logo
01 MAYIS 2026

Manisa'da mesir coşkusu

Manisa'da asırlardır süren mesir geleneği bu yıl da büyük coşkuya sahne oldu. Tarihi Sultan Camii'nin kubbe ve minarelerden saçılan 10 ton mesir macunu için on binlerce kişi aynı anda harekete geçince meydanda izdiham yaşandı, ortaya çarpıcı görüntüler çıktı. Kortej yürüyüşü ise tam bir karnaval havasında yaşandı.

26.04.2026 18:35:00
İhlas Haber Ajansı
Manisa'da mesir coşkusu
Manisa'da mesir coşkusu
UNESCO'nun Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer alan 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali tarihi Sultan Camii kubbe, şerefeleri ve çevre binaların balkonlarından 10 ton mesir macununun saçılmasıyla sona erdi.






Osmanlı tarihinde, Merkez Efendi tarafından 41 çeşit baharatın karışımıyla yapılan, Kanuni Sultan Süleyman'ın annesi, Yavuz Sultan Selim'in eşi Ayşe Hafsa Sultan'a şifa olan mesir macunu, Ayşe Hafsa Sultan'ın fermanıyla 486 yıldır vatandaşlara da şifa olması nedeniyle tarihi Sultan Camii kubbeleri, şerefeleri ve çevre binaların balkanlarından saçılmaya devam ediyor. Sadece Türkiye'nin değil dünyanın da en eski geleneklerinden biri olan Manisa Mesir Macunu Festivali karnaval havasında gerçekleştirilen kortej yürüyüşünün ardından Sultan Camii'nin kubbe, minare ve çevredeki binalardan saçılan mesir macunlarından kapabilmek için on binlerce insan izdihama neden oldu. 44 farklı noktadan 10 ton mesir macununu kapabilmek için vatandaşlar adeta birbirinin üzerine çıktı.






Karnaval havasında kortej yürüyüşü
Manisa Hükümet Konağı önünde kortej yürüyüşü ile başlayan festivale, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve eşi Didem Özel, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, TBMM eski başkanlarından Bülent Arınç, AK Parti Manisa Milletvekili Mücahit Arınç, MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Şenol Sunat, TBMM Yeni Yol Grup Başkanvekili, Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, CHP Manisa milletvekilleri Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Bekir Başevirgen, elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'in eşi Nurcan Zeyrek, çevre illerin milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, daire müdürleri, siyasi parti temsilcileri, Azerbaycan, Kuzey Makedonya, Ukrayna, Sırbistan, Endonezya, Litvanya, Slovakya, Polonya, Kazakistan, Yunanistan, KKTC ve İtalya'nın delegasyonları, halk oyunları ekipleri ve on binlerce vatandaş katıldı.






Kortejde temsili Merkez Efendi'yi geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da ünlü oyuncu Kubilay Pembeklioğlu canlandırırken, Hafsa Sultan ve nedimeleri ile Manisa'da yetişip tahta çıkan temsili Osmanlı padişahları, şehzadeleri, yabancı ülkelerden gelen ekipler bulundu. Geniş güvenlik önleminin alındığı festivalde, mehter takımının marşları ile Mustafa Kemal Paşa Caddesi'nde ilerleyen kortej, Cumhuriyet Bulvarı güzergahında devam edip Sultan Camii'ne ulaştı. Yabancı ülkelerden ve Türkiye'den katılan dans toplulukları kortej boyunca gösterileriyle festivale karnaval havası kattı. Protokol üyeleri, evlerinin balkonları ve yol kenarlarında toplanarak korteje eşlik eden halkı selamlarken, kortej sonunda Sultan Camii önünde toplanan on binlerce kişi heyecanla mesir macunu saçımını bekledi.






