logo
15 MAYIS 2026

Lüks hayata darbe

03.03.2011 00:00:00
Arap dünyasını saran isyanın kendi topraklarına sıçramasından endişe eden Suudi Arabistan önleyici adımlar atıyor ancak Riyad-Washington arasındaki yazışmalar en küçüğünden en büyüğüne Prens ve Prenseslerin devlet kasasındaki parayla nasıl ceplerini doldurduklarını ortaya koyuyor Arap dünyasını saran isyan dalgasından ürken Suudi Arabistan Kralı halkı için kesenin ağzını açtı. Ancak kesenin ağzı, Kraliyet ailesi mensupları için uzun zamandır açık. Kaynak 1996 kasımında Amerikanın Riyad Büyükelçiliği'nden Washington'a gönderilen belgeler. Yazışmalara göre Suudi kraliyet ailesinin savurganlığı mantık sınırlarının ötesinde. Her ay kraliyet ailesi mensuplarının cebine giren paranın haddi hesabı yok.En büyük kaynak, on yıllardır, Suudi Arabistan'ın kurucusu Abdülaziz Ibn Suud'un hayatta olan oğullarına gitmiş ve gitmeye devam ediyor.Devletin kasasından her birinin cebine bir ayda giren para en az iki yüz bin dolar. Torunlara kesenin ağzı biraz kapatılıyor...Birinci kuşak torunlara 27 bin. İkinci kuşaklara 13 bin. Üçüncü kuşaklara 8 bin dolar para ödeniyor. Bazen fazladan harçlık da veriliyor. Lüksün şaşaanın başka kaynakları da var. Bütçedışı programlardan para hortumlama, bankalardan borç alma ve geri ödememe bunlardan sadece birkaçı.Amerikan dışişleri belgelerinde körfezdeki en yakın müttefikindeki duruma ilişkin bir de uyarı var. Sınırsız harcamalar halktan Kraliyet ailesine karşı tepkinin fitilini ateşleyebilir... Suudi Arabistan Kralı Abdullah bölgede dalga dalga yayılan, yanıbaşındaki Bahreyn'i de saran ayaklanmanın kendi ülkesine sıçramasından kaygı duyuyor. Bu yüzden birkaç aydır tedavi gördüğü Amerika'dan döner dönmez 40 milyar dolarlık bir ekonomik paket açıkladı. Halka konut yardımı sağlayacak, işsizlere belirli bir fon ayıracak bir paket. Ancak Suudi Arabistan'da da halkın sokaklara dökülmesi an meselesi. Nitekim ülkede öfke günü ilan edilen 11 Mart'ta büyük bir protesto için Facebook ve Twitter'da hareketlenme sürüyor.

Bakan Memişoğlu'ndan 'hantavirüs' açıklaması

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Hantavirüse ilişkin toplum müsterih olsun, şu anda böyle bir salgın riski veya bununla ilgili bilimsel dünyanın bize risklerin çok arttığı veya bu konuda risk olduğu konusunda bir bildirimi ve önerisi yok" dedi

14.05.2026 20:30:00
AA
Bakan Memişoğlu'ndan 'hantavirüs' açıklaması
Bakan Memişoğlu'ndan 'hantavirüs' açıklaması
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Hantavirüs hakkındaki soru üzerine Memişoğlu, Türkiye'nin özellikle Kovid-19 salgını sürecinde sağlık sisteminin direncini ve kapasitesini dünyaya gösterdiğini söyledi.

Toplumdan spekülasyonlara değil, Sağlık Bakanlığının açıklamalarına itibar etmelerini isteyen Memişoğlu, "Kovid-19 salgını sürecinde bunu en iyi şekilde yöneten ülkelerden biri olduysak, şu anda sağlık sistemimiz her türlü salgın da olsa, sağlıkla ilgili tehdit de olsa bunları önlemeye, takip etmeye muktedir bir sağlık sistemimiz ve insan gücümüzle her türlü takibi yapıyoruz" ifadelerini kullandı.

Memişoğlu, hantavirüse ilişkin Dünya Sağlık Örgütünün 2 Mayıs'ta bir gemide görülen ağır solunum hastalığı olduğuna dair önlem alınması gerektiğine ilişkin alarm verdiğini ve Türkiye'nin de süreci ilk andan itibaren takip ettiğini anlattı.

Uluslararası bir seyahat gemisinde 147 yolcunun bulunduğunu anımsatan Memişoğlu, yolcuların temaslı olarak değerlendirildiğini, 8 yolcuda pulmoner hastalık görüldüğünü ve bunlardan 6'sının hantavirüs pozitif çıktığının bildirildiğini söyledi.

Memişoğlu, Türkiye'nin tüm ekipleriyle ve İspanya'daki büyükelçilikle koordinasyon içinde hareket ettiğini belirterek, temaslı yolcuların ülkelerine gönderilip karantinaya alınmaları için organizasyon yapıldığını, gemiden daha önce ayrılan 2 Türk vatandaşının da tedbir amacıyla karantinaya alındığını ifade etti.

Gemideki 3 Türk vatandaşın da Türkiye'ye ait uçakla izole şekilde getirildiğini anımsatan Memişoğlu, "Gemiden indikleri andan itibaren kendi uçağımızla onları izole şekilde aldık ve şu anda da onları karantinaya almış durumdayız ve takip ediyoruz, testleri de negatif çıktı. 5 kişinin yaklaşık 42 günlük karantina ve izolasyon süreçleri devam ediyor. Her gün onları klinik anlamında arıyoruz, bir bulgusu olup olmadıklarını takip ediyor halk sağlığımız" bilgisini verdi.

