logo
27 NİSAN 2026

Murat Kurum: Ham olarak 3 puan öndeyiz

Anketlere ilişkin "Ham olarak 3 puan öndeyiz ama bunu dağıttıkları zaman 2 puana kadar getirdik." diyen Kurum, oy oranının 44 küsur gözüktüğünü, rakibinin oy oranının ise 42'lerde olduğunu iddia etti..

21.03.2024 08:07:00
Anadolu Ajansı
Murat Kurum: Ham olarak 3 puan öndeyiz
Murat Kurum: Ham olarak 3 puan öndeyiz

Cumhur İttifakı'nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, "Burada eğer aslolan bu ülkenin menfaatiyse, aslolan 783 bin kilometrekare vatan toprağıysa, ay yıldızlı bayrağımızsa eğer, sandıkta Yeniden Refah Partili seçmenimiz gidip orada bu iradeden yana tavrını koyacaktır. Mesele Murat Kurum değil. Burada mesele siyasi bir görüş meselesi de değil. Mesele İstanbul'un geleceği meselesidir." dedi.

Kurum, TV100'de yayınlanan Özel Röportaj programında Gürkan Hacır, Cansu Canan Özgen ve Başak Şengül'ün gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Anketlere ilişkin "Ham olarak 3 puan öndeyiz ama bunu dağıttıkları zaman 2 puana kadar getirdik." diyen Kurum, oy oranının 44 küsur gözüktüğünü, rakibinin oy oranının ise 42'lerde olduğunu iddia etti..

Kurum, araştırmalarda yüzde 8 ila 15 arasında kararsız seçmen göründüğünün aktarılması ve sahada muhalif seçmenin kendisine karşı tutumu, muhalif ve kararsız seçmenin kendisine neden oy vermesi gerektiğinin sorulması üzerine, aslolan İstanbul'da huzurlu, güvenli yaşamaksa kararsız seçmenin de sandık başına gittiğinde "Burada trafik çilesini kim bitirir' Depremle ilgili bu işin tecrübeli ismi kimdir'" kıyasını yapacağını ifade etti.ü

YRP seçmenine mesaj

Yeniden Refah Partili seçmenin, CHP belediyeciliğinin ne anlama geldiğini en iyi bilenler olduğunu söyleyen Kurum, "Yeniden Refah Partisinin oylarının sandıkta size mi yöneleceğini düşünüyorsunuz'" sorusu üzerine, bir önceki seçimde Yeniden Refah Partili seçmenin Cumhur İttifakı'nın içinde olduğunu, gelinen süreçte onların da kendi adaylarını ilçelerde, büyükşehirde, farklı illerde gösterdiklerini anımsattı.

Kurum, İstanbul'un Necmettin Erbakan'ın rüyası olduğuna, böyle kutlu bir şehri en güzel haliyle korumanın, kollamanın, gelecek nesillere aktarmanın Erbakan'ın en büyük beklentisi olduğuna işaret ederek, "Şimdi bu beklentiyi gerçekleştirecek bir seçime gidiyoruz. Bu seçim ister istemez iki aday arasında gerçekleşecek. Alınan oylar üzerinden partiler var olup yok olma mücadelesi vermeyecek. Yeniden Refah Partili seçmenimiz de bunu çok iyi biliyor." diye konuştu.

Yol yaparken "Bu seçmen CHP'liymiş, MHP'liymiş, İYİ Partiliymiş veya DEM Partinin seçmeniymiş. Oraya yol getirelim, getirmeyelim." gibi bir kıyas yapmayacaklarını, herkese hizmet edeceklerini vurgulayan Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dolayısıyla burada kendisine yapılan eziyeti çok iyi biliyor Yeniden Refah Partili seçmenlerimiz. Geriye dönüp baktıklarında CHP belediyeciliğinden aldıkları hizmetleri de biliyor. İstanbul'umuzun o ellerdeyken nasıl bir hizmet aldığını ve şu gelinen 5 yıllık süreçte bahaneden başka bir şey üretilmediğini en iyi onlar biliyor. Dolayısıyla burada eğer aslolan bu ülkenin menfaatiyse, aslolan 783 bin kilometrekare vatan toprağıysa, ay yıldızlı bayrağımızsa eğer, sandıkta Yeniden Refah Partili seçmenimiz gidip orada bu iradeden yana tavrını koyacaktır. Mesele Murat Kurum değil. Burada mesele siyasi bir görüş meselesi de değil. Mesele İstanbul'un geleceği meselesidir. O yüzden Yeniden Refah Partili seçmenimiz de Cumhuriyet Halk Partili seçmenimiz de İstanbul'a gönül veren, geleceğini düşünen herkesin ortak kanaati, geleceği adına bu işleri yapacak olan liyakatli kadrolara, orada iş yapan, eser üreten kadrolara destek olmaktır. Ben sandıkta da böyle olacağına inanıyorum."

