logo
21 HAZİRAN 2026

Lösemiyi bal ile tedavi eden Ağrılı baba

Doktorlar çok ümitli konuşmayınca bu sefer oğlumu kendim tedavi etmeye karar verdim

25.07.2019 00:00:00
Lösemiyi bal ile tedavi eden Ağrılı baba
Lösemiyi bal ile tedavi eden Ağrılı baba
 
Kanser hastası oğlunu bal ile tedavi eden baba, arıcılığı meslek edindi   
 
   Ağrı'da yaşayan Abu Bekir Demir (64), lösemi hastası oğluna uyguladığı bal tedavisi olumlu sonuç verince manifaturacılık işini bırakıp, arıcılık yapmaya başladı. 

  Ağrı'da yaşayan Ebubekir Demir, 2004 yılında Lösemi olan oğlunun tedavisi için modern tıbbın yanında alternatif tıpta da çare aramaya başladı. Demir, bir yolculuk esnasında tanıştığı bir Hekimin tavsiyesi üzerine oğluna bal tedavisi uygulamaya başladığını söyledi. İlk etapta yaşadığı Ağrı'da lösemi hastası oğlunun tedavisi için hakiki bal bulmadığını kaydeden Demir, kendi imkânlarıyla ilk başta 20 kovan arı alıp bal üretmeye başladığını ifade etti. Aynı zamanda bitkisel ilaçlarla da ilgilenen Baba Demir, ürettiği bal ile birlikte bölgede yetişen bitkisel ilaçlardan hazırladığı karışımları lösemi hastası oğlu Ramazan Demir'e (39) yedirerek hastalığına şifa bulmayı başardığını dile getirdi. 
 
Oğlunun lösemiyi bal tedavisi sayesinde yendiğini gören Demir, Ağrı merkeze bağlı Tezeren köyünde, uzun yıllar yaptığı manifaturacılık işini bırakarak arıcılık yapmaya başladı. Zamanla kovan ve arı sayısını arttıran Demir, bunların yanında da en küçük oğlu Danyal Demir'ide Arıcılık Meslek Yüksek Okuluna göndererek yaptığı işi daha da geliştirdi. 

  Demir, ayrıca oğlunun bal tedavisi ile kanseri yendiği yönünde çıkan haberlerle birlikte duyan birçok hastanın da kendisine başvurduğunu ve diğer hastalarında da tedavilerine yardımcı olduklarını dile getirdi. 
 
  ''Doktorlar çok ümitli konuşmayınca bu sefer oğlumu kendim tedavi etmeye karar verdim'' 

  Lösemiden uyguladığı bal tedavisi sayesinde kurtulan oğlu Ramazan Demir'i, sonrasında evlendirdiğini ve şu anda üç çocuk sahibi olduğunu anlatan baba Demir, oğlunun hastalık sürecini ve sonrasını şu sözlerle anlattı: 

  "2004 yılında benim oğlum kan kanserine yakalandı. Önce doktorlarda çare aramaya başladım. Doktorlar ümitli konuşmayınca bu sefer oğlumu kendim tedavi etmeye karar verdim. Ben uzun süreden beri bitkilerle uğraşıyordum. Hangi bitkinin hangi hastalığa iyi geldiğini iyi biliyordum. Ayrıca bir yolculuk esnasında bir hekimle tanıştım. Durumu anlatınca bana hakiki balın iyi geleceğini söyledi. Oğluma hakiki bal bulup yedirmem gerektiğini söyledi. Bende bunu daha önce duymuştum. Ağrı'ya gelince iyi hakiki bal bulamadım. Bende kendim üretmek istedim. Gidip 20 kovan arı aldım. Oğlumu tedavi edebilmek için.  Bununla beraber arı ürünleri ile oğlumu tedavi etmeye başladım.'' 
  ''Arı zehrini bile oğluma enjekte ettirdim'' 
 
Oğlunu kanserden kurtarmak için arının bütün ürünlerini kullandığını ve yörede bulunan şifalı bitkilerle karışımlar oluşturduğunu anlatan Demir
, ''Ben 2004 yılında oğluma bal, polen, propolis, arı sütü, arı ekmeği, arı larvası bunların hepsini oğluma yedirdim. Hatta arı zehrini bile oğluma enjekte ettirdim. Yöremizde ve yaylamızda yetişen bazı endemik bitkilerin kanser hastalığına faydalı olduğu biliniyor. Onları da yaptığım karışımlara ekledim. Oğlumu onlarla tedavi ettim''şeklinde konuştu. 

