logo
26 HAZİRAN 2026

Müslümanlara misyoner tahriki

06.09.2001 00:00:00
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden

Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler

Humpher ve Herbert gibi İngiliz ajanlarının sayısı 1700'lü yıllarda binlerle ifade ediliyordu. Osmanlı'yı parçalama gayesine yönelik plan ve projeler, hep bu ajanlar vasıtasıyla bilfiil uygulamaya konmuştur. Goldzier, Gaitana, Renan, Rodinson gibi oryantalistler ve Reşid Ziya, C. Afgani gibi yerli işbirlikçilere dikkat edilirse hep aynı konuları ele aldıkları, aynı fikirleri işledikleri görülecektir.

Batılı Katolik ve Protestan misyonerler 19. yy. Osmanlı Devleti'nde aktif olarak faaliyet göstermişlerdir. Bu amaçla misyonerler kiliseler, okullar, hastaneler ve diğer hayır kurumları açmışlar kapitülasyonların himayesinde, Avrupa güçlerinin diplomatik yardımlarına sığınarak faaliyetlerini rahatça yürütmüşlerdir. Doç. Dr. İlknur Polat Haydaroğlu "Osmanlı İmparatorluğu'nda Yabancı Okullar ve Misyonerlik Faaliyetleri" isimli makalesinde 1894 yılında sadece Elazığ'da 83, Diyarbakır'da 32, Erzurum'da 24, Bitlis'te 22 misyoner okulunun var olduğunu belirtmektedir. 1904'de Osmanlı topraklarında ABD devlet okulu olarak 400, rahiplerin 306, rahibelerin 354 okulu vardır. Doç. Dr. Haydaroğlu, "Osmanlı'yı Galata bankerleri ve misyoner teşkilatı yıktı" tespitini yapmaktadır.

Bu misyoner faaliyetleri Osmanlı İmparatorluğu içinde Batı kültürünün ve fikirlerinin yayılmasında güçlü araçlar olmuşlar, fakat Müslüman halkla direkt olarak ilişkiye fazla girmemişlerdi. Bununla beraber misyonerler, Batı nüfuzu ve müdahalesinin araçları oldukları ve imparatorluk içindeki azınlıkların siyasî sadakatlerini yok etmeye çalıştıkları için Müslüman nüfus tarafından şüpheyle karşılamışlardır. Türkiye

CUMHURİYETLE GELEN RAHATLIK

Cumhuriyeti'nin kurulmasından sonra misyoner faaliyetlerin çoğu durmuştur, çünkü yeni Türk devletinde artık az sayıda gayrimüslim kalmış, kapitülasyonlar kaldırılmış ve cumhuriyet yönetimi, bir kısmı kapatılan, diğer kısmı ise millîleştirilen misyoner eğitim kurumlarını sıkı bir denetime tâbi tutmuştur. Bununla beraber Müslümanlar, misyonerlik konusu üzerinde rahatsızlık duymaya devam etmişlerdir. Bunun bir belirtisi, İstiklal Savaşı'nın tanınmış kumandanlarından Kâzım Karabekir'in konu ile ilgili derlediği kapsamlı bir çalışmasının Ekim 1952 yılında Hür Adam Gazetesi'nde yeniden yayımlanmasıydı. Misyoner faaliyetlerinin tarihî kökenlerini araştıran Karabekir, Katolik ve Protestan misyonerlerin bütün dünyada üç değişik metotla çalıştıklarını iddia etmekteydi: 1. Dini Teşkilatlar, 2. Okullar ve Kurumlar, 3. Maskeli Teşkilatlar. Birinci tip teşkilatlar, kutsal kitapları dağıtmakla, dergiler yayımlamakla ve kalpleri Hıristiyanlığa ısındırmak için halka yardım etmekle görevliydiler. Londra'daki Archbishop of Campterbry Mission bunların en tanınmış olanıydı. Bunun şubeleri Asya ve Afrika ülkelerine yayılmış ve biri de İstanbul'da çalışmaktaydı. Hıristiyanlar tarafından azınlık oldukları ülkelerde kurdukları okul ve kurumların esas gayesi, kendi çocuklarına Hıristiyanlığı öğretmek olmakla birlikte, fırsat buldukça başka dinlere mensup çocukları da Hıristiyan yapmaya çalışmaktı. Türkiye'de Robert Koleji ve Young Men's Christiam Association, bu tipin en çarpıcı örnekleriydi. Karabekir'in tasnifine göre misyoner teşkilatlarının üçüncü tipi yerli halkın kılığında faaliyet göstermekte ve en mahrem yerlerine girerek onların gizli sırlarını elde edebilmekteydiler. Masum bir tavır takınarak, bu ülkeleri zayıflatabilmek için aralarına fitne ve fesat tohumları dökmeyi arzulamaktaydılar. Birçok milletin uykuda, gaflet içinde olmasının ve bir avuç asker tarafından idare edilebilmesinin sebebi buydu.