"Eş başkan Özel, Kur'an kurslarına giden çocuklarımızı 'Orta Çağ zihniyeti' olarak ifade ediyor"

"Siz şaşırdığınızı ifade etmiştiniz Yeniden Refah Partisinin tavrına ve Ayasofya üzerinden bunu aktarmıştınız." denilerek, Yeniden Refah Partisinin bu kararına bakış açısı sorulan Kurum, şunları kaydetti:

"Ayasofya'nın zincirlerinin kırılmasını en çok rahmetli Erbakan Hoca'mız isterdi. Orası cami olsun, ibadete açılsın, orada ezanlar sonsuza dek yankılansın, en çok onun istediği durumdu. Şimdi bu gerçekleşmiş. Yeniden Refah Partili seçmen sandığa gittiğinde, 'Ayasofya'nın zincirleri kırılmış, ibadete açılmış.' diyenlere mi yoksa 'Müze olsun, ne gerek vardı'' diyenlere mi destek olacak' Bunu düşünecek, öyle değil mi' İşin sonunda Cumhur İttifakı'ndan parça koparmak öbür tarafta Cumhuriyet Halk Partili adaya yarayacak. Eğer bunu istiyorsak burada tartışacak bir şey yok ama ben Yeniden Refah Partili seçmenin böyle bir şey istediğini düşünmüyorum. Eş başkan Özgür Özel ne diyor' Bizim Kur'an kurslarına giden çocuklarımızı 'Orta Çağ zihniyeti' olarak ifade ediyor. Bu çocukları 'Orta Çağ zihniyeti' olarak ifade eden bir anlayışa mı destek olacak Yeniden Refah Partili seçmen. Ben olacağına inanmıyorum. Çünkü bize bir faydası yok."

"Özgür Bey CHP'ye kendi iradesiyle gelmedi"

İBB Başkan adayı Kurum, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na "eş başkan" demesinin nedeninin sorulması üzerine, şöyle konuştu:

"Çünkü bugün bütün milletimiz de görüyor ki Özgür Bey CHP'ye kendi iradesiyle gelmedi. Burada İstanbul'un kaynaklarıyla kongrede delegelerle yapılan çalışmalar, kapı arkasında zoom toplantıları üzerinden dizayn çalışmaları, kirli ittifaklarla birlikte saf dışı bırakma çalışmaları, İstanbul'un hizmetleri dururken ilgisinin, alakasının parti kongresine verildiği ve o manada oranın dizayn edildiği bir süreci hepimiz gördük. Bunu kendileri söylüyorlar. Kendi genel başkanlarını sırtından hançerleyen bunlar değil mi'"

"Kendi iradesiyle gelmedi." cümlesinde "Özgür Özel'i getiren irade" olarak kimi kastettiği sorulan Kurum, "O irade bugün buradaki seçim sürecini yürüten, bir önceki süreçte o 6'lı-7'li masayı toplayan iradedir. O irade dağıldı şimdi başka bir irade, yine aynı anlayışla öbür tarafta ittifak yapıyor, yapılan ittifakın ne olduğunu bilmiyoruz, açıklayamıyorlar. Bunlar birilerinin maşası. Dert İstanbul'a hizmet etmek değil, 'Ne yapalım, ne edelim de Erdoğan'ı devirelim, yıpratalım.'" değerlendirmesinde bulundu.

İmamoğlu'nun kent lokantalarıyla ilgili sözlerinin hatırlatılması üzerine Kurum, "O korkusundan, endişesinden uyuyamıyor. Nedeni o değil. O kadar endişeli ki sahayı, anketleri görünce ondan dolayı... Nerede Murat ismini duysa 'Hani, nerede'' falan diyor, danışmanının ismini bile değiştirebilir. Soru soruyorlar, 'Murat Bey'le istişare ettik.' diyorlar. 'Ya onunla da mı ettiniz'', 'Yok, yok sizin danışmanınız olanla.' falan. Murat ismi korkulu rüyası onun şu an, ondan dolayı uyuyamamıştır." dedi.

"379 kilometre raylı sistemi 650 kilometreye çıkaracağız"

İstanbul'un ulaşım ve trafik sorununa ilişkin bilgiler veren Kurum, "5 yılda Ulaştırma Bakanlığı, Büyükşehir Belediyesinin yaptığı metronun 5 katını açmış." ifadesini kullandı.