  Üç ay süren tedavi sonrasında Ankara'ya doktora gittiklerinde doktorun şaşkınlığıyla karşılaştıklarını dile getiren Demir, doktorun oğluna dört ayrı tahlil yaptırmasının ardından, "Arkadaşım siz bu hastamıza ne yedirdiniz? Oğlunuz kanserin yüzde 80'ini yenmiş'' ifadelerini kullandığını söyledi. 
 
  ''Bu işi hakkıyla tam yapabilmek adına oğlumu Arıcılık Meslek Yüksek Okuluna gönderdim '' 

  Doktora yaptığı tedaviyi anlattığını söyleyen baba Demir, balın şifasına gözleriyle şahit olduktan sonra memlekete döndüğünde manifaturacılığı bırakmaya karar verdiğini belirtti. Tamamen arıcılık ve balcılığa yönelen Demir, küçük oğlu Danyal Demir'i yeni baba mesleği arıcılığa yönelmesi için Arıcılık Meslek Yüksek Okulu'na gönderdiğini ifade etti.

Bu süreçleri anlatan baba Demir, "Oğlumu doktordan getirdiğim o günden beridir bu işi yapıyorum. Şifalı bitkileri de iyi bilince bu çevredekilerden oldukça talep alıyoruz. Ayrıca en küçük oğlumu da okula gönderdim. Bu işi hakkıyla tam yapabilmek adına oğlumu Arıcılık Meslek Yüksek Okuluna gönderdim. O da okulu bitirdi geldi. Onun gelmesiyle de işimizi oldukça geliştirdik. Benim lösemi olan oğlum lösemiyi yendi. Kanseri yendi. Oda şimdi balcılık yapıyor. Ayrıca evli ve üç çocuğu da var. Gelinim Kahramanmaraşlı. Yani ailecek arıcılık yapmaya başladık. Biz üç ay çok yoğun olarak oğluma bal ve bal karışımlarını yedirdik. Ondan sonraki dönemlerde de 1,5 yıl boyunca sürdü. Yaklaşık olarak bu sürede oğlum Lösemiyi tam olarak sildi. 2004 yılında başlamıştık. 2005 ortaların da doktora götürdüğümde doktoru tam olarak iyileştiğini söyledi. Biz öylelikle çıkıp geldik. Allah'a şükürler olsun ki oğlum o gün bu gündür daha doktor yüzü görmemiş" şeklinde konuştu. 
 
  ''Arılar doğadan ne topladıysa onu alıyoruz'' 

  Baba Demir, oğlunun kanserden bal ile iyileştirdiğini duyan modern tıptan ümidini kesen Türkiye'den ve yurt dışından hasılaların talepleriyle çokça karşılaştıklarını söyleyerek ürettikleri balların diğer ballardan farklı olduğunu ve bu farkında yaylalarında bulunan endemik bitkilerin çeşitliliği olduğunu dile getirdi.

Iğdır Üniversitesinin yaptığı araştırmalarda yaylalarında bin 100 çeşit bitki olduğunun ortaya çıktığını belirten Demir, ''Bizim yaylamızda Iğdır Üniversitesinin araştırmasına göre bin 100 çeşit bitki var. Bunun 400 endemik bitkilerdir. Yani bu da basit bir olay değildir. Bizim yaylamızda kansere şifa olacak bitkiler çoktur. O yüzden bizim arılarımız o bitkilerden nektar alıp getirip bal yapınca kalite ortaya çıkıyor. Balımızın şifa değeri de o yüzden artıyor. Biz bazı seneler kovan başı 30 kilo bal elde ederken bazı seneler de 20 kilo alabiliyoruz. Arılar doğadan ne topladıysa onu alıyoruz. Ekstra bir şey yapmıyoruz. Dolayısıyla müşteri potansiyelimiz çok fazladır. Biz bin 200 ile bin 400 kovan arasında arı besliyoruz. Şu anda burayla birlikte üç yaylada  kovanlarımız var. Yaylalarımız bal doludur. Hepside katkısızdır'' ifadelerini kullandı. 
 
  ''Doktorla eş güdümlü bir şekilde uyguladığımız alternatif bal tedavisi ile olumlu sonuç aldık'' 
 
Balın aynı zamanda sarılık, akciğer hastalıklarına, koah, astım, bronşit, karaciğer rahatsızlıkları, mide rahatsızlıkları ve daha bir çok hastalığa iyi geldiğini belirten Demir, alternatif tıbbın modern tıptan sonra tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.

Demir, ''Tabii her şeyden önce insanlar rahatsızlıklarının tedavisinde kesinlikle önce doktorlara başvurmaları gerekiyor. Bize gelen insanlara bunları söylüyoruz ki biz de önce doktora gittik. Doktorla eş güdümlü bir şekilde uyguladığımız alternatif bal tedavisi ile olumlu sonuç aldık. Yine söylüyoruz. O yüzden insanlar alternatif tıptan önce kesinlikle modern tıbba başvurmalılar. Doğru olan budur. Bitkisel ilaçlar da önemli ve faydalıdır. Zaten ilaç sanayinin özü de bitkilerdir. Son olarak bal tedavisi ile kanseri yenen bir tek benim oğlum değildir. Bunun birçok örneği vardır'' diye konuştu. 

