logo
24 HAZİRAN 2026

MTÜ'den tarımsal eğitim ve öğretim etkinliği

Tarımsal Eğitim ve Öğretimin 175. Yıldönümü nedeniyle Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) Ziraat Fakültesi ile Ziraat Mühendisleri Odası ortaklaşa program düzenledi.

13.01.2021 09:40:00
MTÜ'den tarımsal eğitim ve öğretim etkinliği
MTÜ'den tarımsal eğitim ve öğretim etkinliği
Tarımsal Eğitim ve Öğretimin 175. Yıldönümü nedeniyle Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) Ziraat Fakültesi ile Ziraat Mühendisleri Odası ortaklaşa program düzenledi.

MTÜ'de düzenlenen 'Tarımsal Eğitim ve Öğretimin 175. Yıldönümünü' etkinliği, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ayşe Ayşin Işıkgece, TAGEM Genel Müdürü Dr. Nevzat Birişik, Ziraat Mühendisleri Odası Malatya Şube Başkanı Fevzi Çiçek, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kazım Gündüz ve üniversite senatosu katılımları ve Kale Turizm ve Otel İşletmeciliği Meslek Yüksekokulu Müdürü Öğr. Grv. Suat Kuluşaklı'nın sunumları ile gerçekleşti.

MTÜ Battalgazi Tarım Yerleşkesinde, kurumsal Youtube ve İnstagram hesaplarından online katılımlar ile düzenlenen etkinliğe Rektör Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut moderatörlük yaptı.

'Ülkemizi ve mesleğimizi her ortamda en iyi şekilde temsil edeceğiz'

Programda Ziraat Fakültesi Öğrencileri adına konuşma yapan, MTÜ Ziraat Fakültesi öğrencisi Miraç Erdal Özdaş, 'Hocalarım, değerli büyüklerim. Ben MTU Ziraat Fakültesi öğrencileri adına hepinizi saygıyla selamlıyor, Tarım Bayramımızı kutluyorum. Değerli hocalarım, ışığınızı üzerimizden eksik etmeyiniz. Ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk bir vecizesinde 'Bütün ümidim gençliktedir.' demektedir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan; 'Gençler, Yeter ki hayal edin, çok çalışın. Türkiye'nin tasarlayan, üreten gençlere ihtiyacı var' diyerek geleceği bizlere emanet etmektedirler. Sevgili büyüklerim gelecek biz gençlerindir. Çok çalışıp ülkemizi ve mesleğimizi her ortamda en iyi şekilde temsil edeceğiz' ifadelerini kullandı.

'MTÜ, tarım ve çiftçi dostu bir üniversitedir'

MTÜ Rektörü Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, 'Malatya Turgut Özal Üniversitesi, tarım ve çiftçi dostu bir üniversitedir. Üniversitemizin kurulduğunda öğrencisi olan tek fakülte Ziraat Fakültesi'ydi. Kuruluş yerleşkemiz aynı zamanda tarım yerleşkesidir' şeklinde konuştu. Karabulut, Kayısının Malatya için çok ciddi ekonomik değeri olduğunu ifade etti. Karabulut, 'Kayısının sadece ekonomik boyutuna bakmıyorum, aynı zamanda bir sağlıkçı olarak, bir biyokimyacı olarak uzun yıllar kayısının sağlığa olan çok ciddi katkıları üzerine de çalıştık 'Sıfır atıklı üretim' tesisi olarak dizayn ettiğimiz Kayısı ve Kayısı Ürünleri Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezimizde, 10 yılı aşkın süredir çalışmasını yürüttüğüm, Tarım ve Orman Bakanımızın da destekleri ile pozitif ürünler listesine giren Prebiyotik Kayısı Çekirdeği Ekstresi ürünümüz Kayısır'ın üretimini gerçekleştiriyoruz' dedi.

