logo
18 HAZİRAN 2026

MSB'den Perinçek'in iddiasına yanıt

MSB, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, yaptığı açıklamada, Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen C-130 uçağı ile ilgili iddialara cevap verildi. "Bir siyasi parti genel başkanı tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan ve siyasi saiklerle yapılan açıklamalar, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir dezenformasyondur" ifadesini kullandı
 

02.04.2026 12:39:00 / Güncelleme: 02.04.2026 12:59:58
Anadolu Ajansı
MSB'den Perinçek'in iddiasına yanıt
MSB'den Perinçek'in iddiasına yanıt

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Aktürk, Bakanlığın tüm birlik ve kurumlarının, Türkiye'nin savunma ile güvenliği için nitelik ve nicelik olarak daha da güçlenmeye, üstlenmiş olduğu tüm görevleri başarıyla yerine getirmeye devam ettiğini söyledi.

Tuğamiral Aktürk, 1 Mart'ta 629 bin 129 adayın katılımıyla gerçekleştirilen Milli Savunma Üniversitesi sınavı sonuçlarının 24 Mart'ta açıklandığını hatırlatarak, 25 Mart'ta başlayan tercih işlemleri kapsamında bir hafta içerisinde 55 bin adayın harp okulları ve astsubay meslek yüksekokulları için tercihlerini tamamladığını belirtti.

Tercih işlemlerinin, 24 Nisan'da tamamlanacağını ifade eden Aktürk, şunları kaydetti:

"Şanlı ordumuzda görev yapmak isteyen gençlerimizi, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünü milli ve çağdaş eğitim anlayışıyla yetiştiren savunma, güvenlik ve strateji alanlarında bilgi üreten ve uluslararası düzeyde saygın bir konuma sahip Milli Savunma Üniversitemize bekliyoruz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen Bölgesel Kariyer Fuarları kapsamında, 8-9 Nisan'da Samsun'da gerçekleştirilecek Orta Karadeniz Kariyer Fuarı'na katılım sağlanacak, engelli ve Terörle Mücadelede Malul Sayılmayacak Şekilde Yaralananlardan Sürekli İşçi Temini başvuruları 6-10 Nisan tarihleri arasında İŞKUR'a yapılabilecektir."

Terörle mücadele

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye'nin huzur, güvenlik ve istikrarı için aralıksız şekilde görev ve faaliyetlerine devam ettiğini belirtti.

Bu kapsamda yapılan çalışmalara ilişkin bilgi veren Aktürk, "Geride bıraktığımız hafta içerisinde, 2 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmaları etkin şekilde icra edilmiştir." dedi.

Hudut güvenliği

Kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ve kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiği hudutlarda hafta boyunca 2'si terör örgütü mensubu olmak üzere 171 kişinin yakalandığını aktaran Aktürk, 1 Ocak'tan bugüne kadar hudutlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısının 1695 olduğunu bildirdi.

Aktürk, engellenen 1968 kişiyle birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısının da 18 bin 897'ye ulaştığı bilgisini verdi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin ikili ilişkiler ve NATO başta olmak üzere uluslararası görevler kapsamında, Kıbrıs, Azerbaycan, Libya, Somali, Katar, Bosna Hersek ve Kosova'da kardeş, dost ve müttefik ülkelere destek vererek bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sağlamayı sürdürdüğünü ifade eden Aktürk, Türkiye'nin 1952'den bu yana üyesi olduğu ve etkin katkılar sunduğu NATO'nun 77'nci kuruluş yıl dönümünü kutladı.

Aktürk, Türkiye'nin ittifak içerisindeki sorumluluklarını bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kararlılıkla yerine getirmeye devam edeceğini, NATO'nun barış, güvenlik ve istikrara yönelik faaliyetlerine önemli katkılar sunmayı sürdüreceğini vurguladı.

108 yıl önce Taşnak ve Bolşevik çeteleri tarafından Azerbaycan Türklerine karşı gerçekleştirilen mezalimde hayatını kaybedenleri rahmetle anan Aktürk, kardeş Azerbaycan halkının acısını gönülden paylaştıklarını ifade etti.

İsrail

Orta Doğu'daki gelişmeler kapsamında İsrail ve ABD tarafından İran'a yapılan saldırılarla başlayan ve İran'ın üçüncü ülkeleri hedef almasıyla şiddetlenen savaşın, bölgeye daha da yayılma tehlikesinin devam ettiğine işaret eden Aktürk, şöyle devam etti:

"Tüm ihtilafların uluslararası hukuk temelinde, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiği yönündeki kararlı tutumumuz ve bu yöndeki çabalarımız sürmektedir. Bölgemizin huzur ve istikrarına zarar veren çatışmaların en kısa zamanda sonlandırılması temennimizdir. Öte yandan İsrail'in, Lübnan'daki uluslararası hukuk ve insancıl hukukun ihlali niteliğindeki saldırılarıyla 3 Birleşmiş Milletler barış gücü personeli hayatını kaybetmiştir. İsrail ayrıca, Suriye'nin güneyindeki saldırılarıyla ülkenin egemenlik ve toprak bütünlüğünü ihlal etmeye, Batı Şeria'da yasa dışı yerleşim faaliyetlerine ve Gazze'yi hedef alan saldırılarına da devam etmektedir. Uluslararası sistemin meşruiyetinin ve uluslararası hukuka olan inancın daha fazla zedelenmemesi amacıyla başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm uluslararası toplumu, İsrail'in bu saldırganlıklarının önlenmesi için sorumluluk almaya bir kez daha davet ediyoruz."

