logo
17 MART 2026


Nereye kadar inkar?

25.02.2012 00:00:00
Prof. Dr. Haydar Baş Bey’in Ehl-i Beyt külliyatı üzerine çiziktirilen müsveddeler hakkında görüş beyan etmeye bile gerek yok ama bazı noktaların da altını çizmek gerekiyor.
Yazılanlar okunduğunda ilk dikkati çeken açık bir biçimde Ehl-i Beyt’ten rahatsız olunduğu.
Sahabe sevdasından ve saygısından bahsederek yazıldığı iddia edilen satırlar, sahabeden olmanın yanında Resulullah’ın (sav) ev haklı olarak da ayrıca bir methiyeye mazhar olmuş kişileri reddetmekte, tahkir etmekte adeta, bu gerekçelerin arkasına sığınarak Ehl-i Beyt düşmanlıklarını dile getirmektedirler.
Ehl-i Beyt’in İslam’ın yaşam tarzı ve canlı Kur’an numuneleri olduğu hatırlandığında aslında bu kişilerin İslam’ın yaşanan, hayata geçen ve günümüze kadar uzanan kalıcılığına, diriliğine ve bozulmamışlığına bir kasıtları olduğu anlaşılmaktadır.
Satırların arasına sokulmuş, Aleviliğin bir Yahudi oyunu olduğu ve bu sayede İslam’ı bozduğu tezi de bunun ispatıdır.
Yapılan eleştiriler öyle cüretkârdır ki, Şii ulemanın elindeki hadis külliyatı uydurma ve sapıklık; Şiilerin tamamı ise kâfir addedilmektedir.
Bir Müslüman’a şartları gerçekleşmeden kâfir demenin ne manaya geldiği ortadadır.
Ancak aldıkları paranın hakkını vermek için gözlerini karartmış ve alabildiğince İslami her değeri çiğnemişlerdir.  
Eğer maksat İslam’ın özü olan Ehl-i Beyt’i anlatmada sıkıntıların giderilmesi olsa idi, sadece Şii ve Sünni âlemi arasındaki nifak sebebi olan konular üzerinden hareket edilmezdi.
Bu müsveddelerde eleştiri imiş gibi iddia edilen safsataların ne kadar mesnetsiz olduğunu ekranlardan dinliyorsunuz.
Biz burada detaylara girmeden samimiyetsizliklerini gösteren birkaç başlığı ele alacağız.
Ehl-i Beyt’in eleştirisi neden yapılır?
1-İmam Ali’nin (as) eleştirisi neden yapılır?
İlk Müslüman olan kişinin, hakkında 300 ayet indirilen bir kişinin, Allah’ın Aslanı sıfatına mazhar olacak kadar İslam savaşlarında kahramanlık gösteren kişinin, Hz. Peygamberin  “sen bana Harun’un Musa’ya nispeti gibisin, şu farkla ki benden sonra peygamberlik yoktur” hadisine mazhar olan kişinin neden eleştirisi yapılır? Veya hakkında var olanlar neden reddedilir?
2- Hz. Fatıma’nın (as) neden eleştirisi yapılır?
“Fatıma gelmiş ve gelecek kadınların en üstünüdür” hadisine mazhar olanın, hayatı boyunca Resulullah’ın (sav) yanında ve en büyük yardımcısı olan kişinin, ilahi bir emirle dünyaya gelen ve ilahi bir emirle evlendirilenin, Hz. Peygamberin soyunu devam ettirenin ve kaim mehdinin kendi soyundan geldiği kişinin eleştirisi neden yapılır ki?
3- Hz. Hasan (as) ve Hz. Hüseyin neden eleştirilir ki?
Resulullah’ın (as) “oğullarım” dediği kişilere neden “çocuk “ denilerek bir küçümseme yapılır ki? Bu kişiler için, Hz. Peygamber “cennet gençlerinin efendisi” buyurmamış mıdır?
İslam teslimiyet ise, Kur’an’ı Kerim ayetleri karşısında gösterilmesi gereken teslimiyet, öncelikle sevilmiş ve seçilmişlikte olmalıdır.
Bu kişiler sevilmiş, seçilmiş ve özel bir konuma getirilmiştir.
Bunları lütfeden Cenab- ı Hakk’tır.
Bu yoktur veya uydurmadır demek, ne o insanları “paralı kalemler” dedi diye bulundukları noktadan indirir ne de var olan hakikatleri yok saydırır.
Ama masa başında bilgisayarın tuşlarına basılarak yapılan ithamlar sadece yapanların iman dairesinden çıktığını gösterir.
Çünkü yakın zamana kadar arkasında namaz kıldığı kişiye utanmadan şimdi kâfir diyenler,  onu kâfir çizgisine taşıyabilmek için milyonlarca inançlı Müslüman’a, Şii’ye de kafir demektedir.
Asıl tehlike “hakikati sahabe düşmanlığı olarak “ gösterenlerin kendi düşüncelerindedir.
Bizce onlar, ayetleri inkâr ederken, masum imamları inkâr ederken, imanlarını kaybetme noktasına gelmişlerdir.    
Allah böyle bir akıbetten bizi korusun!
 
Sinem Baş / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.