'Milli ekonominin temeli ziraattır'

Türkiye'nin coğrafi konumu nedeniyle toprak ve stratejik tarımsal ürün çeşitliliğinin en fazla görüldüğü ülkelerden bir tanesi olduğunu belirten Rektör Prof. Dr. Karabulut, 'İşte bütün bunlar potansiyelimizin ve gücümüzün ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Fakat bu yetmez. Çünkü değişen dünyada sahip olduklarımızın bize yüklediği sorumluluk çok büyük, özellikle Ar-Ge faaliyetlerimizle, akıllı tarım uygulamaları, teknolojik ve dijital tüm imkanlar ile tarımsal üretimi tüm yenilikleri ile aktarmak bizlerin en önemli görevlerindendir. Son yıllarda ülkeler arası mücadelenin enerji kaynakları alanından hızla çıkarak su ve gıda gibi temel besin kaynaklarına yöneldiği gözlemlenmektedir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk de 'Milli ekonominin temeli Ziraattır' sözü ile tarım sektörünün ülke ekonomisindeki önemine ve katkısına daha ilk günlerden vurgu yapmıştır' şeklinde konuştu.

'Tarım bir iş değil, bir meslek değil, bir sektör de değildir, tarım bir sanattır'

Rektör Prof. Dr. Karabulut şu şekilde konuştu: 'Tarım bir iş değil, bir meslek değil, bir sektör de değildir, tarım bir sanattır. Ziraat Mühendislerimiz ve çiftçilerimiz bu toprakları nakış nakış işleyen birer sanatkârdır. Sürdürülebilir ekonomiler için tarım ve tarımsal üretim vazgeçilmezdir. Bunun sağlanmasında en büyük katkı tarımsal eğitime aittir.'

'Üreticilerimize teşekkürü borç biliyorum.'

Covid-19 salgınının yansımalarına değinen Rektör Prof. Dr. Karabulut, 'Hayatımızın her alanında da etkisini görmeye devam ediyoruz. Covid-19 dünyada eğitim, ekonomik, eğitim, sağlık, tarım, turizm ve gıda sektörleri başta olmak üzere tüm sektörleri etkiledi. Salgın sonrasında gıda güvencesini ve tarımsal üretimde yeterliliği sağlayan ülkeler ekonomik istikrarı yakalayarak, bu süreci en az zararla atlatacaklardır. Bu anlamda Covid-19 sürecinde de üretime devam eden büyük bir özveri ile çalışan tüm üreticilerimize teşekkürü borç biliyorum' ifadelerine yer verdi.

Işıkgece, tarımın önemini anlattı

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ayşe Ayşin Işıkgece de, 'Kısacası tarım; insanoğlunun yerleşik tarihi kadar eskidir ve hepimiz için çok önemlidir. Bugünkü medeniyetimizin üzerine oturduğu temel olan tarımın önemi konusunda insanoğlu her geçen dönem daha da bilinçlenmiş zaman içinde onu bilimsel bir alan olarak algılamaya başlamıştır. Ülkemizde profesyonel anlamda tarımsal eğitim öğretim faaliyetleri 10 Ocak 1846 yılında Mekteb-i Ziraat-i Şahane'nin kurulmasıyla başlamıştır. İşte bu tarih, tarım eğitiminin başlangıcı sayılmış ve o günden bugüne tarım haftası ve tarım bayramı olarak kutlanmaya başlamıştı' sözcüklerini kullandı.

'Tarım ile bilginin önemini çok iyi kavramış toplumlar daima önde ve belirleyicidir'

