logo
13 MAYIS 2026

Normalleşme potası

Büyük İsrail hayalleri kuran İsrail, bir taraftan Filistinli Müslümanlara her türlü zulme devam ederken, diğer taraftan bu hayalinin gerçekleşmesi için bölgede kendisini resmi olarak tanıyan ülkelerin sayısını artırmaya çalışıyor. Abraham Anlaşmaları’yla Arap ülkeleri bir bir normalleşme potasında eritilirken, bu potaya her geçen gün yeni ülkeler katılıyor. Sırada; Katar, Tunus, Umman ve Malezya’nın olduğu ifade ediliyor

20.10.2021 22:37:00
Normalleşme potası
Normalleşme potası
MURAT ÇABAS / ANALİZ HABER
 
Normalleşme adı alında yürütülen Abraham Anlaşmaları İsrail'in "büyük İsrail" hedefine ulaşması için oldukça önem teşkil ediyor. Zira bu anlaşmalar sayesinde İsrail, kurulduğu 1945 yılından bugüne kendisini tanımayan Arap ülkeleri tarafından resmen tanınmış oluyor. Dahası, bu ülkelerle her türlü siyasi, ekonomik ilişkileri genişleten İsrail, finans gücünü de kullanarak bu ülkelerin kapılarını kendisine sonuna kadar açıyor. Bir İsrail kabinesi olarak ifade edilen Trump hükümeti zamanında, ABD'nin arabuluculuğuyla başlayan bu normalleşme süreciyle, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Fas ve Sudan geçen yıl İsrail ile Abraham anlaşmasını imzalamışlardı. Yapılan açıklamalarda Katar, Tunus, Umman ve Malezya'nın da normalleşme sırasında olduğu ifade ediliyor.
 
Katar, Tunus, Umman ve Malezya sırada
 
Açıklama, İsrailli yetkililerden geldi. İsrail Bölgesel İşbirliği Bakanı Issawi Frej, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli Erem News'e yaptığı konuşmada, bazı Arap ülkelerinin İsrail'le imzaladığı, ilişkilerin normalleştirilmesine yönelik Abraham Anlaşmaları'nın geleceğine ilişkin değerlendirmede bulundu. İsrailli Bakan Frej, normalleşmeye Katar, Tunus ve Umman gibi Arap ülkelerinin yanında Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu Malezya'nın da katılabileceğini belirtti. Frej, "Bize düşman olanlar da dahil Ortadoğu'daki tüm Arap ülkeleriyle doğrudan ya da dolaylı ilişkimiz var. Uzak gelecekte Ortadoğu'daki tüm ülkelerin birlik içinde olacağını görüyorum" ifadelerini kullandı.
 
İsrail, normalleştiği ülkeleri kontrol altına alıyor
 
Arz-ı mevut ve büyük İsrail hayalleri kuran, Filistin coğrafyasında Filistinlileri yok kabul eden, yeni yerleşim birimleriyle işgalini sürekli genişleten, Müslümanların en önemli kutsal mekanlarından olan Mescid-i Aksa ve Harem-i İbrahim Camii gibi ibadethanelere baskınlar düzenleyen İsrail'in 'Ortadoğu'daki birlik'ten kastının ne olduğu malum. İsrail, normalleştiği ülkeleri her yönüyle kontrol altına alıyor. Normalleşme sürecine giren BAE'ye, son 6 ayda 250 bin İsraillinin gittiği belirtiliyor. İsrailli Bakan Frej, Abraham Anlaşmalarını "tarihi bir hadise ve tüm bölgede bir dönüm noktası" olarak nitelendirdi ve "BAE'nin Filistin meselesinin çözümünde kilit rol oynayacağından emin olduğunu" dile getirdi. Şu bir gerçek ki, İsrail için Filistin meselesinin çözümü Filistin'in tamamen ortadan kalkması.
 
Malezya'nın normalleşme sürecinde olması ilginç!
 
İsrail karşıtlığını en yüksek perdeden ifade eden Malezya'nın normalleşme sürecinde sırada olması oldukça ilginç bulunuyor. Zira Malezya İsrail'e karşı en sert tutumu ortaya koyan ülkelerden birisi. Malezya hükümeti, 2019 Dünya Paralimpik Yüzme Şampiyonası'na katılmak isteyen İsrailli yüzücülerin Malezya'ya girmesini yasaklamıştı. Bu konuda Malezya'ya tepki gösterenlere cevap niteliğinde Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed bir yazı kalem alarak cevap vermişti.
 