HEDEF KUR'AN

Karabekir, Türk Müslümanlarını Hıristiyan misyoner faaliyetlerine karşı uyarırken, onların Müslümanlara karşı düşmanca davranışlarını gösteren birkaç tarihî örnek de getirdi. Mesela 1877 yılında İngiltere Başbakanı Gladstone, bütün milletlerin Osmanlı Devleti'ne karşı çıkmasını isteyerek, bir elindeki Kur'an nüshasını yukarı kaldırmış ve demişti ki: "Bu kitap yeryüzünde kaldıkça bu Batak Katliamı gibi vahşetler de dünyadan eksik olmaz!" Karabekir tarafından getirilen diğer örnekler de şunlardı: I. Dünya Savaşı'nda Loyd George, Hıristiyan kiliseleri, misyonerleri ve Ermenileri isyan için tahrik ederek Müslüman Türklerin varlığını sona erdirmeyi hedefleyen bir planı sahneye koymuştu. Misyonerler sadece Hıristiyanları Müslümanlara karşı tahrik etmekle kalmamakta, aynı zamanda Müslümanları Müslümanlara karşı da kışkırtmaktaydılar. Bunun en çarpıcı örneği Hacı Ali ile Abdullah Mansur'un Arapların Türk ordusuna karşı isyanlarındaki misyonlarıydı. Çok daha dikkate değer olan Lawrence ise bu türden misyonerlerin en çarpıcı örneğini oluşturmaktaydı. Bu örnekleri göz önüne alan Karabekir sonuç olarak, Hıristiyan misyonerlerle Batı ülkelerinin siyasî maksatları arasında çok sıkı bir ilişkinin olduğunu ileri sürdü.

Milliyetçi ve mukaddesatçı aydınlar Hıristiyanlara Osmanlı İmparatorluğu ve cumhuriyet dönemlerinde verilen hak ve imtiyazların suistimal edildiğini ve misyoner faaliyetlerinin daha da artmasına bir zemin hazırladığını savundular. 1959 yılında Hilal Dergisi'nde yazan Erol Güngör, tarihteki Türk devletlerinde Hıristiyan ve Müslümanların haklarını karşılaştırdı. 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethettiği zaman, İslam'ın emri gereği kendisi gayrimüslimlerin haklarını korumak zorunda kalmış, ancak Fatih onlara müsamahayla davranır davranmaz azınlıklar da ayaklanma ve isyanlarla karşılık vermişti. Anadolu çocukları sınırda ülkeyi korumak için kan dökerlerken, geride mesut ve neşeli bir hayat yaşayanların buna cevabı isyan olmuştu.

Sınırda Türkiye'ye sokulmak istenen çok sayıda silah ele geçirildi

Bulgaristan'ın Türkiye sınırındaki Kapitan Andreevo Sınır Kapısı'nda gerçekleştirilen operasyonda, kaçak yollarla ülkeye sokulmaya çalışılan 73 adet savaş tabancası ele geçirildi

26.06.2026 10:24:00
İhlas Haber Ajansı
Sınırda Türkiye'ye sokulmak istenen çok sayıda silah ele geçirildi
Sınırda Türkiye'ye sokulmak istenen çok sayıda silah ele geçirildi
Bulgaristan'ın Türkiye sınırındaki Kapitan Andreevo Sınır Kapısı'nda gerçekleştirilen operasyonda, kaçak yollarla ülkeye sokulmaya çalışılan 73 adet savaş tabancası ele geçirildi.