Binlerce yıldan günümüze kadar şekil değiştirerek devam eden tarımsal üretimin bugün dünyada en önemli ticari sektör, en önemli üretim ve istihdam alanı olduğunu belirten Bakan Yardımcısı Işıkgece, 'Artık tüm dünya ülkeleri tarımsal üretime, üretim kaynaklarına bir başka önem vermektedir. Çünkü tarımsal üretimin temel amacı olan gıda üretimi dünyada stratejik sektör olma özelliğini her geçen gün daha da arttırmaktadır. Geçmişte gelişmişlik düzeyini belirleyen tarımdan çok teknoloji ve sanayi iken günümüzde ise tarım; ekonominin ve sanayinin ham maddesi, ekolojinin, biyolojinin, iktisadın kesişim merkezi, ticaret, sanayi, diplomasi, sağlık ve turizmin lokomotifi, dengeli ekonomik büyümenin ve gelişmişliğin bir göstergesi haline gelmiştir. Günümüzde büyük rekabet ortamında her ne üretirsek üretelim, dijital dünya olmadan karşılık bulamayacağız dolayısıyla tarımda da bilgi çağının nimetlerinden en üst seviyede faydalanmamız gerekir' dedi.

Işıkgece şu şekilde konuştu: 'Tarım artık milli savunma sanayi kadar stratejik bir konumda, pandemi bize bunu çok net olarak gösterdi. Geleceği ön görerek bu çerçevede planlı hareket etmemiz gerekmektedir. Bunun da yolu tarımda teknolojiyi, bilgiyi kullanmaktan geçmektedir. Tarım ve Orman Bakanlığı olarak Ar-Ge faaliyetleri, akıllı tarım uygulamaları, teknolojik ve dijital tüm imkanlarımızla daima üniversitelerimizin yanında olmaya devam ediyoruz.'

Işıkgece, 'Tarım, ekonominin ve sanayinin ham maddesidir ve buna yönelik yapılacak her yatırım ülkenin bütün sektörlerine yapılan yatırım demektir. Bakanlık olarak projelerimizi üretici, devlet, üniversite, özel sektör iş birliği ile yürütüyoruz. 21. yüzyıldaki tarım politikalarında küresel rekabet, iklim değişiklikleri, artan nüfus, salgın hastalıklar, rakip ülkelerin tarım ve istihdam politikaları gibi birçok unsuru da dikkate alarak hareket ediyoruz. Bakanlık olarak Ar-Ge çalışmalarımız için çeşitli kaynaklardan yaklaşık 1 milyar lira bütçe kullanıyoruz' ifadelerine yer verdi.

'Hep birlikte çok zengin bir toprak üzerinde yaşıyoruz'

Işıkgece, 'Saymakla bitmeyecek Ar-Ge çalışmalarımızı Cumhurbaşkanlığımızın sağladığı fırsatlar, kazandırdığı hareketlilik ve ivme ile daha da ileriye doğru götürüyoruz.

Bakanımız Sayın Doktor Bekir Pakdemirli 2020 yılını tarım ve orman bakanlığının dijitalleşme yılı olarak ilan etti. Bu çerçevede dijital tarım pazarını harekete geçirdik. 2021 yılının bereketli, sağlıklı, verimli, bilgi dolu bir sene olmasını temenni ediyorum' ifadeleri ile sözlerine son verdi.

'MTÜ Ziraat Fakültesi olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız'

Programda konuşma yapan MTÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kazım Gündüz ise, 'Tarım stratejik bir sektördür. Tarımsal üretimin önemini kaybetmesi hiçbir zaman düşünülemez. Son yılda yaşadığımız olağanüstü gelişmeler ve halen içerisinde bulunduğumuz pandemi döneminde tarım, gıda ve üretimin önemi ve insan hayatı için vazgeçilemez olduğu çok daha iyi anlaşılmıştır. Dünya nüfusunun 2050 yılında 9 milyara çıkacağı öngörüldüğünde Türkiye olarak bugün 83 milyonu bulan ve giderek artan nüfusumuzun beslenme ihtiyacını karşılamak durumundayız. Malatya Turgut Özal Üniversitesi Ziraat Fakültesi olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız' sözcüklerine yer verdi.

