logo
01 ŞUBAT 2026

Düşünceler neden hiç susmaz?

25.01.2026 00:00:00
Düşünmek insanı insan yapan temel becerilerden biridir. Plan yaparız, anlamlandırırız, ders çıkarırız. Ancak düşünceye aşırı bağlılık, farkında olmadan bizi yaşadığımız andan koparabilir. Bu durum çoğu zaman "çok düşünmek" olarak adlandırılsa da, etkisi gündelik hayatta oldukça somuttur. 
 
Örneğin; yürüyüşe çıktığınızı düşünün. Yol boyunca bedeniniz ilerlerken zihniniz geçmişte yaşanmış bir konuşmayı tekrar tekrar oynatıyorsa, çevredeki sesleri, havayı, adımlarınızı fark etmezsiniz. Yürüyüş yapılmıştır ama an yaşanmamıştır. Çünkü dikkat, şimdide değil; zihinsel bir senaryodadır.
 
Benzer bir durum ilişkilerde de görülür. Karşımızdaki kişi konuşurken, onu anlamaya çalışmak yerine "Bunu niye söyledi?", "Altında başka bir anlam mı var?" gibi düşünceler devreye girdiğinde, gerçek teması kaçırırız. Zihin yorum üretirken, anın kendisi aradan çekilir. Bilimsel olarak bakıldığında da bu durum anlaşılırdır. Zihnin sürekli geçmiş ya da gelecekte olması, bedensel farkındalığı azaltır. Oysa anda olmak; duyularla, bedenle ve çevreyle temasta kalmakla mümkündür. Düşünce yoğunlaştıkça bu temas zayıflar.
 
Aşırı düşünme çoğu zaman kontrol ihtiyacından beslenir. İnsan belirsizlikten kaçmak için her ihtimali zihninde çözmeye çalışır. Ancak hayat, zihinsel olarak tamamen kontrol edilemez. Bu çaba arttıkça kaygı yükselir, an ise daha da ulaşılmaz hale gelir. Buradaki mesele düşünceyi susturmak değil, ona sınırsız yetki vermemektir. Düşüncenin bir araç olduğunu, yaşamın kendisi olmadığını fark ettiğimizde denge kurulabilir. Bazen sadece nefesi fark etmek, bir sesi duymak ya da bedendeki bir duyuma dikkat vermek, bizi yeniden ana getirir. Çünkü an; analizle değil, temasla yaşanır. Düşünce yerini bilirse hayat daha gerçek, daha canlı hissedilir.
 
Aşırı düşünmekten kurtulmanın yolları
 
● Ruminasyon, düşünerek yol almak değil, düşüncenin içinde kaybolmaktır. Problem çözme ve planlama insanı ileri taşırken; ruminasyon aynı soruları yeniden yeniden sorup bir sonuca varmamayı içerir. Bu zihinsel döngüyü fark etmek, durup yön değiştirebilmek için önemli bir eşik oluşturur.
 
● Dikkati yalnızca dağıtan değil gerçekten meşgul eden uğraşlara yönelmek önemlidir. Yoğun bir fiziksel hareket, keyif alınan bir aktivite, sürükleyici bir film veya belgesel izlemek gibi faaliyetler, düşünce döngüsünü kırmaya yardımcı olabilir.
 
● Düşüncelere karşı mücadele etmek yerine onları yargısız bir dikkatle izlemek, çoğu zaman etkilerini hafifletir. Zihnin durmamasına kızmak yerine, ortaya çıkan düşünceyi merakla fark etmek, onun gücünü azaltabilir. Bunun en bilinen örneği, "aklıma gelmesin" denilen bir imgenin daha da ısrarcı hâle gelmesidir. Oysa düşüncenin var olmasına izin verildiğinde, zamanla ya daha seyrek ortaya çıkar ya da artık eskisi kadar rahatsız edici olmaz.
 
● Zihnin içinde sıkışıp kalan düşünceleri tutmaya çalışmak yerine, onları dışarı almanın bir yolu olarak yazmayı kullanabilirsiniz. Buradaki önemli nokta, yazının düşünceyi çoğaltan bir araca değil, yükü hafifleten bir sürece dönüşmesidir. Eğer yazdıktan sonra daha gergin ve takılı hissediyorsanız, bu yöntemi zorlamak yerine farklı başa çıkma yollarını denemek daha yerinde olur.
 