Memişoğlu, "Hantavirüse ilişkin toplum müsterih olsun, şu anda böyle bir salgın riski veya bununla ilgili bilimsel dünyanın bize risklerin çok arttığı veya bu konuda risk olduğu konusunda bir bildirimi ve önerisi yok. Bizim bilimsel kurulumuz ve komisyonumuz da bu konuda bizleri bilgilendiriyorlar ve onların tavsiyeleri doğrultusunda hareket ediyoruz. Şu anda böyle bir salgın riski yok" dedi.

Hantavirüsün kemirgenlerden sıvı ile dışkılardan bulaşan bir hastalık türü olduğunun bilgisini veren Memişoğlu, Sağlık Bakanlığının yalnızca hantavirüsü değil, gribal enfeksiyonlara neden olan virüsler başta olmak üzere tüm hastalıkları yakından takip ettiğini bildirdi.

"Son 1 yılda 7 milyon kişiye kanser taraması yapıldı"

Sağlıkta üretim vizyonuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Memişoğlu, Türkiye'nin son yıllarda sağlık teknolojileri üretiminde önemli adımlar attığını söyledi.

Bakan Memişoğlu son dönemdeki yerli aşı çalışmalarına ilişkin, "Hepatit aşısını sahaya verdik. Türkiye kendi aşısını yapacak, kendi ilacını da yapacak. Sadece onları değil kendi cihazını da üretecek. 9 aşıyla ilgili de TÜSEP'te çağrıya çıktık." bilgisini paylaştı.

Memişoğlu, Türkiye'nin artık SMA ilacını da üretmeye başladığını belirterek, klinik çalışmaların sürdüğünü ve ilacın preklinik aşamanın sonuna geldiğini söyledi.

Koruyan Sağlık Vizyonu kapsamında aile hekimlikleri ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde belirli yaş grubuna ücretsiz kanser taramaları yapıldığını vurgulayan Memişoğlu, son bir yılda 7 milyon kişiye kanser taraması yapıldığını bildirdi.

"Türkiye'de sezaryen doğum oranı yüzde 59,7"

Memişoğlu, sezaryen doğumlarla ilgili değerlendirmesinde, Türkiye'de sezaryen doğum oranının yüzde 59,7, ilk doğumlarda ise bu oranın yüzde 30,4 seviyesinde olduğunu belirterek, anne adayları ve hekimlerle bu oranları daha sağlıklı seviyelere çekmek istediklerini söyledi.

Geçen yıl Türkiye'de ilk kez sezaryen oranlarında düşüş eğilimi görüldüğünü ifade eden Memişoğlu, bu düşüşün sürdürülmesini hedeflediklerini kaydetti.

Memişoğlu, bütün il ve ilçe sağlık müdürlüklerine ilk bebeğini bekleyen ve gebeliğinin son 3 ayındaki her anne adayına bir ebe verilmesi konusunda talimat verdiklerini bildirdi.

Dayı arazi anlaşmazlığı yüzünden yeğenini öldürdü

Noter önünde arazi anlaşmazlığı yüzünden çıkan tartışmada dayı, yeğenini silahla vurarak öldürdü

14.05.2026 17:52:00
İhlas Haber Ajansı
Dayı arazi anlaşmazlığı yüzünden yeğenini öldürdü
Dayı arazi anlaşmazlığı yüzünden yeğenini öldürdü
Antalya'da noter önünde arazi anlaşmazlığı yüzünden çıkan tartışmada dayı, yeğenini silahla vurarak öldürdü. Olay anı ve şüphelinin olay sonrası sakin tavırlarla bölgeden ayrılması ise güvenlik kamerasına yansıdı.






Olay, sat 15.00 sıralarında Kepez ilçesi Kanal Mahallesi Sakarya Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ömer A. (63) arazi paylaşımı sırasında 30 metre fazla hisse verildiği iddia edilen yeğeni Amine Bozkurt (40) ile noter önünde buluştu. 






Taraflar noter önünde konuşmaya başladıktan kısa süre sonra Ömer A., üzerindeki tabancayı çıkartarak yeğenine ateş etmeye başladı. Dayısının tabancasından çıkan kurşunların hedefi olan Bozkurt, karın, göğüs ve baş bölgesinden yaralandı. Yeğenini tabanca ile vuran Ömer A. ise eşi ile birlikte yaya olarak olay yerinden ayrıldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. 






Ağır yaralanan Amine Bozkurt, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla yakındaki bir özel hastaneye kaldırıldı. Ancak kadın doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. 






Olay yerine gelen Cinayet Büro Amirliği ve diğer ekipler kaçan Ömer A.'nın yakalanması için bölgede araştırma başlattı. Ekiplerin çevrede yaptığı araştırmada Ömer A., olay yerine yaklaşık 1 kilometre mesafede yakalandı. Ömer A. ifade işlemleri için Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği'ne götürülürken, Olay Yeri İnceleme ekipleri olayın yaşandığı noktada ve boş kovanlar üzerinde inceleme yaptı. Tüm müdahalelere rağmen vücut ve baş bölgesine aldığı kurşunlar nedeniyle hayatını kaybeden Amine Bozkurt'un cansız bedeni ise Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.









Öte yandan, olay ve olayın ardından şüphelinin kaçtığı anlar bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde Ömer A. ve yeğeni Amine Bozkurt'un noter önünde buluştukları, bir süre sonra ise Ömer A.'nın yeğenine ateş ederek sakin bir şekilde olay yerinden yaya olarak ayrıldığı görüldü.

Tanju Özcan'dan ‘hodri meydan’ çıkışı

Görevden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, hakkında 263 yıla kadar hapis cezası istenen 178 sayfalık iddianameye, "Savcılığa göre türlü türlü yolsuzluklar yapmışım ama şahsıma veya yakınlarıma tek kuruş menfaat sağlandığına dair suçlama yok, hodri meydan!" sözleriyle tepki gösterdi

14.05.2026 16:31:00 / Güncelleme: 14.05.2026 18:36:15
Haber Merkezi
Tanju Özcan'dan ‘hodri meydan’ çıkışı
Tanju Özcan'dan ‘hodri meydan’ çıkışı
Görevden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, hakkında hazırlanan iddianamede 263 yıl 6 aya kadar hapis cezası istenmesinin ardından sosyal medya hesabı üzerinden ilk açıklamayı yaptı.