Edirne Kapıkule Sınır Kapısından çıkış yaparak Bulgaristan üzerinden Hollanda'ya parsiyel yük taşıyan Türk plakalı bir tır, risk analizi kapsamında detaylı kontrole alındı.



X-ray taramasında araçta şüpheli yoğunlukların tespit edilmesi üzerine yapılan fiziki aramada, sürücü kabinindeki iki yatağın şilteleri arasına gizlenmiş 50 adet savaş tabancası bulundu. Tırın sol tarafındaki dolapta ise yük sabitleme kemerlerinin altına saklanmış 23 adet daha tabanca ele geçirildi.

Operasyonda toplam 73 savaş tabancasına el konulurken, olayla ilgili Haskovo Bölge Savcılığı'nın gözetiminde gümrük görevlisi tarafından ön soruşturma başlatıldı. Yetkililer, silahların kaçakçılık amacıyla taşındığının değerlendirildiğini belirtti.

Şile Belediyesine yönelik soruşturmada 16 şüpheli gözaltına alındı

Şile Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında düzenlenen üçüncü operasyonda 16 şüpheli gözaltına alındı

26.06.2026 09:35:00
AA
Şile Belediyesine yönelik soruşturmada 16 şüpheli gözaltına alındı
Şile Belediyesine yönelik soruşturmada 16 şüpheli gözaltına alındı

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında Şile Belediyesinde doğrudan temin, imar, ruhsat ve iskan işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı ve rüşvet alınarak haksız menfaat sağlandığı tespit edildi.

İstanbul ve İzmir'de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, 16 şüpheliyi gözaltına aldı.

Zanlılar, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

Soruşturma

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, Şile Belediyesine yönelik "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "irtikap", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın da bulunduğu 6 şüpheli, 10 Temmuz 2025'te gözaltına alınmıştı.

Belediye Başkanı Kabadayı, Oğuz Kaçmaz, Tuncay Tolga Özçakmak, Ali Şafak ve Evren Buçhan tutuklanmış, Aslı Kotan ise adli kontrol kararıyla serbest bırakılmıştı.

HTS kayıtları ve MASAK raporundaki hesap hareketlerinin incelenmesinin ardından haklarında gözaltı kararı verilen 22 şüpheli ise 23 Aralık 2025'te düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınmıştı. Bu şüphelilerden de 15'i tutuklanmış, 7'si adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmıştı. 

Diyarbakır ve Ankara'da yasa dışı bahis operasyonları: 6 milyarlık işlem hacmi tespit edildi

Diyarbakır'da düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 6 milyar 942 milyon 515 bin 130 liralık işlem hacmi tespit edilirken, 24 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi

26.06.2026 09:10:00
İHA
Diyarbakır ve Ankara'da yasa dışı bahis operasyonları: 6 milyarlık işlem hacmi tespit edildi
Diyarbakır ve Ankara'da yasa dışı bahis operasyonları: 6 milyarlık işlem hacmi tespit edildi
Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) ve Diyarbakır Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce ortak yapılan çalışmada yasa dışı bahis ve sanal kumar amacıyla kullanılan 8 farklı site üzerinden elde edilen paraların nakline aracılık eden ve elde edilen suç gelirlerinin kripto varlıklara çevrilerek yurtdışına çıkarılmasını sağlayan şahıslar tespit edildi.

Banka ve kripto para hesaplarındaki işlem hacimlerinin 6 milyar 942 milyon 515 bin 130 lira olduğu anlaşılan 24 şüpheli, eş zamanlı operasyonda yakalanıp sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.


