logo
21 AĞUSTOS 2026

Metroda oruç açmak yasak

01.08.2011 00:00:00
 
Dubai'deki metronun trenlerinde iftar saatinde oruç açılmasına izin verilmeyeceği ve trenlerde gıda tüketenlere de ceza kesileceği bildirildi. Bu arada ülkede Ramazan için mesai saatleri azaltıldı. Dubai Yol ve Transport Otoritesi operasyonlar müdürü Ramazan Abdullah, "Trenlerde gıda tüketilmesine izin yok ve bu kural değişmeyecek. Trende bulunan ve orucunu açmak isteyen yolcu, bir sonraki istasyonda trenden inerek orucunu açabilir. Yolcular platformlardaki sandalyelere oturarak yiyecek tüketebilirler." dedi. Abdullah aynı kuralın bebeklerini beslemek isteyen anneler için de geçerli olduğunu hatırlattı. Yetkili, bebek ya da çocuklara trenlerin içerisinde değil ancak trenden indikten sonra gıda maddesi verilebileceğini söyledi. Abdullah, "Gıda tüketimi ile ortamın ve koltukların kirletildiğini, amaçlarının hem mal varlıklarını hem diğer yolcuları korumak olduğunu ve içerisi kirli ve kötü kokan bir metroya sahip olmak istemediklerini" belirtti. Yolcular ayrıca Ramazan boyunca gündüz saatlerinde açıkta yemek yememeleri hususunda uyarıldı. Dubai metrosunda müfettişler, yemek yiyen, içecek içen ya da sakız çiğneyenlere 55 dolar (93 TL) ceza kesiyor.

Antalya Havalimanı'nda kadın cinayeti

Antalya Havalimanı 2. Dış Hatlar Terminali yolcu indirme bölümündeki peronda emekli polis memuru H.D., havalimanındaki bir mağazada satış danışmanı olarak çalışan Elina Ş'yi (38) beylik tabancası ile vurdu

21.08.2026 16:51:00
İHA
 
Antalya Havalimanı'nda kadın cinayeti
Antalya Havalimanı'nda kadın cinayeti
Antalya Havalimanı 2'nci Terminal otoparkında emekli polis memuru, görev yaptığı dönemden tanıdığı kadını beylik silahı ile vurarak öldürdü. Şahsın olaydan önce kadının evine de gittiği ortaya çıktı.

Olay, sabah saatlerinde Fraport TAV Antalya Havalimanı 2'nci Terminal otoparkında meydana geldi. Emekli polis memuru H.D. (51), henüz bilinmeyen bir nedenle aralarında yaşanan sorun nedeniyle, havalimanında görev yaptığı dönemden arkadaşlıkları bulunan Gürcistan uyruklu Elina Ş. ile görüşmek üzere evine gitti. Kadını evinde bulamayan şahıs, çalıştığı Antalya Havalimanı 2'nci Terminal'e geldi.

Otopark kısmında Elina Ş. ile bir araya gelen H.D., burada çıkan tartışmanın ardından beylik tabancası ile 2 çocuk annesi Elina Ş.'ye ateş etti. H.D., havalimanındaki görevli polis memurları tarafından suç aleti ile birlikte yakalandı. Başına isabet eden kurşun ile ağır yaralanan Elina Ş., olay yerine gelen ambulansla ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılırken tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Bunun üzerine Olay Yeri İnceleme Ekibi, Antalya Havalimanı 2'nci Terminal önünde inceleme yaptı

Kadının cenazesi otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. 

Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

Ev sahiplerinin ‘tehdit’ oyunu bozuldu

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, elektrik kesme ve tahliye baskısıyla fahiş kira ödemek zorunda kalan kiracının açtığı davada ezber bozan bir emsal karara imza attı. Yüksek mahkeme, davalarda hukuki etiketlere değil, kiracının maruz kaldığı baskıya ve uyuşmazlığın özüne bakılması gerektiğine hükmetti

21.08.2026 16:30:00
Eyüp Kabil
 
Ev sahiplerinin ‘tehdit’ oyunu bozuldu
Ev sahiplerinin ‘tehdit’ oyunu bozuldu
Türkiye genelinde ev sahipleri ve kiracılar arasında yaşanan uyuşmazlıklara ilişkin yargı kanadından milyonları ilgilendiren çok kritik bir hamle geldi. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ev sahibinin tahliye baskısı ve elektrik/su kesme tehditleri doğrultusunda fahiş kira bedelleri ödemek zorunda bırakılan kiracılar için emsal bir karara imza attı.