'İsrail suçlu bir devlettir'
 
"Soykırım Devleti" başlığıyla yazdığı yazıda, Mahathir şunları ifade ediyordu: "Filistinliler, İsraillilerin el koyduğu evlerinden, arazilerinden ve vatanlarından hiçbir tazminat almadan kovulmuştur. Tüm dünya, İsraillilerin Filistinlilere yönelik baskı ve haksızlığını görüyor. Fakat özgürlük ve hukukun üstünlüğüne dair çok fazla konuşanlar, İsrail'e eleştiri dahi getiremiyor. İsrail'e ayrıcalık tanınıyor. İsraillileri ülkeye almama hakkımız var. İsrail, kınanmayı hak eden suçlu bir devlettir. İsrail'e yönelik kuvvetli bir desteğin olduğunu biliyoruz. İsrail'i tanımamanın ötesinde bir hamle yapamıyoruz. İsraillilerin ülkemize girişini engellemeye hakkımız olduğunu savunuyoruz. Dünya bizi bunu yaptığımız için kınıyorsa biz de dünyanın iki yüzlü olduğunu söyleme hakkına sahibiz." Malezya Dışişleri Bakanı Hişamuddin Hüseyin ise, geçen yıl Eylül ayında gerçekleşen 53. Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda, ülkesinin 1967 öncesi sınırlarını ve Doğu Kudüs'ün Filistin'in başkenti olmasını esas alan iki devletli çözümü her zaman desteklediklerini belirtmişti. Bütün bu açıklamalardan ve duruştan sonra normalleşme sırasında Malezya'nın da bulunduğunu duymak oldukça şaşırtıcı.
 
Katar, İsrail ile normalleşmeye karşıydı
 
Normalleşme potasında olduğu belirtilen bir diğer şaşırtıcı ülke ise Katar. Çünkü daha geçtiğimiz hafta açıklama yapan Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Ortadoğu'da barış sürecinde herhangi bir ufuk görmediğini ifade ederek "İsrail ile normalleşme için yapılan Abraham Anlaşmaları'nın krizin çözümüne katkı sunması mümkün değil" demişti. Katar'da her yıl düzenlenen Küresel Güvenlik Forumu toplantılarının ikinci gününde konuşan Al Sani, İsrail işgalinin unutulmaması gerektiğini vurgulamıştı.
 
Hindistan da potada
 
Arap ülkeleriyle Abraham Anlaşmaları imzalayan İsrail, diğer Asya ülkelerini ise farklı yöntemlerle potasına alıyor; bunlardan birisi de Hindistan. ABD-İsrail ikilisi, dünyadaki Batı hegemonyasını uyguladıkları Milli Ekonomi Modeli ile darmadağın eden ve dünyanın yeni denge merkezi haline gelen BRICS birliğini dağıtmak için ellerinden geleni yapıyor. Yeni birlikler kurarak BRICS ülkelerini yanlarına çekmeye çalışıyorlar. İsrail, ABD, Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları, 'yeni dörtlü' olarak görülen birlikteliğin ilk toplantısında ekonomik işbirliği için uluslararası bir forum kurmaya karar verdi. Toplantıda, ulaşım ve teknolojide ortak altyapı projelerinin yanı sıra Ortadoğu ve Asya'da ekonomik ve siyasi işbirliğini genişletme ve deniz güvenliğini artırmanın yolları da görüşüldü. ABD'li Bakan Blinken Twitter'dan yaptığı paylaşımda, toplantının bölgesel ve küresel olarak ortak endişe konularıyla ekonomik ve siyasi işbirliğini genişletmenin önemine odaklandığı değerlendirmesinde bulundu.
 
 
 

Bolu Belediyesi'ne 5'inci dalga operasyon

Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Bolu Belediyesi'ne yönelik sabah saatlerinde 5'inci dalga operasyonu düzenlendi. Operasyon kapsamında belediyeye bağlı bazı birimler ve Bol Tur A.Ş.'deki evraklar inceleme altına alındı

12.05.2026 12:39:00
İHA
Bolu Belediyesi'ne 5'inci dalga operasyon
Bolu Belediyesi'ne 5'inci dalga operasyon
Edinilen bilgiye göre, yürütülen bir soruşturma kapsamında Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri sabah saatlerinde Bolu Belediyesi hizmet binasına geldi.






