Peygamberimizin Soyu, Pak Soyluluğu ve Peygamberliği…
Peygamberimiz, soyları ve kendileri hakkında şöyle buyurmuşlardır:
"Yüce Allah, İbrahım Oğulları'ndan, İsmail'i, seçti. İsmail Oğulları'ndan Kinâne Oğulları'nı seçti. Kinâne Oğulları'ndan, Kureyş'i seçti. Kureyş'ten, Hâşim Oğulları'nı, seçti. Hâşim Oğulları'ndan da, Beni seçti."
Devamla:
"Ben Muhmmed b. Abdullah, b. Abdulmuttalib'im!
Yüce Allah, mahlûkatı yarattı ve Beni, onların en hayırlılarının içinde bulundurdu.
Sonra onları, iki fırkaya ayırdı ve Beni, onların en hayırlı fırkasının içinde bulundurdu.
Sonra onları, kabilelere ayırdı ve Beni, en hayırlı olan kabilenin içinde bulundurdu.
Sonra onları, âilelere ayırdı ve Beni, onların en hayırlısı içinde bulundurdu.
Ben, sizin, âile yönünden de en hayırlınızım, nefs yönünden de, en hayırlınızım!"
"Ben, Âdemoğulları soylarının en hayırlı, en temiz olanlarından, devirden devire, âileye geçe geçe, nihâyet; şu içinde bulunduğum âileden vücûda getirildim".
"Ben, Muhammed b. Abdullah, b. Abdulmuttalib, b. Haşim, b.Abd–i Menaf, b. Kusayy, b. Kilab, b. Mürre, b. Ka'b,b, Lüey, b. Galib, b. Fihr, b. Malik, b. Nadr, b. Kinane, b. Huzeyme, b. Müdrike, b. İlyas, b. Mudar, b. Nizar..ım!
Halk, ne zaman, iki kısma ayrılsa, muhakkak, Allah Beni, onların en hayırlı olanının içinde bulundurmuştur.
Ben, Cahiliye Devri'nin kötülüklerinden hiç bir şeye bulaşmaksızın, bir ana ve babamdan dünyaya geldim.
Ben, Adem'den, babama ve anneme gelip ulaşıncaya kadar, hep nikah mahsulü olarak meydana geldim, asla zinadan meydana gelmedim!
Ben, sizin, nefs yönünden de, baba soyu yönünden de, en hayırlınızım!"
(Buraya kadar özetlenen bilgilerden/rivayetlerden yola çıkarak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, Resulüllah'ın anne ve babası asla müşrik değildir.
Şiîler bu konuda da Sünnîlerden daha makul ve mantıklı düşünmekte, Resulüllah'ın anne ve babasının asla müşrik olmadığını/olamayacağını ayet, hadis ve tarihî verilerle ortaya koymuştur.
Bu konuda, bir başka çok önemli kaynak da Prof. Dr. merhum Haydar Baş'ın, Rahmeten lil alemin -1. cilt, s. 267-275- isimli çok özel çalışmasıdır.
Düşünsenize; Yüce Allah, müşrik bir anne babadan alemlere rahmet bir peygamber gönderiyor.
Dahası, ana geliş gayesi şirk ile mücadele olan bir peygamberin anne babası müşrik).
Kendisine: "Ya Resülallah! Sen, ne zaman Peygamber oldun?" diye sorulunca: "Adem Aleyhisselam, daha Ruh ile ceset arası bir varlıkken!" buyurmuşlardır.
Katade'den gelen rivayete göre de: "Peygamberimiz, yaratılışta Peygamberlerin evveli, Peygamber olarak gönderilişte ise, sonuncusuydu."
Peygamberimiz, bir Hadis–i şeriflerinde de:
"Adem, daha balçık halinde iken, ben, Ümmü'l kitab'da Abdullah ve 'Hatemül'enbiya/nebilerin sonuncusu' idim.
Size, bunun manasını haber vereyim:
Ben, Atam İbrahim'in Duası'yım!
İsa'nın, kavmine, geleceğini müjdelediği Peygamber'im!
Annemin de, rüyasıyım ki, Annem, Bana hamile olduğu zaman rüyasında, Şam köşklerini, aydınlatan bir nurun, kendisinden çıktığını görmüştü, zaten, Peygamberlerin Anneleri, böyle rüyalar görürlerdir" buyurmuşlardır.