Özcan, "Sonunda davam açılmış. Savcılığa göre türlü türlü yolsuzluklar yapmışım ama iddianamede şahsıma veya yakınlarıma tek kuruş menfaat sağlandığına dair suçlama yok. Hodri meydan!" diyerek iddiaları reddetti.

İddianamenin detayları ve istenen cezalar

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "irtikap" ve "rüşvet" soruşturması kapsamında hazırlanan 178 sayfalık iddianame, Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. İddianamede Hazine ve Maliye Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı "müşteki kurum" sıfatıyla yer alıyor.

Savcılık, Tanju Özcan'ın şu suçlardan 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti:

6 kez "icbar suretiyle irtikap"

3 kez "irtikaba teşebbüs"

34 kez "nitelikli dolandırıcılık"

1 kez "rüşvet"

Aynı dosyada yargılanan tutuklu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can için 64 yıla, BolSev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız için ise 218 yıl 9 aya kadar hapis cezası istendi.

İddianamede yer alan 5 ağır suçlama

Soruşturmanın en önemli delillerinden birini, BolSev Vakfı Başkanı Ali Sarıyıldız'ın cezaevindeki itirafları oluşturdu. İddianamede öne çıkan başlıklar şunlar:

Marketler Olayı: Zincir marketlere belediye iştiraki olan Bolu Bel A.Ş. ile reklam sözleşmesi yapmaları için baskı uygulandığı, kabul etmeyen marketlere rutin dışı ve yoğun zabıta denetimleri yapıldığı öne sürüldü.

Ruhsat Olayı: Kentte faaliyet gösteren bir müteahhitten ruhsat işlemleri karşılığında 2 milyon 500 bin lira talep edildiği, paranın bir kısmının nakit, bir kısmının ise vakıf hesabına aktarıldığı iddia edildi.

Kurban Bağışı Dolandırıcılığı: 2025 yılı Kurban Bayramı öncesinde BolSev Vakfı aracılığıyla toplanan 845 bin liralık kurban bağışına rağmen kesim yapılmayarak "nitelikli dolandırıcılık" işlendiği belirtildi.

Hak Ediş Olayı: Bir şirket yetkilisinin belediyeden hak edişlerini zamanında alabilmesi için vakfa 10 milyon liralık yardım yapmaya zorlandığı iddialar arasında yer aldı.

Beton Olayı: Özcan'ın, belediye şirketinden beton almayı reddeden bir firmanın yetkilisine "Başka yerden beton alamazsınız, size beton santrali kurdurtmam" diyerek baskı yaptığı iddia edildi.

"Kimin için yolsuzluk yapmışım?"

Hakkındaki tüm suçlamaları kesin bir dille reddeden Tanju Özcan, cezaevinden SEGBİS sistemiyle katıldığı süreçte ve avukatları aracılığıyla paylaştığı mesajda şunları kaydetti:

"Madem benim veya yakınlarımın kasasına giren tek kuruş yok, o zaman bu kadar yolsuzluğu kimin için yapmışım? Ortada bir rüşvet veya irtikap varsa menfaat nerede? Bu dava tamamen siyasi bir kumpastır ve amaç belediye çalışanlarını korkutarak iş göremez hale getirmektir."

Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin iddianame üzerindeki inceleme süreci devam ediyor.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın duyurdu: Bir ilde daha il teşkilatı feshedildi

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, partisinin Malatya il teşkilatının feshedildiğini duyurdu

14.05.2026 16:30:00
Haber Merkezi
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın duyurdu: Bir ilde daha il teşkilatı feshedildi
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın duyurdu: Bir ilde daha il teşkilatı feshedildi
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, partisinin Malatya il teşkilatının feshedildiğini duyurdu.
MHP Genel Başkanı Yardımcısı Semih Yalçın, Malatya il teşkilatının da feshedildiğini açıkladı.
Yalçın, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:
"Milliyetçi Hareket Partisi Malatya il teşkilat organları, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün ilgili maddesi uyarınca feshedilmiştir. Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Malatya İl Başkanlığı görevine Turgay Şengönül atanmıştır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru'nun ehemmiyeti her geçen gün daha iyi anlaşılıyor" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İpek Yolu'nun günümüzdeki karşılığı olan Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru'nun ehemmiyeti her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. Bu koridoru enerji kaynaklarının batıya taşınması için de teşvik etmeyi sürdüreceğiz" dedi

14.05.2026 14:18:00
AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru'nun ehemmiyeti her geçen gün daha iyi anlaşılıyor" dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru'nun ehemmiyeti her geçen gün daha iyi anlaşılıyor" dedi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Astana'daki Bağımsızlık Sarayı'nda Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ile baş başa görüşmesi ve Türkiye-Kazakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Altıncı Toplantısı'na katılmasının ardından, iki lider ortak basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda, nazik misafirperverliği için Tokayev'e teşekkür eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Altıncı Toplantısı'nı biraz önce başarıyla gerçekleştirdik. Çok sayıda belgeyi imzaladık. Sayın Tokayev ve heyetiyle görüşmelerimizde ticaret, ulaştırma, enerji, sağlık, madencilik, kültür, eğitim, teknoloji ve savunma sanayi gibi alanlardaki iş birliğimizi etraflıca değerlendirdik. İş çevrelerimizi, Kazakistan'daki yatırımlarını artırmaları ve ortaklığımızı pekiştirecek bağlar kurmaları ile teşvik etmeye devam ediyoruz. Sayın Tokayev ile birlikte hitap edeceğimiz Türkiye-Kazakistan İş Forumu vesilesiyle iş insanlarımız arasında inşallah yeni işbirliklerine şahit olacağız. Ticaret ve yatırım ilişkilerimizi çarpan etkisiyle büyüten askeri ve savunma sanayi işbirliğimizi daha ileriye taşıyacak projeleri de bugün görüştük. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum."

