logo
16 NİSAN 2026

Niğde'nin kalbinde Prof. Dr. Haydar Baş için vefa lokması

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Niğde İl Başkanlığı, ebedi lider merhum Prof. Dr. Haydar Baş’ın vefat yıl dönümü anma etkinlikleri kapsamında şehrin kalbi olan Ömer Halisdemir Meydanı’nda anlamlı bir program düzenledi

15.04.2026 13:24:00
Hasan Gündoğdu
Niğde'nin kalbinde Prof. Dr. Haydar Baş için vefa lokması
Niğde'nin kalbinde Prof. Dr. Haydar Baş için vefa lokması
Bu çağa fikirleri ve projeleriyle damgasını vuran merhum liderin aziz hatırası, dualar ve lokma ikramıyla yâd edildi.






Niğde'nin kalbinde manevi buluşma

Niğde İl Başkanlığı tarafından organize edilen etkinlikte, Prof. Dr. Haydar Baş'ın ruhuna ithafen hazırlanan lokmalar meydanda kurulan stantlarda vatandaşlara ikram edildi. Şehir halkının yoğun ilgi gösterdiği programda, teşkilat mensupları vatandaşlarla bir araya gelerek merhum liderin "milli birlik" anlayışını ve insan odaklı dünya görüşünü paylaştı.






Rahmet, özlem ve minnetle anıldı

Anma programı sırasında Niğde teşkilatı adına yapılan açıklamalarda, Prof. Dr. Haydar Baş'ın Türkiye'nin tam bağımsızlığı ve ekonomik refahı için bıraktığı mirasın önemi vurgulandı. Teşkilat yöneticileri, "Bu çağa damgasını vuran Baş Hocamızı rahmetle, özlemle ve minnetle anıyoruz. O'nun hayalini kurduğu müreffeh Türkiye idealini Niğde'nin her sokağına taşımak bizim için bir vefa borcudur," ifadelerini kullandılar.






Halktan yoğun teveccüh

Ömer Halisdemir Meydanı'nın manevi atmosferinde gerçekleşen lokma hayrı, vatandaşların dualarıyla birleşti. İkramları kabul eden Niğdeliler, merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın ruhuna fatihalar göndererek, bu anlamlı organizasyon dolayısıyla BTP Niğde İl Başkanlığına teşekkürlerini ilettiler.






İdeallere bağlılık kararlılığı

Dualar eşliğinde sona eren programın ardından Niğde teşkilatı, Genel Başkan Hüseyin Baş'ın liderliğinde, merhum liderin eserlerini ve "Milli Ekonomi Modeli" vizyonunu halka anlatmaya azimle devam edeceklerini bildirdi. Etkinlik, merhum lidere duyulan derin sevginin ve sarsılmaz bağlılığın bir göstergesi olarak kayıtlara geçti.






Giresun'da trafik kazaları: 1 ölü, 6 yaralı

Giresun'da meydana gelen iki ayrı trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi de yaralandı

15.04.2026 17:05:00
İhlas Haber Ajansı
Giresun'da trafik kazaları: 1 ölü, 6 yaralı
Giresun'da trafik kazaları: 1 ölü, 6 yaralı
İlk kaza, Espiye ilçesi Bayrambey köyü Ericek grup yolunda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Süleyman Akçay (52) yönetimindeki 61 HE 172 plakalı çekici, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu dereye yuvarlandı. Kazada sürücü olay yerinde hayatını kaybetti.

