'MHP ile el ele kardeşliğin olduğu bir Türkiye'yi inşa edeceğiz'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İttifak ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi'yle el ele, omuz omuza verecek, her metrekaresinde huzurun, güvenliğin, refahın ve kardeşliğin olduğu bir Türkiye'yi adım adım inşa edeceğiz" dedi.
20.05.2026 16:20:00
İhlas Haber Ajansı
İhlas Haber Ajansı





Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İttifak ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi'yle el ele, omuz omuza verecek, her metrekaresinde huzurun, güvenliğin, refahın ve kardeşliğin olduğu bir Türkiye'yi adım adım inşa edeceğiz" dedi

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gerçekleştirilen grup toplantısında konuştu. Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, grup toplantısının ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını diledi.
Erdoğan, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı aralarında sporcuların da olduğu 200'ü aşkın genç ile Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde kutladıklarını dile getirerek, "Öncesinde cumartesi günü Kocaeli Spor Stadyumu'nun içini ve dışını hınca hınç dolduran gençlerimizle bir araya geldik. 207 üniversitemizden. 81 vilayetimizden gelen gençlerimiz ile ülkemizde misafir olarak bulunan üniversiteli genç kardeşlerimizin heyecanına ortak olduk. Stadyumun içi kadar dışı da çok farklıydı, heyecan vericiydi. Her yaştan, her kökenden, her gelir grubundan ve farklı hayat tarzından 100 bin gencimiz adeta bir insan seli olup Kocaeli'ne akmıştı. Kocaelili kardeşlerimiz de misafirlerine başarıyla ev sahipliği yaptılar.
Türkiye'nin beceri hazinesinin zenginliğine orada bir kere daha şahitlik ettik. Başta CHP olmak üzere muhalefeti kıskandıran, muhalefetin gençlerle ilgili iddialarını tek tek çürüten bir şölene imza attık. Kocaeli'ndeki şölen bizim sadece gençlerin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz buluşmalarımızdan 14'üncüsüydü. Bunun dışında kongrelerimizde, sohbet toplantılarımızda, farklı etkinliklerde özellikle de gençlerimizle yüzlerce defa bir araya geldik. Bu programlarda gençlerle birlikte bütün vatandaşlarımıza gönlümüzün kapılarını açtık. Yunus'un 'Biz kimseye kin tutmazuz, kamu alem birdir bize' anlayışıyla bu ülkenin tüm gençlerini aynı samimiyetle bağrımıza bastık" diye konuştu.
Gençleri hafife alan, gençlere sırtını dönen bir hareketin başarı şansının olmadığını aktaran Erdoğan, gençlerin omuz vermediği bir mücadelenin zafere ulaşamayacağını, kalıcı olamayacağını kaydetti.

"Kurulduğumuz ilk günden itibaren gençlerin en çok rağbet ettiği adres olduk"
AK Parti'nin kurulduğu ilk günden itibaren gençlerin en çok rağbet ettiği adres olduğunu belirten Erdoğan, "Sadece gençler için siyaset yapmadık. Siyaseti gençlerle birlikte yaptık. Üstenci, kibirli, yargılayan gençleri tedip ve tehdit eden söylemleri kapımıza hiçbir zaman yaklaştırmadık. Önce gençleri anlamaya çalıştık. Gençlerle empati kurmayı denedik. Ders vermek yerine gençlere kulak vermeyi tercih ettik. Gençlerimizin talep, beklenti ve sorunlarına yine gençlerimizle birlikte çözüm yolları geliştirdik.
Ortak akılla çözüm ürettik. Üniversitede fikir teri döken gençlerimizi önemsediğimiz kadar özellikle sanayide alın teri döken gençlerimize de ihtimam gösterdik. Başörtüleri dolayısıyla üniversiteye alınmayan gençlerimizin meseleleriyle ilgilendiğimiz kadar henüz ömrünün baharındayken hayatın zorluklarını göğüslemek zorunda kalan gençlerimizin dertleriyle de ilgilendik. Çamlıca Camii'nde hafızlık icazet merasimine katıldığımız çocuklarımız gibi AMATEM'lerde bağımlılık tedavisi gören yavrularımıza da şefkatle yaklaştık. İstiklal Marşı'mızı tüm dünyaya dinleten genç sporcularımızla iftihar ettiğimiz kadar başımıza icat çıkaran genç mühendislerimizle de iftihar ettik" ifadelerini kullandı.
Dün olduğu gibi bugün de gençlerin yargılanmadan önce dinlenmeyi, yaftalanmadan önce anlaşılmayı beklediğine dikkati çeken Başkan Erdoğan, gençlerin büyüklerden sadece kendilerine ders vermesini değil, aynı zamanda kendilerine değer verilmesini istediğine de vurgu yaptı.

