logo
12 NİSAN 2026

'Ömür boyu Cumhurbaşkanı kalma sistemine hayır!'

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş Bursa'da düzenlenen 'Mevzu Ekonomi: Çözüm Milli Ekonomi Modeli' programında konuştu

20.06.2022 11:51:00
'Ömür boyu Cumhurbaşkanı kalma sistemine hayır!'
'Ömür boyu Cumhurbaşkanı kalma sistemine hayır!'
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, partisince Türkiye genelinde düzenlenen 'Mevzu Ekonomi: Çözüm Milli Ekonomi Modeli' programlarının Bursa ayağına katıldı. Yoğun katılımın olduğu programın kapanış konuşmasını gerçekleştiren BTP lideri sıcak gündem üzerine değerlendirmeler yaptı. Türkiye'nin ağır bir ekonomik krizden geçtiğini ifade eden Hüseyin Baş, buna rağmen iktidar çevrelerince "Ekonomiyi çözse çözse Erdoğan çözer" şeklinde propaganda yapıldığını belirterek, "Sanki ülkede 20 yıldır başkaları hüküm sürüyor da bizden yetki isteyen bir muhalefet var ve bundan sonraki süreçte bir şeyleri değişecekler. 20 yıldır bu ülkeyi yönetiyorsunuz bir 20 yıl daha yönetseniz ne yapacaksınız" dedi.

'Bu iktidara 'Bunlar Müslüman'dır' diye oy vermeyin'

Vatandaşların mevcut iktidara, 'Bunlar Müslüman'dır' diyerek oy vermemesi gerektiğini söyleyen BTP lideri konuşmasına şöyle devam etti: "Domuz etini kasaplık et haline getirenler bunlar, zinayı suç olmaktan çıkaranlar bunlar, nüfus cüzdanlarından 'Dini: İslam'dır' hanesini çıkaranlar bunlar, ama aramızdaki en büyük Müslümanlar da güya bunlar. Burada çok büyük bir tezat var. Sizlere düşen bütün toplumumuzu bu kandırmaca noktasında ayıktırmaktır, uyandırmaktır. Siz cumhuriyetin kazanımları olan, Atatürk'ün bize emanet ettiği, dedelerimizin savaşla kazandığı bu topraklar üzerine inşa edilen bütün fabrikaların yabancılara, üç beş yandaşa peşkeş çekilmesine 'tamam' diyorsanız, gidin AK Parti'ye oy verin. Ama rica ediyorum, hiç kimse ' Bunlar Müslüman'dır, bizim dinimizi kolluyor, koruyor' diye hikâye okuyup bu adamlara oy vermesin."

Enflasyon sonuç, hükümet sebep…

Konuşmasında zamlar ve enflasyon konusuna da değinen Hüseyin Baş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Fahiş fiyat artışlarıyla insanımızın rızkına uzanan habis ellere karşı hukuki ve idari düzenlemeleri hayata geçirmeyi sürdüreceğiz" şeklindeki sözlerine cevap verdi. BTP lideri, "Bakın habis eller, bizim mahalledeki bakkal Rüstem amcaymış! Mahalledeki bakkalla, caddedeki kasapla mücadele ediyorlar. Nedir fahiş fiyat biliyor musunuz? Fahiş fiyat, Gelire Endeksli Senetten (GES) kaynaklanan piyasadır. Fahiş fiyat, senin dövizi, doları alıp, 'Faizi indireceğim, nas var' diye diye bu millete doları iki katına kitlemendir. Fahiş fiyat cebinde parası olana Kur Korumalı Mevduat (KKM) diyerek bu kadar insanın parasını o adamlara tapulamandır. Senin fahiş fiyat dediğin bu. Türkiye'deki enflasyonun sebebini hiçbir yerde aramayın, Türkiye'deki enflasyonun sebebi hükümettir" dedi.