  Demir ailesinin küçük oğlu olan Arıcılık Meslek Yüksek Okulu mezunu Danyal Demir ise yaptığı konuşma da doğal balın bilimsel olarak şifa olduğunu dile getirerek şu ifadeleri kullandı: 
 
''Yaklaşık 17 yıldır bu işi yapıyoruz. Ağabeyim kanser hastalığına yakalandıktan sonra babam 20 kovan arı aldı. Arıcılığa başladık. Ağabeyimin hastalığına da iyi gelince bu işi yapmayı sürdürdük. Tabii ben de neden bu işin modern eğitimini almayayım diye düşündüm ve bu okulu bölümünü okudum. Bölgemizde kekik, geven, diken gibi önemli nektar kaynakları oldukça fazla. Bitki floramız çok geniş. Türkiye'de bulunan 17 çeşit kekiğin 12 si bölgemizde mevcut. Bu şekilde arıcılık yapıyoruz. Balımız bu yüzden son derece kalitelidir. Katkı maddelerinden oldukça uzak durup hakiki bal elde ediyoruz. Aynı zamanda arı sütü propolis, arı larvası apinarli ve arı havası bunları da teneffüs ediyoruz. Ve gelen hastalara müşterilerimize öneriyoruz. İsteyenleri yaylaya getiriyoruz. Kendimde iltihaplı romatizma hastasıyım. Arı iğnesi kullanıyorum tedavimde. Belime enjekte ediyorum. Arı sütü bol bol yiyorum. Bu ürünleri tüketiyorum ve iyi geliyor. Hem kendim faydalanıyorum. Hem de insanlara faydalı olmaya çalışıyoruz. Balın kanser hastalığına iyi geldiğinin bilimsel olarak da açıklaması var. Avrupa da bazı üniversitelerin yapmış olduğu araştırmalarda kansere iyi geldiği saptanmıştır. Arı tedavisinin kemoterapinin zararlı etkilerini ortadan kaldırdığı kanıtlanmış. Aynı zamanda üretilen balın bölgesinde şifa değeri yüksek bitki sayısı da fazlaysa şifa değeri artıyor. Tabi bu modern tıbbın ilaçları ile desteklenirse daha olumlu sonuç veriyor. 2016 yılında yapılan bir araştırma sonucunda da zaten arı ürünü olan propolis doğa da ki en büyük antibiyotik olarak seçilmiş ve kanser hücrelerini küçülttüğü tespit edilmiştir.'' (İHA)
 

Nöbetçi nüfus müdürlüklerine 3 bin 25 kimlik kartı başvurusu yapıldı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sürecinde açık tutulan nüfus müdürlüklerinde 3 bin 25 kimlik kartı başvurusunun alındığını bildirdi

 

21.06.2026 17:20:00
Anadolu Ajansı
Nöbetçi nüfus müdürlüklerine 3 bin 25 kimlik kartı başvurusu yapıldı
Nöbetçi nüfus müdürlüklerine 3 bin 25 kimlik kartı başvurusu yapıldı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, NSosyal'deki hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:

"YKS maratonunu geride bırakırken bir evladımızın dahi hayaline ulaşmasına engel olmamak için nüfus müdürlüklerimiz hafta sonu boyunca görev başındaydı. Açık tutulan nüfus müdürlüklerimizde, cumartesi günü 2 bin 274, pazar günü 751 olmak üzere toplam 3 bin 25 kimlik kartı başvurusu alınarak adaylarımızın sınavlarına zamanında katılmaları sağlandı.

Gençlerimizin hayallerine giden yolda büyük bir sorumluluk bilinciyle görev yapan nüfus personelimize, sınav sürecinin huzur ve güven içerisinde tamamlanması için emek veren tüm İçişleri ailemizin mensuplarına teşekkür ediyor, tüm evlatlarımızın emeklerinin karşılığını almalarını temenni ediyorum."

Tatilcilerin korkulu rüyası denizanaları neden bu kadar arttı?

