"Depoyu dolduran 100 liraya artık 1 litre mazot alınamıyor"
Sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuna seslenen Hüseyin Baş, akaryakıt zamlarının halk üzerindeki psikolojik ve ekonomik yüküne dikkat çekti.
Yıllardır kullanılan "Ben hep 50 liralık alıyorum" söyleminin geçerliliğini yitirdiğini ifade eden Baş, "Bir zamanlar depoyu dolduran 100 lira ile artık 1 litre bile mazot alınamıyor. Üstelik zamlar sürecek ve fiyatlar daha da yükselecek. Durum gerçekten vahim" değerlendirmesinde bulundu.
Tarımdaki vahim tablo: 1 kitre mazot = 6 kg buğday
Zamların en ağır darbeyi çiftçiye vurduğunu belirten BTP lideri, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) 2026 yılı buğday alım fiyatları üzerinden somut bir hesaplama paylaştı.
Ton başına 16 bin 500 TL olarak açıklanan buğday fiyatı karşısında üreticinin çaresiz bırakıldığını savunan Baş, şu ifadeleri kullandı:
Eriyen üretim gücü: Çiftçi sadece 1 litre benzin veya mazot alabilmek için 6 kg'den fazla buğday satmak zorunda kalıyor.
Katlanan giderler: Akaryakıtın yanı sıra gübre, elektrik, ilaçlama ve işçilik gibi kalemler de eklendiğinde üretim sürdürülemez hale geliyor.
Çarşı-pazara yansıyan zincirleme zam: Mazota yapılan her zam nakliye ücretlerini artırıyor; bu durum fahiş gıda fiyatları olarak doğrudan vatandaşa yansıyor. İktidarın fahiş gıda operasyonları yapmak yerine asıl bu maliyet krizine odaklanması gerekiyor.
"Çare Milli Ekonomi Modeli"
Türkiye'nin mevcut ekonomik koşulları hak etmediğini ve ülkenin vatandaşına çok daha iyi imkânlar sunacak güce sahip olduğunu belirten Hüseyin Baş, çözümün kaynakların doğru yönetilmesinde yattığını söyledi.
Kaynakların yandaşa ve yabancıya değil, Türk halkının hizmetine sunulması gerektiğini ifade eden Baş, halkın hak ettiği müreffeh yaşama ancak BTP'nin parti programında yer alan "Milli Ekonomi Modeli" ile ulaşılabileceğini belirtti.
BTP lideri Baş'ın sosyal medya paylaşımı şöyle:
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın sosyal medya paylaşımı:
"1 litre mazot 100 lirayı geçti, artık 3 haneli rakamı konuşuyoruz.
'Ben hep 50 liralık alıyorum, zamlar beni etkilemiyor' diyenlere kötü haber; bir zamanlar depoyu dolduran 100 lira ile artık 1 litre bile mazot alınamıyor.
Üstelik zamlar sürecek ve fiyatlar daha da yükselecek.
Durum gerçekten vahim, özellikle de çiftçi açısından!
Artan fiyatlar çiftçinin üzerindeki maliyet yükünü artırıyor.
Örneğin 2026 yılında Toprak Mahsulleri Ofisi buğday alım fiyatını ton başına 16.500 TL olarak belirledi. Bu hesaba göre çiftçi 1 litre benzin almak için 6 kg'den fazla buğday satmak zorunda.
Gübre, elektrik, ilaçlama, işçilik gibi temel giderleri de eklediğimizde çiftçi için durum, az önce de ifade ettiğimiz gibi vahim.
Mazota yapılan zam aynı zamanda zincirleme zam demek!
Mesela nakliye ücretlerinin artması demek, yani çarşı pazarda fiyatların artması demek.
Fahiş gıda operasyonu yaparak fiyat düşürmeye çalışan iktidarımızın meseleye bu açıdan da bakmasını tavsiye ediyoruz.
Türkiye bunu hak etmiyor.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, vatandaşına çok daha iyi koşullar sağlamak zorundadır ve bu imkân da vardır.
Yeter ki kaynaklar doğru kullanılsın, yandaşa ve yabancıya akıtılmak yerine Türk halkının hizmetine sunulsun.
Türk halkı hak ettiği müreffeh yaşama ancak ve ancak Milli Ekonomi Modeli ile ulaşabilir.
Bu bakımdan çare Milli Ekonomi Modeli'ni parti programı yapan Bağımsız Türkiye Partisi'dir."