logo
30 HAZİRAN 2026

Onların yeri sokak değil

Prof. Dr. İsmail Tufan, yılda yaklaşık 250 bakıma muhtaç yaşlının cami, hastane ve alışveriş merkezlerine bırakıldığını söyledi

05.02.2012 00:00:00
 
Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Gerontoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Tufan, yakınları tarafından terk edilen yaşlı sayısının her geçen yıl arttığını belirtti. Tufan, terk edilen ve bakıma muhtaç yaşlıların dışında yılda 100 üzerinde yaşlının da gördüğü şiddet ve baskı nedeniyle evden kaçtığını söyledi. Türkiye'de yaşam süresinin uzamasıyla birlikte yaşlı sayısının giderek arttığına dikkati çeken Prof.Dr. Tufan, yaşlı nüfus oranının artmasının çeşitli sorunları da beraberinde getirdiğini bildirdi. Türkiye'nin Güney Kore'den sonra nüfusu en hızlı yaşlanan ülke olduğunu anımsatan Prof. Dr. Tufan, A.Ü. Gerontoloji Bölümü'nün yaptığı araştırmalara göre, 2050 yılında Türkiye'nin nüfusu 101 milyon olacağını, nüfusun 30 milyonunu ise 60 yaşın üzerindekilerin oluşturacağının belirlendiğini söyledi. Prof. Dr. Tufan, bu kişilerin 14 milyonunun ise kronik hasta ve bakıma muhtaç yaşlılar olacağını belirtti.
Türkiye'nin genç bir nüfusa sahip olmasının kimseyi aldatmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. İsmail Tufan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yaşlanan nüfus dikkate alınarak buna göre politika üretilmeli. Gerekli adım atılmazsa Türkiye ileride ciddi sıkıntılar yaşayacak. 'Grany dady' denilen yaşlı terkinin artması bunun göstergesi. Yaşlılara genellikle çocukları ve yakın akrabaları bakıyor. Fakat bir süre sonra yaşlılara bakamaz duruma geliyorlar. Devletten de destek alamayınca vedalaşıp cami, hastane ve alışveriş merkezlerinde terk ediyorlar. Antalya'da 2009 yılında 6 bakıma muhtaç yaşlı sokağa terk edildi. 2011 yılında bu rakam 16'ya yükseldi."
Terk edilen yaşlıların genellikle belleği, bilgisi yerinde olmayan alzheimer hastalarından oluştuğunu" ifade etti. (İHA)

Onurlu göndereceklerdi, şimdi ucuza çalıştıracaklar

Türkiye'de geçici koruma statüsünde bulunan Suriyelilerin geri dönüş tartışmaları sürerken, hükümetten iş gücü piyasasını kökten değiştirecek radikal bir hamle geldi

29.06.2026 23:00:00
Haber Merkezi
 
Onurlu göndereceklerdi, şimdi ucuza çalıştıracaklar
Onurlu göndereceklerdi, şimdi ucuza çalıştıracaklar
Türkiye'de geçici koruma statüsünde bulunan Suriyelilerin geri dönüş tartışmaları sürerken, hükümetten iş gücü piyasasını kökten değiştirecek radikal bir hamle geldi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türkiye'de kalan 2 milyon 259 bin Suriyeli için çalışma izni zorunluluğunun kaldırıldığını ve yerine "çalışma izni muafiyeti" getirildiğini açıkladı.

Daha önce her fırsatta sığınmacıların ülkelerine "onurlu ve gönüllü" şekilde gönderileceğini taahhüt eden ekonomi ve göç politikalarının, bu kararla birlikte sığınmacıları piyasada kalıcı ve ucuz iş gücü olarak tutma stratejisine dönüştüğü yorumları yapılıyor.



Yeni düzenlemeye göre, sığınmacılar artık bürokratik ve maliyetli çalışma izni süreçleriyle uğraşmayacak. Doğrudan her seferinde 1 yıl geçerli olacak "çalışma izni muafiyeti" belgesi alarak yasal olarak istihdam edilebilecekler. İçişleri Bakanlığı bu adımın gerekçesini imalat, tekstil, tarım ve hayvancılık sektörlerindeki ağır iş gücü açığı ve kayıt dışı istihdamla mücadele olarak açıklasa da karar kamuoyunda çok sert tepkiyle karşılandı.