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte Ege, Akdeniz ve Marmara kıyılarında denizanası popülasyonunda patlama yaşanıyor. Tatilcilerin "Denize girebilecek miyiz?" sorusuna yanıt arayan uzmanlar, bu istilanın arkasındaki ürkütücü ekolojik gerçekleri ve temas anında hayat kurtaran ilk yardım formülünü açıkladı

21.06.2026 17:10:00
Eyüp Kabil
Tatilcilerin korkulu rüyası denizanaları neden bu kadar arttı?
Tatilcilerin korkulu rüyası denizanaları neden bu kadar arttı?
Yaz sezonunun açılmasıyla birlikte milyonlarca insan sahillere akın ederken, bu yıl denizlerde beklenmeyen bir misafir tatil keyfini gölgelemeye başladı. Türkiye'nin popüler turizm rotaları başta olmak üzere Marmara ve Akdeniz kıyılarında son günlerde sıklıkla görülen dev denizanası sürüleri, vatandaşlar arasında büyük merak ve endişe uyandırıyor.

"Denizanası olan denize girilir mi?", "Bu canlılar neden bir anda bu kadar çoğaldı?" soruları internet arama motorlarında ilk sıralara tırmanırken, bilim insanlarından korkutan bir çevre uyarısı geldi.

Suçlu sadece sıcaklık değil

Kıyılarda göze çarpan kahverengi pusula denizanaları ve mor denizciğeri türlerindeki bu sıra dışı artış, sadece mevsimsel sıcaklıklarla açıklanmıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, denizanası patlamasının temelinde insan eliyle yaratılan ekolojik tahribatın yattığına dikkat çekiyor.

Deniz ekosistemindeki besin zincirinin kırıldığını belirten su bilimleri uzmanları, aşırı ve plansız balıkçılık nedeniyle denizanalarının en büyük besin kaynağı olan planktonları tüketen balık stoklarının hızla azaldığını vurguluyor. Besin zincirinde boşalan bu alanlar, yüksek üreme potansiyeline sahip denizanalarına kalıyor. Küresel iklim krizine bağlı olarak deniz suyu sıcaklıklarının rekor seviyelere ulaşması ve evsel/endüstriyel kirlilik de bu organizmaların adeta birer üreme makinesine dönüşmesini destekliyor.

Turizm ve balıkçılık tehdit altında

Denizanası istilaları sadece yüzücüleri değil, kıyı ekonomisini de doğrudan tehdit ediyor. Sürüler halinde gezen jelatinimsi bu canlılar, balıkçı ağlarını yırtıyor, su ürünleri kafeslerindeki balıklara zarar veriyor ve hatta kıyıdaki sanayi tesislerinin soğutma suyu girişlerini tıkayarak üretimi aksatabiliyor.

Asla tatlı su sürmeyin!

Sahillerde sıkça karşılaşılan denizanası temasları sonrasında vatandaşların yaptığı ilk yardım hataları ise tehlikeyi ikiye katlıyor. Uzmanlar, denizanası sokmasına maruz kalındığında panik yapılmamasını ve kesinlikle tatlı su (çeşme suyu, içme suyu) kullanılmamasını önemle hatırlatıyor. Tatlı su, cilde yapışan zehirli hücrelerin (tentakül) patlayarak vücuda daha fazla zehir salmasına yol açıyor.

Denizanası çarpmasında adım adım ilk yardım:

Deniz Suyu ile Yıkayın: Temas eden bölgeyi derhal temiz deniz suyu ile bolca durulayın.

Dokunaçları Sıyırın: Cilde yapışan uzantıları çıplak elle ellemek yerine cımbız veya plastik bir kart (kredi kartı vb.) yardımıyla yavaşça sıyırarak uzaklaştırın.

Sirke Uygulayın: Zehrin etkisini nötralize etmek için bölgeye sirke dökün veya ılık kompres yapın.

Sağlık Kuruluşuna Başvurun: Özellikle çocuklarda, yaşlılarda veya hassas bünyelerde nefes darlığı, düşük tansiyon ve kas spazmı gibi ciddi alerjik reaksiyonlar görülürse zaman kaybetmeden en yakın sağlık merkezine gidilmelidir.

Doğanın bir ekolojik uyarısı olarak nitelendirilen bu durum karşısında, sahillerde denize girerken dikkatli olunması ve kıyıya vuran ölü denizanalarına bile zehir hücreleri hala aktif olabileceği için çıplak elle dokunulmaması gerektiği ifade ediliyor.

CHP'de kritik gün salı: Grup toplantısı kararı

CHP'de mahkeme kararıyla genel başkanlığa dönen Kemal Kılıçdaroğlu 23 Haziran Salı günü Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldı

21.06.2026 17:06:00
Haber Merkezi
CHP'de kritik gün salı: Grup toplantısı kararı
CHP'de kritik gün salı: Grup toplantısı kararı
CHP'de mahkeme kararıyla genel başkanlığa dönen Kemal Kılıçdaroğlu 23 Haziran Salı günü Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldı. Toplantılar nedeniyle Kılıçdaroğlu, grup toplantısı yapmak için TBMM'ye başvurmayacak.

