Milli değerlerin muhafazası, Milli Devlet'in devamında hayati önemdedir. Küreselleşme bombardımanları karşısında dik durabilmek için, kendi değerlerimize sarılmamız ve gençliğimize bu değerlerimizi öğretmemiz mecburidir.
Bu gerekçelerle milli kültürle gençliği doyurmak, aslında onu kendine döndürmek olacaktır. Milli kültür içinde tarih şuurunun ayrı bir önemi vardır.
Çünkü tarih, bir milletin hafızasıdır. Gençliğin yabancı kültürlerin tesirin de kalmaması, kendi tarihine olan sadakatine ve inancına bağlıdır. Eğitim politikamızda, gençliğimize baştanbaşa övünülecek ve iftihar edilecek medeniyet tablolarıyla dolu tarihimiz öğretilecektir.
Din eğitimi ve öğretimi, Anayasamızın bir gereği olarak milli eğitimin bir parçası ve tamamlayıcısıdır. Özetle eğitimde gaye; hedeflenen kimliğe sahip nesillerin oluşmasını sağlamaktır.
Bu eğitimi üç ana dala ayırabiliriz:
– İnsanın kendi özündeki değerlerinin ortaya çıkarılmasını sağlayacak eğitim; yani bireyleri gerçek manada insani değerlerle donatıp özgürleştirecek eğitim.
– Milleti millet yapan ortak değerlere sahip nesillerin yetiştirilmesi, kültür, tarih vb. medeniyet değerlerinin nesillere kazandırılması.
– Hem çağdaş bilgileri bilen, hem de bilimi daha ileriye taşıyacak bir donanıma sahip olan nesillerin yetiştirilmesi.
Yukarıdaki temel ilkelerle şekillenen milli eğitim anlayışımızda, böyle bir eğitimin verilmesine katkı sağlayacak dört ana ocak veya kurum bulunmaktadır.
Bunlar sırası ile aile, toplum, askerlik ocağı ile eğitim ve öğretim kurumlarıdır.
A– Eğitim ve öğretim kurumları
Tıpkı Sosyal Devlet/Milli Devlet'in ekonomi anlayışında olduğu gibi, eğitim konusunda da fırsat eşitliği devlet eliyle sağlanacaktır.
Okumak isteyen her gence, lise öncesi eğitimde yapılacak yardımlar olduğu gibi; sınavsız üniversite gibi üniversite gençliğine yönelik projelerimiz ile her genç, devlet garantisinde okuma imkanına kavuşturulacaktır.
Okumak isteyen bir insanın bu imkân dan mahrum edilmesi, demokrasi, insan hakları ve fırsat eşitliği ile bağdaştırılamaz.
Eğitim kaliteleri, öğretmen kalitesi ve dershane şartları birbiriyle kıyaslanmayacak kadar farklı düzeydeki, örneğin Kars ili ile İstanbul ilinden, iki öğrencinin, aynı sorularla üniversite sınavına sokularak bilgilerinin sınanması tam bir adaletsizlik örneğidir.
Milli Devlet, sınavsız üniversiteye giriş imkânını her gencimize sunacaktır.
Bir Sosyal Devlet projesi olarak, her ihtiyaç sahibi öğrenciye ihtiyacını karşılayabilecek miktarda burs verilecektir.
Eğitim anlayışımızda milli kültürü, milli tarihi, medeniyetimizi genç nesillere aktaracak düzenlemelerin yanında, Sosyal Devlet projelerimizle gençlere sağlanacak okuma kolaylığı, Milli Devletin gençlerinin yetişmesinin temellerini atacaktır.
B– Aile
Milletlerin bekası için üç kurumun çok güçlü olması şarttır; devlet, ordu ve aile.
Aile, neslin yetiştirilmesinde son derece önemli bir misyona sahiptir. Aile kurumu sağlam olmayan milletlerin, geleceğe güvenle bakacakları bir nesle sahip olmaları mümkün değildir.
Aile, kişinin şahsiyetinin şekillendiği, ortamına bakarak ve bizzat yaşayarak kimlik kazandığı yerdir.
Yetişkin insanların şahsiyetlerinin oluşmasında geçmişte aile ortamında gördükleri ve yaşadıkları son derece önemlidir.
Bu manada en önemli vazife "anne" olarak kadına düşmektedir. Anne, şefkatli kollarına milletlerin geleceğinin emanet edildiği mukaddes varlıktır. Bu sebeple ev hanımlarının evde yaptıkları, çok ciddi bir kamu hizmetidir.
Milli Devlet, "insan işçisi" statüsüyle bütün ev hanımlarını maaşa bağlamakta ve emekli etmektedir.
C– Asker ocağı
Milletlerin güvenliğinde asıl unsur olan askerlik, aynı zamanda bir eğitim ocağıdır. Bireylerin gelecek yıllarına en fazla etki eden dönemlerin başında askerlik hayatı gelmektedir.
Aidiyet duygusunun gelişip kazanıldığı askerlik ocağı, hiçbir etnik ayrımın olmadığı ve bireylerin tek kimlik etrafında tek yürek oldukları yerdir.
Bireyler bu dönem içerisinde yaşadıkları tek millet olmanın şuurunu asla unutmamaktadırlar. Bugün AB ilerleme raporlarında bireylerin askere gitmesini engelleyecek 'vicdani ret' uygulamasının devreye konması istenmektedir.
Burada hedef, sadece asker sayısını azaltıp milletin güvenliğini tehlikeye düşürmek değildir; aynı zamanda çok ciddi bir eğitim ocağı olan askerlik ocağından mahrum edilen nesillerin millet olma şuurlarının da zaafiyete uğratılmasıdır.
D– Toplum
Bireyler, hayatları boyunca bütün sosyal münasebetlerinde bir etkileşim içerisindedirler. Özellikle medya, arkadaş çevresi, iş orta mı bireylerin kimlikleri üzerinde etkili olmaktadır.
Global güçlerin desteklemesi ile yerli medya kuruluşlarının bazıları, bu odaklara hizmet etmekte; yapılan yayınların etkisi ile kendi değerlerinden uzaklaştırılan bireyler, millet olma şuurunu da kaybetmektedirler.
Elbette özgürlükler çerçevesinde basın yayın özgürlüğüne kısıt lama getirilmesi mümkün değildir.
Ancak medya üzerinden millete ait kimliğin zarar görmesine de müsaade edilmeyecektir. İnsanına sahip çıkamayan milletlerin, geleceğe güvenle bakması mümkün değildir. Millet olarak en büyük sermayemiz, bütün insanlığa örnek olacak şekilde yetiştirilmiş nesillerimiz olacaktır. (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi modeli sh: 610)
- Anneler Günü ve kadınlarımızın hak arayışı / 10.05.2026
- BTP 5. Olağan Kongresi’nin ardından / 09.05.2026
- Bedava elektrik hayal değil / 08.05.2026
- Milli Devlet’te gençlik ve eğitim -3- / 07.05.2026
- Milli Devlet’te gençlik ve eğitim -2- / 06.05.2026
- Milli Devlet'te gençlik ve eğitim -1- / 05.05.2026
- İçte sağlanacak birlik liderliğin şartıdır / 04.05.2026
- Devlet alan el değil, veren el olmalıdır / 03.05.2026
- İşçi haklarını verecek olan Milli Ekonomi Modeli’dir / 02.05.2026



























