"Türkiye Maarif Vakfının iki okul açması için çalışmalara başlandı"
Enerjide kaynak çeşitliliği konusunda son yıllarda attıkları adımlarda Kazakistan'ın özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Dünyanın önde gelen ham petrol ihracatçılarından olan Kazakistan'dan daha fazla miktarda petrolü ülkemiz üzerinden dünya pazarlarına ulaştırmayı arzu ediyoruz. İpek Yolu'nun günümüzdeki karşılığı olan Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru'nun ehemmiyeti de her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. Biz Kazakistan ve diğer ortaklarımızla birlikte bu koridoru sadece mal sevkiyatı için değil, enerji kaynaklarının batıya taşınması için de teşvik etmeyi sürdüreceğiz." ifadeleri kullandı.

Erdoğan, Doğu Akdeniz'den Orta Asya'nın derinliklerine uzanan coğrafyada "dilde, fikirde, işte birlik" şiarıyla yeni köprüler inşa etmekte kararlı olduklarını ifade ederek, şunları söyledi:

"Türk dünyasının ortak kültürel hazinelerini, büyük şahsiyetlerin fikirlerini, eserlerini ve manevi miraslarını gelecek nesillere aktarmayı müşterek sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Sayın Tokayev'in destekleriyle Türkiye Maarif Vakfının Astana ve Almatı'da birer okul açması için çalışmalara başlandı. Bu memnuniyet verici adımdan dolayı Sayın Cumhurbaşkanı'na bir kez de sizlerin huzurunda teşekkür ederim."

"Kazakistan'ın maddi manevi desteğini her daim yanımızda hissettik"
Kazakistan'ın Türkiye ile gönül bağına, 6 Şubat depremlerinin hemen ertesinde 86 milyon olarak şahitlik ettiklerini dile getiren Erdoğan, "O zor dönemde Kazak kardeşlerimizi ve Kazakistan Devleti'nin maddi manevi desteğini her daim yanımızda hissettik. Bugün de Kazakistan'ın Gaziantep'in Nurdağı ilçesinde inşa ettiği ilkokulun açılışını aziz kardeşimle beraber gerçekleştirmekten büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Pir-i Türkistan Hoca Ahmet Yesevi'nin ismini verdiğimiz bu okulumuzda yetişecek çocuklarımızın dostluğumuzu gelecek nesillere taşıyacağına yürekten inanıyorum" dedi.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev'e kendisine tevcih edilen "Hoca Ahmet Yesevi Nişanı" için de gönülden teşekkür eden Erdoğan, nişanı iki ülke arasındaki sarsılmaz kardeşliğin güçlü bir simgesi olarak taşımaktan bahtiyar olacağını ifade etti.

"Bölgesel ve uluslararası meseleleri de kapsamlı şekilde değerlendirdik"
Yarın Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan'da düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Gayriresmi Zirvesi'ne katılacaklarını anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Kazakistan'ın, Türk Dünyası'nın bütünleşmesine en başından bu yana yaptığı değerli katkılar için müteşekkir olduğumuzu belirtmek isterim. Yarınki zirvemizde gözlemci sıfatıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin temsil edilecek olmasından memnuniyet duyuyoruz. Bugün Sayın Cumhurbaşkanı ile bölgesel ve uluslararası meseleleri de kapsamlı şekilde değerlendirdik. Aziz kardeşim Cumhurbaşkanı Sayın Tokayev ve heyetine sergiledikleri müstesna misafirperverlik için bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu düşüncelerle Konsey toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Kazak kardeşlerimize sağlık, esenlik ve refah dileklerimi gönderiyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini "çok rahmet" anlamına gelen Kazakça "köp rahmet" sözleriyle tamamladı.

Akçay Barajı 4 yıldır ilk defa tam kapasite doldu

Sakarya'nın içme suyu ihtiyacını karşılayan en önemli kaynaklardan biri olan Pamukova ilçesindeki Akçay Barajı, geçtiğimiz hafta etkili olan sağanak yağışların ardından yüzde 100 doluluk oranına ulaştı. Barajda su seviyesinin maksimum kapasiteye ulaşması üzerine hem muhtemel bir taşkın riskini önlemek hem de şehrin ana su kaynağı Sapanca Gölü'nü desteklemek amacıyla su tahliye işlemleri başlatıldı

14.05.2026 14:00:00
İHA
Akçay Barajı 4 yıldır ilk defa tam kapasite doldu
Akçay Barajı 4 yıldır ilk defa tam kapasite doldu
Akçay Barajı'nda biriken fazla su, kontrollü şekilde Sarp Deresi üzerinden Sapanca Gölü'ne aktarılmaya başlandı. Bu hamleyle bir yandan barajın güvenliği sağlanırken, diğer yandan kuraklık riskine karşı Sapanca Gölü'nün su seviyesinin korunması hedefleniyor. Baraj kapaklarının açılmasıyla birlikte Sarp Deresi yatağından akan tonlarca su, kilometrelerce yol katederek Sapanca Gölü ile buluşuyor. Yapılan bu aktarım, bölgedeki ekosistemin korunması ve göldeki dikey su seviyesinin artırılması açısından önem taşıyor. Özellikle yağışlı periyotlarda elde edilen bu fazla suyun göle aktarılması, Sakarya'nın gelecekteki su arzı güvenliği için "can suyu" niteliği taşıyor.






