logo
26 EKİM 2026

Milli devlet ve küreselleşme meselesi -5-

Milli Devlet’te ise, dini bütünlük milli bütünlüğün; milli bütünlük de dini bütünlüğün teminatıdır

26.10.2026 01:33:00
Haber Merkezi
 
Milli devlet ve küreselleşme meselesi -5-
Milli devlet ve küreselleşme meselesi -5-
Milli Devlet'te ise, dini bütünlük milli bütünlüğün; milli bütünlük de dini bütünlüğün teminatıdır. Ülke sınırları içerisinde yaşayan millet, hangi dine inanıyorsa inansın, devletin koruması altında inancını rahatlıkla ve huzur içerisinde, hiçbir hakkı da gasp edilmeden yaşayabilir.

Art niyetli bazı çevrelerin, küresel destekleri de arkasına alarak, dini değerleri siyasi hedeflerine alet ederek, ülkeyi bölme ve parçalama girişimlerine asla müsaade edilmez.

Siyasi bir hedefi olduğu için de bilhassa yerli ve yabancı misyonerliğe, tarihte ve bugün yaptıkları tahribatlar da göz önünde bulundurularak asla izin verilmez, milletin hiçbir ferdinin, herhangi bir yabancıdan hak ve hürriyet dilenmesine itmeyecek biçimde, kendi vatanında ve kendi bayrağı altında tüm hak ve hürriyetleri doya doya yaşamasına imkan tanır.

r– Küreselleşmenin pek çok yönünden birisi de kültürel olarak küreselleşmedir. Küreselleşme ile ortaya çıkan kültür, Batı kültürüdür. Kısaca, batılı değerlerin dünyada hâkimiyet kurması bu şekilde sağlanmaktadır.

Kültürel küreselleşmenin ortaya çıkardığı kapitalist tüketim anlayışının ve yaşam biçiminin diğer milletlerin değerlerini kuşatma altına alacağı ve özellikle ulusal kültürleri yok edeceğinden Milli Devlet için bir tehdittir. Milli Devlet anlayışında her alanda olduğu gibi kültürel olarak ta küreselleşmeden çok farklı bir yaklaşım ortaya konulmakta ve milli kültür, milletin kimlik ve kişiliğinin mayası, milli egemenliğini sürekliliğinin teminatı olarak görülmektedir.

Milli kültürün yeni nesillere aşılanması en öncelikli eğitim politikası olarak ele alınmaktadır. Toplumlar arası iktisadi ve siyasi diyaloglarının kültür emperyalizmine dönüşmesine müsaade edilmeyecektir







s– Küreselleşen dünyada devletlerin kendi sınırları dâhilinde ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümü için bile uluslar arası tahkim kurullarına gidilmektedir. Bu yeni düzende global şirketler, devletleri dava edebilmektedirler .

Oysa uluslar arası tahkim kuruluşları çifte standartlı uluslararası kuruluşlar bünyesinde oluşturulmuş, global firmaların kontrolündeki mahkemelerdir.

Yani küreselleşme, hukuk noktasında devletlerden yana değil, küresel sermayedarlardan yana, küresel şirketlerden yana bir tutum sergilemektedir. Son yıllarda yüzlerce yatırım uyuşmazlığının Dünya Bankası Tahkim Panellerine taşındığı ve bu davalardan hiç birinin davalı devletler (Kanada ve Meksika) lehine sonuçlanmadığı, yani kazanan tarafın her zaman şirketler olduğu görülmüştür.

Dava edilen kamu kurumlarının başında Eyalet Mahkemelerinin ve ulusal vergi uygulamaları dolayısıyla Maliye Bakanlıkları ile Çevre Bakanlıklarının gelmektedir. Milli Devlet, kendi anayasasının ve hukukunun üstünde bir anlayışı kabul etmemektedir. Yargı noktasında bağımlı olan bir ülkenin bağımsızlığından bahsetmek mümkün değildir. Bundan dolayıdır ki, Milli Devlet'te hukukun üstünlüğü anlayışı tam anlamıyla var olacaktır.

