Milli Devlet’te yatırımlar ve enerji
Teknolojinin gün geçtikçe ilerlemesi, enerjiye olan ihtiyacın da günden güne artmasını sağlamıştır
20.10.2026 03:37:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Teknolojinin gün geçtikçe ilerlemesi, enerjiye olan ihtiyacın da günden güne artmasını sağlamıştır. Dünyanın enerji ihtiyacı 2030 yılına kadar %53 artacaktır; bu bağlamda 2030 yılına kadar 20.2 trilyon dolar enerjiye yatırım yapılması Gerekmektedir.
Günümüzde enerji kaynaklarına ulaşım için yapılan savaşlar dikkate alındığında, bu kaynakların stratejik önemi daha iyi anlaşılacaktır. Stratejik öneminin yanında enerji, aynı zamanda üretimin de bir fonksiyonudur.
Üretim maliyetleri arasında yer alan enerji ekonomileri direkt olarak etkiler. Kaynağı ucuza kullanan ülkelerde, üretim maliyetleri düşük olduğundan, maliyet enflasyonuna neden olan bu kalem artık olmayacaktır. Bu hal, firmaların rekabet gücüne de yansıyacak ve fiyatların düşmesini sağlayacaktır.
Ayrıca halkın enerji kullanımına ayırdığı para miktarı da az olacağından, tüketime de daha fazla para ayırabileceklerdir.
Milli Devlet sistemin de enerji, zamanında, yeterli ve kaliteli olarak sanayiinin ve sosyal hayatın hizmetine sunulacaktır. Bu, refahın yükseltilmesini sağlayacağı gibi; yerli sanayinin dış pazarlarda rekabet gücünü de arttıracaktır.

Sosyal Devlet'in fırsat eşitliği prensibi, enerji konusunda da devreye konulacak ve ücretsiz enerji desteği ile üretim sektörü sübvanse edilecektir.
Ekonominin, bir milletin bağımsızlığındaki önemi dikkate alındığında; ekonominin can damarı olan enerji konusunda da milli bir enerji politikasının olması şarttır. Aksi takdirde bu gücü elinde bulunduranlara bağımlılık söz konusu olur ki, bu hal ülkelerin iktisadi ve siyasi bağımsızlığını kaybetmesi demektir. Milli Devlet'te milli bir enerji politikası bu gerekçe ile hayati önem arz etmektedir.
Ülkemiz, enerji kaynakları bakımından incelendiğinde oldukça zengindir. Enerji elde etmekte kullanılan pek çok kaynağı bünyesinde barındıran Türkiye, bunları değerlendirme noktasında oldukça yetersizdir.
Şüphesiz enerji kaynaklarının başında petrol ve doğalgaz gelmektedir. Bunların yanında güneş enerjisi, nükleer enerji, rüzgâr enerjisi, jeotermal enerji, biomas enerji, akıntı enerjisi, dalga enerjisi ve yakıt hücreleri Türkiye'de kullanılabilecek enerji çeşitlerindendir.
Dünyada karbon eksenli yakıtların sebep olduğu sera gazı etkisinden dolayı ülkeler klasik enerji kaynaklarından alternatif enerji kaynaklarına yönelmek zorunda kalacaktır.
Kyoto Protokolü'nün imzalanmasına rağmen 2030 yılında karbondioksit emisyon oranlarının 1990 yılındaki oranların iki katına çıkması beklenmektedir.

Burada Türkiye'nin önünde Bor, Hidro elektrik ve nükleer enerji imkanları bulunmaktadır. Gerek Bor madeni, gerek su kaynakları, gerekse radyoaktif elementler bakımından Türkiye çok şanslıdır.
Ülkemizde büyük barajlar yerine, her nehir üzerinde kademeli olarak birden çok baraj yapılmalıdır.
Ülkeleri borçlandırmak isteyenler bizim gibi gelişmekte olan ülkelere büyük barajlar yapmayı tavsiye etmişlerdir.
ABD firmalarına yaptırılan bu barajlar faizle alınan dış kredi ile yapılmış zaman içerisinde enerji ihtiyacını karşılamak isteyen ülkeler Türkiye örneğinde olduğu gibi ciddi bir borç batığında kendilerini bulmuştur.
Enerji üretmek sanıldığı kadar pahalı bir iş değildir. Büyük barajlardan elde edilen enerji çok rahatlıkla çok daha ufak bir sürü barajdan elde edilebilir.
Türkiye'nin bir ucundan bir ucuna enerji nakil edilirken ciddi kayıplar olmaktadır. Oysa her yerleşim yerinin kenarına yapılan ufak maliyetli hidroelektrik santralleri çok rahatlıkla ülkenin enerji ihtiyacını hem de enerji kaybı olmadan sağlayacaktır. Bu türlü yatırımlar için maliyetli kredilere de ihtiyaç yoktur. Emisyon ile bu yatırımlar karşılanacaktır.