İlk mesir saçıldı insan seli hareketlendi
Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu oyuncularından seçilen temsili Hafsa Sultan ve nedimeleri ile temsili Merkez Efendi'nin mesir macunu saçılması için berat vermesinin ardından protokol üyeleri temsili Hafsa Sultan ile birlikte ilk mesir macunlarını halka saçmaya başladı. Sultan Camii'nin minare, kubbeleri ve çevredeki binaların balkonlarından 44 farklı noktadan 10 ton mesir macunu halka saçıldı. Her sene olduğu gibi bu yıl da macunlardan kapmaya çalışan yüzlerce kişi ezilme tehlikesi geçirdi, izdiham yaşandı. Her festivalde olduğu gibi şemsiyelerini ve ceketlerini ters açarak mesir macunlarını ağaç veya elektrik direklerinin tepelerinde kapmaya çalışanlar da renkli görüntüler oluşturdu.








Mesir macununun tarihi
Türkiye'de Kırkpınar yağlı güreşlerinden sonra en eski gelenek olan Mesir Festivali, 485 yıl önce ortaya çıktı. Amansız bir hastalığa yakalanan Yavuz Sultan Selim'in eşi, Kanuni Sultan Süleyman'ın annesi Hafsa Sultan, Sultan Camii Külliyesi'nde idareci olarak görev yapan devrin ünlü hekimi Merkez Efendi'nin 41 çeşit baharatın karışımıyla hazırladığı mesir macunuyla şifa buldu. Hafsa Sultan, hastalığa şifa olan macunun her nevruz günü halka saçılmasını istedi. O günden sonra her yıl mesir macunu saçılarak bugün 484 yılı bulan bir gelenek haline geldi. Mesir macununun hazmı kolaylaştırıcı, kuvvet verici, cinsel uyarıcı, iştah açıcı, yorgunluk giderici, zehirli hayvanların zehirlerine karşı bağışıklık kazandırıcı özelliği yanı sıra birçok derde şifa olduğuna inanılıyor.








Macunun sırrı 41 çeşit baharat
Şifalı mesir macunu içinde yer alan 41 çeşit baharat ise şöyle:
"Tarçın, karabiber, yenibahar, karanfil, çörek otu, hardal tohumu, anason, kişniş, zencefil, hibiskus, zerdeçal, Hindistan cevizi, rezene, kebabiye, sinameki, sarıhalile, vanilya, darı fülfül, kakule, havlıcan, hıyarşembe, safran, kimyon, çam sakızı, mürsafi, meyan balı, zulumba, limon kabuğu, portakal kabuğu, deve dikeni tohumu, keten tohumu, keçiboynuzu, udi hindi, ısırgan tohumu, akbiber, üzüm çekirdeği, hayıt tohumu, biberiye, funda yaprağı, melisa otu, karahalile."İHA

Burun estetiği sonrası hayatını kaybetti

İzmir'in Çiğli ilçesinde burun estetiği ameliyatı sırasında fenalaşan 23 yaşındaki genç kız, sevk edildiği hastanede günler süren yaşam mücadelesini kaybetti. Kızının acısıyla sarsılan anne Remziye Kanak, "Ameliyat masrafı olarak ödediğim 70 bin lirayı aslında kızımın kefen parası olarak vermişim. Böyle öldüreceklerini bilsem ayaklarımı kırar, yine de oraya götürmezdim" dedi

30.04.2026 22:10:00 / Güncelleme: 30.04.2026 22:13:49
İhlas Haber Ajansı
Burun estetiği sonrası hayatını kaybetti
Burun estetiği sonrası hayatını kaybetti
Olay, 22 Nisan Çarşamba günü Çiğli ilçesinde bulunan Özel Metropol Hastanesinde meydana geldi. İddiaya göre, burun estetiği ameliyatı olmak için hastaneye yatan Hatice Öncü (23), operasyon sırasında aniden fenalaştı. Durumu bir anda kötüye giden ve uyanamayan genç kız, ilk olarak aynı hastanenin yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı. Burada durumu giderek ağırlaşan Öncü, daha sonra ileri tetkik ve tedavi amacıyla tam donanımlı İzmir Şehir Hastanesine sevk edildi. Şehir Hastanesinde günlerce yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren genç kızdan sabah saatlerinde acı haber geldi.

Doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen Hatice Öncü, bugün hayatını kaybetti. Vefat haberinin ardından genç kızın cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla otopsi işlemleri için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Evlatlarını kaybetmenin acısını yaşayan aile, ameliyatın gerçekleştiği Özel Metropol Hastanesi ve ilgili doktorlar hakkında savcılığa giderek suç duyurusunda bulunurken, İzmir İl Sağlık Müdürlüğünün de şüpheli ölümle ilgili idari inceleme başlattığı öğrenildi. Genç kızın cenazesinin, yarın öğle namazını müteakip Konak ilçesinde bulunan Çorakkapı Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verileceği belirtildi.

"İki defa entübe edilmiş"

Kızının burun ameliyatı için girdiği özel hastanede fenalaşıp iki kez entübe edildikten sonra beyin ölümü gerçekleşmiş halde başka bir hastaneye sevk edildiğini belirten anne Remziye Kanak, "Saat 15.00'te olması gereken ameliyata 14.00'te aldılar. Normalde bir buçuk saat sürecek operasyonun ardından kızım uyanmadı. Bizi oyalayarak sürekli yalan söylediler. Narkozu verdiklerinde uyumadığı için ikinci kez narkoz vermişler. Ödem oluştuğunu söyleyip bizi kandırdılar. İki defa entübe edilmiş. Ertesi sabah tomografinin kötü çıktığını söyleyerek bizi Şehir Hastanesine yolladılar. Aslında beyni ölmüş, beyin ölümü gerçekleşmiş halde bizi oraya göndermişler. Sekiz dokuz gün boyunca kızım hiç ayılmadı ve bugün sabah ölüm haberini aldık" şeklinde konuştu.



"Kefen parası olarak vermişim"

Ameliyat masrafı olarak ödediği 70 bin lirayı aslında kızının kefen parası olarak verdiğini vurgulayan Kanak, "Ben kızımı ne zorluklarla 23 yaşına kadar getirdim. Böyle öldüreceklerini bilsem ayaklarımı kırar, yine de oraya götürmezdim. Çiğli'deki o özel hastaneden ve ameliyatı yapan doktorlardan şikayetçiyim. Benim ciğerim yandı, başka annelerin ciğeri yanmasın. O hastane kapansın ve bu doktorlar mesleklerini bıraksın. O süreçte bize o kadar zulmedildi ki acıdan fenalaşıp acile gittiğimde benden para istediler, üstümde nakit olmadığı için bir dil altı hapı bile vermediler. Adaletin yerini bulmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.

"Uzun süre içeride kalması normal değildi"

Kızının burun estetiği ameliyatı için büyük bir hevesle ve hiçbir sağlık engeli bulunmadan hastaneye başvurduğunu belirten acılı baba İbrahim Öncü, "Hatice, ameliyat günü sabahı son derece sağlıklıydı, evde şakalaşarak hazırlandı ve o özel hastaneye adeta koşarak gitti. Gerekli tüm tetkikleri ve tahlilleri yapıldı, her şeyin yolunda olduğu bizzat doktorlar tarafından söylendi ve biz de onu dualarla ameliyathaneye uğurladık. Basit bir estetik operasyon olacağı, çok kısa bir süre içinde odasına alınacağı belirtilmişti ancak biz kapıda beklerken saatler ilerledi, diğer hastalar birer birer çıkmasına rağmen Hatice'den bir türlü haber gelmedi. İçimizde tarif edilemez bir korku oluşmaya başladı çünkü sıradan bir işlem için bu kadar uzun süre içeride kalması normal değildi" şeklinde konuştu.