Ankara'da yerel mahkemenin "icra tehdidi bulunmadığı" gerekçesiyle reddettiği dosyayı inceleyen yüksek mahkeme, haksız alınan fahiş kira farklarının "sebepsiz zenginleşme" kapsamında kiracıya iade edilmesinin önünü açtı.

"Davanın adına değil, özüne bakılması lazım"

Ankara'nın Polatlı ilçesinde bir kiracının, ev sahibinin sürekli tahliye baskısı ve elektrikleri kesme tehdidi üzerine fahiş kira artışını kabul etmek zorunda kaldığını belirterek açtığı "fazla ödenen bedelin iadesi" davası hukuk dünyasında yeni bir dönem başlattı. Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin davanın usul yönünden eksiklikleri nedeniyle verdiği ret kararının ardından, Adalet Bakanlığı devreye girerek dosyayı kanun yararına bozma talebiyle Yargıtay'a taşıdı.

Dosyayı esastan inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemelerinin "isim ve etiket" takıntısından sıyrılması gerektiğini vurguladı. Kararda, bir davanın hukuken nasıl adlandırıldığından ziyade, davacının ileri sürdüğü maddi vakıaların ve kiracının üzerinde kurulan psikolojik/ekonomik baskının (tehdidin) gerçek içeriğinin dikkate alınması gerektiği net bir dille belirtildi.

Haksız kazançlar sebepsiz zenginleşmeyle geri alınacak

Bu kararla birlikte ev sahibinin baskısıyla rayicin çok üzerinde kira ödeyen kiracılar, aradaki fahiş farkı geriye dönük olarak talep edebilecek. Mahkemeler bundan sonra "bu bir uyarlama davası mı, tespit davası mı?" gibi şekilsel tartışmalar yerine direkt mal sahibinin kiracı üzerinde kurduğu baskının boyutunu ve haksız kazancın miktarını inceleyecek.

Hukukçular, bu kararın özellikle son dönemde fahiş kira artışları için ara formüller arayan, abonelik iptali veya tahliye tehdidi savuran mülk sahiplerinin haksız kazanç sağlama girişimlerine büyük bir hukuki bariyer oluşturacağı görüşünde birleşiyor.

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce YENİ Parti'ye katıldı. Ünlüce, "Ayrılık da sevdaya dahil" ifadelerini kullandı

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce YENİ Parti'ye katıldı. Ünlüce, "Ayrılık da sevdaya dahil" ifadelerini kullandı

21.08.2026 14:30:00
Haber Merkezi
 
 Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce YENİ Parti'ye katıldı. Ünlüce, "Ayrılık da sevdaya dahil" ifadelerini kullandı
 Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce YENİ Parti'ye katıldı. Ünlüce, "Ayrılık da sevdaya dahil" ifadelerini kullandı
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldığını duyurdu.
X hesabından paylaşım yapan Ünlüce, şu ifadeleri kullandı:
"Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında paylaştığımız emek, kurduğumuz dostluklar ve verdiğimiz mücadeleyi her zaman saygıyla hatırlayacağım. Şairin dediği gibi 'ayrılık da sevdaya dahil.'
Dün olduğu gibi bugün de tek gayem; Yeni Parti çatısı altında kimseyi ötekileştirmeden, dayanışma ve adaletle 'hep birlikle' güzel bir gelecek inşa etmek olacak. Hiçbir zaman değişmeyecek bir şey var: Gücümü her zaman olduğu gibi siz hemşehrilerimden alarak, şehrime ve vatanıma layıkıyla hizmet etmeyi sürdüreceğim."
Bugün itibarı ile Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyorum ve Yeni Parti'ye katılıyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında paylaştığımız emek, kurduğumuz dostluklar ve verdiğimiz mücadeleyi her zaman saygıyla hatırlayacağım. Şairin dediği gibi "ayrılık da sevdaya…

Adalet Bakanı Akın Gürlek İstanbul ve İzmir'deki operasyonlarla suçluların yakalandığını açıkladı. Gürlek ayrıca "“Forza” ve “Yalı” taraftar grupları içerisinde faaliyet gösteren iki organize suç yapılanması deşifre edilmiştir" dedi