Küreselleşme, uluslar arası hukukun, yani küresel hukukun devletlerin iç hukukundan daha üstün olduğunu savunur ve hiçbir devlete kendi sınırları içerisinde dahi olsa kendi başına karar alma özgürlüğü bırakmaz. Oysa Milli Devlet, ülkesinde yasama, yürütme ve yargı erklerine sahiptir. Devletin otoritesi, ülkede bulunan herkesi eşit biçimde kapsamaktadır.







ş– Küreselleşme, devlet varlığının en başta egemenlik ve bağımsızlık hakkının yok olmasını, Sosyal Devlet olgusunun dönüşümünü, sömürünün sistemleşmesini ve meşrulaşmasını, devletin fertleri için vazgeçilmez olan sosyal devlet karakterinin ve sosyal politikaların yoksunluğunu, kitlesel yabancılaşmayı, kimliklerin yok olmasını ve ekolojik tahribat gibi birçok olumsuzluğu beraberinde getirmektedir. Milli Devlet, devleti devlet yapan hiçbir unsurdan vazgeçmemekte ve devletin herhangi bir hakkını bir yerlere devretmek gibi bir yanlışa düşmemektedir.

t– Küreselleşme süreci dünyadaki çevresel etkileri arttırmakta, devletlerin bütçelerinde sağlığa daha az fon ayırmasına neden olmaktadır. Bir taraftan sağlıksız ortamlarda büyüyen bireyler diğer taraftan sağlık harcamaları için devletlerden yeterli desteği alamamaktadır.

Oysa Milli Devlet sağlık konusunu insanın doğuştan gelen haklarından görmekte bireylerin her türlü sağlık harcaması devlet yardımları ile karşılanmaktadır. Özellikle global firmaların çevre üzerinde yarattıkları tahribatlar yasalarla engellenmektedir.

u– Küreselleşme süreci dünya üzerinde bireylerin can güvenliğini de tehdit etmektedir. Sömürgeci anlayışlarla, dünya krallığı kurma hayali ile ülkeler işgal edilmektedir.

Milli Devlet güçlü ordu, güçlü devlet anlayışı ve ekonomide getirdiği paylaşımcı bakış açısı ile hem teorik olarak, hem de uygulamada bu işgal mantığının önüne geçmektedir ü– Milli Devlet özgürlükler konusunda yepyeni bir yaklaşım ortaya koyarak insanların doğuştan gelen haklarını yaşaması ile ancak özgür olabileceğini ifade etmektedir.

Gerçek manada her kesime hürriyet ancak Milli Devlet modeli ile kazandırılmaktadır.







Okuma hakkı, kimseye muhtaç olmadan yaşama hakkı, sermayesi olmasa bile isterse üretim yapma hakkı, sağlık yaşam hakkı v.b. bütün haklar bireyler tarafından yaşandığında ancak gerçek özgürlükten bahsedilebilir.

Milli Devlet bireylere bu hakları yaşatarak özgürleştirirken, küreselleşme bu hakları bireylerin elinden almakta ve hürriyetlerine engel olmaktadır Milli Devlet güçlü devlet, güçlü ordu, sağlam aile yapısından yanadır.

Küreselleşme ise zayıf devlet, zayıf ordu, tahrip edilmiş bir aile yapısına neden olmaktadır. Küreselleşme neticesinde milletler kimliksiz yığınlar haline getirilmektedirler.

Milli Devlet ise milletlerin bekası için, insanca yaşamak için hür ve özgür olarak güven içinde yaşamak için bugün insanlığın önünde ki tek çıkıştır. Küreselleşme, Batı toplumunun, kültürünün, tarihinin insanlığın önüne koyduğu modeldir. Milli Devlet Türk milletinin kimliğinin, tarihinin ve inancının insanlığa armağanıdır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Bilecik'te kanalizasyon çalışmasında göçük: İşçi kurtarıldı

Bilecik kanalizasyon hattı çalışmasında bir işçi toprak kayması sonucu göçük altında kalırken, zamanında müdahaleyle kurtarıldı

24.10.2026 16:37:00
İHA
 
Bilecik'te kanalizasyon çalışmasında göçük: İşçi kurtarıldı
Bilecik'te kanalizasyon çalışmasında göçük: İşçi kurtarıldı
Olay, Bilecik merkez Pelitözü Mahallesi Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesinde meydana geldi. Alınan bilgilere göre; kanalizasyon hattı çalışmasında görevli işçi Mesut Y. (41) toprak kayması sonucu göçük altında kaldı.






İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından toprak yığının altından çıkarılan Mesut Y., Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.








İşçinin hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenilirken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Kontrollü yıkım sırasında kepçe molozların altında kaldı

Ankara'nın Pursaklar ilçesinde kontrollü yıkım sırasında bir kepçenin kolu molozların altında kaldı

24.10.2026 16:31:00
İHA
 
Kontrollü yıkım sırasında kepçe molozların altında kaldı
Kontrollü yıkım sırasında kepçe molozların altında kaldı
Olay, Ankara'nın Pursaklar ilçesindeki Saray semtinde meydana geldi.






İddialara göre, kontrollü yıkım kararı verilen bir binanın yıkımına gelen kepçenin kolu yıkım sırasında molozların altında kaldı. 






Kepçe operatörünün sağlık durumunun iyi olduğu belirlendi. 






Sıkışan kepçe, iş makinelerinin yardımıyla sıkıştığı yerden çıkartıldı.













İBAN oyunuyla marangoz çırağının hayatını kararttılar

Hatay'da iddialara göre, bilgisi dışında adına banka hesapları açılan 20 yaşındaki Abdurrahman Evli, bu hesaplar üzerinden sosyal medyada yayımlanan sahte kiralık bungalov ve çeşitli ilanlarla gerçekleştirilen dolandırıcılık olayları nedeniyle mağdur oldu. Hakkında 17 soruşturma ve 10 kovuşturma dosyası bulunan Evli'ye üst sınırdan ceza verilmesi durumunda 250 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalacak

24.10.2026 09:57:00
İHA
 
İBAN oyunuyla marangoz çırağının hayatını kararttılar
İBAN oyunuyla marangoz çırağının hayatını kararttılar
Reyhanlı ilçesinde yaşayan 20 yaşındaki marangoz çırağı Abdurrahman Evli'nin hayatı haftalığını alabilmek için açtırdığı mobil bankacılık hesabıyla karardı. Hesap numarası açılması için ustasının yeğenine telefonunu veren ve adına hesap açılan Evli'nin hesap numarası iddialara göre başkaları tarafından kullanıldı. Sosyal medya üzerinden yayınlanan sahte ilanlarda vatandaşlardan paralar Evli adına açılan hesap numarasına istendi. Sosyal medyada yayınlanan kiralık bungalov, kiralık araç gibi çeşitli dolandırıcılık konularında İBAN numarası kullanılan Evli'nin adına Sakarya, Antalya, Bursa, Ankara ve İstanbul gibi çeşitli illerden 27 dolandırıcılık şikayetinde bulunuldu. Hakkında 17 soruşturma ve 10 kovuşturma dosyası bulunan Evli, dosyaların üçünden aldığı hapis cezası sonrası Kilis Cezaevinde mahkum olarak cezasını çekmeye başladı. Abdurrahman Evli'nin babası Haru Evli, evladının ustasının yeğenin tuzağına düştüğünü belirterek gerçeği 3 hafta sonra gelmeye başlayan tebligatlarla öğrendiklerini anlatarak evladının hayallerinin yarıda kaldığını söyledi. Evli'nin avukatı Ferhat Karlı, müvekkilinin üst sınırdan dosyalardan ceza alması durumunda 250 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalacağını ifade ederek Abdurrahman'ın bilgisi ve rızası dışında adına açılan GSM hatları nedeniyle mağdur olduğunu söyledi.






