logo
09 HAZİRAN 2026

Meme kanseri 20'li yaşlara kadar indi

Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde "Meme Kanseri Farkındalık Ayı" kapsamında düzenlenen yürüyüş ve etkinliklerle erken tanının önemine dikkat çekildi

04.10.2025 17:42:00 / Güncelleme: 04.10.2025 17:44:55
İHA
Meme kanseri 20'li yaşlara kadar indi
Meme kanseri 20'li yaşlara kadar indi
Tekirdağ sahilinde bir araya gelen vatandaşlar, pankartlarla marşlar eşliğinde sahil dolgu alanına kadar yürüdü. Yürüyüşe Tekirdağ Yelken Spor Kulübü sporcuları, denize açıldıkları yelkenlerle eşlik etti.



Sahil dolgu alanında vatandaşlar, "Pembe Festival" sloganıyla kurulan stantları gezdi. Etkinlikte meme kanseriyle ilgili bilgilendirmeler yapılırken, erken teşhisin önemi vurgulandı.



Tekirdağ Meme Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Sibel Gürdal, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Ekim ayı bilindiği gibi Meme Kanseri Farkındalık Ayı. Biz de bugün farkındalık etkinlikleri kapsamında meme kanserli hastalar için burada bir Pembe Festival düzenledik. Festivalde hem erken tanının önemini hem de meme kanserinin tedavi edilebilir, önlenebilir ve taranabilir bir hastalık olduğunu anlatabilmek için buradayız. Meme kanseri son yıllarda oldukça genç yaşlara kadar indi. 20'li, 30'lu yaşlarda görebiliyoruz. 40'lı yaşlardan sonra risk daha fazla artsa da artık erken yaşlara inmiş durumda. Buradan özellikle genç hastalara, gebelere ve lohusalara seslenmek istiyorum. Kanser tümörü süt gibi, süt bezesi gibi düşünülerek doktora gitmeleri geciktirilebiliyor. Bu çok önemli bir hata. Kadınların dikkatli olmaları gerekiyor, gebeyken de lohusayken de böyle bir ihtimali unutmadan doktora başvurmaları gerekir."



Prof. Dr. Gürdal, ileri yaşlarda riskin daha yüksek olduğuna dikkat çekerek, "20'li ve 30'lu yaşlarda tüm meme kanserlerinin yüzde 3'ünü görüyoruz ama yine de ortaya çıkabiliyor. Eğer elinize bir kitle geliyorsa ya da bir bulgu varsa, bu bir enfeksiyon gibi de görünebilir. Özellikle gençlerde mastit düşünülerek doktora başvurmaları geciktirildiğinde, biyopsi alınması ertelendiğinde daha kötü seyreden meme kanserlerinin tanısı geç konulabiliyor" dedi.

Ahmet Minguzzi'nin annesinden Atlas Çağlayan davasına destek

Ahmet Minguzzi'nin annesi Yasemin Minguzzi, İstanbul'un Güngören ilçesinde bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın davasına destek için Bakırköy Adliyesi'ne geldi

09.06.2026 12:54:00
İHA
Ahmet Minguzzi'nin annesinden Atlas Çağlayan davasına destek
Ahmet Minguzzi'nin annesinden Atlas Çağlayan davasına destek
Güngören'de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin davanın görülmesine başlandı.

Çok sayıda izleyici, çeşitli partilerden milletvekilleri ve mağdur aile de Çağlayan'ın ailesine destek için adliyeye geldi.

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin annesi Yasemin Minguzzi de destek amacıyla adliyede hazır bulundu.

Yasemin Minguzzi, Atlas Çağlayan'ın ailesi ve arkadaşlarına sarılarak destek oldu.