İkinci kaza ise, merkeze bağlı Duroğlu beldesi kavşağında meydana geldi. Salih Ç. idaresindeki 28 DR 618 plakalı otomobil, kavşaktan kontrolsüz dönüş yaptığı sırada Tacettin Gökdemir yönetimindeki 28 M 7099 plakalı yolcu minibüsü ile çarpıştı. Kazada sürücüler Salih Ç. ve Tacettin Gökdemir ile minibüste yolcu olarak bulunan Fatma Yeşil, Ayşenur Kadan, Hanife Kadan ve Mustafa Bukukoğlu yaralandı. Yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

Okul saldırılarına Hüseyin Baş'tan tepki

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa okul saldırılarına tepki gösterdi. Baş mesajında, "Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul katliamları asayiş meselesi değil, aile bağları çözülen, değerleri törpülenen, amaçsız gençlerin yarattığı derin toplumsal çöküşün acı yansımasıdır" ifadelerini kullandı 

15.04.2026 16:43:00
Haber Merkezi
Okul saldırılarına Hüseyin Baş'tan tepki
Okul saldırılarına Hüseyin Baş'tan tepki
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayşe Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen silahlı saldırı ile bir gün önce Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde yaşanan benzer olaya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Baş, olayları "yalnızca birer asayiş sorunu" olarak görmediğini vurgulayarak, bunların uzun süredir göz ardı edilen derin bir toplumsal çözülmenin yansıması olduğunu belirtti.

Baş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan elim hadiseler yalnızca birer asayiş sorunu değil uzun süredir göz ardı edilen derin bir toplumsal çözülmenin yansımasıdır. Aile bağlarının zayıfladığı, gençlerin ekranlara hapsedildiği, üretimden ve anlam arayışından uzaklaştırıldığı bir ortamda; mesleksiz, amaçsız ve kimlik bunalımı yaşayan bir neslin ortaya çıkması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu tablo sistemsel bir ihmalin sonucudur.

Milli ve manevi değerleriyle bağı zayıflatılan, aidiyet duygusu törpülenen ve sistemin getirdiği şartlar altında yönsüzlüğe itilen gençlerimiz, sağlıklı bir gelecek inşa etmekte zorlanmaktadır. Bu bir ilerleme değil; aksine toplumsal hafızanın ve insan kaynağımızın aşınmasıdır.

Unutulmamalıdır ki hiçbir çocuk umutsuz, hiçbir genç değersiz doğmaz. Ancak onları hayata hazırlaması gereken eğitim, aile ve sosyal yapı zayıflatıldığında ortaya çıkan boşluk, telafisi güç sonuçlara yol açmaktadır.

Bu nedenle yapılması gereken meseleyi ideolojik tartışmalara hapsetmek değil, aksine aileyi güçlendiren, eğitimi nitelikli ve anlamlı kılan, gençlere hedef ve sorumluluk kazandıran bütüncül politikaları hayata geçirmektir.

Toplum olarak bu sessiz aşınmayı görmezden gelemeyiz. Her geçen gün bir gencimizi daha kaybetme riskiyle karşı karşıyayız. Artık bu gidişata dur demek zorundayız. Daha güçlü bir gelecek için kökleriyle barışık, değerleriyle donanmış ve üretken bireyler yetiştiren bir anlayışı yeniden inşa etmek mecburiyetindeyiz."

Olayın detayları

Kahramanmaraş'taki saldırıda, aynı okulda öğrenim gören 8. sınıf öğrencisi olduğu belirtilen saldırganın 5 silah ve 7 şarjörle okula girdiği, olayda 1 öğretmen ile 3 öğrencinin hayatını kaybettiği, 20 kişinin de yaralandığı açıklandı. Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, saldırganın babasının eski emniyet personeli olduğunu belirterek soruşturmanın sürdüğünü duyurdu. Öğrenciler panik sırasında camdan atlayarak kaçmaya çalıştı.

Olay, bir gün önce Şanlıurfa Siverek'te bir lisede yaşanan ve 16 yaralının olduğu silahlı saldırının hemen ardından geldi. Her iki olay da eğitim camiasında ve toplumda büyük üzüntü ve tepki yarattı.

Hüseyin Baş'ın açıklaması, yaşanan trajedileri salt güvenlik meselesi olmanın ötesinde, gençlerin eğitimi, aile yapısı ve toplumsal değerler açısından ele almasıyla dikkat çekti.