Siyasi muhalefet ve işçi sendikaları, "gönüllü geri dönüş" söylemlerinin rafa kaldırıldığını belirterek kararı "yerli işçiye darbe" olarak nitelendiriyor. Yapılan eleştirilerde, muafiyet sistemiyle birlikte Suriyeli sığınmacıların piyasadaki ucuz iş gücü statüsünün tamamen yasallaştırıldığı, bu durumun fabrikalarda ve tarlalarda asgari ücretle çalışan Türk vatandaşlarının iş bulmasını imkansız hale getireceği savunuluyor. Karar, sığınmacıların ülkelerine gönderilmesi beklenirken tam aksine ucuz emek sömürüsü üzerinden kalıcı hale getirilmelerinin resmi itirafı olarak değerlendiriliyor.

Onurlu dönüş



Söz konusu muafiyet kararı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bugüne kadar sığınmacı politikasına dair verdiği taahhütleri yeniden tartışmaya açtı. Erdoğan, Temmuz 2023 ve Aralık 2024'teki kabine konuşmalarında ısrarla Suriyelilerin ülkelerine 'gönüllü, güvenli ve onurlu' şekilde geri döneceğini ve kuzey Suriye'de yapılan konutlarla bu dönüşün hızlandırılacağını açıklamıştı.

Muhalefet bloğu, Erdoğan'ın bu net sözlerine rağmen İçişleri Bakanlığı'nın getirdiği 'çalışma izni muafiyeti' adımını, 'onurlu dönüş vaadinden vazgeçilmesi ve sığınmacıların ucuz iş gücü olarak kalıcılaştırılması' şeklinde yorumluyor."

Zengin daha zengin, fakir daha öfkeli

Türkiye genelinde son dönemde tırmanışa geçen asayiş olayları ve mülkiyete karşı işlenen suçlar, sosyo-ekonomik adaletsizlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı

29.06.2026 21:04:00
Haber Merkezi
 
Zengin daha zengin, fakir daha öfkeli
Zengin daha zengin, fakir daha öfkeli
Türkiye genelinde son dönemde tırmanışa geçen asayiş olayları ve mülkiyete karşı işlenen suçlar, sosyo-ekonomik adaletsizlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Kriminologlar ve sosyologlar, adli sicil kayıtlarındaki artışın en temel itici gücünün, toplumdaki gelir dağılımı dengesizliği ve derinleşen yoksulluk olduğunu belirtiyor.

Zengin ile fakir arasındaki makas suç zeminini besliyor



TÜİK tarafından paylaşılan gelir dağılımı istatistikleri, Türkiye'de en yüksek gelire sahip yüzde 20'lik grubun toplam gelirden neredeyse aslan payını (yüzde 48'in üzerinde) aldığını gösteriyor. En alttaki yüzde 20'lik dilim ise pastanın sadece yüzde 6,3'ü ile geçinmeye çalışıyor.

Uzmanlar, bu ekonomik uçurumun yarattığı sosyal kırılmaları şu şekilde özetliyor:

Bireylerin lüks tüketime sosyal medya aracılığıyla anlık tanıklık etmesi, alt gelir grubunda dışlanmışlık ve öfke duygusunu büyütüyor.

Son dönemde adli makamlara yansıyan küçük montanlı hırsızlıklar, market yağmaları ve dolandırıcılık vakalarında "temel ihtiyaçları karşılama" motivasyonunun öne çıktığı gözlemleniyor.

Gelir adaletsizliği arttıkça, genç nüfus arasında yasal yollardan yeterli gelir elde edememe inancı yerleşiyor ve bu durum uyuşturucu kuryeliği veya yasa dışı bahis gibi organize suç ağlarına katılımı hızlandırıyor.

En çok "mal varlığına karşı suçlar" artıyor



Emniyet Genel Müdürlüğü ve Adalet Bakanlığı adli sicil istatistiklerine göre, hırsızlık, dolandırıcılık, yağma ve kapkaç gibi doğrudan mal varlığını hedef alan suçlarda son yıllarda gözle görülür bir tırmanış mevcut. Özellikle büyükşehirlerde asayiş vakalarının yoğunlaşması, ekonomik olarak en fazla baskı altında kalan kesimlerin buralarda yaşamasından kaynaklanıyor.

