logo
31 TEMMUZ 2026

Okmeydanı savaş alanına döndü

14.02.2009 00:00:00
 
Okmeydanı Şark kahvesi civarında toplanan yaklaşık 50 kişilik grup, PKK terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan'ın yakalanmasının yıldönümü nedeniyle yasadışı gösteri yaptılar.

 

Yüzlerini kar maskeleriyle kapatan grup, cadde üzerinde bulunan ve içerisinde müşteri ve çalışanların bulunduğu bir markete molotof kokteyl attı. Daha sonra çevreye rast gele havai fişek fırlatan grup, yola kurdukları barikatları ateşe vererek gösteri yaptı. Terör örgütü elebaşı lehine slogan atan grup, olay yerine gelen sivil polisler ve zırhlı polis aracına taşlarla saldırdı. Bu sırada çevredeki vatandaşlar korku dolu anlar yaşarken, esnafta işyerlerini kapattı.

Emekli aylığı farkları ne zaman ödenecek?

En düşük emekli aylığının 20 bin TL'den 23 bin 552 TL'ye çıkarılmasını öngören kanun Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Temmuz ayında ödemelerini eski taban fiyat üzerinden alan milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisinin gözü şimdi 3 bin 552 TL'lik farkın yatırılacağı tarihe çevrildi

31.07.2026 22:00:00
Haber Merkezi
 
Emekli aylığı farkları ne zaman ödenecek?
Emekli aylığı farkları ne zaman ödenecek?
Milyonlarca emeklinin haftalardır beklediği yasal süreç nihayete erdi. TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen ve vergi, enerji, turizm gibi birçok alanda düzenlemeler içeren 7590 sayılı "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun", bugün Resmi Gazete'de yayımlanarak resmen yürürlüğe girdi. Kanunun en çok merak edilen maddesi uyarınca, dosya bazında ödenen en düşük emekli aylığı 20 bin liradan 23 bin 552 liraya yükseltildi.

Tarih belli oldu

Düzenleme temmuz ayı maaş ödemelerine yetişmediği için, en alt sınırdan maaş alan SSK ve Bağ-Kur emeklilerine temmuz ayında eski taban tutar olan 20 bin TL ödenmişti. Yasanın bugün yürürlüğe girmesiyle birlikte, kök aylığı yeni taban tutarın altında kalan yaklaşık 5 milyon emekli için 3 bin 552 TL tutarında bir maaş farkı oluştu.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından kesin ödeme takviminin önümüzdeki günlerde ilan edilmesi bekleniyor. Kulislere sızan bilgilere göre, hak sahiplerinin mağduriyetinin giderilmesi adına bu fark ödemelerinin Ağustos ayının ilk haftası içinde emeklilerin banka ve PTT hesaplarına aktarılması planlanıyor. Dul ve yetim aylığı alan hak sahipleri de hisseleri oranında bu fark ödemesinden yararlanacak.

Yeni maaş geçim standartlarının çok altında

Her ne kadar taban aylığa yaklaşık yüzde 17,76 oranında bir artış yapılmış olsa da, güncellenen 23 bin 552 TL'lik rakam Türkiye'deki güncel ekonomik realite ve geçim standartları karşısında çarpıcı bir yetersizliği gözler önüne seriyor.

Sendikaların güncel verilerine göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenebilmesi için gereken aylık gıda harcaması (açlık sınırı) ve bir kişinin asgari yaşam maliyeti bu rakamın çok üzerine çıkmış durumda. Yeni emekli maaşı, tek bir emeklinin sadece mutfak masrafını bile karşılamıyor.

Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde ortalama konut kiralarının 25-30 bin TL bandını aşması, tek başına yaşayan bir emeklinin yeni maaşıyla sadece barınma ihtiyacını dahi karşılayamayacağını gösteriyor. Emekliler ya faturalarından ya da beslenmelerinden kısmak zorunda kalıyor.

Akaryakıt zamları, faturadaki vergi yükleri ve iğneden ipliğe her şeye yansıyan fiyat artışları düşünüldüğünde; cebe girecek olan 3 bin 552 liralık ek farkın, market arabalarındaki sadece birkaç parçalık temel gıda ihtiyacına denk geldiği belirtiliyor.

Emekli dernekleri, yapılan bu seyyanen iyileştirmenin kalıcı bir refah sağlamayacağını, en düşük emekli aylığının en azından asgari ücret seviyesine endekslenmesi gerektiğini savunmaya devam ediyor.

Şantaj var, tehdit var, yanıltıcı bilgi var

İhlas Medya Grubu ile yolları ayrıldıktan kısa süre sonra hakkında gözaltı kararı çıkarılan gazeteci Cem Küçük, jandarma ekiplerince yakalandı. Bazı iş insanlarını "büyük isimleri kullanarak" tehdit ettiği, maddi menfaat karşılığı sosyal medya paylaşımları yaptığı ve İBB davasına yönelik yanıltıcı beyanlarda bulunduğu ileri sürülen Küçük'ün finansal hareketleri MASAK raporuna girdi

31.07.2026 20:00:00
Haber Merkezi
 
Şantaj var, tehdit var, yanıltıcı bilgi var
Şantaj var, tehdit var, yanıltıcı bilgi var
Türkiye medya ve siyaset gündemi, iktidara yakınlığıyla bilinen gazeteci ve televizyon yorumcusu Cem Küçük'ün şok gözaltı haberiyle sarsıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen geniş kapsamlı bir soruşturma doğrultusunda, Küçük hakkında "Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma" ve "Şantaj" suçlarından yakalama kararı çıkarıldı.