Haziran 2019 sonrası İstanbul'da 145,7 kilometre metro açıldığını kaydeden Kurum, bunun 81,8 kilometresini Ulaştırma Bakanlığının, kalan 63,9 kilometrenin 18 kilometresini İBB'nin yaptığını, 45,9 kilometresinin de önceki AK Parti döneminde yapıldığını aktardı.

5 yıl içinde açılan metro hatlarına 2019 öncesi ve sonrasında yapılan katkı oranlarına ilişkin verileri de tablo halinde paylaşan Kurum, "Bunlar bizim yaptığımız işlere bile sahip çıkıyorlar. Rahmetli Kadir (Topbaş) abi döneminde temelini attığımız işleri, 'Ben yaptım' diyerek, yalan söylüyorlar. Böyle bir şey olabilir mi'" diye konuştu.

"Yeni açılanların hepsiyle birlikte 379 kilometre metro hattı açılmış oldu. Biz bu 379'u 650 kilometreye çıkaracağız." diyen Kurum, Beylikdüzü TÜYAP'tan binen vatandaşın kesintisiz şekilde Boğaz'ı geçip Söğütlüçeşme'ye ve Cevizli'ye gidebileceğini dile getirdi.

Yılda 55 kilometre metro yapacaklarını bildiren Kurum, İstanbul ulaşımında metro gitmeyecek tek ilçe kalmayana kadar çalışacaklarını vurguladı.

Metrobüsün yükünü almak ve oradaki çileyi bitirmek için bu raylı sistemi yapacaklarını ifade eden Kurum, metrobüsteki yolcu sayısının şu an 2019'la aynı olduğunu, sıkıntının anlayıştan kaynaklandığını söyledi.

İSKİ'nin danışmanla yönetildiğine işaret eden Murat Kurum, "İstanbul'u bir rant olarak görüyorlar. En acısı burası. İstanbul'daki makamları, mevkileri kendi gelecekleri için orada herkese pay etmeye çalışıyorlar. Kırklareli Belediye Başkanına 'Aday olma sen, gel ben sana İstanbul'da daire başkanlığı, genel müdürlük vereyim' diyenler bu işi nasıl çözecekler'" şeklinde konuştu.

Yapılacak metro projelerini tek tek anlatan Kurum, İstanbul Havalimanından Sabiha Gökçen Havalimanına hem yolcu hem lojistik taşıyacak hızlı metro hattı inşa edeceklerini, metrobüsün Beylikdüzü'nden Silivri'ye uzatılacağını, iki yakaya toplam 122,2 kilometre tünel yapacaklarını, 250 bin araçlık otopark inşa edeceklerini söyledi.

İstanbul'u bütün halinde değerlendirip lojistik güzergahları şehrin kuzeyine alacaklarını vurgulayan Kurum, "Sadece bu adımla yüzde 25 trafik azalacak. Ağır vasıta trafiği kuzeye taşınacak. Bu projeleri yaptığımızda İstanbul trafiği çile olmaktan çıkacak." dedi.

Murat Kurum, İstanbul'un taksi sorununu ise 6 ayda çözeceğinin altını çizdi.

Kadınlara ve gençlere yönelik projelerine de değinen Kurum, dünyanın en büyük girişimcilik merkezini İstanbul Havalimanına kazandıracaklarını kaydetti.

CHP'deki para sayma görüntüleri

Murat Kurum, CHP İstanbul İl Başkanlığında çekildiği öne sürülen para sayma görüntülerinin sorulması üzerine şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu görüntülerin yansımasıyla birlikte milletimizi net bir şekilde aydınlattıklarını söyleyemeyiz. Çok çelişkili ifadeler veriyorlar. Eski İl Başkanı diyor ki 'Gitsinler müteahhite, genel müdüre sorsunlar.' Öbür taraftan kendilerine yakın bir gazeteci diyor ki 'Bir il binasını bile almayı beceremeyenler bu ülkeyi, bu şehri nasıl yönetecek' diyor. Dolayısıyla burada aydınlanması gereken konular var' Öbür belediyeden şu kadar gelmiş, bilmem nereden bu kadar gelmiş, şuradan şu kadar gelmiş. 'İstanbul'un kaynakları nereye gidiyor'' diye soruyoruz ya. İşte giden yerler gözüküyor. Vatandaşımız otobüs hattı eksikliğinden şikayet ediyor, burada balya balya paralarla poz veriyorlar. Burada aydınlanması gereken bir konu var. Kanun, hukuk nezdinde gereği yapılıyor. Neticeyi de göreceğiz. Bu hoş bir şey değil. Hoş olmadığını kendileri de ifade ediyorlar. Her İstanbullu gibi biz de bu konunun aydınlanması, kamuoyu nezdinde gerçekten detaylarıyla birlikte bilgi verilmesini bekliyoruz."
 

