logo
24 HAZİRAN 2026

MSB: Türk SİHA’sını düşüren ABD uçağı İncirlik'ten değil Ürdün’den kalktı

Milli Savunma Bakanlığı'ndan (MSB) yapılan açıklamada, Suriye'de Türkiye'ye ait SİHA'yı düşüren ABD uçağının İncirlik'ten kalktığı iddiasına ilişkin olarak, "Tamamıyla spekülasyon, böyle bir durum söz konusu değil. Uçak Ürdün'den kalktı" denildi.
 

12.10.2023 12:16:00 / Güncelleme: 12.10.2023 12:25:47
Anadolu Ajansı
MSB: Türk SİHA’sını düşüren ABD uçağı İncirlik'ten değil Ürdün’den kalktı
MSB: Türk SİHA’sını düşüren ABD uçağı İncirlik'ten değil Ürdün’den kalktı

Milli Savunma Bakanlığınca (MSB), Irak'ın ve Suriye'nin kuzeyi dahil son bir haftada 252 teröristin etkisiz hale getirildiği bildirildi.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlık'taki haftalık bilgilendirme toplantısında, İsrail ve Filistin'de yaşananları yakından takip ettiklerini belirterek, şiddet ve gerilim ile sivillere yönelik saldırıların bir an önce sonlandırılması gerektiğini vurguladı.

Milli Savunma Bakanlığının tüm birlik ve kurumlarının, devletin bekası, ülkenin savunma ve güvenliği için gerekli her türlü tedbiri almaya, Cumhuriyet'in 100'üncü yılında daha büyük ve güçlü Türkiye için kendisine tevdi edilen tüm görevleri azim ve kararlılıkla yerine getirmeye devam edeceğini kaydeden Aktürk, son bir asrın en kapsamlı ve etkili faaliyetlerinin icra edildiği bu dönemde Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), başta PKK/KCK/PYD-YPG, DEAŞ ve FETÖ olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı ülkenin huzur ve güvenliği ile bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sağlamak için büyük bir özveriyle mücadele ettiğini bildirdi.

Aktürk, "Kesintisiz şekilde ve kararlılıkla uyguladığımız, terörü kaynağında yok etme stratejisi ile Irak'ın ve Suriye'nin kuzeyi dahil son bir haftada 252 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Böylece etkisiz hale getirilen terörist sayısı bu yıl içinde 1640'a, 24 Temmuz 2015'ten bugüne kadar ise 38 bin 983'e ulaşmıştır." bilgisini paylaştı

Hava harekatları

Ayrıca 1, 3 ve 4 Ekim tarihlerinde Irak'ın, 5, 6 ve 8 Ekim tarihlerinde ise Suriye'nin kuzeyindeki terör hedeflerine yönelik karadan ateş destek vasıtalarının da kullanıldığı etkili ve kapsamlı hava operasyonlarının yapıldığını anımsatan Aktürk, şunları kaydetti:

"PKK/KCK, PYD/YPG'nin Suriye ve Irak'taki tüm tesis ve faaliyetlerinin hedef alındığı bu operasyonlarda, teröristlerce kullanılan ve içerisinde sorumlu düzeyde teröristlerin de bulunduğu değerlendirilen mağara, sığınak, barınak ve depo ile örgütün gelir kaynağı olarak yararlandığı tesislerden oluşan toplam 194 hedef başarıyla imha edilmiştir. Söz konusu harekatlarla terör örgütüne ağır darbe vurulmuş, ilk belirlemelere göre 229 teröristin etkisiz hale getirildiği tespit edilmiştir."

Suriyelilerin emniyetli ortama geri dönüşlerinin sağlanması

Aktürk, terör tehdidine karşı düzenlenen tüm operasyonların, uluslararası hukuka uygun, tüm komşuların sınırlarına ve toprak bütünlüğüne saygılı, meşru müdafaa hakkı kapsamında ve sadece bölgedeki terörist unsurlar hedef alınarak yapıldığını bildirdi.

TSK'nin teröristler dışında hiçbir hedefinin olmadığını vurgulayan Aktürk, harekatlar öncesinde hedeflerin özenle seçildiğini, harekatların planlama ve icrasında masum sivillerin can ve mal güvenliği ile tarihi, dini ve kültürel varlıklar ile çevrenin korunması için gerekli tüm tedbirlerin alındığını söyledi.