TÜİK'in yayımladığı Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması sonuçları da halkın suç korkusunun arttığını ve mülkiyete yönelik tehditlerin günlük yaşamın bir parçası haline geldiğini doğruluyor.

Çözüm sadece polis tedbirleri değil

Sosyologlar, yükselen suç grafiğini sadece emniyet tedbirleri ve cezaların artırılmasıyla durdurmanın imkansız olduğunu vurguluyor. Güvenli bir toplum yapısı için emniyet güçlerinin müdahalesinden ziyade, tabana yayılan asgari ücret politikaları, adil vergilendirme, fırsat eşitliği ve sosyal devlet mekanizmalarının etkin şekilde çalıştırılması gerektiği çağrısı yapılıyor

40 yıldır Suudi Arabistan'da mahsur

Suudi Arabistan'da mahkemeye katılmadığı gerekçesiyle 40 yıldır mahsur kalan yaşlı adam, Türkiye'ye dönmeyi bekliyor

29.06.2026 15:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
40 yıldır Suudi Arabistan'da mahsur
40 yıldır Suudi Arabistan'da mahsur
Yaklaşık 40 yıl önce gittiği Suudi Arabistan'ın Mekke şehrinde mahsur kalan Ali Baybaş, yetkililerden yardım eli uzatılmasını istiyor. Sağlık sorunları ile başa çıkmaya çalışan yaşlı adam, Türkiye'ye döneceği günü bekliyor.

Aslen Sivaslı olan ve iddiaya göre 40 yıl önce gittiği Mekke'de kalan Ali Baybaş (77), yetkililerden yardım bekliyor. Orada açılan bir mahkemeye katılmadığı gerekçe gösterilerek ülke dışına çıkarılamayan 77 yaşındaki Ali Baybaş, çeşitli sağlık sorunları ile de başa çıkmaya çalışıyor. Mekke sokaklarında kalan ve vücudunun bir bölümünü kullanamayan Baybaş, yardım eli uzatılmasını bekliyor.

"Tek isteğim Türkiye beni alsın"

Suudi Arabistan'da bir Türk vatandaşının sahip çıktığı Ali Baybaş, "1949 Sivas'ın Gürün ilçesine bağlı Kavak köylüyüm. Ben 40 yıldır buradayım. Burada mahkeme vardı, gitmedim. Konsolosluk bana mahkeme gününü vermedi. Başımdaki yaralar düştüğüm için. Dengemi sağlayamadım. Kolum, ayağım ve belim felçli. Tek isteğim Türkiye beni alsın" dedi.

Ankara'da NATO Zirvesi teyakkuzu: Ekipler sahaya indi, denetimler sıklaştı

Ankara, 36'ncı NATO Liderler Zirvesi için teyakkuza geçti. NATO Zirvesi kapsamında alınan tedbirler, sahada uygulanmaya başlandı

29.06.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
Ankara'da NATO Zirvesi teyakkuzu: Ekipler sahaya indi, denetimler sıklaştı
Ankara'da NATO Zirvesi teyakkuzu: Ekipler sahaya indi, denetimler sıklaştı
Ankara, 36'ncı NATO Liderler Zirvesi için teyakkuza geçti. NATO Zirvesi kapsamında alınan tedbirler, sahada uygulanmaya başlandı.
Zirve kapsamında 55 binden fazla emniyet personeli görev yapacak. NATO Zirvesi için alınan tedbirler kapsamında başkentin giriş ve çıkışlarında denetimler artırıldı.

Beştepe ve oteller bölgesi kapalı olacak
Ankara'da zirve kapsamında bazı yollar kapalı olacak. Bazı yollarda ise konvoyların geçişi sırasında geçici kısıtlama uygulanacak.
Zirvenin gerçekleşeceği Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile liderlerin kalacağı oteller bölgesi ve buraya açılan tüm yollar kapalı olacak.
Konvoyların geçiş yapacağı güzergahlarda ise geçici olarak kısıtlamalar yapılacak.