Beykoz'daki yangını söndürme çalışmaları devam ediyor

İstanbul Beykoz'da gündüz saatlerinde çıkan ve geniş bir alana yayılan orman yangınına 7 saattir müdahale devam ediyor

27.04.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
Beykoz'daki yangını söndürme çalışmaları devam ediyor
Beykoz'daki yangını söndürme çalışmaları devam ediyor
İstanbul Beykoz'da gündüz saatlerinde çıkan ve geniş bir alana yayılan orman yangınına 7 saattir müdahale devam ediyor.

Beykoz Kılıçlı Mahallesi'ndeki ormanlık alanda saat 15.50 sıralarında çıkan yangına itfaiye ekiplerinin karadan müdahalesi sürüyor.

Beykoz-Şile sınırındaki yangının geniş bir alana yayılması ve kısıtlı ulaşım imkanı nedeniyle ekiplerin müdahalesi güçlükle devam ediyor.

KKTC Başbakanı Üstel, AB'nin Kıbrıs konusundaki yaklaşımını "adaletten uzak" olarak niteledi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Avrupa Birliği'nin (AB) Kıbrıs konusunda sergilediği yaklaşımı "adaletten uzak" olarak tanımladı

26.04.2026 18:34:00
AA
KKTC Başbakanı Üstel, AB'nin Kıbrıs konusundaki yaklaşımını "adaletten uzak" olarak niteledi
KKTC Başbakanı Üstel, AB'nin Kıbrıs konusundaki yaklaşımını "adaletten uzak" olarak niteledi

Türk Ajansı Kıbrıs'a (TAK) göre Üstel, 24 Nisan'da Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) düzenlenen gayriresmi nitelikli AB Liderler Zirvesi'ne ilişkin açıklamalarda bulundu.

Zirveyi yakından takip ettiklerini belirten Üstel, ortaya çıkan tablonun, AB'nin Kıbrıs meselesinde yıllardır sürdürdüğü taraflı ve adaletten uzak yaklaşımının değişmediğini bir kez daha gösterdiğini ifade etti.

Üstel, 2004'teki Annan Planı referandumunda çözüme "evet" oyu veren Kıbrıs Türk halkının cezalandırıldığını, "hayır" diyen Rum tarafının ise adanın tamamını temsil edermişçesine AB üyeliğiyle ödüllendirildiğini aktardı.

AB'nin o dönemde Kıbrıs Türk halkına verdiği izolasyonların kaldırılması ve açılımların sağlanmasına yönelik sözlerinin hayata geçirilmediğini kaydeden Üstel, bugün de durumun değişmediğini vurguladı.

Üstel, "Rum yönetimi, Doğu Akdeniz'deki maksimalist politikalarına Avrupa'yı dahil etmek, askeri koruma arayışını kurumsallaştırmak ve Türkiye ile KKTC karşısında siyasi bir blok oluşturma niyetindedir. Rum yönetimi, ısrarla tüm dünyaya Türkiye'yi ve KKTC'yi tehdit olarak algılatma ve hedef gösterme piyesini sergilemeye devam etmektedir." görüşünü paylaştı.

Bölgedeki gerilimi artıran tarafın ne Türkiye ne de Kıbrıs Türk halkı olduğunu söyleyen Üstel, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Aksine, son yıllarda hızla silahlanan, çeşitli ülkelerle askeri anlaşmalar yapan, adayı yabancı askeri varlıkların merkezi haline getiren, savaşların ortasına atan ve hem Türkiye'ye hem de KKTC'ye tehdit dili kullanan taraf Rum yönetiminin kendisidir. AB artık bu gerçekleri idrak etmelidir."

Kıbrıs Türk halkı haklarından vazgeçmeyecek

Üstel, adada Kıbrıslı Türklere saldıran, evlerini yakan, çadırlarda yaşamaya mahkum eden, katleden, toplu mezarlara gömen, ortaklık cumhuriyetinden atan ve tüm çözüm planlarını reddederek adada kalıcı uzlaşıya varılmasının önünü tıkayanın Rum yönetimleri olduğunu vurguladı.

Yaşanan bu vahşete garantörlük hakkını kullanarak "dur" diyen ve adada 50 yılı aşkın süredir barışın hüküm sürmesini sağlayan tarafın Türkiye olduğuna dikkati çeken Üstel, Kıbrıs Türk halkının haklarından, egemen eşitliğinden ve güvenliğinden vazgeçmeyeceğini vurguladı.