Eli kanlı teröristler bu coğrafyadan sökülüp atılıncaya kadar terör yuvalarını yerle bir etme irade ve kararlılıklarının, gereken yer ve zamanda artan etki ve baskıyla süreceğini belirten Aktürk, sınırların ve halkın güvenliğini sağlamak, ülkenin güneyinde oluşturulmak istenen terör koridorunu engellemek amacıyla 9 Ekim 2019'da başlatılan Barış Pınarı Harekatı'nın 4'üncü yıl dönümünde Suriye'de istikrarın bir an önce tesis edilmesi, Suriyelilerin emniyetli bir ortama geri dönüşlerinin sağlanmasına yönelik çalışmalara devam edildiğini bildirdi.

Suriye'de harekat alanlarında oluşturulan güvenlik ve huzur ortamını bozmaya yönelik taciz ve saldırı girişimlerine anında ve misliyle karşılık verildiğini kaydeden Aktürk, "Suriye'de, yıl içerisinde birliklerimize 388 taciz ve saldırı gerçekleştirilmiştir. Buna karşılık 233'ü son bir haftada olmak üzere 1246 terörist etkisiz hale getirilmiştir." dedi.

Sınır güvenliği

Son bir haftada yasa dışı yollarla sınırdan geçmeye çalışırken yakalanan 637 kişiden 4'ünün FETÖ üyesi olduğunun belirlendiğini anlatan Aktürk, 4 bin 771 kişinin ise sınırı geçemeden engellendiğini söyledi.

Yıl içerisinde sınırlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısının 9 bin 230'a yükseldiği bilgisini veren Aktürk, bunlardan 373'ü FETÖ mensubu 537 terör örgütü üyesinin kolluk kuvvetlerine teslim edildiğini, sınırı geçemeden engellenen kişi sayısının da 171 bin 382 olduğunu belirtti.

Aktürk, NATO'nun, değerlerini ve sorumluluklarını paylaşan Türkiye'nin, ittifaka katıldığı günden bu yana üstlendiği tüm görevleri başarıyla yerine getirmeye, NATO'nun aktif ve yapıcı bir üyesi olmaya devam ettiğini söyledi.

"Karadeniz'de deniz mayınlarıyla mücadele için "üçlü girişim" oluşturulacak

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in, 11-12 Ekim'de Brüksel'de NATO Savunma Bakanları Toplantısına katıldığını hatırlatan Aktürk, şöyle devam etti:

"Bu kapsamda Bakanımız, dün Birleşik Krallık ve Ukrayna Savunma Bakanları ile ikili, Romanya ve Bulgaristan savunma bakanları ile üçlü görüşmeler gerçekleştirmiş, söz konusu görüşmelerde bölgesel güvenlik sorunları ile ikili askeri işbirliği faaliyetleri ele alınmıştır. Bu çerçevede, 'bölgesel sahiplik' ilkesi doğrultusunda Bulgaristan ve Romanya ile Karadeniz'de deniz mayınlarıyla mücadeleye yönelik 'üçlü girişim' oluşturulması konusunda mutabık kalınmıştır."

Kosova Barış Gücü (KFOR) Komutanlığı devir-teslim töreninin 10 Ekim'de yapıldığını ve KFOR Komutanlığı görevinin bir yıllığına Türkiye tarafından İtalya'dan devralındığını da anımsatan Aktürk, komutası devralınan KFOR Komutanlığının, NATO ve Birleşmiş Milletler kararlarına uygun olarak, uluslararası sorumluluğun gerektirdiği tam tarafsızlık ve şeffaflık ile görevini yerine getirmeyi sürdüreceğini kaydetti.

Devam eden ve planlanan tatbikatlar

TSK'nin eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de aralıksız sürdürdüğüne işaret eden Aktürk, bu kapsamda 30 Eylül-8 Ekim'de "Sonsuzluk Tatbikatı"nın yapıldığını kaydetti.

"Milli Anadolu Ankası", "NATO Tiger Meet", "Yıldırım Seferberlik", "Erciyes Hava İndirme-2023", "NATO Steadfest Jüpiter", "Indus Shield", "Deniz Güvenliği", "Ateş Serbest-2023" tatbikatlarının devam ettiğini kaydeden Aktürk, "Breeze-2023" tatbikatının 13-22 Ekim'de, "Ocean Sky-2023", "Steadfast Noon" tatbikatlarının ise 13-27 Ekim'de yapılmasının planlandığını ifade etti.