Aktürk, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu'nun bugün Libya Kara Kuvvetleri Komutanı'nı kabul edeceği bilgisini paylaştı.

3'üncü Uluslararası Askeri Sporlar Konseyi (CISM) Dünya Yarı Maraton Şampiyonası'nın Genelkurmay Başkanlığının organizatörlüğünde 24 ülkeden 128 sporcunun katılımıyla 3-7 Nisan'da Antalya'da düzenleneceğini belirten Aktürk, bu kapsamda 4 Nisan'da Türk Armoni Yıldızları (TÜRKAY) Orkestrasınca konser verileceğini söyledi.

Savunma sanayisi ve envantere giren yeni silah sistemleri

Savunma sanayisinin her alanında yerli ve milli olarak geliştirilen stratejik ve teknolojik ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerinin daha da artırıldığına dikkati çeken Aktürk, şöyle konuştu:

"Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda yeni nesil T-155 kundağı motorlu fırtına obüs, 5,56 milimetre hafif makineli tüfek ile 17 kişilik karinalı bot, muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE) tarafından hafta içerisinde başta Türk Silahlı Kuvvetlerimiz olmak üzere dost ve müttefik ülkeler ile uluslararası iş ortaklarına muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı tamamlanmış, yerli ve milli olarak geliştirilen Milli Deniz Topu Denizhan'ın üretimi tamamlanan 6'ncısı istif sınıfının 5'inci fırkateyni olan Akdeniz'e entegre edilmek üzere teslim edilmiştir."

ASFAT yükleniciliğinde 2'nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü'nde, Senegal Hava Kuvvetlerine ait CN-235 tipi uçağın bakım ve onarımına yönelik sözleşme imzalandığı bilgisini veren Aktürk, söz konusu uçağın, bakım-onarım için Kayseri'ye intikal ettirildiğini, bu projenin, uluslararası işbirliklerinin geliştirilmesi ile bakım-onarım kabiliyetlerinin küresel ölçekte etkin şekilde sunulması açısından önem arz ettiğini bildirdi.

Aktürk, "Milli Mücadelemizin başladığı süreçte ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan ve bugün dünyanın önde gelen haber ajansları arasında yer alan Anadolu Ajansının 106'ncı kuruluş yıl dönümünü şimdiden tebrik ediyoruz." dedi.

"NATO konusunda eksik bilgiler var"

Türkiye'nin, Karadeniz'e yönelik güvenlik anlayışı ve NATO Karargahları hakkındaki sorulara ilişkin açıklamada, son dönemde bazı basın yayın organları ile sosyal medya mecralarında, Türkiye'nin NATO'ya katkıları, Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu ve Karadeniz'de yürütülen faaliyetlere ilişkin konularda eksik bilgiler üzerinden değerlendirmeler yapıldığı ve bazı kavramların karıştırıldığı vurgulandı.

Açıklamada, "Öncelikle Bakanlığımız tarafından, kamuoyunun doğru ve zamanında bilgilendirilmesi esas alınmakta, bu kapsamda her hafta düzenli olarak basın bilgilendirme toplantısı icra edilmekte ve basın mensuplarının soruları cevaplandırılmaktadır. Savunma ve güvenlik konularında yapılan çalışmalar ilgili makamlarla koordineli olarak yürütülmekte, süreç tamamlandıktan sonra gerekli bilgiler milli güvenliğimizi zafiyete uğratmayacak şekilde kamuoyuyla şeffaf olarak paylaşılmaktadır." ifadeleri kullanıldı.

Türkiye'nin, Karadeniz'e yönelik temel stratejisi ve bu strateji çerçevesinde inisiyatif alarak kurulan NATO ve NATO dışı çok uluslu Deniz Karargahları ile Adana'da kurulum çalışmaları devam eden Çok Uluslu Kolordu Karargahı hakkında ise şu açıklamalarda bulunuldu:

"Bölgesel sahiplik ilkesi ve Montrö Sözleşmesi'nden taviz verilmesi söz konusu değildir. Bütün çalışmalar buna göre yapılmaktadır. Türkiye'nin, Karadeniz'e yönelik güvenlik anlayışı, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin sağladığı denge ve istikrarın korunmasına, bölgesel sahiplik ilkesi doğrultusunda Karadeniz'e kıyıdaş ülkelerin öncelikli rol üstlenmesine dayanmaktadır. Bu yaklaşım sayesinde Karadeniz, geçmişte olduğu gibi günümüzde de geniş çaplı bir çatışma alanına dönüşmemiştir. Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Montrö hükümlerini kararlılıkla uygulayarak çatışmanın deniz boyutuna yayılmasını önlemiştir. Karadeniz'de artan jeopolitik rekabet ve güvenlik risklerine rağmen ülkemiz, bölgedeki istikrarın korunması, gerilimin tırmandırılmaması ve güvenliğin öncelikle kıyıdaş ülkeler tarafından sağlanması yönündeki tutumunu sürdürmektedir. Bu doğrultuda Türkiye, Karadeniz'in bir rekabet alanına dönüşmesini engellemeye yönelik inisiyatif almaya devam etmekte ve bölgesel güvenlik mimarisinin korunmasında aktif rol üstlenmektedir."

Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu

Açıklamada, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın anlaşmayla sona ermesi durumunda alınacak güvenlik düzenlemelerine yönelik planlamaların yürütüldüğü ve halihazırda 33 ülkenin katılma isteğini beyan ettiği, "Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu"nun, NATO ile ilişkili olmayan çok uluslu bir girişim olduğuna işaret edildi.

Bu girişim kapsamında oluşturulan Çok Uluslu Ukrayna Kuvvetinin (MNF-U), Fransa'da çekirdek personel ile teşkil edilen operatif karargah üzerinden yönetilmesinin planlandığına vurgu yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Bu kuvvetin Deniz Unsur Komutanlığı (MCC) görevi güvenlik ve istikrarın korunması, bölgesel sahiplik ilkesinin sürdürülmesi ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile tesis edilen dengenin muhafazası amacıyla ülkemiz tarafından yürütülecektir. Bu doğrultuda, 15-16 Nisan 2025 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilen toplantıda, Türkiye'nin deniz boyutundaki planlama faaliyetlerine liderlik etmeyi sürdürmesi ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin ortaya koyduğu hukuki çerçevenin planlamalarda esas alınması hususlarında mutabakata varılmıştır. Deniz Unsur Komutanlığı Karargahı, 25 Ağustos 2025 tarihinden itibaren tamamı Türk personelden oluşan çekirdek kadro ile teşkil edilmiştir. Deniz Unsur Komutanlığına 14 ülke katkı beyanında bulunmuştur ancak deniz platformlarına yönelik katkılar sadece kıyıdaş ülkeler olan Türkiye, Romanya ve Bulgaristan tarafından sağlanacaktır."

MCM Black Sea

Rusya-Ukrayna Savaşı esnasında Karadeniz'de sürüklenen mayın tehlikesine karşı kurulan Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu'nun (MCM Black Sea) görevlerine ilişkin bilgilerin de yer aldığı açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Türkiye öncülüğünde Romanya ve Bulgaristan tarafından oluşturulmuş, NATO kuvvet yapısı dışında kalan bir girişimdir. Söz konusu görev kuvveti, 11 Ocak 2024 tarihinde imzalanan mutabakatla kurulmuş ve 1 Temmuz 2024'te ilk aktivasyonu ilan edilmiştir. Temel görevi, Karadeniz'de mayın arama faaliyetleri icra etmek ve kritik sualtı altyapılarının güvenliğine katkı sağlamak olan bu yapı, katılımcı ülkelerin milli mayın arama gemileriyle faaliyet göstermekte, komuta ve karargah görevi 6 aylık rotasyonlarla üç ülke arasında dönüşümlü olarak yürütülmektedir. Halihazırda görev kuvveti, ülkemiz tarafından komuta edilen 9'uncu aktivasyon periyodunu icra etmektedir."

"Açık bir dezenformasyondur"

Açıklamada, Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen C-130 uçağı ile ilgili iddialara da cevap verildi.

"Bir siyasi parti genel başkanı tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan ve siyasi saiklerle yapılan açıklamalar, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir dezenformasyondur." ifadesi yer alan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Hiçbir somut veriye dayanmayan söz konusu ifadeler, Türk Silahlı Kuvvetlerimizi kamuoyunda yıpratmaya yönelik asılsız iddialar içermekte, yapılan resmi açıklamalar kasten çarpıtılmaktadır. Özellikle, Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen ve 20 kahraman silah arkadaşımızın şehit olduğu olayla ilgili şehit sayımızın dahi yanlış ifade edildiği vahim ve dayanaktan yoksun ifadeler art niyetli bir yaklaşımın ürünüdür. Düşen C-130 uçağımız ile ilgili olarak derhal başlatılan teknik inceleme tüm boyutlarıyla ve titizlikle yürütülmektedir. Hazırlanacak nihai rapor, ilgili süreçlerin tamamlanmasının ardından kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılacaktır. Konuya ilişkin suç duyurusunda bulunulmuş ve yasal işlem başlatılmıştır. Milli güvenliğimizi ilgilendiren konularda somut delillere dayanmayan mesnetsiz iddia ve ithamlara, spekülatif ve manipülatif açıklama ve yorumlara itibar edilmemesi, yapılacak resmi açıklamaların dikkate alınması büyük önem taşımaktadır."

Trump, İran mutabakatını övdü


 
ABD Başkanı Trump, İran'la mutabakatı övdü, Lübnan konusunda İsrail'i eleştirdi. Trump, "İsrail, Hizbullah konusunda daha iyi davranabilirdi. İki insansız hava aracı çöle doğru vurulup zararsız bir şekilde yere düştüğünde, Beyrut’taki binaları yıkmaya gerek yok. Lübnan konusunda iyi bir iş çıkarmıyorlar ve Lübnan için üzülüyorum" dedi. Trump'ın flaş ifadesi ise "
İran'ın 300 milyar dolarlık dondurulmuş parasını vereceğiz yoksa kimse ABD Doları'na yatırım yapmaz!" oldu

18.06.2026 04:11:00
HABER MERKEZİ/AA
Trump, İran mutabakatını övdü
Trump, İran mutabakatını övdü

İran ile vardıkları mutabakat kapsamında Tahran'ın nükleer silaha sahip olamayacağını belirten ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Lübnan'a yönelik çok sayıda saldırı düzenleyerek "kötü bir iş çıkardığını" söyledi.
Trump, Fransa'da düzenlenen G7 Zirvesi'nden ayrılmadan önce yaptığı basın toplantısında, İran ile varılan mutabakata ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İran ile varılan mutabakatın kendileri açısından iyi bir anlaşma olduğunu kaydeden Trump, "Anlaşma kısa süre içinde, yarın (19 Haziran) ya da belki ertesi gün imzalanacak" dedi.

