logo
11 OCAK 2026

O Rahmeten li'l-Âlemin'dir

İnsana aradığını verebilecek olan deva, ancak Allah'ın İlahî bir nizamla gönderdiği Hz. Muhammed (a.s.) ve O'nun getirdiği kural ve kaidelerdir

06.10.2022 22:08:00
O Rahmeten li'l-Âlemin'dir
O Rahmeten li'l-Âlemin'dir
Allah'ın halifetullah olarak yarattığı ve yeryüzüne gönderdiği insanda, madde ve mana olmak üzere iki yön mevcuttur.

İnsanın maddî yönü bedenidir ki, buna zahirî kalıp da denir. Diğeri, yani mana ciheti ise nefs, ruh, kalp gibi isimler alır ki; insanın halifetullah sıfatını almasına sebep olan da aslen batını yönüdür.

Tarih boyunca insanlığın huzur ve mutluluğunu temin için pek çok iddia sahibi ortaya çıkmış, değişik görüşler ortaya koymuşlardır.

Bunlardan bazıları, insanın sadece maddî yönüne, bazıları da sırf mana yönüne hitap etmek suretiyle insanları saadete eriştirmeye çalışmışlar, ancak başarılı olamamışlardır.

Filozoflar, yazarlar, değişik fikir ekollerinin sahipleri, çeşitli ideologlar, birtakım din kurucuları, bu iddia sahiplerinden bazılarıdır.

Filozoflar, aklın her türlü problemi çözmeye yeteceği fikrini savunarak insandaki batını yönü inkâr etmişlerdir.

Ancak duyu organlarının denetimindeki akıl, bugün pek çok meselenin altından kalkmamaktadır.

Kaldı ki, insandaki beş duyu da tam bir kifayete sahip değildir. Şöyle ki, kulak belli frekansların altındaki ve üstündeki sesleri duyamamakta; göz, su dolu bir bardağın içindeki kalemi kırık olarak algılayabilmektedir.

Bu örnekler çoğaltılabilir. Demek ki, insandaki derin ve büyük sırrı anlayabilme ve onu tam bir mutluluğa kavuşturma yolunda, tek başına aklın yeterli olduğu iddiası mantıklı görülememektedir.

Hükümdarlar ve devlet adamları, adaletin ve adaletle hükmetmenin bir gereği olarak, insanın insanî yönünü ve hislerini, duygularını göz ardı etmek durumundadırlar.

Cemiyetlerde asayişi sağlamak için böyle bir işleyiş şarttır. Ne var ki, bunun neticesi olarak onların nazarında çok yönlü, yani ekmel bir varlık olan insan, yine tek yönüyle ele alınmış ve ondan bu yolla mutlu olması beklenmiştir.

Bir de insanı sırf mana yönüyle ele alan ve bedenî ihtiyaçlarını, hakiki saadete erebilmesi için bir engel olarak telakki eden dinler vardı ki, Uzakdoğu'da doğmuş olan Budizm bunlardan biridir. Günlerce yemeyen, içmeyen, uyumayan, evlenmeyen ve insanlardan uzak bir hayat süren Budist rahipler, mutlak hakikate bu yolla varmaya çalışmışlardır.

Bütün bu tek yönlü çabalar, kainatın küçük bir maketi diyebileceğimiz insanı, elbette mutluluğa kavuşturamamıştır ve kavuşturamaz. İnsana aradığını verebilecek olan deva, ancak Allah'ın İlahî bir nizamla gönderdiği Hz. Muhammed (a.s.) ve O'nun getirdiği kural ve kaidelerdir.
Çünkü Resulullah (s.a.v.), insanın hem madde, hem de mana yönüyle hitap etmek suretiyle onu tam bir doyuma kavuşturmuştur.

Bir başka deyişle Peygamberimiz, insanın hem melekî yönünü, hem de beşerî yönünü ele alarak insanı kemâl mertebesine ulaştırmıştır. Bu bakımdan, O'nun hayatının örnek alınması, insanlar için yegâne saadet ve kurtuluş yoludur.

Eğer insanlık, buhran ve bunalımlardan kurtulmak istiyorsa, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)'i, getirdiği İslam'ı uygulayıcı olarak, yani risalet yönü ile tam manasıyla bilmesi ve yaşayışında O'nu taklit edip, rehber edinmesi zaruridir. Bunu zaruri kılan sebepleri hülasa etmek gerekirse; diyebiliriz ki:

1. Tarihe mâlolmuş hiçbir insan yoktur ki; Peygamberimiz kadar açık ve seçik olarak hayatı bilinsin ve de tarihî belgelerle sabit olsun. Sadece Peygamberimizdir ki hayatının her safhası en ince ayrıntılarına kadar insanların önüne serilmiştir.

