Irak ve Filistin'de uygulanan katliamı AKP hükümeti kınayamaz, diye yazmıştım.
Kınamaz, kınayamaz. Kınamadı nitekim.
Yapsa yapsa muhafazakâr tabanın gazını almaya dönük birkaç cümle sarfeder o kadar... Öyle de oldu nitekim.
Bakmayın siz Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Filistin'deki masumlara yönelik İsrail katliamını bir ara alacakaranlıkta yarım ağız "devlet terörü" olarak nitelemesine... İsrail lobileri bu cümleyi bin kere burnundan getirttiler AKP'nin.
Erdoğan yürekten söylemedi ki bu cümleyi... Ya da yüreği o eski Erdoğan'ın yüreği değil... Başbakan Erdoğan, zaten hemen akabinde tefsir ve tevil yoluna giderek "küçük stratejik müttefik"in gönlünü alıverdi.
Çünkü Erdoğan, o sizin bildiğiniz "Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem..." diye şiirlerle bir zamanlar yağmasa da gürleyen eski Erdoğan değil.
Şimdi onun ABD nezdinde bir konumu, bir pozisyonu var, bir hizmet nişanı var.
İşgalcilerin, Iraklı masum anaların, gelinlerin ve kızların ırzlarına geçmeleri, dünyanın gözü önünde vahşice insanlıkdışı iğrençlikleri sergilemeleri, Hz. Ali başta olmak üzere İslam büyüklerinin türbelerini, camileri tarümâr etmeleri karşısında bırakın Erdoğan'ın ve AKP'nin Amerika'yı kınamasını, kendi başımıza çuval geçirdiklerinde de gürlemediler ki bunlar... Gürleyemezler.
ABD'nin oksijen tüpüne bağlı olmaları hasebiyle nefeslerini onlardan alıp veriyorlar. Kınayabilirler mi?
ABD'ye ne olursa olsun "stratejik müttefikimiz" diyen Erdoğan ve AKP, nasıl onları kınasın?
Kınayamaz.
Bir âlevi derneği üyesi kadar dahi ABD'yi kınayamazlar.
İsrail'i de kınayamazlar.
Yıllardan beri Filistin'deki İsrail katliamı ve Erdoğan'ın yüreksizce ifade ettiği şu "devlet terörü" devam ederken, ABD'ye, bölgede gerçekten huzur istiyorsanız Irak'ı işgal etmeden önce İsrail'inizi yola getirin demedi, diyemedi.
Irak'ın işgalinde stratejik müttefik rolü oynamak dışında ne yaptı AKP?
Şimdi Irak da oldu Filistin gibi.
Irak'ın Amerika eliyle Filistin'e dönüşmesinde stratejik müttefik rolü üstlenen AKP, Filistin'deki insanlık dışı katliamı nasıl kınasın?
Bazıları AKP'yi yanlış yerde konumlandırıyor.
AKP, AB'nin yanında, ABD'nin yanında, İsrail'in yanında...
Irak'ın karşısında mı, Filistin'in karşısında mı...? Hayır.
Lakin ABD ve İsrail'e rağmen Irak ve Filistin'in yanında mı?
İste tam o noktada kısa devre var. Jeneratör stop, ampül kesik...
AKP hükümeti, Amerika-İsrail-İngiltere troykasının Büyük Ortadoğu Projesi'nin gönüllü taşeronu... Arada bir de ispat-ı vücud etmek üzere projenin baş mühendislerinin yüksek müsaadeleri nispetinde ve onların takdir ettiği kadar da "şuraları rötuşlense, şuraları şöyle olsa daha uygun olur muydu acaba" gibi "söz ola beri gele" kabilinden teklifler sunar... O kadar.
AKP hükümetinin bu konumunun haricindeki manevraları, sadece muhafazakâr tabanın gazını almak içindir; kimse kimseyi kandırmasın, kimse ham hayal kurmasın.
Filistin'deki İsrail katliamının ayyuka çıktığı hafta - ki artık hiçbir hafta geçmiyor ki oradaki katliam ayyuka çıkmasın- CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, AKP hükümetine İsrail'e akıttığımız Manavgat suyunu vermeyelim, geçici olarak durduralım teklifi yaptı.
Teklifi ne duyan oldu, ne de işiten! Duymazlar.
Yürekleri duymaya müsait değil çünkü.
Dolayısıyla ABD'nin bölgemizden elini eteğini çekerek bölgede huzurun sağlanmasını isteyenler, önce AKP'nin iktidardan ve bu vahim gidişatından el etek çekmesini sağlamalıdırlar.
Amerika ve İsrail'in kanla yazdığı senaryolarla politik oyunlar oynayarak bu işler hayra yürümez...
Bazıları, AKP'yi örtercesine işe ABD'den başlıyor. Halbuki önce AKP'yi silkelemelidir. Ayaklarımızın altındaki halıyı ABD'ye doğru çeken AKP... AKP silkelenmeli ki, öz vatanımızda ayaklarımızı sağlam basabilelim.
Ayaklar sağlam bastıktan sonra gerisi kolay; bu aziz milletin haksızlık ve zulüm karşısındaki pehlivanlığına âlem şahittir zaten.
