logo
09 ŞUBAT 2026

Milletimizin "Bana ne'" deme lüksü yok

28.12.2011 00:00:00
74 milyonluk Türk milleti olarak hep beraber aynı gemideyiz.Bu "gemi teşbihi", Yüce peygamberimiz Alemlere rahmet Hz. Muhammed'in (S.A.V.) benzetmesi (Buhari, Sahih, Şehadet 30, Şirket 60).Gemi adeta alabora olmuş vaziyette bir o yana, bir bu yana savrulurken? Gemi alttan-üstten, sağdan-soldan delinirken? Geminin yolcuları darmadağın halde iken? Bana ne, deme lüksümüz yok! Olan bitenleri görmezlikten, duymazlıktan gelme şansımız yok!Ceplerine üç-beş kuruş harçlık konanlar, yine Hz. Peygamber'in (S.A.V.) beyanıyla "ahir zamanda dinlerini beş paralık dünya menfaatine satanlar" (Müslim, Sahih, İman 186; Tirmizi, Sünen, Fiten 30, 33; Ebu Davud, Sünen, Fiten 2) veya tuttukları iktidar balından parmak yalayanlar, ne anormallik var gemide, nerede yanlışlık var, diyebilirler. Ama artık görünen köy kılavuz istemeyecek kadar "devlet ve millet işleri"nin şirazesi çıkmıştır.Devlet gemimizin çarkı, yabancıların borç ve faiziyle dönmeye mahkum vaziyettedir.PETKİM'inden TÜPRAŞ'ına, şeker fabrikalarından madenlerimize kadar devlete gelir getiren işletmeler ve millete ait ne varsa kelepir fiyatına elden çıkartılmış, yabancılara devredilmiş; topraklarımızın son parsellerinin yabancılara 25'er hektar halinde satılmasının hazırlıkları yapılıyor.Bu peşkeş furyasına rağmen devlet e milletin sırtındaki borçlar azalmıyor; bilakis borç ve faizleri katlandıkça katlanıyor.Milletin büyük çoğunluğunu oluşturan köylü-çiftçi, işçi-memur, emekli ve dar gelirlinin ahvali perişandır.İşçi-memur, emekli yüzde 2- yüzde 3'lük zamlarla avutuluyor. Bakan, vekil ve danışmanları ise, yüzde 100 ilâ yüzde 170 oranlarındaki zamlarla kaymaklanıyor.Devlet gemisinin çarkları "demokratik ataklar"la sökülüyor. Millet bölündükçe bölünüyor. Adalet mekanizması "yerinde ve zamanında" adalet dağıtamıyor.Toplumumuz asırlarca yoğurarak "millet yapan" ve ayakta tutan maddi-manevi değerler ve mukaddesat dinamitleniyor, birer birer yok ediliyor. Yüce milletimizi tarihten bugüne besleyen ve bugünlere taşıyan "doğrular", "ölçüler", "gelenek", "kimlik", "kültür" ve hatta "medeniyet" namına bir şey bırakılmıyor.Aileler dağılıyor. Aile içi şiddet en mütedeyyin kesimlerde daha arttıkça artıyor. Öyle ki, aynı yastıkta 30-40 yılını geçiren eşlere varıncaya kadar boşanmalarda" patlamalar yaşanıyor.Haçlı dünyasının muharrefâtı ve batılları, Müslüman milletimize Hak diye yutturuluyor. Domuz eti, kasaplık et olarak satılıyor. Zina yasal zemin buluyor. Faiz ve fuhuş almış başını gidiyor.Yüce Allah'ın tesis ettiği "mü'minlerle kardeşlik"(Hucurat suresi, 10) şeklindeki ezelî ve ebedî evrensel esas rafa kaldırılıyor. Üstüne, Allah'ı haşa ikileyen-üçleyen müşriklerle "itikad kardeşliği", gayr-i Müslimlerle "işgal kardeşliği" tesis ediliyor.  İslam coğrafyasına çullanmış gayr-ı müslim işgalci ve zalimlerle işbirliği yapılıyor, destek sağlanıyor, aynı safta buluşmalar gerçekleşiyor? Müslümanların canları, malları, yurtları, namusları ve her türlü hakları işgal çizmeleriyle çiğneniyor.Erbabınca ma'lumdur; bütün bu ahvali, Yüce Allah, "zulüm" diye nitelendiriyor.İslam coğrafyasına çullananlara emir erliği yapan Türkiyeli İslamcılar ve yanlarına aldıkları "emme-basma tulumba gibi batıllarını tasdik eden hoca kılığındaki zavallılar",  Yüce Allah'ın "Zalimlere meyletmeyin; aksi taktirde ateş sizi yakar" (Hûd Suresi, 113) ikazına kulak dahi kabartmıyorlar.Dahasını sıralamaya hacet yok? Bu ahval ve icraatlar, devlet alabora ediyor, millet ve medeniyetimizi yok oluşa sürüklüyor. İlahî ikazda zikredilen "ateş çemberi" gittikçe daralıyor!Zerre kadar imanı, iz'anı ve vicdanı olan kişi, bu vaziyet karşısında "Bana ne?!" diyemez, "Elimizde ne gelir?!" diyemez, "Ne anlatırsan anlat, vız geliyor tırıs gidiyor, bunlardan adam olmaz! Artık bir şey anlatmıyorum" diyemez. Nasihat, ikaz ve irşadı terk edemez.Yüce Allah, böylesi ahvalde ikaz, irşat ve nasihati terk edip kabuklarına çekilenlerin kalplerini, o yanlışları işleyenlerin kalplerine benzeştirir. Kulakları ve kalpleri mühürlenir, helak olup giderler. Alemlere Rahmet Hz. Muhammed böyle tenbih ediyor bizlere (Tirmizi, Sünen, Tefsir 6; Ebu Davud, Sünen, Melahim 17).Geçmişte böylesi vahim vaziyet karşısında ikaz ve irşadı terk edenler, peygamberlerinin diliyle lanetlendiler, helak oldular. İçlerinde yanlış yapanları ikaz eden iman ve vicdan sahipleri, zamanla ikaz ve irşat hizmetlerini terk etmeye, artık bu toplum adam olmaz diyerek güya kendilerini ibadete vermeye koyuldular. Zamanla onlarla oturup-kalkmaya, yemeye-içmeye başladılar. Yüce Allah da, onların kalplerini de yanlış yapanlarınkine benzeştirdi, döndürdü. Ve lanetledi. Sonunda da hepsini helak edip insanlık sahnesinden siliverdi (Maide Suresi, 5/78; İbn Mace, Sünen, Fiten 20; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/392).Toplumların helâki bağlamında geçmişte olduğu gibi, bugün ve gelecekte de "ilahî kural" budur.Zerre kadar imanı, iz'anı ve vicdanı olan kimse, zerre kadar devlet ve milletini seven kişi, böyle bir yok oluşa müstahak olmadan önce, yanlış yapanların yanlışlarına engel olmaya, onları ikaz ve irşat etmeye koyulsun? Çağın bilgesi Prof. Dr. Haydar Baş beyin varını-yoğunu seferber ederek ilmiyle-irfanıyla, fikriyle-zikriyle, kalemiyle-kitabıyla, siyasetiyle-ticaretiyle, modeliyle-projeleriyle çalışması, işte böyle bir büyük tehlikeden devlet ve milletimizi koruyup kollamak içindir. Görene? Köre ne?!
 
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.