Binaya otopark kısmından giriş yapan jandarma ekipleri, belediye bünyesindeki bazı birimler ile Bol Tur A.Ş.'de arama ve inceleme çalışması başlattı. 






Soruşturmayla bağlantılı olduğu değerlendirilen çok sayıda evrak, jandarma ekipleri tarafından titizlikle mercek altına alındı.








Ekiplerin binadaki incelemeleri sürüyor.













Adalet Bakanlığı 15 bin sözleşmeli personel alacak

Adalet Bakanı Akın Gürlek, bakanlığın merkez ve taşra teşkilatlarında görevlendirilmek üzere 15 bin sözleşmeli personel alımı için ilana çıkacaklarını bildirdi

12.05.2026 11:50:00 / Güncelleme: 12.05.2026 14:06:39
Anadolu Ajansı
Adalet Bakanlığı 15 bin sözleşmeli personel alacak
Adalet Bakanlığı 15 bin sözleşmeli personel alacak

Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın müjdesini verdiği, adalet teşkilatı bünyesinde istihdam edilmek üzere 15 bin sözleşmeli personel alımını gerçekleştireceklerini belirtti.

Bu kapsamda merkez ve taşra teşkilatında görevlendirilmek üzere 15 bin sözleşmeli personel alımı için ilana çıkacaklarını aktaran Gürlek, şunları kaydetti:

"Söz konusu alımları 2026 yılı içerisinde tamamlayarak teşkilatımızın insan kaynağını daha da güçlendireceğiz. Alım yapılacak kadrolar arasında 5 bin 259 zabıt katibi, 4 bin 508 infaz ve koruma memuru, 1300 destek personeli, 1041 mübaşir, 900 icra katibi, 524 koruma ve güvenlik görevlisi, 410 psikolog, 322 teknisyen, 316 büro personeli, 286 hemşire, 90 sosyal çalışmacı ile 44 farklı unvanda personel yer alıyor. Adalet teşkilatımıza, yargı camiamıza ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyor, yargı teşkilatımızın ihtiyaç duyduğu kadroların tahsisine verdikleri destek dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum." 

16 ilde DEAŞ'ı fonlayan 43 şüpheli yakalandı

Terör örgütü DEAŞ'a yönelik İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda, örgüte para aktardıkları tespit edilen 43 şüpheli yakalandı

12.05.2026 10:39:00
İhlas Haber Ajansı
16 ilde DEAŞ'ı fonlayan 43 şüpheli yakalandı
16 ilde DEAŞ'ı fonlayan 43 şüpheli yakalandı
Terör örgütü DEAŞ'a yönelik İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda, örgüte para aktardıkları tespit edilen 43 şüpheli yakalandı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yapılan incelemede, DEAŞ ile iltisaklı olduğu değerlendirilen kripto cüzdan adreslerinin, örgüt bağlantılı Telegram kanalları üzerinden para toplama faaliyetlerinde kullanıldığı, elde edilen fonların soğuk cüzdanlara aktarılarak takibinin zorlaştırıldığı anlaşıldı.

Edinilen bilgilere göre, İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, küresel terör örgütü DEAŞ'a yönelik büyük çaplı çalışma gerçekleştirdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya dayanarak harekete geçen terör polisi, terörizmin finansmanına yönelik faaliyetlerin tespiti ve deşifre edilmesine ilişkin gerçekleştirilen çalışmalarda, DEAŞ'ın para trafiğini deşifre etti.

Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) tarafından yapılan incelemede, DEAŞ ile iltisaklı olduğu değerlendirilen kripto cüzdan adreslerinin, örgüt bağlantılı Telegram kanalları üzerinden para toplama faaliyetlerinde kullanıldığı, elde edilen fonların soğuk cüzdanlara aktarılarak takibinin zorlaştırıldığı anlaşıldı.