Edirne'de 31 düzensiz göçmen yakalandı

Edirne'nin Uzunköprü ilçesinde hudut birliklerince gerçekleştirilen faaliyetlerde 31 düzensiz göçmen yakalanırken, 3 şüpheli gözaltına alındı

15.04.2026 12:27:00 / Güncelleme: 15.04.2026 12:30:38
İhlas Haber Ajansı
Edirne'de 31 düzensiz göçmen yakalandı
Edirne'de 31 düzensiz göçmen yakalandı
Edirne'nin Uzunköprü ilçesinde hudut birliklerince gerçekleştirilen faaliyetlerde 31 düzensiz göçmen yakalanırken, 3 şüpheli gözaltına alındı.

Edinilen bilgilere göre, Demirköprü Hudut Karakol Komutanlığı ekiplerince Eskiköy köyü mülki sınırlarında 6 Suriye uyruklu düzensiz göçmen yakalandı. Saçlımüsellim köyü sınırlarında ise Saçlımüsellim Hudut Karakol Komutanlığı ekipleri tarafından 5 Afganistan uyruklu düzensiz göçmen tespit edilerek yakalandı.



Serem Hudut Karakol Komutanlığı ekiplerince Gemici köyü mülki sınırlarında yapılan çalışmalarda ise 1 Irak, 1 İran, 1 Filistin, 3 Cezayir ve 14 Afganistan uyruklu olmak üzere toplam 20 düzensiz göçmen yakalandı. Yakalanan göçmenlerin işlemlerinin ardından Edirne Geri Gönderme Merkezi'ne teslim edileceği öğrenildi.



Öte yandan, Kiremitçisalih köyü mülki sınırlarında Uzunköprü İlçe Jandarma Komutanlığı, JASAT ve İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda 3 Türk vatandaşı yakalandı. Şüphelilerden birinin göçmen kaçakçılığı organizatörü olduğu değerlendirilirken, bir diğer şahsın "silahlı terör örgütüne üye olma (FETÖ)" suçundan kaydının bulunduğu tespit edildi.

Diğer şüphelinin ise dolandırıcılık suçundan kaydı olduğu öğrenildi. Üst aramalarında herhangi bir suç unsuruna rastlanmayan şüpheliler, cumhuriyet savcısının talimatıyla gözaltına alındı. Şüphelilerin işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği öğrenilirken, olaylarla ilgili incelemeler sürüyor.

Soyer, Kaya ve Aslanoğlu'na İZBETON soruşturmasında bir tutuklama daha

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ. üzerinden kentsel dönüşüm projelerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol'un da olduğu 9 şüphelinin ardından eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya da tutuklandı

15.04.2026 12:16:00 / Güncelleme: 15.04.2026 12:22:01
İHA
Soyer, Kaya ve Aslanoğlu'na İZBETON soruşturmasında bir tutuklama daha
Soyer, Kaya ve Aslanoğlu'na İZBETON soruşturmasında bir tutuklama daha
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İZBETON AŞ üzerinden Gaziemir Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı projeleri kapsamında yürütülen soruşturmada; S.S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi aracılığıyla menfaat sağlandığı iddiasıyla "zimmet, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve denetim görevinin ihmali" suçlarından işlem başlatıldı.



Soruşturma çerçevesinde, aralarında Ümit Erkol'un da bulunduğu 10 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Gerçekleştirilen operasyon sonucunda şüphelilerden 9'u yakalanarak gözaltına alındı. Erkol'un da yer aldığı şüpheliler, jandarmadaki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede tutuklandı. Firari olan diğer şüphelinin ise arandığı belirtildi.



Öte yandan dosyada yeni bir gelişme daha yaşandı. Soruşturmada 'şüpheli' konumunda bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ile eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya, savcılığa verdikleri ifadelerin ardından çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hâkimliğince tutuklandı.



Soyer, Aslanoğlu ve Kaya, daha önce yürütülen zimmet soruşturması kapsamında da tutuklanmıştı.



İBB Davası'nın 22. duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin 92'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 22. duruşması başladı

 

15.04.2026 12:10:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 22. duruşması başladı
İBB Davası'nın 22. duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanık KİPTAŞ AŞ Genel Müdürü Ali Kurt'un avukatının savunmasının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 89'u tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından ayrı ayrı 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor. 

