logo
10 ŞUBAT 2026

Laiklik birileri kafasına göre dini hüküm koymasın diye var

BTP Lideri Hüseyin Baş'tan Atatürk, Cumhuriyet, Diyanet ve laiklik tartışmaları üzerine dikkat çekici açıklamalar

04.12.2021 12:23:00
Laiklik birileri kafasına göre dini hüküm koymasın diye var
Laiklik birileri kafasına göre dini hüküm koymasın diye var
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Flash TV'de yayınlanan Basın Kulübü programında Atatürk, Diyanet ve laiklik üzerine dikkat çekici açıklamalar yaptı.
BTP lideri, Merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın Atatürk konusunda yaptığı konuşmalardan kesitler de izletilen programda bu konuya dair çarpıcı açıklamalar yaptı.
"Türkiye Cumhuriyeti içki masasında kurulmuştur" diyenlere babası Haydar Baş'ın "Dilinizi eşek arısı soksun" cevabını verdiğini hatırlatan Hüseyin Baş şöyle konuştu; "Rakı masasında Cumhuriyet kurdular diyorlar. Atatürk'ün Cumhuriyeti kurma kararı aldığı yer bir dergâh. Prof. Dr. Haydar Baş'ın Hoş Geldin Atatürk kitabında bu olay tarihi şahitleriyle anlatılmıştır. Atatürk Hacıbektaş dergâhına gidiyor. Cemalettin Efendiyle beraber dergâha 3 gün kapanıyor. Orada, dergâhta Cumhuriyet kararını alıyor." 
 
"Diyanet işleri Başkanı  Alevi olsun, Caferi olsun, Şii olsun…"
 
Son dönemde Diyanet'in çok tartışıldığını ifade eden Hüseyin Baş, 'Bu kadar demokrasimiz varsa, bizim birbirimize saygımız varsa Diyanet İşleri Başkanımız Alevi olsun' dedim. Bu ülke bunu niye hiç konuşmuyor? Diyanet İşleri Başkanı Alevi olsun, Caferi olsun, Şii olsun... Ne zararı var! İşte biz bu kültürü taşımak istiyoruz. Niye istiyoruz? Atatürk Bektaşi dergâhında Cumhuriyeti kurdu. Bu dergâhtan çıkan karar bak ne kadar hayırlı." dedi. 
 
"Laiklik birileri kafasına göre kalkıp dini hüküm koymasın diye var"
 
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş laiklik konusunda da çok konuşulacak bir değerlendirme yaptı. " Laiklik niye var?" sorusunu soran Baş şu ifadeleri kullandı; "Laiklik birileri kafasına göre kalkıp dini hüküm koymasın diye var. Bakın Osmanlı devleti yıkılıyor arkasına bir Cumhuriyet inşa ediyorsunuz. Pek rahatlıkla Atatürk çıkıp, 'Bundan sonra halifeniz benim' diyebilirdi. Buna bir engel var mıydı, kim ne diyebilirdi? 'Bundan sonra saltanat da benim soyumla devam edecek, ülkenin adı da Mustafaoğulları olacak' deseydi buna bir engel var mıydı? Ol diyenler de vardı. Atatürk hepsini elinin tersiyle itti, inanmadığı için değil, bunun dini olmadığını bildiği için. Bu İslami değil ki. Bunu bildiği için elinin tersiyle itiyor ve 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diyor."
 
Andımızdan kim, neden rahatsız oldu?
 
Zaman zaman alevlenen "andımız" tartışmasına da giren BTP lideri kendi çocukluklarında her gün andımızın okunduğuna işaret etti ve konuşmasına şu şekilde devam etti, "Bu ülkede andımız kaldırıldı. Ben şu soruyu soruyorum, 'Türküm, doğruyum, çalışkanım.  İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir...' Bu cümleler içerisinde Türk olan birini, bu vatana bu millete hizmet etmek isteyen birini hangi kelime rahatsız edebilir. Niye bundan rahatsızlık duydular? Bakın yeni nesiller geliyor ve biz bu yeni nesiller üzerinden bir ülke inşa etmek istiyoruz yani ülkeyi bunlara emanet etmek istiyoruz. Peki bu nesillere bu vatanın, bu milletin kutsiyetini nasıl ve hangi duygularla bırakacağız. 
 