Açık kaynak ve MASAK verilerinde, söz konusu kripto cüzdan adreslerinin terörizmin finansmanı kapsamında kullanıldığı tespit edilirken, 2021-2025 yılları arasında yaklaşık 170 bin dolar fon toplandığı ve bu paraların DEAŞ mensuplarına aktarıldığı belirlendi. Ayrıca tespit edilen şüphelilerin, terör örgütleri kapsamında adli işlem kaydı bulunan şahıslarla para transfer ilişkisi olduğu da anlaşıldı.

Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından belirlenen kişilerin yakalanması için operasyonun düğmesine basıldı.

Bu sabah İstanbul merkezli olarak Ankara, Antalya, Bilecik, Bursa, Hatay, İzmir, Kayseri, Kilis, Konya, Malatya, Mersin, Sakarya, Şanlıurfa, Trabzon ve Van illerini de kapsayan toplam 16 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 43 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüphelilerin üzerlerinde ve ikametlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirilerek muhafaza altına alındı.

Gözaltına alınan 43 şüpheli sorgulanmak üzere İstanbul TEM Şube'ye götürüldü. Zanlılar hakkında yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.

Bugünkü yasa dışı bahis operasyonu bilançosu: 108 gözaltı

İstanbul merkezli 35 ilde siber polisi tarafından yapay zeka destekli çalışmalarla düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 108 şüphelinin yakalandığı bildirildi

12.05.2026 10:36:00
İhlas Haber Ajansı
Bugünkü yasa dışı bahis operasyonu bilançosu: 108 gözaltı
Bugünkü yasa dışı bahis operasyonu bilançosu: 108 gözaltı
İstanbul merkezli 35 ilde siber polisi tarafından yapay zeka destekli çalışmalarla düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 108 şüphelinin yakalandığı bildirildi. Yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen 5 bin, bu sitelerin reklamını yaparak mobil kullanıcıları yönlendiren 111 ve ödeme işlemlerine aracılık ettiği belirlenen 40 olmak üzere toplam 5 bin 151 URL adresine ise erişim engeli kararı alındığı öğrenildi.



İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda yasadışı bahis şebekelerine büyük darbe vuruldu. Yapay zeka destekli programlar kullanılarak deşifre edilen illegal bahis şebekesi çökertildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan yapay zeka destekli Açık Kaynak İstihbaratı Analiz Sistemi'nin (AVCI) kullanıldığı çalışmalarda, çeşitli gruplardan 600 bin mesaj analiz edildi, şüphelilerin kimlikleri, adresleri ve finans evi olarak kullanılan yerleri tespit edildi. Yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen şüphelilere yönelik bu sabah İstanbul merkezli 35 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 108 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Baskın yapılan adreslerdeki aramalarda suçta kullanılan çok sayıda dijital materyal ele geçirildi.

Ayrıca yasa dışı sanal bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen 5 bin, bu sitelerin reklamını yaparak mobil kullanıcıları yönlendiren 111 ve ödeme işlemlerine aracılık ettiği belirlenen 40 olmak üzere toplam 5 bin 151 URL adresine de erişim engeli kararı alındığı kaydedildi.

Gözaltına alınan 108 şüpheli, ifadeleri alınmak üzere İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Zanlıların emniyetteki ifadelerinin ilerleyen saatlerde alınacağı öğrenildi.

Virüs salgına dönüşür mü?


 
Hantavirüs görülen kruvaziyer gemisinin yolcu ve mürettebatını taşıyan uçaklar Hollanda'da Eindhoven Havalimanı’na indi. Uçakları karşılayan görevliler özel koruma kıyafetleri giydi. Yolcular karantinaya alındı. Benzer görüntüler 6 yıl önce Covid-19 salgınında yaşanmıştı. 

12.05.2026 06:45:00
HABER MERKEZİ/AA
Virüs salgına dönüşür mü?
Virüs salgına dönüşür mü?

Hantavirüs görülen kruvaziyer gemisinin yolcu ve mürettebatını taşıyan uçaklar Hollanda'da Eindhoven Havalimanı'na indi







Hantavirüs görülen MV Hondius kruvaziyer gemisinin yolcu ve mürettebatını taşıyan uçakların çevresinde, Eindhoven Havalimanı'nda koruyucu kıyafetli ekipler hazır bulundu.
Hantavirüs vakalarının olduğu yolcu gemisi MV Hondius da İspanya'nın Tenerife kentinden ayrılarak Rotterdam'a hareket etmişti.