Butlan CHP'si Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) 23 Haziran Salı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanacak.

MYK toplantısı saat 11.00'de yapılacak, bu toplantının ardından saat 14.00'te PM toplantısı yapılacak.

Hem MYK hem de PM toplantısının ana gündemi partideki son gelişmeler olacak. Kılıçdaroğlu'nun sunuş konuşmasını yapacağı Parti Meclisi'nde güncel siyasi değerlendirmeler ve il disiplin kurullarının durumu görüşülecek.

Toplantılar nedeniyle Kılıçdaroğlu, grup toplantısı yapmak için TBMM'ye başvurmayacak.

YKS'nin ilk oturumu TYT sona erdi

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) düzenlenen Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi (TYT) sona erdi

20.06.2026 13:20:00 / Güncelleme: 20.06.2026 14:01:21
AA
YKS'nin ilk oturumu TYT sona erdi
YKS'nin ilk oturumu TYT sona erdi

Bu yıl 2 milyon 425 bin 628 adayın başvurduğu, saat 10.15'te başlayan YKS'nin ilk oturumu TYT'de adaylara, Türkçe testinde 40, Sosyal Bilimler testinde 20, Temel Matematik testinde 40, Fen Bilimleri testinde 20 olmak üzere 120 soru soruldu ve 165 dakika süre verildi.

TYT, Türkiye'nin 81 ili ve KKTC'nin başkenti Lefkoşa dahil olmak üzere 254 sınav merkezinde ve Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da uygulandı. 7 bin 202 bina ve 134 bin 675 salonda gerçekleştirilen ilk oturumda 340 bin 321 kişi görev aldı.

Antalya'nın Gazipaşa, Konya'nın Ilgın, Aydın'ın Kuşadası ve Trabzon'un Of ilçelerindeki sınav merkezlerinde bu yıl ilk kez YKS gerçekleştirildi.

"Bilgiye dayalı sorular vardı"

Sınava giren adaylardan Elif Cantürk, sınava daha önce de girdiğini belirterek, sınavın eleyici nitelikte olduğunu ifade etti.

Cantürk, "Şıklar arasında kalma olayı artmış. Önceden iki şık arasında kalıyorduk, şimdi beş şık arasında kaldığım sorular oldu. Ama güzeldi, umarım bütün gençler emeklerinin karşılığını alır." dedi.

Zorluk seviyesinin arttığı değerlendirmesinde bulunan Cantürk, "Ben sözelciyim. Türkçe sorularında zorlaşmaya gitmişler gerçekten. Gramer ağırlığı verilmişti mesela. Bu da hoşuma gitti bir yandan, eleyiciliği artmış sınavın." ifadelerini kullandı.

Ayçelen Dodurga, 13 yıl önce de üniversite sınavına girdiğini, şimdi ise podoloji bölümünü okumak istediğini söyleyerek, "13 yıl sonrasında tekrar böyle bir tecrübe oldu. Formüle dayalı bir sistemden böyle bir sisteme geçmek bizim için tuhaftı açıkçası. Zorlandım aslına bakılırsa çünkü sayısalda bile paragraf sorusu çözüyormuşum gibiydi. Ama yine de çok tedirgin olacak veya korkulacak bir şey yoktu." diye konuştu.

Alper Tuğra Yıldız ise sınavının güzel geçtiğini ve iyi sonuçlar beklediğini ifade ederek, "Sınavda zorlayıcı sorular vardı. Umarım herkes emeğinin karşılığını alır. Sosyal kısmı biraz zordu, bilgiye dayalı sorular vardı. Sayısal geçen seneye kıyasla biraz daha kolaydı." dedi.

Veliler de sınavın yapıldığı okullara gelerek çocuklarını yalnız bırakmadı. Dışarıda bekleyen veliler, sınav bitiminde adayları alkışlarla karşıladı.

AYT ve YDT yarın yapılacak

YKS'nin ikinci oturumu olan Alan Yeterlilik Testleri (AYT), yarın saat 10.15'te başlayacak.

AYT'de adaylara Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 testinde 40 soru, Sosyal Bilimler-2 testinde 40 soru, Matematik testinde 40 soru, Fen Bilimleri testinde 40 soru sorulacak ve 180 dakika süre verilecek.

1 milyon 627 bin 960 adayın katılacağı AYT, 4 bin 400 bina ve 86 bin 761 salonda düzenlenecek.

Üçüncü ve son oturum olan Yabancı Dil Testi (YDT) ise yarın saat 15.45'te başlayacak ve adaylara 120 dakika süre verilecek. Almanca, Arapça, Fransızca, İngilizce ve Rusça olmak üzere 5 dilde yapılacak sınavda 80 soru yer alacak.