Başkentte yasadışı dışı bahis operasyonu: 53 gözaltı kararı



Ankara merkezli 8 ilde yasadışı bahis ve şans oyunları oynatılarak kara para aklama ve vergi kaçakçılığı yapan bir orgaenize suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda haklarında gözaltı kararı olan 53 şüpheliden 37 şüpheli gözaltına alındı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılı koordinesinde; Ankara İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğünce yapılan istihbari ve teknik takip çalışmaları sonucunda tespit edilen organize suç örgütü tarafından; yasadışı bahis ve şans oyunları oynatılarak kara para aklama ve vergi kaçakçılığı yapıldığı belirlendi.
 
Bu kapsamda Cumhuriyet Başsavcılığınca; 26 Haziran 2026 günü Organize suç örgütünün faaliyetlerinin ortaya çıkarılması ve şüphelilerin yakalanması maksadıyla Ankara merkezli 8 ilde 53 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

37 şüpheli gözaltına alınırken diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği öğrenildi.

Geri dönüşüm o kadar da masum değil

Çevre dostu olduğu gerekçesiyle üretimi hızla artan geri dönüştürülmüş plastik (rPET) şişeler hakkında korkutan araştırma. Bilim insanları, yenilenmiş şişelerin gıdaya ve suya normal plastiklerden çok daha fazla kimyasal sızdırdığını ortaya çıkardı. İşte her gün tükettiğimiz o içeceklerdeki gizli tehdit...

25.06.2026 23:20:00
Eyüp Kabil
Geri dönüşüm o kadar da masum değil
Geri dönüşüm o kadar da masum değil
Dünya genelinde plastik kirliliğiyle mücadele kapsamında "geri dönüştürülmüş plastik" (rPET) kullanımı bir devlet politikası haline geldi. Başta su, gazlı içecekler ve ambalajlı gıdalar olmak üzere binlerce ürün artık "doğa dostu" ambalajlarla raflardaki yerini alıyor. Ancak yapılan son bilimsel araştırmalar, çevre için atılan bu olumlu adımın insan sağlığı üzerinde ciddi bir tehdit oluşturabileceğini gösteriyor.

Normal plastikten daha fazla kimyasal sızıyor

Laboratuvar ortamında yapılan son incelemeler, geri dönüşüm sürecinde plastiklerin maruz kaldığı yüksek ısı ve kimyasal işlemlerin, malzemenin yapısını bozduğunu ortaya koydu. Yenilenmiş plastik şişeler, içerdikleri içeceklere normal (orijinal) plastiklere oranla çok daha yüksek miktarda kimyasal madde sızdırıyor. Bu maddelerin başında ise hormon sistemini bozan fitalatlar ve ağır metaller geliyor. Uzmanlar, özellikle sıcak havalarda veya güneşte bekleyen rPET şişelerdeki sızıntı oranının katlanarak arttığı konusunda uyarıyor.

"Geri dönüşüm sağlıklı ambalaj anlamına gelmez"

Konuyla ilgili görüş bildiren uzmanlar, çevre sağlığı ile insan sağlığı arasındaki dengenin iyi kurulması gerektiğini vurguluyor. Gıda mühendisleri, plastik ambalajların geri dönüştürülürken önceki kullanım atıklarından tam olarak arındırılamama riski taşıdığını belirtiyor. Tüketicilerin "geri dönüştürülmüş" ibaresini görerek bu ürünleri tamamen sağlıklı algılamaması gerektiği, ambalajlı gıda tüketiminin her halükarda sınırlandırılmasının en güvenli yol olduğu ifade ediliyor.

Yapay zeka telefonun diğer ucunda çocuğunuzun sesini taklit ediyor

Siber korsanlar sosyal medyadan topladıkları sadece 3 saniyelik ses kayıtlarıyla gerçeğinden ayırt edilemeyen ses klonları üretiyor. "Anne acil paradan sıkıştım" diyerek yakınlarınızı arayan yapay zeka dolandırıcıları, siber dünyada eşi benzeri görülmemiş yeni bir vurgun dalgası başlattı. İşte o gizli tehlike ve korunma yolları...