"Atatürkçü olmak için CHP'li olmaya gerek yok"
 
"Atatürkçü olmak için CHPli olmaya gerek yok. Müslüman olmak için de Atatürk'e düşman olmaya gerek yok." Diyen Hüseyin Baş, "Yıllarca böyle kandırıldık. Ben Atatürkçüyüm, iddia ediyorum bu ülkedeki en büyük Atatürkçü benim, varsa daha büyüğü çıksın. Ben Atatürk'ün Cumhuriyeti'ni yaşatmak için her şeyi yaparım. Mesele budur. Biliyorum ki Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet 100 yıldır bütün sağanak yağmurlara rağmen, olumsuz hava koşullarına rağmen ayakta durmuştur. Geçen 29 Ekim Cumhuriyet bayramı Cuma'ya denk geldi. Cuma hutbesinde Atatürk'ten bahsedilmedi. Hemen akabinde bir kongremiz vardı. Orada dedim ki, 'Prof. Dr. Haydar Baş'ın Hoş Geldin Atatürk kitabında Atatürk tarafından hazırlatılan 52 tane hutbe var. Yılda 52 hafta var ve Atatürk 52 hutbe okutmuş, kendisi yazdırtmış. Örneğin Ramazan'a denk gelen hutbede 'Bayram namazını kılmadan fitrelerinizi verin' diyor. İslami öğretinin en ince detayına kadar hepsi mevcut. Bu ülkede biz niye hutbe arıyoruz. Atatürk 52 tane hutbe yazdırmış, Diyanet her hafta birini okutsun. Ne zararı var. Yazdığı her şey bugün güncel. Niye güncel? Din değişmedi ki... Milletimizin bilmesi gereken şu; Cumhuriyetimizin kurucuları Müslümanlardır ve bu Cumhuriyeti biz onlara borçluyuz. Atatürk'ün yanında savaşanlar, o kadınlar, gençler tamamı Müslümandır ve bu vatanın evladıdır. Bugün Atatürk'ün karşısına çıkıp bunu yıkmak isteyenlerin hiçbiri de Türk ve Müslüman değildir. Bunda da iddialıyım. Biz neler duyduk bu ülkede, 'Keşke Yunan galip gelseydi...' dediler. Ne demek şimdi bu, neyi ifade etmeye çalışıyorsun? Sen kalkıp bütün ibadetlerini yaşayabildiğin, bütün özgürlüğünü yaşayabildiğin bir coğrafyada din ile ilgili bir savaş halindesin Cumhuriyet'in kurucusuyla. Neyi yaşayamıyorsun?"
 
"İskilipli Atıf 'Yunanla birlikte olun' bildirisini bölgesinde dağıttıran insan"
 
Konuşmasında Kurtuluş Savaşı'nı engellemeye dönük faaliyetleri de anlatan Hüseyin Baş İskilipli Atıf  örneği verdi. İskilipli Atıf Müslüman olduğu için mi idam edildi? İskilipli Atıf 'Yunanla birlikte olun' bildirisini bölgesinde dağıttıran insan. Yunanla birlikte olun, Kurtuluş Savaşı'na katılmayın diyor. Mesela tekke ve zaviyeler kapatıldı. O zaman buralar tarafından 'Savaşa katılmayın' diye bildiriler dağıtılıyor.  Tekke ve zaviyeleri niye kapatıyor Atatürk? Çünkü burada bir İslam yaşanmıyor ki... Mesela bizim oralarda çok meşhurdur Haçkalı Baba vardı. Çok büyük bir İslam alimi. Cumhuriyet döneminde Atatürk ile birlikte oluyor. Sizin bu coğrafyada gördüğünüz Müslümanların tamamı Atatürk ile birlikte olmuştur ama ne zamanki Yunan'ın, İngilizin sermayesi devreye girmiştir, dış mihraklar devreye girmiştir ve işte o zaman 'Atatürk'ün karşısına çıkın' demişlerdir. İşte burada Haydar Baş Hoca'nın bu devlete ve bu millete yaptığı ne büyük hizmetlerden biri de gerçek Atatürk'ü tanıtması olmuştur, Atatürk budur demesi olmuştur.