"Akçay Barajı'ndaki fazlalık suyu da Sarp Deresi üzerinden göle aktarıyoruz"

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, "Akçay Barajı, 10 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla yüzde 100 doluluğa ulaştı. Bir taraftan gölden aldığımız suyu azaltırken, Akçay Barajı'ndaki fazlalık suyu da Sarp Deresi üzerinden göle aktarıyoruz. Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanımız Yusuf Alemdar öncülüğünde Sapanca Gölü'nü canlandırmak, su seviyesini hızlıca yükseltmek adına biz göl etrafındaki kaynakları Sapanca Gölü'ne aktarmak için çalışmalara başlamıştık. Akçay Barajı'ndan Sakarya Nehri'ne akan suyu Sarp Deresi vasıtasıyla Sapanca Gölü'ne aktararak ciddi bir ilerleme kaydetmiş olduk. Göldeki su seviyesini hızlıca artırıp, gölü eski güzelliğine döndürmek istiyoruz" dedi.








"Akçay Barajı'nda 2 aylık kullanılabilir su bulunmaktadır"

Yüzde 100 doluluk oranına ulaşan barajda iki aylık su bulunduğunu aktaran Sakallıoğlu, "Akçay Barajı'nda Sakarya'nın 2 aylık su ihtiyacını karşılayacak kadar yaklaşık 16 milyon metreküp kullanılabilir su bulunmaktadır. Sapanca Gölü'nde geçtiğimiz günlerdeki yağışlarla birlikte seviyesinde ciddi bir artış oldu. İlave tedbirlerle biz su alımını azaltmaya çalışıyoruz. Şebekedeki su kayıplarının azaltılması adına da yatırım dönemine başladık. Bir taraftan su kayıplarını azaltırken, bir taraftan Sapanca Gölü'nden aldığımız suyu azaltarak bu yaz döneminde herhangi bir sıkıntı yaşatmadan abonelerimizle bu dönemi geçirmiş olacağız. Akçay Barajı, 2021 yılında devreye alınmıştı ve 2022 yılında yüzde 100 doluluk oranına ulaşmıştı. Baraj, 2022 yılından bu yana ilk defa 2026 yılında doluluk oranına ulaşıp taşma seviyesine geldi" diye konuştu.



























TÜİK, "İstatistiklerle Gençlik 2025" araştırmasını yayımladı

Türkiye'de geçen yıl itibarıyla 12 milyon 708 bin 348 genç bulunuyor, genç nüfus toplam nüfusun yüzde 14,8'ine karşılık geliyor

14.05.2026 12:03:00 / Güncelleme: 14.05.2026 12:07:36
AA
TÜİK, "İstatistiklerle Gençlik 2025" araştırmasını yayımladı
TÜİK, "İstatistiklerle Gençlik 2025" araştırmasını yayımladı

Türkiye İstatistik Kurumunun "İstatistiklerle Gençlik 2025" araştırmasına göre, nüfusun yüzde 14,8'ini 15-24 yaş grubundaki genç nüfus oluşturdu.

Ülke genelindeki genç sayısı 12 milyon 708 bin 348 kişi olarak hesaplanırken bunun yüzde 51,2'si genç erkek, yüzde 48,8'i ise genç kadın nüfus olarak kayıtlara geçti.

Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre, genç nüfus oranının 2030 yılında yüzde 14,8, 2040'ta yüzde 12,2, 2060'ta yüzde 10,3, 2080'de yüzde 8,8 ve 2100'de yüzde 9,6 olacağı öngörüldü.

Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre, genç nüfus oranının 2030'da yüzde 14,8, 2040'ta yüzde 12,4, 2060'ta yüzde 9,2, 2080'de yüzde 7,2, 2100'de yüzde 7,2 olacağı hesaplandı.

Doğurganlığı artırıcı tedbirlerin etkili olacağını varsayan yüksek senaryoya göre, genç nüfus oranının 2030'da yüzde 14,8, 2040'ta yüzde 12, 2060'ta yüzde 11,1, 2080'de yüzde 9,8, 2100'de yüzde 11,4 olacağı varsayıldı.

Genç nüfus oranının en yüksek olduğu il, yüzde 20,4 ile Şırnak oldu. Bu ili yüzde 20 ile Hakkari ve yüzde 19,8 ile Siirt izledi.

Genç nüfus oranının en düşük olduğu iller ise yüzde 11,7 ile Balıkesir, yüzde 11,9 ile Ordu ve yüzde 12 ile Muğla olarak sıralandı.

Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin genç nüfus oranları incelendiğinde, 2025 yılında genç nüfus ortalaması yüzde 10,7 oldu.

AB üye ülkeleri arasında en yüksek genç nüfus oranına sahip olan ülkelerin sırasıyla yüzde 12,7 ile İrlanda, yüzde 12,2'şer ile Hollanda ve Danimarka olduğu tespit edildi.

Genç nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler ise yüzde 9,4 ile Malta, yüzde 9,5 ile Bulgaristan, yüzde 9,7 ile Litvanya olarak belirlendi. Türkiye'nin genç nüfus oranının, yüzde 14,8 ile AB üye ülkelerinin genç nüfus oranlarından daha yüksek olduğu görüldü.

Genç nüfus oranının dünya ortalaması, 2025 yılında yüzde 15,6 olurken, Türkiye'nin genç nüfus oranının bu ortalamanın altında olduğu saptandı.

Türkiye'de, 18-24 yaş grubundaki gençlerin yüzde 75,5'inin işinden, yüzde 52'sinin elde ettiği kazançtan memnun olduğu belirlendi.

Yaş grubuna göre incelendiğinde, 2025'te genç nüfusun yüzde 30,3'ünün 15-17, yüzde 20,4'ünün 18-19, yüzde 29,2'sinin 20-22 ve yüzde 20,1'inin 23-24 yaş grubunda yer aldığı görüldü.