Kararın ardından harekete geçen İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, gazeteciyi kıskıvrak yakalayarak gözaltına aldı. Seyrantepe Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirilen Küçük, sorgulanmak üzere jandarma karargahına götürüldü.

Suçlamalar vahim: "Büyük isimleri kullanarak tehdit ve şantaj"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı kaynaklarından sızan bilgilere göre Cem Küçük hakkındaki adli dosya oldukça kabarık. Soruşturmanın merkezinde, Küçük'ün bazı iş insanlarından maddi menfaat temin etmek amacıyla sosyal medya paylaşımları yaptığına dair çok sayıda resmi şikayet yer alıyor.

Adli kaynaklara dayandırılan kulis bilgilerine göre; Cem Küçük'ün devletin üst kademelerindeki nüfuzlu şahısların ve kurumların isimlerini referans göstererek iş dünyasına karşı "tehditvari" konuşmalar gerçekleştirdiği iddia ediliyor. Dosyada yalnızca mağdur şikayetleri değil, Küçük aleyhine ifade veren çok sayıda tanık beyanı da bulunuyor.

MASAK raporu ve finansal hesaplar mercek altında

Soruşturmanın en güçlü somut delillerinden birini ise Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan finansal inceleme raporu oluşturuyor. İnceleme sonucunda, Cem Küçük'ün banka hesaplarındaki şüpheli para transferleri ile şantaj iddialarına konu olan iş insanlarıyla kurduğu temasların zamanlama açısından örtüştüğü tespit edildi.

Ayrıca, muhalefetin yönetimindeki İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası ve soruşturma süreçlerine dair medyada ortaya attığı bir kısım asılsız beyan ve yönlendirmeler de dezenformasyon yasası kapsamında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçuyla dosyaya eklendi.

Adliyeye ne zaman sevk edilecek?

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'nda ifade işlemleri ve dijital materyal incelemeleri tamamlanan Cem Küçük, "Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma" suçlamasıyla tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Dün akşam gözaltına alınan yandaş gazeteci Cem Küçük, bugün Çağlayan Adliyesi'ne sevk edildi.

TGRT ve Türkiye gazetesinden kovulma süreci

Cem Küçük, gözaltına alınmasından sadece birkaç gün önce, 10 yıldır görev yaptığı İhlas Medya Grubu bünyesindeki TGRT Haber kanalındaki sabah programından ve Türkiye Gazetesi'ndeki köşe yazarlığından ani bir kararla ayrılmıştı. Edinilen bilgilere göre; Küçük'ün bazı paylaşım ve siyasi yorumları medya grubu yönetiminde uzun süredir ciddi rahatsızlık yaratıyordu ve bu süreç doğrudan "işten çıkarılma/kovulma" ile sonuçlandı.

Arka planda siyasi çatlak mı var?

Medya kulislerinde konuşulan bir diğer iddia ise Küçük'ün siyasi analizlerinin iktidar kanadında yarattığı çatlak. Siyaset mahkemelerinin ana muhalefet lideri Özgür Özel'i görevden alması ve yerine eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçiş sürecine değinen Küçük, Kılıçdaroğlu yönetimini sert dille eleştirmişti. Küçük, Özgür Özel'in kurduğu "Yeni Parti"nin ilk seçimlerde CHP'yi geride bırakacağını öngörmüş ve bu aykırı çıkışları nedeniyle Ankara'nın tepkisini çekmişti.

Her ne kadar Cem Küçük yaptığı veda açıklamasında "Yemin ediyorum, ayrılığımın mahkeme kararları veya Kemal Bey ile ilgisi yok, iddialara gülüp geçiyorum" diyerek krizi örtbas etmeye çalışsa da, bu siyasi ayrışmanın ardından gelen şantaj operasyonu, sürecin çok daha önceden planlandığını ortaya koyuyor. Rasim Ozan Kütahyalı ve Mehmet Akif Ersoy'un ardından Cem Küçük'ün de adli bir soruşturmayla gözaltına alınması, medyadaki büyük tasfiyenin son halkası olarak yorumlanıyor.

52 ilde sosyal medya operasyonu

Güvenlik güçleri, sosyal medya platformları üzerinden suç örgütlerini öven, propagandasını yapan ve suç işlemeye teşvik edici içerikler paylaşan hesaplara yönelik kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildi

31.07.2026 18:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
52 ilde sosyal medya operasyonu
52 ilde sosyal medya operasyonu
İçişleri Bakanlığı, 52 ilde sosyal medya platformları üzerinden tetikçi ve suç örgütlerini övücü paylaşım yapan şahıslara yönelik düzenlenen operasyonlarda 216 şüphelinin yakalandığını açıkladı.

Ardahan Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

52 ilde "Sosyal medya platformları üzerinden tetikçi ve suç örgütlerini övücü paylaşım yapan" şahıslara yönelik düzenlenen operasyonlarda 216 şüpheli yakalandı.

İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde 52 ilde operasyonlar düzenlendi. Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, EGM İstihbarat Başkanlığı ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca yürütülen ortak çalışmalar sonucunda gerçekleştirilen operasyonlarda yakalanan 216 şüphelinin, iletişim platformlarında oluşturulan gruplar aracılığıyla "tetikçi" temin etmeye ya da tetikçilik yapmaya yönelik paylaşımlarda bulundukları tespit edildi.