Metrolar çalışacak mı?
Ankara'da raylı sistemde de bazı düzenlemeler yapıldı.
Zirve süresince başkentte metro çalışmaya devam edecek. Ancak Söğütözü istasyonunda yolcu alımı yapılmayacak.
Bu kapsamda Ankaray'da da bir düzenleme yapıldı. Ankaray'ın Bahçelievler istasyonu zirve süresinde yolcu alımına kapalı olacak.
Ankara'daki kısıtlamalar, zirvenin tamamlanıp liderlerin Türkiye'den ayrılana kadar uygulanacak.

Dokuz ilçede memurlar izinli sayılacak
Güvenlik tedbirleri kapsamında Ankara'nın dokuz ilçesinde memurlar idari izinli sayılacak.
Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Gölbaşı, Keçiören, Mamak, Pursaklar, Sincan ve Yenimahalle'deki kamu çalışanları zirve kapsamında görevli olan ve kritik hizmet alanlarında görev yapanlar hariç olmak üzere 6-12 Temmuz tarihleri arasında izinli sayılacak.

Prof. Sözbilir'den "Türkiye'deki fay hatları incelensin" çağrısı

Venezuela'yı sarsan 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki ikiz depremler büyük yıkıma neden oldu. Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Türkiye'de hangi fay segmentlerinin ikiz deprem potansiyeli taşıdığının belirlenmesinin önemli olduğunu söyledi

29.06.2026 12:30:00 / Güncelleme: 29.06.2026 12:38:50
Haber Merkezi
 
Prof. Sözbilir'den "Türkiye'deki fay hatları incelensin" çağrısı
Prof. Sözbilir'den "Türkiye'deki fay hatları incelensin" çağrısı
Venezuela'yı sarsan 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki ikiz depremler büyük yıkıma neden oldu. Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Türkiye'de hangi fay segmentlerinin ikiz deprem potansiyeli taşıdığının belirlenmesinin önemli olduğunu söyledi.

Güney Amerika ülkesi Venezuela'da 24 Haziran günü art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki ikiz depremlerin ardından arama kurtarma çalışmaları sürüyor.

Deprem felaketi nedeniyle şu ana kadar bin 450 can kaybı bildirildi. Ülke genelinde 3 bin 150'den fazla yaralı olduğu açıklandı.

Venezuela'da on binlerce kişinin hala kayıp olduğu tahmin edilirken, yakın gelecekte yıkıcı deprem niteliğindeki 6,5 büyüklüğüne varabilecek artçı şoklar yaşanabileceği ifade ediliyor.

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, 39 saniye arayla meydana gelen iki depremin Karayip ve Güney Amerika tektonik plakalarının sınırında son 100 yılın en büyük depremlerinden biri olduğunu söyledi.

Birbirini tetikleyecek şekilde iki ana şok yaşandığını belirten Sözbilir, şunları kaydetti: "Bu depremler sismolojik anlamda ikiz deprem olarak tanımlanmaktadır. Sismolojik veriler, depremlerin Karayip ile Güney Amerika plakalarının sınırındaki doğu-batı doğrultulu sağ yanal atımlı faylanma mekanizmasıyla geliştiğini ve deprem sırasında plakalar arasında en az üç metrelik bir yer değiştirme gerçekleştiğini göstermektedir. Bu durumda ilk sarsıntıda taşıyıcı sistemleri zayıflayan yapılar, henüz 40 saniye dolmadan meydana gelen ikinci depremde tamamen göçmüş olmalıdır. Bu durumun can kaybını ve fiziksel hasarı dramatik bir şekilde artıracağı öngörülmektedir. İkinci ana şokun 7,5 büyüklüğüne kadar çıkması nedeniyle, yakın gelecekte yıkıcı deprem niteliğindeki 6,5 büyüklüğüne varan artçı şokların olması beklenebilir."