Adalet Bakanı Akın Gürlek İstanbul ve İzmir'deki operasyonlarla suçluların yakalandığını açıkladı. Gürlek ayrıca "“Forza” ve “Yalı” taraftar grupları içerisinde faaliyet gösteren iki organize suç yapılanması deşifre edilmiştir" dedi

21.08.2026 10:53:00
Haber Merkezi
 
 Adalet Bakanı Akın Gürlek İstanbul ve İzmir'deki operasyonlarla suçluların yakalandığını açıkladı. Gürlek ayrıca "“Forza” ve “Yalı” taraftar grupları içerisinde faaliyet gösteren iki organize suç yapılanması deşifre edilmiştir" dedi
 Adalet Bakanı Akın Gürlek İstanbul ve İzmir'deki operasyonlarla suçluların yakalandığını açıkladı. Gürlek ayrıca "“Forza” ve “Yalı” taraftar grupları içerisinde faaliyet gösteren iki organize suç yapılanması deşifre edilmiştir" dedi
Adalet Bakanı Akın Gürlek İstanbul ve İzmir'deki operasyonlarla suçluların yakalandığını açıkladı. Gürlek ayrıca ""Forza" ve "Yalı" taraftar grupları içerisinde faaliyet gösteren iki organize suç yapılanması deşifre edilmiştir" dedi. Akın Gürlek operasyona dair detayları sosyal medya hesabından paylaştı.

İstanbul'da turistleri soyanlar yakalandı
İstanbul ve İzmir'de bugün gerçekleştirilen iki önemli operasyon, bu mücadeledeki kararlılığımızın somut göstergesidir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüzle yürütülen soruşturmada; çoğunluğu yabancı uyruklu 32 şüphelinin turistik bölgelerindeki tramvay, durak ve yaya geçitlerinde gruplar halinde hareket ederek özellikle yabancı turistleri "sıkıştırma ve perdeleme" yöntemiyle hedef aldığı organize hırsızlık yapılanması çözülmüştür. Örgütün 25 ayrı hırsızlık eylemi tespit edilmiş; günde yaklaşık 10 eylem gerçekleştirerek 400 bin TL civarında suç geliri elde ettiği tespit edilmiştir. Yapılanmanın faaliyetlerinin sonlandırılması amacıyla İstanbul'da 35 ayrı adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmiştir.

Forza ve Yalı taraftar grubuna operasyon
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde İzmir İl Emniyet Müdürlüğümüzle yürütülen diğer soruşturmada ise "Forza" ve "Yalı" taraftar grupları içerisinde faaliyet gösteren iki organize suç yapılanması deşifre edilmiştir. 19 Eylül 2025'te Emircan Övüç'ün ateşli silahla öldürülmesinin ardından derinleştirilen soruşturmada, iki grup arasında yaklaşık 8 ay içerisinde 8 ayrı şiddet eylemi meydana geldiği tespit edilmiştir. Toplam 59 örgüt mensubunun tespit edildiği soruşturmada, 27 kişinin cezaevinde bulunduğu belirlenmiş; 32 aktif şüpheliye yönelik İzmir merkezli 4 ilde 39 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda 28 şüpheli yakalanmış ve örgüt yöneticileri gözaltına alınmıştır. Firari 4 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürmektedir.

Bakan Gürlek tek tek açıkladı
Aramalarda silahlar, mühimmat, uyuşturucu hap ve çeşitli suç unsurları ele geçirilmiştir. Kimse İstanbul'un turizm hareketliliğini hırsızlık için, taraftar kimliğini ve spor tribünlerini de silahlı hesaplaşmalar için güvenli alan olarak göremez. İçişleri Bakanlığımız ve güvenlik güçlerimizle güçlü koordinasyon içerisinde, suç örgütlerinin yöneticilerinin, üyelerinin, bağlantılarının ve suçtan elde ettikleri gelirlerin üzerine kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz. Soruşturmaları titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımıza; İstanbul ve İzmir İl Emniyet Müdürlüklerimize ve operasyonlarda görev alan tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum. Şehirlerimizin huzuruna kasteden hiçbir suç örgütüne geçit vermeyeceğiz.