YDT'ye İngilizceden 195 bin 51, Arapçadan 4 bin 178, Almancadan 2 bin 550, Rusçadan 941, Fransızcadan 919 kişi olmak üzere toplam 203 bin 639 aday başvurdu.

Adaylara hatırlatmalar

Sınavlardan 15 dakika önce kapılar kapatılarak sınav salonuna aday alımı tamamlanacak. Adaylar, sınavın sabah oturumu olan AYT'de saat 10.00'dan, öğleden sonraki oturumu olan YDT'de saat 15.30'dan sonra sınav binalarına alınmayacak.

Adayların, sınava gelirken sınav giriş belgeleri ile fotoğraflı nüfus cüzdanlarını veya fotoğraflı T.C. kimlik kartlarını yanlarında bulundurmaları gerekiyor.

T.C. kimlik kartını, nüfus cüzdanını kaybeden veya nüfus cüzdanında fotoğraf, T.C. kimlik numarası bulunmayan adaylar için sınav merkezi olan il ve ilçelerde nüfus müdürlükleri, yarın 07.00-15.30 saatlerinde açık tutulacak.

YKS sonuçları, 22 Temmuz'da açıklanacak. 

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin gözaltı sayısı 10'a yükseldi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin olayda gözaltına alınanların sayısı 10'a yükseldi

20.06.2026 12:07:00
İHA
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin gözaltı sayısı 10'a yükseldi
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin gözaltı sayısı 10'a yükseldi
Edinilen bilgiye göre, İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, 17 Haziran Çarşamba günü İstanbul Maltepe'de kimliği belirsiz kişilerce kaçırılmıştı.

Olayla ilgili İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturma kapsamında Gayrettepe Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, şehir kameralarını mercek altına aldı.

Kurulan ekip tarafından Erhan Karaal'ı kurtarmak için çalışma başlatılmıştı. Maltepe'de evinin yakınlarında kaçırıldığı öğrenilen Karaal, düzenlenen operasyonla Tuzla'da bir inşaat alanındaki atıl şekildeki bir prefabrikte elleri kolları bağlı halde bulunmuştu.

Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, ekiplerce yürütülen çalışmada 2 kişi daha gözaltına alındı.

Olaya ilişkin gözaltı sayısı ise 10'a yükseldi.

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Bahar Apartmanı davasında 'eksik inceleme ve yetersiz rapor' şoku

Gaziantep'te 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 10 kişinin yaşamını yitirdiği Bahar Apartmanı'na ilişkin davada verilen mahkumiyet kararları, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi tarafından eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporları gerekçesiyle bozuldu

20.06.2026 11:36:00 / Güncelleme: 20.06.2026 11:41:19
İHA
Bahar Apartmanı davasında 'eksik inceleme ve yetersiz rapor' şoku
Bahar Apartmanı davasında 'eksik inceleme ve yetersiz rapor' şoku
Gaziantep'te 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılarak 10 kişinin hayatını kaybetmesine, 7 kişinin de yaralanmasına neden olan Bahar Apartmanı'na ilişkin davada yeni bir gelişme yaşandı. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi, sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerini bozarak dosyanın yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verdi.

Daire, dosyada bulunan bilirkişi raporları arasında ciddi çelişkiler bulunduğunu, binanın mimari projesine ilişkin revize edilmiş belgelerin dosyada yer almadığını ve yıkımın kesin nedenlerinin yeterince ortaya konulamadığını belirtti. Kararda, İstanbul Teknik Üniversitesi'nden konusunda uzman en az 7 kişilik bilirkişi heyetinden ayrıntılı ve hükme esas alınabilecek yeni bir rapor alınması gerektiği ifade edildi.



Kararda ayrıca, dönemin Şehitkamil Belediyesi Ruhsat Proje Şube Müdürü Mustafa B. yönünden dikkat çeken bir değerlendirmeye yer verildi. Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi, binanın yapım sürecinde doğrudan görev almayan Mustafa B.'nin eyleminin, "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçu kapsamında mı yoksa "görevi kötüye kullanma" suçu kapsamında mı değerlendirilmesi gerektiğinin yerel mahkemece tartışılmadığını belirterek bunu bozma gerekçeleri arasında gösterdi.

Mahkeme ayrıca, statik proje müellifi Mustafa T. ile belediyede ruhsat proje müdürü olarak görev yapan Mustafa B.'nin kusur durumlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Bilinçli taksir hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının da yeniden incelenmesi istendi. Öte yandan, Mustafa B. ve Mustafa T. hakkında daha önce çıkarılan tutuklamaya yönelik yakalama emirleri kaldırıldı. İki sanık hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.

Dosya, eksikliklerin giderilmesi ve yeniden hüküm kurulması amacıyla ilk derece mahkemesine gönderildi.