7 yıl hapis cezası alan 17 yaşındaki kızın annesi gözyaşlarına boğuldu

Adana'da terzide çalışırken arkadaşının isteği üzerine banka hesabı ve IBAN bilgisini kullandırdığı öne sürülen 17 yaşındaki Sema Nur Tursun'un, dolandırıcılık dosyaları kapsamında 7 yıl hapis cezasına çarptırıldığı belirtildi. Kızının kandırıldığını savunan anne Cemile Tursun, gözyaşları içinde yetkililerden yardım istedi

29.06.2026 11:04:00 / Güncelleme: 29.06.2026 11:07:16
İhlas Haber Ajansı
 
7 yıl hapis cezası alan 17 yaşındaki kızın annesi gözyaşlarına boğuldu
7 yıl hapis cezası alan 17 yaşındaki kızın annesi gözyaşlarına boğuldu
Merkez Seyhan ilçesinde yaşayan Cemile Tursun, kızının arkadaş çevresi tarafından kandırıldığını öne sürerek, yaşadıkları süreci anlattı. Kızının reşit olmadığı dönemde hesabının kullanıldığını söyleyen anne Tursun, büyük mağduriyet yaşadıklarını ifade etti.

Anne Cemile Tursun, "Benim kızım arkadaş kurbanı oldu. Kızımı kandırıp kartını alıyorlar. Kızım daha 17 yaşında. Kızım kart çekebilir mi' Mağdurdur" dedi.

Aile olarak zor şartlarda yaşam mücadelesi verdiklerini belirten Tursun, "Kiracıyım. Eşimin gözleri görmüyor ve iki çocuğum da mahkum. yetkililerden af istiyoruz. Bu mağdurlara yardımcı olun" ifadelerini kullandı.

Kızının IBAN'ının dolandırıcılıkta kullanıldığını sonradan öğrendiklerini öne süren anne Tursun, "Kızımın IBAN'ını kullanıp 700 bin lira dolandırdılar. Biz parayı yatırıyoruz ama başka bir borç çıkıyor" diye konuştu.

Asıl sorumluların ceza almadığını iddia eden Cemile Tursun, "Kızımı dolandıran kişi mahkemeye çıkıyor ve ona beraat veriyorlar, ama kızım ceza alıyor. Kızım iki dosyadan 7 yıl ceza aldı. Daha başka dosyalar da çıkıyor" dedi.

Kızının cezaevinde olmasının kendisini derinden etkilediğini belirten anne Tursun, "Kızımı cezaevinde görünce nefes alamıyorum" sözleriyle yaşadığı acıyı dile getirdi.

Niğde'de havai fişek fabrikasındaki patlamaya ilişkin 2 zanlı tutuklandı

Niğde'nin Bor ilçesine bağlı Kemerhisar beldesinde, 1 işçinin öldüğü, 1 işçinin de yaralandığı havai fişek fabrikasındaki patlamaya ilişkin 2 şüpheli tutuklandı

29.06.2026 11:00:00
AA
 
Niğde'de havai fişek fabrikasındaki patlamaya ilişkin 2 zanlı tutuklandı
Niğde'de havai fişek fabrikasındaki patlamaya ilişkin 2 zanlı tutuklandı
Niğde'nin Bor ilçesine bağlı Kemerhisar beldesinde, 1 işçinin öldüğü, 1 işçinin de yaralandığı havai fişek fabrikasındaki patlamaya ilişkin 2 şüpheli tutuklandı.

Gözaltına alınan 2 zanlı, hastanede sağlık kontrolünden geçirildi.

İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

Niğde'nin Bor ilçesine bağlı Kemerhisar beldesindeki havai fişek fabrikasında 26 Haziran'da henüz belirlenemeyen nedenle meydana gelen patlamada, işçilerden Nuri Özkan hayatını kaybetmiş, Yasin Demirbaş ise yaralanmıştı.

Okullar tatil oldu, Marmaris sahilleri dolmaya başladı

Türkiye'nin ve dünyanın önde gelen turizm merkezlerinden olan Muğla'nın Marmaris ilçesinde, okulların yaz tatiline girmesiyle birlikte sahillerde yoğunluk yaşanmaya başladı

