Milli Devlet’te ekonomiye genel bir bakış -2-
Ekonomiye ve ekonominin temel meselesi olan insana getirdiği yeni bakış açıları ile tamamen orijinal olan ekonomi modelimizi, ana başlıklarla şöylece özetleyebiliriz
19.08.2026 00:52:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Ekonomiye ve ekonominin temel meselesi olan insana getirdiği yeni bakış açıları ile tamamen orijinal olan ekonomi modelimizi, ana başlıklarla şöylece özetleyebiliriz:
a– Günümüz iktisat modellerinin tamamında ihtiyaçların sınırsız ve fakat bunların karşılanması için gerekli olan kaynakların sınırlı olduğu kabul edilmektedir.
Böylece "Ne, kim için ve ne kadar üretilecek?" sorularına verilecek cevaplar, haliyle kıt olduğu zannedilen kaynaklar istikametinde olduğu için, toplumda sadece belli bir kesimin refaha ulaştığı dar modeller üretilebilmiştir.

Oysa yalnızca tezimizde doğru olarak ele alınan ve kaynakları ile açıklanan bir hakikat vardır ki, o da şudur: Şayet bir sınırsızlıktan bahsedilecek ise; sınırsız olan kaynaklardır. Yemek, içmek, giyinmek ve barınmak… gibi şeylerden oluşan insan ihtiyaçları ise mutlak surette sınırlıdır. Marjinal faydanın azalması da bunun ispatı niteliğindedir.
Bu temel ayırım ve farklı yaklaşım, aslında Milli Ekonomi Modeli'nin her konuya bakışını diğer sistemlerden farklı kılan noktadır. Çünkü kaynakların sınırlı olması, onlardan sadece belli bir seçilmiş azınlığın yararlanması ve ancak bunların refahına çalışılması demektir.
Milli Ekonomi Modeli'nde izahı yapılan sınırsız kaynakların paylaşımı da toplumun tüm kesimlerinin istifadesine sunulacak şekildedir.
Tezimizde esas alınan belli bir kesimin olmaması, özellikle diğer sistemlerde ezilen tüketici gruba destek verilmesi ve tüketime dayalı bir modeli hayata geçirilmesi de bu kaynak bolluğundandır.

b– Yukarıda izah ettiğimiz gibi konuya, temelden yanlış bir mantıkla yaklaştıkları için gerek kapitalist ve gerekse sosyalist sistemler, ekonominin temel meselelerinden olan "sürekli büyüme" problemine çözüm bulamamışlardır.
Sürekli büyüme demek, sürekli olarak üretim artışı demektir. Üretimin sürekli olarak arttırılması için ise, üretilen mamule pazar bulunması ve üretilen malın satın alınacağı bir piyasanın oluşturulması gerekir. Bu ancak paranın tekelleşmesinin engellenmesi ve parayı, herkesin elinde bulunacak bir konuma taşımakla olur.
Ancak Sosyal Devlet projelerinin hayata geçirilmesi ile mümkün olan bu "her sınıftan tüketiciyi pazarda mal alabilecek konuma getirmek" fikri, sürekli büyüme için şarttır.
Zira yeterli talebin olmadığı bir ekonomide sürekli büyüme olamaz. Sanayici ve tüccar, malına istediği pazarı bulduğu için üretimini arttırarak devam ettirecektir. Üretim için gerek duyduğu finansmanı sıfır faizle devletten elde edebilecektir.
Üreticinin böylece desteklendiği tezimizde, tüketici sınıf da Sosyal Devlet projeleri ile belli bir gelir düzeyine taşındığı için, piyasaların ihtiyaç duyduğu tüketimi yapabilecek, aynı zamanda kabiliyeti oranında isterse devletten alacağı faizsiz kredilerle üretici veya tüccar olabilecektir. Dolayısıyla sürekli büyümenin formülü, üretim ve tüketimin beraber desteklenmesidir.

Bu, aynı zamanda, tüketim yanlı bir denge analizidir
Ekonomilerde yukarıda saydığımız, arzın ve talebin beraber desteklenmesinin sağlanabilmesi için; ekonomiyi büyüten vergi anlayışının devreye konması ve Sosyal Devlet anlayışı içinde ele alınan ülke kaynaklarının, emisyonla destekli faizsiz krediler ve devlet–millet ortaklığı ile kurulacak üretim tesisleri yoluyla harekete geçirilmesi ile mümkündür.
Milli Devlet tezi ve onun ekonomi ayağı Milli Ekonomi Modeli, dünyayı daha iyi yaşanabilir kılmak için hayata geçirilmektedir.
Günümüzde milyarlarca insan, var olan siyasi ve iktisadi görüşlerin baskısı altında dünyada adeta zindan hayatı yaşamaktadır. Bu hayat, yığınların önünde adeta değişmez bir kader olarak konmuştur.
Bu vahim gidişatı tersine çevirmek, insanların gelecek kaygısı taşımadan, kimseye muhtaç olmadan bireylerin kendi aileleri ile huzurlu bir hayat sürmeleri ve milletlerin de hiçbir global gücün kontrolünde olmadan hür ve bağımsız yaşamaları mümkündür.
Milli Ekonomi Modeli, bu huzurlu ve dengeli hayatın formüllerini ve projelerini ortaya koyarken, Sosyal Devlet/Milli Devlet de bu projelerin nasıl hayata geçirileceğini izah etmektedir." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)
a– Günümüz iktisat modellerinin tamamında ihtiyaçların sınırsız ve fakat bunların karşılanması için gerekli olan kaynakların sınırlı olduğu kabul edilmektedir.
Böylece "Ne, kim için ve ne kadar üretilecek?" sorularına verilecek cevaplar, haliyle kıt olduğu zannedilen kaynaklar istikametinde olduğu için, toplumda sadece belli bir kesimin refaha ulaştığı dar modeller üretilebilmiştir.