Çankırı'da 4,2 büyüklüğünde deprem

Çankırı'nın Ilgaz ilçesinde saat 05.06'da 4,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi

21.08.2026 05:52:00
AA
 
Çankırı'da 4,2 büyüklüğünde deprem
Çankırı'da 4,2 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 05.06'da, merkez üssü Ilgaz olan 4,2 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin yerin 12,01 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.

 

Özel yurt fiyatları uçuşa geçti

ÖSYM'nin YKS yerleştirme sonuçlarını açıklamasının ardından yüz binlerce genç için üniversite kayıt heyecanı başlarken, megakent İstanbul'u kazanan öğrencileri ve ailelerini ciddi bir barınma telaşı sardı. En ucuz özel yurt odasının 25 bin TL'den kapı açtığı, kiralık evlerde ise ortalama bedelin 45 bin TL'ye dayandığı İstanbul'da ailelerin bütçeleri bu yıl her zamankinden daha fazla zorlanacak

20.08.2026 21:00:00
Eyüp Kabil
 
Özel yurt fiyatları uçuşa geçti
Özel yurt fiyatları uçuşa geçti
İstanbul genelinde 2026-2027 eğitim-öğretim dönemi için özel yurt fiyatlarında, oda tipine ve ilçenin konumuna göre çok keskin bir fiyat artışı yaşanıyor. Geçtiğimiz dönem aylık 17 bin TL ile 58 bin TL arasında seyreden fiyatlar, bu yıl 25 bin TL ile 76 bin TL bandına tırmanmış durumda.

Beşiktaş, üniversitelere ve merkezi alanlara yakınlığı nedeniyle fiyatların en yüksek olduğu ilçe konumunda. İlçede yurt ücretleri aylık 36 bin TL'den başlıyor ve tek kişilik konforlu odalarda 76 bin TL'ye kadar yükseliyor.

İstanbul'un en canlı ve popüler öğrenci lokasyonlarından olan Şişli ve Kadıköy'de özel yurt fiyatları aylık 25 bin TL ile 50 bin TL (Kadıköy'de 30 bin TL'den başlayarak) arasında değişiyor.

Tarihi yarımadada yer alan ve birçok kampüse ev sahipliği yapan Fatih'te oda fiyatları 30 bin TL ile 40 bin TL arasında alıcı buluyor.

Nispeten daha uygun fiyatlı alternatif arayanlar için Avcılar'da aylık özel yurt fiyatları 20 bin TL ile 40 bin TL arasındayken, Esenyurt'ta 15 bin TL ile 32 bin TL arasında oda bulmak mümkün oluyor.

Oda kapasiteleri arttıkça (4-6 kişilik odalar) maliyet düşse de, öğrencilerin mahremiyet ve rahat çalışma alanı gibi nedenlerle en çok talep ettiği tek kişilik odaların ortalama fiyatı 44 bin TL ile 46 bin TL seviyelerinde seyrediyor.

Ortalama kira 45 bin TL

Yurt fiyatlarındaki fahiş artışlar nedeniyle arkadaşlarıyla birleşip eve çıkmayı planlayan öğrencileri de emlak piyasasında ağır bir tablo karşılıyor. Güncel emlak analizlerine göre İstanbul genelindeki kiralık daire ilanlarının ortanca değeri aylık 45 bin TL seviyesine ulaşarak Türkiye ortalamasını ikiye katladı.

Kadıköy, İstanbul'un en yüksek ortalama kirasına sahip ilçelerinden biri olarak öne çıkıyor, bu bölgede ortalama kiralar 56 bin TL sınırında.

Sarıyer, Beşiktaş, Şişli gibi merkezi ilçelerde yeni binalarda 2+1 dairelerin aylık kiraları çoğunlukla 50-70 bin TL civarında seyrediyor.

Megakentin en düşük ortalama kirasına sahip ilçesi olan Esenyurt'ta bile ortalama kira bedelleri 25 bin TL'den başlıyor.

Öğrenciler için bir eve çıkmanın maliyeti sadece kirayla da sınırlı kalmıyor. Bir kira peşinat, iki kira depozito, emlakçı komisyonu ve eşya masrafları eklendiğinde ilk ay yapılması gereken toplu ödeme ailelerin omuzlarına çok büyük bir finansal yük bindiriyor.