Kalmam gerekmiyor

İsviçre'de gerçekleştirilecek imza töreni için neden Avrupa'da birkaç gün daha kalmadığı sorulan Trump, önce kalabileceğini ifade etti, ancak konuşmasının devamında bunun sadece bir mutabakat zaptı olduğunu ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in katılmasının yeterli olacağını düşündüğünü söyledi.
Bu mutabakatla 60 günlük müzakere sürecinde tüm detayların ele alınarak çözüme bağlanacağını vurgulayan Trump, "Eğer 60 gün içinde sonuç alınmazsa, sorun değil, (İran'ı) bombalamaya geri döneriz. Bunu yapmak istemiyorum çünkü bu çok iyi bir anlaşma, ama mecbur kalabiliriz" değerlendirmesinde bulundu.

İki konuda başarılı olduk

Anlaşmanın özünün "Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak" ve "İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmamasını sağlamak" olduğunun altını çizen Trump, her iki konuda da başarılı olduklarını savundu. Trump, İran ile anlaşma sağlanamaması halinde bu ülkenin uzun süre daha bombalanabileceğini belirterek, mutabakatın başarıyla uygulanmasını umduğunu söyledi.

Trump'tan Netanyahu'ya Lübnan eleştirisi

Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetini Lübnan'a yönelik saldırılar nedeniyle eleştirerek, bu konudaki tutumu doğru bulmadığını ifade etti. Netanyahu'nun "aslında iyi bir adam" olduğunu savunan Trump, "Ancak bazen biraz heyecanlanıyor. Lübnan konusunda ufak anlaşmazlıklarımız var. Bibi, biraz daha yumuşak davranabilirsin diyorum. Hizbullah'tan biri bir binaya girdi diye her seferinde o binayı yıkmana gerek yok" şeklinde konuştu.

ABD 'büyük', İsrail 'çok küçük ortak'

ABD'yi "büyük ortak" olarak tanımlayan Trump, İsrail için "çok küçük bir ortak" ifadesini kullandı.
İsrail'in kendini savunma hakkı olduğunu anlatan Trump, "İsrail, Hizbullah konusunda daha iyi davranabilirdi. İki insansız hava aracı çöle doğru vurulup zararsız bir şekilde yere düştüğünde, Beyrut'taki binaları yıkmaya gerek yok. Lübnan konusunda iyi bir iş çıkarmıyorlar ve Lübnan için üzülüyorum" değerlendirmesinde bulundu.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına dikkati çeken Trump, "Bu çok haksızlık, özellikle de Beyrut'a bakınca... Önceki gün oradaki manzaraya baktım, oraya yapılan saldırı… Bana göre gereksiz olan büyük bir saldırıydı" dedi.

Zenginleştirilmiş uranyumla ilgili müzakerelere derhal başlanacak

Trump ayrıca, İran'daki zenginleştirilmiş uranyumun imha edilmesine ilişkin teknik görüşmelerin derhal başlayacağının altını çizdi. Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin kademeli olarak artmaya başladığını belirten Trump, birkaç hafta içinde geçişlerin normal seyrine dönmesini beklediklerini ifade etti.
Söz konusu sürecin Orta Doğu'da daha kapsamlı bir "barışın" başlangıcı olmasını umduğunu ifade eden ABD Başkanı, "Gazze'de yaptığımız işe bir bakın, Hamas'a bir bakın. Hamas son derece sessiz. Biz de onları silahsızlandırmaya çalışıyoruz" yorumunu yaptı.
Abraham Anlaşmaları'nın genişletilmesi konusunun kendileri için önemli bir başlık olduğunu vurgulayan Trump, özellikle Suudi Arabistan'ın anlaşmaya katılmasını umduklarını ve bunun gerçekleşmesi halinde bölgedeki diğer ülkeleri de teşvik edeceğini söyledi.

İran'ın 300 milyar dolarlık dondurulmuş parasını vereceğiz yoksa kimse ABD Doları'na yatırım yapmaz!

Diğer yandan ABD Başkanı Trump, İran'ın 300 milyar dolarlık dondurulmuş fonları konusunda dikkat çeken ifadeler kullandı ve bu fonların bir şekilde serbest bırakılacağı mesajını verdi.
"Bu fonlar, ancak onlar doğru şekilde hareket ederlerse serbest bırakılacak" diyen Trump, bu paraların İran'a ait olduğunu ve bilinen sebeplerle bu fonları dondurduklarını belirtti.
Trump, "Onların parasının büyük bir kısmını aldık ve o para şu anda bizde. O para bizim değil, onların parası ve biz onu belirli bir zamanda dondurmuştuk. Sanırım parayı geri vermek zorunda kalacağız. Eğer geri vermezsek, kimse bir daha dolara yatırım yapmaz" değerlendirmesini yaptı.

İran'a yönelik yaptırımların da aynı şekilde "Tahran'ın anlaşmaya uygun şekilde" davranmasına bağlı olduğunu dile getiren Trump, İran'daki yeni yöneticilerin bunun farkında olduğunu ifade etti. İran'a yönelik deniz ablukasının bu ülkeye attıkları bombalardan çok daha etkili olduğunu savunan Trump, İran'a toplamda en az 1 milyar dolar değerinde bomba attıklarını aktardı.

