logo
07 MART 2026


Malatya'daki otobüs kazasında ölenlerin kimliği belli oldu

Malatya'da yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu meydana gelen kazada Süleyman Savaş Evliyagil, Esma Donak, Gülizar Sarsılmaz ve Abuzer Ak hayatını kaybetti

02.01.2024 10:00:00
İhlas Haber Ajansı
Malatya'daki otobüs kazasında ölenlerin kimliği belli oldu
Malatya'daki otobüs kazasında ölenlerin kimliği belli oldu
Malatya'da yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu meydana gelen kazada Süleyman Savaş Evliyagil, Esma Donak, Gülizar Sarsılmaz ve Abuzer Ak hayatını kaybetti.

Kaza, Akçadağ ilçesi Develi Mahallesi'nde D300 karayolu üzerinde saat 06.30 sıralarında meydana geldi. Kayseri'den Malatya'ya giden Y.K. kontrolündeki Medine Turizm'e ait 44 AK 041 plakalı yolcu otobüsü, aşırı buzlanma nedeniyle şoförün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Yan yatan otobüse, arkadan gelen 06 CHL 767 plakalı PTT'ye ait kamyon çarptı.

Kazada otobüs şoförü ile toplam 1'i ağır 36 kişi yaralanırken, Süleyman Savaş Evliyagil, Esma Donak, Gülizar Sarsılmaz ve Abuzer Ak hayatını kaybetti.

Deprem müteahhitleri nerede?

6 Şubat depremlerinin üzerinden 3 yıl geçti. 2 bin 673 kişi hakkında dava açıldı, sadece 142’si hâlâ tutuklu, 949’u adli kontrolle serbest. Karar verilen 202 kişiye hapis cezası çıktı ama çoğu müteahhit tahliye edildi 

06.03.2026 18:20:00
Eyüp Kabil
Deprem müteahhitleri nerede?
Deprem müteahhitleri nerede?
6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden 3 yıl geçti. Yıkılan binaların sorumluları arasında müteahhitler başta olmak üzere teknik uygulama sorumluları, yapı denetim firmaları ve kamu görevlileri hakkında açılan soruşturma ve davalar sürüyor.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un Şubat ayındaki açıklamalarına göre resmi rakamlar netleşti. Peki kaç kişi hakkında işlem yapıldı, kaçı tutuklu, kaçı serbest ve kararlar ne durumda?

Toplam soruşturma ve dava sayısı

Adalet Bakanlığı verilerine göre, depremden etkilenen 11 ilde 2 bin 673 kişi hakkında ceza davası açıldı. Bu rakam, müteahhitler, inşaat mühendisleri, fenni mesuller, yapı sahipleri ve bazı kamu görevlilerini kapsıyor. Hâlen 949 kişi hakkında soruşturma aşaması devam ederken, kovuşturma aşamasındaki dosyalar da sürüyor. Başlangıçta 2 bin 380 kişi hakkında soruşturma açıldığı belirtilmişti, süreç ilerledikçe sayı arttı.

Tutuklu ve hükümlü sayısı

Şu anda 142 tutuklu ve 59 hükümlü olmak üzere toplam 201 kişi ceza infaz kurumlarında bulunuyor. Bu rakamlar, deprem soruşturmalarının başlangıcındaki 248 tutukludan önemli ölçüde azalmış durumda. Tutuklular arasında bazı müteahhitler ve teknik sorumlular yer alsa da, genel dağılımda müteahhitlerin oranı zamanla düştü.

Serbest bırakılanlar ve adli kontrol

949 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Halkın Hukuk Bürosu'nun 3. yıl raporu, "deprem davalarında neredeyse hiç tutuklu müteahhit kalmadı, tutuklu olanlar son bir yılda tahliye edildi" tespitini yapıyor. Birçok müteahhit uzun tutukluluk gerekçesiyle veya bilirkişi raporları sonrası adli kontrole geçti. Firari sanıklar ise hâlâ yakalama kararıyla aranıyor.

Karar açıklanan davalar ve cezalar

Bugüne kadar 202 kişi hakkında 1 yıldan 21 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası verildi. Karara bağlanan davalarda müteahhitlere sıklıkla "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ceza verildi. Örneğin Adana Alpargün Apartmanı: Müteahhit Hasan Alpargün'e 62 kez müebbet + 865 yıl verildi. Güvenç Apartmanı müteahhiti Ahmet Kara'ya 17 yıl 6 ay. Diğer davalarda ise cezalar 8-21 yıl arasında değişiyor.

Toplam 3 bin 522 dosyadan yalnızca 149'u karara bağlandı, büyük kısmı istinaf ve Yargıtay aşamasında. Kamu görevlileri hakkında ise soruşturma izinleri sınırlı ilerledi.