10 yıl önce işlenen cinayete ilişkin 3 kişi gözaltına alındı

İstanbul'un Şişli ilçesinde 2016 yılında bir kadının silahla öldürülmesine ilişkin düzenlenen operasyonda 3 şüpheli gözaltına alındı

 

09.06.2026 11:30:00
Anadolu Ajansı
10 yıl önce işlenen cinayete ilişkin 3 kişi gözaltına alındı
10 yıl önce işlenen cinayete ilişkin 3 kişi gözaltına alındı

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde "kasten öldürme" suçunun aydınlatılması ve şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürüttü.

Bu kapsamda 24 Mart 2016'da Şişli Fulya Mahallesi'nde Aynur Kanbur'un (49) silahla vurularak hayatını kaybetmesine ilişkin faili meçhul dosya, 2026 yılında yeniden incelemeye alındı.

Yapılan araştırmalarda, cinayeti gerçekleştirdiği değerlendirilen Bülent Gündüz ile olayı azmettirdikleri öne sürülen Fazlı Kar ve Serdar Kar'ın kimlikleri tespit edildi.

Polis ekiplerince bugün sabah saatlerinde düzenlenen operasyonda 3 zanlı yakalandı.

Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından açıklama

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Faili Meçhul Suçlar Soruşturma Bürosunca takibi yapılan soruşturmada Aynur Kanbur'un, ikametinin giriş kapısının önünde şüpheli bir erkek tarafından tabancayla birden fazla kez ateş edilerek öldürüldüğünün belirtildiği, olay yerinde elde edilen kovanların bu zamana kadar hiçbir silahla eşleşmediği belirtildi.

Açıklamada, "Maktul, 90'lı yıllarda Mezdeke Dans Üçlüsü olarak bilinen dans grubunun üyesidir. 2017 yılında maktulün ablasının dilekçesi üzerine akrabaları olan Fazlı Kar, Yüksel Kar ve Serdar Kar isimli şahısların 'daha önceki yıllarda maktulü öldürmekle tehdit ettikleri, bizim sülaleden dansöz çıkmaz' şeklinde söylemleri olduğu iddia edilmesiyle adı geçenlerin HTS kayıtları alınmıştır. Şahısların telefonu olaydan hemen önce kapandığı, ertesi gün öğlene kadar kapalı kaldığı, sonra açıldığı tespit edilmiştir. Yüksel Kar, olaydan iki gün önce ABD'ye gitmiş olup kendisinin de belirtilen zamanlarda telefonu kapalı olduğu anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığımız Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulmasından sonraki süreçte eylemi gerçekleştiren failin Avcılar'dan metrobüse bindiği tespit edilerek, İstanbulkart kullanımı araştırılmış, araştırma neticesinde şahsın Bülent Gündüz olduğu anlaşılmıştır." ifadeleri yer aldı.

Bülent Gündüz'ün telefonunun olaydan önce kapatılıp ertesi gün öğlene kadar kapalı kaldığı, telefonu açınca da Serdar Kar ile mesaj yoluyla iletişim kurduğunun tespit edildiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Maktül, Bülent Gündüz ve 'Kar' soyisimli kardeşler uzaktan akraba olup, ortak arazileri de mevcuttur. Bülent Gündüz'ün, bir dönem 'Kar' soyisimli kardeşlerin şirketinde sigortalı olarak çalıştığı tespit edilmiştir. Olayın failleri olarak tespit edilen Bülent Gündüz, Fazlı Kar, Serdar Kar'ın adreslerinde arama kararı alınmış, sabah erken saatlerde tüm adreslere eş zamanlı operasyon yapılması planlanmıştır. Gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında gerçekleştirilen operasyon neticesinde şüpheliler yakalanmış ve gözaltına alınmıştır."

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Şişli'de 24 Mart 2016'da Mezdeke grubu üyesi Aynur Kanbur ile Antalya Kepez'de 25 Kasım 2014'te öldürüldükten sonra cesedi yakılan Şeref Kocabıyık cinayetlerinin aydınlatıldığını bildirmişti.