Şi ile Putin'e teşekkür

ABD Başkanı, İran konusunda "tarafsız" davrandıklarını söylediği Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e ayrı ayrı teşekkür ettiğini vurguladı.
Özellikle Çin'in bu süreçte İran'a silah göndermediğini ifade eden Trump, bunu memnuniyetle karşıladığını belirtti.
Diğer yandan Trump, konuşmasının bir bölümünde Suriye'de Ahmed Şara'nın cumhurbaşkanı olmasından memnuniyet duyduğunu ve Şara'nın "çok iyi bir iş çıkardığını" vurgulayarak, Lübnan konusunda da olumlu gelişmeler beklediğini dile getirdi.

Konuşmasında İranlı General Kasım Süleymani'nin ABD tarafından öldürülmesine de atıfta bulunan Trump, bunun, "ABD ile İsrail'in ortak işi" olduğunu ancak suikastı Amerikan ordusunun ve istihbaratının gerçekleştirdiğini anlattı.

Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi

Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, yaklaşık 3 yıldır tutuklu bulunduğu cinsel istismar davasında, sağlık sorunları gerekçesiyle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

17.06.2026 20:10:00 / Güncelleme: 17.06.2026 20:21:09
Haber Merkezi
Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi
Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi
Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, yaklaşık 3 yıldır tutuklu bulunduğu cinsel istismar davasında, sağlık sorunları gerekçesiyle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kamuoyunda büyük yankı uyandıran ve Yargıtay'ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada, mahkeme Gümüşel'in tutukluluk halini sonlandırarak tahliyesine karar verdi.

Türkiye gündemini uzun süre meşgul eden ve Hiranur Vakfı'ndaki çocuk istismarı iddiaları üzerinden yürütülen H.K.G. davasında çok önemli bir son dakika gelişmesi yaşandı. Yerel mahkeme tarafından daha önce hapis cezasına çarptırılan vakıf kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'in cezaevindeki tutukluluk hali resmen sona erdi.

Sağlık sorunları gerekçe gösterildi



Cezaevinde kaldığı süreçte ciddi sağlık sorunları yaşadığı ve kilosunun 50'ye kadar düştüğü belirtilen Yusuf Ziya Gümüşel'in avukatlarının yaptığı başvurular neticesinde mahkeme yeni bir karar aldı. Mahkeme heyeti, davanın geri kalan kısmında tutuksuz yargılanmak üzere Gümüşel hakkında adli kontrol şartıyla serbest bırakılma kararı verdi.

Ev hapsi ve imza yükümlülüğü uygulanacak



Edinilen ilk bilgilere göre, adli kontrol hükümleri kapsamında Gümüşel'e sağlık durumuna da bağlı olarak evde kalma (ev hapsi) ve belirli günlerde imza atma tedbirleri uygulanacak. Yargılama süreci bu şartlar altında devam edecek.

Davanın geçmişi

Kızı H.K.G.'yi küçük yaşta evlendirerek cinsel istismara iştirak ettiği suçlamasıyla yargılanan Yusuf Ziya Gümüşel, yerel mahkemece önce 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmış, ardından cezası 19 yıl 9 aya çıkarılmıştı. Yargıtay'ın dosyaya ilişkin bozma kararı vermesinin ardından yargılama süreci yeniden başlamıştı

Açlık grevinin 3. gününde öğretmenlere, polis müdahalesi!

Açlık grevinin 3. gününde Meclis’e yürümek isteyen öğretmenlere polis sert müdahalede bulundu ve çok sayıda eğitimci ters kelepçeyle gözaltına alındı

17.06.2026 14:35:00
Haber Merkezi
Açlık grevinin 3. gününde öğretmenlere, polis müdahalesi!
Açlık grevinin 3. gününde öğretmenlere, polis müdahalesi!
Açlık grevinin 3. gününde Meclis'e yürümek isteyen öğretmenlere polis sert müdahalede bulundu ve çok sayıda eğitimci ters kelepçeyle gözaltına alındı.

Ankara'da taban maaş hakkı, güvencesiz çalışma koşullarının son bulması ve mülakat mağduriyetlerinin giderilmesi talebiyle Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu çatısı altında bir araya gelen öğretmenlerin eylemleri kararlılıkla sürüyor.

Taleplerine yanıt alamadıkları için süresiz açlık grevi başlatan öğretmenler, eylemlerinin 3. gününde seslerini duyurmak amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) doğru yürüyüşe geçti.

Meclis önünde barikat ve müdahale

Sendika binası önündeki bekleyişlerinin ardından, siyasi parti ve kitle örgütü temsilcileriyle birlikte TBMM Çankaya Kapısı önünde toplanan öğretmenlerin önü polis ekipleri tarafından kesildi. Basın açıklaması yapılmasına izin verilmeyeceğini belirten emniyet güçleri, öğretmenleri kalkanlarla duvara doğru sıkıştırdı. Yaşanan arbedede öğretmenlerden "Ankara'yı Kerbela'ya çevirdiniz" tepkisi yükseldi.