Kınamaz, kınayamaz. Kınamadı nitekim.
Yapsa yapsa muhafazakâr tabanın gazını almaya dönük birkaç cümle sarfeder o kadar... Öyle de oldu nitekim.
Bakmayın siz Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Filistin'deki masumlara yönelik İsrail katliamını bir ara alacakaranlıkta yarım ağız "devlet terörü" olarak nitelemesine... İsrail lobileri bu cümleyi bin kere burnundan getirttiler AKP'nin.
Erdoğan yürekten söylemedi ki bu cümleyi... Ya da yüreği o eski Erdoğan'ın yüreği değil... Başbakan Erdoğan, zaten hemen akabinde tefsir ve tevil yoluna giderek "küçük stratejik müttefik"in gönlünü alıverdi.
Çünkü Erdoğan, o sizin bildiğiniz "Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem..." diye şiirlerle bir zamanlar yağmasa da gürleyen eski Erdoğan değil.
Şimdi onun ABD nezdinde bir konumu, bir pozisyonu var, bir hizmet nişanı var.
İşgalcilerin, Iraklı masum anaların, gelinlerin ve kızların ırzlarına geçmeleri, dünyanın gözü önünde vahşice insanlıkdışı iğrençlikleri sergilemeleri, Hz. Ali başta olmak üzere İslam büyüklerinin türbelerini, camileri tarümâr etmeleri karşısında bırakın Erdoğan'ın ve AKP'nin Amerika'yı kınamasını, kendi başımıza çuval geçirdiklerinde de gürlemediler ki bunlar... Gürleyemezler.
ABD'nin oksijen tüpüne bağlı olmaları hasebiyle nefeslerini onlardan alıp veriyorlar. Kınayabilirler mi?
ABD'ye ne olursa olsun "stratejik müttefikimiz" diyen Erdoğan ve AKP, nasıl onları kınasın?
Kınayamaz.
Bir âlevi derneği üyesi kadar dahi ABD'yi kınayamazlar.
İsrail'i de kınayamazlar.
Yıllardan beri Filistin'deki İsrail katliamı ve Erdoğan'ın yüreksizce ifade ettiği şu "devlet terörü" devam ederken, ABD'ye, bölgede gerçekten huzur istiyorsanız Irak'ı işgal etmeden önce İsrail'inizi yola getirin demedi, diyemedi.
Irak'ın işgalinde stratejik müttefik rolü oynamak dışında ne yaptı AKP?
Şimdi Irak da oldu Filistin gibi.
Irak'ın Amerika eliyle Filistin'e dönüşmesinde stratejik müttefik rolü üstlenen AKP, Filistin'deki insanlık dışı katliamı nasıl kınasın?
Bazıları AKP'yi yanlış yerde konumlandırıyor.
AKP, AB'nin yanında, ABD'nin yanında, İsrail'in yanında...
Irak'ın karşısında mı, Filistin'in karşısında mı...? Hayır.
Lakin ABD ve İsrail'e rağmen Irak ve Filistin'in yanında mı?
İste tam o noktada kısa devre var. Jeneratör stop, ampül kesik...
AKP hükümeti, Amerika-İsrail-İngiltere troykasının Büyük Ortadoğu Projesi'nin gönüllü taşeronu... Arada bir de ispat-ı vücud etmek üzere projenin baş mühendislerinin yüksek müsaadeleri nispetinde ve onların takdir ettiği kadar da "şuraları rötuşlense, şuraları şöyle olsa daha uygun olur muydu acaba" gibi "söz ola beri gele" kabilinden teklifler sunar... O kadar.
AKP hükümetinin bu konumunun haricindeki manevraları, sadece muhafazakâr tabanın gazını almak içindir; kimse kimseyi kandırmasın, kimse ham hayal kurmasın.
Filistin'deki İsrail katliamının ayyuka çıktığı hafta - ki artık hiçbir hafta geçmiyor ki oradaki katliam ayyuka çıkmasın- CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, AKP hükümetine İsrail'e akıttığımız Manavgat suyunu vermeyelim, geçici olarak durduralım teklifi yaptı.
Teklifi ne duyan oldu, ne de işiten! Duymazlar.
Yürekleri duymaya müsait değil çünkü.
Dolayısıyla ABD'nin bölgemizden elini eteğini çekerek bölgede huzurun sağlanmasını isteyenler, önce AKP'nin iktidardan ve bu vahim gidişatından el etek çekmesini sağlamalıdırlar.
Amerika ve İsrail'in kanla yazdığı senaryolarla politik oyunlar oynayarak bu işler hayra yürümez...
Bazıları, AKP'yi örtercesine işe ABD'den başlıyor. Halbuki önce AKP'yi silkelemelidir. Ayaklarımızın altındaki halıyı ABD'ye doğru çeken AKP... AKP silkelenmeli ki, öz vatanımızda ayaklarımızı sağlam basabilelim.
Ayaklar sağlam bastıktan sonra gerisi kolay; bu aziz milletin haksızlık ve zulüm karşısındaki pehlivanlığına âlem şahittir zaten.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019


























