KYK ve İBB yurtları

Mali yükün bu denli ağırlaşması, öğrencileri devlet yurtlarına ve yerel yönetimlerin sunduğu sosyal imkanlara yönlendiriyor. Aylık ücretleri çok daha ekonomik olan KYK yurtları, bütçesini dengelemek zorunda olan ailelerin ilk başvuru noktası durumunda.

Bunun yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), bu yıl toplam 16 yükseköğretim yurdu ve 6 binden fazla yatak kapasitesiyle kapılarını öğrencilere açtı. İBB yurtlarında sabah kahvaltısı ve akşam yemeği dahil günlük konaklama bedeli sadece 128 TL olarak uygulanıyor. Şartları karşılayan öğrenciler için son başvurular 25 Ağustos saat 23.59'a kadar İBB Yurt Başvuru Portalı adresi üzerinden alınmaya devam edecek.

Ailelerin bütçesi alarm veriyor

İstanbul'da asgari ücret veya ortalama bir memur/işçi maaşıyla geçinen ailelerin, çocuklarının sadece barınma masrafını dahi tek başına karşılaması neredeyse imkansız hale geldi. Uzmanlar, ailelerin yaşadıkları bu ekonomik stresi öğrencilere yansıtmaması ve alternatif burs, yarı zamanlı çalışma veya paylaşımlı ev gibi opsiyonları soğukkanlılıkla değerlendirmesi gerektiğini vurguluyor.

Üniversiteyi yeni kazanan Asya Gültekin, yaşadığı kaygıyı şu sözlerle özetliyor: "Eve mi çıksam yurtta mı kalsam büyük bir ikilem içindeyim. Fiyatlar her geçen yıl korkunç bir seviyeye ulaşıyor, öğrenci olarak İstanbul'da ayakta kalmak gerçekten çok zor."

YKS tercih maratonu bitti ancak İstanbul'u kazanan binlerce genç ve ailesi için asıl zorlu sınav, yani "ekonomik barınma sınavı" yeni başlıyor.

Şişli'de kötü kokunun geldiği evde bir genç ölü bulundu

Şişli'de bir binadan yayılan kötü koku ihbarı üzerine olay yerine sevk edilen ekipler, kokuların geldiği dairede yaptığı incelemede 25 yaşındaki gencin cansız bedeniyle karşılaştı

20.08.2026 20:35:00
İhlas Haber Ajansı
 
Şişli'de kötü kokunun geldiği evde bir genç ölü bulundu
Şişli'de kötü kokunun geldiği evde bir genç ölü bulundu
Olay, saat 16.30 sıralarında Kuştepe Mahallesi Zeytinlik Sokak'ta bulunan 4 katlı binada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir binadan gelen kötü koku üzerine mahalle sakinleri ihbarda bulundu. Kötü kokunun geldiği binanın yöneticisiyle görüşen mahalleli durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık ve olay yeri inceleme ekipleri sevk edildi.

Polis ekipleri kötü kokunun geldiği tespit edilen binanın girişinde bulunan daireye çilingir yardımıyla girdi. Sağlık ve polis ekipleri yaptığı incelemelerde, dairede ikamet ettiği öğrenilen Yusuf Dinç'in (25) hayatını kaybettiğini belirledi. Bina önünde ve mahalle girişinde polis ekipleri güvenlik önlemi aldı. İncelemenin ardından şahsın cenazesi otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı. Ekipler, gencin vücudunda herhangi bir darp ve kesici alet izine rastlanmadığı öğrenildi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Rojin’in dosyasında 59 dakikalık gizem

Van'da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş soruşturmasında sarsıcı bir son dakika gelişmesi yaşandı. Genç kızın cep telefonunda, kaybolduğu anlarda tam 59 dakika boyunca hiçbir veri akışı olmadığı, ardından sabaha kadar internet kullanımının devam ettiği ortaya çıktı. Aile avukatı, "O saatten sonra telefonu katiller kullandı" dedi

20.08.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
Rojin’in dosyasında 59 dakikalık gizem
Rojin’in dosyasında 59 dakikalık gizem
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş'in ölümünün üzerindeki sır perdesi, dijital incelemelerden elde edilen yeni bulgularla aralanıyor. İspanya ve Çin'deki siber laboratuvarların ardından şifresinin kırılması için Mersin'deki adli bilişim uzmanlarına gönderilen cep telefonuna ait internet trafik dökümleri, soruşturmanın seyrini kökten değiştirecek cinsten.