'Üretmeye devam edeceğiz'

Tarımsal Üretimde Ziraat Mühendisliği'nin Günümüzdeki Yeri konusu ile programda konuşma yapan Ziraat Mühendisleri Odası Malatya Şube Başkanı Fevzi Çiçek, 'Bütün Dünyada çeşitli aşamalardan geçerek şekillenen Zirai Eğitim, Ülkemizde de bu gün yıl dönümünü andığımız 10 Ocak 1846 yılında başlamış, 1933 yılında Lisans düzeyinde eğitim vermeye başlayarak, çeşitlenerek, artarak, sayısı artarken mezununun, mensubunun öneminin değerinin her geçen gün azalırken eğitim kurum sayısının ve türevleri ile birlikte artarak devam eden bir duruma gelmiştir. Mesleki uygulamalarda diğer mühendislik disiplinlerine tanınan imtiyazları bizlerden esirgemeyin. Yolumuz uzun vaktimiz kısa bütün saydıklarımıza rağmen bizler üretmeye devam edeceğiz, üretimin içinde olmaya devam edeceğiz. Geleceğin planlandığı, ihtiyaçların önceliklerin belirlenerek planlamaların yapıldığı ve buna göre sistemlerin kurulması temennisi ile saygılar sunuyorum' ifadelerine yer verdi.

'Dünya eğer 82 yaşında bir insansa, insanlık bir günlük bebek'

TAGEM Genel Müdürü Dr. Nevzat Birişik, 'Yazılı kaynaklara göre biz insan türü yer yüzünde yaklaşık 150 bin yıldır varız. Evren 15 milyar yaşında, gezegenimiz ise 4,5 milyar yaşında. Bunu düşündüğümüzde sadece gezegenin ömrü ile kıyas edersek; dünya eğer 82 yaşında bir insansa, insanlık bir günlük bebektir. Dolayısı ile yerküreye çok geç gelmiş bir canlıyız ve biz geldiğimizde etrafımızdaki birçok şey vardı aslında' dedi.

'Üretmek tek başına yetmez'

Birişik şu şekilde konuştu: '18. Yüzyılda endüstri devrimi ile insan ya da hayvan iş günü yerine makinelerin çalıştığı bir devre geldik. İcatlar ile birlikte çok sayıda insanımız veya çok arazimizin olmasından ziyade onu işleyebilme kabiliyeti öne çıktı. Son yüzyılda kabaca 15 kat arttı tarım, buna paralel olarak da nüfus arttı. Bugün; mevcut doğal kaynakları en ekonomik kullanabilen, sürdürülebilir olan, doğadaki diğer canlı türleri üzerinde bir baskı oluşturmayan ve maliyetleri düşüren bir ekonomik model öneriyoruz. Bu da iyi düzeyde biyoloji, teknoloji ve ekoloji bilgisi gerektiren yeni bir dönem. Üretmek tek başına yetmez. Sürekli üretebilmek, güvenli üretebilmek önemli. Bu da yeni bir çağın kapısını açıyor. Hep birlikte bu yaklaşıma hizmet edecek insan kaynağı ve teknoloji üretebilirsek Türkiye'nin tarımdaki rekabet gücünü koruyabilir ve geliştirebiliriz.'

Birişik, 'Biz genel müdürlük olarak 47 doğrudan bağlı enstitü, bir kısım da dolaylı bağlı enstitü olarak Türkiye'nin her yerinde varız. Oldukça güçlü bir akademik kadromuz var, 7000'e yakın çalışan ve 2248 tam zamanlı araştırmacı var. Ar-Ge yapıyoruz, politika geliştiriyoruz. Türkiye'nin gen kaynaklarını koruma görevi de bizde. 34 tane gen bankamız var' diye konuştu.İHA

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

22.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi.
Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, şunları söyledi:
"Sevgili gençler, bu filmi tam 10 yıl önce Cumhuriyet ve demokrasiye darbe girişiminde bulunanlara karşı, milletimize bir uyarı olarak paylaşmıştım. Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz. Bugün en büyük değerlerimiz olan Cumhuriyet ve demokrasiyi koruyup geliştirmek için hep birlikte büyük azim ve kararlılıkla mücadele etmek şarttır."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.