Olayın geçmişi

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerde Gaziantep'te yıkılan Bahar Apartmanı'nda 10 kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin davanın karar duruşması, 1. Ağır Ceza Mahkamesi'nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık İ.M.U. ile taraf avukatları katıldı. Sanık İ.M.U., hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, beraatını talep etti. Mahkeme heyeti, sanıklar Mustafa B., Mustafa T. ve İ.M.U.'ya "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 11 yıl 1 ay 10'ar gün hapis cezası verdi. Mahkeme heyeti, sanık İ.M.U.'nun tutuklu kaldığı süreyi dikkate alarak tahliyesine karar verdi. Heyet, tutuksuz yargılanan sanıklar Mustafa B. ile Mustafa T. hakkında ise tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmasına hükmetmişti.

YKS'nin ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi başladı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) Türkiye'deki 81 ilin yanı sıra Lefkoşa ve Belgrad'da düzenlenen Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi (TYT) başladı

20.06.2026 10:40:00 / Güncelleme: 20.06.2026 11:18:04
AA
YKS'nin ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi başladı
YKS'nin ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi başladı

TYT'de ter dökecek adaylar, sabah saatlerinden itibaren aileleriyle sınava girecekleri okullara geldi.

Ailelerine sarılarak, sınav hakkında son konuşmaları yapan adaylar, sınav giriş kağıtları ile kimlik kartlarının kontrol edilmesi ve güvenlik kontrollerinin ardından salonlara yönlendirildi.

Öğrenciler daha önce sınava alınmayacağı duyurulan eşyalarını ailelerine ve emanet noktalarına bıraktı.

YKS için salonlara girişler saat 10.00'da sona ererken okul görevlileri, kapının kapanmasına sayılı dakikalar kala adayları uyardı.

Bazı öğrencilerin okullara geç kalmamak için koşarak geldiği görüldü.

Diğer veliler, sınava son anda yetişen adaylara alkışlarla moral verdi.

Giriş saatinin sona ermesinin ardından kapılar kapatıldı. Sınava geç kalan bazı adaylar bu andan itibaren binalara alınmadı.

Çocukları sınava giren bazı veliler okulların önünde Kur'an-ı Kerim okuyup dua etti.

Bazı veliler, okul çevresinde taburelerde otururken bazıları da araçlarında heyecanla çocuklarını beklemeye başladı. 

2.5 milyona yakın aday başvurdu

2026-YKS kapsamında saat 10.15'te başlayan, 2 milyon 425 bin 628 adayın başvurduğu TYT, bu yıl 7 bin 202 bina ve 134 bin 675 salonda uygulanıyor.

TYT'de adaylara Türkçe Testi'nde 40, Sosyal Bilimler Testi'nde 20, Temel Matematik Testi'nde 40, Fen Bilimleri Testi'nde 20 soru olmak üzere toplam 120 soru sorulacak ve 165 dakika süre verilecek.

Türkiye genelindeki 81 il, KKTC'nin başkenti Lefkoşa ve Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da düzenlenen TYT'de 340 bin 321 kişi görev alıyor.

Adaylar, saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmadı. T.C. kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında T.C. kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri sınav günleri açık bulunduruluyor.

TYT'ye, ihtiyaca göre oluşturulan erişilebilir binalardaki uygun sınav salonları için 15 bin 360 engelli aday başvurdu.

4 ilçede ilk kez YKS uygulanıyor

Antalya'nın Gazipaşa, Konya'nın Ilgın, Aydın'ın Kuşadası ve Trabzon'un Of ilçelerindeki sınav merkezlerinde bu yıl ilk kez YKS gerçekleştirilecek.

Ayrıca, 10 bin 880 şehit ve gazi yakını ile gaziler sınav ücretinden muaf tutuldu.

 

Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti


 
Türkiye'de tam bir tır dehşeti yaşanıyor. Trafik kurallarını ve sürüş emniyetini hiçe sayan trafik teröristleri, her gün çoğu ölümlü onlarca kazaya imza atıyor.

20.06.2026 02:48:00 / Güncelleme: 20.06.2026 02:55:03
HABER MERKEZİ/AA
Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti
Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti

Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tırın çarptığı cipin sürücüsü yaralandı. F.E. idaresindeki tır, Şingah Mahallesi eski hastane kavşağında kırmızı ışıkta geçti. Tır, bu sırada kavşaktan geçmeye çalışan M.K'nin kullandığı 27 ABT 629 plakalı cipe hızla çarptı.

İhbar üzerine kaza yerine, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kazada hafif yaralanan cip sürücüsü M.K, sağlık ekiplerince Bayburt Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
Öte yandan, kaza anı güvenlik kamerasınca kaydedildi. Görüntülerde, kırmızı ışıkta geçen tırın cipe çarptığı anlar yer alıyor.