"Sapasağlam ellerimle teslim ettiğim hastaneden cansız bedenini çıkardık"

Operasyon sırasında yaşanan aksaklıklar neticesinde kızının entübe edilerek sevk edildiği hastanede yaşamını yitirdiğini vurgulayan baba Öncü, "Ameliyatın üzerinden saatler geçtikten sonra doktorlar yanımıza gelerek kızımın bir komplikasyon nedeniyle uyandırılamadığını, durumun ciddiyetini koruduğunu ve mecburen cihazlara bağlandığını haber verdiler. O andan itibaren büyük bir panik ve çaresizlik içine düştük, bulunduğumuz özel hastanenin teknik imkanları yetersiz kaldığı için kızım acilen tam teşekküllü ve daha donanımlı başka bir hastaneye nakledildi. Oradaki yoğun bakım sürecinde hekimlerin tüm çabalarına ve müdahalelerine rağmen ne yazık ki Hatice'nin vefat haberini aldık; evladımı sapasağlam ellerimle teslim ettiğim o hastaneden maalesef cansız bedenini çıkarmak zorunda kaldık." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi kabul edecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul edecek.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran tarafından yapılan açıklamaya göre, görüşme saat 17.30’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilecek.

30.04.2026 16:36:00
Haber Merkezi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi kabul edecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi kabul edecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul edecek.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran tarafından yapılan açıklamaya göre, görüşme saat 17.30'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilecek.

Bu yılın ikinci görüşmesini gerçekleştirecek Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bahçeli'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Beştepe'de kabul edecek. İlk görüşme 21 Ocak'taydı. İkinci görüşmenin de adresi yine Cumhurbaşkanlığı Külliyesi olacak. Yaklaşık 3 aylık bir aranın ardından Erdoğan-Bahçeli ikilisinin bir araya geldiğini söylememiz gerekiyor. Zaman zaman resepsiyonlarda, katıldıkları törenlerde görüşüyorlar ama bu baş başa görüşmenin bir önceki görüşmeden farklı olarak 3 ay aradan sonra gerçekleşmesi dikkat çekiyor.

Gündemde oldukça dikkat çekici başlıklar var. İç politikaya değinecek olursak, şüphesiz 'Terörsüz Türkiye' süreci ilk sırada geliyor. Devam eden silah bırakma faaliyetlerinde gelinen son durumu Erdoğan ve Bahçeli ikilisi tarafından ele alınması bekleniyor.

Gülistan Doku'nun ailesinden DNA örnekleri alındı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, Gülistan'ın anne ve babasından DNA örnekleri alındı.
 

30.04.2026 14:35:00
AA
Gülistan Doku'nun ailesinden DNA örnekleri alındı
Gülistan Doku'nun ailesinden DNA örnekleri alındı
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 161/6. maddesi gereğince "Valilerin kişisel suçlarından dolayı soruşturma yetkisinin suç tarihinde görev yaptıkları ilin bağlı olduğu Bölge Adliye Mahkemesinin bulunduğu yerdeki İl Cumhuriyet Başsavcılığına ait olması" dolayısıyla eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sürüyor.

Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in Gülistan'ın kaybolduğu dönemde kullandığı siyah renkli otomobilin peşine düşen Başsavcılık, aracın olaydan sonra satıldığını ve aynı modelde bir araçla değiştirildiğini tespit etti. Aracı İstanbul'da bulan ekipler, detaylı inceleme için önce İstanbul'da, ardından Ankara'da yaklaşık bir haftalık detaylı çalışma yaptı.

Araçtaki bulgularla karşılaştırılmak üzere Gülistan'ın annesi Bedriye ve babası Halit Doku'dan Diyarbakır Adli Tıp Kurumu'nda DNA örnekleri alındı.


12 zanlı tutuklanmıştı
Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 17 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun sim kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis memuru Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis memuru olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ile Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri B.Y. ve Y.E. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Yurt dışında olduğu tespit edilen firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten çıkarılmıştı. Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, Erzurum'da tanık sıfatıyla ifade vermişti.

