logo
26 MAYIS 2026

Atina'nın Washington-Paris hattı

11.05.2026 00:00:00

Yunanistan son süreçte dış politikada dikkat çekici bir dönüşüm geçiriyor. Bir dönem Avrupa Birliği içinde ekonomik krizlerle anılan kırılgan bir ülke olarak görülen Atina, bugün kendisini Doğu Akdeniz'in güvenlik mimarisinde merkezi bir aktör olarak yeniden konumlandırmaya çalışıyor. 2026 itibarıyla ortaya çıkan tablo, yalnızca Yunanistan'ın ABD ile yakınlaşmasını değil; aynı zamanda Fransa ile kurulan kalıcı savunma ortaklığı üzerinden şekillenen çok katmanlı bir jeopolitik hattı işaret ediyor.

Avrupa'nın önemli bir bölümünde ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle ilişkiler daha temkinli ve mesafeli bir çizgide ilerlerken, Yunanistan'ın tam tersi bir yönelim sergilemesi dikkat çekiyor. Atina, Washington ile ilişkilerini yalnızca korumakla kalmıyor; bunu stratejik bir kaldıraç haline dönüştürmeye çalışıyor. ABD'nin Atina Büyükelçisi Kimberly Guilfoyle'un aktif diplomatik görünürlüğü ve Amerikan muhafazakar çevrelerinin Yunanistan'a artan ilgisi bu sürecin sembolik yüzünü oluşturuyor.

Ancak bu yakınlaşmayı sadece siyasi tercih olarak okumak eksik olur. Yunanistan'ın temel motivasyonu güvenliktir. Doğu Akdeniz'deki enerji rekabeti, deniz yetki alanları, Ege'deki askeri denge ve Türkiye ile yaşanan tarihsel gerilimler, Atina'nın güçlü uluslararası garantiler arayışını belirleyen ana faktörler arasında yer alıyor. Bu nedenle Yunanistan, ABD ve Fransa ile kurduğu ilişkileri bir tercih değil, stratejik bir zorunluluk olarak görüyor.

Özellikle Türkiye boyutu, bu yeni hattın arka planında belirleyici bir unsur olarak öne çıkıyor. Ankara'nın bölgesel etkisinin artması, deniz gücü kapasitesi ve Doğu Akdeniz'deki aktif politikası, Atina'nın güvenlik algısını doğrudan şekillendiriyor. ABD ile kurulan yakın ilişkiler, bu çerçevede Türkiye'nin Washington üzerindeki etkisini dengeleme amacı da taşıyor. Yunanistan açısından mesele yalnızca savunma değil, aynı zamanda diplomatik denge kurma meselesidir.

Washington-Ankara ilişkilerinin zaman zaman doğrudan liderler düzeyinde kurulan kişisel diplomasiye dayanması, Atina'da dikkatle izleniyor. Bu durum, Yunanistan'ın ABD ile ilişkilerini kurumsal ve derin bir yapıya oturtma çabasını daha da önemli hale getiriyor. Özellikle enerji ve savunma alanındaki iş birlikleri bu stratejinin ekonomik ayağını oluşturuyor.

ABD ile ilişkilerde enerji boyutu giderek daha belirleyici hale geliyor. Yunanistan'ın ExxonMobil ile açık deniz enerji projeleri geliştirmesi ve Amerikan sıvılaştırılmış doğal gazına yönelmesi, ülkeyi Avrupa enerji dönüşümünde kritik bir geçiş noktası haline getiriyor. Bu durum, Atina'yı sadece bir siyasi müttefik değil, aynı zamanda enerji koridoru olarak da önemli kılıyor.