Akkuyu NGS'nin 1. güç ünitesine temsili nükleer yakıt yüklendi

Türkiye'nin ilk nükleer enerji santrali Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin (NGS) 1. güç ünitesinde, reaktör basınç kabına temsili nükleer yakıt demetleri yüklendi

 

09.06.2026 11:13:00
Anadolu Ajansı
Akkuyu NGS'nin 1. güç ünitesine temsili nükleer yakıt yüklendi
Akkuyu NGS'nin 1. güç ünitesine temsili nükleer yakıt yüklendi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Akkuyu NGS'nin devreye alma programındaki kritik aşamalardan biri olan yükleme işlemi kapsamında, toplam 163 temsili nükleer yakıt demeti reaktör basınç kabına yerleştirildi.

Uzman ekipler tarafından yürütülen çalışmalar, 5 gün kesintisiz sürdü. Gerçek yakıt yüklemesinin bire bir provası olan ve Nükleer Düzenleme Kurumunun (NDK) gözetimi altında uluslararası güvenlik gerekliliklerine uyumlu şekilde yürütülen operasyonla tesisin mekanik, hidrolik, termal sistemleri ile yapısal dayanıklılığı test edildi.

Temsili yakıt yükleme operasyonunun tamamlanmasının ardından reaktörün üst kısmına ait ekipmanların montaj çalışmalarına geçilecek. Bu çalışmaların tamamlanmasıyla 1. güç ünitesini devreye alma sürecindeki aşamalardan biri olan reaktör tesisinin soğuk ve sıcak testleri yapılacak.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Akkuyu NGS'nin 1. ünitesinde devreye alma takviminin en önemli aşamalarından birinin daha başarıyla tamamlandığını belirterek şunları kaydetti:

"Yıl sonuna kadar santralden ilk elektrik üretimini gerçekleştirerek Türkiye'nin nükleer enerjide yeni bir döneme geçmesini hedefliyoruz. Sıfır emisyonlu, kesintisiz ve çevre dostu nükleer enerjiyi, ülkemizin enerji sepetindeki en güçlü kaynaklardan biri haline getireceğiz. Bu güçlü vizyonla yalnızca Akkuyu ile kalmayarak Sinop ve Trakya'da planladığımız yeni santrallerin yanı sıra küçük modüler reaktörleri de üretim portföyümüze ekleyeceğiz. 2050 yılına kadar nükleer kapasitemizi 20 bin megavata ulaştırarak enerjide tam bağımsız Türkiye hedefine kararlılıkla yürüyeceğiz."

Son hazırlık adımlarından biri tamamlandı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom'dan yapılan açıklamaya göre, işlem kapsamında, tasarım özellikleri, ağırlıkları ve boyutları gerçek nükleer yakıt demetleriyle tamamen aynı olan, ancak nükleer malzeme içermeyen 163 adet temsili yakıt demeti reaktöre sırasıyla yüklendi.

Akkuyu NGS'nin 1. güç ünitesi için kullanılan nükleer yakıt ve temsili nükleer yakıt demetleri Rosatom'un Yakıt Bölümü'ne bağlı tesiste üretildi.

Temsili yakıt demetlerinin yüklenmesi, reaktörün fiziksel devreye alma aşamasından önce gerçekleştirilecek soğuk ve sıcak testler öncesindeki son hazırlık adımlarından biri olma niteliğini taşıyor. Bu operasyon sayesinde, uzmanlar reaktör tesisinin hidrolik özelliklerini test etme ve yakıt yükleme makinesi kullanılarak gerçekleştirilecek taşıma ve yerine yerleştirme operasyonları uygulamalı olarak değerlendirme imkanı elde ediyor.

Rosatom açıklamasında görüşlerine yer verilen Akkuyu Nükleer AŞ Genel Müdürü Sergei Butckikh, temsili yakıt demetlerinin yüklenmesinin nükleer yakıt yükleme sürecine yönelik kapsamlı bir hazırlık ve test aşamasını temsil ettiğini belirterek, "Temsili demetler sayesinde, nükleer yakıtla ilgili işlemleri gerçek işletme koşullarına mümkün olduğunca yakın şartlarda test ediyor, ekipmanların ve personelin bir sonraki devreye alma aşamasına hazır olduğuna emin oluyoruz" ifadesini kullandı. 