'Pandeminin çökertemediği sağlık sistemini hükümet çökertti'

Sağlık sisteminde yaşanan sorunlar da BTP liderinin gündemindeydi. Bir ambulans şoförünün Sağlık Bakanlığı önünde yaptığı protestoya dikkat çeken Hüseyin Baş şunları söyledi: "Bir ambulans şoförü bir kanser hastasını hastane hastane dolaştırıyor ve hastayı teslim edecek bir hastane bulamıyor. Neden? Doktor yok! Doktorlara, 'Defolun gidin' diyordu Cumhurbaşkanı. Bak gidince ne oluyor? Zihniyete bakar mısınız, pandeminin çökertemediği sağlık sistemini hükümet çökertti. Tebrik etmek lazım."

'Yalan habere 'Cami yaktılar' da giriyor mu?'

Sosyal medya düzenlemesi üzerine de BTP Genel Başkanı Baş'tan çarpıcı değerlendirmeler geldi. "Sosyal medya düzenlemesine göre yalan haber yayanlar cezalandırılacakmış. Yalan haber yayan düşünsün" diyen Baş, şunları söyledi: "Mesela yalan haber içinde 'camiler yakıldı' var mı,  kendisi iktidar olmadan 20 yıl önce açılmış üniversite için 'Biz açtık' demek var mı? Mesela, 'Lozan'da gizli madde var' diyenler de yargılanacak mı? 1954 doğumlu Cumhurbaşkanının 1950 yılında sona eren tek partili sistem için 'Biz tek partili sistemden çok çektik' demesi de var mı? Yalan haberin içinde diploması olup olmadığı belli olmayan birinin 'Ben ekonomistim' demesi de var mı?"

'Erdoğan aday olabiliyorsa ben de adayım'

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın üçüncü kez aday olup olmayacağı yönündeki tartışmaya giren BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş önemli değerlendirmeler yaptı. Geçmişte, "Eğer Cumhurbaşkanı 'üçüncü kez adayım' diyorsa ben de adayım" dediğini hatırlatan Hüseyin Baş, "Buradan tekrar ediyorum. Ben de Cumhurbaşkanı adayıyım, hadi YSK bana da 'yok' desin. Niye böyle diyorum? Cumhurbaşkanı seçilmenin şartları var. Bütün kanunların kendisine uyumlu olmakla zorunlu olduğu yasaya anayasada denir. Şu anki Anayasamızı 2010 anayasası diye bilirsiniz, hâlbuki biz hala 1982 anayasasını uygularız. Onun içini bazen doldururlar, bazen boşaltırlar. Anayasamızın 101. maddesinde şöyle yazar; Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş, yükseköğrenim yapmış, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip Türk vatandaşları arasından, doğrudan halk tarafından seçilir." Şimdi ben 40 yaşını doldurmadım ama yükseköğrenim yaptım, milletvekili seçilme yeterliliğine de sahibim, Türk vatandaşıyım ve aynı zamanda Türk'üm. Şimdi benim için 40 yaş şartı mesele olacaksa karşı tarafa daha büyük arıza çıkartırım."

'Ölene kadar Cumhurbaşkanı kalma sistemi'