2022-2024 yıllarına ilişkin "hayat tabloları" dikkate alındığında, doğuşta beklenen yaşam süresi Türkiye geneli için 78,1 yıl, erkekler için 75,5 yıl ve kadınlar için 80,7 olarak kayıtlara geçti. Türkiye'de, çalışma çağının başlangıcı olan 15 yaşındaki gençler için beklenen yaşam süresinin 64,3 yıl, erkekler için 61,7 yıl ve kadınlar için 66,9 yıl olduğu belirlendi. Diğer bir ifade ile 15 yaşına ulaşan genç kadınların, genç erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi.

Genç nüfus yasal medeni duruma göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu görüldü. Evli olan genç kadınların oranı, evli olan genç erkeklerin oranının 3,5 katı oldu. Genç erkek nüfusun 2025'te yüzde 96,8'inin hiç evlenmediği görülürken, yüzde 3,1'inin evli, yüzde 0,1'inin boşanmış olduğu kayıtlara geçti. Genç kadın nüfusun ise yüzde 88,9'unun hiç evlenmemiş, yüzde 10,7'sinin evli, yüzde 0,4'ünün ise boşanmış olduğu görüldü.

İç göç istatistiklerine göre, Türkiye'de 2024 yılında en fazla göç hareketliliğinin yaşandığı 15-24 yaş grubunun göç etme nedenleri incelendiğinde, bu hareketliliğin en büyük nedeninin eğitim olduğu görüldü. Gençlerin 448 bin 826'sının eğitim, 102 bin 660'ının işe başlamak veya iş bulmak, 79 bin 831'inin ise hane veya aile fertlerinden birine bağımlılık nedeniyle göç ettiği belirlendi.

Kadınlarda yükseköğretimde net okullaşma oranı yüzde 53

Türkiye'de, 2024-25 öğretim yılında yükseköğretim net okullaşma oranı, yüzde 46,3 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, erkeklerde yüzde 39,9, kadınlarda ise yüzde 53 olarak kayıtlara geçti.

Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, gençlerde iş gücüne katılma oranı, 2024'te yüzde 47,2 iken, geçen yıl itibarıyla yüzde 47,6'ya çıktı. Genç erkeklerde işgücüne katılma oranı, 2024'te yüzde 59,5 iken geçen yıl yüzde 60,1, genç kadınlarda ise yüzde 34 iken 2025'te yüzde 34,3 olarak kayıtlara geçti.

Gençlerde işsizlik oranı, 2024'te yüzde 16,3 iken, 2025'te yüzde 15,3 olarak hesaplandı. Genç erkeklerde işsizlik oranı, 2024'te yüzde 13,1 iken, 2025'te yüzde 11,7 oldu. Genç kadınlarda ise bu oran, 2024'te yüzde 22,3 iken, geçen yıl itibarıyla yüzde 22,1 oldu.

Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı, 2024'te yüzde 22,9 iken, geçen yıl yüzde 23,3 olarak belirlendi. Bu oran, genç erkeklerde 2024'te yüzde 16,2 iken, 2025'te yüzde 16,3, genç kadınlarda ise yüzde 30,1 iken, geçen yıl yüzde 30,9 olduğu görüldü.

Genç nüfusun istihdam oranı, 2024'te yüzde 39,5 iken, 2025'te yüzde 40,3'e yükseldi. Bu oran, genç erkeklerde 2024'te yüzde 51,7 iken 2025'te yüzde 53, genç kadınlarda yüzde 26,4 iken yüzde 26,7 oldu.

İstihdamdaki gençlerin yüzde 57,9'u hizmet sektöründe yer aldı

Sektörlere göre incelendiğinde, istihdam edilen gençlerin 2025'te yüzde 11,6'sının tarım, yüzde 30,5'inin sanayi ve yüzde 57,9'unun hizmet sektörlerinde yer aldığı tespit edildi.

İstihdam edilen genç erkeklerin yüzde 11'inin tarım, yüzde 36,6'sının sanayi ve yüzde 52,4'ünün hizmet sektöründe yer aldığı belirlendi. Genç kadınların yüzde 12,9'unun tarım, yüzde 17,7'sinin sanayi ve yüzde 69,5'inin hizmet sektöründe çalıştığı kayıtlara geçti.

- Gençlerin yüzde 54,4'ü kendini mutlu hissediyor

Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre, 2025'te 18 ve daha yukarı yaştaki bireylerden kendini mutlu hissettiğini belirtenlerin oranı yüzde 53,3 iken, kendini mutsuz hissettiğini belirtenlerin oranı yüzde 13 oldu.

Geçen yıl, 18-24 yaş grubundaki genç nüfus içinde kendini mutlu hissettiğini beyan edenler yüzde 54,4 iken, kendini mutsuz hissettiğini belirtenler yüzde 11,9 olarak belirlendi. Bu yaş grubundan kendini mutlu olarak hisseden erkekler yüzde 52,3 iken, kendini mutsuz hissettiğini belirtenler yüzde 13,3 oldu. Genç kadınlarda mutlu hissedenler yüzde 56,7 iken, kendini mutsuz hissettiğini belirtenlerin oranı yüzde 10,4 olarak tespit edildi.

Gençlerin mutluluk kaynağı olan değerler arasında yüzde 38,8 ile sağlık, ilk sırada yer aldı. Bunu, yüzde 22,8 ile başarı ve yüzde 16,6 ile para izledi. Genç erkeklerde yüzde 33,7 ile ilk sırayı sağlık alırken, bunu yüzde 24,2 ile para ve yüzde 21,9 ile başarı takip etti. Genç kadınlarda ise yüzde 44,2 ile ilk sırayı sağlık alırken, bunu yüzde 23,8 ile başarı ve yüzde 20,1 ile sevgi takip etti.