Tır dehşeti bitmiyor

Türkiye'de tır dehşeti sıradan bir hale geldi. Her gün onlarca trafik cinayetine imza atıyorlar. Şehirler arası yolda otobüsle seyahat edin, dehşeti göreceksiniz... Bir ayağını, özellikle de sol ayağını direksiyonun sol tarafına koyan onlarca tır sürücüsü ile karşılaşacaksınız. Durum bu olunca kazalar kaçınılmaz oluyor!

Kılıçdaroğlu kaç seçim kaybetti?


 
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Sözcü TV'de katıldığı programda, "13 seçim kaybetti" eleştirisinin doğru olmadığını savundu. İşte gerçekler...

20.06.2026 02:28:00 / Güncelleme: 20.06.2026 02:35:51
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Kılıçdaroğlu kaç seçim kaybetti?
Kılıçdaroğlu kaç seçim kaybetti?

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Sözcü TV'de katıldığı programda, "13 seçim kaybetti" eleştirisinin doğru olmadığını savundu.
Referandumların seçim olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Hiçbir zaman 13 seçim olmadı. 2010 Anayasa referandumu, seçim değil referandum. 13 seçim bile olmadı" dedi.

Kaç seçimi kaybetti? 

Kılıçdaroğlu, 22 Mayıs 2010 - 8 Kasım 2023 tarihleri arasında 13 yıl, 170 gün boyunca CHP Genel Başkanlığı görevini yürüttü.
1) Bu süreçte CHP, 2011 genel seçimlerinde yüzde 25.98 oy alarak ikinci oldu, Kılıçdaroğlu 2007 seçimlerine oranla partisinin oy oranını yüzde 5.11 artırdı. İyi başlangıç!

2) 2014 Türkiye cumhurbaşkanlığı seçiminde Milliyetçi Hareket Partisi ile ortak aday olarak Ekmeleddin İhsanoğlu'nu belirledi ve seçimi yüzde 38.44 oy alarak ilk turda kaybetti.

3) 2014'teki yerel seçimlerde CHP ikinci oldu.

4) Haziran 2015 seçimlerinde CHP yüzde 25.98 oy aldı. 2011 ile aynı! CHP yine ikinci oldu.

5) Kasım 2015 Türkiye genel seçimlerinde yüzde 25.32 oy alarak ikinci oldu. Oylar Haziran'a göre düştü.

6) 2017 anayasa referandumunu yüzde 48.59 "HAYIR" oyu alarak kaybetti.

7) 2018 Türkiye genel seçimlerinde yüzde 22.65 oy alarak yeniden ikinci oldu ve ana muhalefet statüsünü korudu. CHP'nin oyları 2015'e göre düştü. Kılıçdaroğlu'nun iddia ettiği gibi partinin oy oranlarını yükseltmedi.

8) Eş zamanlı yapılan 2018 Türkiye cumhurbaşkanlığı seçiminde ise partinin adayı Muharrem İnce, yüzde 30.64 oy alarak ikinci oldu.

9) 2019 Türkiye yerel seçimlerinde partisi, 25 yıl sonra Mansur Yavaş ile Ankara Belediye Başkanlığını, Ekrem İmamoğlu ile birlikte İstanbul Belediye Başkanlığını kazandı. Ancak genel oyda CHP yine ikinci oldu.

10) Şubat 2022'de Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı'nın genişletilmesi ve Altılı Masa'nın kurulmasına öncülük etti; böylelikle Demokrasi ve Atılım Partisi ve Gelecek Partisi de ittifaka katıldı. 2023 Türkiye genel seçimlerinde yüzde 25.35 oy alarak mecliste 169 sandalye kazandı, ancak bunların 40'ı ittifak üyelerine dağıtıldı. 2018'den daha iyi, Haziran 2015'ten daha kötü bir sonuç!

11) Mayıs 2023'te cumhurbaşkanlığı ikinci turunda oyların yüzde 48.09'unu alarak Recep Tayyip Erdoğan'a kaybetti.

Dolayısıyla CHP, Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde 5 genel seçimi, 2 yerel seçimi, 3 cumhurbaşkanlığı seçimini ve iki referandumu kaybetmiş oldu. Referandumlardan ilki Türkiye'de Anayasa'da yapılan birtakım değişiklikleri kapsayan 12 Eylül 2010 referandumu idi. Toplam sayı 12'ye ulaştı. Bunlarda Kılıçdaroğlu Genel Başkan idi.

Bir de 2009 Türkiye yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu, ancak yüzde 37 oy alarak, AK Parti adayı Kadir Topbaş'a karşı kaybetti. Böylece 13 etti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.