Anayasa 101. Maddede, "Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir" dendiğini de belirten Hüseyin Baş, şu değerlendirmeyi yaptı: "Bakın 5+5 yıl kaç ediyor? 10 yıl. Açık açık burada yazıyor. Bunun bir istisnasından bahseder anayasa madde 116 ve "Türkiye Büyük Millet Meclisi, üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Bu halde Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır" der. Dananın kuyruğunun koptuğu yer ise şu; 'Cumhurbaşkanının ikinci döneminde seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde Cumhurbaşkanı bir daha aday olabilir.' Bu maddeye dayanarak bugün hükümet ve Sayın Cumhurbaşkanımız, 'Erken seçim olursa ben Cumhurbaşkanı adayı olabilirim' diyor. Peki, anayasa maddesini bir daha okuyalım, 'Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir.' Şimdi biz en son seçimleri ne zaman yaptık? 2018'in Haziran ayında yaptık ve bir Cumhurbaşkanı seçtik. İkinci dönemini seçtik. Sonraki seçim ne zaman? 2023'ün Haziran ayında! Peki, bu tarihten önce yapılacak olan bir seçim 2018 Haziran ayının seçimlerinin yenilenmesi midir, yoksa 2023 Haziran seçimlerinin erkenden yapılması mıdır? Erken yapılmasıdır! Şimdi bunu söylediğiniz zaman bunlar çok uyanık, size diyorlar ki, 'Anayasada ve seçim kanunlarında erken seçim diye bir ifade yok, seçim yenilenmesinden kasıt erken seçim ve diğer seçim yenilenmelerini kapsıyor, yani erken seçim de seçimi yenilemek manasına gelir' diyorlar. Peki, seçim yenilenmesi ne demek? Bir önceki dönemin seçim sürecinde aldığım yetki bana başka bir seçimle tekrar veriliyor demek. Yani erken seçim olur ve Cumhurbaşkanımız burada aday olur ve seçilirse seçim yenilendiği için kaçıncı dönemini yapmış olur? Yine ikinci dönemini yapmış olur! Peki, 2023 yılının Haziran'ından başka bir zamanda seçimi yenileten Cumhurbaşkanı 5 yıl daha dursa ve 2028 yılı Haziran'ından 1 ay önce bir seçim daha yapsa yine aday olabilir mi? Bu mantığa göre olabilir. Bakın ben hukukçuyum, kafadan sallama konuşmuyorum. Kanun maddesini lafzi yorum dediğimiz şekilde irdeliyorum burada. Bu, bir kişinin ölene kadar Cumhurbaşkanı olarak kalmasının önünü açan saçma sapan uydurma bir formüldür. Babam Prof. Dr. Haydar Baş'ın dediği, 'Yapmayın, bu demokratik krallıktır' cümlesinin bugünkü yansımasıdır. Özetlersek her 5 yılda bir seçim gelmeden 1 ay önce seçimi yeniliyorum dediğinde 2018'de aldığı ikinci dönem yetkisini yenilemiş oluyor ve dolayısıyla ölene kadar Cumhurbaşkanı olabiliyor. Böyle bir saçmalık olamaz."

'İstanbul'un ikinci fatihi Atatürk'tür'

Yunanistan ile tırmanan kriz de BTP liderinin gündemindeydi.
Konuşmasında, "Bu ülkede Yunanistan'ı gerçek manada rahatsız eden, korkutan iki adam yaşadı. Birisi Prof. Dr. Haydar Baş birisi de benim" diyen Baş, konuşmasına şöyle devam etti: "Atatürk'ü saymıyorum çünkü onları korkutmadı, direk denize döktü. Niye ben diyorum? 10 Kasım tarihi gelirken, 'Ayasofya'da Atatürk'ün adına mevlit okutalım' dedim. Bunu daha önce Atatürk yapmış, 70 bin kişiyle Ayasofya'da mevlit okutmuş. Biz de 'Bu en çok Atatürk'e yakışır' dedik. Oranın birinci fatihi Fatih Sultan Mehmet, ama ikinci fatihi, İngilizlerin 5 yıllık esaretinden kurtaran ve bu millete tekrar armağan eden, yani birinci fatihin adını anmamıza vesile olan fatihi de Atatürk'tür. O'na bir mevlit okuyalım dedik. Ben bunu deyince Yunan basınında, 'Olmaz öyle şey, Türkiye haddini bilsin' haberleri çıktı. Bu işten bir Yunan rahatsız oldu, bir de..." ifadelerini kullandı.

'Yunanistan ile gerilim seçim yatırımı'

İktidarın Yunanistan'a yönelik sertleşen tavrına da değinen BTP lideri, "Yunanistan ile bir mücadeleye gireceksen önce samimi olacaksın. Ben bundan 1 yıl önce bir TV programında, 'Yunanistan'a ABD silah yığıyor. Bir ülke başka bir ülkeye niye tank getirir kardeşim. 10 binden fazla tank getirmiş ABD, hiç buna dikkat ediyor musunuz ey siyasiler, ey Meclis'tekiler, ey külliyedekiler? Buna bir dikkat edin, burada bir şeyler oluyor' dedim. Bir yıl önce uyardım, hiç kimsenin sesi çıkmadı. Çıkan cılız sesler de 'Onlar Türkiye için değil, Rusya için. Rusya'yı tehdit olarak görüyor' dedi. Rusya Ukrayna'ya girdi, bir tane tank 1 metre yerinden oynamadı. Demek ki bu Rusya için değilmiş. Şimdi kalktılar, 'ABD bunu nasıl yapar, Yunanistan bunu nasıl yapar' diye serzenişte bulunuyorlar. Biz bunu söylediğimizde harekete geçmeyenler bugün bunu gündem ederek Türk milletinin güvenliğini mi düşünüyor, yoksa önümüzdeki seçimleri mi düşünüyor? Biraz muhasebe yapmak lazım. Bir seçim yatırımı olarak bu milletin kandırılmasına müsaade etmeyecek olan insanlar işte buradaki insanlardır, sizlersiniz" dedi.

