Son iki gündür ABD'den Türkiye'ye füze yağıyor. Söz füzeleri bunlar... Ucunda Irak'ta olduğu gibi masum insanları katleden bomba yok ama dünyanın en köklü milletlerinden birinin şerefi ve haysiyetiyle dalga geçen "tükürükler" var...
Ankara, ABD'den yağan bu sözlü bombardımana cevap veremedi. Kimse o cesareti gösteremedi. Sanki silah kafamıza dayanmış gibi, alttan aldık... Ancak kafasına silah dayanmış canını seven birisi, bu sözleri sindirir!
Üstelik Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Wolfowitz'i ve Grossman'ı yatıştırmak için "dil döken" bir siyasi konumunda... Milliyet'ten Taha Akyol'a söyledikleri de bunun delili... Daha fazla yoruma ne hacet. İşte Gül'ün o sözleri:
"Devletler arası ilişkilerimizde, Türkiye olarak, birinci derecede önem verdiğimiz husus, Amerika ile olan ilişkilerimizdir. Wolfowitz ve Grossman, Washington'daki Türk dostlarındandır. Bu sebeple daha fazla hayal kırıklığına uğramış olmalarını elbette anlıyoruz. Bunu elbette görüyoruz, gidereceğiz de! Mesela son Suriye gezim dolayısıyla, Washington'la Şam arasında oynadığımız rolden Powell memnun... Her şeyi açıklamak durumunda değilim."
Gül'ün mantığından yola çıkarsak, "Dost acı söyler" bir Türk atasözüdür... Ama gerçek dost olur olmaz zamanda, uluorta yerde acı söylemez. Acıyı "biber dolması'nın içine koyar. Wolfowitz ve Grossman'ın yaptığı sıradan dostluğa bile sığmaz. Hanki fert kendini böyle sert eleştiren bir arkadaşıyla ilişkilerini aynı seviyede devam ettirir...
Bize gelince, ABD'den dost olmaz...














































