Müteahhitlere özel durum

Resmi istatistikler müteahhitleri ayrı bir kategori olarak ayırmasa da, yıkılan binaların sorumluluğunda müteahhitler en büyük grubu oluşturuyor. Erken dönemde 90'lar seviyesinde müteahhit tutuklu iken, bugün bu sayı çok azaldı. Çoğu müteahhit adli kontrolle yargılanıyor veya tahliye edildi. Uzmanlar ve hukuk örgütleri, kamu görevlilerinin dosyalarının ayrılması nedeniyle sürecin yavaşladığını ve adaletin tam sağlanmadığını eleştiriyor.

Adalet Bakanlığı, "bilirkişi raporları doğrultusunda bağımsız yargı karar veriyor" açıklamasını sürdürüyor. Davalar hâlâ devam ederken, depremzedeler "tam adalet" çağrısını yineliyor.

26 yıl önce terör saldırısında şehit olanlar anıldı

Çankırı'da teröristler tarafından dönemin Çankırı Valisi Ayhan Çevik'e yönelik bombalı saldırıda şehit olanlar, anıt önünde düzenlenen törenle anıldı

05.03.2026 13:06:00 / Güncelleme: 05.03.2026 13:09:25
İHA
26 yıl önce terör saldırısında şehit olanlar anıldı
26 yıl önce terör saldırısında şehit olanlar anıldı
Çankırı'da, 1999 yılında teröristler tarafından dönemin Çankırı Valisi Ayhan Çevik'e yönelik bombalı saldırıda şehit olan polis memuru Nurettin Cinsoy, öğrenci Emrah Ersoy ve Fatma Dönmez ile esnaf Alpay Evirgen için anma programı düzenlendi.



Cumhuriyet Mahallesi'nde olayın yaşandığı sokakta düzenlenen anma programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlandı. Programda şehir düşenler dualarla anıldı.



Programa, Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş, Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, il protokolü ve vatandaşlar katıldı.

Muğla'da yangın sezonu öncesi hazırlık

Yangına en hassas iller arasında yer alan Muğla'da, yangın sezonu öncesi ormanlık alanlarda önleyici çalışmalar hız kesmeden sürüyor. Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri, muhtemel yangın riskine karşı kara yolları kenarında ağaç budama ve temizlik çalışmaları gerçekleştiriyor

05.03.2026 13:03:00 / Güncelleme: 05.03.2026 13:05:49
İHA
Muğla'da yangın sezonu öncesi hazırlık
Muğla'da yangın sezonu öncesi hazırlık
Bu kapsamda, 9 kilometrelik Sakar Geçidi'nde yol kenarındaki ağaçların yola sarkan dalları Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri tarafından temizleniyor. Gökova Körfezi'ne hakim konumda bulunan ve tamamen çam ormanlarıyla kaplı Sakar Geçidi, aynı zamanda Türkiye'nin en tehlikeli yollarından biri olarak biliniyor. Ekipler, hem sürüş güvenliğini artırmak, hem de muhtemel yangın riskini azaltmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.

Muğla Orman Bölge Müdürlüğü'nün sorumluluk alanında bulunan Aydın ve Muğla illerinde 2025 yılında toplam 800 kilometrelik yol kenarı temizlik çalışması yapıldı. 2026 yılı için ise bu rakamın bin kilometreye çıkarılması planlanıyor. Yangın sezonu öncesinde gerçekleştirilen bu çalışmaların, hem orman yangınlarının önlenmesine katkı sağlaması, hem de kara yolu güvenliğini artırması hedefleniyor.



Yangınlar ile mücadele önleyici tedbir olarak ağaçlar budanıyor

Muğla Orman Bölge Müdürü Mustafa Ülküdür, Sakar rampasının orman yangınları açısından son derece önemli olduğunu belirterek, "Muğla Orman Bölge Müdürü olarak orman yangınlarıyla mücadele kapsamında önleyici tedbirler içerisinde yol kenarı temizlik çalışmalarımız ve bakım faaliyetlerini gerçekleştiriyoruz. Aralıksız bir şekilde bakım faaliyetlerinin yanında orman köylülerimize de eğitimleri, orman yangınlarıyla mücadele eğitimlerini aralıksız devam ediyoruz. Bugün burada Sakar Geçidi dediğimiz noktada bulunmaktayız. Burası sıfırdan 700 rakıma yükselen blok ormanlık sahalarla kaplı yangınlar açısından son derece kritik öneme sahip bir noktadayız. Kara yolumuza yakın kenardaki ağaçlardaki budama faaliyetlerimizi yine ağaçlarımızın sağlıklı bir şekilde yapıya kavuşması için ağaçlarımıza bakım faaliyetlerini gerçekleştiriyoruz" dedi.