"Bugünümüz de, geleceğimiz de Atatürk'tür"

Ege Adaları tartışmasına da giren BTP lideri Hüseyin Baş şunları söyledi: "Biz, Adaları Lozan'da kaybetmedik. Osmanlı'nın yaptığı anlaşmayla kaybedilen adaların egemenlik hakkı, yönetim hakkı Yunanistan'a geçti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Lozan antlaşmasıyla Yunan'ın egemenlik hakkına çomak soktu ve "Bu adalar sende kalmış olsa bile silah çıkaramazsın" dedi. Bunu yapan Atatürk bir dehadır. Silahsızlandırılması gereken adalara Yunanlılar silah çıkarırken buradakiler Atatürk ile yine kavga ediyordu. Bakın bu ülkenin geçmişi de Atatürk'tür, bugünü de Atatürk'tür, geleceği de Atatürk'tür. Siz Atatürk ile barışmadan, siz Atatürk'ün hakkını teslim etmeden, siz Atatürk'ün ruhaniyetinden özür dilemeden vallahi helak olursunuz, billahi helak olursunuz. Atatürk bir Cumhuriyet kurdu, aradan bir yıl geçmedi bütün dünya Ankara'daki hükümeti tanıdı. 48 senedir KKTC'yi iki tane ülkeye tanıtamadınız. Bu 48 senenin 20 senesi de sizin hükümetinizle geçti, yiyorsa maçanız, varsa delikanlılığınız çıkın KKTC'yi bütün dünyaya tanıtın. Bıraktım bütün dünyayı sadece sınır ülkelere tanıtın. Türkiye'nin dış politikasını nasıl buluyorsunuz derler bana. Türkiye'nin bir dış politikası yok. Türkiye'nin dış politikası dediğin ABD'nin iç politikası…"

Simav'da 127 artçı deprem

Kütahya'nın Simav ilçesinde meydana gelen 4.8 büyüklüğündeki depremin ardından, geçen 16 saat içinde 127'den fazla artçı sarsıntı kaydedildi. Artçı depremlerin büyüklüklerinin 0.8 ile 3.7 arasında değiştiği bildirildi

12.04.2026 12:26:00
İhlas Haber Ajansı
Simav'da 127 artçı deprem
Simav'da 127 artçı deprem
Kütahya'nın Simav ilçesinde meydana gelen 4.8 büyüklüğündeki depremin ardından, geçen 16 saat içinde 127'den fazla artçı sarsıntı kaydedildi. Artçı depremlerin büyüklüklerinin 0.8 ile 3.7 arasında değiştiği bildirildi.
Dün Simav'da saat 17.31'de meydana gelen 4.8 büyüklüğündeki ana depremin ardından, saat 17.37 ve 17.42'de 3.6, saat 19.11'de ise 3.7 büyüklüğünde artçı sarsıntılar yaşandı.
Deprem ve artçı sarsıntılar çevre ilçelerde de hissedildi.İHA

İstanbul'da uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında eğlence mekanlarında arama yapıldı

İstanbul'da uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında Beşiktaş'ta restoran ve eğlence mekanı olarak faaliyet gösteren iş yerlerinde arama gerçekleştirildi

12.04.2026 04:18:00 / Güncelleme: 12.04.2026 06:23:18
AA
İstanbul'da uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında eğlence mekanlarında arama yapıldı
İstanbul'da uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında eğlence mekanlarında arama yapıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında Beşiktaş ilçesindeki Bebek, Kuruçeşme ve Etiler semtlerinde bulunan eğlence mekanları için arama kararı çıkarıldı.

Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, karar sonrası iş yerlerinde arama yaptı.