25.06.2026 20:20:00
Eyüp Kabil
Yapay zeka telefonun diğer ucunda çocuğunuzun sesini taklit ediyor
Yapay zeka telefonun diğer ucunda çocuğunuzun sesini taklit ediyor
Gelişen teknolojiyle birlikte siber suçlular, klasik oltalama yöntemlerini bir kenara bırakarak gözünü yapay zekaya dikti. Son dönemde siber güvenlik zirvelerinde de sıkça tartışılan en tehlikeli yöntemlerin başında ise gerçek zamanlı "Deepfake Ses Klonlama" geliyor. Artık dolandırıcılar, sadece bir internet linkine tıklamanızı beklemiyor; doğrudan en yakınınızın sesiyle sizi arayarak duygusal manipülasyon yapıyor.

Sosyal medyadaki 3 saniyelik video yeterli oluyor

Uzmanların yaptığı uyarılara göre, sistemin çalışma mantığı korkutucu derecede basit ve hızlı. Sosyal medya hesaplarınızda paylaştığınız sıradan bir videodan veya sesli mesajdan alınan kısa bir kesit, yapay zeka algoritmaları tarafından işleniyor. Yazılım; ses tonunuzu, vurgularınızı, nefes alış verişinizi ve hatta konuşma tarzınızı saniyeler içinde öğreniyor. Siber suçlular ardından bu klonlanmış sesi kullanarak, ailenizi acil bir durum (kaza, gözaltı, borç) olduğuna inandırıp acilen para göndermelerini talep ediyor. Telefonda duyulan ses gerçeğiyle birebir aynı olduğu için mağdurlar hiçbir şüphe duymadan istenen tutarları saniyeler içinde gönderiyor.

Siber güvenlikte yeni refleks: "Aile şifresi"

Bilişim uzmanları, yapay zeka dolandırıcılığının siber suç maliyetlerini küresel çapta trilyonlarca dolara ulaştırdığına dikkat çekiyor. Gözümüzle gördüğümüz ve kulağımızla duyduğumuz şeylere bile şüpheyle yaklaşmamız gereken yeni bir döneme girdik.

Uzmanlar, bu yeni nesil tuzağa düşmemek için ailelerin kendi aralarında sadece kendilerinin bileceği gizli bir "Güvenlik Sözcüğü / Aile Şifresi" belirlemesini öneriyor. Telefonla gelen acil para taleplerinde, arayan ses ne kadar tanıdık gelirse gelsin bu şifrenin sorulması veya kişinin farklı bir kanaldan geri aranarak durumun teyit edilmesi, milyonlarca liralık vurgunların önüne geçebilecek en etkili savunma hattı olarak görülüyor.

Başkentte NATO Zirvesi alarmı

Ankara'da 7-8 Temmuz tarihlerinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilecek olan 36. NATO Liderler Zirvesi öncesinde güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Kent genelinde geniş kapsamlı eylem yasakları ve yoğun trafik düzenlemeleri uygulanırken, düzenlenen şafak operasyonlarında gözaltına alınan yüzlerce şüpheliden 75'i tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Mahkemeye sevk edilenlerin 16'sı tutuklandı

25.06.2026 19:30:00
Haber Merkezi
Başkentte NATO Zirvesi alarmı
Başkentte NATO Zirvesi alarmı
Ankara, Temmuz ayının ilk haftasında ev sahipliği yapacağı kritik 2026 Ankara NATO Zirvesi için adeta ablukaya alındı. Cumhurbaşkanlığı Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmalar ve Ankara İl Emniyet Müdürlüğü tarafından devreye sokulan "Operasyon Turkuaz" planı kapsamında kent genelinde adeta kuş uçurtulmuyor.

Şafak operasyonlarında gözaltına alınan 75 kişi mahkemede

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla emniyet ve jandarma ekiplerinin gerçekleştirdiği şafak operasyonlarında toplamda 241 şüpheli hedef alındı. "Terör örgütlerinin eylem ve faaliyetlerinin deşifre edilmesi" amacıyla düzenlenen baskınlarda 209 şüpheli gözaltına alındı.