Çok sayıda gözaltı

Açlık grevi nedeniyle bitkin düştükleri gözlenen öğretmenlere yönelik müdahale sertleşirken, çok sayıda eğitimci ters kelepçe takılarak gözaltı araçlarına bindirildi. Eylemin ilk günlerinden bu yana devam eden polis ablukası ve müdahalelerine rağmen öğretmenler geri adım atmayacaklarını vurguladı.

Görüşme talepleri karşılıksız kaldı

Açlık grevindeki öğretmenlerin idari makamlar ve siyasi parti gruplarıyla temas kurma çabaları ise sonuçsuz kaldı. Muhalefet partileriyle Meclis'te görüşme gerçekleştiren öğretmen heyetinin, AK Parti ve MHP grup başkanvekilliklerinden talep ettiği randevular karşılık bulmadı. Öğretmenler, taleplerini görüşmek üzere Milli Eğitim Komisyonu toplanana kadar Ankara'da ve Türkiye genelinde açlık grevi eylemlerine devam edeceklerini ilan etti.

Marmara Denizi'nde gece saatlerinde 3.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem Bilimci Osman Bektaş, 'kendini 1935'ten beri gizliyor' diyerek uyardı

Marmara Denizi'nde gece saatlerinde 3.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin ardından değerlendirmelerde bulunan Deprem Bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş, sarsıntının Kuzey Anadolu Fayı'nın (KAF) Güney Kolu üzerinde gerçekleştiğini belirterek, bölgede uzun yıllardır biriken gerilime dikkat çekti

17.06.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 Marmara Denizi'nde gece saatlerinde 3.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem Bilimci Osman Bektaş, 'kendini 1935'ten beri gizliyor' diyerek uyardı
 Marmara Denizi'nde gece saatlerinde 3.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem Bilimci Osman Bektaş, 'kendini 1935'ten beri gizliyor' diyerek uyardı
Marmara Denizi'nde gece saatlerinde 3.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin ardından değerlendirmelerde bulunan Deprem Bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş, sarsıntının Kuzey Anadolu Fayı'nın (KAF) Güney Kolu üzerinde gerçekleştiğini belirterek, bölgede uzun yıllardır biriken gerilime dikkat çekti.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, Marmara Denizi'nde gece saatlerinde 3.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Bölgede hissedilen sarsıntı kısa süreli paniğe neden olurken, depremin ardından gözler uzmanların değerlendirmelerine çevrildi.

Prof. Dr. Osman Bektaş'tan dikkat çeken değerlendirme
Deprem sonrası sosyal medya hesabından açıklama yapan Prof. Dr. Osman Bektaş, sarsıntının Kuzey Anadolu Fayı'nın (KAF) Güney Kolu üzerinde meydana geldiğini belirtti.
Bektaş, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"Kendini 1935'ten beri gizleyen KAF'ın Güney Kolunda gelişti. 91 yıllık gerilim birikimi ve 1999 İzmit M7,4 depreminin batıya doğru yaptığı stres transferi birlikte değerlendirildiğinde, Güney kolda enerji birikiminin önemli ölçüde arttığı söylenebilir."

Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Bolu'nun Mengen ilçesinde maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti

17.06.2026 12:18:00
İHA
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Olay, Mengen ilçesine bağlı Gökçesu beldesindeki maden ocağında sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, maden ocağında işçilerin çalışması esnasında henüz bilinmeyen bir nedenle göçük meydana geldi.






112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine jandarma, çok sayıda sağlık, İtfaiye ve AFAD ekibi sevk edildi. Yapılan ilk çalışmalarda maden işçisi Muhammet Özkul'un cansız bedenine ulaşıldı.








Ekiplerin göçük altında kalan maden ocağındaki çalışmaları devam ediyor.






CHP'de Özgür Özel yönetimi, olağanüstü kurultay için toplanan 900'e yakın delege imzası CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na iletildi

CHP'de Özgür Özel yönetimi, olağanüstü kurultay için toplanan 900'e yakın delege imzası, bugün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na iletildi

17.06.2026 11:16:00 / Güncelleme: 17.06.2026 12:21:41
Haber Merkezi
 CHP'de Özgür Özel yönetimi, olağanüstü kurultay için toplanan 900'e yakın delege imzası CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na iletildi
 CHP'de Özgür Özel yönetimi, olağanüstü kurultay için toplanan 900'e yakın delege imzası CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na iletildi
CHP'de Özgür Özel yönetimi, olağanüstü kurultay için toplanan 900'e yakın delege imzası, bugün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na iletildi. Genel Merkez kaynaklarının verdiği bilgiye göre "Mutlak butlan kararı nedeniyle olağanüstü kurultay toplanamaz" tutumunu sürdüren Kılıçdaroğlu, bu talebi işleme koymayacak.

Kılıçdaroğlu yönetiminin, Özel'in bu hamlesine karşı olağan kurultay takvimini açıklayarak yanıt vereceği belirtiliyor.

CHP'de mutlak butlan kararının ardından başlayan yönetim krizinde yeni bir aşamaya geçiliyor.

Özel yönetimi, 1 Haziran'dan itibaren noter aracılığıyla delegelerden toplanan ıslak imzalı olağanüstü kurultay talebini resmen Genel Merkez'e iletecek.

CHP'nin yaklaşık 1200 dolayında seçilmiş delegesinden mahkeme kararıyla görevine son verilen 196 İstanbul delegesinden ise imza alınmadı.

CHP tüzüğüne göre delegelerin salt çoğunluğunun imzalı talebi üzerine genel başkanın 45 gün içinde partiyi olağanüstü kurultaya götürmesi gerekiyor.