"Oğlum, işlemediğini söylediği suçlar nedeniyle üç aydır cezaevinde"

Evladının tuzağa düştüğünü iddia eden Harun Evli, yaşananları anlatarak "Benim oğlum Abdurrahman, Reyhanlı'da marangoz olarak çalışıyordu. Ustasının yeğeni, oğluma 'Abdurrahman, sen dayımın yanında çalışıyorsun. Haftalığını senin hesabına yatıralım' demiş. Bunun üzerine oğlumun mobil bankacılığını açmayı teklif etmiş. Oğlum da nasıl yapılacağını bilmediği için ona güvenmiş. Benim oğlum saf niyetli, kendi halinde bir çocuk. Bankaya gidip para yatırmayı bile bilmez. Bu şahıs, oğlumun Facebook hesabını ve mobil bankacılığını ele geçirmiş. Oğlumun adına telefon hattı da almış. Şimdi oğlumun adına 27 ayrı dosya bulunuyor. Bu dosyalar nedeniyle oğlumun uzun yıllar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabileceğinden endişe ediyoruz. Oğlumun hayatıyla ve geleceğiyle oynadılar. Hesaplarını kullanarak birçok kişiyi dolandırmış ancak oğlumun bunlardan haberi olmamış. Antalya ve Sakarya gibi farklı şehirlerden dosyalar gelmeye başladı. 2025 yılında oğlumun hesapları ele geçirildikten yaklaşık üç hafta sonra evimize tebligatlar gelmeye başladı. Oğluma, 'Baba, ben bunların ne olduğunu bilmiyorum' dedi. Daha sonra araştırınca hesaplarının başkası tarafından kullanıldığını öğrendik. Şimdi oğlumun adına oluşan borçları ödeyecek durumda değiliz. Eşim evde yatalak, benim beş çocuğum var ve asgari ücretle çalışıyorum. Bizi bu duruma düşüren kişi ise şu anda elini kolunu sallayarak geziyor. Benim oğlum askere gidecekti, hayalleri ve geleceğe dair planları vardı. Şimdi bütün bunların elinden alınmasından korkuyorum. Yetkililerden, özellikle oğlumun adına açılan dosyaların incelenmesini ve gerçek sorumluların ortaya çıkarılmasını istiyorum. Oğlum, işlemediğini söylediği suçlar nedeniyle üç aydır cezaevinde. Annesini hastaneye götürdüğüm sırada onun kimlik bilgileri kontrol edilmiş ve oğlumun arandığı söylenmiş. O gece oğlumu alıp götürdüler. Üç aydır Kilis Cezaevi'nde bulunuyor. Biz emek vererek, zorluklarla geçinmeye çalışan bir aileyiz. Oğlumun başına gelenler nedeniyle çok zor durumdayız" dedi.








"Abdurrahman'ın toplamda 250 yıla kadar hapis cezasıyla ve 125 güne kadar adli para cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini söyleyebiliriz"

Avukat Ferhat Karlı, müvekkili Abdurrahman'ın 27 dosyadan üst sınırdan ceza alması takdirinde 250 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini belirterek "Sanık Abdurrahman hakkında, bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan devam eden soruşturma ve kovuşturma dosyaları bulunmaktadır. Şu ana kadar tespit edebildiğimiz 17 soruşturma ve 10 kovuşturma dosyası vardır. Bu dosyaların 3'ünde hüküm verilmiş olup müvekkilimiz şu anda cezaevinde bulunmaktadır. Suçun üst sınırından ceza verilmesi durumunda Abdurrahman'ın toplamda 250 yıla kadar hapis cezasıyla ve 125 güne kadar adli para cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini söyleyebiliriz. Müvekkilimizin bilgisi ve rızası dışında adına GSM hatları açılmış, bu hatlar üzerinden farklı bankalarda hesaplar oluşturulmuştur. Bu hesaplar aracılığıyla gerçekleştirilen işlemler nedeniyle müvekkilimiz hakkında çeşitli soruşturmalar başlatılmıştır" dedi.