Tam 59 dakika sustu, sabaha kadar çalıştı

Kabaiş ailesinin avukatı Abdurrahman Karabulut'un kamuoyuyla paylaştığı son verilere göre, Rojin'in kaybolduğu gün cep telefonunda 19.04 ile 20.03 saatleri arasında hiçbir veri akışı gerçekleşmedi. Genç kızın sahilde kaybolduğu ana kadar aktif şekilde sosyal medya (WhatsApp veya Instagram) üzerinden görüşmeler yaptığı belirlenirken, bu bir saatlik dilimde cihaz tamamen sessizliğe gömüldü.

Asıl dikkat çeken ayrıntı ise bu sessizliğin hemen ardından başladı. Saat 20.03'ten ertesi sabah 09.00'a kadar Rojin'in internet paketi üzerinden yoğun bir veri akışı tespit edildi.

"Telefonu Rojin değil, onu kaçıranlar kullandı"

Bulguları değerlendiren avukat Abdurrahman Karabulut, cinayet şüphesini açıkça ortaya koyan şu açıklamayı yaptı:

"Rojin son kaybolduğu noktaya gidene kadar telefonla görüşüyordu. Ancak 19.04 ile 20.03 arası bir kesinti var. Ne olduysa tam o esnada oldu. Saat 20.03'ten sonra sabaha kadar kendisini arayan onlarca kişi olmasına rağmen bu aramalar yanıtsız kaldı ancak internetten veri akışı devam etti. Bu durum, telefonun o dakikadan itibaren Rojin'i kaçıran veya öldüren faillerin elinde olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Telefon açık olsaydı, Rojin gelen aramalara mutlaka yanıt verirdi."

Aileden "JASAT" ve deniz araçları talebi

Soruşturmada çember daralırken aile, dosyanın emniyetten alınarak bu tür spesifik olaylarda uzmanlaşmış olan JASAT'a (Jandarma Suç Araştırma Timi) devredilmesini talep etti. Ayrıca olayın yaşandığı saatlerde Van Gölü'nde bulunan tüm deniz araçlarının ve teknelerin de şüpheli sıfatıyla mercek altına alınması istendi.

DNA soruşturması genişliyor: Hedef 2 bin 500 kişi

Daha önce Adli Tıp Kurumu raporlarında Rojin Kabaiş'in kıyafetlerinde ve mahrem bölgelerinde iki farklı erkeğe ait DNA kalıntıları saptanmıştı. Bugüne kadar şüpheli sıfatıyla 600'e yakın kişiden alınan DNA örnekleri bu kalıntılarla eşleşmedi. Cumhuriyet Savcılığı'nın, bölgedeki şüpheli profilini büyüterek DNA incelemesini 2 bin 500'ün üzerinde kişiye yaymayı hedeflediği öğrenildi.

Kilitlenen 10 haneli ekran şifresi nedeniyle küresel siber firmalarının dahi açmakta zorlandığı telefonun, Mersin'deki yerli teknik bilirkişiler tarafından tamamen kopyalanması halinde, 27 Eylül'deki o karanlık gecenin tüm sorumlularının açığa çıkarılması bekleniyor.

8 milyonluk rüşveti mahkemede anlattı

İBB davasının 2. duruşmasının 4'üncü gününde, savunma yapan tutuksuz sanık iş insanı Hamit Demir, "2017'de ruhsatlarımızı çıkarma esnasında belediye gelirler müdürlüğüne gittiğimde bana, 'belediyeye bir ödeme yapacaksınız' dediler. Beni bir arkadaşa yönlendirdiler. O kişi bana, '8 milyon civarı bir ödeme yaparsanız, bu konuda destek oluruz' dedi. Baktım ki, yapmak zorundayım, yapmasam sıkıntı yaşayacağım. Ben de, 'şu anda hiç param yok, bu konuda nasıl destek olursunuz' dedim. Konuşma sonrası ruhsatlarımı aldım, inşaatımı yapıp bitirdim" dedi

20.08.2026 17:40:00 / Güncelleme: 21.08.2026 08:00:14
İhlas Haber Ajansı
 
8 milyonluk rüşveti mahkemede anlattı
8 milyonluk rüşveti mahkemede anlattı
'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ikinci duruşmasının görülmesine, 4'üncü gününde devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde görülen duruşmada, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor. Duruşmada, davanın soruşturma aşamasında tutuklanan ve daha sonra tahliye edilen İBB Özel Kalem Müdürü tutuksuz sanık Kadriye Kasapoğlu savunma yaptı.