Ayrıca olası bir savaş durumunda büyük santraller bombalandığında ülke çok rahatlıkla elektriksiz kalabilir. Ama bir sürü hidroelektrik yatırımı ulusal güvenlik açısından da önemlidir. Nükleer enerjinin devreye sokulması da Milli Devletin projeleri arasındadır.
Özellikle bor ile çalışan arabaların ülkemizde kullanımına imkan tanınırken vergi muafiyetleri ile bu tarz yatırımlar teşvik edilecektir. Ülkemizde otomotiv sanayi yakıt pilleri ile çalışan arabaları üretir konuma getirilecektir. Tüketicinin bu arabaları kullanması çeşitli maddi yardımlarla –örneğin yakıt yardımı gibi– desteklenecektir.
Hem sanayi, hem de hane halkları elektriği kısa bir süre sonra tamamı ile bedavaya kullanacaklardır. Türkiye şartlarında gerekli yatırım ve hazırlık süresi modelin uygulamaya başladığından 18 ay sonrasıdır. Yani 18 ay sonra Milli Devlet'in uygulandığı ülkemizde elektrik halkımıza bedava verilebilecektir.
Milli Devlet anlayışında yeraltı kaynakları gibi enerji kaynakları da millete aittir. Ve devletin vazifesi yukarıda bazılarını saydığımız imkânlardan her vatandaşımızın yararlanabileceği fırsatları ona sunmaktır.
Bugün dünyada var olan enerji kaynakları üzerinde söz sahibi olabilmek için verilen mücadeleler ve savaşlar, global güçlerin bu kaynakların değerini çok iyi anladıklarının göstergesidir. Enerjide de bağımsızlıktan yana olan Milli Devlet alternatif kaynakları devreye koyup bunu sağlarken, Sosyal Devlet olmanın gereği olarak kendi insanına enerjiyi bedava verecektir." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)
Günümüzde enerji kaynaklarına ulaşım için yapılan savaşlar dikkate alındığında, bu kaynakların stratejik önemi daha iyi anlaşılacaktır. Stratejik öneminin yanında enerji, aynı zamanda üretimin de bir fonksiyonudur.
Üretim maliyetleri arasında yer alan enerji ekonomileri direkt olarak etkiler. Kaynağı ucuza kullanan ülkelerde, üretim maliyetleri düşük olduğundan, maliyet enflasyonuna neden olan bu kalem artık olmayacaktır. Bu hal, firmaların rekabet gücüne de yansıyacak ve fiyatların düşmesini sağlayacaktır.
Ayrıca halkın enerji kullanımına ayırdığı para miktarı da az olacağından, tüketime de daha fazla para ayırabileceklerdir.
Milli Devlet sistemin de enerji, zamanında, yeterli ve kaliteli olarak sanayiinin ve sosyal hayatın hizmetine sunulacaktır. Bu, refahın yükseltilmesini sağlayacağı gibi; yerli sanayinin dış pazarlarda rekabet gücünü de arttıracaktır.

