İngiliz temsilci Lord Curzon tam 85 yıl önce Lozan görüşmelerinde diyor ki, "Siz savaştan galip çıktınız ve bizi topraklarınızdan kovdunuz. Şimdi bu avantajla istediklerimizi vermiyorsunuz. Ama biz vermediğiniz her şeyi cebimize koyuyoruz. Gün gelecek, sizi bize muhtaç hale getireceğiz ve şimdi vermediklerinizi önünüze koyup, teker teker alacağız."Lord Curzon bunu yıllar öncesinde nasıl yapacağını düşünüyordu bilmiyoruz. Ama İngilizlerin ve topyekûn tüm batı âleminin Türkleri geldikleri yere Orta Asya bozkırlarına göndermeden rahat etmeyeceklerini ve Türklerin savaş meydanında gösterdikleri başarıları masada gösteremediklerini sanırım çok iyi biliyordu.Nasıl olsa bizden sonra gelecek nesiller, Türklere sayılamayacak kadar çok ve farklı farklı tuzaklar kuracak ve bu tuzaklarla reddettikleri şartlardan daha ağırlarını Türklere kabul ettirirler diye düşünmüş olmalı. Lord Curzon öngörüsünde maalesef haklı çıktı?
Sevr'de silah zoruyla ve tehditle bizden almak istediklerini aradan geçen 85 yılda biz onlara gümüş tepsiler içerisinde hem de kendi elimizle sunduk. Sanırım Lord Curzon bile Türkiye'nin ve Türk milletinin getirildiği bu durumu hayal edememiştir. Türkiye dış politikada tam bağımlı!Hem de birden fazla devlete?Ekonomide tam bağımlı! Japon ev kadınlarının paralarına muhtaç kalacak kadar?İç politikada güdümlü!Hem de bize Sevr'i dayatan devletler ve bölücü örgüt gibi odakların güdümünde?Medyada bağımlı!Mandacı zihniyet medyada neredeyse tekelleşti?Peki, aradan geçen zamanda batı, ülkemizin içinde bulunduğu bu vahim tabloyu karşımıza çıkaracak hangi tuzakları kurdu Türkiye'ye? Bu tuzakları yüzlerce sayabiliriz ama en önemlileri bence şunlar;
AB tuzağı!Bu tuzağa düştüğümüz için terörist başını beş yıldız konforunda besliyoruz. Bu tuzakla Kıbrıs'ı kaybettik, azınlıklara imtiyazlar kazandırdık, aşağılanmaya maruz kaldık ve kalmaya devam ediyoruz.
IMF tuzağı!Borçlarımız, milletimizin alın teriyle bin bir zorlukla kurulmuş şirketlerimizi ve topraklarımızı sattığımız halde azalmıyor, bilakis artıyor. Sebebi, düştüğümüz IMF tuzağı değil mi?
NATO tuzağı!NATO'ya üye olabilmek için yani, bu tuzağa düşmek için Kore'de yüzlerce şehit verdik. Üye olduktan sonra da faili meçhuller ve "derin Nato" diye varlığı hissedilen yapılanma Türkiye'nin içine düştüğü ama bir türlü çıkamadığı bir tuzak oldu.
BM tuzağı!Türkiye'ye hiçbir fayda sağlamayan ve sadece ABD, AB devletleri ve İsrail gibi ülkelerin çıkarlarını koruyan bu kurum, batılı devletlerin işgali ve katliamları karşısında bir varlık gösteremedi. Türkiye gibi devletler bu tuzakla hep oyalandı ve oyalanmaya da devam ediliyor.
BOP tuzağı!ABD başkanının "haçlı seferi" diye ifade ettiği BOP'ta taşeronluk Türkiye'ye verildi. Bu tuzağın üstü Türkiye isteyerek düşsün diye "eş başkanlık" kılıfıyla örtüldü. Şimdi Türkiye, bu tuzakla ABD ve İsrail adına Ortadoğu'da iş takipçiliği yapıyor.
Dinler arası diyalog tuzağı!Patenti Vatikan'a ait olan bu tuzak, Türkiye taşeronluğunda bütün İslam âlemini kültürel erozyon kumpasına düşürdü. Bir tarafta Irak, Afganistan, Guantanamo, Bosna ve Filistin'de batı kan akıtırken diğer taraftan ise "hadi diyalog kuralım" diye timsah gözyaşlarını akıttı. Türk milletine kurulan tuzaklar elbette bunlarla sınırlı değil. Bundan sonra yeni yeni tuzaklar da kurulacak tabii. Ama her düştüğümüz tuzak, bizi daha zayıf düşürüyor. Batı tek bir darbeyle bizi bitirebileceğine kanaat getirdiğinde bugün onlara en fazla uşaklık eden hainleri de ayırt etmeden topyekûn bir yok etme faaliyetine girecektir. İşte Batılı devletlerin hazırlık yaptıkları ve çok uzak olmayan bu gün gelmeden bizim kendimize gelmemiz şarttır. Artık bağımlılıklarımızdan kurtulup, kendi ayaklarımız üzerinde durmalıyız. Yoksa yok olmaya gidişimiz hızlanarak devam eder?
Orhan Dede / diğer yazıları
- PKK’nın yerini DEAŞ mı dolduracak? / 31.12.2025
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024



























