"Bin kilometre temizlik çalışması planlanıyor"

Muğla Orman Bölge Müdürlüğü olarak sorumluluk alanı Aydın ve Muğla illerinde 2025 yılında 800 kilometre yol kenarı temizlik çalışması yaptıklarını açıklayan Muğla Orman Bölge Müdürü Ülküdür, 2026 yılında bin kilometre temizlik planladıklarını açıklayarak, "Bulunduğumuz nokta yaz aylarında özellikle yoğun araç trafiğinin yaşandığı nokta. Burada 2025 yılında yaşadığımız birkaç araç arızasından kaynaklı yangınlar gerçekleşti. Son anda ormana sirayet etmesi engellendi. Yaptığımız bu çalışmalar sonucunda yangınlara karşı bir tedbir olarak burada temizlik çalışmasını gerçekleştiriyoruz. Bölge Müdürlüğümüzün sorumluluk alanında Aydın ve Muğla illerinde yangın sezonu öncesinde yol kenarı temizlik çalışmalarını tamamlıyoruz. 2025 yılında 800 kilometrede bu çalışmalarımızı gerçekleştirdik. 2026 yılında bin kilometre olacak şekilde planlamamızı yaptık ve bugün burada bu çalışmalarımıza start verdik. Yaklaşan yangın sezonu öncesinde buradan tüm vatandaşlarımızdan orman yangınlarına karşı dikkatli olmalarını istiyoruz. Gördükleri en küçük alevi 112 ihbar hattımıza bildirmelerini talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Basın İlan Kurumu ile İstanbul Üniversitesi arasında iş birliği protokolü

Kamu-akademi iş birliğini güçlendirecek protokol kapsamında; eğitim ve staj programlarından ortak araştırma projelerine, bilimsel etkinliklerden uygulamalı çalışmalara kadar geniş bir alanda ortak adımlar atılacak

05.03.2026 11:20:00 / Güncelleme: 05.03.2026 11:20:36
Haber Merkezi
Basın İlan Kurumu ile İstanbul Üniversitesi arasında iş birliği protokolü
Basın İlan Kurumu ile İstanbul Üniversitesi arasında iş birliği protokolü
Türk basınının desteklenmesine ve gelişimine yönelik faaliyetlerini sürdüren Basın İlan Kurumu, Türkiye'nin köklü yükseköğretim kurumlarından İstanbul Üniversitesi ile iş birliği protokolü imzaladı. İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünde imzalanan protokolle iki kurum arasında eğitim, araştırma ve uygulama odaklı çok boyutlu bir iş birliği süreci başlatılmış oldu.

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay ile İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar'ın imza attığı protokol çerçevesinde taraflar; sertifika programları, eğitim programları, seminer, çalıştay, konferans, uygulamalı eğitim, araştırma projeleri gibi somut akademik ve mesleki iş birliği çalışmaları gerçekleştirecek.

Eğitim materyallerinin geliştirilmesi, karşılıklı uzman desteği sağlanması ve ihtiyaçlar doğrultusunda özel eğitim programlarının tasarlanmasının yanı sıra öğrencilerin, akademisyenlerin ve kurum personelinin yer alacağı eğitim, araştırma ve sosyal sorumluluk projeleri yürütülmesi de protokol kapsamında yer alıyor.

Ayrıca, Basın İlan Kurumu'nun Üniversite bünyesinde düzenleyeceği etkinlik ve projelerde duyuru, katılım ve mekân desteği İstanbul Üniversitesi tarafından sağlanacak. Kurumun öğrenci ve akademisyenlere açık programlarının ilgili kitlelere ulaştırılması konusunda da Üniversite destek verecek.

Staj ve uygulamalı eğitim imkânı

İstanbul Üniversitesi öğrencileri, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda Basın İlan Kurumu bünyesinde uygulamalı eğitim ve staj imkânından yararlanabilecek. Staj programları, akademik takvimle sınırlı ve eğitim amaçlı olarak yürütülecek.

Protokol ile iki köklü kurum arasında bilgi ve tecrübe paylaşımının artırılması, öğrencilerin mesleki gelişimlerinin desteklenmesi ve akademi-kamu iş birliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor.