Ekipler, eğlence mekanlarının önünde park halinde bulunan şüpheli araçların içlerini ve bagajlarını da kontrol etti.

Aramalara 8 narkotik dedektör köpeği katıldı.



Etiler semtinde arama yapılan bir mekandan bazı futbolcuların dışarı çıktığı görüldü.

Bazı kişilerin de gözaltına alındığı aramaların ardından ekipler, iş yerlerinden ayrıldı. 

Yalova merkezli 4 ilde DEAŞ operasyonu: 4 tutuklama

Yalova merkezli 4 ilde DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan zanlılardan 4'ü tutuklandı, 9 adli kontrol ile bırakıldı.

12.04.2026 00:34:00
İhlas Haber Ajansı
Yalova merkezli 4 ilde DEAŞ operasyonu: 4 tutuklama
Yalova merkezli 4 ilde DEAŞ operasyonu: 4 tutuklama
Yalova merkezli 4 ilde DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan zanlılardan 4'ü tutuklandı, 9 adli kontrol ile bırakıldı.

Alınan bilgiye göre, Yalova Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube ve Terörle Mücadele Şube Müdürlükleri ekipleri, Polis Özel Harekat destekli DEAŞ terör örgütüne yönelik operasyon düzenledi.



Örgüt propagandası yapıldığı, örgüt mensupları ile irtibat kurulduğu, örgüt yapılanmasına mali kaynak aktarımında bulunulduğu ve örgütün kadın yapılanması içinde faaliyet yürütüldüğü tespit edilen şüphelilerin yakalanması için Yalova merkezli Diyarbakır, Ankara ve Sakarya'da belirlenen toplam 14 adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. düzenlendi.



Gözaltına alınan 13 şüphelinin ikametlerinde yapılan aramalarda 21 dijital materyal, 17 çeşitli türde doküman ve 2 CD ele geçirildi. Adli mercilere sevk edilen şüphelilerden 4'ü tutuklandı, 9'u ise adli kontrolle serbest kaldı.

Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk hayatını kaybetti

Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk, İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti

11.04.2026 13:47:00
AA
Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk hayatını kaybetti
Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk hayatını kaybetti

Hüsamettin Cindoruk, çeşitli rahatsızlıklar nedeniyle tedavi gördüğü Koç Üniversitesi Hastanesi'nde vefat etti.

Cindoruk hakkında

Türk hukukçu ve siyasetçi Cindoruk, 1933 yılında İzmir'de doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirmesinin ardından avukatlık mesleğini icra etmeye başlayan Cindoruk siyasi kariyerine ilk adımını Demokrat Partide attı.

DYP Genel Başkanlığına 1985'te seçilen Hüsamettin Cindoruk, 1987'de siyasi yasakların kalkmasının ardından genel başkanlığı Süleyman Demirel'e bıraktı. 16 Kasım 1991'de TBMM Başkanı seçilen Cindoruk, 1 Ekim 1995'e kadar TBMM Başkanlığı yaptı. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölümünün ardından 17 Nisan 1993 ila 16 Mayıs 1993 tarihlerinde vekaleten Cumhurbaşkanlığı görevini üstlendi.

Süleyman Demirel cumhurbaşkanı seçilince Tansu Çiller'in Doğru Yol Partisi Genel Başkanı olmasının ardından Cindoruk, Demokrat Türkiye Partisini kurdu.

Parti 1999 genel seçimlerinde barajı aşamayarak Meclis dışında kaldı. Cindoruk, bu seçimin ardından Demokrat Türkiye Partisi Genel Başkanlığından ayrıldı.

Cindoruk, 16 Mayıs 2009 tarihinde yapılan Demokrat Parti 5. Olağanüstü Büyük Kongresi'nde, 3. turda 559 oy alarak partinin genel başkanlığına seçildi, Demokrat Parti ile Anavatan Partisi'nin birleşme sürecinde rol aldı.

İki parti 31 Ekim 2009 tarihinde Demokrat Parti çatısı altında bütünleşti ve Hüsamettin Cindoruk da bu bütünleşmenin başındaki isim oldu. Siyasi kariyerini Demokrat Parti Genel Başkanı olarak Ocak 2011'e kadar sürdürdü.