NATO Müttefik Hava Komutanlığınca, Artırılmış Teyakkuz Faaliyetleri ile eş güdümlü yürütülen "Esnek Caydırıcılık Seçenekleri" kapsamında, 11 Ekim'de Romanya hava sahasında yapılan "Entegre Hava Füze Savunması" faaliyetine Hava Kuvvetlerince katılım sağlandığını anlatan Aktürk, NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 kapsamında Fransa Deniz Kuvvetlerine ait "FS SURCOUF" fırkateyni ve İspanya Deniz Kuvvetlerine ait "ESPS PATINO" lojistik destek gemisi tarafından 6-9 Ekim tarihlerinde İzmir'e, Birleşik Krallık Deniz Kuvvetleri fırkateyni "HMS DUNCAN" ve İspanya Deniz Kuvvetleri fırkateyni "ESPS MENDEZ NUNEZ" tarafından ise 7-9 Ekim tarihlerinde Sarayburnu/İstanbul'a liman ziyaretlerinde bulunulduğu kaydetti.

Aktürk, Deniz Astsubay Meslek Yüksek Okulu 1'inci sınıf öğrencilerinin de Açık Deniz Eğitimleri kapsamında "TCG Osmangazi" ve "TCG İskenderun" gemileriyle bugünden itibaren 14 Ekim'e kadar Durres/Arnavutluk'a liman ziyaretinde bulunacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği ve teşvikiyle yerlilik ve millilik oranı yüzde 80'lere ulaşan ve bu alanda marka haline gelen savunma sanayi ürünleriyle TSK'nin her geçen gün daha da güçlendiğini ve caydırıcılığını artırdığını belirten Aktürk, "İnsansız Suüstü Araç Sürüsü ile Gemiye Saldırı Kabiliyeti Projesi" kapsamında, Mersin Körfezi açıklarında bulunan hedef geminin, ASELSAN üretimi ALBATROS S-İDA ile başarıyla imha edilerek batırıldığını, dünyada ilk defa İDA-İHA müşterek operasyonu ile gerçekleştirilen fiili eğitimin Deniz Kuvvetleri Karargahından takip edildiğini anlattı.

"Afganistan'a arama kurtarma ekipleri ve yardım malzemeleri sevk edildi"

Başta deprem bölgelerinde hayatın normalleştirilmesi olmak üzere orman yangınları ve diğer afetlerle mücadele çalışmalarına yurt içinde ve dışında ilgili bakanlık ve kurumlarla tam koordinasyon içerisinde destek verilmeye devam edildiğini bildiren Aktürk, Afganistan'da meydana gelen deprem sonrası AFAD'ın arama-kurtarma ekipleri ve yardım malzemelerinin askeri kargo uçaklarıyla bölgeye sevk edildiğini hatırlattı.

Personel ve askeri öğrenci alım ve temin faaliyetlerinin de planlandığı şekilde devam ettiğini belirten Aktürk, 9 Ekim'de başlayan Milli Savunma Bakanlığına Sözleşmeli Bilişim Personeli Temini başvurularının 24 Ekim'de sona ereceğini, orduda görev yapmak isteyen tüm gençleri beklediklerini söyledi.

Aktürk, "Sonuç olarak Türk Silahlı Kuvvetleri'miz, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da terörle mücadeleden sınır güvenliğine, uluslararası misyonlardan insani yardım faaliyetlerine kadar geniş alanda üstlenmiş olduğu görevleri başarıyla yerine getirecek, dünyanın en güçlü ve en güvenilir orduları arasında yer almaya devam edecek ve asil milletimizin gurur kaynağı olmayı sürdürecektir." dedi.

SİHA'yı düşüren ABD uçağının İncirlik'ten kalktığı iddiası

Öte yandan Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Suriye'de Türkiye'ye ait SİHA'yı düşüren ABD uçağının İncirlik'ten kalktığına dair iddiaları yalanlayarak "Uçağın İncirlik'ten kalktığı tamamıyla spekülasyon. Böyle bir durum söz konusu değil." ifadelerini kullandı. Kaynaklar, uçağın nereden kalktığına ilişkin soruya da "Uçak, Ürdün'den kalktı." yanıtını verdi.

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Bulgaristan ve Romanya ile Karadeniz'de deniz mayınlarıyla mücadeleye yönelik oluşturulacak üçlü girişimin nasıl işleyeceğine dair soru üzerine "Karadeniz'e kıyısı bulunan NATO üyesi 3 ülkenin, deniz mayınlarıyla mücadeleye yönelik üçlü girişim kurması konusunda bir mutabakat söz konusu. Bunun çalışma usulleri ve kapsamının belirlenmesine yönelik önümüzdeki günlerde toplantılar yapılacak ve çok uzak olmayan bir zamanda bunlar kamuoyuyla paylaşılacak." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Filistin'e yardım gönderilmesine ilişkin açıklamaları hatırlatılarak bu yönde bir hazırlık olup olmadığının sorulması üzerine Bakanlık kaynakları, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından verilecek direktifler doğrultusunda TSK'nin yardım ulaştırma görevlerini yapmaya hazır olduğunu belirtti. AA

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.