Üstel, KKTC hükümeti olarak Türkiye'nin güçlü desteğiyle şekillenen egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelindeki iki devletli çözüm vizyonunu kararlılıkla savunmayı sürdürdüklerini belirtti.

Her platformda bu siyaseti anlatmaya ve somut adımlarla güçlendirmeye devam edeceklerinin altını çizen Üstel, "Hiç kimse Kıbrıs Türk halkının baskılar karşısında geri adım atacağını düşünmemelidir. Bu mücadele, egemenliğin, güvenliğin ve onurlu bir geleceğin mücadelesidir." ifadesini kullandı.

Meltem TV ve Köy TV’den TV48’e ziyaret

Meltem TV ve Köy TV yöneticileri, TV48’e ziyarette bulundu

26.04.2026 15:31:00
Haber Merkezi
Meltem TV ve Köy TV’den TV48’e ziyaret
Meltem TV ve Köy TV’den TV48’e ziyaret
Meltem TV ve Köy TV yöneticileri, TV48'e ziyarette bulundu. Ziyarete, Meltem TV ve Köy TV Yöneticisi Adem Birinci, Genel Müdür Mustafa Uğurlu ve yorumcu Hasan Hüseyin Tekin katıldı.

Heyet, ziyaret kapsamında Prof. Dr. Haydar Baş tarafından kaleme alınan Hoş Geldin Atatürk adlı kitabı TV48 ekibine hediye etti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyarette, medya alanında yapılabilecek iş birlikleri üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.

İlerleyen süreçte ortak projeler geliştirilmesi yönünde temenniler dile getirilirken, ziyaret, günün anısına çekilen fotoğrafların ardından sona erdi.

İstanbul'da büyük operasyon

İstanbul'un Pendik ilçesinde düzenlenen operasyonda, boş bir arsada toprak altındaki su kuyusuna gizlenmiş, ruhsatsız tabanca yapımında kullanılacak 3 bin 92 silah parçası ele geçirildi. 4 şüpheli yakalandı.

25.04.2026 11:27:00 / Güncelleme: 25.04.2026 11:33:40
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da büyük operasyon
İstanbul'da büyük operasyon
İstanbul'un Pendik ilçesinde düzenlenen operasyonda, boş bir arsada toprak altındaki su kuyusuna gizlenmiş, ruhsatsız tabanca yapımında kullanılacak 3 bin 92 silah parçası ele geçirildi. 4 şüpheli yakalandı.

Edinilen bilgilere göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, silah kaçakçılarına yönelik geniş çaplı bir çalışma gerçekleştirdi. Pendik'te kırsal bir alanda binlerce silah üretiminde kullanılabilecek parçaların gizlendiği yönünde istihbarat alan ekipler, tespit edilen araziyi takibe aldı.



Havadan dron ile bölgeyi didik didik inceleyen emniyet ekipleri, arazide toprak altına inip çıkanlar olduğunu saptadı. Yapılan çalışmalarda toprak altında dron destekli arazi taramalarında yeraltı su deposu tespit edildi.

Drone ile su kuyusunda yapılan tespitlerin ardından operasyon için düğmeye basıldı. Dün söz konusu bölgeye düzenlenen baskında, boş su deposunda çuvallara gizlenmiş 3 bin 92 adet tabanca yapımında kullanılacak parça, bin 869 sürgü ve çok sayıda çeşitli silah parçası ele geçirildi.



Silahlarla bağlantısı bulunan 4 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, yapılan operasyon ile Türkiye genelinde bugüne kadar tek seferde ele geçirilen silah yapımında kullanılacak en yüksek miktarda silah parçası olduğu belirtildi.

Yakalanan 4 silah kaçakçısı, sorgulanmak üzere İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şubesine götürüldü.

Operasyon kapsamında yürütülen tahkikat işlemleri çok yönlü olarak devam ediyor.

Gülistan Doku soruşturmasında Tunceli'de 2 hastane görevlisi gözaltına alındı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında kentteki 2 hastane görevlisi gözaltına alındı

25.04.2026 05:02:00
AA
Gülistan Doku soruşturmasında Tunceli'de 2 hastane görevlisi gözaltına alındı
Gülistan Doku soruşturmasında Tunceli'de 2 hastane görevlisi gözaltına alındı

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca Gülistan Doku olayıyla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

Soruşturma kapsamında, Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri B.Y. ve Y.E, gözaltına alındı.