Levent'teki saldırıda gözaltına alınan 17 şüphelinin 12'si adliyeye sevk edildi

Beşiktaş Levent'te yaşanan silahlı saldırıyla ilgili gözaltına alınan 17 şüpheliden 12'si adliyeye sevk edildi. Çatışmada yaralı ele geçirilen 2 saldırganın tedavisi hastanede devam ederken, gözaltına alınan 3 şüphelinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü TEM Şube'deki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi

11.04.2026 12:28:00 / Güncelleme: 11.04.2026 12:32:19
İHA
Levent'teki saldırıda gözaltına alınan 17 şüphelinin 12'si adliyeye sevk edildi
Levent'teki saldırıda gözaltına alınan 17 şüphelinin 12'si adliyeye sevk edildi
Geçtiğimiz salı günü Beşiktaş Levent'te polisle silahlı çatışmaya giren 3 saldırgandan 1'i öldürülmüş, diğer 2'si yaralı olarak etkisiz hale getirilmişti. Yaşanan saldırının ardından yapılan araştırmada saldırganların dini istismar eden terör örgütüyle bağlantılı olduğu tespit edildi.

Yapılan operasyon sonucunda 2 yaralı saldırganla birlikte toplam 17 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü TEM Şube'de ifadeleri alınan 15 şüpheliden 12'si adliyeye sevk edildi.

12 şüpheli üst düzey güvenlik önlemi altında sağlık kontrolü için Bayrampaşa Devlet Hastanesine getirildi. Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından İstanbul Adalet Sarayı Çağlayan Yerleşkesi'ne gönderildi.

Saldırıda yaralı olarak yakalanan 2 şüphelinin ise hastanede tedavilerinin sürdüğü öğrenildi.

Olayla ilgili daha sonradan gözaltına alınan 3 şüphelinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü TEM Şube'deki sorgusu da devam ediyor.

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneğine kayyım atandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Can Holding'e başlattığı soruşturma kapsamında Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'nin Başkanı Remzi Sanver'in tutuklanmasının ardından "genel kurul yapmaması" nedeniyle, mahkeme tarafından derneğe kayyım atandı

11.04.2026 00:20:00
İhlas Haber Ajansı
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneğine kayyım atandı
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneğine kayyım atandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Can Holding'e başlattığı soruşturma kapsamında Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'nin Başkanı Remzi Sanver'in tutuklanmasının ardından "genel kurul yapmaması" nedeniyle, mahkeme tarafından derneğe kayyım atandı.

Can Holding soruşturması kapsamında Marmara Kapalı Cezaevi'nde yatan Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği Başkanı Remzi Sanver'in tutuklu bulunmasının nedeniyle genel kurul yapamaması üzerine Ali Rıza Aral, mahkemeye başvurdu. 3 ay içinde genel kurul yapılmadığı için Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'ne kayyım atandı.

Aral tarafından Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne verilen şikayet dilekçesinde şu ifadelere yer verildi:

"Davalılardan Remzi Sanver, 17 Ekim 2025 tarihinde hakkında ileri sürülen iddialar sebebiyle tutuklanıp, cezaevine konulmuştur. Bu suretle Dernek Başkanlığını ifa edemez haldedir. Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası Tüzüğünün 28'nci maddesi hükmü "Büyük üstatlık makamı, ölüm, istifa veya başka bir sebeple boşaldığı takdirde 3 ay içerisinde Büyük Loca toplantıya çağrılır ve Büyük Üstat seçimi yapılır" şeklinde hüküm ifade etmektedir.

Yukarıda arz ettiğimiz gibi Remzi Sanver'in tutuklanması üzerine tüzükte yazılan 3 ay süresi 20 Ocak 2026 gününde dolduğu halde herhangi bir istifa olmadığı ve Dernek Başkanlığı boşta kaldığı söz konusu olduğundan seçim yapılamamıştır. Bu nedenle, Dernek Başkanlığına seçim yapılması şarttır. Yönetim Kurulu, tüzükteki bu maddeye rağmen Genel Kurulu toplantıya çağırmadığından mütevellit bu başvuruyu yapma zarureti doğmuştur."

