinin genel başkanı olarak geleceğim. En güzel günler de elimizde olacak" dedi.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'i köylerinde ağırlamaktan mutluluk duyduklarını belirten Çağrışan Mahalle Muhtarı Ahmet Gün ise, "Bu sene mal satmakta sıkıntı yaşıyoruz. İnşallah zeytin böyle olmaz. Ancak perşembenin gelişi, çarşambadan belli olur. Manisa'da zeytinciler de isyan etti. Zor bir sene geçiriyoruz" diye konuştu.
Mudanya Belediyesi tarafından bağ evinin yıkıldığını Özgür Özel'e şikayet eden bir vatandaş ise, sadece kendisi değiş bir çok kişinin elektrik, su ve diğer bütün kayıtların olmasına rağmen yıkımla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Özel'e Yeni Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Yeni Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir eşlik ederken çok sayıda vatandaş karşıladı.İHA

Sigara satışında TC kimlik numarası isteneceği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı bulurken, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu konuya ilişkin açıklama yaptı

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'ndan sigara satışında T.C. kimlik tartışmalarına yanıt: 18 yaş altını korumayı amaçlayan yeni kanun taslağında kişisel veriler esas alınacak, sosyal alanlardaki sigara mağduriyetleri için de adımlar atılacak

11.10.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
 Sigara satışında TC kimlik numarası isteneceği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı bulurken, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu konuya ilişkin açıklama yaptı
 Sigara satışında TC kimlik numarası isteneceği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı bulurken, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu konuya ilişkin açıklama yaptı
Sigara satışında TC kimlik numarası isteneceği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı bulurken, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu konuya ilişkin açıklama yaptı. Sosyal medya hesabı üzerinden sigara nedeniyle tahrip olmuş bir akciğer görseli paylaşan Bakan Memişoğlu, vatandaşların endişelenmemesi gerektiğini ifade etti.

"ÖNCELİĞİMİZ 18 YAŞ ALTI ÇOCUKLAR"
Soru işaretlerini anladıklarını belirten Memişoğlu, temel amaçlarının 18 yaş altındaki çocuklara tütün ürünü satışını engellemek olduğunu dile getirdi. Bakan Memişoğlu, mahremiyeti gözeten ve kişisel verilerin korunmasını sağlayan elektronik sistemler dâhil tüm seçeneklerin masada olduğunu aktardı.

YENİ KANUN TASLAĞI YOLDA
Tütünle mücadelenin ortak bir sorumluluk olduğunu belirten Bakan Memişoğlu, kişisel verilerin korunması ilkesi çerçevesinde yeni bir kanun taslağı ve mevzuat çalışması yürütüldüğünü açıkladı. Sigara içmeyen vatandaşların temiz hava hakkını korumak için sosyal alanlardaki düzenlemelerin de süreceği vurgulandı.

Memişoğlu'nun paylaşımı şöyle:

"Bu gördüğümüz tablo, önlenebilir bir yıkımdır. Tütün ürünlerinin bedenimizde bıraktığı tahribat sadece bireysel bir tercih değil, toplum olarak taşıdığımız ortak bir yüktür.

Açıklamalarımız üzerindeki soru işaretlerini anlıyorum. Vatandaşlarımız müsterih olsun; önceliğimiz 18 yaş altındaki çocuklarımıza yaş doğrulaması yaparak tütün ürünü satışını önlemek ve onları tütünün zararlı etkilerinden korumaktır. Bu doğrultuda, mahremiyeti gözeten, kişisel verileri koruyan ve uygulama kolaylığı sağlayan elektronik sistemler dahil bütün seçenekleri değerlendiriyor, yeni kanun taslağımızı ve mevzuatımızı da bu çerçevede ele alıyoruz.

Sigara içmeyen milyonlarca vatandaşımızın haklı hassasiyetini ve temiz hava hakkını çok iyi biliyoruz; sosyal alanlarda yaşanan mağduriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalarımızı da sürdürüyoruz.

Amacımız, başta evlatlarımız olmak üzere toplumumuzu tütünün yıkıcı etkilerinden korumaktır. Hep birlikte daha sağlıklı, daha rahat nefes alabilen bir Türkiye'yi inşa etmektir.

Unutmayalım; tütünle mücadele hepimizin mücadelesidir."

MHP'li milletvekili ve il başkanının konvoyunda kaza: 1 ölü, 4 yaralı

Kahramanmaraş'ta MHP'li milletvekili ve il başkanının bulunduğu konvoyda meydana gelen trafik kazasında ilk belirlemelere göre 1 kişi hayatını kaybetti, 4 kişi yaralandı

11.10.2026 17:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
MHP'li milletvekili ve il başkanının konvoyunda kaza: 1 ölü, 4 yaralı
MHP'li milletvekili ve il başkanının konvoyunda kaza: 1 ölü, 4 yaralı
Kaza, Afşin-Göksun kara yolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, MHP Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç ile MHP Kahramanmaraş İl Başkanı Mansur Metehan'ın ilçedeki ziyaretleri dolayısıyla yola çıkan konvoyda trafik kazası meydana geldi. Kazada ilk belirlemelere göre 1 kişi hayatını kaybederken, 4 kişi yaralandı.

Kazada yaralananlar arasında Milletvekili Zuhal Karakoç ve şoförünün de bulunduğu öğrenildi. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve güvenlik ekipleri sevk edildi.

Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

Bugünkü mafya operasyonda 73 tutuklama

Adana merkezli 11 ilde çıkar amaçlı silahlı suç örgütlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan 106 şüpheliden 73'ü tutuklandı

11.10.2026 10:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bugünkü mafya operasyonda 73 tutuklama
Bugünkü mafya operasyonda 73 tutuklama
Adana merkezli 11 ilde çıkar amaçlı silahlı suç örgütlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan 106 şüpheliden 73'ü tutuklandı.

Suç ve suçlularla mücadele kapsamında, çıkar amaçlı silahlı suç örgütlerinin faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve örgüt mensuplarının yakalanması amacıyla Adana merkezli 11 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.



Operasyon kapsamında 106 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 73'ü tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 33 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

İpsala Sınır Kapısı'nda 65 kilo uyuşturucu ele geçirildi

Edirne'deki İpsala Gümrük Sahası'nda bir minibüste 65 kilo 112 gram uyuşturucu ele geçirildi

11.10.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
İpsala Sınır Kapısı'nda 65 kilo uyuşturucu ele geçirildi
İpsala Sınır Kapısı'nda 65 kilo uyuşturucu ele geçirildi
Edirne'deki İpsala Gümrük Sahası'nda bir minibüste 65 kilo 112 gram uyuşturucu ele geçirildi.

Yunanistan'dan Türkiye'ye giriş yaparak İpsala Gümrük Sahası'na gelen bir minibüste Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan incelemede 65 kilo 112 gram skunk esrar cinsi uyuşturucu madde ele geçirildi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.