IŞİD, DHKP-C, TKP/ML ve MLKP gibi sol/sosyalist ve radikal örgütlerin hücre yapılanmalarına yönelik eş zamanlı yürütülen bu operasyonlarda gözaltı işlemleri tamamlanan şüphelilerden 75'i tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Diğer şüphelilerin emniyetteki ifade işlemleri devam ediyor.

Bu arada TEMA Vakfı Ankara İl Temsilcisi Nevzat Özer ve Doç. Dr. Emel Memiş'in de aralarında bulunduğu 16 kişi tutuklanırken 5 kişi hakkında yaşları gerekçesiyle ev hapsi verildi.

Kent genelinde 13 günlük eylem yasağı ve yoğun denetimler

Ankara Valiliği, zirveye katılacak olan uluslararası heyetlerin can güvenliğini korumak ve kamu düzenini sağlamak amacıyla radikal kararlara imza attı. 28 Haziran gece yarısından başlayıp 10 Temmuz akşamına kadar sürecek olan 13 günlük süreçte kent genelinde her türlü toplantı, gösteri yürüyüşü, basın açıklaması ve benzeri açık hava faaliyeti tamamen yasaklandı.

Ankara Valiliği tarafından yapılan resmi duyuruda ayrıca, belirlenen tarihler arasında şehir hava sahasında izinsiz her türlü drone ve İHA uçuşunun engelleneceği belirtildi.

"Operasyon Turkuaz" ile sokaklar ablukada

Ankara Emniyet Müdürü Maksut Yüksek'in bizzat sahada incelediği Operasyon Turkuaz kapsamında, 9 ilçede 450 personelden oluşan 39 özel tim kuruldu. Bu timler halkın yoğun olduğu parklar, kafeler ve eğlence yerleri dahil olmak üzere yüzlerce noktada 24 saat esasına göre denetim yapıyor.

Güvenlik tedbirleri yalnızca terör şüphelileriyle sınırlı kalmadı; heyetlerin geçiş güzergahlarında asayişi bozabilecek dilenciler, gayriresmi valeler (değnekçiler) ve hanutçulara karşı da tavizsiz bir temizlik yürütülüyor.

Sürücüler dikkat: Kritik yollar trafiğe kapatılıyor

Zirvenin yapılacağı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi çevresi başta olmak üzere, delegasyonların konaklayacağı Çankaya, Yenimahalle ve Söğütözü bölgelerindeki çok sayıda cadde ve sokak araç trafiğine kapatılacak.

Zirve Alanı: Külliye çevresindeki yollar 7 Temmuz Salı günü saat 07.00'den 8 Temmuz Çarşamba günü saat 23.59'a kadar tamamen kapalı olacak.

Konaklama Bölgeleri: Heyetlerin kalacağı otellerin bulunduğu Tahran Caddesi, Arjantin Caddesi, İran Caddesi, John F. Kennedy Caddesi ve Ufuk Üniversitesi Caddesi gibi kritik arterlerde kısıtlamalar 6 Temmuz Pazartesi sabahı erkenden başlayacak. Sürücülerin alternatif güzergahları kullanması ve bu yollara araç park etmemesi önemle duyuruldu.

Gelişmeler anlık olarak takip edilmekte olup, emniyet birimlerinin zirve bitimine kadar operasyonel önlemleri artırarak sürdüreceği bildirildi.

Malatya'da 4,0 büyüklüğünde deprem

Malatya'da 4,0 büyüklüğünde deprem meydana geldi

 

25.06.2026 17:36:00
Anadolu Ajansı
Malatya'da 4,0 büyüklüğünde deprem
Malatya'da 4,0 büyüklüğünde deprem

Malatya'da saat 16.22'te 4,0 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Malatya Battalgazi olan 4,0 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 9,13 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

MKE'nin ürettiği parçacıklı mühimmat ile her Mehmetçik hava savunma unsuruna dönüşecek

Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) insansız hava aracı tehditlerine karşı 7.62 milimetre parçacıklı anti-dron mühimmatı geliştirdi

25.06.2026 17:00:00
AA
MKE'nin ürettiği parçacıklı mühimmat ile her Mehmetçik hava savunma unsuruna dönüşecek
MKE'nin ürettiği parçacıklı mühimmat ile her Mehmetçik hava savunma unsuruna dönüşecek
Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) insansız hava aracı tehditlerine karşı 7.62 milimetre parçacıklı anti-dron mühimmatı geliştirdi.