Ancak Kılıçdaroğlu yönetimi, istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararı nedeniyle, delegelerin iradesinin sakatlandığını, bu nedenle de olağanüstü kurultayın yapılamayacağını savunuyor.

Süreç nasıl işleyecek?
Özel yönetimi, delegelerden toplanan imzaları hem elden hem de noter aracılığıyla Genel Merkez'e iletecek.

Özel'in yakın kurmaylarının verdiği bilgiye göre Kılıçdaroğlu, tüzükte öngörülen bir haftalık süre içinde olağanüstü kurultay çağrısına yanıt vermek zorunda.

Bu talebin yerine getirilmemesi durumunda, Özel yönetimi sulh hukuk mahkemesine başvuracak.

Aynı kaynaklara göre mahkemenin bu başvuruyu 15 gün içinde karara bağlaması gerekiyor.

Mahkemenin bu talebi reddetmesi ihtimali bulunurken başvurunun kabul edilmesi halinde, partiyi olağanüstü kurultaya götürmek üzere bir çağrı heyeti atanması mümkün.

İzmir'de CHP'li Seferihisar Belediyesi'ne 'rüşvet' iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, şafak operasyonu düzenlendi

İzmir'de CHP'li Seferihisar Belediyesi'ne 'rüşvet' iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, şafak operasyonu düzenlendi

17.06.2026 11:14:00
Haber Merkezi
 İzmir'de CHP'li Seferihisar Belediyesi'ne 'rüşvet' iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, şafak operasyonu düzenlendi
 İzmir'de CHP'li Seferihisar Belediyesi'ne 'rüşvet' iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, şafak operasyonu düzenlendi
İzmir'de CHP'li Seferihisar Belediyesi'ne 'rüşvet' iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, şafak operasyonu düzenlendi.

Operasyonda, aralarında başkan yardımcısının da bulunduğu altı kişi gözaltına alındı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, belediye ile bağlantılı bazı kişi ve kuruluşların "inşaat ve imar süreçlerine ilişkin işlemler karşılığında menfaat temin ettiklerine yönelik bulgulara ulaşıldığı" belirtildi.

Savcılık yaklaşık 6 milyon TL tutarında rüşvet alışverişi gerçekleştiğine dair deliller olduğunu söyledi.

31 Mart 2024 yerel seçimlerinden sonra aralarında İstanbul, Adana, Bursa ve Antalya'nın da bulunduğu 30'dan fazla il ve ilçede belediye başkanları tutuklandı veya görevden uzaklaştırıldı. Bazılarının yerine kayyum atandı.

El değiştiren belediyelerin büyük çoğunluğu CHP yönetimindeydi.

MİT'in terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonunda örgütün sözde sorumlularından Ahmet Kazancı yakalandı

MİT'in terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonunda örgütün sözde sorumlularından Ahmet Kazancı yakalandı

17.06.2026 11:02:00
AA
MİT'in terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonunda örgütün sözde sorumlularından Ahmet Kazancı yakalandı
MİT'in terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonunda örgütün sözde sorumlularından Ahmet Kazancı yakalandı
MİT'in terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonunda örgütün sözde sorumlularından Ahmet Kazancı sınır bölgesinde yakalanarak, Türkiye'ye getirildi.

Resmi Gazete'de yayımlanan kararla 430 mülki idare amirinin görev yeri değişti

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Resmi Gazete'de yayımlanan kararla 430 mülki idare amirinin görev yerlerinin yeniden belirlendiğini bildirdi

17.06.2026 08:00:00 / Güncelleme: 17.06.2026 08:06:55
AA
Resmi Gazete'de yayımlanan kararla 430 mülki idare amirinin görev yeri değişti
Resmi Gazete'de yayımlanan kararla 430 mülki idare amirinin görev yeri değişti

Çiftçi, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tensip ve takdirleriyle, İçişleri Bakanlığına ait Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi yayımlandığını belirtti.

Kararla, bulundukları görev yerlerinde hizmet sürelerini tamamlayan veya hizmet ve mazeret durumları doğrultusunda değerlendirmeye alınan bakanlığın merkez ve taşra teşkilatında görev yapan toplam 430 mülki idare amirinin görev yerlerinin liyakat, kıdem, hizmet gerekleri ve kurumsal ihtiyaçlar esas alınarak yeniden belirlendiğini açıklayan Çiftçi, şu bilgileri paylaştı:

"Bu kapsamda, taşra teşkilatımızda görev yapan 15 mülki idare amirinden 11'i kaymakam, 4'ü vali yardımcısı olmak üzere merkez teşkilatımızdaki görevlere atanmıştır. Ayrıca 208 mülki idare amirimiz kaymakamlıktan kaymakamlığa, 82'si kaymakamlıktan vali yardımcılığına, 74'ü vali yardımcılığından vali yardımcılığına, 32'si ise vali yardımcılığından kaymakamlığa atanmıştır. Bunun yanında İstanbul'da 5, Ankara'da 4 ve İzmir'de 6 Kaymakamımızın görev yerleri değiştirilmiştir. Ayrıca, 6'sı il, 7'si ilçe kayyımı olarak görev yapan 13 mülki idare amirimizden, ilçe kayyımı olarak görev yapan 4 mülki idare amirimiz, görev süreleri boyunca ortaya koydukları başarılı hizmetler doğrultusunda talepleri ve kıdemlerine uygun görevlere atanmış, yerlerine ise yine kıdemli ve başarılı mülki idare amirlerimiz görevlendirilmiştir."