İran: Türkiye'ye füze fırlatmadık

Dün İran'dan fırlatıldığı iddia edilen balistik mühimmatın Türk hava sahasına yöneldiği ve NATO tarafından etkisiz hale getirildiği bildirilmişti. İran'dan bugün yapılan açıklamada "Türkiye topraklarına yönelik herhangi bir füze atışı yapılmadığı" belirtti

05.03.2026 10:59:00 / Güncelleme: 05.03.2026 11:05:04
Haber Merkezi
İran: Türkiye'ye füze fırlatmadık
İran: Türkiye'ye füze fırlatmadık
İran Silahlı Kuvvetleri, bugün yaptığı resmi açıklamada Türkiye'nin egemenliğine saygı duyduklarını vurgulayarak, "Türkiye topraklarına yönelik herhangi bir füze atışı yapılmadığını" belirtti. Bu açıklama, Milli Savunma Bakanlığı'nın (MSB) dün duyurduğu "İran'dan fırlatılan balistik mühimmatın Türk hava sahasına yöneldiği ve NATO tarafından etkisiz hale getirildiği" iddiasının ardından geldi.

İran devlet ajansı Mehr'in yayımladığı açıklamada, Silahlı Kuvvetler şu ifadeleri kullandı: 

"İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri, komşu ve dost ülke Türkiye'nin egemenliğine tam saygı duymaktadır. Bölgedeki askeri faaliyetler hiçbir şekilde Türkiye'yi hedef almamaktadır. Türkiye topraklarına veya hava sahasına yönelik hiçbir füze fırlatılmamıştır."

Açıklama, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın komşu ülke liderlerine hitaben yayımladığı mesajla da örtüştü. Pezeşkiyan, "Türkiye'nin egemenliğine saygı duyuyoruz ve bölgesel barışın bölge ülkeleri tarafından sağlanması gerektiğine inanıyoruz" demişti.

MSB'nin açıklaması

Milli Savunma Bakanlığı, dün yaptığı yazılı açıklamada şu bilgileri paylaşmıştı: 

"İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek etkisiz hale getirilmiştir." 

MSB, füzenin imha edilmesi sırasında çıkan mühimmat parçasının Hatay'ın Dörtyol ilçesine düştüğünü, ancak olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadığını belirtti. Olayın hemen ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iftar programında "Gereken yerlere uyarı yapıldı" açıklaması yaparak, benzer olayların tekrarlanmaması için diplomatik girişimlerde bulunulduğunu ifade etti.

Türk yetkililer, füzenin rotasının saparak Türk hava sahasına girdiğini, asıl hedefinin muhtemelen Güney Kıbrıs'taki bir üs olabileceğini değerlendirdiklerini belirtti. NATO ise olayı "müttefiklere yönelik kabul edilemez bir tehdit" olarak nitelendirdi ve "Türkiye'nin yanında tam dayanışma içinde" olduklarını vurguladı.

Savaş bölgeye yayılma riski taşıyor

Bu gelişme, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı askeri operasyonların beşinci gününde yaşandı. İran, misilleme olarak İsrail'e ve bölgedeki ABD üslerine yüzlerce füze ve insansız hava aracı fırlattı. Ancak İran'ın füzelerinden birinin rotasından saparak veya iddia edildiği üzere Türkiye'ye yönelmesi, çatışmanın coğrafi yayılma riskini artırdı.

Uluslararası toplumdan tepkiler de gecikmedi. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), "Türkiye'yi balistik füzeyle hedef alma girişimini kınıyoruz" açıklaması yaparken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'la yaptığı görüşmede "Türkiye'ye yönelik saldırıları kabul edilemez" bulduklarını ve tam destek verdiklerini belirtti.

Türkiye savaşa sokulmaya mı çalışılıyor?

İran Silahlı Kuvvetleri'nin bugün yaptığı "füze atmadık" açıklaması, Türkiye ile İran arasındaki tarihi komşuluk ilişkilerini korumaya yönelik bir çaba olarak yorumlanıyor. Tahran, bölgedeki gerilimin daha fazla yayılmasını istemediğini ve komşularının egemenlik haklarına saygı duyduğunu özellikle vurgulamış oldu.

Ancak Ankara, olayı "ciddi bir güvenlik tehdidi" olarak kayıtlara geçirdi. Diplomatik kaynaklar, İran Büyükelçisi'nin Dışişleri Bakanlığı'na çağrılarak protesto edildiğini ve benzer olaylara karşı önlemlerin artırılacağını belirtti.

Bölge uzmanları, İran'ın füze teknolojisi ve rotadan sapma riskinin, mevcut çatışmanın beklenmedik aktörleri (Türkiye gibi) devreye sokabileceğini ve NATO'yu daha aktif bir rol üstlenmeye itebileceğini değerlendiriyor.

ABD ve İsrail tarafının Türkiye'yi de savaşa dahil etmek istediği yorumları uzmanlar tarafından yapılıyor.