Verilen dilekçe üzerine İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından derneğin 28. Maddesine dayanarak yaklaşık 6 aydır başkanı cezaevinde olduğu için uzun süredir genel kurul yapamayan Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'ne geçici süreyle kayyım atandı.

Yapılan şikayetle ilgili duruşma ise 20 Ekim 2026 tarihinde yapılacak.

Sanver, Can Holding soruşturması kapsamında gözaltına alınmış ve 'çıkar amaçlı suç örgütüne üye olma' ile 'suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama' suçlamalarıyla 17 Ekim 2025 tarihinde tutuklanmıştı.

Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 181. yıl dönümü kutlandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 181. yıl dönümünde tören düzenlendi. Bu çerçevede Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakıldı

10.04.2026 14:56:00 / Güncelleme: 10.04.2026 14:59:15
İHA
Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 181. yıl dönümü kutlandı
Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 181. yıl dönümü kutlandı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 181. yıl dönümü dolayısıyla organize edilen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Ardından Taksim Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakıldı.



Törene İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız'ın yanı sıra çok sayıda ilçe emniyet müdürü ile polis memuru katıldı.



İstanbul Emniyet Müdürü Yıldız, polis teşkilatına ait ekipman ve materyallerin sergilendiği çadırı gezdi.

Yıldız, burada bulunan çocuklar ve emniyet mensuplarıyla da sohbet ederek hatıra fotoğrafı çektirdi.



Alanda atlı polisler ve polis köpekleri yer alırken tören katılımcıların toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Gündemden düşmüştü! Çanakkale'de 77 kaçak göçmen yakalandı

Çanakkale'de gerçekleştirilen operasyonda 77 kaçak göçmen yakalanırken 2 organizatör tutuklandı

10.04.2026 11:44:00
İhlas Haber Ajansı
Gündemden düşmüştü! Çanakkale'de 77 kaçak göçmen yakalandı
Gündemden düşmüştü! Çanakkale'de 77 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale'de gerçekleştirilen operasyonda 77 kaçak göçmen yakalanırken 2 organizatör tutuklandı.

İl Jandarma Komutanlığı, Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticaretiyle Mücadele Şube Müdürlüğü'nce 27 Mart-2 Nisan tarihleri arasında 9 operasyon gerçekleştirildi.



Operasyonlarda 4 organizatör ve 77 kaçak göçmen yakalandı. Yapılan aramalarda ele geçirilen 5 araç ise yediemin otoparkına teslim edildi.



Olaylara karışan 4 organizatör yakalandı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edilen 2 organizatör tutuklanırken diğerlerinin adli işlemleri devam ediyor.

Göçmenler ise idari işlemlerinin ardından Düzensiz Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine teslim edildi.

Bahar alerjisinden kurtulmak için bunları yapın!


 
Doğanın canlandığı ve havaların ısındığı bahar ayları, bazı çocuklar için alerji mevsiminin başlangıcı anlamına geliyor. Bu dönemde artan polen ve çevresel etkenler, çocuklarda alerjik şikâyetlerin belirgin şekilde artmasına neden olabiliyor.

10.04.2026 07:20:00
MURAT ÇORBACI
Bahar alerjisinden kurtulmak için bunları yapın!
Bahar alerjisinden kurtulmak için bunları yapın!

Çocuklarda en sık burun akıntısı, burun kaşıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırık, gözlerde kaşıntı ve sulanma gibi belirtiler görülüyor. Bu tablo, halk arasında saman nezlesi olarak bilinen "mevsimsel alerjik rinit"ten kaynaklanabiliyor. Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gülfer Mehtap Yazıcıoğlu, bahar alerjisinin sadece polenlerden ibaret olmadığını belirterek, "Küf sporları, ev içi alerjenler, böcek sokmaları ve güneş maruziyeti de alerjik reaksiyonları tetikleyebilir. Bahar aylarında artan bitki ve böcek temasının yanı sıra güneşe maruz kalmak, bazı çocuklarda ciltte kaşıntılı döküntüler, kızarıklık ve kabarıklık şeklinde alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Bu nedenle, bahar aylarında çocuklarda oluşan şikayetlerin doğru değerlendirilmesi ve gerektiğinde bir uzmana başvurulması son derece önemlidir" dedi.  Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gülfer Mehtap Yazıcıoğlu, bahar mevsiminde çocuklarda alerjiyi tetikleyen etkenleri anlattı.