28.06.2026 20:59:00
İhlas Haber Ajansı
 
Okullar tatil oldu, Marmaris sahilleri dolmaya başladı
Okullar tatil oldu, Marmaris sahilleri dolmaya başladı
Türkiye'nin ve dünyanın önde gelen turizm merkezlerinden olan Muğla'nın Marmaris ilçesinde, okulların yaz tatiline girmesiyle birlikte sahillerde yoğunluk yaşanmaya başladı. Hava sıcaklığının 36 dereceye ulaştığı ilçede özellikle çocuklu aileler deniz ve sahil kenarlarını tercih ederek tatilin ilk günlerinin tadını çıkardı.
Sabah saatlerinden itibaren plajları dolduran vatandaşlar ve yerli turistler, sıcak havadan bunalarak serinlemek için denize girerken, çocuklar da kumsalda oyun oynayarak eğlendi. Marmaris'te yaz sezonunun okulların kapanmasıyla birlikte belirgin şekilde hareketlendiği gözlendi. İlçede faaliyet gösteren turizmci İbrahim Ağaoğlu, yaz tatilinin başlamasının hareketliliği artırdığını belirterek, "Okulların kapanması büyük bir etken oldu. Sezonun açıldığını ve plajların dolmaya başladığını görüyoruz. Hava sıcaklığı da gayet uygun. Önümüzdeki dönemde gemi seferlerinin artmasıyla birlikte hareketliliğin daha da yükseleceğine inanıyoruz" dedi.
Turizmci Bayram Güler de hem yerli hem yabancı turist sayısında artış yaşandığını ifade ederek, "Okul tatillerinin başlamasıyla kalabalık belirgin şekilde arttı. Sezon başına göre sahiller daha yoğun. Bu hareketliliğin devam etmesini bekliyoruz" diye konuştu.
Yaz tatiline giren öğrencilerden Necip Emir Yağmur ise "Okullar kapandı, çok rahatladım. Her gün yüzüyorum, arkadaşlarım çoğaldı. Ödevlerim azaldı ama okul arkadaşlarımı da özlüyorum" sözleriyle tatil sevincini dile getirdi.İHA

Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ve yerel seçim öncesinde Veli Ağbaba'ya para transferi gerçekleştirdiği ileri sürülen eski CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır'ın oğlu Güzelbahçe Belediye Meclis Üyesi Doğuş Bayır, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

28.06.2026 15:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
İzmir'de inşaat ve imar usulsüzlükleri iddialarına yönelik düzenlenen rüşvet operasyonunda gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ve yerel seçim öncesinde Veli Ağbaba'ya para transferi gerçekleştirdiği ileri sürülen eski CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır'ın oğlu Güzelbahçe Belediye Meclis Üyesi Doğuş Bayır, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İzmir'de Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında, aralarında Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin ve Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit'in de aralarında bulunduğu 25 şüpheli gözaltına alındı.
Soruşturma dosyası kapsamında alınan MASAK hesap hareketleri, ilk dalga operasyonunda gözaltına alınan şüphelilerden birinin etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeler, HTS kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi raporları, kolluk tutanakları, kamera kayıtları, müşteki müteahhitlerin beyanları, mali analiz raporu, imar dosyaları, müfettiş raporları, müştekinin savcılığa verdiği ses kayıtları ve kamera kayıtları dikkate alınarak bu operasyon için düğmeye basıldı. Gözaltına alınan şüphelilerin rüşvet, irtikap ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarını örgütlü şekilde işledikleri yönünde kuvvetli suç şüphesine dayanan somut delillerin bulunduğu öğrenildi.
Emniyetteki işlemleri tamamlandıktan sonra önceki gün adliyeye sevk edilen şüphelilerden İmar ve Şehircilik Müdürü Esin Uysal, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Aynı operasyon çerçevesinde gözaltına alınan Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit'in annesi M.Y. ise emniyetteki ifadesinin ardından dün serbest bırakıldı.

Adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
Emniyetteki işlemleri tamamlandıktan sonra adliyeye sevk edilen şüphelilerden Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ve yerel seçim öncesinde Veli Ağbaba'ya para transferi gerçekleştirdiği ileri sürülen eski CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır'ın oğlu Güzelbahçe Belediye Meclis Üyesi Doğuş Bayır, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Öte yandan, Seferihisar Taşdibi mevkiinde kaçak yapı sahibi olduğu iddia edilen Ertan Korkmaz ise serbest bırakıldı.İHA

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder iktidarın milletvekili ve belediye başkanı transferlerini eleştirdi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder iktidarın milletvekili ve belediye başkanı transferlerini eleştirdi