O'nun getirdiği İlahî prensipleri kabul etmeyenler dahi Resulullah'ın bu tarihî şahsiyetini doğrulamaya mecbur kalmışlardır. Zaten örnek alınacak insanın hayatının her yönünün ve her safhasının bilinmesi zaruridir. Binaenaleyh, Peygamberimiz bu yönüyle insanlığın malumu olan tek şahsiyettir.

2. Tarihin hangi döneminde olursa olsun, tez sahibi insanlar temsil ettikleri davayı yaşayışlarıyla tam olarak hayatlarına yansıtamamışlardır.

Peygamberimiz ise tebliğ ve tebşir ettiği İslam'ın, en küçük ayrıntısından en büyük meselesine kadar uygulayıcısı olmuştur.

"Yapınız" diye emrettiklerini kesinlikle önce bizatihi kendi nefsinde uygulamış, "Yapmayınız" diye yasakladıklarını da, hiçbir şekilde yapmamıştır.

Bu bakımdan Peygamberimiz, "canlı Kur'an"dır. Yani mücerret hakikatler, O'nda müşahhas hâle gelmiştir.

Nitekim bu manaya işaretle Cenab-ı Hak; "O, hevâdan konuşmaz. Söylediği şey, kendisine vahyedilenden başka bir şey değildir" diye buyurmaktadır.

Bu sebeple O'nun sözleri mutlak hükümdür. İnkârı ise mutlak küfürdür. Ve O, kemâli ile mutluk insan-ı kâmildir. Başka bir tabirle, mutlak insan-ı kâmilden murat, Hz. Fahri Âlem Efendimiz'dir.

Zübde-i Âlem olan Fahri Âlem Efendimiz'in kemâli hiçbir insanın kemâli ile mukayese edilemeyeceğine göre, kâinat, O'nun döneminde en mükemmel devrini yaşamıştır.

Bunun için bu devre Asr-ı Saadet veya Nur Asrı adı verilmiştir. Yine bu devri yaşayan Ashab'ın örnek hayatı, hiçbir devirde yaşanmamış, Ashab gibi örnek bir nesli tarih kaydetmemiştir.

3. O'nun Risaleti, diğer peygamberlerinki gibi belli bir kabileye veya millete müteveccih olmayıp, Kıyamet'e kadar gelecek insanların tümünü şâmil bir risalettir.

O bakımdan, dünyanın neresinde olursa olsun, O'nu duyanlar, koşup gelmişler ve bu İlahî daveti kabul etmişlerdir.

Habeş'ten bir Bilal, İran'dan Selman-ı Farisî, kendi kavmine mensup bulunanlar ve hatta cinler O'nun davetine koşup gelmiştir.

Farklı coğrafyalardan, ayrı ayrı renk ve ırktan, değişik dilleri konuşan insanların İslam'a fevc fevc akın etmeleri, O'nun bütün âleme geldiğini, bir başka ifade ile mesajının evrensel olduğunu ifade eder. Bu yönüyle O, Rahmeten li'l-Âlemin'dir.

Hülasa edersek, vasıflarını saymakla bitiremeyeceğimiz bu yüce insanın hayatının her zamankinden daha ziyade bilinmesi ve de tatbikata geçirilmesi lazımdır.

Sadece milletimizin değil, bütün insanlığın içinde bulunduğu buhranlardan kurtulmasının tek yolu, Peygamberimiz Hz. Muhammed'i, hayatın her safhasına hâkim kılabilmesinden geçer.

Kaldı ki, Allah Resulü'nü günümüze taşımamız lazım gelirken bugün, bunun tam aksi olarak O, materyalist bir mantıkla algılanmak ve anlatılmak isteniyor.

Mucizelerini, tabii kanunların bir gereğiymiş gibi takdim edenlerin yanında, mübarek hadislerinin sıhhat derecelerini bile, batılıların iddiasına uygun bir mantıkla şüpheli bir hâle getirmek isteyenler mevcuttur. Bütün bunlar birtakım komplekslerin esiri olanların hâlidir.