Gençler bataklığa sürükleniyor


 
İkinci Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, gençler arasında sanal bahis ve kumarın alarm verici boyutlara ulaştığını söyledi.
 

09.06.2026 00:10:00 / Güncelleme: 09.06.2026 00:14:29
MURAT ÇORBACI
Gençler bataklığa sürükleniyor
Gençler bataklığa sürükleniyor

Akıllı telefonlar ve dijital platformlar üzerinden birkaç saniyede ulaşılabilen sanal bahis ve kumar uygulamaları, gençler arasında giderek büyüyen bir bağımlılık sorununa dönüşüyor. Uzmanlar, özellikle ekonomik kaygılar ve kısa yoldan kazanç elde etme isteğinin gençleri bu platformlara yönelttiğini belirtirken, başlangıçta sunulan küçük kazançların bağımlılık döngüsünü tetiklediğine dikkat çekiyor.







Salgına dönüştü

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, Bağımlılık Akademisi ve İstanbul Kent Üniversitesi iş birliği ile Kent Üniversitesi Taksim Kampüsü'nde düzenlenen 2. Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu'nda konuşan Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, sanal kumarın Türkiye'de en hızlı yayılan bağımlılık türlerinden biri haline geldiğini söyledi. Kumarın artık yalnızca fiziksel mekânlarla sınırlı olmadığını vurgulayan Ögel, cep telefonları aracılığıyla günün her saatinde erişilebilen dijital platformların riski katladığını ifade etti.







Para kazanmak mümkün değil

"Sanal kumar yeni neslin karşı karşıya olduğu en önemli bağımlılık alanlarından biri haline geldi" diyen Prof. Dr Ögel, özellikle gençlerin hızlı para kazanma arzusu nedeniyle bu sistemlerin hedef kitlesi haline geldiğini belirtti. Ancak sanal kumarın vaat ettiği kazancın büyük ölçüde bir yanılsama olduğunu vurgulayan Ögel, "Bu yolla düzenli para kazanmak mümkün değil. Buna rağmen gençler bir kez başladığında kendilerini durdurmakta ciddi güçlük yaşıyor" dedi.







Önce kazandırıyorlar!

Uzmanlara göre sanal bahis sitelerinin en tehlikeli yönlerinden biri ise kullanıcıyı sisteme bağlamak için kullandıkları yöntemler. Renkli tasarımlar, anlık bildirimler ve hızlı geri dönüş mekanizmalarıyla dikkat çeken platformların özellikle ilk aşamada kazandırarak güven oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Ögel, "Bir kez kazanan kişi kaybetmeye başladığında da oyunda kalmayı sürdürüyor. Çünkü kayıplarını geri kazanabileceğine inanıyor. Asıl tuzak da burada başlıyor" ifadelerini kullandı.







'Gençlerin kumar borcunu asla ödemeyin'

Klinik Psikolog Yusuf Babacan da bağımlılığın bir beyin hastalığı olduğunu belirterek, "Bağımlılık beynin bazı bölgelerinin işlevselliğini kaybetmesi anlamına geliyor. Beyin ödül merkezi ve kontrol merkezinden oluşur. Kontrol merkezindeki bozulma bağımlılığın gelişmesine neden oluyor. Kontrol merkezi devre dışı kaldığı için kişi kendisini frenleyemiyor. Beynin içsel frenleme sistemi devre dışı kalıyor" diye konuştu. Babacan, online bahis sisteminin ve kumarın gençleri hedef aldığına işaret etti. Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Zengin olma fantezisi onları dipsiz bir kuyuya çekerek, ailelerinin de iflasına sebep oluyor. Çünkü gençler kumar borçlarını ailelerine ödetmeye çalışıyor. 'Bağımlı olduğum için değil, borcumdan dolayı kumar oynadım, borcum olmazsa oynamayacağım' diyerek ailelerini borçlarını ödemeye ikna ediyorlar. Aile de borcu üstleniyor, oysa bu gençlerde bağımlılığın devam etmesine neden oluyor. Çünkü borç kapandığında çok hızlı bir şekilde ve bu defa daha yüklü oranda oynamaya devam ediyorlar. Bu nedenle biz ailelere diyoruz ki, 'Siz borcu ödemeyin. Gelin yapılandıralım.' Çünkü uluslararası araştırmalar gösteriyor ki, gençler uzun vadede kendi borçlarını ödediklerinde, bağımlılıklarının negatif sonuçlarıyla yüzleşiyorlar ve bu durum kumar oynama davranışını durdurmada daha etkili oluyor."