"Abdurrahman'ın bilgisi ve rızası dışında adına açılan GSM hatları nedeniyle mağdur olduğunu belirtiyoruz"

Avukat Karlı, müvekkilinin İBAN dolandırıcılığı olarak bilinen tuzağa düştüğünü belirterek vatandaşları benzer tuzağa karşı uyararak "Burada söz konusu olan, kamuoyunda IBAN dolandırıcılığı olarak bilinen olaylardır. Ülkemizde bu tür olaylar nedeniyle mağduriyet yaşayan çok sayıda vatandaşımız bulunmaktadır. Vatandaşlarımızın banka hesaplarını, IBAN numaralarını ve sosyal medya hesaplarını hiçbir şartta başkalarına kullandırmamaları gerekiyor. Kişilerin hesapları üzerinden suçtan elde edilen paralar aktarılabiliyor. Bu tür mağduriyetlerin önüne geçilebilmesi için herkesin kendi banka hesap bilgilerini koruması ve başkalarıyla paylaşmaması büyük önem taşıyor. Abdurrahman'ın hesaplarına giren ve bu hesaplardan çıkan paralar arasında yüksek ve düşük meblağlı işlemler bulunuyor. Abdurrahman'ın bilgisi ve rızası dışında adına açılan GSM hatları nedeniyle mağdur olduğunu belirtiyoruz. Konunun aydınlatılması amacıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan (BTK) gerekli bilgi ve kayıtları talep ettik. Devam eden soruşturma ve kovuşturma dosyalarına bu kayıtlar geldikçe müvekkilimizin söz konusu suçları işleme kastının bulunmadığının ortaya çıkacağını düşünüyoruz. Biz de müvekkilimizin herhangi bir dosyada şahsi menfaat temin etmediğini göz önünde bulundurarak beraat etmesi gerektiği yönündeki görüşümüzü ilgili mahkemelere sunduk. Süreci ve dosyaların sonuçlarını takip etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Çukurova Belediyesi soruşturmasında mevcut başkan Emrah Kozay dahil 34 şüpheli tutuklandı

Adana'da Çukurova Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında mevcut başkan Emrah Kozay, teyzesi Sıdıka Şire ve önceki dönem belediye başkanı Soner Çetin dahil 34 kişi tutuklandı

23.10.2026 08:30:00
İHA
 
Çukurova Belediyesi soruşturmasında mevcut başkan Emrah Kozay dahil 34 şüpheli tutuklandı
Çukurova Belediyesi soruşturmasında mevcut başkan Emrah Kozay dahil 34 şüpheli tutuklandı
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Çukurova Belediyesi'nde gerçekleştirilen ihale ve doğrudan temin işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında, 19 Ekim'de operasyon düzenlendi.






Jandarma ekiplerince 51 şüpheliye yönelik gerçekleştirilen operasyonda, aralarında mevcut belediye başkanı Emrah Kozay ve önceki dönem belediye başkanı Soner Çetin'in de bulunduğu 44 şüpheli gözaltına alındı. Ara yakalamalarla gözaltı sayısı 49'a yükseldi.






Jandarmadaki işlemleri tamamlanan 49 şüpheli, sağlık kontrolünün ardından sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi.
 







Şüphelilerden mevcut belediye başkanı Emrah Kozay, teyzesi Sıdıka Şire ve önceki dönem belediye başkanı Soner Çetin dahil 34 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. 15 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

Eyüpsultan'da 5 katlı riskli bina tahliye edilerek mühürlendi

İstanbul Eyüpsultan'da 5 katlı binanın kolonlarından ses gelmesi üzerine vatandaşlar tahliye edildi. Çalışma sonrası zabıta ekipleri tedbir amaçlı binayı mühürledi

23.10.2026 05:00:00 / Güncelleme: 23.10.2026 06:33:22
İHA
 
Eyüpsultan'da 5 katlı riskli bina tahliye edilerek mühürlendi
Eyüpsultan'da 5 katlı riskli bina tahliye edilerek mühürlendi
Olay, Eyüpsultan Düğmeciler Mahallesi 1. Hilal Sokak üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, sokak üzerindeki 5 katlı binada oturan vatandaşlar kolonlardan ses gelmesi ihbarda bulundu.