Gençlerin yüzde 75,5'i işinden memnun

Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre, 18 ve daha yukarı yaştaki bireylerin genel sağlık durumlarından memnuniyeti, geçen yıl yüzde 68,6 oldu. Genç nüfusun genel sağlık durumundan memnuniyetinin, aynı dönemde yüzde 87,2 olduğu görüldü. Bu oran, genç erkeklerde yüzde 88,2, genç kadınlarda ise yüzde 86,2 olarak belirlendi.

Aynı sonuçlara göre 2025'te, gençlerin yüzde 75,5'inin işinden, yüzde 52'sinin elde ettiği kazançtan memnun olduğunu tespit edildi.

Genç erkeklerde çalışılan işten duyulan memnuniyet yüzde 77,5, elde edilen kazançtan memnuniyet yüzde 54 olurken, genç kadınlarda ise bu oranlar yüzde 70,8 ve yüzde 47,5 olarak kayıtlara geçti.

Gençlerin yüzde 73'ü, geçen yıl itibarıyla şimdiye kadar aldığı eğitimden memnun olduğunu belirtti. Bu oran, genç erkeklerde yüzde 72,3 iken, genç kadınlarda yüzde 73,7 oldu.

Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması, 2024 yılı sonuçlarına göre, son 12 ayda en fazla şiddete maruz kalanların, 15-24 yaş grubundaki genç kadınlar olduğu görüldü. Genç kadınlara yönelik şiddet türleri arasında yüzde 15,2 ile psikolojik şiddet, ilk sırayı aldı. Bunu yüzde 7,3 ile dijital, yüzde 5,8 ile ısrarlı takip, yüzde 4,6 ile ekonomik, yüzde 3,8 ile fiziksel ve yüzde 1,8 ile cinsel şiddet izledi.

Gençlerin yapay zeka kullanma oranı yüzde 39,4

Yapay Zeka İstatistiklerine göre, 2025'te internet kullanan bireylerden üretken yapay zeka kullandığını beyan eden 16-24 yaş grubundaki gençlerin oranı, yüzde 39,4 oldu. Bu oranın genç erkeklerde yüzde 38,3, genç kadınlarda ise yüzde 40,5 olduğu görüldü.

Yapay zeka kullanan gençler incelendiğinde yüzde 75,3'ünün özel, yüzde 53,9'unun örgün eğitim ve yüzde 19,7'sinin ise mesleki ve iş amaçlı kullandıkları görüldü.

Yapay zeka kullanmadığını beyan eden gençlerin nedenlerinin, yüzde 80,7 ile ihtiyaç duyulmaması, yüzde 8,2 ile nasıl kullanılacağının bilinmemesi, yüzde 8,1 ile varlığından haberdar olunmaması ve yüzde 2,8 ile gizlilik, güvenlik veya emniyetle ilgili endişeler olduğu görüldü.

Ankara'da korsan otoparkçılık yaptığı belirlenen 32 şüpheli gözaltına alındı

Ankara'da, sürücülere araçlarını koruduklarını öne sürerek haksız kazanç sağlayan ve halk arasında 'değnekçi' olarak bilenen korsan otoparkçılara yönelik düzenlenen operasyonda 32 şüpheli gözaltına alındı

14.05.2026 11:00:00
İHA
Ankara'da korsan otoparkçılık yaptığı belirlenen 32 şüpheli gözaltına alındı
Ankara'da korsan otoparkçılık yaptığı belirlenen 32 şüpheli gözaltına alındı
Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, sokak ve caddelerdeki mekanların önünde korsan otoparkçılık yapan kişileri yakalamak için çalışma başlattı. İcra edilen operasyonlarda 'değnekçi' olarak tabir edilen 32 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Yakalanan zanlıların, sürücülerden araçlarını korumak için para istedikleri, kendilerine ait olmayan park alanlarını kullandıkları ve bu yöntemlerle haksız kazanç elde ettikleri tespit edildi. Şüphelilerin alınan ifadelerinde ise sadece bahşiş aldıklarını iddia ettiklerini öğrenildi.

Öte yandan, Ankara Emniyet Müdürlüğü ekipleri, vatandaşlara benzer durumlarla karşılaşmaları halinde polise ihbarda bulunması gerektiği yönünde uyarıda bulundu.


"Sokaklar temizlenmiş oldu"



Vatandaşlar, gerçekleştirilen operasyonları olumlu bulduklarını söyledi. Furkan Yıldırım isimli vatandaş, "Burada eskisi gibi öyle kişiler kalmadı. Eskiden yol kenarında para isteyenler vardı. Artık öyle bir durum kalmadı. Sokaklar öyle kişilerden temizlenmiş oldu" dedi.

Avni Aydoğdu ise, "Artık öyle kişiler yok burada, kesildi hep. Bu durumdan gayet memnunuz. Bu şekilde devam etmesini isteriz" ifadelerine yer verdi.
Gökhan Al, isimli vatandaş ise, "Polisimize teşekkür ederiz. Allah devletimize zarar vermesin. Böyle bir şey yapmaları çok iyi oldu. İnsanları rahatsız ederek zorla bir şeyler yaptırmaya çalışıyorlardı. Şu an her şey yolunda bir sıkıntı yok" dedi.

Tanju Özcan için istenen ceza belli oldu

Bolu Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturmada iddianame tamamlandı. Görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın, "Marketler Olayı" kapsamında irtikap ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından 263 yıla kadar hapsi istendi

13.05.2026 19:20:00
Haber Merkezi
Tanju Özcan için istenen ceza belli oldu
Tanju Özcan için istenen ceza belli oldu
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Bolu Belediyesi ve Bolu Sivil Toplum Vakfı'na (BOLSEV) yönelik yürütülen geniş kapsamlı soruşturmada çok çarpıcı bir gelişme yaşandı.