Şanlıurfa'da lisede silahlı saldırı 16 yaralı

Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda ilk belirlemelere göre 16 kişi yaralandı

14.04.2026 11:00:00 / Güncelleme: 14.04.2026 12:07:07
İhlas Haber Ajansı
Şanlıurfa'da lisede silahlı saldırı 16 yaralı
Şanlıurfa'da lisede silahlı saldırı 16 yaralı
Hasan Çelebi Mahallesi'nde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde bir öğrenci silahlı saldırı gerçekleştirdi. Silahlı saldırıda ilk belirlemelere göre 16 öğrenci yaralandı. İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve özel harekat ekipleri sevk edildi.

Yaralı öğrencilerin bazılarının silahlı saldırıdan kaçmak için camdan atladığı öğrenilirken, güvenlik güçlerince okulda bulunan öğrencilerin büyük bölümünün tahliye edildiği öğrenildi.

Görgü tanığı olayı anlattı
 
Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede silahlı düzenlenen silahlı saldırıda 16 öğrenci yaralandı. Görgü tanığı korku dolu anları anlattı.
 
İddiaya göre, 18-20 yaşlarında olduğu öne sürülen bir kişi, elindeki uzun namlulu silahla okul bahçesi ve içerisinde rastgele ateş açtı. Olayda 16 öğrenci yaralandı. Saldırganın daha sonra aynı silahla intihar ettiği öne sürüldü. 
 
İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve jandarma özel harekat ekipleri sevk edildi. Güvenlik güçlerince okulda bulunan öğrencilerin büyük bölümünün tahliye edildiği öğrenildi. Yaralı öğrenciler, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından hastanelere sevk edildi.
 
Görgü tanıklarından Gökhan Başaranoğlu, "17-18 yaşlarında bir çocuktu. Dış kapıdan içeri girer, girmez elindeki uzun namlulu silahla ateş açmaya başladı. Önce sağa sola, ardından da okula ateş açtı. Daha sonra koşarak okul içerisine girdi. İçerde direkt önüne gelene sıktı. Daha sonra öğrenciler bağırdı, herkes bir yere kaçtı" dedi.

Vali'den açıklama

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, 16 öğrencinin yaralandığını, saldırganın intihar ettiğini söyledi.
 
Saldırganın 19 yaşında okulun eski bir öğrencisi olduğunu söyleyen Vali Şıldak, şuanda 12 yaralının tedavisinin Siverek Devlet Hastanesinde sürdüğünü, diğer 4 kişinin ise Şanlıurfa'da tedavi altına alındığını vurguladı. 
 
Vali Şıldak, "Sabah saatlerinde 09.30 sularında 2007 doğumlu okulun eski bir öğrencisinin pompalı av tüfeği ile okula girerek rastgele ataş açması sonucu 16 kişi yaralandı. Yaralılardan 4'ü öğretmen, 1'i polis memuru, 1'i kantin işletmecisidir. Şükürler olsun can kaybımız yok. 
 
2 öğretmen, 2 öğrencinin sağlık durumu biraz daha orta seviyede olduğu için il merkezine sevkedildi. 
 
12 yaralımızın tedavileri Siverek Devlet Hastanesinde devam ediyor. Olayı çok yönlü araştırıyoruz. Saldırgan okulun eski bir öğrencisi, sadece 9. sınıfta bulunuyor daha sonra açık öğretim lisesine geçmiş. 2007 doğumlu. Okul içerisinde polisimizin müdahalesiyle sıkıştırıldı ve kendi canına kıydı. Okulu tahliye ettik. Büyük üzüntü duyuyoruz. Soruşturmamız devam ediyor" dedi.

Kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında 12 şüpheli gözaltına alındı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin süren soruşturmada 12 şüpheli gözaltına alındı

14.04.2026 02:00:00
AA
Kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında 12 şüpheli gözaltına alındı
Kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında 12 şüpheli gözaltına alındı

Adalet Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre, 2020'den itibaren devam etmekte olan Gülistan Doku soruşturmasında, cinayet şüphesiyle 7 ilde 13 şüpheli hakkında gözaltı talimatı verildi.