Gemiden tahliye edilerek Madrid'e getirilen 14 İspanyol yolcudan birinin PCR hantavirüs testi pozitif çıktı.







Fransa'da 13 kişi hantavirüs nedeniyle karantinada tutuluyor. İtalya'da da 4 kişi Hantavirüs şüphesiyle tedbiren karantinada tutuluyor. "MV Hondius" gemisinden tahliye edilen Fransa ve ABD vatandaşı iki kişinin hantavirüs testleri pozitif çıkmıştı.







Avrupa Birliği (AB) Komisyonu sözcülerinden Eva Hrncirova, hantavirüs vakalarının tespit edildiği "MV Hondius" gemisindeki vatandaşların üye ülkelere dönüşü için Birliğin Sivil Koruma Mekanizması aracılığıyla 4 uçuş gerçekleştirildiğini bildirdi.









Dünya Sağlık Örgütü, hantavirüste küresel bir risk olmadığını açıklamıştı.

Sanatçı Yusuf İslam, neden müziğe döndüğünü anlattı


 
İstanbul'da bir etkinlikte konuşan sanatçı Yusuf İslam, "Ben Müslüman olduğum zaman öyle bir an vardı ki, Müslüman dünyasının kültürleri de beni sömürgeleştiriyordu. 'Neden başına sarık takmıyorsun?' ya da 'Niye gitar çalıyorsun?' diyorlardı. Bir düşünce aşırı hale gelmişti ve o noktada müzik de yasaktı. O yüzden ben bu anlayış konusunda komple bir değişimden geçtim" dedi.

12.05.2026 06:14:00
AA
Sanatçı Yusuf İslam, neden müziğe döndüğünü anlattı
Sanatçı Yusuf İslam, neden müziğe döndüğünü anlattı

Cat Stevens ismiyle yaptığı albümlerle 1960 ve 1970'li yıllara damga vuran, 1977'de ise Müslüman olmayı seçen yorumcu, şarkı sözü yazarı ve müzisyen Yusuf İslam, "Biri yeni Müslüman olduğunda kültürünü kapının dışında bırakmak zorunda değil. Ancak belli bir miktar öğrenmeniz ve daha sonra isteklerinizi yönetmeniz gerekiyor. Bunu İslami değerlerin özüyle özdeşleştirmeniz gerekiyor" dedi.

İstanbul'da bir panelde konuşan Yusuf İslam, kendi hayatından ve Müslüman olduğu dönemde yaşadıklarından örnekler vererek dünyayı müzikle birleştirmenin ve bağlantılar kurmanın önemli olduğunu söyledi. İslam, şöyle devam etti:
"Benim yolculuğum Londra'da başladı. Babam Yunan, annem İsveçli. Zaten burada birtakım kültürel farklılıkların içinden geçmem gerekiyordu. Tabii ki içine doğduğunuz kültürden etkileniyorsunuz. Londra'da okula gittim, orada şarkılar, ilahiler söyledim, ilahilerden sonra rock müziğe geçtim, bu da kültürün bir parçası."

Müslümanlar gitarı Bağdat'tan İspanya'ya getirdi

Usta sanatçı, İslam dinini seçtiği ilk yıllarda yaşadığı zorluklardan bahsederek, şöyle konuştu: "Ben Müslüman olduğum zaman öyle bir an vardı ki, Müslüman dünyasının kültürleri de beni sömürgeleştiriyordu. 'Neden başına sarık takmıyorsun?' ya da 'Niye gitar çalıyorsun?' diyorlardı. Bir düşünce aşırı hale gelmişti ve o noktada müzik de yasaktı. O yüzden ben bu anlayış konusunda komple bir değişimden geçtim. O zaman, 'Müslümanlar gitarı Bağdat'tan İspanya'ya getirdi, İspanya'dan Avrupa'ya geldi, şimdi o gitar elimizde' diye düşünmeye başladım. 'Ben bunun neresindeyim' diye düşündüm. Biri yeni Müslüman olduğunda kültürünü kapının dışında bırakmak zorunda değil. Ancak belli bir miktar öğrenmeniz ve daha sonra isteklerinizi yönetmeniz gerekiyor. Bunu İslami değerlerin özüyle özdeşleştirmeniz gerekiyor."