1. Polenler: Ağaç, çim ve yabani ot polenleri bahar alerjilerinin en yaygın nedenini oluşturuyor. Polenin yoğun olduğu sabah erken saatlerde ve rüzgarlı havalarda dışarı çıkarmayın; mecbursanız kısa süre kalın.

2. Küf sporları: Bahar aylarında sıcaklıkların artması, yağışların çoğalması, kıştan kalan ve çürüyen bitki atıkları nedeniyle küf sporları belirgin şekilde artıyor. Evinizi iyi havalandırın, odalardaki nemi yüze 50'nin altında tutun ve su sızıntılarını giderin.

3. Evcil hayvan tüyleri: Havanın ısınmasıyla birlikte birçok evcil hayvan kışlık tüylerini döküyor; bu da ev ortamındaki alerjen miktarını artırıyor. Evcil hayvanları düzenli tarayın ve tüylerini toplayın. Ellerini sık yıkayın ve evcil hayvanlarla temastan sonra yüzüne dokunmamasına özen gösterin.

4. Toz akarları: Toz akarları yıl boyunca evde bulunuyor, ancak bahar temizliği sırasında havaya karışan toz alerji belirtilerini artırabiliyor. Halı, perde ve koltukları sık süpürün; HEPA filtreli süpürge kullanın.

5. Temizlik ürünleri: Bahar temizliği sırasında kullanılan bazı kimyasal temizlik ürünleri de alerjiyi tetikleyebiliyor. Mümkünse doğal, kimyasal içermeyen temizlik ürünleri kullanın.

6. Böcek ısırıkları ve sokmaları: Bahar ve yaz aylarında artan arı, sivrisinek ve diğer böcek sokmaları bazı çocuklarda alerjik reaksiyonlar oluşturabiliyor. Böcek yoğunluğu olan alanlarda uzun süre kalmamasına özen gösterin. Açık havada uzun kollu giysiler ve kapalı ayakkabılar tercih edin.

7. Güneş ışınları: Genellikle ilkbahar veya yaz başında açık havada zaman geçirdikten sonra güneşe maruz kalan bölgelerde ciltte kızarıklık, kaşıntı ve farklı görünümlerde lezyonlar oluşabiliyor. Bu durum çocuklarda rahatsızlık oluşturabiliyor ve yaşam kalitesini düşürebiliyor.

Dünyanın 'kaygı'sı artıyor!


 
Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, “113 ülkede 1.5 milyondan fazla kişiyle yapılan analizler, son yıllarda duygusal sıkıntının arttığını ancak öfke seviyelerinde anlamlı bir değişim olmadığını ortaya koyuyor" dedi. 

10.04.2026 00:10:00
MURAT ÇORBACI
 Dünyanın 'kaygı'sı artıyor!
 Dünyanın 'kaygı'sı artıyor!

Günümüzde "her zaman mutlu olma" baskısı giderek artarken, öfke çoğu zaman yanlış anlaşılan ve bastırılması gereken bir duygu olarak görülüyor. Oysa bilimsel araştırmalar, öfkenin insanın çevresine uyum sağlamasında, engelleri aşmasında ve harekete geçmesinde kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor.

Öfke, doğru yönetildiğinde yıkıcı değil, aksine motive edici ve işlevsel bir güç haline gelebiliyor. Araştırmalar, toplumun düşündüğünün aksine dünyanın giderek daha 'öfkeli' değil, daha ziyade 'kaygılı ve üzgün' hale geldiğini gösteriyor.

Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, "113 ülkede 1.5 milyondan fazla kişiyle yapılan analizler, son yıllarda duygusal sıkıntının arttığını ancak öfke seviyelerinde anlamlı bir değişim olmadığını ortaya koyuyor. Asıl sorun öfkenin varlığı değil, nasıl ifade edildiği. Öfke ifade edilmesi gereken, bastırılmaması gereken bir duygudur. Eğer öfke kontrol edilemezse ve kronik hale gelmeye başlarsa bireye ya da başka birisine zarar vermeye başlar. Öfkeyi sağlıklı bir şekilde kontrol altına almak ise mümkün" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.