İletişim Başkanı Duran'dan İran'dan ateşlenen füzeye ilişkin açıklama

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasından geçerek Hatay bölgesinde Türk hava sahasına yönelen füzenin etkisiz hale getirildiğini ve kurumların süreci anlık ve tam bir eş güdüm içerisinde takip ettiğini kaydetti

04.03.2026 15:27:00 / Güncelleme: 04.03.2026 15:30:50
İHA
İletişim Başkanı Duran'dan İran'dan ateşlenen füzeye ilişkin açıklama
İletişim Başkanı Duran'dan İran'dan ateşlenen füzeye ilişkin açıklama
İletişim Başkanı Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasından geçerek Hatay bölgesinde Türk hava sahasına yönelen bir füzenin etkisiz hale getirildiğini, bunun sonucunda ise füze parçasının Hatay'ın Dörtyol ilçesinde bir alana düştüğünü ifade etti.

Duran, meydana gelen olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanmanın yaşanmadığının altını çizdi. Kurumların süreci anlık ve tam bir eş güdüm içerisinde takip ettiğini aktaran Duran, "Ülkemizin ve aziz milletimizin güvenliğini sağlama konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik gerekli her türlü adım tereddütsüz atılacaktır. Karşılaşılabilecek hasmane tutumlara yönelik uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli karşılık verilecektir. Bu süreçte NATO ve müttefiklerimizle istişare ve iş birliği sürdürülecektir. Tüm taraflara, bölgede gerilimi artıracak ve çatışmaların daha geniş bir alana yayılmasına yol açabilecek adımlardan uzak durması yönündeki uyarımızı yineliyoruz. Tarafların sorumluluk bilinciyle hareket etmesi büyük önem taşımaktadır" ifadelerine yer verdi.

Bu süreçte medya kuruluşlarından ve sosyal medya kullanıcılarının daha hassas hareket etmeleri, teyide muhtaç ve kamuoyunu paniğe sevk edebilecek haber ve paylaşımlara itibar etmemeleri gerektiğine vurgu yapan Duran, "Resmi makamlarımız tarafından yapılan açıklamalar dışındaki bilgi ve paylaşımlara karşı dikkatli olunması önem arz etmektedir" diye konuştu.

Duran, açıklamasına şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın her vesileyle vurguladığı üzere Türkiye bölgede barışın, istikrarın ve diyalogun hâkim olması için yoğun bir diplomatik çaba yürütmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz, gerilimin tırmanmaması, sivillerin korunması ve sorunların uluslararası hukuk temelinde barışçıl yollarla çözülmesi için aktif bir rol üstlenmektedir. Bu tür gelişmeler karşısında milletçe sergileyeceğimiz birlik, beraberlik ve dayanışma en büyük gücümüzdür. Devletimiz tüm kurumlarıyla görev başındadır. Türkiye, bölgede tansiyonun düşürülmesi ve sorunların barışçıl yollarla çözümü için üzerine düşen sorumluluğu yapıcı bir anlayışla yerine getirmeye devam edecektir."

İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi

Milli Savunma Bakanlığı, İran'dan ateşlenip Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini bildirdi

 

04.03.2026 15:09:00 / Güncelleme: 04.03.2026 15:14:18
AA
İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi
İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi

Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek etkisiz hale getirilmiştir.

Hatay ili Dörtyol ilçesinde düşen mühimmat parçasının, söz konusu tehdidin havada imha edilmesi sonrasında önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğu tespit edilmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma söz konusu değildir.

Ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Türkiye bölgesel istikrar ve huzurdan yana taraf olurken kimden ve nereden gelirse gelsin topraklarının ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya muktedirdir.

Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik her türlü adım kararlılıkla ve tereddütsüz atılacaktır. Ülkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz.

Tüm taraflara, çatışmaların bölgede daha da yayılmasına neden olacak adımlardan uzak durma uyarısında bulunuyoruz. Bu kapsamda NATO ve diğer müttefiklerimizle istişare içinde olmayı sürdüreceğiz." 

Bebeğine şiddet uygulayan anneye 6 yıl hapis cezası verildi

Antalya'da 1 yaşındaki bebeğine şiddet uyguladığı iddiasıyla yargılanan anne 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı

 

04.03.2026 11:12:00
Anadolu Ajansı
Bebeğine şiddet uygulayan anneye 6 yıl hapis cezası verildi
Bebeğine şiddet uygulayan anneye 6 yıl hapis cezası verildi

Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, yabancı uyruklu tutuklu sanık İ.M, çocuğun babası müşteki Osman Vesek ve taraf avukatları katıldı.