"Hakareti siyaset zanneden CHP Genel Başkanının gençleri tahkir eden hezeyanlarının bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur"
Ön yargısız bir şekilde, açık bir kalp ve açık bir zihinle gençleri anlamaya, gençlerin ruh dünyalarının derinliklerine inmeye çalıştıklarını aktaran Erdoğan, "Gençlerimizi harflerle ayırıp, doğum yılına göre onları kategorize edenlerin, bizim ne yapmaya çalıştığımızı kavramakta zorlanmaları gayet doğaldır. Gençleri sarf malzemesi olarak yolsuzluklarını örtmek için bir istismar aracı olarak görenlerin, AK Parti'nin gençlerle kurduğu hasbi ve harbi ilişkiyi kıskanmalarına şaşırmamak gerekir.
Tilki uzanamadığı üzüme koruk dermiş. Bunlar da gençlik şölenimize çamur ve iftira atarak, kendi kifayetsizliklerini kapatmanın derdindedir. Hakareti siyaset zanneden CHP Genel Başkanı'nın gençleri tahkir eden, gençleri aşağılayan hezeyanlarının bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur. Çünkü bırakın stadyumda 100 bin gençle şölen yapmayı, bunlar salonları bile doldurmakta artık zorlanıyorlar. Bir senedir oradan oraya sürükledikleri CHP'li vatandaşlarımız da bunlardan umutlarını kesmeye, ortaya saçılan pislikler sebebiyle uzaklaşmaya başladı" açıklamasında bulundu.

"Cumhuriyeti kurmakla övünen CHP, üç beş kifayetsiz muhterisin elinde seçmenini utandıran bir parti haline dönüştü"
"Cumhuriyeti kurmakla övünen CHP, üç beş kifayetsiz muhterisin elinde seçmenini utandıran bir parti haline dönüştü" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Sokağa çıkmaya yüzleri yok. Vatandaşın, bilhassa da gençlerimizin yüzüne bakacak halleri yok. Tüm öfkeleri, bu hakikatin gençlerimiz tarafından da biliniyor olmasındandır. Gençlerimiz, ağızlarından liyakati düşürmeyenlerin, yönettikleri belediyeleri nasıl arpalığa çevirdiklerini çok net görüyor. Gençlerimiz, sürekli 'ahlaki üstünlükten' dem vuranların, nasıl bir ahlaksızlık batağına saplandıklarını çok net görüyor. Rüşvetsiz selam dahi almayanların içler acısı durumunu, bu ülkenin gençleri elbette görüyor, takip ediyor, bu açgözlülerle arasına mesafe koyuyor. Genel Başkan dâhil, CHP'nin rahatsızlığının temel sebebi işte budur.
Varsın beyefendiler rahatsız olsun. Biz, gençlere güvenmeye, gençlerimizin önünü açmaya devam edeceğiz. Milli ve manevi değerlerimiz ışığında, gençlerimizin en iyi, en donanımlı, en şuurlu şekilde yetişmeleri için elimizden gelen çabayı harcayacağız. Türkiye'nin aydınlık yarınlarının teminatı olacak Teknofest gençliğinin her alanda temayüz etmesi için seferberlik ruhuyla çalışmaya devam edeceğiz. Bu süreçte tabii ki yapıcı eleştirileri dikkate alacak, eksik varsa giderecek, gençlerimizle gönül bağımızı güçlendirmeye yönelik iyi niyetli teklif, tespit ve tenkitlerin gereğini yerine getirmekte, tereddüt göstermeyeceğiz."

"AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın gözünde bu ülkenin gençlerinin tamamı birdir"
Gençleri dinleyen, doğru anlayan, kıymet ve ehemmiyet veren bir iktidarın 23 buçuk yıldır iş başında olduğunu vurgulayan Erdoğan, "AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın gözünde bu ülkenin gençlerinin tamamı birdir, eşittir; aynı derecede sevgiye, hizmete, muhabbete layıktır.
Sizin güvenliğinizi, istikbalinizi, huzur ve esenliğinizi her şeyden çok önemsiyoruz. Sizin sporda, sanatta, bilimde, ilimde, kültürde, siyasette, bürokraside hak ettiğiniz yere gelmenizi çok önemsiyoruz. Sizin hayallerinizi gerçekleştirecek her türlü imkana sahip olmanızı çok önemsiyoruz. Biz size inanıyoruz, size güveniyoruz. Türkiye Yüzyılı'nın inşasını inşallah sizler tamamlayacaksınız. Yazacağınız başarı hikayeleriyle hem ailelerinizin hem de milletimizin kıvanç kaynağı olacaksınız. Her karışında bir yiğidin yattığı bu mübarek topraklar sizin. Her şehri ayrı güzel, her köşesinden tarih fışkıran bu cennet vatan sizin. Dostlarına güven, düşmanlarına korku salan bu büyük devlet sizin.
Mazisi zaferler ve mücadelelerle dolu bu necip millet sizin. Rengini aziz şehitlerimizin kanından alan bu şanlı bayrak sizin. Yeni Türkiye sizin eseriniz olacak. Büyük ve güçlü Türkiye inşallah sizlerin omuzlarında yükselecek. Bunun için bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, hep birlikte büyük Türkiye'yi bu asrın parlayan yıldızı yapacağız" dedi.

"Bu hareket en başından itibaren millet davasıdır"
Erdoğan, yola çıkarken uzun bir yola, derin sulardan geçecekleri bir yola çıktıklarının idrakinde ve şuurunda olduklarını dile getirerek, "Kimse bize kolay olacak demedi. En başta, karşımızda merhum Menderes'in, merhum Polatkan'ın, merhum Zorlu'nun talihsiz hatıraları duruyordu. 27 Mayıs'ın, 12 Mart'ın, 12 Eylül'ün, 28 Şubat'ın tehditleri üzerimizde bir ağırlık olarak kendilerini hissettiriyordu.
Kimilerimiz işkencelerden geçti, kimilerimiz hapislerde yattı, partilerimiz kapatıldı, siyasi yürüyüşlerimiz engellendi, yok sayıldık, ötelendik, dışlandık; kendi öz yurdumuzda örselendik. Hiçbir zaman korkmadık, hiçbir zaman vazgeçmedik. Çünkü bu hareket, bir kişiye, bir gruba çıkar sağlama hareketi değildir. Bu hareket, kişisel rant peşinde koşan bir hareket değildir. Bu hareket, köksüz bir hareket değildir, saman alevi gibi parlayıp sönecek bir hareket hiç değildir. Bu hareket, en başından itibaren millet davasıdır, memleket davasıdır, büyük Türkiye davasıdır, bu hareket ümmet davasıdır" ifadelerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gerçekleştirilen grup toplantısında konuştu. Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, grup toplantısının ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını diledi.
Erdoğan, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı aralarında sporcuların da olduğu 200'ü aşkın genç ile Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde kutladıklarını dile getirerek, "Öncesinde cumartesi günü Kocaeli Spor Stadyumu'nun içini ve dışını hınca hınç dolduran gençlerimizle bir araya geldik. 207 üniversitemizden. 81 vilayetimizden gelen gençlerimiz ile ülkemizde misafir olarak bulunan üniversiteli genç kardeşlerimizin heyecanına ortak olduk. Stadyumun içi kadar dışı da çok farklıydı, heyecan vericiydi. Her yaştan, her kökenden, her gelir grubundan ve farklı hayat tarzından 100 bin gencimiz adeta bir insan seli olup Kocaeli'ne akmıştı. Kocaelili kardeşlerimiz de misafirlerine başarıyla ev sahipliği yaptılar.
Türkiye'nin beceri hazinesinin zenginliğine orada bir kere daha şahitlik ettik. Başta CHP olmak üzere muhalefeti kıskandıran, muhalefetin gençlerle ilgili iddialarını tek tek çürüten bir şölene imza attık. Kocaeli'ndeki şölen bizim sadece gençlerin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz buluşmalarımızdan 14'üncüsüydü. Bunun dışında kongrelerimizde, sohbet toplantılarımızda, farklı etkinliklerde özellikle de gençlerimizle yüzlerce defa bir araya geldik. Bu programlarda gençlerle birlikte bütün vatandaşlarımıza gönlümüzün kapılarını açtık. Yunus'un 'Biz kimseye kin tutmazuz, kamu alem birdir bize' anlayışıyla bu ülkenin tüm gençlerini aynı samimiyetle bağrımıza bastık" diye konuştu.
Gençleri hafife alan, gençlere sırtını dönen bir hareketin başarı şansının olmadığını aktaran Erdoğan, gençlerin omuz vermediği bir mücadelenin zafere ulaşamayacağını, kalıcı olamayacağını kaydetti.