Ünlü Gazeteciler Ali Çağatay, Murat Muratoğlu, Mustafa Balbay, Remzi Özdemir, Cem Seymen ve İsmail Dükel... Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ni Viyana'da Değerlendi

21 ülkeden 50’den fazla bilim insanının katıldığı, 7-8 Şubat 2026'da gerçekleştirilen 11. Milli Ekonomi Modeli Kongresi'ni Viyana'da takip eden tanınmış gazeteciler; Ali Çağatay, Mustafa Balbay, Cem Seymen, Ümit Zileli, Remzi Özdemir, İsmail Dükel ve Murat Muratoğlu model hakkında önemli değerlendirmeler yaptı

10.02.2026 16:59:00
Ahmet Turan Yiğit
Ünlü Gazeteciler Ali Çağatay, Murat Muratoğlu, Mustafa Balbay, Remzi Özdemir, Cem Seymen ve İsmail Dükel...  Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ni Viyana'da Değerlendi
Ünlü Gazeteciler Ali Çağatay, Murat Muratoğlu, Mustafa Balbay, Remzi Özdemir, Cem Seymen ve İsmail Dükel...  Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ni Viyana'da Değerlendi
Gazeteciler Ali Çağatay, Mustafa Balbay, Cem Seymen, Ümit Zileli, Remzi Özdemir, İsmail Dükel ve Murat Muratoğlu, 11. Milli Ekonomi Modeli Kongresi'ni Viyana'da takip etti.
Kongre sırasında Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Milli Ekonomi Modeli"ni ve bu modelin günümüz dünyasındaki yankıları konusunda gazeteciler, Çiğdem Akdemir'e önemli değerlendirmeler yaptı.

Ünlü gazetecilerin Milli Ekonomi Modeli konusundaki değerlendirmelerini izleyin:

İstanbul'da barajlar yavaş yavaş doluyor


 
İstanbul'a su sağlayan barajlarda doluluk oranı yüzde 36.3'e çıktı. 
 

10.02.2026 15:14:00
ÖNDER YILMAZ
İstanbul'da barajlar yavaş yavaş doluyor
İstanbul'da barajlar yavaş yavaş doluyor

İstanbul'a su sağlayan barajların ortalama doluluk oranı, yağışların ardından yükselişini sürdürerek yüzde 36.3'e çıktı.
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, 7 Aralık'ta yüzde 17.12 seviyelerine kadar düşen barajlardaki doluluk oranı, son günlerdeki yağışlarla yükselişini sürdürdü.
Doluluk yılbaşından 10 Şubat'a kadar yüzde 17.53 oranında arttı. Bu kapsamda kente su sağlayan barajlardaki doluluk oranı, bugün itibarıyla yüzde 36.3 olarak kaydedildi. Doluluk oranı 31 Ocak'ta yüzde 28.24 idi. Böylece son 10 günde yüzde 8'lik bir artış sağlandı. Bu oranın devam etmesi halinde Şubat ayı sonunda barajlardaki doluluk oranının yüzde 50'yi aşması bekleniyor.

Su tüketimi fazla

Kente su sağlayan baraj ve göletler 868 milyon 683 bin metreküp biriktirme hacmine sahipken su miktarı 10 Şubat itibarıyla 315 milyon 331 bin metreküp olarak kaydedildi. İstanbul'da kış aylarında günde ortalama 3 milyon metreküp su tüketiliyor. Yazın turizmin etkisiyle tüketim 3.5 milyon metreküpü aşabiliyor. Mevcut su megakente 105 gün yeter!

Bu sene sıkıntı geçmiş değil

Barajlardaki doluluk oranı artmasına rağmen bu oran, son 10 yılın aynı dönemine göre en düşük ikinci seviye oldu. Doluluk oranı 10 Şubat 2023'te yüzde 32.13 idi. Geçen yıl 10 Şubat'ta ise yüzde 55.91... Bu yıl doluluk oranı, geçen yıla göre yüzde 19.6 geride bulunuyor. Bu tablo megakentin bu yıl hala daha su stresinden sıyrılamadığını ortaya koyuyor.