Duruşmada son savunmasını yapan sanık İ.M. pişman olduğunu dile getirerek, beraatini talep etti.

Mahkeme heyeti sanık anneyi "alt soya karşı eziyet" suçundan 6 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, cezada indirim uygulamadı.

"Çocuğumun öldürülme kastının olduğunu düşünüyorum"

Müşteki Osman Vesek, duruşmanın ardından gazetecilere, yapılan eylemin ve çocuğa karşı işlenen suçların ortada olduğunu söyledi. Vesek, "Bazı taleplerimiz yine reddedildi. Bu konularda itirazlarımız olacak. Yaşanan olaylarda çocuğumun öldürülme kastının olduğunu düşünüyorum. Bunun da vicdanen göz önünde bulundurulmasını istiyorum." dedi.

Müşteki avukatı Onurcan Eroğlu ise mahkemenin, sanığın gerçekleştirdiği şiddet eylemlerinin öldürmeye elverişli olup olmadığına ilişkin rapor istemediğini öne sürerek, şöyle konuştu:

"Sanığa üst sınırdan ceza uygulamadı. Oysa kendi çocuğuna birden fazla kez ve öldürmeye elverişli olacak şekilde şiddet uygulayan bir kişi hakkında en üst sınırdan ceza verilmeyecekse, kime verileceği konusu kamuoyunun takdirine bırakılmış bir husustur. Bu karara itiraz edeceğiz."

Olay

Çevresinden gelen uyarılar ve kızının vücudundaki morluklar nedeniyle endişe duyan Osman Vesek, evine gizli kamera yerleştirmiş, kameranın kaydettiği görüntüleri izleyen Vesek, kızının Fas uyruklu annesi İ.M'nin şiddetine maruz kaldığını tespit etmişti.

Vesek'in şikayeti sonrası gözaltına alınan İ.M. 2 Ocak'ta tutuklanmıştı. 

Fidan'dan önemli açıklama


 
Katıldığı canlı yayında gündemi değerlendiren Dışişleri Bakanı Fidan, "27 Ocak'ta yaptığı telefon görüşmesinde (Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın) Sayın Trump'a teklif ettiği 'Siz, biz ve Pezeşkiyan görüşelim' teklifi eğer İran tarafında da kabul görseydi bir oyun değiştirici alan olacaktı" dedi.

04.03.2026 01:21:00 / Güncelleme: 04.03.2026 01:31:29
AA
Fidan'dan önemli açıklama
Fidan'dan önemli açıklama

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "27 Ocak'ta yaptığı telefon görüşmesinde (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın) Sayın (ABD Başkanı Donald) Trump'a teklif ettiği 'Siz, biz ve (İran Cumhurbaşkanı Mesud) Pezeşkiyan görüşelim' teklifi eğer İran tarafında da kabul görseydi bir oyun değiştirici alan olacaktı. Türkiye'nin, Cumhurbaşkanımızın, bizlerin yaptığı müdahaleler bu yönde oldu. Savaşı bir müddet ertelettirmeyi başardık ama bir noktadan sonra taraflar istediklerini alamadılar" dedi.

Rejim değişikliği çok zor

Bazı aktörlerle yaptıkları görüşmelerde oluşan birtakım fikirlerin bir zeminde bir araya getirilebileceğini aktaran Fidan, ABD ve İsrail tarafının önünde iki senaryo olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi: "Birisinde İran'a ait askeri imkanların yok edilmesi, diğerinde rejim değişikliği. Bu hedeften hangisini tercih edeceğinize göre harekatın süresi değişecek ve çapı da değişecek. Oluşturacağı artçı riskler de değişecek. Umalım ki Amerikalıları birincisinde sabit tutalım çünkü diğerine gitmek demek daha farklı senaryoların ve risklerin bölge açısından işin içine dahil olması demek." Fidan, müzakerenin en azından buradan başlatılabileceğine işaret ederek, "Belki İran'daki yeni liderlik bu noktada daha esnek bir tavır ortaya koyabilir. Ben yeni liderliğin de açıkçası savaşı durdurmak için bir fırsat olabileceğini değerlendiriyorum" dedi.
İran'ın, ülkede yeni lider seçilene kadar geçici üçlü heyet tarafından yönetileceğini anımsatan Fidan, "Burada bir fırsat penceresi olabilir diye düşünüyorum, iyi değerlendirilirse. Tabii İranlıların hani çok aşağılanmayacağı ama başkalarının da endişelerinin bir noktada karşılanacağı bir denkleme gidilmesi lazım. Yoksa savaşın kendisinin bizatihi uzaması, her türlü vereceğiniz tavizden çok daha kötü bir sonucu getiriyor" ifadelerini kullandı.