İBB soruşturmasında Muhittin Böcek'in gelini ve 2 şüpheli hakkında gözaltı kararı

İBB'ye yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında, haklarında gözaltı kararı verilen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek'in de aralarında olduğu 2 şüpheli gözaltına alındı.

30.04.2026 12:58:00
Haber Merkezi
İBB soruşturmasında Muhittin Böcek'in gelini ve 2 şüpheli hakkında gözaltı kararı
İBB soruşturmasında Muhittin Böcek'in gelini ve 2 şüpheli hakkında gözaltı kararı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik "suç örgütü yöneticisi olmak", "suç örgütüne üye olmak", "irtikap", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek" ve "ihaleye fesat karıştırmak" suçlarından yürütülen yolsuzluk soruşturması sürüyor.

Soruşturma kapsamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek'in de aralarında olduğu 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Bunun üzerine polis ekipleri Zuhal Böcek ile 1 şüpheliyi gözaltına alırken, diğer şüpheliyi yakalama çalışmaları sürüyor.

Aynı soruşturma kapsamında, Muhittin Böcek'in başdanışmanı, Antalya Büyükşehir Belediyesinde çalışan 2 personel ile 2 şoför tutuklanmıştı.

AKOM İstanbul için saat verdi: Yağış 5 gün sürecek

AKOM, İstanbul için kritik hava uyarısı yaptı. Akşam saatlerinden itibaren etkili olacak soğuk ve yağışlı havanın 4-5 gün süreceği belirtildi. Sıcaklıkların 4-6 derece birden düşmesi ve yer yer kuvvetli sağanak yağışların görülmesi bekleniyor.

30.04.2026 11:20:00
Haber Merkezi
AKOM İstanbul için saat verdi: Yağış 5 gün sürecek
AKOM İstanbul için saat verdi: Yağış 5 gün sürecek
AKOM, İstanbul'da beklenen hava değişimine ilişkin uyarıda bulundu. Buna göre, İstanbul akşam saatlerinden itibaren Balkanlar üzerinden gelecek soğuk ve yağışlı hava sisteminin etkisi altına girecek.
Bu süreçte kent genelinde aralıklı yağışların yanı sıra yer yer kuvvetli sağanak yağmur geçişlerinin yaşanması bekleniyor.

Sıcaklıklar 4-6 derece düşecek
Halen 16-19°C aralığında seyreden İstanbul hava durumu, yeni sistemle birlikte sert bir düşüş yaşayacak.
AKOM hava durumu değerlendirmesine göre sıcaklıkların 4-6 derece birden azalarak mevsim normallerinin altına gerilemesi öngörülüyor.
AKOM'un "dikkat" notuyla yayımladığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"İstanbul akşam saatlerinden itibaren Balkanlar üzerinden gelmesi beklenen soğuk ve yağışlı havaların etkisi altına giriyor. 4-5 gün süre ile bölgemizde etkisini sürdürmesi beklenen sistem nedeni ile halihazırda 16-19°C'ler aralığında bahar değerlerinde seyreden sıcaklıkların 4-6°C birden azalarak mevsim normalleri altına gerileyeceği, beraberinde aralıklı sağanak, yer yer kuvvetli sağanak yağmur geçişlerinin yaşanacağı değerlendiriliyor."

İstanbul merkezli "suç gelirlerinin aklanması" operasyonunda 11 zanlı yakalandı

30.04.2026 09:00:00
AA
İstanbul merkezli "suç gelirlerinin aklanması" operasyonunda 11 zanlı yakalandı
İstanbul merkezli "suç gelirlerinin aklanması" operasyonunda 11 zanlı yakalandı

İstanbul merkezli 3 ilde düzenlenen operasyonda, örgütlü şekilde içki kaçakçılığı yaparak suçtan kaynaklanan gelirleri üçüncü kişiler ve çeşitli şirketler aracılığıyla kendi hesaplarına aktardıkları ve suç gelirlerinin kaynağını meşru göstermeye çalıştıkları belirlenen 11 şüpheli gözaltına alındı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçunun önlenmesi, şüphelilerin yakalanmasına yönelik Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çalışma yürüttü.