Ankara'da dehşete düşüren olay

Cezaevinden izinli çıkan şahıs eşini, kızını ve annesini öldürdükten sonra intihar etti. Şahsın 4 yıl hapis cezasına çarptırıldığı, önce kapalı cezaevinde tutulduğu daha sonra ise açık cezaevine geçtiği öğrenildi

10.02.2026 14:43:00
İHA
Ankara'da dehşete düşüren olay
Ankara'da dehşete düşüren olay
Ankara'da cezaevinden izinli çıkan Recep Cengiz (35), annesi Azize Cengiz (57) ve ilk eşinden olan kızı Azra Cengiz'in (8) ardından aynı mahallede oturan boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'i (28) tabanca ile öldürdükten sonra intihar etti. Olaya tanık olan komşu: "Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş" dedi.

Olay, dün akşam Keçiören ilçesi Kuşcağız Mahallesi 384'üncü Sokak'ta meydana geldi. Cezaevinden izinli çıkan Recep Cengiz, annesi ve kızının yaşadığı eve geldi. Burada bilinmeyen nedenle tartıştığı annesi ile yanında kalan ve ilk eşinden olan kızı Azra Cengiz'i arabada tabanca ile vurdu.

Recep Cengiz, daha sonra annesi ve kızının cansız bedenlerini bagaja koyarak aynı mahallede oturan boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'in evine gitti. Kurye kılığında kapıyı eşine açtıran Recep Cengiz, boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'i tabanca ile öldürdükten sonra aynı silahla intihar etti.

Ayrıca Recep Cengiz'in silahla tehdit, dolandırıcılık ve hakaret suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırıldığı, önce kapalı cezaevinde tutulduğu daha sonra ise açık cezaevine geçtiği öğrenilirken, şahsın eşini öldürdüğü binada güvenlik kameralarına takılmamak için elektrik tesisatına zarar verdiği ileri sürüldü. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

"Adam, daha önceden de bazı sıkıntılar yaşamış"

Olayın gerçekleştiği binada yönetici olan Nizamettin Karagöz, Recep Cengiz ile Beyzanur Uçan Cengiz'in yeni evlendiğini ve Beyzanur Uçan Cengiz'in ayrılmak için dilekçe verdiğini öne sürerek, "Adam daha önceden de bazı sıkıntılar yaşamış. Eşinden uzaklaştırma almış. Eşi cezaevinden çıktığını bahsetti. 6-7 ay önce evlenmişler.

Anlaşamamışlar. Kadın ayrılmak için dilekçe vermiş. Adam da bunu kabullenmedi herhalde. Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş. Buraya da kurye kılığında gelmiş. Eşini de burada vurmuş. Kadın 2-3 sene önce de burada oturdu. Gitti geldi, yine oturdu. Çok memnunduk, çok iyi insandı" diye konuştu.

Büyükbaş hayvan sayısı 17,7 milyon oldu

Büyükbaş hayvan sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 4,3 artışla 17 milyon 709 bine, küçükbaş hayvan sayısı da yüzde 5,4 yükselişle 57 milyon 874 bine çıktı

 

10.02.2026 10:25:00
Anadolu Ajansı
Büyükbaş hayvan sayısı 17,7 milyon oldu
Büyükbaş hayvan sayısı 17,7 milyon oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin hayvansal üretim istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, büyükbaş hayvan sayısı 2025'te bir önceki yıla kıyasla yüzde 4,3 artarak, 17 milyon 709 bine çıktı. Bu dönemde sığır sayısı yüzde 4,3 artışla 17 milyon 544 bin, manda sayısı da yüzde 1,7 yükselişle 164 bin 785 oldu.

Küçükbaş hayvan sayısı ise 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 5,4 artarak, 57 milyon 874 bin olarak hesaplandı. Koyun sayısı bu dönemde yüzde 5,9 yükselerek 46 milyon 689 bin, keçi sayısı ise yüzde 3,4 artışla 11 milyon 186 bin başa çıktı.

Yaş ipek kozası ve bal üretimi arttı

Bal üretimi, 2025'te 2024 yılına kıyasla yüzde 1,8 artarak 97 bin 253 ton oldu.

Yaş ipek kozası üretimi ise aynı dönemde yüzde 38,4 artışla, 118 ton olarak belirlendi. 

Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor


 
Hakkari'nin Derecik ilçesinde, karların erimesiyle yeniden akmaya başlayan şelaleler ile yüksek kesimlerde oluşan sis tabakası dronla görüntülendi. 

