logo
21 ŞUBAT 2026


Musalladaki Gülfiye Hanım

18.07.2023 00:00:00

Önündeki peçeteye, rakamla "1" yazdı. 

-Bu 1'e dikkat et dedi, "BU SAĞLIKTIR."  

Tahsil eder, önüne bir sıfır koyarsanız "on" yapar. Meslek edinir bir sıfır daha koyarsanız "yüz" yapar. Çok işler yapar, çok paralar kazanırsanız, bu da başka sıfırların ilâvesi demektir. O zaman rakam büyür de büyür; "bin" "milyon" "milyar" "trilyon" vs. eder, değil mi?  

Peki, o "Bir" oradan silinirse geride ne kalır? 

Gülerek cevabını kendisi verdi. 

-Sayısı ne kadar çok olursa olsun sıfırların hepsi "sıfır"dır, değil mi?  

İşte görüyorsun genç Kaymakam dedi, sağlık öyle bir "değer"dir ki her şey onunla anlam kazanır. O olmayınca her şey anlamını yitirir. 

Değerini bilmek gerek! 

Bu satırları Kadir Çalışıcı Bey'in Kaymakam iken hatıralarını yazdığı kitabında okumuştum.

Kanunî Sultan Süleyman "Cihan Padişahı"dır. Her şey elinin ve emrinin altındadır.  

Ve fakat hastadır, yatmaktadır. Haline bakar bakar da şu dizeleri döktürür: 

"Halk içinde muteber nesne yok devlet gibi 

Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi." 

Bu günkü Türkçeyle demek ister ki: 

"Halk padişahlık, vezirlik, valilik vs. gibi makamlara çok değer verir.  

Bilmezler ki bu dünyada BİR NEFES SAĞLIK en büyük devlettir."

* * *

Neden böyle bir giriş yaptınız, diye sorabilirsiniz.

Anlatayım efendim!

Birkaç gün önceydi… Eskişehir'de gönül defterimize yazılı Nadir Küpeli ve Hasan Küpeli beylerin genç yaşta kaybettikleri kız kardeşleri Gülfiye Topçınarın'ın cenazesinde anımsadım.

Bir "nefes" sıhhate muhtaç olan Gülfiye abla genç yaşta sessiz sedasız göçtü bu dünyadan.

Cenaze namazı öncesi, hala acısını yüreğinde yaşayan Yunus Emre Küpeli'yle ayaküstü yaptığımız sohbette kısaca bahsetti.

Ağlamaklı ses tonuyla anlattı halasının son günlerini…

"Nefes" alıp vermenin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha anladık.

Bu hayatta "bir nefes" aldın varsın, veremedin yoksun!

Hal böyle olunca yazmak istedim.

* * *

Yunus Emre'nin anlattığına göre halası, bir süre önce omurilikten ameliyat olmuş ve tedavi görmüştü. Durumu da iyiydi. Ancak son 15 gün işler hep tersine gitmiş.

Gülfiye Hanım'ın mustarip olduğu amansız hastalık bedeninde sinsice ilerlemiş kısa zamanda kendisini komaya sokmuştu.

Sonrasında beynine emboli atınca yoğun bakıma kaldırmışlar.

Neticede sayılı nefesleri tükenmiş ve ebedi âleme 58 yaşında göç etti.

Mekânı cennet olsun.

Küpeli ve Topçınar ailelerinin başı sağ olsun.

Küpeliler gibi Eskişehir'de saygın, mütevazı ve her kesimle iyi ilişkileri olan bir aile, cenaze sahibi olunca katılımda ona göre kalabalıktı.

Çamlıca Hacı Zeynep Cami avlusunu tıklım tıklım dolduran cemaat Küpeli kardeşlerin acısını paylaşmak için camiye akın etmişti.

Eskişehir'de aklınıza kim geliyorsa o gün cenazedeydi.

Millet olarak en güçlü yanlarımızdan birisi bu bence. Zor zamanlarında dostlarımızın yanında olup acılarını paylaşıyoruz.

Cenazede gözyaşlarını içlerine akıttıkları her hallerinden belli olan Hasan Bey ve Nadir Bey taziyeleri kabul ederken ayakta zor duruyorlardı.

Yüzlerine yansıyan hüzünlü ifadeleri içlerindeki kardeş acısının dışa yansımasıydı.

Kim bilir musallada bulunan kız kardeşleri hakkında ne cümleler geçiyordu zihinlerinden, ne anılar canlanıyordu hafızalarında.

Metanetliydiler.  

Kolay değil genç yaşta kardeş acısı yaşamak.

Çamlıca Mahallesinde kılınan cenaze namazı sonrası Gülfiye Hanım toprağa verilmek üzere Çifteler İlçesi Asri Mezarlığı'na götürüldü.

Vasiyeti üzerine genç yaşta kaybettiği eşinin hemen yanı başına defnedildi.

Dualarla Fatihalarla…

Bizde Kalp Damar Cerrahı Dr. Selami Doğan Bey'le birlikte gittik.

Araçta yolculuk yaptığımız Selami hocanın anne-babası, akrabaları olan Gülfiye ablaya ait hatıralarından bahsettiler.

Öksüz kalan evlatlarına yıllarca hem annelik hem de babalık yaptığını anlattılar.

* * *

Neylersin ölüm… Emir mülk evinin sahibinden tahliye kararı!

"Her ölüm erkendir" diye boşa dememişler. 

Ama bu sefer çok erkendi.

Hayat!  

Ahh…! O yaralı kuşun uçabilme sevdası... 

Hep yarım kalmış ve hep yarım kalacak olan tutkulu bir aşk yüreğimizde...  

Ölüm ise, içimizde gizli bir kum saati...  

Sırrı, mühürlenmiş bir kitapta saklı. 

Ne yapalım ki; 

"Her kuş bir kaderle uçar  

Öleceğini bile bile... 

Her gül bir kaderle açar 

Solacağını bile bile..." 

Mekânın cennet, ahiret yolculuğunda Hz. Fatma annemiz ise yoldaşın olsun.

 
 
Hüseyin Turhan / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.