logo
05 ŞUBAT 2026

Mevsimsel değişimler ruh halimizi etkiliyor

Nisan ayının gelmesiyle birlikte artan hava sıcaklıkları nedeniyle vatandaşlarda bahar yorgunluğu görülmeye başlandı

07.04.2024 11:53:00
İhlas Haber Ajansı
Mevsimsel değişimler ruh halimizi etkiliyor
Mevsimsel değişimler ruh halimizi etkiliyor
Nisan ayının gelmesiyle birlikte artan hava sıcaklıkları nedeniyle vatandaşlarda bahar yorgunluğu görülmeye başlandı. Baharın getirdiği iklimsel değişikliklerle başa çıkmak için bireylerin düzenli bir rutin oluşturması gerektiğini söyleyen Tokat Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Erdem, "Bu durumdaki vatandaşların kendilerini destekleyici aktivitelere yönelmeleri gerekiyor. Bu sayede, bahar yorgunluğunun etkileri en aza indirilerek uyum süreci kolaylaşabilir" dedi.

Günümüzde pek çok insanın ruh halini, mevsimsel değişikliklerin etkilediği bilimsel olarak kabul ediliyor. Özellikle değişen iklim şartları, bireylerin psikolojisinde belirgin etkiler oluşturabiliyor. Kışın başlangıcıyla birlikte bazı insanlarda halsizlik, motivasyon eksikliği gibi belirtiler görülebilirken, yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte ise canlılık ve enerji artışı gözlemlenebiliyor.

Ancak, bu iklimsel değişimlere uyum sağlamak bazı bireyler için zor olabiliyor. Uzmanlara göre, bahar mevsimi özellikle bir adaptasyon dönemi olarak karşımıza çıkıyor. Kışın getirdiği yoğun çalışma temposundan sonra, bahara geçişte bireylerde bir yorgunluk hissi oluşabiliyor. Bu adaptasyon sürecini kolaylaştırmak için uzmanlar, bireylerin öncelikle bir rutin oluşturmalarını öneriyor. Rutin, bir hobi veya spor gibi etkinliklerle desteklenebilirken, özellikle şoförler gibi belirli bir rutin içinde olan kişiler, bu değişimlere daha kolay adapte olabiliyor. Ayrıca uzmanlar tarafından yapılan araştırmalara göre bazı karakteristik özelliklerin, iklimsel değişiklikler karşısındaki tepkileri farklılık gösterebiliyor.

'Psikolojik olarak beyinlerini bir adaptasyon sürecine sokmaları gerekiyor'

Bahar yorgunluğu hakkında İhlas Haber Ajansı'na özel açıklama yapan Tokat Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Erdem, 'Bahar yorgunluğu bireylerin aslında iklimlerin etkisiyle yaşamış oldukları psikolojik belli belirtiler vardır. Mesela kışın başlarında olan, yazın başlarında olan belli psikolojik durumlar yaşarız. Mesela yazın gelmesiyle beraber bireylerde bir coşku durumu, işte bir istek hali başlarken kış ve kışa benzer soğuk iklimlerde tam tersi durumlar yaşanır. Baharda da aslında bireyler tam bir ara dönem yaşıyor.

Yani kışın yorgunluğu geçerken yazın işte o coşkulu tarafına geçilecek ama tam bu adaptasyon noktasında bireylerin bünyesi sorun yaşıyor. Tam o geçiş döneminde bireyler kış dönemindeki yaşadıkları, yaptıkları işlerin etkisiyle beraber, o yorgunlukla bahara geçtiklerinde güzel iklimin tam başlangıcına geçtiklerinde bir yorgunluk durumu oluşabiliyordu. Şimdi insanların özellikle eğer bir rutinleri yoksa önce bir rutin oluşturmaları gerekiyor. Yani psikolojik olarak beyinlerini bir adaptasyon sürecine sokmaları gerekiyor. Çünkü kışın o sürekli çalışma temposu bir rutin olarak beyin tarafından kabul edilmiyor.

O onların normaline dönüşmüş oluyor ama rutinden kastım bir etkinlik. Mesela bir hobi, bir spor. Onlarla ilgilenmeye başladıklarında o adaptasyon sürecini kolaylaştırıyorlar. Şoförler için de aynı şey geçerli. Yani aslında belli bir rutinin içerisinde oldukları için buna alışıyorlar. Adapte oluyorlar. Fakat bu baharın getirmiş olduğu iklimsel adaptasyon noktasında bir zorluk oluşturuyor. Bu kolaylığı sağlamak için de dediğim gibi onlar da yine vitamin desteğiyle beraber etkinlikleri ve hobileri arttırarak bu yorgunluğu onların üzerindeki etkisini birazcık daha azaltabilirler' dedi.