Dönemin Tunceli Valisinin oğlu Mustafa Türkay S. ve Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal A'nın da aralarında olduğu Engin Y, Cemile Y, Uğurcan A, Erdoğan E, Gökhan E, Savaş G, Süleyman Ö, Celal A, Nurşen A. ve Şükrü E. olmak üzere 12 şüpheli gözaltına alındı.

Olay

Tunceli'de üniversitede okuyan kızları Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuştu. 21 yaşındaki genç kızın arkadaşlarıyla görüşen ve cep telefonu sinyallerini izleyen ekipler, arama başlatmıştı. Aramalardan bir sonuç elde edilememişti.
 

Avrupa'nın kuyruğu olmak ‘Türk Milletine’ yakışmaz

Muhterem Hocam! Lozan'da İsmet İnönü pazarlık yaparken İngiliz Dışişleri Bakanı diyor ki, "Boşuna fazla yorulma. Çünkü bugün bu masada aldığın yerleri yarın parayla sizden satın alacağız." Sanki onun dedikleri bugün gerçekleştiriliyor

14.04.2026 00:07:00
Haber Merkezi
Avrupa'nın kuyruğu olmak ‘Türk Milletine’ yakışmaz
Avrupa'nın kuyruğu olmak ‘Türk Milletine’ yakışmaz
Muhterem Hocam! Lozan'da İsmet İnönü pazarlık yaparken İngiliz Dışişleri Bakanı diyor ki, "Boşuna fazla yorulma. Çünkü bugün bu masada aldığın yerleri yarın parayla sizden satın alacağız." Sanki onun dedikleri bugün gerçekleştiriliyor

İnönü'nün direndiği şey bugün hayata geçiriliyor. Bu işin lamı cimi yoktur. Sonra, Türkiye'de epey zamandan beri çok ciddi misyoner faaliyetleri sürüyor. Bunu da biz epey zamandan beri söylüyoruz.

Bu adamlar, bizim karakaşımıza, gözümüze heves ederek buraya gelmiyorlar. Çok ciddi projeleri gerçekleştirmek için buraya geliyorlar ve bu bölgelerde çalışıyorlar. Düşünebiliyor musunuz Amerika'da yetişen misyonerler hep bu bölgede odaklanıyorlar. Şimdi aynı misyonerler Karadeniz bölgesin de odaklanıyorlar. Bu kadar tesadüf ola bilir mi? Elbette ki bunun ardından bir şey çıkacak.

Avrupa'nın kuyruğu bir millet olmak bize yakışmaz



"Peki, ne yapmak lazımdır?" diye bir soru tevcih edersek, yedisinden yetmişine milletimizin tam olarak uyanması lazımdır. Kendimize gelmemiz lazımdır. Artık ufak tefek dargınlıkları bırakmamız lazımdır. Avrupa'nın kuyruğu mesabesinde bir millet olmak bize yakışmaz. Avrupa Birliği'ne kesinlikle hayır, demek gerekmektedir.

Çünkü Avrupa, seni bütün varlığınla kabul etmiyor ki... Nasreddin Hoca'nın kazı gibi " her şeyini soyacaksın" diyor. "Ben seni bu şek ilde kabul ederim " diyor. Bu şekilde AB'yi kabul etmek bir esarettir. Bizim milletimiz bu havayı yaşayamaz. Kendi varlığınla orada olmak istesen bu kez de o, seni kabul etmez.

Sonra, bizim dediklerimizin en büyük delili şudur: Adam bir defa da tesadüfen bir İslam devletini öne geçirsin. Arkasına da bir Hıristiyan devletini taksın. Bir tesadüf de böyle olsun. Niye böyle bir tesadüf olmuyor?

Buradan hareket ettiğimiz zaman göreceğiz ki hakikaten dünyada çatışan idealler ve inançlardır.