Sosyal Devlet'in fırsat eşitliği prensibi, enerji konusunda da devreye konulacak ve ücretsiz enerji desteği ile üretim sektörü sübvanse edilecektir.
Ekonominin, bir milletin bağımsızlığındaki önemi dikkate alındığında; ekonominin can damarı olan enerji konusunda da milli bir enerji politikasının olması şarttır. Aksi takdirde bu gücü elinde bulunduranlara bağımlılık söz konusu olur ki, bu hal ülkelerin iktisadi ve siyasi bağımsızlığını kaybetmesi demektir. Milli Devlet'te milli bir enerji politikası bu gerekçe ile hayati önem arz etmektedir.
Ülkemiz, enerji kaynakları bakımından incelendiğinde oldukça zengindir. Enerji elde etmekte kullanılan pek çok kaynağı bünyesinde barındıran Türkiye, bunları değerlendirme noktasında oldukça yetersizdir.
Şüphesiz enerji kaynaklarının başında petrol ve doğalgaz gelmektedir. Bunların yanında güneş enerjisi, nükleer enerji, rüzgâr enerjisi, jeotermal enerji, biomas enerji, akıntı enerjisi, dalga enerjisi ve yakıt hücreleri Türkiye'de kullanılabilecek enerji çeşitlerindendir.
Dünyada karbon eksenli yakıtların sebep olduğu sera gazı etkisinden dolayı ülkeler klasik enerji kaynaklarından alternatif enerji kaynaklarına yönelmek zorunda kalacaktır.
Kyoto Protokolü'nün imzalanmasına rağmen 2030 yılında karbondioksit emisyon oranlarının 1990 yılındaki oranların iki katına çıkması beklenmektedir.

Burada Türkiye'nin önünde Bor, Hidro elektrik ve nükleer enerji imkanları bulunmaktadır. Gerek Bor madeni, gerek su kaynakları, gerekse radyoaktif elementler bakımından Türkiye çok şanslıdır.
Ülkemizde büyük barajlar yerine, her nehir üzerinde kademeli olarak birden çok baraj yapılmalıdır.
Ülkeleri borçlandırmak isteyenler bizim gibi gelişmekte olan ülkelere büyük barajlar yapmayı tavsiye etmişlerdir.
ABD firmalarına yaptırılan bu barajlar faizle alınan dış kredi ile yapılmış zaman içerisinde enerji ihtiyacını karşılamak isteyen ülkeler Türkiye örneğinde olduğu gibi ciddi bir borç batığında kendilerini bulmuştur.
Enerji üretmek sanıldığı kadar pahalı bir iş değildir. Büyük barajlardan elde edilen enerji çok rahatlıkla çok daha ufak bir sürü barajdan elde edilebilir.
Türkiye'nin bir ucundan bir ucuna enerji nakil edilirken ciddi kayıplar olmaktadır. Oysa her yerleşim yerinin kenarına yapılan ufak maliyetli hidroelektrik santralleri çok rahatlıkla ülkenin enerji ihtiyacını hem de enerji kaybı olmadan sağlayacaktır. Bu türlü yatırımlar için maliyetli kredilere de ihtiyaç yoktur. Emisyon ile bu yatırımlar karşılanacaktır.

Ayrıca olası bir savaş durumunda büyük santraller bombalandığında ülke çok rahatlıkla elektriksiz kalabilir. Ama bir sürü hidroelektrik yatırımı ulusal güvenlik açısından da önemlidir. Nükleer enerjinin devreye sokulması da Milli Devletin projeleri arasındadır.
Özellikle bor ile çalışan arabaların ülkemizde kullanımına imkan tanınırken vergi muafiyetleri ile bu tarz yatırımlar teşvik edilecektir. Ülkemizde otomotiv sanayi yakıt pilleri ile çalışan arabaları üretir konuma getirilecektir. Tüketicinin bu arabaları kullanması çeşitli maddi yardımlarla –örneğin yakıt yardımı gibi– desteklenecektir.
Hem sanayi, hem de hane halkları elektriği kısa bir süre sonra tamamı ile bedavaya kullanacaklardır. Türkiye şartlarında gerekli yatırım ve hazırlık süresi modelin uygulamaya başladığından 18 ay sonrasıdır. Yani 18 ay sonra Milli Devlet'in uygulandığı ülkemizde elektrik halkımıza bedava verilebilecektir.
Milli Devlet anlayışında yeraltı kaynakları gibi enerji kaynakları da millete aittir. Ve devletin vazifesi yukarıda bazılarını saydığımız imkânlardan her vatandaşımızın yararlanabileceği fırsatları ona sunmaktır.
Bugün dünyada var olan enerji kaynakları üzerinde söz sahibi olabilmek için verilen mücadeleler ve savaşlar, global güçlerin bu kaynakların değerini çok iyi anladıklarının göstergesidir. Enerjide de bağımsızlıktan yana olan Milli Devlet alternatif kaynakları devreye koyup bunu sağlarken, Sosyal Devlet olmanın gereği olarak kendi insanına enerjiyi bedava verecektir." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

































































