● Zihnin karanlık bir döngüye girdiğini hissettiğinizde, bilinçli olarak duygusal tonunu değiştirecek küçük temaslar yaratmak faydalı olabilir. Bunu yapmak o anda imkânsız gibi görünse de, tebessüm ettiren bir metin, enerjisi yüksek bir müzik ya da hafif bir içerik, düşüncelere bakış açınızı geçici de olsa yumuşatabilir.
 
● Bu yaklaşımın, zihinsel takılmaları azaltma konusunda size katkı sağlamasını umarım. Ancak düşüncelerle baş etmek giderek zorlaşıyor, bu durum yaşam düzeninizi, sosyal bağlarınızı ya da işlevselliğinizi belirgin biçimde zedeliyorsa, profesyonel destek almak önemlidir. Ayrıca bazı durumlarda zihne ısrarla gelen düşünce ve görüntüler, geçmişte yaşanan sarsıcı deneyimlerle ilişkili olabilir. Bu tablo ruminasyondan farklıdır ve böyle bir durum söz konusuysa, özellikle travma alanında uzmanlaşmış bir ruh sağlığı uzmanıyla çalışmak gerekir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Nur Pak - Uzman Klinik Psikolog / diğer yazıları
Gençler duygusal yorgunluk ve yalnızlık hissediyor
Hedefte eğitim sistemi var
Altında küresel piyasalarda sert dalgalanma
'Altının hikayesi bitmedi, kısa vadeli oyuncular masadan kalktı'
Dolmabahçe’de geri dönüş
Beşiktaş, sahasında Konyaspor'u 2-1 mağlup etti
11. MEM Kongresi Viyana'da yapılacak
20 ülkeden akademisyenler katılacak
Kim bunlar, ne iş yapıyorlar!
Ünlülere uyuşturucu operasyonu dalga dalga
ABD'nin para biriminden kaçan kaçana
Doların işi ne zaman biter?
Kolay kolay yenilmiyor, rahat rahat da kazanamıyor!
Trabzonspor'un rahat maçı yok
TZOB Başkanı Bayraktar açıkladı
Üretici ile market arasında 3.8 kat fark var
Aslında tedavisi de var
Dünyanın en şiddetli ağrısı
İşte en az ve en çok köyü olan iller
Türkiye'deki köy sayısı açıklandı
Bu ne biçim ateşkes
Vahşilerin katliam yapmadıkları tek gün yok
Bölgede deprem riski geçti mi?
Kahramanmaraş depremleri 3. yılını geride bırakmak üzere
Amerikan halkı Trump'ı sevmiyor
Dondurucu soğukta protestolar devam ediyor
Gençler duygusal yorgunluk ve yalnızlık hissediyor
Hedefte eğitim sistemi var
Altında küresel piyasalarda sert dalgalanma
'Altının hikayesi bitmedi, kısa vadeli oyuncular masadan kalktı'
Dolmabahçe’de geri dönüş
Beşiktaş, sahasında Konyaspor'u 2-1 mağlup etti
11. MEM Kongresi Viyana'da yapılacak
20 ülkeden akademisyenler katılacak
Kim bunlar, ne iş yapıyorlar!
Ünlülere uyuşturucu operasyonu dalga dalga
ABD'nin para biriminden kaçan kaçana
Doların işi ne zaman biter?
Kolay kolay yenilmiyor, rahat rahat da kazanamıyor!
Trabzonspor'un rahat maçı yok
TZOB Başkanı Bayraktar açıkladı
Üretici ile market arasında 3.8 kat fark var
Aslında tedavisi de var
Dünyanın en şiddetli ağrısı
İşte en az ve en çok köyü olan iller
Türkiye'deki köy sayısı açıklandı
Bu ne biçim ateşkes
Vahşilerin katliam yapmadıkları tek gün yok
Bölgede deprem riski geçti mi?
Kahramanmaraş depremleri 3. yılını geride bırakmak üzere
Amerikan halkı Trump'ı sevmiyor
Dondurucu soğukta protestolar devam ediyor
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.