10.02.2026 00:21:00
AA
Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor
Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor

Hakkari'nin Derecik ilçesinde, karların erimesiyle yeniden akmaya başlayan şelaleler ile yüksek kesimlerde oluşan sis tabakası dronla görüntülendi. Balkaya Dağları eteklerindeki sarp kayalıklarda kar ve yağmurdan beslenen üç şelale, son günlerde karların erimesiyle yeniden akmaya başladı.

Metrelerce yükseklikten akan şelaleler, kayaların arasından süzülen görüntüsüyle seyirlik manzaralar oluşturuyor. İlçenin yüksek kesimlerinde oluşan sis tabakası ve şelaleler, dronla görüntülendi.

Sedef Kabaş hakkında 5 yıl hapis isteniyor

Sedef Kabaş hakkında sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlar sebebiyle 'Suç İşlemeye Alenen Tahrik Etme' suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı

09.02.2026 17:29:00
İhlas Haber Ajansı
Sedef Kabaş hakkında 5 yıl hapis isteniyor
Sedef Kabaş hakkında 5 yıl hapis isteniyor
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosunca, Sedef Kabaş hakkında sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlar sebebiyle soruşturma başlatıldı.

Kabaş'ın, 'X' isimli sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımlar üzerine 'Suç İşlemeye Alenen Tahrik Etme' suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendi.

İddianamenin gönderildiği Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesinin ardından Sedef Kabaş'ın yargılanmasına başlanacak.

Serbest bırakılmıştı

Sedef Kabaş, sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımlar nedeniyle 26 Ocak tarihinde "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "suç işlemeye tahrik" suçları kapsamında gözaltına alınmış, yurt dışına çıkış yasağı ve haftada 2 gün imza şeklinde adli kontrol kararı uygulanarak serbest bırakılmıştı.

Meclis'te taciz skandalına 4 tahliye

Meclis lokantasında stajyer kız öğrencilere yönelik cinsel taciz skandalında tutuklu dört sanık tahliye edildi. Mahkeme “kaçma şüphesi yok” diyerek serbest bıraktı. Dava 15 Mayıs 2026 tarihine ertelenirken kamuoyu karara tepki gösterdi

09.02.2026 15:18:00
Haber Merkezi
Meclis'te taciz skandalına 4 tahliye
Meclis'te taciz skandalına 4 tahliye
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) lokantasında çalışan personelin stajyer öğrencilere yönelik cinsel taciz iddialarıyla ilgili dava, kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı.

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, bugün tutuklu dört sanığın tahliyesine karar verildi. Sanıklar hakkında "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlamalarıyla 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyor. Duruşma, 15 Mayıs 2026'ya ertelendi.

Mağdurlar 18 yaşın altında

Olay, 2024-2025 eğitim öğretim döneminde TBMM'de staj yapan lise öğrencilerinin şikayetiyle ortaya çıktı. İlk şikayet, D.K. isimli öğrenci tarafından 4 Aralık 2025'te Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü'ne yapıldı.

Öğrenci, Meclis lokantasında görevli Halil İlker Güner'in kendisine cinsel tacizde bulunduğunu iddia etti. Soruşturma kapsamında, benzer iddialarla dört mağdur öğrenci daha tespit edildi.

Sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven ve Ramazan Çetin hakkında iddianame hazırlandı. Sanıklar, stajyerlerin 18 yaşından küçük olması nedeniyle çocuklara yönelik suçlamalarla yargılanıyor.

Adli kontrol şartı uygulandı

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşması bugün yapıldı. Tutuklu sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu ve Recep Seven ile tutuksuz sanık Ramazan Çetin duruşmaya katıldı. Duruşmada, sanıkların ifadeleri alındı ve mağdurların beyanları değerlendirildi. Mahkeme, tutuklulukta geçen süreyi ve sanıkların kaçma şüphesinin bulunmamasını gerekçe göstererek tahliye kararı verdi. Bu karar, adli kontrol şartıyla uygulandı.

Sanıklar pişman olduklarını söyledi

Duruşmada sanıklar pişmanlıklarını dile getirdi. Sanık İbrahim Beşlioğlu, mağdura mesaj attığını kabul ederek "Çok pişmanım, boşluğuma geldi" ifadesini kullandı. Diğer sanıklar da benzer şekilde tahliye talebinde bulundu. İddianamede, sanıkların sistematik taciz iddialarıyla suçlandığı belirtiliyor, ancak sanıklar suçlamaları kısmen reddetti.