Şüphelilerin sosyal medya hesapları üzerinden suç ve suçluyu övücü, tehdit, hakaret ve örgüt propagandası içerikli paylaşımlar yaptıkları, bu paylaşımlarla örgütsel faaliyetlerini duyurmayı amaçladıkları, suç örgütleri arasındaki husumet ve rekabeti sosyal medya mecralarına taşımaya çalıştıkları, suç faaliyetlerinin normal olduğu algısını oluşturmak istedikleri ve sosyal medyayı araç olarak kullanarak, örgütlere yeni eleman kazandırmaya çalıştıkları belirlendi.

Açıklamada, "Sosyal medya üzerinden suça özendirenlere, suç örgütlerinin propagandasını yapanlara ve gençlerimizi hedef alan suç yapılanmalarına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, başkanlıklarımızı, daire başkanlığımızı, MİT Başkanlığımızı, cumhuriyet başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

169 yangından 163'ü kontrol altında

Türkiye genelinde sıcak hava ve şiddetli rüzgarın tetiklediği orman yangınlarına havadan ve karadan müdahale aralıksız sürüyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, dünden bu yana çıkan 169 yangından 163'ünün tamamen kontrol altına alındığını bildirdi. Muğla Fethiye yangını tamamen söndürülürken, kalan kritik bölgelerde ekiplerin alevlerle amansız mücadelesi devam ediyor

31.07.2026 15:20:00 / Güncelleme: 31.07.2026 15:21:49
Haber Merkezi
 
169 yangından 163'ü kontrol altında
169 yangından 163'ü kontrol altında
Türkiye, yaz sıcakları ve kuvvetli fırtınanın etkisiyle Akdeniz ve Ege kıyıları başta olmak üzere birçok noktada es zamanlı çıkan orman yangınlarına karşı topyekun bir mücadele yürütüyor. Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ile AFAD koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda binlerce personel, onlarca uçak ve helikopter alevlerin önüne set çekmek için gece gündüz mesai harcıyor.

Fethiye ve Seydikemer'den güzel haber

Tarım ve Orman Bakanlığı Yangın Yönetim Merkezi'nden son durum verilerini paylaşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sahadaki özverili çalışmalar neticesinde Muğla/Fethiye yangınının tamamen kontrol altına alındığını duyurdu. Bölgede soğutma çalışmalarına geçilirken, yine aynı bölgedeki Muğla/Seydikemer yangını da tamamen kontrol altına alınan alanlar arasında yer aldı. Sarp arazisiyle ekipleri zorlayan Antalya/Kaş ve Isparta/Eğirdir yangınları da kontrol altına alınan diğer noktalar oldu.

Bakan Yumaklı, an itibarıyla Balıkesir/Gömeç, Antalya/Alanya ve Mersin/Gülnar-Aydıncık yangınlarının büyük ölçüde kontrol altında olduğunu ve riskin düşürüldüğünü belirtti. Aydın/Çine'deki yangını tamamen kontrol altına almak için ise havadan ve karadan yoğun müdahalelerin sürdüğü bildirildi.

"Açık alanda kesinlikle ateş yakmayın"

Yangınların çıkış nedenlerine ve önümüzdeki günlerin risk haritasına dikkat çeken Bakan İbrahim Yumaklı, vatandaşlara hayati uyarılarda bulundu. Son çıkan yangınların yüzde 70'inden fazlasının orman dışı alanlarda (bağ, bahçe, anız) başlayıp ormanlara sıçradığını vurgulayan Bakan Yumaklı, "Düşük nem, yüksek sıcaklık ve şiddetli rüzgâr bir araya geldiğinde en küçük bir kıvılcım dahi felakete dönüşebiliyor" dedi. Önümüzdeki günlerin çok kritik olduğunu belirten Bakan Yumaklı, Çanakkale'den Mersin'e kadar olan kıyı şeridinde rüzgarın etkili olduğunu vurguladı. Vatandaşlara açık alanda ateş yakmamaları konusunda uyarıda bulunan Bakan, bu dönemin atlatılması için hassasiyet çağrısında bulundu."

Yerleşim yerlerinde kritik tahliyeler gerçekleşti

Yangınların yerleşim yerlerini tehdit etmesi üzerine valilikler ve AFAD koordinesinde birçok mahallede geniş çaplı tahliye işlemleri gerçekleştirildi. Alınan önlemler kapsamında Muğla Seydikemer'de 408 konut boşaltılırken, 703 vatandaş ve yaklaşık 100 hayvan güvenli alanlara sevk edildi. Ayrıca Seydikemer Devlet Hastanesi'ndeki 45 hasta tedbir amaçlı Fethiye'ye nakledildi.

Alevlerin yaklaştığı bir diğer bölge olan Balıkesir Edremit (Altınoluk) ve Gömeç hatlarında ise 210 konut tedbir amacıyla tahliye edildi ve yaklaşık 650 bölge sakini güvenli yerlere yerleştirildi. Antalya'nın Kumluca ilçesinde 50 konut, Alanya ilçesinde ise Sapadere, Fakırcalı ve Beldibi mahallelerindeki riskli 45 konut şiddetli rüzgar nedeniyle hızla boşaltıldı. Kumluca'da boşaltılan hanelerden 10 tanesi alevlerin sıçraması nedeniyle kullanılamaz hale geldi. Aydın Çine'de ise Kavşıt Yaylası'nda bulunan 30 ev önlem olarak boşaltılırken, alevlerin ulaştığı 5 evde maddi hasar oluştu.