Yapılan çalışmalarda ekipler, şüphelilerin, örgütlü şekilde içki kaçakçılığı yaparak suçtan kaynaklanan gelirleri üçüncü kişiler ve çeşitli şirketler aracılığıyla kendi hesaplarına aktardıklarını, bu yöntemle suç gelirlerinin kaynağını gizlemeye ve meşru göstermeye çalıştıklarını tespit etti.

Mali incelemelerde zanlılara ait hesaplarda yaklaşık 1,4 milyar lira tutarında finansal hareketlilik bulunduğunu belirleyen ekipler, İstanbul, Kırıkkale ve Kocaeli'de tespit edilen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi.

Operasyonda 11 şüpheli gözaltına alındı. Mali tedbirler kapsamında ise 7 taşınmaz, 8 taşınır mal varlığı ile 12 kişiye ait banka hesapları, 2 şirkete ait hisse ve hesaplara el konuldu.

Şüpheliler, işlemleri için emniyete götürüldü. 

Atama kararları Resmi Gazete'de

Valiliklere ve Emniyet Genel Müdürlüklerine ilişkin atama Kararları Resmi Gazete'de yayımlandı

30.04.2026 06:17:00 / Güncelleme: 30.04.2026 09:09:23
AA
Atama kararları Resmi Gazete'de
Atama kararları Resmi Gazete'de

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararla, Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş İçişleri Bakanlığı emrine görevlendirildi. Emniyet Genel Müdürlüğüne Nevşehir Valisi Ali Fidan getirildi.

Kararla, Ankara Valiliğine Aydın Valisi Yakup Canbolat, Aydın Valiliğine Adıyaman Valisi Osman Varol, Adıyaman Valiliğine İstanbul Güngören Kaymakamı Abdullah Küçük ve Nevşehir Valiliğine Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök'ün ataması yapıldı.

İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğüne Personel Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Gökhan Zengin, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Levent Kepçeli getirildi.

Emniyet Genel Müdürlüğünde atamalar

Ankara İl Emniyet Müdürü Engin Dinç, Mersin İl Emniyet Müdürü İdris Yılmaz ve Siirt İl Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk, Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alındı.

Ankara İl Emniyet Müdürlüğüne Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, Konya İl Emniyet Müdürlüğüne Yozgat İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç, Mersin İl Emniyet Müdürlüğüne Manisa İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş, Manisa İl Emniyet Müdürlüğüne Elazığ İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Aydın Karan, Yozgat İl Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Tuncay Pekin ve Siirt İl Emniyet Müdürlüğüne Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü Mehmet Özdemir atandı.

Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği'nde açık bulunan genel sekreter yardımcılıklarına ise Füsun Arslantosun ve Alper Görkem Aksu getirildi.

İçişleri Bakanı Çiftçi'den yeni atanan valiler ve Emniyet Genel Müdürü Fidan'a tebrik

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yeni atanan valiler ile Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan'ı tebrik etti.

Bakan Çiftçi, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, "Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın tensipleriyle vali ve Emniyet Genel Müdürü olarak yeni atamaları gerçekleşen mesai arkadaşlarımı tebrik ediyor, başarılar diliyorum." ifadesini kullandı.

Görevlerini devrederek yeni görevlerine atanan yöneticilere hizmetleri için teşekkür eden Çiftçi, Türkiye Yüzyılı'nın inşasında Türkiye'nin huzur ve güvenliği için çalışmaya devam edeceklerini belirtti. 