"Kurulduğumuz ilk günden itibaren gençlerin en çok rağbet ettiği adres olduk"
AK Parti'nin kurulduğu ilk günden itibaren gençlerin en çok rağbet ettiği adres olduğunu belirten Erdoğan, "Sadece gençler için siyaset yapmadık. Siyaseti gençlerle birlikte yaptık. Üstenci, kibirli, yargılayan gençleri tedip ve tehdit eden söylemleri kapımıza hiçbir zaman yaklaştırmadık. Önce gençleri anlamaya çalıştık. Gençlerle empati kurmayı denedik. Ders vermek yerine gençlere kulak vermeyi tercih ettik. Gençlerimizin talep, beklenti ve sorunlarına yine gençlerimizle birlikte çözüm yolları geliştirdik.
Ortak akılla çözüm ürettik. Üniversitede fikir teri döken gençlerimizi önemsediğimiz kadar özellikle sanayide alın teri döken gençlerimize de ihtimam gösterdik. Başörtüleri dolayısıyla üniversiteye alınmayan gençlerimizin meseleleriyle ilgilendiğimiz kadar henüz ömrünün baharındayken hayatın zorluklarını göğüslemek zorunda kalan gençlerimizin dertleriyle de ilgilendik. Çamlıca Camii'nde hafızlık icazet merasimine katıldığımız çocuklarımız gibi AMATEM'lerde bağımlılık tedavisi gören yavrularımıza da şefkatle yaklaştık. İstiklal Marşı'mızı tüm dünyaya dinleten genç sporcularımızla iftihar ettiğimiz kadar başımıza icat çıkaran genç mühendislerimizle de iftihar ettik" ifadelerini kullandı.
Dün olduğu gibi bugün de gençlerin yargılanmadan önce dinlenmeyi, yaftalanmadan önce anlaşılmayı beklediğine dikkati çeken Başkan Erdoğan, gençlerin büyüklerden sadece kendilerine ders vermesini değil, aynı zamanda kendilerine değer verilmesini istediğine de vurgu yaptı.

"Hakareti siyaset zanneden CHP Genel Başkanının gençleri tahkir eden hezeyanlarının bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur"
Ön yargısız bir şekilde, açık bir kalp ve açık bir zihinle gençleri anlamaya, gençlerin ruh dünyalarının derinliklerine inmeye çalıştıklarını aktaran Erdoğan, "Gençlerimizi harflerle ayırıp, doğum yılına göre onları kategorize edenlerin, bizim ne yapmaya çalıştığımızı kavramakta zorlanmaları gayet doğaldır. Gençleri sarf malzemesi olarak yolsuzluklarını örtmek için bir istismar aracı olarak görenlerin, AK Parti'nin gençlerle kurduğu hasbi ve harbi ilişkiyi kıskanmalarına şaşırmamak gerekir.
Tilki uzanamadığı üzüme koruk dermiş. Bunlar da gençlik şölenimize çamur ve iftira atarak, kendi kifayetsizliklerini kapatmanın derdindedir. Hakareti siyaset zanneden CHP Genel Başkanı'nın gençleri tahkir eden, gençleri aşağılayan hezeyanlarının bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur. Çünkü bırakın stadyumda 100 bin gençle şölen yapmayı, bunlar salonları bile doldurmakta artık zorlanıyorlar. Bir senedir oradan oraya sürükledikleri CHP'li vatandaşlarımız da bunlardan umutlarını kesmeye, ortaya saçılan pislikler sebebiyle uzaklaşmaya başladı" açıklamasında bulundu.