"Tek bir can kaybımızın olmaması en büyük tesellimiz"

Muğla Valiliği ve Balıkesir Valiliği tarafından yapılan ortak açıklamalarda, tahliyelerin tamamen rüzgarın yön değiştirme riskine karşı "önlem amaçlı" yapıldığı vurgulandı. Yetkililer, erken tahliye kararları sayesinde yerleşim yerlerinde herhangi bir can kaybı yaşanmadığını, evlerinden tahliye edilen vatandaşların her türlü barınma ve gıda ihtiyacının Kızılay ve AFAD ekiplerince eksiksiz karşılandığını bildirdi.

2 kişi tutuklandı

Yangın riski nedeniyle AFAD ve Bakanlık iş birliğiyle, aralarında İzmir, Muğla ve Antalya'nın da bulunduğu 9 ildeki vatandaşlara cep telefonlarından acil durum uyarısı gönderildi. Vatandaşlara "Ekipleri engellemeyin, yolları boş bırakın" çağrısı yinelendi.

Öte yandan, Balıkesir/Gömeç'teki yangının kaynak çalışmasından çıktığı belirlenirken, olayla ilgili adli süreç başlatıldı ve 2 şüphelinin tutuklandığı bildirildi. Bölgelerde hasar tespit çalışmaları tüm hızıyla sürüyor.

152 bin 449 adayın başvurduğu ALES/2 bu pazar yapılacak

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 152 bin 449 adayın başvurduğu Akademik Personel Ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı'nın (ALES/2) bu pazar yapılacağını duyurdu

31.07.2026 12:15:00
İHA
 
152 bin 449 adayın başvurduğu ALES/2 bu pazar yapılacak
152 bin 449 adayın başvurduğu ALES/2 bu pazar yapılacak
ÖSYM, ALES/2'nin bu pazar yapılacağını açıkladı. Bu kapsamda sınav, 81 il ve 92 sınav merkezinde gerçekleştirilecek. Sınavda, 395 bina ve 5 bin 895 salon kullanılacak. Ayrıca saat 10.15'te başlayacak sınavda adayların, saat 10.00' dan sonra sınav binalarına alınmayacağı belirtildi. Sayısal ve sözel testlerde 50' şer sorunun sorulacağı sınavda adaylara 150 dakika cevaplama süresi verilecek.

12.45' te sona erecek sınavda süre verilmesi uygun bulunan engelli adaylar, 30 dakika ilave sürelerini kullanabilecek. Sayısal testi, adayların sayısal ve mantıksal akıl yürütme becerilerini, sözel testi ise sözel akıl yürütme becerilerini ölçmeye yönelik sorulardan oluşacak. Soruların belirli yükseköğretim programlarında kazanılan yeterlikleri ve bilgileri ölçmeye yönelik olmayacağı, farklı alanlardan gelen yükseköğretim kurumu mezunlarının cevaplayabilecekleri nitelikte olacağı da özellikle ifade edildi.

Sonuçlar 21 Ağustos'ta belli olacak

ALES/2'nin sonuçları ise 21 Ağustos'ta açıklanacak. Sonuçlar, Türkiye'de lisansüstü eğitime girişte, yurt dışına lisansüstü eğitim için gönderilecek adayların seçiminde ve teknik öğretmenler için mühendislik tamamlama programlarında kullanılacak. Sınavın sonuçları, açıklandığı tarihten itibaren 5 yıl süreyle geçerli olacak. Yurt içindeki ve yurt dışındaki kurumlar istedikleri takdirde amaçları doğrultusunda bu sınavın sonuçlarını kullanabilecekler.

Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgelerine ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden erişebilecek. Kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri, sınav günü açık tutulacak.

"152 bin 449 aday sınava başvurdu"

ALES'in ikincisine 152 bin 449 başvuru olduğunu belirten ÖSYM Başkanı Bayram Ali Ersoy, "Lisans programından mezun olabilecek durumda bulunan, lisans programını bitiren ve denklik belgesi almış olmak kaydıyla yurt dışında lisans eğitimi görmüş olan 152 bin 449 aday sınava başvurdu. Emniyet görevlisi dahil 20 bin 682 personel sınav için görev yapacak. Sınava 643 engelli aday katılacak. Sınava başvuran gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocukları sınav ücretinden muaf tutuldu ve bu haktan bin 268 aday yararlandı. Ayrıca ceza infaz kurumlarında sınava uygun hale getirilen 57 bina sınav için kullanılacak. Ülkemizin akademik geleceğinin belirlenmesinde önemli bir aşama olan sınava katılacak adaylara başarılar, görevlilere kolaylıklar dilerim" dedi.

Ahbap Derneğine ilişkin soruşturmada gözaltına alınan 7 şüpheli tutuklandı

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına ilişkin soruşturma kapsamındaki dördüncü dalga operasyonda gözaltına alınan 13 şüpheliden 7'si tutuklandı

31.07.2026 03:00:00
AA
 
Ahbap Derneğine ilişkin soruşturmada gözaltına alınan 7 şüpheli tutuklandı
Ahbap Derneğine ilişkin soruşturmada gözaltına alınan 7 şüpheli tutuklandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünden geçirilen zanlılar, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesine götürüldü.

Savcılıkta ifadeleri tamamlanan şüphelilerden 7'si tutuklama, 6'sı adli kontrol istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Tutuklanmaları istenen şüphelilerin Hüseyin Başaran, Deniz Şimşek, Ayhan Çevik, Murat Yaren, Nejdet Kuy, Emin Arat ve Muhammed Ali Yılmaz, adli kontrol talep edilenlerin ise Ali Demirhan, Orhan İnan, Faruk Koç, Emre Saral, Recep Demir ve Ayhan Demir olduğu öğrenildi.

Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, 7 şüphelinin tutuklanmasına, 6 şüpheli hakkında ise adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar verdi.

Savcılığın sevk yazısı

Savcılığın, tutuklanması talep edilen 7 şüpheliyle ilgili sulh ceza hakimliğine gönderdiği sevk yazısında, soruşturma kapsamında 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Ahbap Derneği tarafından toplanan bağışların harcamalarının araştırıldığı, mal veya hizmet alımı için sözleşme yapılan özel hukuk tüzel kişiliklerinin yetkilerinin ve yapılan harcamaların irdelendiği belirtildi.

Şüpheli Haluk Levent tarafından edinilen görece fazla sayıda taşınmaz devirlerinin de araştırma konusu olduğu aktarılan yazıda, bu taşınmazların Haluk Levent ve diğer şüphelilerce devredildiği üçüncü kişilerin soruşturmaya dahil edildiği kaydedildi.

Yazıda, Haluk Levent veya işaret ettiği şüphelilere yapılan taşınmaz devirlerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının, bu taşınmazların alım ve satımında değerlerinin çok üzerinde yahut altında rakamlar belirlenip belirlenmediğinin halen soruşturulduğu ifade edildi.

Sevk yazısında, şüphelilerin üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunduğu belirtilerek, şüphelilerin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, suça dair yasada yazılı cezanın üst haddi dikkate alınarak tutuklanmalarına karar verilmesi talep edildi.

Öte yandan şüpheli Hüseyin Başaran savcılıkta verdiği ifadesinde, Haluk Levent'in kendisine Amerika'da bir iş insanından bahsettiğini belirterek, "Bu kişiye tekne satabileceğimizi söyledi. 'Ben de bundan komisyonumu alırım' dedi. Sonra bizden birtakım belgeler istediler, verdik ses seda çıkmadı. Ayrıca bana kendisi için bir jet satın almak istediğini söyledi. Benim jetimin satılık olduğunu bir şekilde öğrenmiş. Sonra bana bir protokol getirdi. Sonra satış gerçekleşmedi. Ben protokole imza attım ama satış tabii ki gerçekleşmedi. Birisine göstereceğini söylemişti ama kim olduğunu söylememişti." beyanında bulundu.

Operasyon

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, soruşturma dosyasında elde edilen deliller doğrultusunda gerçekleştirilen dördüncü dalga operasyonda şüpheliler hakkında 4 ana başlık altında soruşturma işlemi yürütüldü.

Şüphelilerle ilgili "konut ve konteyner alımlarına ilişkin işlemler" başlığındaki soruşturma, Ahbap Derneğinin 2023'te konut yapımı amacıyla anlaşma sağladığı ve bağışlardan önemli miktarda para aktardığı halde taahhüt edilen konutları tamamlamadığı değerlendirilen şirketlerin yetkilileri hakkında yürütülmüştü.

Soruşturmanın "Yeliz Kaya'ya devredilen taşınmazlara ilişkin işlemler"e yönelik kısmında ise bazı şirketler ve kişiler tarafından şüpheli Kaya'ya sıralı şekilde çok sayıda taşınmazın devredildiği belirlenmişti.

Başaran Holding AŞ tarafından 22, Power İnşaat AŞ tarafından 10, Koçsu Yapı AŞ tarafından 17 ve Orhan İnan tarafından da 10 taşınmazın Yeliz Kaya'ya devredildiği tespit edilmiş, bununla ilgili Başaran Holding AŞ'nin sahibi Hüseyin Başaran'ın da bulunduğu 5 kişi hakkında işlem yapılmıştı.

"Dernek çeklerine ilişkin işlemler" kısmında da Ahbap Derneği tarafından düzenlenen bazı çeklerin dolaşımı ve tahsil süreçleri soruşturma kapsamında incelenmiş, bu kapsamda çeklerin son cirantası olduğu belirlenen Sibel Kaya ile Muhammed Ali Yılmaz hakkında işlem başlatılmıştı.

Soruşturmanın "Haluk Levent ile bağlantılı şüpheli ilişkilere ilişkin işlemler" başlığında ise Haluk Levent ile arasındaki mali ve ticari ilişkinin şüpheli nitelikte olduğu değerlendirilen Ali Demirhan hakkında işlem yapılmış ve Ayhan Demir, Nejdet Kuy, Murat Yaren, Ayhan Çevik, Hüseyin Başaran, Recep Demir, Emre Saral, Faruk Koç, Orhan İnan, Sibel Kaya, Muhammed Ali Yılmaz, Ali Demirhan ile Deniz Şimşek hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Çalışmaların tamamlanmasının ardından 27 Temmuz'da düzenlenen operasyonda 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. 

Gençleri barınma krizi bekliyor

YKS tercih maratonu başlarken, üniversite adayları ve aileleri eğitim kalitesinden önce "hayatta kalma" maliyetlerini hesaplıyor. Fahiş ev kiraları ve yetersiz yurt kapasiteleri barınma krizini tırmandırırken; aylık 4 bin TL'de kalan KYK bursları ile eriyen aile gelirleri, gençleri daha yolun başında eğitim hayallerinden vazgeçme noktasına getiriyor

30.07.2026 22:30:00
Haber Merkezi
 
Gençleri barınma krizi bekliyor
Gençleri barınma krizi bekliyor
Haber Analiz

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasının ardından milyonlarca genç için geleceğini şekillendirecek tercih dönemi resmen başladı. Ancak geçmiş yılların aksine, bu yıl tercih stantlarında akademik başarılar, kampüs imkanları veya kariyer fırsatları konuşulmuyor. Masadaki tek ve en acı gündem ekonomik kriz, barınma çıkmazı ve fahiş yaşam maliyetleri.