Oysa yalnızca tezimizde doğru olarak ele alınan ve kaynakları ile açıklanan bir hakikat vardır ki, o da şudur: Şayet bir sınırsızlıktan bahsedilecek ise; sınırsız olan kaynaklardır. Yemek, içmek, giyinmek ve barınmak… gibi şeylerden oluşan insan ihtiyaçları ise mutlak surette sınırlıdır. Marjinal faydanın azalması da bunun ispatı niteliğindedir.
Bu temel ayırım ve farklı yaklaşım, aslında Milli Ekonomi Modeli'nin her konuya bakışını diğer sistemlerden farklı kılan noktadır. Çünkü kaynakların sınırlı olması, onlardan sadece belli bir seçilmiş azınlığın yararlanması ve ancak bunların refahına çalışılması demektir.
Milli Ekonomi Modeli'nde izahı yapılan sınırsız kaynakların paylaşımı da toplumun tüm kesimlerinin istifadesine sunulacak şekildedir.
Tezimizde esas alınan belli bir kesimin olmaması, özellikle diğer sistemlerde ezilen tüketici gruba destek verilmesi ve tüketime dayalı bir modeli hayata geçirilmesi de bu kaynak bolluğundandır.

b– Yukarıda izah ettiğimiz gibi konuya, temelden yanlış bir mantıkla yaklaştıkları için gerek kapitalist ve gerekse sosyalist sistemler, ekonominin temel meselelerinden olan "sürekli büyüme" problemine çözüm bulamamışlardır.
Sürekli büyüme demek, sürekli olarak üretim artışı demektir. Üretimin sürekli olarak arttırılması için ise, üretilen mamule pazar bulunması ve üretilen malın satın alınacağı bir piyasanın oluşturulması gerekir. Bu ancak paranın tekelleşmesinin engellenmesi ve parayı, herkesin elinde bulunacak bir konuma taşımakla olur.
Ancak Sosyal Devlet projelerinin hayata geçirilmesi ile mümkün olan bu "her sınıftan tüketiciyi pazarda mal alabilecek konuma getirmek" fikri, sürekli büyüme için şarttır.
Zira yeterli talebin olmadığı bir ekonomide sürekli büyüme olamaz. Sanayici ve tüccar, malına istediği pazarı bulduğu için üretimini arttırarak devam ettirecektir. Üretim için gerek duyduğu finansmanı sıfır faizle devletten elde edebilecektir.
Üreticinin böylece desteklendiği tezimizde, tüketici sınıf da Sosyal Devlet projeleri ile belli bir gelir düzeyine taşındığı için, piyasaların ihtiyaç duyduğu tüketimi yapabilecek, aynı zamanda kabiliyeti oranında isterse devletten alacağı faizsiz kredilerle üretici veya tüccar olabilecektir. Dolayısıyla sürekli büyümenin formülü, üretim ve tüketimin beraber desteklenmesidir.

Bu, aynı zamanda, tüketim yanlı bir denge analizidir
Ekonomilerde yukarıda saydığımız, arzın ve talebin beraber desteklenmesinin sağlanabilmesi için; ekonomiyi büyüten vergi anlayışının devreye konması ve Sosyal Devlet anlayışı içinde ele alınan ülke kaynaklarının, emisyonla destekli faizsiz krediler ve devlet–millet ortaklığı ile kurulacak üretim tesisleri yoluyla harekete geçirilmesi ile mümkündür.
Milli Devlet tezi ve onun ekonomi ayağı Milli Ekonomi Modeli, dünyayı daha iyi yaşanabilir kılmak için hayata geçirilmektedir.
Günümüzde milyarlarca insan, var olan siyasi ve iktisadi görüşlerin baskısı altında dünyada adeta zindan hayatı yaşamaktadır. Bu hayat, yığınların önünde adeta değişmez bir kader olarak konmuştur.
Bu vahim gidişatı tersine çevirmek, insanların gelecek kaygısı taşımadan, kimseye muhtaç olmadan bireylerin kendi aileleri ile huzurlu bir hayat sürmeleri ve milletlerin de hiçbir global gücün kontrolünde olmadan hür ve bağımsız yaşamaları mümkündür.
Milli Ekonomi Modeli, bu huzurlu ve dengeli hayatın formüllerini ve projelerini ortaya koyarken, Sosyal Devlet/Milli Devlet de bu projelerin nasıl hayata geçirileceğini izah etmektedir." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)
























































































































