logo
24 HAZİRAN 2026

'Ömür boyu Cumhurbaşkanı kalma sistemine hayır!'

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş Bursa'da düzenlenen 'Mevzu Ekonomi: Çözüm Milli Ekonomi Modeli' programında konuştu

20.06.2022 11:51:00
'Ömür boyu Cumhurbaşkanı kalma sistemine hayır!'
'Ömür boyu Cumhurbaşkanı kalma sistemine hayır!'
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, partisince Türkiye genelinde düzenlenen 'Mevzu Ekonomi: Çözüm Milli Ekonomi Modeli' programlarının Bursa ayağına katıldı. Yoğun katılımın olduğu programın kapanış konuşmasını gerçekleştiren BTP lideri sıcak gündem üzerine değerlendirmeler yaptı. Türkiye'nin ağır bir ekonomik krizden geçtiğini ifade eden Hüseyin Baş, buna rağmen iktidar çevrelerince "Ekonomiyi çözse çözse Erdoğan çözer" şeklinde propaganda yapıldığını belirterek, "Sanki ülkede 20 yıldır başkaları hüküm sürüyor da bizden yetki isteyen bir muhalefet var ve bundan sonraki süreçte bir şeyleri değişecekler. 20 yıldır bu ülkeyi yönetiyorsunuz bir 20 yıl daha yönetseniz ne yapacaksınız" dedi.

'Bu iktidara 'Bunlar Müslüman'dır' diye oy vermeyin'

Vatandaşların mevcut iktidara, 'Bunlar Müslüman'dır' diyerek oy vermemesi gerektiğini söyleyen BTP lideri konuşmasına şöyle devam etti: "Domuz etini kasaplık et haline getirenler bunlar, zinayı suç olmaktan çıkaranlar bunlar, nüfus cüzdanlarından 'Dini: İslam'dır' hanesini çıkaranlar bunlar, ama aramızdaki en büyük Müslümanlar da güya bunlar. Burada çok büyük bir tezat var. Sizlere düşen bütün toplumumuzu bu kandırmaca noktasında ayıktırmaktır, uyandırmaktır. Siz cumhuriyetin kazanımları olan, Atatürk'ün bize emanet ettiği, dedelerimizin savaşla kazandığı bu topraklar üzerine inşa edilen bütün fabrikaların yabancılara, üç beş yandaşa peşkeş çekilmesine 'tamam' diyorsanız, gidin AK Parti'ye oy verin. Ama rica ediyorum, hiç kimse ' Bunlar Müslüman'dır, bizim dinimizi kolluyor, koruyor' diye hikâye okuyup bu adamlara oy vermesin."

Enflasyon sonuç, hükümet sebep…

Konuşmasında zamlar ve enflasyon konusuna da değinen Hüseyin Baş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Fahiş fiyat artışlarıyla insanımızın rızkına uzanan habis ellere karşı hukuki ve idari düzenlemeleri hayata geçirmeyi sürdüreceğiz" şeklindeki sözlerine cevap verdi. BTP lideri, "Bakın habis eller, bizim mahalledeki bakkal Rüstem amcaymış! Mahalledeki bakkalla, caddedeki kasapla mücadele ediyorlar. Nedir fahiş fiyat biliyor musunuz? Fahiş fiyat, Gelire Endeksli Senetten (GES) kaynaklanan piyasadır. Fahiş fiyat, senin dövizi, doları alıp, 'Faizi indireceğim, nas var' diye diye bu millete doları iki katına kitlemendir. Fahiş fiyat cebinde parası olana Kur Korumalı Mevduat (KKM) diyerek bu kadar insanın parasını o adamlara tapulamandır. Senin fahiş fiyat dediğin bu. Türkiye'deki enflasyonun sebebini hiçbir yerde aramayın, Türkiye'deki enflasyonun sebebi hükümettir" dedi.

'Pandeminin çökertemediği sağlık sistemini hükümet çökertti'

Sağlık sisteminde yaşanan sorunlar da BTP liderinin gündemindeydi. Bir ambulans şoförünün Sağlık Bakanlığı önünde yaptığı protestoya dikkat çeken Hüseyin Baş şunları söyledi: "Bir ambulans şoförü bir kanser hastasını hastane hastane dolaştırıyor ve hastayı teslim edecek bir hastane bulamıyor. Neden? Doktor yok! Doktorlara, 'Defolun gidin' diyordu Cumhurbaşkanı. Bak gidince ne oluyor? Zihniyete bakar mısınız, pandeminin çökertemediği sağlık sistemini hükümet çökertti. Tebrik etmek lazım."

'Yalan habere 'Cami yaktılar' da giriyor mu?'