"Cumhuriyeti kurmakla övünen CHP, üç beş kifayetsiz muhterisin elinde seçmenini utandıran bir parti haline dönüştü"
"Cumhuriyeti kurmakla övünen CHP, üç beş kifayetsiz muhterisin elinde seçmenini utandıran bir parti haline dönüştü" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Sokağa çıkmaya yüzleri yok. Vatandaşın, bilhassa da gençlerimizin yüzüne bakacak halleri yok. Tüm öfkeleri, bu hakikatin gençlerimiz tarafından da biliniyor olmasındandır. Gençlerimiz, ağızlarından liyakati düşürmeyenlerin, yönettikleri belediyeleri nasıl arpalığa çevirdiklerini çok net görüyor. Gençlerimiz, sürekli 'ahlaki üstünlükten' dem vuranların, nasıl bir ahlaksızlık batağına saplandıklarını çok net görüyor. Rüşvetsiz selam dahi almayanların içler acısı durumunu, bu ülkenin gençleri elbette görüyor, takip ediyor, bu açgözlülerle arasına mesafe koyuyor. Genel Başkan dâhil, CHP'nin rahatsızlığının temel sebebi işte budur.
Varsın beyefendiler rahatsız olsun. Biz, gençlere güvenmeye, gençlerimizin önünü açmaya devam edeceğiz. Milli ve manevi değerlerimiz ışığında, gençlerimizin en iyi, en donanımlı, en şuurlu şekilde yetişmeleri için elimizden gelen çabayı harcayacağız. Türkiye'nin aydınlık yarınlarının teminatı olacak Teknofest gençliğinin her alanda temayüz etmesi için seferberlik ruhuyla çalışmaya devam edeceğiz. Bu süreçte tabii ki yapıcı eleştirileri dikkate alacak, eksik varsa giderecek, gençlerimizle gönül bağımızı güçlendirmeye yönelik iyi niyetli teklif, tespit ve tenkitlerin gereğini yerine getirmekte, tereddüt göstermeyeceğiz."

"AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın gözünde bu ülkenin gençlerinin tamamı birdir"
Gençleri dinleyen, doğru anlayan, kıymet ve ehemmiyet veren bir iktidarın 23 buçuk yıldır iş başında olduğunu vurgulayan Erdoğan, "AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın gözünde bu ülkenin gençlerinin tamamı birdir, eşittir; aynı derecede sevgiye, hizmete, muhabbete layıktır.
Sizin güvenliğinizi, istikbalinizi, huzur ve esenliğinizi her şeyden çok önemsiyoruz. Sizin sporda, sanatta, bilimde, ilimde, kültürde, siyasette, bürokraside hak ettiğiniz yere gelmenizi çok önemsiyoruz. Sizin hayallerinizi gerçekleştirecek her türlü imkana sahip olmanızı çok önemsiyoruz. Biz size inanıyoruz, size güveniyoruz. Türkiye Yüzyılı'nın inşasını inşallah sizler tamamlayacaksınız. Yazacağınız başarı hikayeleriyle hem ailelerinizin hem de milletimizin kıvanç kaynağı olacaksınız. Her karışında bir yiğidin yattığı bu mübarek topraklar sizin. Her şehri ayrı güzel, her köşesinden tarih fışkıran bu cennet vatan sizin. Dostlarına güven, düşmanlarına korku salan bu büyük devlet sizin.
Mazisi zaferler ve mücadelelerle dolu bu necip millet sizin. Rengini aziz şehitlerimizin kanından alan bu şanlı bayrak sizin. Yeni Türkiye sizin eseriniz olacak. Büyük ve güçlü Türkiye inşallah sizlerin omuzlarında yükselecek. Bunun için bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, hep birlikte büyük Türkiye'yi bu asrın parlayan yıldızı yapacağız" dedi.

"Bu hareket en başından itibaren millet davasıdır"
Erdoğan, yola çıkarken uzun bir yola, derin sulardan geçecekleri bir yola çıktıklarının idrakinde ve şuurunda olduklarını dile getirerek, "Kimse bize kolay olacak demedi. En başta, karşımızda merhum Menderes'in, merhum Polatkan'ın, merhum Zorlu'nun talihsiz hatıraları duruyordu. 27 Mayıs'ın, 12 Mart'ın, 12 Eylül'ün, 28 Şubat'ın tehditleri üzerimizde bir ağırlık olarak kendilerini hissettiriyordu.
Kimilerimiz işkencelerden geçti, kimilerimiz hapislerde yattı, partilerimiz kapatıldı, siyasi yürüyüşlerimiz engellendi, yok sayıldık, ötelendik, dışlandık; kendi öz yurdumuzda örselendik. Hiçbir zaman korkmadık, hiçbir zaman vazgeçmedik. Çünkü bu hareket, bir kişiye, bir gruba çıkar sağlama hareketi değildir. Bu hareket, kişisel rant peşinde koşan bir hareket değildir. Bu hareket, köksüz bir hareket değildir, saman alevi gibi parlayıp sönecek bir hareket hiç değildir. Bu hareket, en başından itibaren millet davasıdır, memleket davasıdır, büyük Türkiye davasıdır, bu hareket ümmet davasıdır" ifadelerine yer verdi.

























































