Müziğe dönüş nedeni Bosna


İslam, müziğe bakış açısının Bosna Savaşı yıllarında değiştiğini dile getirerek, şunları kaydetti: "Benim biliyorsunuz, bir zamanlar müziğin haram olduğuna inandığım bir dönem vardı. Ondan sonra Bosna'daki olaylar meydana geldi ve ben orada birtakım kurtarma çalışmalarına girdim. Bosnalılardan şarkılar duydum. Orada duyduğum şarkılar içimde birtakım güçlü hisler uyandırdı. Balkanlar, zaten babam da Yunan kökenli olduğu için benim doğamda var. Yani bir müzikle bir insanın gözünü açıp uyandırabilirsiniz. Biz de insanların gözünü açmak, aydınlatmak istiyoruz. Onları körleştirmeyelim. Gidip başka bir plak almanın kölesi yapmayalım. Tamam bu biraz aykırı bir fikir ama müziği durduramazsınız. Müziğin hayatımız üzerinde hep etkisi var. Şarkı sözleri benim için hep önem taşıdı."

Müzikte ihtimaller sonsuz

Müziğe ara vermesinin ardından yeniden albüm çıkarmaya başlamasına ilişkin İslam, "Evde bir gitar vardı, aldım onu ve ne yapmam gerektiğini gördüm. 'Niye ben bunu yapıyorum?' dedim. Allah bana bu yeteneği vermiş. Herkesin Allah vergisi bir yeteneği var. İşte hayatın alışverişi bu. Herkes farklı bir şeyler yaparak birbirine hizmet ediyor. Dolayısıyla benim için kıvılcım buradaydı" dedi.

İslam, bugün genç sanatçıların muhteşem şarkı sözleri yazdığını ve söylediğini belirterek, "Gerçekten müzikte ihtimaller sonsuz. Yeni yetenekler var ve sağladığınız pencereye baktığımızda tek bir isim söylemem imkansız" diye konuştu.

İBB Ağaç ve Peyzaj A.Ş., operasyonunda 12 kişi tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş.'ye yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 23 şüpheliden 12'si çıkarıldığı mahkemece tutuklandı

12.05.2026 00:40:00
İHA
İBB Ağaç ve Peyzaj A.Ş., operasyonunda 12 kişi tutuklandı
İBB Ağaç ve Peyzaj A.Ş., operasyonunda 12 kişi tutuklandı
İBB'ye yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni bir soruşturma başlatılmıştı. Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulduğu öne sürülen suç örgütünün faaliyetleri kapsamında gerçekleştirildiği iddia edilen eylemlere yönelik yapılan araştırmalarda, İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş. şirketi üzerinden usulsüzce kurgusal bir ihale sistematiği işleterek ihalelere fesat karıştırıldığı tespit edilmişti.

Başsavcılık koordinesinde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce şüphelilerin yakalanmasına yönelik gerçekleştirilen operasyonda, 29 şahıs gözaltına alınmış, yurt dışında olduğu tespit edilen 1 şüpheli için ise yakalama kararı çıkarılmıştı. Şüphelilerden 7'si serbest bırakılmıştı. Diğer 23 şüpheli ise emniyetteki işlemlerinin ardından Bayrampaşa Devlet Hastanesi'nde götürüldü.

Sağlık kontrolünün geçirilen şüpheliler Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edilmişti.

Adliyeye sevk edilen 24 şüpheli şahıstan şüpheliler Alkan B., Ekrem O., Fatih Y. ve Yasin Ç. S., hakkında adli kontrol talebi, 20 şüpheli hakkında tutuklanmaları talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.

Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden Ayhan S., Aytekin K., Binali S., Derya D., Orhan Y., Selim M., Süleyman U., Fatih T., Muammer A.Ö., Nilgün C., Tolga K, tutuklandı. Diğer 12 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi.

Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek ek ifade verdi

Yolsuzluk soruşturmasında tutuklanan Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek, etkin pişmanlıktan yararlanmak için savcılığa ek ifade verdi. Şüpheli mal varlığı ve tartışmalı mesajlara dair detaylı beyanda bulunan Böcek'in ifadeleri davanın seyrini değiştirebilir

11.05.2026 19:20:00
Haber Merkezi
Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek ek ifade verdi
Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek ek ifade verdi
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından yürütülen yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında bugün ek ifade verdi.

"Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamasıyla daha önce tutuklanan Zuhal Böcek'in, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak amacıyla başvuru yaptığı ve bu kapsamda detaylı beyanlarda bulunduğu öğrenildi.

Soruşturma sürecindeki kritik gelişmeler

Zuhal Böcek, eşi Gökhan Böcek ve kayınpederi Muhittin Böcek'in ardından etkin pişmanlıktan yararlanmak için savcılığa ek ifade verdi.

Önceki ifadelerinde, eşine attığı "belediye araçlarıyla kokain taşıma" ve "75 milyon lira aklama" içerikli mesajları "eşini korkutmak amacıyla" yazdığını iddia etmişti. Yeni ifadesinde bu konulara dair daha somut bilgiler verip vermediği gizlilik kararı nedeniyle henüz netleşmedi.

Zuhal Böcek'e, satın aldığı milyonluk daireler ve banka hesaplarındaki şüpheli para hareketleri soruldu. Böcek, bu birikimlerin aile desteği ve araç satışı ile yapıldığını savunmuştu. Önceki beyanlarında, Muhittin Böcek'in adaylık süreci için para verdiği yönündeki söylentileri duyduğunu ancak somut bir bilgisinin olmadığını ifade etmişti.

Soruşturma kapsamında Muhittin Böcek, oğlu Gökhan Böcek ve gelini Zuhal Böcek'in mal varlıklarına el konulmuş durumda. Savcılığın, alınan bu yeni ifadeler doğrultusunda soruşturmayı derinleştirmesi bekleniyor.

41 sanıklı iddianame

Toplam 41 kişinin yargılandığı davada, Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek "icbar suretiyle irtikap", "mal varlığı değerlerini aklama" ve "nüfuz ticareti" ile suçlanıyor. Eski Emniyet Müdürü İlker Arslan'ın da aralarında bulunduğu diğer sanıklar arasında belediye personeli ve iş insanları yer alıyor.

702 sayfalık iddianamedeki öne çıkan iddialar şunlardır:

• Sanıkların toplam 258 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu.

• Zuhal Böcek'in lüks araç ve gayrimenkul alımları, Gökhan Böcek'in 1 milyon Euro'luk para transferi iddiaları ve kişisel harcamalar dosyaya yansıdı.

• Zuhal Böcek'in, belediye araçlarıyla suç unsuru taşındığına dair mesajlarının delil olarak sunulduğu, ancak bunları eşini korkutmak için yazdığını savunduğu belirtilmekte.

"Casusluk" davasının ilk duruşması sona erdi

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası kapsamında tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında "casusluk" suçundan 20'şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın ilk duruşması tamamlandı

11.05.2026 17:46:00 / Güncelleme: 11.05.2026 18:33:23
Anadolu Ajansı
"Casusluk" davasının ilk duruşması sona erdi
"Casusluk" davasının ilk duruşması sona erdi

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, savunması alınan İmamoğlu'na çapraz sorgu yapıldı.

Mahkeme başkanı, İmamoğlu'na, "İddianamede, Hüseyin Gün'ün internet ortamına sızdırılmış verilerden analiz yaptırdığı, Necati Özkan aracılığıyla size bu verilerle ilgili tavsiyelerde bulunduğu iddia ediliyor. Böyle bir şey oldu mu, sizin bundan haberiniz var mıydı olduysa'" sorusunu yöneltti.

Bunun üzerine İmamoğlu, "Necati Bey'le birlikte 4 seçim kazandık. Cumhurbaşkanlığı kampanyasında da beraber çalışıyorduk. Hiçbir sohbetimizde, çalışmamızda kendi sentezleyip bize aktarmış olduğu sunuşların dışında, işte 'Şu şunun ifadesidir, şu şunun göstergesidir, şu bunun şeysidir.' diye bir şey dinlemediğim gibi ben Hüseyin Gün ismini ilk defa burada hücrede yatarken, o ismin tutuklandığını ve bir itirafçılıkla benim hakkımda konuşturulduğunu duydum. Öyle bir diyaloğumuz olmadı." cevabını verdi.