Bakan Çiftçi, "Türkiye Yüzyılı'nı inşa etme yolunda, milletimize en yakın devlet temsilcileri olan mülki idare amirlerimizin bilgi, birikim ve tecrübeleriyle şehirlerimize ve aziz milletimize hizmet etmeyi aynı kararlılıkla sürdüreceklerine yürekten inanıyorum. Kararnamemizin, mülki idare amirlerimize, kıymetli ailelerine, görev yapacakları şehirlerimize ve aziz milletimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Rabbim, üstlendikleri bu önemli vazifelerde kendilerine muvaffakiyetler nasip eylesin." ifadelerine yer verdi.

Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi Resmi Gazete'de

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan atama kararlarına göre, 16 Haziran 2026 tarihli ve 2026/148 sayılı kararla Personel Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcılığına Personel Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Ahmet Başer'in ataması yapıldı.

Kararla, Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcılığına İller İdaresi Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Mustafa Çiftçiler, Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcılığına ise Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Tekin Dundar getirildi.

Ayrıca, Önder Can'ın Uşak Vali Yardımcısı iken 27 Mayıs 2025 tarihli ve 2025/205 sayılı karar ile Nevşehir Vali Yardımcılığına atanmasına dair hüküm iptal edildi.

Can Holding soruşturmasında tahliyeler devam ediyor

Can Holding soruşturması kapsamında yaklaşık 8 aydır cezaevinde bulunan eski İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü ve Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği Başkanı Prof. Dr. Remzi Sanver hakkında tahliye kararı verildi

16.06.2026 21:03:00
Haber Merkezi
Can Holding soruşturmasında tahliyeler devam ediyor
Can Holding soruşturmasında tahliyeler devam ediyor
Can Holding soruşturması kapsamında yaklaşık 8 aydır cezaevinde bulunan eski İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü ve Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği Başkanı Prof. Dr. Remzi Sanver hakkında tahliye kararı verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran soruşturmada flaş bir gelişme yaşandı. Mahkeme, dosyaya ilişkin yaptığı inceleme neticesinde tutuklu bulunan Sanver'in serbest bırakılmasına hükmetti

Soruşturmanın Çıkış Noktası ve Suçlamalar



Operasyon, Can Holding ve iştiraki olan şirketlerin finansal hareketlerinin mercek altına alınmasıyla başladı.

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı incelemelerde, holding üzerinden kaynağı belirsiz milyarlarca liralık bir para trafiği tespit edildi.

Soruşturma dosyasında şüphelilere yöneltilen ana suçlamalar "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama" (kara para aklama) olarak kayıtlara geçti.

Remzi Sanver'in Dosyadaki Konumu

Ekim 2025'te düzenlenen ikinci dalga operasyonunda gözaltına alınan Prof. Dr. Remzi Sanver, holdingin mali yapısı ve transfer edilen bazı fonların yönetimiyle ilişkilendirildi.

Savcılık sorgusunun ardından sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından, suç örgütüne üye olma ve kara para aklama suçlamalarına yönelik "kuvvetli suç şüphesi" gerekçesiyle tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Sanver, savunmalarında holdingin hukuka aykırı ticari faaliyetleriyle bir bağının bulunmadığını ve akademik/sivil toplum çalışmalarından ötürü hedef alındığını öne sürdü.

Mason Locası'nda Yaşanan Kayyum Süreci

Remzi Sanver'in tutuklanması, başında bulunduğu Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'nde (Mason Locası) yönetim krizine neden oldu.

"Büyük Üstad" unvanına sahip olan Sanver'in cezaevine girmesiyle dernek yönetimi fiilen işlevsiz kaldı.

Dernek tüzüğüne göre yapılması gereken olağanüstü genel kurul yasal süresi içinde toplanamayınca, İstanbul İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü'nün başvurusu üzerine mahkeme kararıyla dernek yönetimine geçici kayyum heyeti atandı. Bu durum, Türkiye'deki masonluk tarihi açısından bir ilk olması sebebiyle kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Tahliye Kararının Gerekçesi

Yaklaşık 8 aydır tutuklu bulunan Remzi Sanver hakkında verilen tahliye kararı, dosya üzerindeki rutin tutukluluk incelemesi sırasında alındı.

Mahkeme; Sanver'in delilleri karartma şüphesinin ortadan kalkması, sabit ikametgah sahibi olması, savunmasının alınmış olması ve tutuklulukta geçirilen süreyi göz önünde bulundurarak adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmetti.

Kritik tahliyeler



Can Holding soruşturmasında tahliye edilen veya adli kontrolle serbest bırakılan en kritik isimler:

Eski Rektör ve Mason Locası Başkanı Prof. Dr. Remzi Sanver yaklaşık 8 ay sonra adli kontrol şartıyla tamamen serbest bırakıldı.

Can Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can cezaevinden tahliye edilerek ev hapsi cezası verildi.

Can Yayın Holding Eski Başkanı Mehmet Kenan Tekdağ, cezaevinden tahliye edilerek ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağı konuldu.

Holding Ortakları Mehmet Şakir Can ve Murat Can firariyken teslim oldular; cezaevine girmeden doğrudan ev hapsi şartıyla serbest bırakıldılar.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.