'Karakteristik özelliklere göre kişiden kişiye değişkenlik gösterebilir'

Bu sorunların kişiden kişiye de farklılık gösterebildiğine vurgu yapan Erdem, 'Bu kişiden kişiye de değişiyor. Yapılan bazı çalışmalarda bazı karakter özelliklerin bu iklimsel değişikliklerde farklı şekilde etkilendiğini gösteriyor. Yani bunu yapınca da tamamen azalacak bir kaide yok. Bireyler dediklerimi yaparak sadece bu uyumu kolaylaştırabilirler' diye konuştu.İHA

Muhalefet Erdoğan'ın seçim kampanyasına katkı veriyor! Siyasetçi Emin Şirin açıkladı

Siyasetçi Emin Şirin, "bu meclis teşekkül ederken AK Parti ve MHP bugün yaptıklarının tam tersini söylediler. CHP de bugün yaptıklarının tersini söyleyerek bu meclise girdi" dedi 

05.02.2026 00:49:00
Ahmet Turan Yiğit
Muhalefet Erdoğan'ın seçim kampanyasına katkı veriyor! Siyasetçi Emin Şirin açıkladı
Muhalefet Erdoğan'ın seçim kampanyasına katkı veriyor! Siyasetçi Emin Şirin açıkladı
Siyasetçi Emin Şirin, "Sayın Özgür Özel ve bugünkü CHP bu sürecin tam bir parçası ve katiyen bu rolün dışına çıkma temayülü içinde değil. Bizler şu görüşü savunduk. dedik ki, "Bugünkü meclisin hukuken bu konuları tartışma hakkı olsa da siyaseten bu hakkı yoktur. Zira bu meclis teşekkül ederken AK Parti ve MHP bugün yaptıklarının tam tersini söylediler. CHP de bugün yaptıklarının tersini söyleyerek bu meclise girdi. Şimdi bu çerçevede bir seçim yenilenmeden ve bu seçim yenilendikten sonra birçok yeni partiler yeni güçleriyle bu mecliste yer almadan bu konuların tartışılmaması lazım. Çünkü bu Türkiye'nin önümüzdeki 50 senesini etkileyebilecek seviyedeki çok büyük tartışmalar, çok büyük konular. Onun için CHP'nin ne yapması lazımdı? Erken seçimi zorlaması lazımdı" şeklinde konuştu.

Siyasetçi Emin Şirin'in konuşmasını izleyin:

Depremin Üçüncü Yılında Vicdana Davet

6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı yaklaşırken, Ali Can’dan toplumsal hafızaya ve ortak vicdana seslenen güçlü bir çağrı geldi. Yapılan önerilerde, anma gününün yalnızca bir tarih değil; ortak bir yas ve yüzleşme anına dönüşmesi gerektiği vurgulandı

05.02.2026 00:12:00
Haber Merkezi
Depremin Üçüncü Yılında Vicdana Davet
Depremin Üçüncü Yılında Vicdana Davet
Felaketin Saatinde Ortak Sessizlik
Depremin yaşandığı 04.17.35'te, 6 Şubat 2026 Cuma günü Türkiye genelinde eş zamanlı bir duruş çağrısı yapıldı. O dakikalarda hayatın durması, seslerin susması ve kayıpların hatırlanması istendi.
Sessiz Yas Alanları
Depremden etkilenen illerde açık alanlarda kurulacak sembolik yas kürsüleri ile vatandaşların kayıplarını anması, duygularını sessizlikle paylaşması ve dayanışmayı görünür kılması amaçlanıyor.
Eğlenceye Ara
6 Şubat günü müzikli ve eğlence içerikli etkinliklerin durdurulması çağrısında bulunulurken, yasla eğlencenin yan yana gelemeyeceği vurgulandı.
Enkaz Altındaki Bekleyişi Hissetmek
Anma günü için sembolik olarak uyumamak, yemek yememek ve su içmemek gibi ritüeller önerildi. Bu yaklaşımın, enkaz altında yaşam mücadelesi verenlerin çaresizliğine toplumsal bir yakınlık kurmayı hedeflediği belirtildi.

Epstein Türkiye'den kimseyi kaçırdı mı? UCİM Hukuk Müşaviri Yeşim Aydın Sağra anlattı

UCİM Hukuk Müşaviri Yeşim Aydın Sağra, uzun süredir takip edilen Epstein belgelerine ilişkin önemli açıklamalar yaptı

04.02.2026 21:00:00
Ahmet Turan Yiğit
Epstein Türkiye'den kimseyi kaçırdı mı? UCİM Hukuk Müşaviri Yeşim Aydın Sağra anlattı
Epstein Türkiye'den kimseyi kaçırdı mı? UCİM Hukuk Müşaviri Yeşim Aydın Sağra anlattı
UCİM Hukuk Müşaviri Yeşim Aydın Sağra, uzun süredir takip edilen Epstein belgelerine ilişkin önemli açıklamalar yaptı.
ABD'de yıllar önce başlayan ve uluslararası boyuta taşınan çocuk istismarı soruşturmasının, Türkiye'yi ilgilendiren olası bağlantıları UCİM Hukuk Müşaviri Yeşim Aydın Sağra tarafından ortaya konuldu.