Şüphelilerin jandarmadaki işlemleri devam ediyor.

12 zanlı tutuklanmıştı

Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 15 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Şüphelilerden dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Soruşturmada, yurt dışında olduğu tespit edilen firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten çıkarılmıştı. 

Diyabetin atlanmaması gereken 5 belirtisi


 
Tip 2 diyabet, Türkiye'de milyonlarca insanın kabusu durumunda. Diyabetin belirtileri de aslında çok net... İşte öne çıkan beş belirti..

25.04.2026 01:10:00
MURAT ÇORBACI
Diyabetin atlanmaması gereken 5 belirtisi
Diyabetin atlanmaması gereken 5 belirtisi

Tip 2 diyabet, Türkiye'de milyonlarca insanın kabusu durumunda. Diyabetin belirtileri de aslında çok net... İşte öne çıkan beş belirti...

1. Sürekli yorgunluk: Dinlendikten sonra bile kendinizi bitkin hissediyorsunuz. Vücudunuz glikozu doğru şekilde kullanmakta zorlanıyor, bu da mevcut enerjinizi azaltıyor.

2. Aşırı susuzluk ve ağız kuruluğu: Gerçekten susuzluğunuzu gidermekte zorlandığınız için sürekli su içiyorsunuz. Bu, yüksek kan şekeriyle ilgili bir durum.

3. Sık idrara çıkma: Özellikle de geceleri. Vücudunuz fazla şekeri idrar yoluyla atmaya çalışıyor.

4. Bulanık görme: Kan şekeri seviyelerindeki dalgalanmalar, göz merceğinin şeklini geçici olarak etkileyerek görmeyi istikrarsız hale getirebilir.

5. Yaraların yavaş iyileşmesi: Küçük kesikler veya sıyrıklar daha uzun sürede iyileşiyor; bu da dolaşım ve bağışıklık sisteminin etkilendiğinin bir işaretidir.
Bu belirtiler, özellikle tip 2 diyabet söz konusu olduğunda, başlangıçta belirsiz olabilir. Bunlardan birkaçını fark ederseniz, bir sağlık uzmanına danışmanız ve kan şekerinizin ölçülmesini sağlamanız önemlidir.

Formula 1 heyecanı Türkiye’ye dönüyor

Formula 1, 2027’den itibaren 5 yıl boyunca İstanbul Park’a dönüyor. Türkiye, efsane 8. virajıyla yeniden motor sporlarının kalbi olacak ve dünya gündemine damga vuracak 

24.04.2026 21:00:00
Haber Merkezi
Formula 1 heyecanı Türkiye’ye dönüyor
Formula 1 heyecanı Türkiye’ye dönüyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Dolmabahçe Cumhurbaşkanlığı Çalışma Ofisi'nde düzenlenen "Formula 1 Türkiye GP Tanıtım Programı"nda dünyanın en prestijli motor sporları organizasyonu Formula 1'in 2027 yılından itibaren İstanbul Park'a geri döneceğini resmen açıkladı. Anlaşma, en az 5 sezon (2027-2031) sürecek ve Türkiye'yi yeniden F1 haritasının en gözde duraklarından biri haline getirecek.

Erdoğan, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Türkiye'nin Formula 1 takvimine tekrar dahil edilmesini ülkemizin güçlü organizasyon kabiliyetine, modern spor ve sağlık altyapısına, son yıllarda bölgesinin 'istikrar adası' rolünü perçinlemesine ve elbette Türk milletinin misafirperverliğine duyulan büyük güvenin yeni bir işareti olarak görüyorum. Türkiye olarak bu güveni daha önce olduğu gibi yine boşa çıkarmayacak, her açıdan kusursuz bir organizasyonla yarışlara ev sahipliği yapacağız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından 2027 Türkiye Grand Prix'i için sembolik start butonuna bastı. Etkinlik sırasında bir Formula 1 aracı, Galataport'tan başlayarak İstanbul'un tarihi yarımadasında tur attı ve Dolmabahçe'ye ulaştı. Bu görsel şov, hem İstanbulluları hem de motor sporları severleri heyecanlandırdı.

İstanbul Park'ın öyküsü

İstanbul Park, daha önce 2005-2011 yılları arasında aralıksız 7 sezon Formula 1'e ev sahipliği yapmış ve "8. viraj"ıyla (bugün hâlâ efsane olarak anılan keskin dönüş) tüm dünyada ün kazanmıştı. Pandemi döneminde 2020 ve 2021'de de takvime dönmüş, ancak 2022'den itibaren listeden çıkmıştı. Yeni anlaşmayla pist, 2027'den itibaren en az 2027-2031 arası tam 5 yıl boyunca her sezon Türkiye Grand Prix'ine ev sahipliği yapacak. Formula 1 İcra Kurulu Başkanı Stefano Domenicali ve Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA) Başkanı Mohammed Ben Sulayem'in de katıldığı törende, anlaşmanın uzun vadeli iş birliğinin başlangıcı olduğu vurgulandı.