İbrahim ve İsmail Aleyhisselamlarin dualarını ve dualarının gerçeklenişini Yüce Allah, Kur'an–ı Kerimin'de şöyle buyurur:
"Hani İbrahim, O Beyt'in (Kabe'nin) temellerini İsmail ile birlikte yükseltiyordu da, şöyle dua ediyorlardı: "Ey Rabbımız! Bizden masruf olan şu hizmeti kabul buyur! Şüphesiz ki, hakkıyle işiten ve bilen Sensin Sen! Ey Rabbımız! Bizi, Sana boyun eğmekte sabit kıl! Soyumuzdan da, yalnız Sana boyun eğen, Müslüman bir Ümmet yetiştir! İbadet edeceğimiz yerleri (Hacc amellerini) bize göster, öğret, tevbemizi kabul buyur. Çünkü, tevbeleri, en çok kabul eden ve hakkıyle esirgeyen Sensin Sen!
Ey Rabbımız! onların (soyumuzdan getirceğin Müslüman Ümmetin) içinden, kendilerine, Senin ayetlerini okuyacak, Kitabı, hikmeti öğretecek, onları iyice temizleyecek bir Peygamber gönder! Şüphe yok ki, Azîz ve Hakîm Sensin sen!" (Bakara, 2/127-129)
"Allah uğrunda hakkıyla (nasıl savaşmak lâzımsa, öylece) cihat ediniz! Sizi, O seçti. Din (işlerin) de, üzerinizde hiç bir güçlük de yüklemedi. (Tıpkı) Babanız, İbrahim'in (Tevhid) din (inde olduğu) gibi. Size, daha önce (gönderdiği kitaplarda) da, bu (Kur'an'da) da, Müslüman adını–Peygamber, sizin üzerinize şahid olsun, siz de, bütün insanlarin üzerine şahidler olasiniz diye– (Allah) vermiştir. Artik, namazi dosdogru kiliniz. Zekati veriniz, Allah'a sarılınız! O, sizin Mevlanızdır. O, ne güzel Mevladır, ne güzel yardımcıdır!" (Hac, 22/78)
İçinizde kendinizden bir Peygamber gönderdik ki, size ayetlerimizi okuyor, sizi (müşriklikten, günahlardan, maddi, manevi kötülüklerden kurtarıp) tertemiz yapıyor, size, Kitabı (Kur'an'ı) ve Hikmeti (Kur'anın içindeki hükümleri) öğretiyor, bilmediğiniz şeyleri öğretiyor." (Bakara, 2/151)
"Meryem oğlu İsa da, bir zaman: (Ey İsrail oğulları! Ben, size, Allah'ın, Peygamberiyim. Benden önceki Tevrat'ı tasdik edici, Benden sonra gelecek bir Peygamberi de–ki, adı: Ahmed'dir– Müjdeleyici olarak (geldim) demişti..." (Saf, 61/6)
(Ara not: Kadir Mısıroğlu bir konuşmasında, Resulüllah'ın söyle buyurduğunu iddia etmişti: "Biz Ebu Bekir'le atbaşı gidiyorduk, onu beni geçseydi peygamber olacaktı, ben onu geçtim peygamber oldum." Hiçbir hakikat/ilmî yönü olmayan bu; en uygun tabirle bu zırva iddiayı, yukarıdaki 'sahih rivayet' hadis-i şerifler yalanlıyor.
Sözkonusu zat bir başka konuşmasında da, Haricilerin Hz. Ali'ye (birebir aynen): "ente rebbenel aziym" diyormuşmuş. Bu sözün dilbilgisi kurallarına göre doğrusu şöyledir: "ente rabbune'l aziym."
Yığınların referansı biri, bu tip yalan ve yanlışları bilgi diye dillendiremez.
Hep derim; "yalan için en uygun alan tarih, istismar için en uygun alan dindir").
- Ana-baba hakları -1 / 25.04.2024
- Müşriklerle hicv / 21.04.2024
- Kıyas önemlidir.... / 14.04.2024
- Kur'anı doğru anlamak / 13.04.2024
- Şimdi sırada "Dinsel Dönüşüm" var / 07.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -5 / 03.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -4 / 27.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -3 / 26.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -2 / 21.03.2024





















