Sosyal medya düzenlemesi üzerine de BTP Genel Başkanı Baş'tan çarpıcı değerlendirmeler geldi. "Sosyal medya düzenlemesine göre yalan haber yayanlar cezalandırılacakmış. Yalan haber yayan düşünsün" diyen Baş, şunları söyledi: "Mesela yalan haber içinde 'camiler yakıldı' var mı,  kendisi iktidar olmadan 20 yıl önce açılmış üniversite için 'Biz açtık' demek var mı? Mesela, 'Lozan'da gizli madde var' diyenler de yargılanacak mı? 1954 doğumlu Cumhurbaşkanının 1950 yılında sona eren tek partili sistem için 'Biz tek partili sistemden çok çektik' demesi de var mı? Yalan haberin içinde diploması olup olmadığı belli olmayan birinin 'Ben ekonomistim' demesi de var mı?"

'Erdoğan aday olabiliyorsa ben de adayım'

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın üçüncü kez aday olup olmayacağı yönündeki tartışmaya giren BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş önemli değerlendirmeler yaptı. Geçmişte, "Eğer Cumhurbaşkanı 'üçüncü kez adayım' diyorsa ben de adayım" dediğini hatırlatan Hüseyin Baş, "Buradan tekrar ediyorum. Ben de Cumhurbaşkanı adayıyım, hadi YSK bana da 'yok' desin. Niye böyle diyorum? Cumhurbaşkanı seçilmenin şartları var. Bütün kanunların kendisine uyumlu olmakla zorunlu olduğu yasaya anayasada denir. Şu anki Anayasamızı 2010 anayasası diye bilirsiniz, hâlbuki biz hala 1982 anayasasını uygularız. Onun içini bazen doldururlar, bazen boşaltırlar. Anayasamızın 101. maddesinde şöyle yazar; Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş, yükseköğrenim yapmış, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip Türk vatandaşları arasından, doğrudan halk tarafından seçilir." Şimdi ben 40 yaşını doldurmadım ama yükseköğrenim yaptım, milletvekili seçilme yeterliliğine de sahibim, Türk vatandaşıyım ve aynı zamanda Türk'üm. Şimdi benim için 40 yaş şartı mesele olacaksa karşı tarafa daha büyük arıza çıkartırım."

'Ölene kadar Cumhurbaşkanı kalma sistemi'

Anayasa 101. Maddede, "Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir" dendiğini de belirten Hüseyin Baş, şu değerlendirmeyi yaptı: "Bakın 5+5 yıl kaç ediyor? 10 yıl. Açık açık burada yazıyor. Bunun bir istisnasından bahseder anayasa madde 116 ve "Türkiye Büyük Millet Meclisi, üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Bu halde Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır" der. Dananın kuyruğunun koptuğu yer ise şu; 'Cumhurbaşkanının ikinci döneminde seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde Cumhurbaşkanı bir daha aday olabilir.' Bu maddeye dayanarak bugün hükümet ve Sayın Cumhurbaşkanımız, 'Erken seçim olursa ben Cumhurbaşkanı adayı olabilirim' diyor. Peki, anayasa maddesini bir daha okuyalım, 'Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir.' Şimdi biz en son seçimleri ne zaman yaptık? 2018'in Haziran ayında yaptık ve bir Cumhurbaşkanı seçtik. İkinci dönemini seçtik. Sonraki seçim ne zaman? 2023'ün Haziran ayında! Peki, bu tarihten önce yapılacak olan bir seçim 2018 Haziran ayının seçimlerinin yenilenmesi midir, yoksa 2023 Haziran seçimlerinin erkenden yapılması mıdır? Erken yapılmasıdır! Şimdi bunu söylediğiniz zaman bunlar çok uyanık, size diyorlar ki, 'Anayasada ve seçim kanunlarında erken seçim diye bir ifade yok, seçim yenilenmesinden kasıt erken seçim ve diğer seçim yenilenmelerini kapsıyor, yani erken seçim de seçimi yenilemek manasına gelir' diyorlar. Peki, seçim yenilenmesi ne demek? Bir önceki dönemin seçim sürecinde aldığım yetki bana başka bir seçimle tekrar veriliyor demek. Yani erken seçim olur ve Cumhurbaşkanımız burada aday olur ve seçilirse seçim yenilendiği için kaçıncı dönemini yapmış olur? Yine ikinci dönemini yapmış olur! Peki, 2023 yılının Haziran'ından başka bir zamanda seçimi yenileten Cumhurbaşkanı 5 yıl daha dursa ve 2028 yılı Haziran'ından 1 ay önce bir seçim daha yapsa yine aday olabilir mi? Bu mantığa göre olabilir. Bakın ben hukukçuyum, kafadan sallama konuşmuyorum. Kanun maddesini lafzi yorum dediğimiz şekilde irdeliyorum burada. Bu, bir kişinin ölene kadar Cumhurbaşkanı olarak kalmasının önünü açan saçma sapan uydurma bir formüldür. Babam Prof. Dr. Haydar Baş'ın dediği, 'Yapmayın, bu demokratik krallıktır' cümlesinin bugünkü yansımasıdır. Özetlersek her 5 yılda bir seçim gelmeden 1 ay önce seçimi yeniliyorum dediğinde 2018'de aldığı ikinci dönem yetkisini yenilemiş oluyor ve dolayısıyla ölene kadar Cumhurbaşkanı olabiliyor. Böyle bir saçmalık olamaz."