Ekonomik ve turizm açısından

F1'in dönüşü, Türkiye için yalnızca spor açısından değil, ekonomi ve turizm bakımından da kritik öneme sahip. Her Grand Prix hafta sonu yaklaşık 100-150 bin yerli ve yabancı seyirciyi ağırlayan İstanbul Park, otel doluluklarını rekor seviyeye çıkarıyor, havayolu ve restoran sektörlerini canlandırıyor. Uluslararası yayınlarla 500 milyondan fazla kişiye ulaşan organizasyon, Türkiye'nin global imajına da önemli katkı sağlayacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Formula 1'e dönmemiz şampiyonaya çok büyük değer katacak" diyerek, Türkiye'nin organizasyon kalitesinin ve istikrarının bu kararın arkasındaki en önemli etken olduğunu belirtti. Anlaşmanın detayları (bilet fiyatları, pist iyileştirmeleri, güvenlik önlemleri) önümüzdeki günlerde Formula 1 yönetimi ve Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu tarafından açıklanacak.

Motor sporları tutkunları ve gençler için yeni dönem

F1'in dönüşü, Türkiye'deki motor sporları altyapısını da güçlendirecek. beIN Sports'un yayın haklarıyla birlikte milyonlarca Türk taraftarın ekran başına kilitleneceği organizasyon, genç pilotların yetişmesi için de yeni fırsatlar yaratacak. Geçmiş yıllarda İstanbul Park'ta kazanan isimler arasında Felipe Massa, Lewis Hamilton ve Sebastian Vettel gibi efsaneler yer almıştı; şimdi yeni nesil yıldızlar aynı pistte mücadele edecek.

Türkiye'nin F1'e dönüşü, sadece bir spor etkinliği değil; aynı zamanda ülkenin uluslararası arenadaki gücünün ve cazibesinin somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor. 2027'de başlayacak heyecan şimdiden başladı!

Üsküdar'da rüşvet alan 2 doktor için 12 yıl hapis istendi

Üsküdar Devlet Hastanesi'nde görev yapan ve hastalardan usulsüz şekilde para talep ettiği tespit edilmesinin ardından gözaltına alınarak tutuklanan Cem Gülçin ve Gürkan Örskıran hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. 2 doktor hakkında 4 yıldan 12 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendi. Doktorların toplam 305 bin 485 lira haksız kazanç elde ettiği tespit edildi

24.04.2026 15:04:00
İhlas Haber Ajansı
Üsküdar'da rüşvet alan 2 doktor için 12 yıl hapis istendi
Üsküdar'da rüşvet alan 2 doktor için 12 yıl hapis istendi
Üsküdar Devlet Hastanesi'nde görev yapan iki doktorun hastalardan usulsüz şekilde para talep ettiği tespit edildi. Edinilen bilgilere göre, Cem Gülçin ve Gürkan Örskıran isimli doktorların muayeneye gelen hastalardan ameliyat işlemleri için ek ücret istedikleri belirlendi. Şüpheliler, rüşvet suçlamasıyla gözaltına alındı. Doktorların para istediği bazı hastaların ücretleri kabul etmediği ve bunun üzerine CİMER'e bildirerek doktorları şikayet ettiği, hastanede ise bazı yetkililerin durumu emniyete bildirdiği öğrenildi. Şikayetler üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, Üroloji doktorluğu yapan 2 şahsın hastalardan ameliyat için rüşvet aldıkları belirlendi. Şüpheli doktor Gürkan Örskıran'ın hastalarından 20 ila 30 bin TL arası rüşvet aldığı, diğer doktor Cem Gülçin'in ise bin 200 ila bin 400 dolar arasında rüşvet aldığı tespit edildi.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından doktorlar hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede 2 doktor hakkında ayrı ayrı olmak üzere 4 yıldan 12 yıla kadar hapis talep edildi.

Biri kabul etti diğeri reddetti

Doktor Gürkan Örskıran savunmasında, suçlamaları kabul etmediğini hastane bünyesinde yapılan ameliyatlarda dışarıdan temin edilen herhangi bir malzeme bulunmadığını ifade etti. Doktor Cem Gülçin ise gözaltı sürecinde geçmişini düşündüğünde yaptığı şeyin etik ve ahlaklı olmadığını, talep ettiği parayı maddiyatının yeterli olmadığı için değil hırsından dolayı talep ettiğini belirtti.