Bunun üzerine olay yerine polis, sağlık ve zabıta ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen belediye mühendislerinin incelemesi sonucunda binanın riskli olduğuna karar verildi. Binadaki vatandaşlar tahliye edilirken bina ise mühürlendi. 






Binanın çevresi zabıta ekiplerince bariyerle kapatılırken binanın yıkım tarihine ise yapılacak detaylı incelemeler sonucunda karar verileceği öğrenildi.













Mersin'de 3 katlı binanın zemini çökmesi: 40 kişi tahliye edildi

Mersin'de 3 katlı bir binanın zemininde meydana gelen çökme nedeniyle 40 kişi tedbir amaçlı tahliye edildi

23.10.2026 00:10:00
İHA
 
Mersin'de 3 katlı binanın zemini çökmesi: 40 kişi tahliye edildi
Mersin'de 3 katlı binanın zemini çökmesi: 40 kişi tahliye edildi
Olay, merkez Yenişehir ilçesi Gazi Mahallesi 1305 Sokakta bulunan 3 katlı bir binada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, binanın zemininde çökme ve hasar oluştuğunu fark eden bina sakinleri, durumu AFAD ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sevk edilen ekipler, yaptıkları incelemenin ardından binanın tedbir amaçlı boşaltılmasına karar verdi. Binada yaşayan 40 kişi tahliye edilirken, olay yerine gelen Yenişehir Kaymakamı Nevzat Şengök de incelemelerde bulundu. Şengök, incelemelerinin ardından bina sakinlerine durum hakkında bilgilendirme yaptı. Tahliye edilen vatandaşlar, Yenişehir Belediyesine ait misafirhaneye nakledildi.








"Yağmur suları binanın altındaki toprağı boşaltıyor"

Bina sakinlerinden Tekin Demirtaş, çökmenin son dönemde etkili olan yağışların ardından meydana geldiğini belirterek, "Son dönemlerdeki yoğun yağışlardan dolayı bizim bir logar giderimiz vardı, iptal edilmiş logar gideri. Su, yağmur suları o logar giderinden kendine yol bularak binanın kenarındaki betonun altındaki yerden dışarıya toprağı boşaltıyor. Bu boşaltma sonucunda daha önce hafiften çökmemiz vardı zaten orada. Daha önce de tamir edilmişti. Bu yüzden logarı iptal ettik. Ve çökme meydana geliyor. Çökme meydana gelince komşularımız bunu görüyor, bunu görünce AFAD'a haber veriyor. AFAD'a haber verilmesi sonucu polislerimiz, sağ olsun, kaymakamımız geldi. Emniyetimiz geldi. Emniyetimize teşekkür ederiz" dedi.














Gaziosmanpaşa'da 15 ton bozulmuş etin piyasaya sürülmesi engellendi

İstanbul Gaziosmanpaşa'da halk sağlığını tehdit eden gıdalara karşı 16 mahallede gerçekleştirilen denetimlerde, bozulmuş 15 ton et ve et ürününün sofralara ulaşması engellendi. Ürünlerin sabun üretiminde kullanılacağı ya da hayvanlara verileceği şeklindeki savunmalar pes dedirtirken, denetimlerin ardından ilgili iş yerleri hakkında soruşturma başlatıldı