Daha sonra duruşmada, Ekrem İmamoğlu'nun avukatlarının beyanları dinlendi.

Duruşma, tutuklu sanıklar Merdan Yanardağ ile Necati Özkan'ın savunmasının alınması için yarına ertelendi. 

Türk yolcuların testleri negatif çıktı

Sağlık Bakanlığı, Hollanda bandıralı MV Hondius yolcu gemisinde hantavirüs vakalarının tespit edildiği salgında bulunan üç Türk vatandaşının test sonuçlarının negatif olduğunu açıkladı. Üç vatandaş, önerilen süre boyunca karantinada tutulacak

11.05.2026 17:40:00
Haber Merkezi
Türk yolcuların testleri negatif çıktı
Türk yolcuların testleri negatif çıktı
Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan resmi açıklamada, "Üç vatandaşımızın sonuçlarının negatif olduğu saptanmış olup, önerilen süre boyunca karantinada tutulacaklardır" denildi. Bu gelişme, gemideki tahliye operasyonunun ardından kamuoyunda büyük ilgi gören konuya dair önemli bir rahatlama sağladı.

Hollanda bayraklı MV Hondius gemisi, Nisan 2026'da Arjantin'in Ushuaia limanından ayrılarak Güney Atlantik'te seyir halindeyken hantavirüs salgınıyla gündeme geldi. Gemideki vakalar, bir yolcunun solunum yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetmesiyle ortaya çıktı. Şu ana kadar gemide 8 kişi hastalandı ve 3 kişi hayatını kaybetti. Virüs, genellikle kemirgenlerin idrar, dışkı veya salyasıyla temas yoluyla bulaşıyor; ancak nadir de olsa sınırlı insandan insana bulaşma riski tartışılıyor.

Gemide 23 ülkeden yaklaşık 147 yolcu ve mürettebat bulunuyordu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve ilgili ülkelerin sağlık otoriteleri koordinasyonunda tahliye operasyonları başlatıldı. Yolcular, İspanya'nın Tenerife adasındaki Granadilla de Abona limanına getirilerek ülkelerine gönderiliyor. Tahliye sırasında bazı ülkelerin vatandaşlarında pozitif vakalar tespit edildi; örneğin Fransa ve ABD'den tahliye edilenlerde pozitif sonuçlar raporlandı.

Türk vatandaşlarının durumu

Sağlık Bakanlığı, 8 Mayıs 2026 tarihli ilk açıklamasında Türkiye'de henüz pozitif hantavirüs vakası tespit edilmediğini vurgulamıştı. 9 Mayıs'ta ise gemideki üç Türk vatandaşının 10 Mayıs'ta (dün) Türkiye'ye getirileceği duyuruldu. Bakanlık, bu vatandaşlarda herhangi bir semptom veya hastalık bulgusu olmadığını belirtmişti.

Bugün yapılan son açıklamada test sonuçlarının negatif çıktığı teyit edildi. Üç Türk vatandaşı, İstanbul'a ulaştıktan sonra Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda evlerinde veya belirlenen izolasyon noktalarında karantinaya alındı. Karantina süresi, uluslararası protokollere ve Bakanlığın risk değerlendirmesine göre belirlenecek.

Bakanlık yetkilileri, sürecin uluslararası otoritelerle eş güdüm içinde titizlikle yürütüldüğünü ve kamuoyunun yalnızca resmi açıklamalara itibar etmesi gerektiğini hatırlattı.

Hantavirüs hakkında bilinmesi gerekenler

Hantavirüs enfeksiyonları, solunum yoluyla veya temasla bulaşabilen ciddi bir hastalık. Belirtileri arasında ateş, kas ağrıları, baş ağrısı ve ilerleyen aşamalarda solunum yetmezliği yer alıyor. Erken müdahale kritik önem taşıyor. Türkiye'de rutin olarak izlenen bulaşıcı hastalıklar arasında yer alıyor ancak bu tür gemisel salgınlar nadir görülüyor.

Uzmanlar, yolcuların ve yakınlarının hijyen kurallarına uyması, semptom durumunda hemen sağlık kurumlarına başvurması konusunda uyarıyor. DSÖ, olayın kontrol altında olduğunu belirtiyor; ancak izleme devam ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.