Mart ayında tutuklanarak görevden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 19 şüpheli hakkındaki iddianame tamamlandı.

Kamuoyunda "Marketler Olayı" olarak bilinen soruşturma kapsamında hazırlanan 178 sayfalık iddianamede, savcılık Tanju Özcan için rekor ceza talep etti.

Rekor ceza istemi

Cumhuriyet savcısı tarafından hazırlanan ve Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulan iddianamede, Tanju Özcan hakkında ağır suçlamalar yer alıyor. 7'si tutuklu 19 kişinin yargılandığı dosyada Özcan için "icbar suretiyle irtikap", "nitelikli dolandırıcılık", "rüşvet" ve "Vakıflar Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplamda 263 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi.

"Marketler Olayı" iddianamesinin detayları

Soruşturmanın odağında yer alan iddialara göre, kentteki ulusal ve yerel zincir marketlerin ruhsat, imar ve çalışma izinleri süreçlerinde usulsüzlükler yapıldı. İddianamede öne çıkan başlıklar şunlar:

Zorunlu Bağış İddiası: Market zincirlerinin belediyedeki iş ve işlemlerinin onaylanması karşılığında, BOLSEV (Bolu Sivil Toplum Vakfı) üzerinden yüksek miktarlarda "bağış" adı altında para toplandığı öne sürülüyor.

İrtikap ve Organize Yapı: Savcılık, bu sürecin organize bir şekilde yürütüldüğünü ve esnaf ile iş insanlarının baskı altına alınarak (icbar suretiyle) bu ödemeleri yapmaya zorlandığını iddia ediyor.

Diğer Şüpheliler: Dosyada belediye bürokratları, vakıf yöneticileri ve aracı olduğu iddia edilen isimlerden oluşan 7 tutuklu sanık hakkında da benzer suçlardan ağır hapis cezaları talep ediliyor.

Cezaevinden ilk tepki

Tutukluluk hali devam eden Tanju Özcan, avukatları aracılığıyla ve SEGBİS üzerinden yaptığı açıklamalarda suçlamaları kesin bir dille reddetti. Operasyonun tamamen siyasi amaçlarla yapıldığını savunan Özcan, Bolu halkına hizmet etmesinin engellendiğini ve belediyeye kumpas kurulduğunu ileri sürdü.

Mahkemenin iddianameyi kabul etmesiyle birlikte, önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak olan Tanju Özcan ve diğer sanıkların yargılanma sürecine Bolu Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanacak. Türkiye'nin gözü kulağı bu davanın ilk duruşma tarihinde olacak.

Kuvvetli sağanak geliyor

İçişleri Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan son veriler doğrultusunda Türkiye genelinde çok sayıda il için "sarı" kodlu kuvvetli sağanak yağış alarmı verdi

13.05.2026 17:50:00
Haber Merkezi
Kuvvetli sağanak geliyor
Kuvvetli sağanak geliyor
İçişleri Bakanlığı, özellikle 14 Mayıs 2026 Perşembe günü yurdun batı, iç ve kuzey kesimlerinde etkili olması beklenen gök gürültülü sağanak yağışlar nedeniyle vatandaşları ani sel, su baskını, yıldırım ve fırtına riskine karşı acil önlem almaya çağırdı.

Bakanlığın sosyal medya hesapları ve İçişleri Bakanlığı Resmi hesabı üzerinden yapılan duyurularda, bölge bölge risk altındaki iller sıralandı:

Risk altındaki bölgeler ve il il uyarılar

• Ege Bölgesi: İzmir Valiliği ve meteoroloji istasyonlarından gelen uyarılara göre, özellikle İzmir'in iç kesimleri (Bergama, Kınık, Kemalpaşa, Torbalı, Bayındır, Tire, Ödemiş, Beydağ, Kiraz) ile Manisa, Aydın ve Kütahya genelinde şiddetli yağış bekleniyor.

• Marmara ve Trakya: Edirne'nin kuzey kesimleri, Kırklareli çevreleri, Balıkesir ve Bursa genelinde yağışlar gök gürültülü ve yer yer fırtınalı geçecek.

• İç Anadolu'nun Kuzeyi: Ankara'nın kuzey ve doğu ilçeleri başta olmak üzere Eskişehir, Çankırı, Kırıkkale, Yozgat ve Sivas çevrelerinde kararsız hava yapısına bağlı ani bastıran yağışlar görülecek.

• Karadeniz Bölgesi: Bolu, Karabük, Kastamonu, Çorum, Amasya, Tokat, Sinop ile Samsun ve Ordu'nun iç kesimlerinde sarı kodlu alarm geçerliliğini koruyor.

• Doğu Anadolu: Ağrı, Kars ve Ardahan çevrelerinde yağışların yerel olarak çok kuvvetli olacağı tahmin ediliyor.

Olası tehlikelere karşı AFAD ve Bakanlık alarmda

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) koordinesinde ilgili valilikler ve belediyeler teyakkuza geçirildi. Hava muhalefetinin zirve yapacağı saatlerde vatandaşların şu tehlikelere karşı hazırlıklı olması istendi:

• Ani sel ve bodrum katlarını etkileyecek su baskınları

• Açık alanlarda yıldırım düşmesi ve yerel dolu yağışı

• Yağış anında hızı 60 km/s bulabilecek kuvvetli rüzgar, fırtına ve hortum riski

• Görüş mesafesinin düşmesi nedeniyle ulaşımda yaşanabilecek aksamalar

Bakanlık, olumsuz hava şartları altındaki bölgelerde yaşayanların resmi kurumların güncel duyurularını takip etmesini ve zorunlu olmadıkça fırtına esnasında trafiğe çıkmamasını önemle hatırlattı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.