İstihbarat ve savunma kapasitesi

Fidan, İran'ın yıllardır bir savaş psikolojisi ve savaş ortamında olduğunu ancak Irak-İran Savaşı'ndan beri kendi evinde bu türden bir saldırıya hiç uğramadığını ve vekil unsurlar üzerinden bir yerlerde bulunduğunu belirterek, ülkenin son bir yıldır büyük taarruz altında olduğunu ve son 6-7 yıldır İranlı nükleer bilim adamlarına yönelik suikastlar düzenlendiğini anımsattı.
"Bunları önlemede başarısız olunması ayrı bir konudur ama faillerin bulunması da en azından beklenir istihbari çalışmalarda. Bunların failleriyle ilgili epey çalışmaları da oldu ama o kadar yoğun bir faaliyet yoğunluğuyla karşı karşıya ki... Sadece İsrail değil, başka ülkelerin de İran'a yönelik çok ciddi istihbari faaliyetleri var, örtülü faaliyetleri var" diyen Fidan, bütün bunlara karşı tedbir alınmasının İran'ın kendi meselesi olduğunu ve nelerin atlandığı konusunda spekülasyona girmek istemediğini kaydetti. Fidan, Türkiye'nin uzun yıllardır istihbari yeteneklerin geliştirilmesine önem atfettiğini anlatarak, savaşa istihbarat, güvenlik, askeri operasyonlar, harekat kararları ve zamanlama gibi konular üzerinden baktığını söyledi. Bakan Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Siber istihbarat, sinyal istihbaratı, elektronik istihbarat, önleyici istihbarat, hava izinlerinin bulunması, görüntü istihbaratı uzaydan... Bir defa bu noktalarda sen ev ödevini yapıp yeteneklerini geliştirmediysen İsrail'le, Amerika'yla ağız dalaşına bile, orada şey yapmaman lazım. Buralarda kusursuz bir durumda olması lazım bir gücün, eğer gerçekten böyle bir mücadeleye kendisini hazırlıyorsa. Onun dışında hava savunma sistemleri, radar sistemleri, karıştırıcı sistemler konusunda da çok etkili olması lazım ki bir ülke kendi gökyüzünü koruyabilsin. Şimdi senin liderliğin veya diğer insanlar... nerede olduğunu diyelim telefonları hacklediler, buldular. Bu bir yetenek. Ama gelip onu havadan vurması, senin hava sahana girmesiyle mümkün."

Irak ve Suriye'nin hava sahaları işgal altında

Körfez bölgesine seyahat, tatil veya iş amacıyla kısa dönemli giden Türk vatandaşlarının dönüşünde hava sahasının kapalı olması nedeniyle sıkıntılar yaşandığını belirten Fidan, "Günde 3-4 defa İsrail-Amerikan uçakları, Irak ve Suriye hava sahasını geçerek İran'a gidiyorlar, bombalıyorlar, sonra tekrar dönüyorlar üslerine. Çok yoğun bir hava trafiği var" dedi. İran'ın Körfez ülkelerinin tamamına gönderdiği balistik füzeler ve onlara kıyasla daha yavaş giden dronlar olduğuna dikkati çeken Fidan, balistik füze en uzak mesafeye 8-9 dakikada giderken dronların hedefe 3-5 saatte gidebildiğini söyledi.

Fidan, hava sahasının silahlı insansız hava aracı ve uçaklarla kaplı olması nedeniyle bölgede sivil trafiğinin işleme şansının bulunmadığının altını çizerek, operasyonel yoğunluğun azalması veya durması sonrasında hava trafiğinin açılacağını kaydetti.

Olası göç dalgasına yönelik hazırlıklar

"534 kilometrelik bir sınırımız var İran'la. Eğer bu işler uzarsa bir göç dalgası olabileceğine dair iddialar da var. Bununla ilgili hazırlıklarımız var mı?" sorusunu cevaplayan Fidan, şöyle konuştu: "Biz ilgili kurumlarımızla bir araya gelerek koordinasyon toplantılarında bütün senaryoları çalışıyoruz. Bunlarla da ilgili tabii ki hazırlıklarımız var. En kötü senaryo durumunda böyle bir göç dalgası olabilir diye görüyoruz. Bunun karşılanması önemli. Burada ilgili kurumlarımızla konuşuyoruz." Fidan, Türkiye'nin sınır güvenliğinin çok iyi olduğunu dile getirerek, "Özellikle Suriye'de olan olaylardan ders alınarak İran sınırı boyunca da duvarlar örüldü geçtiğimiz yıllar içerisinde. İran da bunu birkaç defa protesto etti, 'Niye buraya duvar örüyorsunuz?' diye. Öyle serzenişleri olmuştu" şeklinde konuştu.