MKE'den yapılan açıklamaya göre, mühimmat test atışlarında, havadan gelen tehditleri başarıyla etkisiz hale getirdi.

Anti-dron mühimmatı, modern muharebe sahasında keşif faaliyetlerinden kamikaze saldırılara kadar farklı görevlerde kullanılan mini ve mikro insansız hava araçlarına karşı etkili bir çözüm sunacak.

Mühimmat ile harp sahasında ani gelişen dron tehditleri karşısında piyade birlikleri hava savunma unsuruna dönüşebilecek ve tehdit İHA'lara anında karşılık verebilecek.

Herhangi bir ilave sistem veya platform değişikliği gerektirmeyen anti-dron mühimmatı, "7.62x51 milimetre" ve "7.62x39 milimetre" kalibre olarak üretildi.

Mühimmat, piyade tüfeklerinden makineli tüfeklere, araç üstü silah sistemlerinden uzaktan komutalı silah kulelerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip.

Parçacıklı yapıyla geniş etki alanı
Parçacıklı anti-dron mühimmatı, namludan çıktıktan sonra yaklaşık 5 metre içerisinde mekanik olarak açılarak, içerisindeki özel tasarlanmış parçacıkları hedef doğrultusunda yayıyor. Bu sayede küçük boyutlu ve yüksek manevra kabiliyetine sahip dronlara karşı vuruş ihtimali önemli ölçüde artırılıyor.

Ortalama 680 metre/saniye namlu çıkış hızına sahip mühimmat, yaklaşık 50 metrede 1 metre, 100 metrede ise 2 metre çapında yoğun parçacık bulutu oluşturuyor.

Geniş etki hacmi sayesinde klasik mühimmatlara kıyasla dron hedeflerine karşı daha yüksek etkinlik sağlayan 7,62 milimetre parçacıklı mühimmat, mevcut silah sistemleriyle tam uyumlu yapısı sayesinde kullanıcıya ilave eğitim veya ek sistem maliyeti oluşturmadan kullanılabiliyor.

MKE, üs bölgeleri, kritik tesisler, sınır hatları ve hareketli birlikler için etkili bir anti-dron çözümü sunan mühimmatın yanı sıra, artan insansız sistem tehditlerine karşı 12,7 milimetre, 20 milimetre ve 35 milimetre kalibrelerde de anti-dron mühimmat çözümleri geliştirerek farklı platform ve görev ihtiyaçlarına yönelik çok katmanlı bir anti-dron mühimmat ailesi oluşturuyor.

Almanya'ya ait bir adet PATRIOT hava savunma sistemi Kürecik'e konuşlandırıldı

Millî Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Almanya'ya ait bir adet PATRIOT Hava Savunma Sistemi'nin Malatya'da bulunan Kürecik Üssü'ne konuşlandırıldığı duyuruldu

25.06.2026 13:30:00
AA
Almanya'ya ait bir adet PATRIOT hava savunma sistemi Kürecik'e konuşlandırıldı
Almanya'ya ait bir adet PATRIOT hava savunma sistemi Kürecik'e konuşlandırıldı
Millî Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Almanya'ya ait bir adet PATRIOT Hava Savunma Sistemi'nin Malatya'da bulunan Kürecik Üssü'ne konuşlandırıldığı duyuruldu.

Milli Savunma Bakanlığı'nın haftalık basın bilgilendirme toplantısında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne ilişkin açıklama yapıldı. Bakanlık, KKTC'nin güvenliğinin Türkiye açısından doğrudan milli güvenlik meselesi olduğunu vurgulayarak, Kıbrıs Türk halkının huzuru, güvenliği ve refahı için desteğin süreceğini bildirdi.