Tutuklu sanık kalmadı

Mahkeme heyeti, ara kararında tüm tutuklu sanıkların tahliyesine hükmetti. Gerekçe olarak tutukluluk süresi ve kaçma riskinin olmaması gösterildi. Duruşma, delillerin incelenmesi ve tanık beyanlarının tamamlanması için 15 Mayıs 2026'ya ertelendi. Bu kararla birlikte davada tutuklu sanık kalmadı.

Karar, sosyal medyada ve kamuoyunda tepkilere neden oldu. Sosyal medya hesabı X platformunda paylaşılan gönderilerde, tahliye kararının mağdurların adalet beklentisini zedelediği yorumları yapıldı.

Aziz İhsan Aktaş davasının sekizinci duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 24'ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın sekizinci duruşması başladı

 

09.02.2026 12:09:00
Anadolu Ajansı
Aziz İhsan Aktaş davasının sekizinci duruşması başladı
Aziz İhsan Aktaş davasının sekizinci duruşması başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar ile avukatları katıldı.

Mahkeme heyetinin cuma günkü ara kararıyla tahliye edilen, görevinden uzaklaştırılan Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile Aziz İhsan Aktaş'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar da duruşmaya geldi.

Duruşmada, CHP'li yöneticiler, partililer ve sanıkların yakınları da hazır bulundu.

Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alınan duruşmayı, çok sayıda basın mensubu takip ediyor.

Duruşmada, Bilginay Temizlik firmasının eski proje müdürü tutuksuz sanık Savaş Çetinkaya'nın savunması alınıyor.

Bu arada duruşmada, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 33 tutuklu sanığın savunması alınmıştı.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "şüpheli" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi talep ediliyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının talep edildiği iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı sanık Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı sanık Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı sanık Zeydan Karalar ile görevinden uzaklaştırılan ve hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı sanık Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Hazırlanan iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği malvarlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Ağrı ve Iğdır'da tefecilik operasyonu: 19 gözaltı

Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesi ve Iğdır'da tefecilere yönelik düzenlenen operasyonda 19 kişi gözaltına alındı

08.02.2026 11:33:00
İhlas Haber Ajansı
Ağrı ve Iğdır'da tefecilik operasyonu: 19 gözaltı
Ağrı ve Iğdır'da tefecilik operasyonu: 19 gözaltı
Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesi ve Iğdır'da tefecilere yönelik düzenlenen operasyonda 19 kişi gözaltına alındı.



Ağrı Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince tefecilik suçuyla mücadele kapsamında çalışma yürütüldü.



Bu kapsamda Doğubayazıt ilçesinde 6 ikamet ve 3 iş yeri ile Iğdır'da 1 ikamet olmak üzere toplam 10 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyonlarda 1 milyon lira nakit para ve 2 ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Gözaltına alınan 19 şüpheli hakkında adli makamlarca tahkikat başlatıldı.

Hatay'da zeytinyağı tenekelerinden 100 bin uyuşturucu hap çıktı

Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında durdurulan araç içerisindeki zeytinyağı tenekelerinden 100 bin adet uyuşturucu hap çıktı

08.02.2026 11:04:00
İhlas Haber Ajansı
Hatay'da zeytinyağı tenekelerinden 100 bin uyuşturucu hap çıktı
Hatay'da zeytinyağı tenekelerinden 100 bin uyuşturucu hap çıktı
Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında durdurulan araç içerisindeki zeytinyağı tenekelerinden 100 bin adet uyuşturucu hap çıktı.



İl Emniyet Müdürlüğü, Kırıkhan Narkotik Suçlarla Mücadele Büro Amirliği ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, Kırıkhan ilçesinde bir araç durduruldu.

Durdurulan araçta narko köpek eşliğinde yapılan aramada, zeytinyağı tenekeleri içerisinde gizlenmiş halde toplam 15 kilo 772 gram ağırlığında captagon hap bulundu.



Olayla ilgili olarak K.K. ve A.K. isimli şüpheliler gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şahıslar, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.