HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 01 TEMMUZ 2022, CUMA

O'nun hilafeti kayda geçecekti

Resûlullah (s.a.a.) irtihalinden hemen önce, Hz. Ali'nin Kendisinden sonraki halifesi olduğunu vurgulamaya çalıştı. Dedi ki: "Bana bir kürek kemiği (üzerine yazı yazmak için) ve mürekkep getirin. Sizin için bir şey yazayım ki, ondan sonra hiçbir zaman sapmayasınız"

01.04.2022 06:00:00
O'nun hilafeti kayda geçecekti
O'nun hilafeti kayda geçecekti
Bütün tarihçiler, Peygamberimizin (s.a.a) son günlerinde, en çok ilgilendiği şeyin, aralarında Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, muhacirler ve Ensar'ın ileri gelenlerinin de yer aldığı orduyu donatıp göndermek olduğu hususunda görüş birliği içindedirler. Bu ordunun başına Üsame b. Zeyd'i (r.a.) getirmişti. Arap Yarımadası'nın kuzey sınırlarına göndermek istiyordu bu orduyu. Sadece Hz. Ali'yi (a.s) istisna etmişti.

Ancak öyle anlaşılıyor ki, Peygamber'in (s.a.a) emri bazı sahabileri harekete geçirmeye yetmiyordu. Emre gereken titizliği göstermiyorlardı. Bu arada Üsame'nin ordunun başına komutan olarak tayin edilmesine itiraz ediyor, bu hususta ileri geri konuşuyorlardı. Peygamberimiz (s.a.a) çektiği bütün acılara rağmen evinden çıktı ve insanlara hitap etti. Onları Üsame'nin komutası altında sefere çıkmaya teşvik etti. Şöyle buyurdu: "Üsame'nin ordusunu gönderin. Üsame'nin ordusundan geri kalana Allah lânet etsin." (es-Es-Sîret'ül-Halebiyye, 3/34).

Peygamberimiz (s.a.a) hastalığına ve ecelinin iyice yaklaştığını bilmesine rağmen Üsame'nin ordusunun kendisi için belirlenen hedefe yönelmesinin zorunluluğunu ısrarla vurguluyordu. Garip olan ise, insanların Hz. Peygamber'in (s.a.a) emrini yerine getirme hususunda istekli olmaması, kelimenin tam anlamıyla savsaklamasıdır.

Öyle anlaşılıyor ki, Hz. Peygamber (s.a.a) bazı sahabilerin sergiledikleri davranışlardan, onların Ehl-i Beyt'inin başına birtakım gaileler açmayı istediklerini, onlara karşı birtakım plânları devreye sokmak için fırsat kolladık larını, hilâfeti Ehl-i Beyt'e kaptırmamak hususunda söz birliği ettiklerini anlamıştı. Bu yüzden ümmetini sapmalardan korumak, fitneler girdabına düşmesine engel olmak istemişti. Bu bakımdan onları bu olumsuz niyetlerinden caydırmak için son bir girişimde bulunmak istedi. Hz. Ali'nin (a.s) velâyetini ve Kendisinden sonraki halifesi olduğunu vurgulamaya çalıştı. Dedi ki: "Bana bir kürek kemiği (üzerine yazı yazmak için) ve mürekkep getirin. Sizin için bir şey yazayım ki, ondan sonra hiçbir zaman sapmayasınız."

Kavga gürültü çıkarmaya başladılar. "Buna ne oluyor? Yoksa sayıklıyor mu? Sorun bakalım, ne yapmak istiyor?" gibi lâflar ederek ileri geri konuşmaya başladılar. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.a) buyurdu ki: "Beni yalnız bırakın; içinde bulunduğum durum, sizin Beni çağırdığınız durumdan daha iyidir." Onlara üç şeyi vasiyet etti: "Müşrikleri Arap Yarımadası'ndan çıkarın. Gelen heyetleri benim yaptığım gibi ağırlayıp yolcu edin." Üçüncüsünü ise, ravi bilerek söylemedi veya "Unuttum" dedi. (et-Tabakat'ul-Kubra, İbn-i Sa'd, 4/60; Tarih-i Taberî, 2/436; el- Kâmil Fi't-Tarih, İbn-i Esir, 2/320; el-İrşad, Şeyh Müfid, 1/184).

Birçok tarihçi bu hadisi bu şekilde kaydetmiştir. Hz. Peygamber'in (s.a.a) vasiyetlerinden sadece ikisini yazmışlar ve üçüncüsünü zikretmemişler ya da Hz. Peygamber'den sonra hilâfeti ele geçirenlere yaranmak için unutmuş gibi davranmışlar. Oysa Hz. Peygamber'in (s.a.a) hadislerini rivayet eden ravi- lerin bundan önce bir şey unuttuklarına rastlanmamıştır. Onlar hiçbir şeyi kaçırmadan kayda geçerlerdi. Hatta denebilir ki, Hz. Peygamber'in (s.a.a) nefeslerini dahi sayıyorlardı. Peki, Hz. Peygamber'in (s.a.a) yanında bulunan onca kalabalık, kendilerine veda etmek üzere olan Peygamber'in (s.a.a) vasiyetini nasıl unutabilir? Onlar, Peygamber'in (s.a.a) ağzından çıkacak ve gelecekteki korkularını dindirecek, umutlarını canlandıracak bir sözü beklemiyorlar mıydı? Ama eğer Hz. Peygamber'in (s.a.a) üçüncü vasiyeti, Ali'nin hilâfetiyle ilgili olarak daha önce söylediği sözlerini tekit edici, pekiştirici mahiyette olmasaydı, kesinlikle unutmazlardı ya da hiçbir ravi bunu görmezlikten gelmezdi. (Sîret'ul-Eimmet'il-İsna Aşer, el-Hasanî, 1/255).

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

01.04.2021, 01.04.2020, 01.04.2019, 01.04.2018, 01.04.2017, 01.04.2016, 01.04.2015, 01.04.2014, 01.04.2013, 01.04.2012, 01.04.2011, 01.04.2010, 01.04.2009, 01.04.2008, 01.04.2007, 01.04.2006, 01.04.2005, 01.04.2004, 01.04.2003
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.