AKP hükümeti açılımlar yapmayı seviyor.Aylarca terör açılımından bahsettiler. Bunun öncesinde İmralı ile önce gizli mektup teatileri ve görüşmeler gerçekleştirildi. Niye görüşüyorsunuz dendiğinde, inkâr ettiler. Sonra kabul ettiler. Devlet herkesle görüşür dediler.İş daha da resmileşti. Terörist tanımı değiştirildi, bizim teröristimiz aktivist oldu! Anayasa yazım çalışmalarında fikirleri alınmadan kalem oynamadı.Onların temsilcileri ile defalarca gizli ve aşikâr görüşmeler yapıldı. Fikirleri alındı.Hatta o kadar anlayışlı olundu ki, kandil'de, Cizre'de farklı başların olduğunu kabul ettiler. Çözüm sürecinde biz onlarla anlaşıyoruz, onlar kendi aralarında anlaşamıyorlar gibi birkaç başla muhataplığı bile onayladılar.Bu açılım, hoşgörü ortamı, diyalogla devam ederken, hükümet bir de Alevi açılımına başladı.Bu güne kadar toplum içinde zaten beraber yaşadığımız ama hep öteki gösterilen Alevileri bu açılım sürecinde istedikleri noktaya taşıyacaklar herhalde diye düşündük.Alevi açılımının konuşulduğu günlerde önce 3. köprünün adı olay oldu. Yavuz Sultan Selim adının verilmesine Aleviler ayağa kalktılar.Arınç, son açıklamalarında, köprünün adının değişmeyeceğini bir kere daha belirtti.Cemevleri meselesi de ikinci bir darbe oldu, Alevilere.Yıllardır, cemevlerini ibadethane olarak kabul ettirmeye çalışan alevi kardeşlerimize, yine Sayın Arınç, "Cemevlerinin ibadethane sayılması, bir dinin ibadetinin yapıldığı yer anlamına gelmesine, hükümet olarak sıcak bakmamız mümkün değil" diyiverdi.Neden acaba? 2005 senesinde imar kanununda yapılan değişiklik ile cami kelimesi ibadethane olarak düzeltildiğinde, bunun açıklamasını yapan Başbakan, "Ola ki, başka dine inananların böyle bir talebi olursa diye düzenledik" şeklinde değişimi izah etmişti.Hıristiyan'a ve Yahudi'ye ibadethane açılımı serbest de, Müslüman Alevi'ye neden değil?Ve bu açıklamaları, Alevi açılımının neresine sığdırdınız?Terör açılımı nasıl aktivistlerin dedikleri dikkate alınarak gerçekleşmişse, Alevi açılımı da Alevilerin isteklerine göre şekillenmelidir.Siz eğer, Alevilerin toplumda sayılmamasının en büyük nedenlerinden olan cemevlerini hukuki ve meşru zemine çekmezseniz, bu sorunu halledemezsiniz.Dedelere maaş bağlamaktan bahsetmek, temeline inilmemiş mesele de çok tali bir konudur. Cemevini ibadethane görmeyen sen, o evin dedesine mi değer vereceksin?Bu, seçim zamanı bir seçim yatırımı olarak bulgur, makarna dağıtılan, bir ton kömür ile oyu için kandırılan; oyu alındıktan sonra bir dahaki seçime kadar unutulan, hatta vergiler ile inletilen vatandaşlara yapılan muamelenin aynısıdır bizce? Burada Alevi kardeşlerimizin ayık olması gerekiyor.Alevi açılımı ancak, İmam Ali efendimizi seven, Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin ile beraber olmaktan memnun olan bir lider ve kadro ile gerçekleşebilir.Samimiyetten uzak ve oy kaygısı ile atılan adımlara eğer kanarsanız yine hiçbir şey elde edemeyeceksiniz?Bu noktada Alevi olmasına rağmen, gerektiği şekilde bu hassas konunun arkasında durmayan CHP lideri de meseleyi halledemeyecektir. Öyle bir niyeti olduğu da gözükmüyor. İmam Ali efendimizi, Alevileri bir kere ağzına aldığını duydunuz mu?Eğer sizler bu meseleyi temelden çözmek istiyorsanız, Bağımsız Türkiye Partisi ve lideri Prof. Dr. Haydar Baş ile beraber olmak zorundasınız.Bugün Aleviler, 3. köprü için; biz Aleviyiz ve bu ismi Alevileri katlettiği için istemiyoruz diye, tepki verebiliyorlarsa, bu Sayın Baş'ın Alevileri toplumda getirdiği nokta iledir.Bir Sünni olmasına rağmen, yazdığı Ehl-i Beyt külliyatı ve her konuşmasında yer verdiği Ehl-i Beyt'e olan hürmeti ile Sayın Baş, samimiyetle bu konuyu halledecek tek merkezdir.Çünkü onun Alevilerden oy kaygısı değil, Hakk'a hesap derdi vardır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Sinem Baş / diğer yazıları
- Geçmiş olsun Sayın Baş / 23.03.2020
- Gün BTP iktidarına çalışma günüdür / 19.11.2019
- Tebrikler Türk milleti! / 02.04.2019
- Ne mutlu ‘BTP’liyim’ diyebilene / 06.03.2019
- 2. buluşma iktidarın ayak sesleri / 26.02.2019
- Artık ‘Bağımsız Türkiye Partisi’ demeliyiz / 05.02.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a çirkin saldırı / 11.01.2019
- Cumhuriyet ve iftiralar / 29.10.2018
- 10. Milli Ekonomi Modeli Kongresi / 29.05.2018
- Yarın 23 Nisan / 22.04.2018
- Gün BTP iktidarına çalışma günüdür / 19.11.2019
- Tebrikler Türk milleti! / 02.04.2019
- Ne mutlu ‘BTP’liyim’ diyebilene / 06.03.2019
- 2. buluşma iktidarın ayak sesleri / 26.02.2019
- Artık ‘Bağımsız Türkiye Partisi’ demeliyiz / 05.02.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a çirkin saldırı / 11.01.2019
- Cumhuriyet ve iftiralar / 29.10.2018
- 10. Milli Ekonomi Modeli Kongresi / 29.05.2018
- Yarın 23 Nisan / 22.04.2018



































































