Günümüzde, bilhassa memleketimizde İslam'ı hümanist bir din anlayış ile ele alıp takdim etmek isteyenler mevcuttur.

Şüphesiz ki bunların Peygamberimize mâl edecekleri bir örnekleri de yoktur. Sadece bununla kalmayıp, adeta "Peygamberimiz'e tâbi olmadan da kurtuluş mümkündür" imajını vermeye çalışan zavallılar türemiştir. Üstelik bunlar ilim adına ortaya çıkmış kimselerdir.

Bütün bu sebepler bizi Peygamber Efendimizin hayatını kaleme almaya sevk etti. Noksanlarımızdan dolayı, Peygamberimizi hiç şüphesiz kemâliyle yansıtmamız mümkün olmayacaktır. Bu münasebetle eksiklerimiz olabilir. Şimdiden özür diler, muhabbetlerimizi sunarız.

Allah muvaffak edip, feyiz ve bereket ihsan eylesin. Prof. Dr. Haydar Baş Rahmet-el lil Alemin eseri önsöz)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
35 yıllık aracı kurumdan dikkat çeken tahmin
2026 sonunda dolar kaç TL olacak?
"Yine şampiyon biz olacağız"
Okan Buruk, Olimpiyat Stadı'na verdi veriştirdi
Almanlar da böyle düşünürse...
Yılın en şok araştırması
Turkcell Süper Kupa, Fenerbahçe'nin
Galatasaray, üst üste ikinci kez Süper Kupa'da kaybetti
Venezuela hükümeti: ABD ile diyalog başlatıldı
Trump Venezuela petrollerini pazarlıyor
İsrail, ateşkesi saldırı için fırsata çeviriyor
Ateşkese rağmen yüzlerce Gazzeliyi öldürdü
ABD, İran'daki ateşe körükle gidiyor
ABD'li sosyal medya platformu, İran bayrağını değiştirdi
CHP'li Gürer: 'Çalışan emekli sayısında rekor artış!'
"Emekli yaşamak için çalışmak zorunda"
'Entegrasyon'sa çatışma niye?
Suriye’de entegrasyon değil de çatışma mı isteniyor?
İşte dikkat çeken sırları
Dünyanın en mutlu ülkelerinde insanlar nasıl yaşıyor?
Maaşlar da fena değil!
Lojistik şirketleri yana yakıla tır sürücüsü arıyor
Hayat kurtaran yöntemler...
Kışın kalp krizine karşı 12 etkili öneri
Sömestr tatili yaklaştı
16 Ocak Cuma karneler alınacak
Dışişleri Bakanı Fidan gündemi değerlendirdi
"Ya bir güç görecek ya da güç kullanma tehdidi görecek"
Şirketler patır patır dökülüyor
Konkordato başvuruları patladı
35 yıllık aracı kurumdan dikkat çeken tahmin
2026 sonunda dolar kaç TL olacak?
"Yine şampiyon biz olacağız"
Okan Buruk, Olimpiyat Stadı'na verdi veriştirdi
Almanlar da böyle düşünürse...
Yılın en şok araştırması
Turkcell Süper Kupa, Fenerbahçe'nin
Galatasaray, üst üste ikinci kez Süper Kupa'da kaybetti
Venezuela hükümeti: ABD ile diyalog başlatıldı
Trump Venezuela petrollerini pazarlıyor
İsrail, ateşkesi saldırı için fırsata çeviriyor
Ateşkese rağmen yüzlerce Gazzeliyi öldürdü
ABD, İran'daki ateşe körükle gidiyor
ABD'li sosyal medya platformu, İran bayrağını değiştirdi
CHP'li Gürer: 'Çalışan emekli sayısında rekor artış!'
"Emekli yaşamak için çalışmak zorunda"
'Entegrasyon'sa çatışma niye?
Suriye’de entegrasyon değil de çatışma mı isteniyor?
İşte dikkat çeken sırları
Dünyanın en mutlu ülkelerinde insanlar nasıl yaşıyor?
Maaşlar da fena değil!
Lojistik şirketleri yana yakıla tır sürücüsü arıyor
Hayat kurtaran yöntemler...
Kışın kalp krizine karşı 12 etkili öneri
Sömestr tatili yaklaştı
16 Ocak Cuma karneler alınacak
Dışişleri Bakanı Fidan gündemi değerlendirdi
"Ya bir güç görecek ya da güç kullanma tehdidi görecek"
Şirketler patır patır dökülüyor
Konkordato başvuruları patladı
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.