 

İzmir'de freni patlayan tır 9 araca çarptı

İzmir'in Bornova ilçesinde freni patlayan tır, içerisinde polis aracı ve kamyon da olmak üzere 9 araca çarptı

29.04.2026 18:34:00
Anadolu Ajansı
İzmir'de freni patlayan tır 9 araca çarptı
İzmir'de freni patlayan tır 9 araca çarptı

Manisa'dan İzmir'e gelen plakası ve sürücüsü henüz belirlenemeyen tırın İstanbul Caddesi üzerinde freninin patlaması nedeniyle karşı şeride geçti.

Tır, yolda aralarında kamyon, polis arabası ve 7 araca daha çarparak yol kenarındaki dereye devrildi.

İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada ilk belirlemelere göre 2 polis yaralandı. Yaralılar Ege Üniversitesi Hastanesi'nde kaldırıldı.

Kaza nedeniyle yol bir süre trafiğe kapatılırken, kaza yapan araçların yoldan kaldırılmasının ardından yolun bir kısmı yeniden trafiğe açıldı.

MİT "çok gizli" Humeyni belgesini paylaştı

MİT, Ayetullah Humeyni’nin 1964’teki Türkiye sürgünü sırasında Bursa’da “İranlı misafir” kod adıyla korunduğunu gösteren 11 Kasım 1964 tarihli “Çok Gizli” belgeyi kamuoyuyla paylaştı

29.04.2026 16:10:00
Haber Merkezi
MİT "çok gizli" Humeyni belgesini paylaştı
MİT "çok gizli" Humeyni belgesini paylaştı
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), resmi internet sitesinin "Özel Koleksiyon" bölümünde yer alan "Belgeler" kısmına yeni bir arşiv belgesi ekledi. bugün kamuoyuna açılan belge, İran İslam Devrimi'nin lideri Ayetullah Ruhullah Humeyni'nin (Ayetullah Humeyni) 1964-1965 yılları arasındaki Türkiye ikametiyle ilgili "çok gizli" ibareli bir emir yazısını içeriyor. Belge, dönemin Milli Emniyet Hizmeti Reisi Ziya Selışık'ın imzasıyla 11 Kasım 1964 tarihinde İstanbul Merkez Şefliği'ne gönderilmiş.

Belge, Humeyni'nin 4 Kasım 1964 ile 5 Ekim 1965 tarihleri arasında MİT'in (dönemin adıyla Milli Emniyet Hizmeti - MAH) gözetiminde Bursa'da ikamet ettiğini ortaya koyuyor. Yazıda "İranlı misafir" ifadesiyle anılan Humeyni için özel güvenlik ve lojistik önlemler alınmış. Tam metin şöyle:

"İranlı misafir Türkiye'ye gelmiş ve Bursa'da ikameti kararlaştırılmıştır. Misafirin kalacağı evin ve misafirle ilgili diğer işler Bursa Yuva Amirliğince bizzat tanzim edilecektir. Gerekli talimat yazılı ve şifahi olarak Bursa Yuva Amirliği'ne gönderilmiştir. Misafirle ilgili şifre ve diğer muhaberatta 'belli' takma adı kullanılacaktır. Bilgilerini rica ederim."

Bu talimatlarla Humeyni'nin konaklayacağı evin düzenlenmesi, tüm lojistik işlerin Bursa Yuva Amirliği tarafından doğrudan üstlenilmesi ve operasyonel güvenlik için "belli" kod adının kullanılması emrediliyor. Belge, Humeyni'nin Türkiye'deki varlığının yüksek gizlilik düzeyinde yönetildiğini gösteriyor.

Humeyni'nin Türkiye sürgünü

Ayetullah Humeyni, İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi rejimine karşı sert muhalefeti nedeniyle 1963'teki 15 Hordad ayaklanmasından sonra tutuklanmıştı. 1964'te Şah'ın "Beyaz Devrim" politikalarına ve özellikle ABD askeri personeline yargı muafiyeti tanıyan yasaya karşı verdiği hutbeler üzerine İran'dan sürgün edildi. 4 Kasım 1964'te Türkiye'ye gelen Humeyni, önce Ankara'ya, ardından Bursa'ya yerleştirildi.