Ünlülerin test sonuçları çıktı

Adli Tıp Kurumu'ndan (ATK) gelen son dakika raporuna göre, aralarında Mabel Matiz'in de bulunduğu bazı isimlerin uyuşturucu testi pozitif çıkarken, Serenay Sarıkaya ve Berkay Şahin dahil 5 ismin sonuçları ise temiz çıktı

08.06.2026 19:20:00
Haber Merkezi
Ünlülerin test sonuçları çıktı
Ünlülerin test sonuçları çıktı
İstanbul'da yürütülen geniş kapsamlı yasaklı madde soruşturmasında, gözaltına alınan ünlü isimlerin Adli Tıp Kurumu test sonuçları tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından takip edilen hukuki süreçte, şüphelilerden alınan biyolojik örnekler incelenerek kimlerin uyuşturucu kullandığı, kimlerin ise temiz olduğu resmi raporla dosyaya eklendi.

5 ünlü ismin test sonuçları tamamen negatif çıktı

Soruşturma kapsamında adli tıbba kan, idrar ve kıl örneği veren bazı ünlü isimlerin incelemeleri tamamen temiz sonuçlandı. Uyuşturucu madde kullanmadığı kesinleşen ve test sonuçları negatif gelen 5 isim şunlar:

• Serenay Sarıkaya

• Berkay Şahin

• Mirgün Sırrı Cabas

• Tuğçe Postoğlu

• Cansu Tekin

Mabel Matiz dahil diğer isimlerin testleri pozitif

Buna karşılık, Adli Tıp Kurumu raporunda aralarında Mabel Matiz sahne adıyla bilinen Fatih Karaca'nın da bulunduğu şüphelilerin testlerinde kokain ve esrar türevleri gibi yasaklı maddeler saptandı.

Yapılan adli incelemelerde test bulguları pozitif çıkan gruptaki öne çıkan isimler ise şöyle sıralandı:

• Fatih Karaca (Mabel Matiz)

• Onur Tuna

• Hakan Aydın (Blok3)

• Fatma Uludan Gugu (Niran Ünsal)

• Feyza Civelek

• Aslıhan Turanlı

• Volkan Bahçekapılı

Soruşturmada bundan sonra ne olacak?

İfadelerinin ardından adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakılan şüphelilerin adli tıp raporları soruşturma savcılığına ulaştırıldı. Test sonuçları pozitif çıkan isimler hakkında "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak" suçlarından iddianame düzenlenmesi beklenirken, testleri negatif sonuçlanan isimler hakkındaki yasal değerlendirme ise ayrıca ele alınacak.

Yıkım sırasında 3 işçi duvarın altında kaldı

Küçükçekmece'de kentsel dönüşüm kapsamında boşaltılan bir binanın yıkımı sırasında göçük meydana geldi. 3 işçi yaralandı

08.06.2026 17:10:00
İhlas Haber Ajansı
Yıkım sırasında 3 işçi duvarın altında kaldı
Yıkım sırasında 3 işçi duvarın altında kaldı
Küçükçekmece'de kentsel dönüşüm kapsamında boşaltılan bir binanın yıkımı sırasında göçük meydana geldi. Çöken duvarın altında kalan 3 işçi, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kurtarılarak hastaneye kaldırıldı.