Fidan, ayrıca "İran'ın hiçbir ayrım yapmadan bütün buraları (Körfez ülkeleri) bombalaması inanılmaz derecede yanlış bir strateji" dedi.

Öğretmen cinayetinde acı detay

Çekmeköy'de biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik, 17 yaşındaki öğrencisi tarafından sınıfta bıçaklanarak katledildi. Öğretmenin geçen yıl yaptığı “Can güvenliğimiz yok. Sıradaki biz olabiliriz” uyarısı maalesef haklı çıktı

03.03.2026 13:15:00
Haber Merkezi
Öğretmen cinayetinde acı detay
Öğretmen cinayetinde acı detay
İstanbul Çekmeköy'de Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde dün meydana gelen dehşet verici olayda, 44 yaşındaki Biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik, 17 yaşındaki öğrencisi F.S.B. tarafından bıçaklanarak hayatını kaybetti. Olay, Türkiye'de öğretmenlerin can güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Cenaze töreninde "güvenlik" protestoları düzenlenirken, eğitim sendikaları iş bırakma eylemi kararı aldı.

Planlı saldırı

Olay, dün sabah saat 11.00 sıralarında meydana geldi. 11. sınıf öğrencisi F.S.B. (17), okulun ders programını kontrol ederek hedef aldığı öğretmen Fatma Nur Çelik'in bulunduğu sınıfa girdi. Saldırgan, doğrudan Çelik'e sırtından bıçak darbeleri indirdi. Panik sırasında araya giren 15 yaşındaki öğrenci S.K. ve öğretmen Z.A. (52) de yaralandı. Z.A. omzundan, S.K. ise çeşitli yerlerden bıçaklandı. Yaralılar ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. 

Fatma Nur Çelik, ağır yaralı olarak hastaneye yetiştirilmesine rağmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti. Saldırgan F.S.B., olay sonrası öğretmenler odasındaki bir dolaba saklandı ve "Ben yapmadım" diye bağırdı. Polis ekipleri tarafından kısa sürede gözaltına alındı.

İddialara göre F.S.B., iki gün önce Bakırköy Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nden taburcu edilmişti. Saldırının planlı olduğu, ders programını inceleyerek zamanlama yaptığı belirtiliyor.

"Can güvenliğimiz yok"

Öte yandan Fatma Nur Çelik'in geçen yıl okulda yaşanan bir bıçaklı kavga sonrası disiplin kurulunda "Can güvenliğimiz yok, sıradaki biz olabiliriz" diyerek meslektaşlarını uyardığı ortaya çıktı. Öğretmen, riskli öğrenci F.S.B.'nin uzaklaştırılması gerektiğini vurgulamıştı. Ancak önlem alınmadığı belirtiliyor.

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, "Bu cinayet geliyorum demiştir. Fatma Nur öğretmen katilini bir yıl önce bildirmiş, daha ne yapmalıydı?" diyerek tepki gösterdi.

Evli ve 1 çocuk annesiydi

44 yaşındaki Fatma Nur Çelik, biyoloji öğretmeni olarak görev yapıyordu. Evli ve bir çocuk annesiydi; 5. sınıfa giden oğlu olduğu öğrenildi. YouTube kanalında "Çabamı kayıt altına almak ve ömrüm yeterse oğluma 'Bu yollardan geçtik' demek istiyorum" ifadeleri yer alıyordu.

Üniversite yıllarında ses yarışmasında bölge birincisi olmuş, 20 yıl önceki prova görüntüleri sosyal medyada duygusal paylaşımlara neden oldu. Konyalı olan Çelik'in cenazesi, bugün okulunda tören düzenlenerek memleketi Konya'ya gönderildi. Öğretmen Çelik yarın öğle namazını müteakip toprağa verilecek.

İş bırakma ve yayın yasağı

Dört eğitim sendikası, bir günlük iş bırakma eylemi kararı aldı. Okul önünde ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde öğretmenler "güvenlik" protestosu yaptı. İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliği, soruşturma nedeniyle yayın yasağı kararı verdi. Siyasi partiler ve sendikalar, okullarda şiddet ve güvenlik önlemlerinin yetersizliğine dikkat çekti.

Bu trajedi, öğretmenlerin okulda karşılaştığı şiddet riskini bir kez daha gözler önüne sermiş oldu. Fatma Nur Çelik'in ölümü, eğitim camiasında derin yara açarken, yetkililerden acil önlem çağrıları yükseldi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.