Milli Devlet faizi reddeder
Sosyal Devlet/Milli Devlet’in reel ve somut ekonomi modeli olan Milli Ekonomi Modeli’nde faiz, ekonomilerde dengeleri bozan, sermayenin belli ellerde tekelleşmesine yol açan ve sosyal adaleti engelleyen bir hastalık olarak görülmektedir
30.08.2026 03:24:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Sosyal Devlet/Milli Devlet'in reel ve somut ekonomi modeli olan Milli Ekonomi Modeli'nde faiz, ekonomilerde dengeleri bozan, sermayenin belli ellerde tekelleşmesine yol açan ve sosyal adaleti engelleyen bir hastalık olarak görülmektedir.
Çalışmadan para kazanmanın önünü açan, paranın belli ellerde tekelleşmesini sağlayan, talebi daraltan, işçi ücretlerini aşağıya çeken ve verimliliği düşüren faiz ile piyasaların dengede olması imkânsızdır.
Piyasa dengelerinin sağlanması için, üretim ve tüketim yapan herkesin cebinde para olması gerekir.

Faiz, paranın belli ellerde stoklanmasına sebep olduğu için; stoklanan para ile, ancak parayı elinde bulunduranlara var olan gelirden daha fazla pay almayı sağlayacak bir gelir transferi yapılmış olur.
Bu durum, gelir dağılımındaki dengesizliğin de sebebidir. Milli Devlet, sadece para ile para kazanan küçük bir azınlığın işine yarayan faizi reddetmektedir.

Faiz, ülke ekonomilerini çökerten öyle bir illettir ki; başlangıçta yatırım ve üretim için sermaye gruplarından faizle para alan ülkeler, zaman içinde önce aldıkları parayı ödemek, sonra da aldıkları paranın faizini ödemek için tekrar para almak zorunda kalmışlardır.
Sonuç, ülkemizde olduğu gibi, toplanan vergilerin halka hizmet için kullanılması yerine, birkaç küresel rant grubuna ve onların yerli taşeronlarına aktarılması olmaktadır. Faizin sebep olduğu iktisadi problemler şöyle sıralanabilir:

1– Üretim maliyetlerini arttırması, maliyet enflasyonuna sebep olması,
2– Talebi daraltarak ekonomilerde sürekli büyüme için gerekli olan tüketimi engelleyerek ekonomilerin krize girmesine neden olması,
3– İşçi ücretlerini aşağıya çekmesi… Çünkü maliyetleri artan üretici, bir taraftan piyasada tüketim daralırken; bu maliyet artışını fiyatlara yansıtmamak için diğer maliyet kalemlerinden kısıntıya gidecektir.
4– Parayı stoklayarak paranın vazifesini ifa etmesine engel olması,
5– Verimliği düşürmesi... Paranın piyasalardan çekilmesi ile, emeği devreye koyacak paranın bu vazifesini ifa edememesi, atıl işgücünü ortaya çıkarmaktadır.
6– Ülkeler, faizle birlikte borç batağına sokularak siyasi bağımsızlıkları ellerinden alınmaktadır.
7– Faiz batağına sokulan devletler, vergi gelirlerini vatandaşlarına hizmet olarak sunmak yerine, global tefecilere aktarmakta; böylece hem sosyal denge bozulmakta, hem de global soygun düzeni ortaya çıkmaktadır.
Bu ve benzeri sebeplerden dolayı Milli Devlet, faize karşıdır. Her şeyin özgürleştirilmesi sağlanırken paranın da özgürlüğüne kavuşması sağlanmalıdır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)
Çalışmadan para kazanmanın önünü açan, paranın belli ellerde tekelleşmesini sağlayan, talebi daraltan, işçi ücretlerini aşağıya çeken ve verimliliği düşüren faiz ile piyasaların dengede olması imkânsızdır.
Piyasa dengelerinin sağlanması için, üretim ve tüketim yapan herkesin cebinde para olması gerekir.

Faiz, paranın belli ellerde stoklanmasına sebep olduğu için; stoklanan para ile, ancak parayı elinde bulunduranlara var olan gelirden daha fazla pay almayı sağlayacak bir gelir transferi yapılmış olur.
Bu durum, gelir dağılımındaki dengesizliğin de sebebidir. Milli Devlet, sadece para ile para kazanan küçük bir azınlığın işine yarayan faizi reddetmektedir.

Faiz, ülke ekonomilerini çökerten öyle bir illettir ki; başlangıçta yatırım ve üretim için sermaye gruplarından faizle para alan ülkeler, zaman içinde önce aldıkları parayı ödemek, sonra da aldıkları paranın faizini ödemek için tekrar para almak zorunda kalmışlardır.
Sonuç, ülkemizde olduğu gibi, toplanan vergilerin halka hizmet için kullanılması yerine, birkaç küresel rant grubuna ve onların yerli taşeronlarına aktarılması olmaktadır. Faizin sebep olduğu iktisadi problemler şöyle sıralanabilir:

1– Üretim maliyetlerini arttırması, maliyet enflasyonuna sebep olması,
2– Talebi daraltarak ekonomilerde sürekli büyüme için gerekli olan tüketimi engelleyerek ekonomilerin krize girmesine neden olması,
3– İşçi ücretlerini aşağıya çekmesi… Çünkü maliyetleri artan üretici, bir taraftan piyasada tüketim daralırken; bu maliyet artışını fiyatlara yansıtmamak için diğer maliyet kalemlerinden kısıntıya gidecektir.
4– Parayı stoklayarak paranın vazifesini ifa etmesine engel olması,
5– Verimliği düşürmesi... Paranın piyasalardan çekilmesi ile, emeği devreye koyacak paranın bu vazifesini ifa edememesi, atıl işgücünü ortaya çıkarmaktadır.
6– Ülkeler, faizle birlikte borç batağına sokularak siyasi bağımsızlıkları ellerinden alınmaktadır.
7– Faiz batağına sokulan devletler, vergi gelirlerini vatandaşlarına hizmet olarak sunmak yerine, global tefecilere aktarmakta; böylece hem sosyal denge bozulmakta, hem de global soygun düzeni ortaya çıkmaktadır.
Bu ve benzeri sebeplerden dolayı Milli Devlet, faize karşıdır. Her şeyin özgürleştirilmesi sağlanırken paranın da özgürlüğüne kavuşması sağlanmalıdır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)





















































































