Öte yandan Fransa ile kurulan ilişkiler bu denklemin ikinci güçlü ayağını oluşturuyor. Paris yönetimi uzun süredir Yunanistan'ı Doğu Akdeniz'de stratejik bir ortak olarak değerlendiriyor. 2021'de imzalanan savunma anlaşmasının 2026 itibarıyla süresiz hale getirilmesi, bu ilişkinin geçici bir iş birliği değil, kalıcı bir stratejik ortaklığa dönüştüğünü ortaya koyuyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Atina ziyaretinde verdiği mesajlar bu yaklaşımı net biçimde yansıtıyor. Macron, Yunanistan'ın egemenliğine yönelik herhangi bir tehdit durumunda Fransa'nın destek vereceğini açık şekilde ifade etti. Bu açıklama, Avrupa güvenlik mimarisinde nadir görülen güçlü bir siyasi taahhüt olarak değerlendirildi.

Savunma iş birliği yalnızca siyasi söylem düzeyinde kalmıyor. Rafale savaş uçakları, Belharra sınıfı fırkateynler, füze sistemleri ve ortak askeri projeler, Yunanistan'ın savunma kapasitesinde ciddi bir dönüşüm yaratıyor. Atina, bir yandan ABD'nin güvenlik şemsiyesi altında yer alırken, diğer yandan Avrupa içinde Fransa ile özel bir askeri eksen oluşturuyor.

Bu noktada dikkat çekici olan unsur, Yunanistan'ın iki farklı güç merkeziyle eş zamanlı ve dengeli bir ilişki kurma çabasıdır. Washington ile stratejik ve ekonomik, Paris ile ise askeri ve savunma ağırlıklı bir ilişki geliştiren Atina, Avrupa'nın güvenlik mimarisi ile ABD'nin küresel stratejisi arasında bir köprü rolü üstlenmeye çalışıyor.

Ekonomik boyut da bu stratejinin önemli bir parçası haline gelmiş durumda. Yunanistan, enerji yatırımları ve liman projeleriyle Doğu Akdeniz'de lojistik bir merkez olmayı hedefliyor. Ancak bu süreç, Çin faktörünü de beraberinde getiriyor. Pire Limanı üzerinden Avrupa'ya açılan Çin yatırımları, ABD ile yakınlaşma sürecinde yeni bir denge sorunu yaratma potansiyeline sahip. Atina'nın bu alanda nasıl bir yol izleyeceği, önümüzdeki dönemin en kritik başlıklarından biri olacak.

İç politikada hükümetin daha muhafazakar ve kimlik temelli bir söyleme yöneldiği görülüyor. Göç politikaları, sınır güvenliği ve Batı medeniyeti vurgusu, Avrupa'daki yeni sağ dalga ile paralel bir dil oluşturuyor. Bu durum, Yunanistan'ın dış politikadaki yönelimiyle iç siyasi dönüşüm arasında doğrudan bir bağ olduğunu gösteriyor.

Tüm bu gelişmelerin ortasında Yunanistan artık yalnızca bölgesel bir Akdeniz ülkesi olarak değil, büyük güçler arasındaki rekabetin içinde pozisyon alan stratejik bir aktör olarak öne çıkıyor. Washington ile Paris arasında kurduğu bu hat, Atina'ya kısa vadede önemli diplomatik ve ekonomik avantajlar sağlarken, uzun vadede daha karmaşık bir jeopolitik sorumluluk da yüklüyor. 

Yunanistan'ın bugünkü dış politika çizgisi, klasik ittifak ilişkilerinin ötesinde çok katmanlı bir denge arayışına dayanıyor. ABD ile enerji ve güvenlik ortaklığı, Fransa ile kalıcı savunma iş birliği ve Doğu Akdeniz'de Türkiye ile süregelen rekabet, bu stratejinin üç temel eksenini oluşturuyor.

Eğer bu denge sürdürülebilirse Yunanistan, Doğu Akdeniz'de beklenenden daha etkili bir aktöre dönüşebilir. Büyük güçlerle kurulan bu hat, Atina'yı güçlendirmekten çok bağımlılığa iterken, Türkiye ile yaşanan gerilimler bu kırılgan dengeyi daha da belirgin hale getirmektedir.

 
Cem Bürüç / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.