22.10.2026 11:58:00
İHA
 
Gaziosmanpaşa'da 15 ton bozulmuş etin piyasaya sürülmesi engellendi
Gaziosmanpaşa'da 15 ton bozulmuş etin piyasaya sürülmesi engellendi
Gaziosmanpaşa Belediyesi Zabıta Müdürlüğü İş Yeri Hijyen Denetim Ekibi ile İlçe Tarım Müdürlüğü ekipleri, ilçenin 16 mahallesinde gıda üretimi, işlenmesi ve satışı yapılan işletmeleri mercek altına aldı. Denetimlerin en çarpıcı tespitlerinden biri, et parçalama ve işleme faaliyetinin yürütüldüğü iş yerlerinde yapıldı. Ekipler, kontroller sırasında halk sağlığı açısından risk taşıyan toplam 15 ton et ve et ürünü tespit etti. İşleme alanları ve soğuk hava depolarında yapılan kontrollerde bazı et ve et ürünlerinde ağır koku oluştuğu, dondurulmuş ürünlerin bir bölümünün çözünmeye başladığı belirlendi. Bazı ürünlerin zeminle temas ettiği, depolama sıcaklığının et ürünlerinin muhafazasına uygun olmadığı ve işleme alanlarında hijyen kurallarına aykırı şartlar bulunduğu tespit edildi. Ekipler, tüketime uygun olmadığı belirlenen ürünleri tek tek inceleyerek tarttı ve kayıt altına aldı. 15 ton et ve et ürününe imha edilmek üzere el konulurken, ürünlerin piyasaya sürülmesinin önüne geçildi.






"Sabun yapılacak" denilen yerde kıyma makinesi bulundu

Denetimlerde kemiklerden sıyrılan bazı etlerin sabun üretiminde değerlendirileceği, bazı ürünlerin ise hayvanlara verileceği beyan edildi. Ancak iş yerinde yapılan incelemelerde kıyma makinesi bulunması üzerine kontroller derinleştirildi. Kemiklerden sıyrılan etlerin kıyma haline getirilerek yeniden gıda zincirine dahil edilme ihtimalini dikkate alan ekipler, tüketime uygun olmayan ürünlerin tamamını işlem altına aldı.








Bin 873 denetimde 153 cezai işlem, 16 mühürleme

Ekipler, 16 mahalledeki denetimlerde bin 873 iş yerini kontrol etti. Denetimler sonucunda 153 iş yerine cezai işlem uygulanırken, 16 iş yeri mühürlendi. Kontrollerde işletmelerin hijyen şartları, ürünlerin işlenme ve muhafaza biçimleri, son kullanma tarihleri ile gıda güvenliğini tehdit edebilecek uygulamalar incelendi. Denetimlerde tespit edilen uygunsuzluklar ve ürünlere ilişkin tutanaklar tutuldu. Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili birimleri tarafından gerekli cezai işlemler uygulanırken, mevzuata aykırılık tespit edilen iş yerleri hakkında soruşturma başlatıldı.








Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz'in göreve gelmesinin ardından oluşturulan İş Yeri Hijyen Denetim Ekibi, halk sağlığını tehdit eden uygulamalara karşı denetimlerini ilçe genelinde sürdürüyor. Karadeniz'in göreve geldiği ilk günden itibaren özellikle üzerinde durduğu gıda güvenliği konusunda sağlıksız üretime ve halk sağlığını riske atan hiçbir uygulamaya müsamaha gösterilmeyeceği vurgulandı.

Gaziosmanpaşa Belediyesi ekiplerinin geçtiğimiz aylarda gerçekleştirdiği bir başka denetimde de yaklaşık 10 ton bozulmuş ve son kullanma tarihi geçmiş gıda ürününün piyasaya sürülmesi engellenmişti.




















Elektrikli bisiklet dolandırıcılarına 10 ilde operasyon: 12 gözaltı

Nevşehir merkezli 10 ilde, elektrikli bisiklet ve motosiklet dolandırıcılığına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin son 2 yılda 85 milyon TL'lik işlem hacmine ulaştığı belirlendi

21.10.2026 13:32:00
İHA
 
Elektrikli bisiklet dolandırıcılarına 10 ilde operasyon: 12 gözaltı
Elektrikli bisiklet dolandırıcılarına 10 ilde operasyon: 12 gözaltı
Nevşehir'in Avanos ilçesinde yaşayan N.Ç. isimli vatandaşın dolandırıldığı ihbarı üzerine Avanos İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri çalışma başlattı. İstihbari çalışmalar, MASAK hesap hareketlerinin incelenmesi ve iletişimin tespitine yönelik çalışmalar sonucunda elektrikli bisiklet ve motosiklet dolandırıcılığı yaptığı belirlenen 13 şüpheli tespit edildi. Edirne, İzmir, Aydın, Muğla, Antalya, Mersin, Hatay, Gaziantep, Adana ve Karaman'da ikamet ettikleri belirlenen şüphelilerin adreslerine, dün adli makamlarla koordineli eş zamanlı operasyon düzenlendi.