Olay, Küçükçekmece Fevzi Çakmak Mahallesi Şair Şinasi Sokak üzerinde meydana geldi. Kentsel dönüşüm projesi kapsamında daha önce boşatılan bir binada yıkım çalışması başlatıldı. Çalışmalar sırasında henüz bilinmeyen bir nedenle binanın duvarı büyük bir gürültüyle çöktü. Bu sırada yıkım işlemlerini gerçekleştiren 3 işçi, aniden yıkılan duvarın altında kaldı.

Vatandaşlar seferber oldu

Çökmeyi gören çevredeki vatandaşlar, durumu vakit kaybetmeden polis, itfaiye ve sağlık ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi.

İtfaiye zamanla yarıştı

Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, göçük altında kalan işçileri kurtarmak için adeta zamanla yarıştı. Ekiplerin çalışması sonucu duvar altından çıkarılan 3 işçi, hazır bekletilen sağlık ekiplerine teslim edildi. Olay yerinde ilk müdahaleleri yapılan yaralı işçiler, ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. İşçilerin sağlık durumlarına ilişkin incelemeler sürerken, polis ekipleri muhtemel yeni bir çökme riskine karşı sokakta ve bina çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı.

Olayı anlatan Şükrü Boz, "Yıkıma alttan başlanınca bina zaten çürüktü çökmüş bunların üzerine. Çalışanların üzerine çökmüş. 3 kişilermiş durumlarının iyi olduğu söyleniyor" dedi.

İBB Davası'nın 46. duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin 68'i tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 46. duruşmasında tutuklu sanık reklamcı Serkan Öztürk'ün savunması alınıyor

 

08.06.2026 11:30:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 46. duruşması başladı
İBB Davası'nın 46. duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da geldiği duruşmada, CHP'li bazı milletvekilleri ile tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanık reklamcı Serkan Öztürk'ün savunmasının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 42 sanığın tahliyesiyle davada 68 tutuklu sanık bulunuyor.

CHP Karabük İl Başkan Yardımcısı Erten, Filyos Çayı'nda akıntıya kapıldı

Karabük'te Filyos Çayı'na düşerek akıntıya kapılan, Örgütlerden Sorumlu CHP Karabük İl Başkan Yardımcısı Mustafa Erten'i bulmak için arama çalışması başlatıldı

08.06.2026 03:51:00
İHA
CHP Karabük İl Başkan Yardımcısı Erten, Filyos Çayı'nda akıntıya kapıldı
CHP Karabük İl Başkan Yardımcısı Erten, Filyos Çayı'nda akıntıya kapıldı
Olay, Karabük-Zonguldak karayolunun Yesil köy mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Yenice ilçesinden Karabük istikametine seyir halinde olan ve içerisinde CHP Karabük İl Başkanlığı Örgütlerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Mustafa Erten'in (72) de bulunduğu 78 ACD 559 plakalı otomobil, yolculuk sırasında tuvalet molası verdi.








Araçtan inen Erten, Filyos Çayı kenarında bulunduğu sırada dengesini kaybederek yaklaşık 10 metre yükseklikten yuvarlanarak suya düştü. Akıntıya kapılan Erten, kısa sürede gözden kayboldu.








Durumu fark eden beraberindekilerin 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yaptığı ihbar üzerine bölgeye sağlık, jandarma, AFAD, UMKE ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler, Filyos Çayı'nda akıntıya kapılan CHP Karabük İl Başkanlığı Örgütlerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Mustafa Erten'i bulmak için bölgede arama ve kurtarma çalışmalarını sürdürüyor.
 







Olayın duyulması üzerine CHP Karabük İl Başkanı Vedat Yaşar, Merkez İlçe Başkanı Ali Yaşar ile partililer dolay yerine gelerek çalışmaları yakından takip etti.






