'İstanbul'un ikinci fatihi Atatürk'tür'

Yunanistan ile tırmanan kriz de BTP liderinin gündemindeydi.
Konuşmasında, "Bu ülkede Yunanistan'ı gerçek manada rahatsız eden, korkutan iki adam yaşadı. Birisi Prof. Dr. Haydar Baş birisi de benim" diyen Baş, konuşmasına şöyle devam etti: "Atatürk'ü saymıyorum çünkü onları korkutmadı, direk denize döktü. Niye ben diyorum? 10 Kasım tarihi gelirken, 'Ayasofya'da Atatürk'ün adına mevlit okutalım' dedim. Bunu daha önce Atatürk yapmış, 70 bin kişiyle Ayasofya'da mevlit okutmuş. Biz de 'Bu en çok Atatürk'e yakışır' dedik. Oranın birinci fatihi Fatih Sultan Mehmet, ama ikinci fatihi, İngilizlerin 5 yıllık esaretinden kurtaran ve bu millete tekrar armağan eden, yani birinci fatihin adını anmamıza vesile olan fatihi de Atatürk'tür. O'na bir mevlit okuyalım dedik. Ben bunu deyince Yunan basınında, 'Olmaz öyle şey, Türkiye haddini bilsin' haberleri çıktı. Bu işten bir Yunan rahatsız oldu, bir de..." ifadelerini kullandı.

'Yunanistan ile gerilim seçim yatırımı'

İktidarın Yunanistan'a yönelik sertleşen tavrına da değinen BTP lideri, "Yunanistan ile bir mücadeleye gireceksen önce samimi olacaksın. Ben bundan 1 yıl önce bir TV programında, 'Yunanistan'a ABD silah yığıyor. Bir ülke başka bir ülkeye niye tank getirir kardeşim. 10 binden fazla tank getirmiş ABD, hiç buna dikkat ediyor musunuz ey siyasiler, ey Meclis'tekiler, ey külliyedekiler? Buna bir dikkat edin, burada bir şeyler oluyor' dedim. Bir yıl önce uyardım, hiç kimsenin sesi çıkmadı. Çıkan cılız sesler de 'Onlar Türkiye için değil, Rusya için. Rusya'yı tehdit olarak görüyor' dedi. Rusya Ukrayna'ya girdi, bir tane tank 1 metre yerinden oynamadı. Demek ki bu Rusya için değilmiş. Şimdi kalktılar, 'ABD bunu nasıl yapar, Yunanistan bunu nasıl yapar' diye serzenişte bulunuyorlar. Biz bunu söylediğimizde harekete geçmeyenler bugün bunu gündem ederek Türk milletinin güvenliğini mi düşünüyor, yoksa önümüzdeki seçimleri mi düşünüyor? Biraz muhasebe yapmak lazım. Bir seçim yatırımı olarak bu milletin kandırılmasına müsaade etmeyecek olan insanlar işte buradaki insanlardır, sizlersiniz" dedi.

"Bugünümüz de, geleceğimiz de Atatürk'tür"

Ege Adaları tartışmasına da giren BTP lideri Hüseyin Baş şunları söyledi: "Biz, Adaları Lozan'da kaybetmedik. Osmanlı'nın yaptığı anlaşmayla kaybedilen adaların egemenlik hakkı, yönetim hakkı Yunanistan'a geçti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Lozan antlaşmasıyla Yunan'ın egemenlik hakkına çomak soktu ve "Bu adalar sende kalmış olsa bile silah çıkaramazsın" dedi. Bunu yapan Atatürk bir dehadır. Silahsızlandırılması gereken adalara Yunanlılar silah çıkarırken buradakiler Atatürk ile yine kavga ediyordu. Bakın bu ülkenin geçmişi de Atatürk'tür, bugünü de Atatürk'tür, geleceği de Atatürk'tür. Siz Atatürk ile barışmadan, siz Atatürk'ün hakkını teslim etmeden, siz Atatürk'ün ruhaniyetinden özür dilemeden vallahi helak olursunuz, billahi helak olursunuz. Atatürk bir Cumhuriyet kurdu, aradan bir yıl geçmedi bütün dünya Ankara'daki hükümeti tanıdı. 48 senedir KKTC'yi iki tane ülkeye tanıtamadınız. Bu 48 senenin 20 senesi de sizin hükümetinizle geçti, yiyorsa maçanız, varsa delikanlılığınız çıkın KKTC'yi bütün dünyaya tanıtın. Bıraktım bütün dünyayı sadece sınır ülkelere tanıtın. Türkiye'nin dış politikasını nasıl buluyorsunuz derler bana. Türkiye'nin bir dış politikası yok. Türkiye'nin dış politikası dediğin ABD'nin iç politikası…"

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.