28.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
 
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder iktidarın milletvekili ve belediye başkanı transferlerini eleştirdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder iktidarın milletvekili ve belediye başkanı transferlerini eleştirdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder iktidarın milletvekili ve belediye başkanı transferlerini eleştirdi.
Türkiye'de siyasileri önce kirletip sonra bu kirlenmişlik nedeniyle istediği gibi kullanan bir sistem olduğunu söyleyen Önder, "Kimin kime hizmet ettiğinin, kimin nerede durduğunun belli olmadığı bu kirli ilişkiler ağından Türkiye'nin kurtulması gerekiyor" dedi. BTP Sözcüsü Önder'in açıklaması şöyle: "Siyasetin en büyük sorunu kirlenmiş olmasıdır. Bunu hep konuşuyoruz ve konuşmaya da devam edeceğiz. Çünkü bugün ülkemizde yaşadığımız sorunların temelinde kirli siyaset ve kirli siyasetçiler yatmaktadır. Milletvekillerinin parti değiştirdiğini, transferlerin havada uçuştuğunu ve belediye başkanlarının sık sık partilerinden istifa ederek, el öpüp iktidar partisine geçtiğini her gün görüyoruz. Bu sürecin giderek hızlandığı bir dönemden geçiyoruz.

"Siyaseti rant alanı olarak gören bu anlayıştan siyasetin kurtulması gerekiyor"

Bu ülke siyasetinin iki temel kirlenmişlik sorunu vardır. Birincisi; siyaseti rant elde etmek, güç ve para kazanmak için bir araç olarak gören ve siyaseti meslek edinmiş siyasetçilerdir. Partiler değişiyor, yeni partiler kuruluyor; ancak bakıyorsunuz, partilerin adı yeni olsa da aynı kişiler yine siyasetin içinde yer alıyor. Siyaseti bir rant alanı olarak gören bu anlayıştan siyasetin kurtulması gerekiyor.

"İktidar kim, muhalefet kim; kim kime hizmet ediyor, kimin eli kimin cebinde belli değil"

İkinci sorun ise kirli ilişkiler ağıdır. İktidar kim, muhalefet kim; kim kime hizmet ediyor, kimin eli kimin cebinde belli değil. Muhalefet partisinin liderine, iktidarı değiştirecek aday diye oy veriyorsunuz; ancak bir süre sonra aynı kişinin iktidara hizmet ettiğini görüyorsunuz. Gün geliyor, iktidara kimsenin yapmadığı iyilikleri yapıyor. Ya da muhalefet partisinden belediye başkanı seçiyorsunuz; ardından o kişinin iktidar partisine katıldığını görüyorsunuz.

"Önce kirletip sonra bu kirlenmişlik nedeniyle sizi istediği gibi kullanan bir sistem"

Kimin kime hizmet ettiğinin, kimin nerede durduğunun belli olmadığı bu kirli ilişkiler ağından Türkiye'nin kurtulması gerekiyor. Çünkü ülkemizde, siyasette önünün açılması için adeta adı konulmamış bir anlaşma varmış gibi görünüyor. Önce kirleneceksiniz, sonra bu kirli ilişkiler ağının bir parçası hâline geleceksiniz. Ardından önünüz açılacak; ancak bu kirlenmişlik nedeniyle sizi kirletenler, sizi istedikleri gibi yönlendirebilecekler.

"Bağımsız Türkiye Partisi'ne kulak vermeniz gerekir"

Bu sistem kirlidir. Sistem dışında kalmış, sistemin içine girmemiş ya da sistem tarafından kabul edilmemiş partilere, Bağımsız Türkiye Partisi'ne kulak vermeniz gerekir. Onlarla birlikte yürümeniz, bizimle birlikte hareket etmeniz gerekir. Aksi hâlde bu kirli sistemin içinde yer alan, biraz önce anlattığım iki kısır döngünün parçası olan partilerden ve siyasetçilerden ülkeye ne hizmet gelir ne de hayır gelir. Üstelik verdiğiniz oyun nereye gideceğini de bilemez duruma düşersiniz. Bu nedenle millet, alternatifini kendisi oluşturmalı; sistem dışında tutulmuş olanlara dört elle sarılmalıdır."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.