UCİM Hukuk Müşaviri Yeşim Aydın Sağra'nın konuşmasını izleyin:

Balıkesir'deki yağışlar barajlara can oldu

Balıkesir'de içme ve kullanma suyu temininde büyük öneme sahip olan Gönen-Yenice ve İkizcetepeler barajlarındaki su doluluk oranları, etkili olan kar ve sağanak yağışlarla birlikte artış göstermeye devam ediyor

04.02.2026 17:53:00 / Güncelleme: 04.02.2026 17:55:32
İHA
Balıkesir'deki yağışlar barajlara can oldu
Balıkesir'deki yağışlar barajlara can oldu
Bölgede yaşanan yoğun yağışlar sonrası yapılan ölçümlerde, Gönen Barajı'nda doluluk oranı yüzde 90,22, İkizcetepeler Barajı'nda ise yüzde 16,77 olarak kaydedildi. Özellikle Balıkesir il merkezini besleyen barajlardaki artış, su kaynakları açısından umut verici olarak değerlendirildi.

Etkili sağanak yağışların ardından Gönen-Yenice Barajı'nın doluluk oranı kısa sürede yüzde 100 seviyesine ulaştı. Baraj güvenliğinin sağlanması ve muhtemel risklerin önüne geçilmesi amacıyla kontrollü su salımı gerçekleştirildi.

Geçtiğimiz aylarda yaşanan kuraklık nedeniyle su seviyesi yüzde 7'lere kadar gerileyen İkizcetepeler Barajı'nda ise son yağışlarla birlikte belirgin bir yükseliş yaşandı. Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi (BASKİ) tarafından paylaşılan verilere göre, Devlet Su İşleri (DSİ) ölçümleri sonucunda barajdaki doluluk oranı kritik seviyelerin üzerine çıkarak yüzde 16,77 seviyesine ulaştı.



Yetkililer, Balıkesir il merkezinde etkili olan sağanak yağışlar ile birlikte kırsal mahallelerde görülen yoğun kar yağışlarının barajlardaki su seviyesinin yükselmesinde önemli rol oynadığını ifade etti. Zaman zaman il merkezinde su kesintilerine kadar varan sürecin, artan yağışlarla birlikte geçici de olsa rahatlama sağladığı belirtilirken, önümüzdeki bahar aylarında beklenen yağışlarla su doluluk oranlarının daha da artması öngörülüyor.

Gönen Barajı'ndaki yükselen su seviyesi, bölgedeki tarım kesimini de sevindirdi. Özellikle çeltik üreticileri, yaz sezonu öncesinde barajın doluluk oranının artmasını olumlu karşıladı. Yağışların, ekim döneminde yaşanabilecek su sıkıntılarını bir nebze olsun azaltacağı ifade edildi.



Yetkililerden alınan bilgilere göre, Gönen Baraj Gölü ile birlikte Kumköy Regülatörü'ne gelen su da kontrollü şekilde tahliye ediliyor. Ilıcaoba altı Gönen Barajı regülatöründe bulunan 6 kapaktan 5'inin açıldığı, suyun kontrollü olarak bırakıldığı bildirildi.

Öte yandan, artan su seviyesi nedeniyle Gönen Çayı taştı. Gönen merkezde çay çevresinde bulunan bazı bahçeler sular altında kalırken, taşkın riski bulunan dere yatakları ve alçak kesimler için belediye ve ilgili kurumlar tarafından uyarılar yapıldı.

Yetkililer, özellikle kırsal alanlarda ve dere yataklarına yakın bölgelerde yaşayan vatandaşların dikkatli olmaları gerektiğini vurgularken, su baskını ve taşkın riskine karşı gerekli önlemlerin alındığını ifade etti. Kontrollü su salımının, baraj güvenliğinin sağlanması ve muhtemel büyük taşkınların önlenmesi amacıyla sürdürüleceği belirtildi.

30'uncu kattan düşen çocuk hayatını kaybetti

İstanbul Sarıyer'de lüks bir sitede bulunan binanın 30'uncu katından düşen 12 yaşındaki çocuk yaşamını yitirdi

04.02.2026 14:07:00
İhlas Haber Ajansı
30'uncu kattan düşen çocuk hayatını kaybetti
30'uncu kattan düşen çocuk hayatını kaybetti
Olay, 1 Şubat Pazar günü saat 23.00 sıralarında Ayazağa Mahallesi'nde bulunan Ağaoğlu My Home Maslak'ta meydana geldi. İddialara göre, Fikret Ömer Akıncı (12), akşam saatlerinde yaşadığı binanın 30'uncu katındaki dairede balkona çıktı.

Akıncı, henüz bilinmeyen bir nedenle balkondan aşağıya düştü. Yere düşen çocuğu gören vatandaşlar durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.

Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Fikret Ömer Akıncı'nın hayatını kaybettiğini belirledi. Evde bulunan anne, çocuğunun evin mutfak bölümündeki balkondan sarktığını ve düştüğünü, herhangi bir hastalığının bulunmadığını ve psikolojik ilaç kullanmadığını ifade etti.

Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından Akıncı'nın cansız bedeni, Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.