"Benden bir suç örgütü üyesi çıkması mümkün değildir"

Sanık Kasapoğlu, savunmasında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "19 Mart'ta 100 çalışanım ve İBB başkanım gözaltına alındı. Bir suçun delillerini yok etmek için suç olması lazım. Bu iddiaları reddediyorum, böyle bir durum söz konusu değildir. Mesai arkadaşım Caner Kara'ya bir şeyler taşıtma talimatım olmamıştır. Bu iddia, beni yarısından fazlasını tanımadığım, örgüt olarak nitelendirilen insanların arasına koymuştur. Ben özel kalem müdürüyüm. Ben, devletin bana para verdiği işle yargılandım. Benden bir suç örgütü üyesi çıkması mümkün değildir. Ben, bir özel kalem müdürünün yetkileri dışına çıkarak bir işlem yapmadım" ifadelerini kullandı.

"İmamoğlu'ndan ruhsatlama konusunda destek istedim, 'tabii ki oluruz' dedi"

Kasapoğlu'nun savunmasının ardından tutuksuz sanık iş insanı Hamit Demir savunma yaptı. Savunmasında, savcılık aşamasında verdiği ifadeye açıklık getirmek istediğini vurgulayan sanık Demir, "2013 yılının son çeyreğinde Yusuf Uzun'a gittim. Uzun, bir arazi için 'çok sorunludur, bunu seçimden sonra gündeme getirelim' dedi. Savcılık İfademde, 'ruhsat alındı, sözleşme yapıldı' gibi karışıklığa neden olacak ifadeler yer aldı. Ben Murat Ongun'la herhangi bir görüşmem ve bir araya gelmem olmamıştır. 2010 senesinde ben, Beylikdüzü'nde ilk projemi yaparken bana bir plancı lazımdı.

Ben o zaman AK Parti belediye başkan yardımcısı Ali Bey'e, 'bir plancıya ihtiyacım var, bana destek olur musun' dedim. O da bana, 'Murat Çalık diye bir arkadaş var, biz de çalışıyoruz. Onunla görüşebilirsin' dedi ve numarasını verdi. Ben de görüştüm. Görüşmenin ardından da yaklaşık üç yıl Çalık ile beraber çalıştık. Sonra belediye seçimlerinde Murat Bey'le yolları ayırdık. Başka bir arkadaşla çalışmaya başladık. Burada çok hacizler vardı, çok davalar vardı. Malikler birbirine girmişti. Ben bura için çalışma yapmaya başlarken, Murat Çalık'a, 'burayı alacağım' dedim. O da bana, 'burası çok sorunlu, sıkıntılı. Açarsa açabilirsen al. Bu senin kararın' dedi. Ben de aldım. Aldıktan sonra yürütmelere başladım, görüşmelere. Belirli bir süre sonra satın almalar başladı. Sonraki süreçte Ekrem İmamoğlu'ndan randevu istedim. 2015 yılında İmamoğlu ile görüştüm. Dedim ki, 'bu arazileri alıyorum ama biraz sıkıntılı süreç, ruhsatlama konusunda destek istiyorum' dedim. O da, 'tabii ki oluruz' dedi" şeklinde konuştu.

"Belediye gelirler müdürlüğüne gittiğimde bana, '8 milyon civarı bir ödeme yaparsanız, bu konuda destek oluruz' dedi"

Savunmasına devam eden sanık Hamit Demir, "2017'de ruhsatlarımızı çıkarma esnasında belediye gelirler müdürlüğüne gittiğimde bana, 'belediyeye bir ödeme yapacaksınız' dediler. Beni bir arkadaşa yönlendirdiler.