Jandarmadan köy okullarına 5 bin kitaplık destek

Tunceli İl Jandarma Komutanlığı ile İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen "Munzur'dan Sayfalara Yolculuk Projesi" kapsamında köy okullarının kütüphaneleri yenilendi, 5 bin kitap öğrencilerle buluşturuldu

07.06.2026 21:03:00
İhlas Haber Ajansı
Jandarmadan köy okullarına 5 bin kitaplık destek
Jandarmadan köy okullarına 5 bin kitaplık destek
Tunceli İl Jandarma Komutanlığı ile İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen "Munzur'dan Sayfalara Yolculuk Projesi" kapsamında köy okullarının kütüphaneleri yenilendi, 5 bin kitap öğrencilerle buluşturuldu.
Tunceli'de çocukların eğitim hayatına katkı sunmak ve okuma alışkanlığını güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen "Munzur'dan Sayfalara Yolculuk Projesi", kent genelindeki köy okullarında önemli bir dönüşüme imza attı. Tunceli İl Jandarma Komutanlığı ile İl Millî Eğitim Müdürlüğünün ortak çalışmasıyla yürütülen proje kapsamında, jandarma personelinin gönüllü katkılarıyla temin edilen 5 bin kitap öğrencilerle buluşturulurken, birçok okulun kütüphanesi yenilenerek daha modern ve işlevsel hale getirildi. Eğitimde fırsat eşitliğine katkı sunmayı hedefleyen proje sayesinde çocukların bilgiye erişim imkânları artırılırken, kitaplarla kurdukları bağın güçlenmesi ve okuma kültürünün yaygınlaştırılması amaçlandı. Proje çerçevesinde ayrıca Mazgirt Akpazar İlkokulu'ndaki anasınıfı modernize edilerek minik öğrenciler için daha çağdaş bir eğitim ortamı oluşturuldu. Bunun yanı sıra, Tunceli İl Jandarma Komutanlığında görev yaparken şehit olan kahraman jandarmanın hatırasını yaşatmak amacıyla Tokat'taki Şehit J. Uzm. Onb. Doğan Kızılateş İlkokulu Kütüphanesine de 500 kitap bağışlandı.İHA

Kılıçdaroğlu CHP'de grup kürsüsüne dönüyor, Özel'in 'grup başkanlığı iptal edilebilir'

Mutlak butlan kararıyla CHP'de genel başkanlık görevine geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu'nun partinin 9 Haziran'daki grup toplantısına başkanlık edeceği duyuruldu

07.06.2026 16:37:00
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu CHP'de grup kürsüsüne dönüyor, Özel'in 'grup başkanlığı iptal edilebilir'
Kılıçdaroğlu CHP'de grup kürsüsüne dönüyor, Özel'in 'grup başkanlığı iptal edilebilir'
Kılıçdaroğlu'nun Basın Danışmanı Atakan Sönmez, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, CHP'nin Meclis Grup Toplantısı'nın Kılıçdaroğlu'nun başkanlığında 9 Haziran Salı Günü saat 13.30'da gerçekleştirileceğini belirtti.

CHP mutlak butlan kararı sonrasındaki ilk grup toplantısını Özgür Özel başkanlığında 2 Haziran'da yapmıştı.

21 Mayıs'taki mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu partiye genel başkan olarak döndü. Özgür Özel ise CHP'nin TBMM'deki Grup Başkanı olarak seçildi. Partide ikili bir yapı oluştu.

Kılıçdaroğlu kanadından yapılan son açıklamada Özgür Özel'in grup başkanlığının da iptal edileceği duyuruldu.

Yeni atanan CHP sözcüsü Müslüm Sarı, grup başkanlığı seçiminin "usulsüz" olduğunu savundu ve "Genel başkanın bilgisi dahilinde olmayan bir seçim yapılabilir mi, grup başkanı genel başkana bağlı olarak çalışılır" dedi.

Konuyla ilgili 6 Haziran'da konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP'nin grup toplantısını genel başkan liderliğinde yapmasının önünde yasal bir engel olmadığını söyledi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.