12 yıla kadar hapsi talep edildi

2 doktorun, hazırlanan iddianamede "rüşvet" suçundan 4 yıldan 12 yıla kadar hapsi istendi.



57 milyonluk siber vurgun... 18 kişi tutuklandı

Karabük merkezli 7 ilde düzenlenen siber dolandırıcılık operasyonunda, sosyal medya üzerinden borsa yüksek getirili yatırım vaadiyle vatandaşları dolandırdığı belirlenen şüphelilere yönelik operasyonda 18 kişi tutuklandı.

24.04.2026 14:26:00
İhlas Haber Ajansı
57 milyonluk siber vurgun... 18 kişi tutuklandı
57 milyonluk siber vurgun... 18 kişi tutuklandı
Karabük merkezli 7 ilde düzenlenen siber dolandırıcılık operasyonunda, sosyal medya üzerinden borsa yüksek getirili yatırım vaadiyle vatandaşları dolandırdığı belirlenen şüphelilere yönelik operasyonda 18 kişi tutuklandı. Şebekenin 17 ilde 32 kişiyi yaklaşık 57 milyon TL dolandırdığı tespit edildi.

Karabük İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile ilgili şube müdürlükleri tarafından müşterek yürütülen çalışmalar kapsamında, sosyal medya üzerinden reklam vererek yatırım yapma ve para kazanma vaadiyle vatandaşları dolandıran şebekeye yönelik 11 aylık planlı çalışma gerçekleştirildi.



Karabük'te dolandırılan vatandaşların ihbarı üzerine başlatılan soruşturmada, şüphelilerin elde ettikleri suç gelirlerini paravan şirketler üzerinden şahıs hesaplarına aktardıkları, ardından kripto para borsalarında kaybettirme yöntemiyle aklamaya çalıştıkları belirlendi.

Yürütülen operasyonel faaliyetlerde 27 şüphelinin, Karabük ile birlikte toplam 17 ilde 32 müştekiden yaklaşık 57 milyon TL haksız kazanç sağladığı tespit edildi.



Şüphelilerin yakalanmasına yönelik Adana, Ankara, Antalya, Diyarbakır, Gümüşhane, Kocaeli ve Kütahya'da Karabük İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda gözaltına alınan 25 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Şüphelilerden 4'ü ifadelerinin ardından cumhuriyet savcılığı tarafından serbest bırakılırken, 3 kişi adli kontrol şartıyla salıverildi. Mahkemeye çıkarılan 18 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Firari 2 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Karabük İl Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, halkın huzuru ile can ve mal güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü duruşmasında savcı görüşünü açıkladı: 3 sanık hakkında tahliye talep edildi

Aziz İhsan Aktaş davasında cumhuriyet savcısı sanıkların tutukluluk durumuna ve taleplere ilişkin görüşünü açıkladı. Savcı, 3 tutuklu sanığın tahliyesini talep etti. Duruşma sanıkların tutukluluğa ilişkin beyanları ile sürüyor

22.04.2026 13:51:00
İHA
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü duruşmasında savcı görüşünü açıkladı: 3 sanık hakkında tahliye talep edildi
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü duruşmasında savcı görüşünü açıkladı: 3 sanık hakkında tahliye talep edildi
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen Çıkar Amaçlı Suç Örgütü tarafından tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara ve Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar'ın arasında bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 16'sı tutuklu 200 sanığın yargılanmasına devam edildi.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan salonda görülen duruşmada, cumhuriyet savcısı, sanıkların tutukluluk durumu ve taleplere ilişkin görüşünü açıkladı.

Duruşma savcısı, Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşçi, Beşiktaş Belediyesi personeli Gülşah Ocak, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi'nin tutuklulukla geçirdikleri süre dikkate alınarak tahliyelerine karar verilmesini talep etti.

Rıza Akpolat, Kadir Aydar, Utku Caner Çaykara ve Oya Tekin'in aralarında bulunduğu diğer tutuklu sanıkların ise kuvvetli suç şüphesi, mevcut delil durumu ile üzerlerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti dolayısıyla tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep edildi.

Tanık dinletilmesi, tefrik ve mal varlığı tedbirlerinin kaldırılması taleplerinin mevcut delil durumu ve dosyanın geldiği aşama dikkate alınarak reddine karar verilmesi talep edildi.

Duruşma sanıkların tutukluluğa ilişkin beyanları ile sürüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.