Enflasyonun hane halkı gelirlerini yuttuğu, büyükşehirlerde kiraların asgari ücreti katladığı bu dönemde üniversite eğitimi almak, artık orta ve düşük gelirli aileler için lüks bir mücadeleye dönüşmüş durumda.

Barınma çıkmazı: "Yurt çıkmazsa ne yapacağız?"

Üniversiteyi şehir dışında okuyacak gençlerin önündeki en büyük barikat barınma sorunu. Türkiye'de 6 milyona yaklaşan üniversite öğrencisine karşılık, Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü'ne (KYK) bağlı devlet yurtlarının kapasitesi son derece sınırlı kalıyor.

Yüz binlerce öğrenci her yıl KYK yurtlarına başvuruyor ancak kontenjan yetersizliği nedeniyle çok az bir kısmı yerleşebiliyor. Üstelik bu yurtların aylık ücretleri ekonomik görünse de kalabalık oda koşulları ve niteliksel yetersizlikler öğrencileri zorluyor.

KYK yurdu çıkmayan bir öğrenci için özel yurtlar veya kiralık evler neredeyse imkansız birer seçeneğe dönüştü. Büyükşehirlerde ortalama bir öğrenci evinin kirası ya da özel yurtların yıllık sözleşme bedelleri, ailelerin aylık toplam gelirini aşacak boyutlara ulaştı. Gençler artık "istediği bölümü" değil, yalnızca "ailesinin yanında kalabileceği" şehirlerdeki üniversiteleri tercih etmek zorunda kalıyor.

4 bin TL'lik KYK bursu sadece birkaç gün yetiyor

Ekonomik zorluk yaşayan öğrencilere devlet tarafından sağlanan aylık 4 bin TL'lik KYK lisans burs ve kredisi, günümüz ekonomik şartlarında komik bir seviyede kalmış durumda.

İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde sadece aylık toplu taşıma, temel kişisel hijyen malzemeleri ve günlük tek öğün dışarıda yemek yemek bile bu bursun tamamını eritmeye yetiyor.

Kitap, fotokopi, eğitim materyali masrafları ve sosyal yaşam bir kenara bırakıldığında dahi, 4 bin TL'lik destek bir öğrencinin aylık asgari gıda ihtiyacını bile karşılamaktan uzak. Bu yetersizlik, öğrencileri ders aralarında ya da geceleri güvencesiz ve ağır işlerde çalışmaya zorluyor; bu da eğitim kalitesini doğrudan düşürüyor.

Ailelerin geliri eriyor, eğitim hayalleri erteleniyor

TÜRK-İŞ'in açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı verileri, ailelerin neden bu denli büyük bir çıkmazda olduğunu açıkça kanıtlıyor. Yoksulluk sınırının 120 bin TL'yi geçtiği, asgari ücretin açlık sınırının altında ezildiği bir ekonomik ekosistemde, bir ailenin şehir dışına çocuk göndermesi matematiksel olarak imkânsız hale geliyor.

Gıda ve barınma gibi temel ihtiyaçlarını ucu ucuna karşılayan aileler, çocuklarının harçlığı, yurt ücreti, faturaları ve ulaşım masrafları altında eziliyor. Birçok aile, çocukları üniversiteyi kazansa dahi kayıt dondurma seçeneğini masada tutuyor ya da çocuklarını doğrudan iş hayatına yönlendiriyor.

Tercih dönemi bir "hayatta kalma" sınavıdır

Mevcut tablo, yükseköğretimde fırsat eşitliğinin tamamen ortadan kalktığını gösteren bir kriz raporudur. Geçmiş yıllarda başarı sırasına göre heyecanla yapılan tercihler, bugün yerini "Aylık masrafı ne olur?", "Ulaşımı ucuz mu?" ve "Yurt çıkma ihtimali var mı?" kaygılarına bıraktı.

Gençlerin eğitim almak yerine sadece barınma ve beslenme sorununu çözmeye odaklanması, ülkenin gelecekteki nitelikli iş gücünü ve akademik başarısını da baltalıyor. Eğer devlet yurtlarının kapasitelerinde radikal bir artışa gidilmez, KYK bursları insanca yaşanabilecek seviyelere çekilmez ve dar gelirli ailelere doğrudan eğitim desteği sunulmazsa, bu tercih dönemi binlerce gencin eğitim hayatının sonu olabilir. Üniversite kapıları artık başarıya değil, yalnızca bu maliyetleri göğüsleyebilen ceplere açılıyor.

Madenciler kendini zincirledi

Bakanlık gözetiminde imzalanan protokole rağmen haklarını alamayan Doruk Madencilik işçileri, Ankara'daki Yıldızlar SSS Holding önünde kendilerini zincirleyerek eylem yaptı. Polisin sert müdahalesiyle karşılaşan çok sayıda işçi ve sendika yöneticisi gözaltına alındı

30.07.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Madenciler kendini zincirledi
Madenciler kendini zincirledi
Eskişehir'de faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik işletmesinde çalışan ve aylardır maaş, fazla mesai ile kıdem tazminatı alacaklarını tahsil edemeyen maden işçilerinin direnişi başkent Ankara'da kritik bir evreye taşındı.