Bir defa bu meseleleri kamuoyunda konuşan, tartışan insan sayısı azdır. Hem de çok azdır. Bunları, milli ve manevi olayları bir defa hayatımızda gündem olarak ele alıp her gün tartışmalıyız.

En büyük dertlerimizden bir tanesi bunlar olmalıdır. Ufak tefek tartışmaları bir yana bırakarak insanlarımızın asgari müştereklerde bir araya gelmeleri lazımdır. Birtakım gaileleri bırakıp, menfaat ilişkisinden ziyade milletin idealleri etrafında bir araya gelmemiz lazımdır.

Bugün bu idealleri yaşatmak diye bir derdimizin olması lazımdır. Bunun için de seminerler, paneller, konferanslar hatta mitingler tertip edilmesi lazımdır. Milletin vicdanını harekete geçirmemiz lazımdır. Çeşitli sivil kuruluşlar, dernekler, cemiyetler, hatta siyasi partilerin bence vakit geçirmeden buna kanalize olup müşterek programlar hazırlamaları lazımdır. Birlik ve beraberlik konusun da ciddi bir tepki de ortaya koymak lazımdır.

Mesela, Ermeni konusunda bu milletin müşterek bir tavrının olması lazımdır. Filistin konusunda bu milletin müşterek bir tavrı olması lazımdır. Kıbrıs konusunda bu milletin müşterek bir tavrı olması lazımdır. Avrupa Birliği konusunda bu milletin müşterek bir tavrı olması lazımdır.

Bunlar kime sorulursa sorulsun, üç aşağı beş yukarı bence aynı dilden çıkıyormuş gibi, aynı kalemden yazılıyormuş gibi okunması, görülmesi, anlatılması lazımdır.

Onun için de cemiyetler, cemaatler bazında, siyasi partiler bazında en yakın zamanda mü terekleri çoğaltıp asgarilerden hareket edip olayın çok daha büyüklerine gidip belki de hiç ayrı taraflarımız kalmamak kaydıyla bir ve beraber olmamız lazımdır." (Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eserinden)

Kasksız motosiklet kullandı, kazada can verdi

Kırıkkale'de kasksız kullandığı elektrikli motosikletle bahçe duvarına çarpan 74 yaşındaki sürücü hayatını kaybetti

13.04.2026 14:33:00
İhlas Haber Ajansı
Kasksız motosiklet kullandı, kazada can verdi
Kasksız motosiklet kullandı, kazada can verdi
Kaza, Sanayi Mahallesi 1327. Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Şükrü Tunç idaresindeki elektrikli motosiklet, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak bir evin bahçe duvarına çarptı. 74 yaşındaki Tunç, olay yerinde hayatını kaybetti.

İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Cumhuriyet savcısı ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından Tunç'un cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için hastane morguna kaldırıldı.

Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

Antalya'da 4.7 büyüklüğünde deprem

AFAD, Antalya'nın Demre ilçesi açıklarında saat 08.48'de 4.7 büyüklüğünde deprem meydana  geldiğini açıkladı

13.04.2026 11:31:00
Haber Merkezi
Antalya'da 4.7 büyüklüğünde deprem
Antalya'da 4.7 büyüklüğünde deprem
AFAD, Antalya'nın Demre ilçesi açıklarında saat 08.48'de 4.7 büyüklüğünde deprem meydana  geldiğini açıkladı.

Bölgede peş peşe sarsıntılar

Ana sarsıntıdan yaklaşık 5 dakika önce, saat 08.43'te bölgede 3.5 büyüklüğünde bir ön sarsıntı daha kaydedildi. Deprem; Antalya merkezinin yanı sıra Finike ve Kumluca gibi çevre ilçelerden de yoğun şekilde hissedildi ve vatandaşlar arasında kısa süreli paniğe neden oldu.

Durum Değerlendirmesi

Gelen ilk bilgilere göre depremde herhangi bir can kaybı veya yapısal hasar bildirilmedi. Yer bilimci Naci Görür gibi uzmanlar, bölgedeki fay hatlarının daha büyük depremler üretme potansiyeline dikkat çekerek vatandaşları tedbirli olmaya çağırdı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.