MSB kaynaklarından yapılan açıklamada, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliği Türkiye'nin güvenliğidir. Dün olduğu gibi bugün ve yarın da Kıbrıs Türk halkının güvenliğini, huzurunu ve refahını korumak için kararlılığımız tamdır" ifadelerine yer verildi.

Rum basını kaynaklarında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin kişisel temsilcisi tarafından Kıbrıs meselesinin çözümüne dair yeni bir plan hazırlandığı yönündeki haberlerle ilgili "Ada'daki mevcut hassas dengeyi bozmayı amaçlayan hiçbir girişim Türkiye açısından kabul edilemez" ifadeleri kullanıldı.

BM'nin Kıbrıs çözümü için yeni bir plan hazırladığına ilişkin basına yansıyan haberlerin değerlendirildiği açıklamada "Ada'da kalıcı, adil ve sürdürülebilir bir çözüm ancak Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün teyit edilmesine dayanan iki devletli çözüm temelinde mümkündür. Bu temel gerçek göz ardı edilerek ortaya konulacak hiçbir girişim Kıbrıs Türk halkının iradesini yansıtmayacağı gibi bölgede kalıcı bir istikrar da sağlayamayacaktır.

Ülkemiz, garantör devlet sıfatıyla uluslararası anlaşmalardan ve uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru hak ve yetkileri çerçevesinde Kıbrıs'ta barışın, güvenliğin ve istikrarın teminatı olmaya devam edecektir." ifadeleri yer aldı.

Almanya'ya ait bir PATRIOT, Kürecik'e konuşlandırıldı
MSB'nin açıklamasında NATO Daimi Savunma Planı Kapsamında ittifakın hava savunmasının güçlendirilmesi için Almanya'ya ait bir PATRIOT Hava Savunma Sistemi'nin Kürecik/Malatya'ya konuşlandırıldığı belirtildi.

Yarın yaklaşık 18 milyon öğrenci için "karne zili" çalacak

Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı ilk ve ortaöğretim okullarındaki yaklaşık 18 milyon öğrenci, yarın karne alarak yaz tatiline girecek

25.06.2026 12:30:00
AA
Yarın yaklaşık 18 milyon öğrenci için "karne zili" çalacak
Yarın yaklaşık 18 milyon öğrenci için "karne zili" çalacak
Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı ilk ve ortaöğretim okullarındaki yaklaşık 18 milyon öğrenci, yarın karne alarak yaz tatiline girecek.

İlk ve ortaöğretim kurumlarında eğitim alan yaklaşık 18 milyon öğrenci ile 1,2 milyona yakın öğretmen, 2025-2026 eğitim öğretim yılı için 8 Eylül 2025'te ders başı yaptı. Birinci dönem ara tatili 10-14 Kasım 2025, ikinci dönem ara tatili ise 16-20 Mart tarihlerinde yapıldı.

2 Şubat'ta başlayan ikinci dönem ise yarın sona erecek. Öğrenciler, eğitim öğretimin yorgunluğunu yarınki son ders zilinin ardından atacak.

Ortaokul son sınıf öğrencileri, 13 Haziran'da Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında yapılan merkezi sınavın sonuçlarını 10 Temmuz'da öğrenecek.

Lise son sınıf öğrencileri ile mezunlar, 20-21 Haziran'da Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) heyecanını yaşadı. 20 Haziran'da düzenlenen YKS birinci oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT) ile 21 Haziran'da yapılan ikinci oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ve üçüncü oturum Yabancı Dil Testi'nin sonuçları 22 Temmuz'da açıklanacak.

Öğretmenlerin 2026 Haziran Dönemi Mesleki Çalışma Semineri ise 29-30 Haziran'da Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA) platformu üzerinden çevrim içi olarak gerçekleştirilecek.

2026-2027 eğitim öğretim yılı için 14 Eylül'de ders başı yapılacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.