Adreslerde yapılan aramalarda 13 cep telefonu, 12 sim kart, 3 USB bellek, 2 tablet ve 1 flaş bellek ele geçirildi. Aydın'da bir şüphelinin adresinde yapılan aramada ise hassas teraziyle birlikte paketler halinde 50 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Soruşturma kapsamında 14 banka hesabı, 4 kripto hesabı ve 4 GSM hattına ait HTS kayıtları incelendi. ATM görüntüleri, iletişimin tespitine yönelik çalışmalar ve MASAK verileri doğrultusunda şüphelilerin son 2 yılda 85 milyon TL'lik işlem hacmine ulaştığı tespit edildi.








Operasyon kapsamında 12 şüpheli gözaltına alınırken, şüphelilerden S.Ö.'nün ise yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi. Şüphelilerin adli işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.

Uşak'ta geri dönüşüm ve elyaf tesisinde yangın

Uşak Tekstil Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren bir elyaf ve geri dönüşüm tesisinde yangın çıktı. bölgede itfaiye ekiplerinin alevlere müdahalesi sürüyor. Yangın dron ile havadan görüntülendi

21.10.2026 12:33:00
İHA
 
Uşak'ta geri dönüşüm ve elyaf tesisinde yangın
Uşak'ta geri dönüşüm ve elyaf tesisinde yangın
Uşak Tekstil Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan NMB tekstile ait elyaf ve geri dönüşüm tesisinde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı.






Bölgedeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, AFAD ve jandarma ekibi sevk edildi. 






Tesiste kimyasal madde bulunması nedeniyle AFAD ekipleri gerekli tedbirleri alırken, itfaiye ekipleri yangını söndürmek için yoğun müdahalelerine devam ediyor. 






Fabrikadaki yangın dron ile havadan görüntülendi. Fabrikadaki yangın sebebiyle oluşan duman kentin pek çok noktasından göründü.




















Milas Belediyesi'ne operasyon

Muğla'nın Milas ilçesinde belediyeye yönelik sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonda ekiplerin çalışmaları sürerken, Milas belediye Başkanı Fevzi Topuz'un ikameti ve aracında da arama gerçekleştirildi

20.10.2026 11:29:00
İHA
 
Milas Belediyesi'ne operasyon
Milas Belediyesi'ne operasyon
Muğla'nın Milas ilçesinde belediyeye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 13 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Aralarında Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz ve oğlu Doruk Topuz'un da bulunduğu şüphelilere yönelik operasyonda 29 kişi gözaltına alındı.






Soruşturmada, 2,5 milyar lirayı aşan sahte ihale evraklarıyla iş deneyim belgeleri düzenlendiği iddia edildi. Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, sahte ihale evraklarıyla Milas Belediyesine başvuran şirketlere iş deneyim belgesi düzenlendiği tespit edildi. Bu kapsamda 34 farklı şirkete ait 35 sahte ihale evrakıyla başvuru yapıldığı, 32 şirkete ait 33 iş deneyim belgesinin ise belediye tarafından onaylandığı belirlendi.








Aramalar devam ediyor

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde gerçekleştirilen operasyonda sabah saatlerinde belediye hizmet binasında arama yapıldı. Buradaki çalışmaların tamamlanmasının ardından personeller içeriye alınmaya başladı. Aramaların ek hizmet binasında devam ettiği öğrenilirken, bazı vatandaşlar ve belediye meclis üyelerinin, belediye önüne geldiği görüldü.








Başkan Topuz'un evinde de arama yapıldı

Polis ekiplerinin Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz'un ikametinde ve aracında, oğlu Doruk Topuz'un iş yerinde ve aracında da arama gerçekleştirdiği öğrenildi. Gözaltına alınan 29 kişiden 11'inin de Milas'ta gözaltına alındığı bilgisi edinildi.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.