O kişi bana, '8 milyon civarı bir ödeme yaparsanız, bu konuda destek oluruz' dedi. Baktım ki, yapmak zorundayım, yapmasam sıkıntı yaşayacağım. Ben de, 'şu anda hiç param yok, bu konuda nasıl destek olursunuz' dedim. Konuşma sonrası ruhsatlarımı aldım, inşaatımı yapıp bitirdim. Sonraki süreci şirketteki yöneticiler yürüttü. 8 milyon lira daire, çek ve nakit akışı oldu. Adem Soytekin'i ilk tanıdığımda benim taşeronluk işim vardı. Bir görüşmemde, Mehmet Murat Çalık da vardı. Çalık, Soytekin için dedi ki, 'düzgün bir arkadaş, buna iş verebilirsin' dedi. Ben de, 'bakarız' dedim. Şantiyeyi gezerken Soytekin bana, 'ben Ekrem Başkan'ın da işleri yapıyorum. Çok yoğun işim var, buraya da talibim' dedi. Biz de, 'değerlendirelim' dedik. Yönetim olarak değerlendirdikten sonra başka bir arkadaşla yürümeye karar verdik.

Adem Soytekin'i tercih etmeme nedenimiz, fiyattan ziyade tutumu, tavrı, şantiye şeflerinin kararıyla belirlendi. Murat Çalık sadece karşılaştığımız zaman 'ben, büyük, iyi bir taşeron aradım abi' dedi. Asla kimseyi tavsiye etmedi, yönlendirmedi. Sonraki süreçte biz bu dairelerin devamıyla ve belediye ödemeleriyle ilgili Adem Bey ile buluştuk. Buluşmada ona, 'buradaki inşaattan alır mısın' dedim. O ise kabul etmedi. Ondan sonra ki süreçte Adem Soytekin ile iş konularıyla ilgili görüşmedim" dedi. Duruşma, diğer sanıkların savunmaları ile devam ediyor.

BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın Cumartesi günü Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın yemekli davetine katılacağını açıkladı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın Cumartesi günü Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın yemekli davetine katılacağını açıkladı

20.08.2026 14:42:00
Haber Merkezi
 
BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın Cumartesi günü Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın yemekli davetine katılacağını açıkladı
BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın Cumartesi günü Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın yemekli davetine katılacağını açıkladı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın Cumartesi günü Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın yemekli davetine katılacağını açıkladı.
Davete 5 siyasi parti genel başkanının katılacağını ifade eden Önder, bu toplantının 'ittifak anlaşması' olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını belirterek, "Türkiye'nin bir milli ittifaka ihtiyacı vardır ama henüz konuşulmamış, anlaşılmamış mevzuların kamuoyunda konuşulmuş, anlaşılmış gibi gösterilmesini doğru bulmuyoruz" dedi. Önder şunları söyledi;
"Önümüzdeki cumartesi günü Ankara'da beş siyasi parti genel başkanı bir yemekte bir araya gelecek. Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ'ın daveti ve organizasyonuyla yapılan bu yemeğe Sayın Genel Başkanımız Hüseyin Baş Bey de katılacak. Bu toplantının yapılacak olmasının kamuoyuna yansıması üzerine kamuoyunda bu 5 partinin ittifak konusunda anlaştığı, yemeğe katılmayan partilerin ittifaka katılmak istemediği gibi bir algı oluşturulduğunu ve bu yönde tartışmalar yürüdüğünü görmekteyiz.

"Bu, ilk aşamada yapılan bir istişare toplantısıdır"

Öncelikle şunu ifade edelim: Bu, ilk aşamada yapılan bir istişare toplantısıdır. Elbette ki Türkiye'nin bir milli ittifaka ihtiyacı vardır. Bu ittifakın belli ilkeler üzerinde oluşturulması gereklidir. Tabii ki de Cumhuriyet'in kurucu değerleri, üniter yapımızın muhafaza edilmesi, millî birlik ve beraberliğimizin korunması, bu ilkeler üzerinden bir ittifakın şekillenmesi Türkiye için yakıcı bir ihtiyaçtır. Henüz konuşulmamış, anlaşılmamış mevzuların kamuoyunda konuşulmuş, anlaşılmış ve burada olmayanların da sanki buna tepki gösteriyor, buna uzak durmaya çalışıyor, ittifak yapmak istemiyor gibi bir algı oluşturulmasını biz doğru bulmuyoruz. Türkiye'nin ittifaka ihtiyacı var. Hem de çok daha geniş çaplı bir ittifaka, bütün millî duruş sahibi olan siyasi partilerin katılacağı bir ittifaka ihtiyacı var."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.