27 Temmuz'dan bu yana holding binası önünde nöbet tutan ve bakanlıklar önünde seslerini duyurmaya çalışan işçiler, 30 Temmuz 2026 sabah saatlerinde taleplerine karşılık bulamayınca kendilerini holding binası önündeki ağaçlara ve demirlere zincirledi.

Protokol imzalandı ama hesaplar boş kaldı

Yaklaşık 580 işçinin mağdur olduğu süreçte, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı gözetiminde 16 Haziran 2026 tarihinde bir protokol imzalanmıştı. Protokole göre şirketin tüm birikmiş alacakları ve kıdem tazminatlarını 23 Temmuz 2026 tarihine kadar ödemesi taahhüt edilmişti. Ancak belirlenen sürenin geçmesine rağmen holding tarafından herhangi bir ödeme gerçekleştirilmedi.

Sözlerin tutulmaması üzerine yeniden harekete geçen madenciler, son üç gündür Ankara'da sırasıyla Çalışma Bakanlığı ve Enerji Bakanlığı önünde baret vurma eylemleri gerçekleştirdi. Enerji Bakanlığı önündeki dünkü eylemler sırasında bir madencinin açlık ve stres sebebiyle fenalaşarak bayılması, alandaki tansiyonu yükseltmişti.

"Eşine ilaç alacak adam var, paramızı bırakmayacağız"

Bugün sabah saat 14.00 sularında holding binası önünde tekrar bir araya gelen Türkiye Maden-İş Sendikası üyesi işçiler, "Ölmek var, dönmek yok" sloganlarıyla kendilerini zincirledi. Kendisini ağaca zincirleyen işçilerden biri yaptığı açıklamada, "Polisle karşı karşıya gelmemek için kendimizi zincirledik. Paramızı almadan buradan ayrılmayacağız. Evde çocuklarımızdan utanıyoruz, hakkımızı bu şirkete bırakmayacağız" diyerek tepkisini dile getirdi.

Türkiye Maden-İş Sendikası Orta Anadolu Şube Başkanı Talih Kocabıyık ise alandaki emniyet güçlerine seslenerek duruma şu sözlerle isyan etti:

"Size bu emri verenler 5 ay kıdem tazminatı almasın, bak bakalım buraya gelmiyorlar mı? Bir tane emek hırsızı holdingi koruyorsunuz. Aramızda kendini zincirleyen, eşi kanser tedavisi gören bir çalışanımız var. 700 bin lira tazminat alacağı duruyor, eşine ilaç alacak. İyi niyetli bir firma olsa önce bu adama ödeme yapardı."

Polis zincirleri kırarak müdahale etti

Eylemin ilerleyen saatlerinde holding binası önü tamamen polis ablukasına alındı. İşçilerin alanı terk etmemesi üzerine emniyet güçleri demir kesme makaslarıyla madencilerin kendilerini bağladığı zincirleri kesti. Çıkan arbedenin ardından başta Şube Başkanı Talih Kocabıyık ve sendika yöneticileri olmak üzere çok sayıda maden işçisi darp edilerek gözaltına alındı.

Maden işçilerinin sendika temsilcileri, gözaltılara rağmen tüm yasal alacaklar hesaplara yatırılana kadar Ankara'daki hak arama mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini vurguladı.

İsviçre bor alarmı vererek raflardan toplattı; Kızılay'dan "sınır aşımı" iddialarına açıklama

İsviçreli yetkililer, denetimlerde mevzuatta izin verilen sınırın üzerinde bor tespit edildiğini belirterek Kızılay markasına ait iki maden suyu ürününü geri çağırdı. Tüketicilere "Kullanmayın" uyarısı yapılan içeceğin Türkiye'deki akıbeti merak konusu olurken Kızılay'dan açıklama geldi

30.07.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
İsviçre bor alarmı vererek raflardan toplattı; Kızılay'dan "sınır aşımı" iddialarına açıklama
İsviçre bor alarmı vererek raflardan toplattı; Kızılay'dan "sınır aşımı" iddialarına açıklama
İsviçre'de yüksek oranda bor tespit edildiği açıklanan Kızılay markalı iki maden suyu için geri çağırma kararı alındı. İsviçre resmi makamlarının açıklamasına göre karar, ülkenin yürürlükteki gıda güvenliği mevzuatı kapsamında gerçekleştirilen analizler sonrasında alındı.

Toplatma kararı alınırken İsviçre'nin gıda güvenliği mevzuatındaki sınır değerlerin esas alındığı Kızılay'dan açıklama geldi.

"İçerik kaynağın doğal yapısına bağlı olarak farklılık göstermektedir"
"Doğal mineralli suların mineral içeriği, beslendiği kaynağın doğal yapısına bağlı olarak farklılık göstermektedir. Doğal mineral seviyelerine ilişkin yasal düzenlemeler ise ülkelerin ulusal mevzuatına göre değişmektedir" sözlerinin altının çizildiği açıklama şöyle oldu:

"Türkiye'deki yasal düzenlemelere uygun olarak üretilen doğal mineralli sular, Avrupa Birliği üyesi olmayan ve farklı bor limitleri uygulayan İsviçre'de farklı kriterlere göre değerlendirilebilmektedir. Ürünlerimizin, ilgili ülkelerin mevzuatlarına uygun şekilde Avrupa'nın ve dünyanın birçok ülkesine ihracatı kesintisiz olarak devam etmektedir. Bu kapsamda, İsviçre'de doğal mineralli sular için uygulanan bor üst limiti 1 mg/L'dir. İçme suyundaki bor için sağlık temelli düzenleyici sınır ise Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından 2,4 mg/L, Avustralya Ulusal Sağlık ve Tıp Araştırmaları Konseyi tarafından 4 mg/L olarak belirlenmiştir. Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı (U.S. EPA), içme suyundaki bor minerali için düzenleyici bir üst sınır belirlememiş; ancak ömür boyu sağlık danışma değerini 5 mg/L olarak açıklamıştır. Erzincan kaynağındaki doğal bor seviyesi, üretim dönemlerine bağlı olarak 0,8–2,0 mg/L aralığında seyretmektedir. Firmamız, ürünlerimizin Türkiye'deki Doğal Mineralli Sular Hakkında Yönetmelik'e ve ilgili uluslararası standartlara uygun olduğunu açıkça beyan etmektedir. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı tarafından belirtilen sağlık temelli değerler bakımından uygun aralıkta bulunduğumuzu vurgulamak isteriz. İsviçre'de gündeme gelen konu, ülkeler arasında uygulanan farklı mevzuat hükümleri ve bor limitlerinden kaynaklanmaktadır. Süreç, ilgili resmî kurumların değerlendirmeleri doğrultusunda yakından takip edilmektedir."

Eren Kaşıkçı'nın ölümündeki kahreden detay ortaya çıktı

MasterChef Türkiye'nin 2021 şampiyonu ve gastronomi dünyasının sevilen ismi Eren Kaşıkçı, Kilyos'taki evinde hareketsiz halde bulundu. 37 yaşındaki şefin ani vefatı sevenlerini yasa boğarken, olay yeri incelemelerindeki ilaç detayı ve kalp krizi şüphesi soruşturmanın seyrini değiştirdi

30.07.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Eren Kaşıkçı'nın ölümündeki kahreden detay ortaya çıktı
Eren Kaşıkçı'nın ölümündeki kahreden detay ortaya çıktı
Televizyon ekranlarında sakin tavırları, teknik bilgisi ve "Kızıl Sakal" lakabıyla geniş bir hayran kitlesi edinen profesyonel şef Eren Kaşıkçı'dan yaklaşık iki gündür haber alınamıyordu. Olay, dün saat 17.00 sıralarında Sarıyer Kumköy Mahallesi'nde meydana geldi. Kaşıkçı'ya ulaşamayan iş ortağı Mikail Malkoçoğlu, ünlü şefin yalnız yaşadığı eve gitti ve kendisini yerde hareketsiz halde buldu. İhbar üzerine adrese hızla sevk edilen jandarma ve acil sağlık ekiplerinin yaptığı ilk kontrollerde, Eren Kaşıkçı'nın hayatını kaybettiği kesinleşti.

İlk şüphe kalp krizi: "İlaçlarına uzanmaya çalışıyordu"

Olay yerinde yapılan ilk incelemelerde yürek burkan bir detay gün yüzüne çıktı. İddialara göre ünlü şef, yatağının hemen başucundaki komodinin üzerinde bulunan ilaçlarına uzanmaya çalıştığı sırada yaşamını yitirdi.

Konuyla ilgili basın mensuplarına açıklamalarda bulunan iş ortağı Mikail Malkoçoğlu, "Biz de kesin sonucu Adli Tıp raporu çıkınca öğreneceğiz. Ancak adrese gelen sağlık ekiplerinin ilk izlenimi, arkadaşımızın kalp krizi geçirmiş olabileceği yönünde" ifadelerini kullandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şefin ölümüyle ilgili herhangi bir ihmal ya da şüphe kalmaması adına kapsamlı bir tahkikat yürütüyor.

Yeni şubeler için yoğun bir mesai harcıyordu

MasterChef şampiyonluğunun ardından gastronomi kariyerine hız kesmeden devam eden Eren Kaşıkçı, Kadıköy'de kurduğu ve büyük emek verdiği "Kızıl Sakal Sandviç & Burger" isimli restoranıyla adından söz ettiriyordu.

Son günlerinde işlerine oldukça yoğunlaştığı belirtilen Kaşıkçı'nın, mevcut restoranını büyütmekle kalmayıp Pendik Kurtköy'de açmayı planladığı yeni şubesinin hazırlıkları için gece gündüz çalıştığı öğrenildi. Acı haberin ardından Kadıköy'deki restoranı bugün kapılarını açmayarak sessizliğe büründü.

Kızının doğum gününden iki gün sonra gelen acı veda

Ünlü şefin vefatının arkasındaki bir diğer dramatik detay ise aile yaşantısında saklıydı. Olay esnasında eşi ve çocuğunun Gökçeada'da olduğu öğrenilirken, Kaşıkçı'nın çok sevdiği kızı Maya'nın doğum gününün 27 Temmuz olduğu ortaya çıktı.

Kızının doğum gününü kutladıktan yalnızca iki gün sonra hayata gözlerini yuman başarılı şefin ani ölümü, TV8 ve Acun Medya başta olmak üzere tüm televizyon ile gastronomi dünyasında derin bir şok etkisi yarattı. Acun Ilıcalı ve programın jüri üyeleri sosyal medya hesaplarından duygusal taziye mesajları yayınladı.

Memleketi Tokat'a uğurlandı

Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından Eren Kaşıkçı'nın cenazesi ailesi tarafından teslim alındı. Ünlü şefin cenazesi, ikindi namazına müteakip Yenidoğan Cemevi'nden kaldırıldı. Kaşıkçı, törenin ardından toprağa verilmek üzere memleketi Tokat'a doğru uğurlandı.

Bu arada Eren Kaşıkçı'nın son röportajını Meltem TV'ye verdiği öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.