Bursa'da yaklaşık 11 ay kalan Humeyni, MİT mensubu Albay Ali Çetiner'in evinde ağırlanmış ve güvenlik nedeniyle "Urfalı kayınpeder" gibi örtü hikayeleriyle korunmuştu. Bu dönemde Humeyni, bazı önemli eserlerini kaleme aldı ve devrim düşüncelerini olgunlaştırdı. 5 Ekim 1965'te Türkiye'den ayrılarak Irak'ın Necef kentine geçti; buradan 1978'de Fransa'ya, 1979'daki İran İslam Devrimi'yle de ülkesine döndü.

MİT'in paylaştığı belge, Türkiye'nin o dönemki istihbarat teşkilatının (MAH) Humeyni'ye hem koruma hem de gözetim sağladığını belgeliyor. "Çok gizli" ibaresi ve kod adı kullanımı, olayın hassasiyetini gözler önüne seriyor.

MİT'in arşiv şeffaflığı

MİT, son yıllarda "Özel Koleksiyon" projesiyle tarihi istihbarat belgelerini kamuoyuyla paylaşmaya devam ediyor. Daha önce 1940'lı yıllara ait başka "acele" ve gizli yazılar da erişime açılmıştı. Bu uygulamayla Türkiye'nin yakın tarihine ışık tutulması ve genç nesillerin istihbarat tarihine ilgisinin artırılması hedefleniyor.

Bugün paylaşılan Humeyni belgesi, hem İran Devrimi'nin kökenlerine hem de Türkiye-İran ilişkilerinin gizli sayfalarına dair önemli bir arşiv niteliği taşıyor. Belge, MİT'in resmi sitesinden (mit.gov.tr) doğrudan incelenebiliyor.

Adalet Bakanı Gürlek, "Rojin Kabaiş'in telefonu için ekip kurduk" dedi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, AK Parti Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakan Gürlek, Rojin Kabaiş'le ilgili "Rojin Kabaiş dosyasında özellikle çözümü için yurtdışına gönderilmişti. Yerli bir ekip kurduk, cep telefonunu çözersek soruşturma aşamasında evre alacağımızı düşünüyoruz" dedi.

29.04.2026 13:46:00
AA
Adalet Bakanı Gürlek, "Rojin Kabaiş'in telefonu için ekip kurduk" dedi
Adalet Bakanı Gürlek, "Rojin Kabaiş'in telefonu için ekip kurduk" dedi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayarak, Gülistan Doku davası ve faili meçhul dosyalarla ilgili yürütülen yeni çalışmalar hakkında önemli bilgiler paylaştı.

'Umut Altaş'ın iadesini bekliyoruz'
Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin gelinen son noktayı değerlendiren Bakan Gürlek, davanın firari şüphelisi Umut Altaş hakkında uluslararası düzeyde arama kararı çıkarıldığını belirtti. Bakan Gürlek şunları kaydetti:
"Gülistan Doku ile ilgili olarak, özellikle şüphelinin iadesine yönelik kırmızı bülten çıkardık. Şu an Amerikan yetkili makamlarıyla süreci titizlikle yürütüyoruz ve şüphelinin iadesini bekliyoruz. Olayın en yakın tanığı, şüpheli bir şekilde yurt dışına kaçmıştı; ancak soruşturma kararlılıkla devam ediyor. Cumhuriyet Başsavcımız ve Valimiz süreci yakından takip ediyor."
Soruşturma kapsamında yeni delillere ulaşıldığını kaydeden Gürlek, şüphelinin babasıyla olan WhatsApp yazışmalarının dosyaya girdiğini ifade etti. Bakan Gürlek, dosyanın tüm ayrıntılarıyla incelendiğinin altını çizdi.
Gürlek, IBAN mağdurlarıyla ilgili de bir düzenlemeleri olduğunu dile getirip "Meclis'ten geçer geçmez bilmiyoruz ama bir çalışmamız var" açıklamasında bulundu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.